23/10/2008

Fas'a Hollanda'dan 3 Adet Korvet

Fas, Hollanda Damen Schelde Tersanesi'ne 3 adet Sigma tipi korvet için sipariş verdi. Korvetlerden biri Sigma 10152, diğer ikisi Sigma 9813 modelinde olacak. Teknik özellikleri ise şu şekilde:

27/08/2008

Ben Büyüdüm ve Kirlendi Dünya

1980 yılında doğduğumdan bu yana televizyonların ana haber bültenleri ve gazeteler vasıtasıyla şunlara tanık oldum:

1975 - 1990 Lübnan İç Savaşı
1980 - 1988 İran Irak savaşı
1981 İsrail'in Osirak Saldırısı
1982 Birinci Lübnan Savaşı
1988 - 1994 Ermenistan - Azerbaycan Savaşı
1990 Irak'ın Kuveyt'i İşgali
1991 Birinci Körfez Savaşı
1992 - 1995 Bosna Savaşı
1994 - 1996 Birinci Çeçen Savaşı
1998 - 1999 Kosova Savaşı
1999 - 2004 İkinci Çeçen Savaşı
2003 İkinci Körfez Savaşı
2003 - ... Irak İç Savaşı
2006 İkinci Lübnan Savaşı
2008 Kafkasya Savaşı

Bunların üstüne 1987, 1996 ve 1997 yıllarında Yunanistan, 1998 yılında Suriye ile sıcak savaşın kıyısından dönülmesi,

1984'ten bu yana süren asimetrik savaş / düşük yoğunluklu çatışma,

Başlıcaları 1995, 1997 ve 2007 olmak üzere çok sayıda sınır ötesi askeri harekat; hava bombardımanları,

1980'de bir adet harbici, 1997'de postmodern / psödo ya da adına ne derseniz darbe...

Ve hala ben ve ülkem tek parçayız.

Buna da şükür...

12/08/2008

Kafkasya'da Savaş - 12.08.2008


12 Ağustos itibariyle Kafkasya'daki savaş sıcaklığını kaybetmiş görünüyor. Rusya askeri harekâtı durdurma kararı aldı.

1. Gürcistan, Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan ayrılma kararı aldı.


2. Günün en önemli gelişmesi belki de NATO'dan gelen açıklamalardı. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hooop Scheffer, Gürcistan'ın NATO adaylığının hala geçerli olduğunu ve bu ülkeye verilen üyelik sözünün halen devam ettiğini, tarafların çatışmaların başladığı 6 Ağustos'tan önceki konumlarına geri çekilmeleri gerektiğini belirtti.
Öte yandan Gürcistan, Rusya'nın bölgede Barış Gücü statüsünde bulunmasını kabul etmeyeceğini açıkladı.

11/08/2008

Kafkasya'da Savaş - 11.08.2008


Kafkasya'daki savaş, Gürcistan'ın içine yayılarak devam ediyor. Gürcü birliklerinin Güney Osetya'dan çekildiği ve Şinvali'nin denetiminin Rus birliklerine geçtiği bildiriliyor.

1. NTVMSNBC'nin haberine göre, Gürcistan, bugünden itibaren askeri harekata son vereceğini bildiren bir notayı Rusya’ya iletti. Rusya ise Gürcistan yeniden güç kullanmama yönünde bağlayıcı bir anlaşmaya imza atarsa Güney Osetya’dan çekileceğini ve müzakereye hazır olduğunu duyurdu.

2. Abhazya, Kodori Geçidi'ne 1,000 kişilik bir askeri birlik gönderdi ve özerk cumhuriyette genel seferberlik ilan edildi. Rus birliklerinin Abhaz güçlerle birleşmek üzere ilerlediği bildiriliyor.

09/08/2008

Kafkasya'da Savaş - 09.08.2008

Gürcü Silahlı Kuvvetleri'nin, tek taraflı bağımsızlık ilan eden Güney Osetya Özerk Cumhuriyeti'ne karşı başlattıkları saldırı ile patlak veren ve Rusya'nın müdahil olması ile büyüyen çatışmalar ikinci gününe girdi. Bölgeden birbiri ile çelişen haberler ve resmî açıklamalar geliyor, bu da sağlıklı bir durum değerlendirmesi yapmayı zorlaştırmakta.

Eldeki veri, bilgi ve bunlar ışığında yaptığım durum değerlendirmesi şu şekilde:

08/08/2008

Kafkasya'da Savaş - 08.08.2008


Uzun süredir barut fıçısı halindeki Kafkaslar'da dün gece itibariyle tehlikeli ve şiddetli bir dönem başlamış görünüyor.

Gürcistan ve ayrılıkçı cumhuriyet Güney Osetya güçleri arasında, ateşkes konusunda görüş birliğine varılmasından birkaç saat sonra şiddetli çatışmalar başlandı. İlk gelen haberlere göre Gürcü mekanize birlikleri Güney Osetya'nın başkenti Şinvali'ye bir harekât başlattı. Gürcü birlikleri nin Şinvali'nin çevresindeki 11 yerleşim birimini kontrol almış durumda olduğuna dair iddialar var. Çatışmalarda en az 15 kişinin öldüğü belirtiliyor.

06/08/2008

Mountain Warfare Lessons : The Soviet Afghanistan Campaign

Hintli bir amatör araştırmacı olan Rahul M'in hazırladığı ve Sovyetler'in Afganistan'daki dağlık araziye ilişkin harekat tecrübelerinin irdelendiği makale. Uzun zamandır okumaktan keyif aldığım nadir amatör çalışmalardan. Konuyla ilgilenenlerin vakit ayrıp okumalarını tavsiye ederim.

http://brfrahulm.blogspot.com/2008/07/mountain-warfare-lessons-soviet.html

29/07/2008

Foreign Military Sales (FMS) Nedir?

En son 30 adet yeni F-16 alımı sırasında ABD'nin bu uçakları ancak "Kıbrıs Şartı" ile birlikte satmayı kabul ettiği iddiaları yer aldı basınımızda. Yıllardır TAI fabrikasından çıkan her F-16'nın aslında ABD'nin malı olduğu, ABD'nin izni olmadan vidalarının bile değiştirilemeyeceği, çoğunlukla abartılı şehir efsanesi katkılı hikayelerle anlatıldı. Bu hikayelere karşı ulusal gururumuz da "biz aslında F-16'nın kalıbını döküp ondan daha iyi uçak yaptık", "bizim mühendisler F-16'yı 3 kat geliştirdi" türü karşı-saldırılarla korundu. Halbuki bütün bunlar, FMS adı verilen bir sistemden haberdar olunmadan, bilgi sahibi olmadan yapılan yorumlar.

10/07/2008

Turkish Surface to Surface Rocket and Missile Systems - II

Makalemin ikinci bölümü... Bu kısımda envantere giren orta ve uzun menzilli topçu roketi sistemleri (MLRS, T-300 Kasırga) ile TÜBİTAK - SAGE'nin roket projelerini inceledim.

Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde taktik füze sistemleri, güncel projeler ile geleceğe yönelik tahmin ve öngörülerimi içeren sonuç kısımları yer alacak.

30/06/2008

Turkish Surface to Surface Rocket and Missile Systems - I

Türkiye’nin karadan karaya roket ve füze projelerini, mevcut kabiliyetleri ve gündemdeki projeleri ele aldığım “Turkish Surface to Surface Rocket and Missile Systems” başlıklı makalemin ilk bölümü, Air Combat Information Group’da yayınlandı.

Makaleye bu adresten ulaşabilirsiniz: http://s188567700.online.de/CMS/index.php?option=com_content&task=view&id=190&Itemid=47

Her türlü görüş, yorum ve eleştiriye açığım.

07/06/2008

Fas'a 24 Adet F-16C/D Block 52+

Bilindiği gibi Fas'ın yeni nesil savaş uçağı gereksinimi kapsamında 2006 ortalarında Dassault Rafale savaş uçağının adı geçmiş, Dassault başta yalanladığı görüşmeleri daha sonra teyit etmişti.

19.12.2007 tarihinde DSCA tarafından ABD Kongresi'ne, Fas'a yapılması olası 24 adet F-16C/D Block 52+ savaş uçağı ve ilgili alt-sistemlerin satışına dair bir bilgi notu gönderilmişti. Bu bilgi notuna göre,

03/06/2008

İngiltere Askeri Pilot Eğitim Sistemini Özelleştirdi

Lockheed Martin ve VT Group ortak girişimi olan Ascent, İngiliz Savunma Bakanlığı (Ministry of Defence – MoD) ile 635 milyon Pound’luk bir anlaşma imzaladı. Kapsadığı süre olan 25 yılın sonunda toplma bedelinin 6 milyar Pound’a ulaşması beklenen anlaşma, İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nde hizmet verecek tüm askeri pilotların eğitimini kapsıyor.

Son yılların en geniş kapsamlı özel sektör girişimi (PFI – Private Finance Initiative) olan ve “UK Military Flying Training System – UKMFTS” (Birleşik Krallık Askeri Uçuş Eğitim Sistemi) adı verilen proje kapsamında, İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri (Royal Navy), Kraliyet Hava Kuvvetleri (Royal Air Force) ve Kara Havacılık Ordusu (Army Air Corps) bünyesinde görev yapacak pilotların eğitimi, Ascent ve MoD işbirliği ile verilecek. Dolayısıyla bu proje ile, bu üç kuvvetin pilot eğitim sistemleri ortak bir çatı altında toplanmış olmakta.

02/06/2008

Hindistan'a ABD'den Uçak Gemisi Teklifi? - ABD'den Yalanlama

Daha önce “Hindistan’a ABD’den Uçak Gemisi Teklifi?” başlıklı yazımda bahsi geçen, ABD’nin Hindistan’a emekliye ayrılacak Kitty Hawk uçak gemisini, F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarını da kapsayan bir paket dahilinde teklif ettiği iddialarına, ABD Savunma Bakanı Robert Gates’den 31 Mayıs’ta yalanlama geldi. Gates, Shangri-La Diyalog Forumu toplantıları için gittiği Singapur’da, bu tür bir plandan haberi olmadığını ifade etti.

30/05/2008

IDAS Füze Sisteminin İlk Deneme Atışı Gerçekleştirildi

Alman Deniz Kuvvetleri'ne ait Tip 212A tipi U-33 denizaltısı, IDAS denizaltıdan fırlatılan hava savunma füzesinin deneme atışını gerçekleştirmiş.

Torpido tüpünden ve denizaltı dalış durumundayken fırlatılan IDAS füze sistemi, havadan havaya kısa menzilli IRIS-T füzesi baz alınarak tasarlanmış ve öncelikli hedefleri DSH helikopterleri, alçak uçan DK uçakları ve hücumbot, liman tesisi vb gibi satıh unsurları.

20/05/2008

Romanya'ya 48 Adet F-16

Romanya, savunma bakanlığının 48 adet olarak daha önceden tespit ve ilan etmiş olduğu çok rollü savaş uçağı ihtiyacına binaen ABD'den toplam 48 adet F-16 savaş uçağı almaya hazırlanıyor. FMS (Foreign Military Sales) kanalı ile yapılacak satış ile ilgili DSCA'nın (Defense Security Cooperation Agency) ABD Kongresi'ne bildiriminde satış pakedinin azami 4.5 milyar ABD Doları tutacağı belirtilmiş. Pakedin kalemleri şu şekilde:



13/05/2008

Comparison of Conventional and Co-axial Rotor Systems Used in Helicopters

2001 yılında üniversitede İngilizce dönem projesi olarak hazırladığım makale. Bilgisayarımın derinliklerinde buldum. Şimdi tekrar okuduğumda gözüme pek çok hata ve eksiklik çarpıyor ama yine de paylaşmak istedim.

08/05/2008

Exercise IBSAMAR

Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika Deniz Kuvvetleri unsurlarının katılımı ile gerçekleştirilen IBSAMAR tatbikatı, 05.05.2008 Pazartesi günü Güney Afrika’nın Cape Town kentinde başladı.

Söz konusu üç ülkenin aralarındaki işbirliği olanaklarını geliştirmek için kurduğu IBSA girişiminin bir uzantısı olan tatbikat 15.05.2008 tarihine kadar sürecek.

Tatbikata katılan gemiler:

Güney Afrika

F145 Amatola (MEKO A200SAN; Valour sınıfı FFG)

F146 Isandlwana (MEKO A200SAN; Valour sınıfı FFG)

P1567 Galeshewe (Reshev; Jan Smuts sınıfı PCFG)

M1499 Umkomaas (River; Umzimkulu sınıfı MHC)

A301 Drakensburg (AOR)

Hindistan

D62 Mumbai (Tip 15; Delhi sınıfı DDG)

P64 Karmukh (Tip 25A; Kora sınıfı FSG)

Brezilya

F41 Defensora (Vosper Mk10; Niterói sınıfı FFG)

F44 Independência (Vosper Mk10; Niterói sınıfı FFG)

17/04/2008

Geçmiş Zaman Olur ki...

Air International dergisinin, İtalyan havacılık sanayiinin tanıtıldığı Şubat 1979 sayısının kapağını, o dönemde Türkiye'ye teslim edilen F-104S Starfighter uçakları süslüyor. Toplam 40 adet alınan F-104S'ler, THvKK hizmetinde av - önleme görevlerinde kullanılmıştı

(Resmin büyük hali için üzerine tıklayınız)

10/04/2008

Hill Grey F-104???!!!

Kelimeler kifayetsiz kalıyor bu fotograf karşısında... Gülsem mi ağlasam mı...

Neden?

Fotograftaki uçak bir CF-104 (burundaki bir ve egzos çıkışının altındaki iki adet RWR anten çıkıntısından belli). Seri numarası tam seçilmiyor ancak 63 - xx9 gibi bir şey. Veritabanına göre 63 ile başlayan iki CF-104'ümüz olmuş: 63-869 ve 63-899. İkisi de 8. AJÜ'de görev yapmışlar.

Tabi trajikomik olan bunlar değil elbet.

Türk Hava Kuvvetleri'nin Geleceği - II

Türk Hava Kuvvetleri muharip uçak olarak halen F-16C/D Block 30, Block 40 ve Block 50, F-4E 2020 Terminator ve F-4E Phantom II kullanmakta; yedekte ise ileri eğitim görevlerinde kullanılan N/F-5A/B 2000 bulunuyor.

F-16 filosu Peace Onyx III modernizasyon projesi kapsamında modern teknolojiler ve silah sistemleri ile donatılacak. Peace Onyx IV projesi kapsamında da 30 adet yeni F-16C/D Block 50+ tedarik edilecek.

F-35’lerin 2010’ların ortalarından itibaren hizmete girmesi planlanıyor. Sayı olarak 116 telaffuz edilmekte.

Çok büyük bir kuvvet çarpanı olan F-4E 2020 Terminator’lar, kod isimlerinden de anlaşılacağı üzere 2020’lerde emekliye ayrılacak.

Son derece yaşlı ve yıpranmış olan F-4E Phantom II’ler ise 2010’ları görürlerse rekor kırmış olacaklar: Dayanıklılık rekoru.

Bu çerçevede Türk Hava Kuvvetleri’nin muharip gücünü ABD yapımı platformlara dayandırmaya devam edeceği görünmekte. Peki, ulusal çıkarlarımız açısından son derece tehlikeli bu durumun alternatifleri nelerdir?

09/04/2008

Ergenekon Operasyonu?

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimler incelendiği zaman belirgin ortak noktaları olduğu göze çarpıyor.

Bu kişilerin çoğu, sert bir AB ve ABD karşıtı söyleme sahipler ve "Ulusalcılık" olarak da adlandırılan akımın temsilcileri konumundalar.

Toplumdaki genel AB karşıtı söylem ve eylemlerin odağında oldukları söylenebilir.

Türkiye'deki son birkaç yıldır yükselişte olan, genel hatları itibariyle daha dışa kapalı, liberal ekonomiye karşı, AB ve ABD'ye karşı çok sert bir söylem içerisinde bulunan ve zaman zaman Rusya ile yakın işbirliğinin geliştirilmesini de savunan, aslında yekpâre olmayan bu akımın, kanımca önemli bir işlevi bulunmaktaydı.

06/04/2008

Kül Kedisi v2.0 - Bir Postmodern Masal Denemesi

Sıkıldı canım bu gri Pazar günü. Bir masal yazmak geldi içimden...

Bir varmış bir yokmuş..

Uzaktaki bir ülkede kül kedisi, üvey annesi ve üvey ablaları ile birlikte yaşarmış. Ama Kül Kedisi'nin üvey annesi ve üvey ablaları ona hiç iyi davranmazmış. Evin tüm işlerini ona yaptırırlar, tüm bulaşıkları tüm çamaşırları ona yıkatırlarmış. Kül Kedisi'ni hiç gezdirmez, hep eve hapsederlermiş. Kendileri de o bar senin bu yemek benim gezerlermiş. Kül kedisi güzelliği dillere destan bir kızmış ama hiç gün yüzü göremiyormuş.

Günlerden bir gün krallıkta büyük bir balo düzenleneceği haberi gelmiş. Baloyu düzenleyen krallığın yakışıklı prensinin, müstakbel eşini bu baloda seçeceği fısıldanıyormuş magazin programlarında. Kül kedisi de içinden bu baloya katılmayı geçirmiş ama üvey annesi ve ablaları ona fırsat vermemişler. Balo günü tüm ütü işini Kül Kedisi'nin üzerine yıkmışlar. Kül kedisi o gün akşama kadar ütü yapmak zorundaymış; annesi ve ablaları da önce kuaföre oradan da makyaja gitmişler. Tonlarca boya badana sürünüp kraliyet villasının yolunu tutmuşlar. Kül Kedisi gözleri yaşlı ütüleri yapmaya koyulmuş. Derken Kül Kedisi'nin aklına bir fikir gelmiş. Bir ütücü kadını aramış ve ütüleri gece yarısı 1200'ye kadar bitirmesi karşılığında 100 YTL vereceğini söylemiş. Kendisi de üvey ablasının elbisesini giymiş, saçını, makyajını yapmış, koyulmuş villanın yoluna.

Balo salonuna girdiğinde bütün gözler onun üzerine çevrilmiş, gecenin en güzel kızı oymuş çünkü. O kadar güzelmiş ki üvey annesi ve ablaları dahi tanıyamamış onu. Bütün gece eğlenmiş, dağıtmış, bir sürü telefon numarası almış, buna prensinki de dahilmiş. Derken gece yarısı olmuş ve eve dönme vakti gelmiş. Aslında eve dönmeyi pek istemiyormuş, çünkü ortam yıkılıyormuş. Ama ütücü kadının parasını vermesi ve tekrar eski haline dönmesi, makyajını temizlemesi gerekiyormuş. Koşa koşa eve dönmüş, koşarken Converse ayakkabılarından birini düşürmüş (ayakkabı fetişisti prens hemen kapmış tabi). Eve dönüp ütücü kadının tembellikten yarım bıraktığı ütüleri tamamlarken gülümsüyormuş. Hayatında bir gece dahi olsa farklı bir şey yaşamış olmaktan dolayı mutluymuş çünkü.

Gökten bir ekmek, bir gazete bir de sigara düşmüş... Üst komşum bakkala uzattığı alışveriş sepetini elinden kaçırmış çünkü... Elma melma yok...

02/04/2008

Terminatörlerin Kameraları?

CNBC-e Business dergisinin Nisan 2008 sayısının kapak konusunu teşkil eden TSK ve savunma sanayii projelerinin ele alındığı Türk Ordusu 2008 başlıklı makaledeki şu satırlar ilgi çekici:

F-16’lar bomba yağdırırken Terminatörler üzerindeki kameralar aracılığıyla operasyonun görüntüleri Genelkurmay Karargahı’na aktarıldı. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bu teknolojiyi “PKK kampları artık bizim için BBG evidir” sözleriyle anlatıyordu. 10 yıl önce böyle bir imkan da mevcut değildi.

Savunma basınında yer alan bilgilere göre THvKK envanterindeki F-4E 2020 (Terminator) darbe uçaklarında EL/M-2032 SAR/GMTI özellikli radar ve eski F-4E'lerimizde de kullanılan AN/ASQ-153 PAVE Spike hedefleme podları bulunuyor.

01/04/2008

Türk Hava Kuvvetleri'nin Geleceği - I

Aşağıdaki yazıyı 2006 Kasım’ında yazmışım bir tartışma platformunda, başka bir konuda yazdıklarımı ararken buldum... Not düşmek adına buraya almak istedim.

Yazının üzerinden yaklaşık 1.5 sene civarında zaman geçmiş. Bu süre zarfında yazının içeriğine dair önemli gelişmeler oldu:

31/03/2008

MİTÜP ve Ana Muharebe Tankı Tasarımı Üzerine Birkaç Not

Örnek 1: Artık BAE Systems bünyesinde yer almakta olan İngiliz Vickers firması mühendisleri, Challanger 2 ana muharebe tankını tasarlarken, zırhlı birliklerdeki tank komutanları ile yüz yüze görüşmeler yaparlar. Bu görüşmelerde komutanlara yeni bir tankta ne gibi özellikleri görmek istedikleri sorulur. Aldıkları yanıtlar arasında özellike pek çok komutandan "tank komutan mahallinin, sürücünün ellerinin görülebileceği bir konuma yerleştirilmesi" talebi kafa karıştırıcıdır. Tank komutanının, sürücünün ellerini görmesinin ne gibi bir artısının olduğu merak edilir. Tank komutanlarının yaptıkları açıklama son derece ilginçtir:

28/03/2008

Shame on You!

Bir dışişleri bakanı nasıl konuşmamalı?
Dün CNNTürk’te yer alan bir haber beni kelimenin tam anlamıyla dehşeye düşürdü. Haberi okudukça kan beynime sıçradı desem abartmış olmam.

Söz konusu haber, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın Hollanda ziyareti sırasında Volkskrant gazetesine verdiği mülakat ile ilgiliydi (Volkskrant gazetesinde yer alan mülakat ve CNNTürk’ün ilgili haberinin metinlerini aşağıda bulabilirsiniz)

Müsadenizle Sn. Babacan’ın CNNTürk’te yer alan sözlerini satır satır okuyayım, satır aralarında gördüklerimi de belirterek:

27/03/2008

Venezüella ile Rusya Arasında Su-30 Krizi

Kısa süre önce Cezayir HvK'nin Rusya'dan aldığı MiG-29SMT savaş uçaklarının yeni üretim olmadığı, depolardaki uçakların teslim edildiği ortaya çıkmış, uçakların Rusya'ya iade edildiği basına yansımıştı.(*)

Benzer, hatta daha da vahim bir kriz, henüz basına fazla yansımasa da, Venezüella ile Rusya arasında patlak vermiş durumda.

Venezüella, HvK envanterindeki eskiyen ve ambargo nedeniyle bakım ve yedek parça sıkıntısı çektiği F-16A/B savaş uçaklarının yerine, Rusya'dan 24 adet Su-30MK2 (ihracat kodlaması: Su-30MKV) savaş uçağı alımına dair Haziran 2006'da Rus KnAAPO firması ile bir anlaşma imzalamıştı. İlk 2 uçak aynı senenin Aralık ayında teslim edilmişti. Teslimattaki bu süratin nedeni yeni yeni ortaya çıkıyor.

25/03/2008

Fas'a FREMM

Fransız La Tribune gazetesine dayandırılan aşağıdaki habere gore Fas, Fransa ile 470 milyon Euro karşılığında bir adet FREMM tipi çok rollü firkateyn tedariği için geçtiğimi hafta anlaşmaya vardı. Resmî olarak kamuoyuna 18 Nisan’da duyurulacağı bildirilen alım için Fas hükümetinin Fas ve Fransız bankaları ile kredi konusunda görüşmelere devam etmekte olduğu belirtiliyor.

Thales afiliate DCNS finalises 470 mln eur frigate deal with Morocco

Thomson Financial – 19/03/2008

DCNS has been awarded a contract worth 470 mln eur to supply Morocco with a FREMM European multi-mission frigate, La Tribune reported on its website, citing unnamed sources as saying the deal was finalised last week and will be officially announced on April 18.

It said Morocco is still negotiating funding for the frigate with a pool of French and Moroccan banks.

24/03/2008

BigDog - The Most Advanced Quadruped Robot on Earth

The Most Advanced Quadruped Robot on Earth


BigDog is the alpha male of the Boston Dynamics family of robots. It is a quadruped robot that walks, runs, and climbs on rough terrain and carries heavy loads. BigDog is powered by a gasoline engine that drives a hydraulic actuation system. BigDog's legs are articulated like an animal’s, and have compliant elements that absorb shock and recycle energy from one step to the next. BigDog is the size of a large dog or small mule, measuring 1 meter long, 0.7 meters tall and 75 kg weight.

BigDog has an on-board computer that controls locomotion, servos the legs and handles a wide variety of sensors. BigDog’s control system manages the dynamics of its behavior to keep it balanced, steer, navigate, and regulate energetics as conditions vary. Sensors for locomotion include joint position, joint force, ground contact, ground load, a laser gyroscope, and a stereo vision system. Other sensors focus on the internal state of BigDog, monitoring the hydraulic pressure, oil temperature, engine temperature, rpm, battery charge and others.

In separate trials, BigDog runs at 4 mph, climbs slopes up to 35 degrees, walks across rubble, and carries a 340 lb load.

BigDog is being developed by Boston Dynamics with the goal of creating robots that have rough-terrain mobility that can take them anywhere on Earth that people and animals can go. The program is funded by the Defense Advanced Research Project Agency (DARPA).

19/03/2008

Arthur C. Clarke: Bir Hayalperest Daha göçtü

Bilimkurgu edebiyatının dev isimlerinden, "uzay asansörü"nün, derin uzay yolculuğu yapacak uzay gemileri için merkezkaç prensibine dayanan yapay yerçekiminin, GEO yörüngeye sahip iletişim uydularının, 2001 Uzay Macerası'nın, Rama'nın yaratıcısı bilimkurgu yazarı Arthur C Clarke bugün 90 yaşında bu dünyadaki hayata gözlerini yumdu.

18/03/2008

Mavi Balina 2008

Dün, yani 17 Mart 2008 Pazartesi günü bir deniz tatbikatı sessiz sedasız sona erdi. Gerçi karman çorman şu gündemde kendisine ne kadar yer bulabilirdi bilinmez ancak, konuyla ilgili olanlar için Mavi Balina 2008 (Exercise Blue Whale 2008) tatbikatının önemi oldukça büyüktü.

Mavi Balina 2008 tatbikatı, NATO üyesi Türkiye, Almanya, İngiltere, İtalya, Hollanda, Yunanistan ve ABD Deniz Kuvvetleri unsurlarından müteşekkil Standing NATO Response Force Maritime Group 2 (SNMG 2) deniz filosu ile Pakistan Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemilerin katılımı ile 07 - 17 Mart tarihleri arasında Doğu Akdeniz sularında icra edildi.

19/02/2008

Hindistan'a ABD'den Uçak Gemisi Teklifi?

Hindistan'ın Force adlı savunma dergisinde yer alan aşağıdaki makaleye göre, ABD geçtiğimiz sene bu ülkeye 2008 yılında emekliye ayrılması planlanan Kitty Hawk uçak gemisinin 10 seneliğine kiralanması ve birlikte 40 F/A-18E/F Super Hornet, 4 EA-18G Growler, 6 E-2D Hawkeye HEİK uçağı ve 12 adet T-45C Goshawk eğitim uçağının satışını içeren bir paket teklif sunmuş.

Bu arada
Vikramaditya (eski Gorşkov) uçak gemisinin hizmete girişi en erken 2011 - 2012 civarına sarkmış durumda.

15/02/2008

Ka-50'nin Çeçenistan Macerası

http://www.defense-update.com/images/ka50.jpg

Rus Kamov firması üretimi Ka-50 "Hokum" taarruz helikopteri, askeri havacılıkla ilgilenen pek çok kişinin dikkatini celbetmiştir. Bunun başlıca nedenleri arasında helikopterin sıradışı çizgileri, koaksiyel rotor sistemi, fırlatma koltuğu gibi özellikleri sayılabilir. Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru NATO zırhlı birliklerine karşı geliştirilen bu helikopter Rus Kara Kuvvetleri havacılık birlikleri envanterine henüz girmedi. Ancak bu, Ka-50'nin herhangi bir çatışma tecrübesinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

13/02/2008

Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı

3,000m koşu standardı 14.5 dakikadır. Esas olan bölüğün koşuya birlikte başlayıp, en azından 1,500m civarına kadar birlikte devam etmesidir. Bölük flaması, en önde koşan asker tarafından taşınır ve koşu sırasında el değiştirir.


Koşarken iki çok önemli husus vardır: 1. Nefesi ağızdan alıp burundan vermek, 2. Asla yürümemek; dinlenmek için dahi olsa en azından çok yavaş tempoda koşmaya devam etmek. Zira yürümeye başlandığı anda "şişilir".


3,000m koşu, spor denetlemesinde Temel Beden Eğitimi (TBE) ile birlikte iki ana denetleme konusundan biridir. Bölük mevcudunun 90%'ından azının bu mesafeyi 14.5 dakikadan fazla koşması, bölüğün denetlemeden 0 puan alması anlamına gelir.


Parkur başlangıcı kışla dışında... Koşuya katılacak 76 asker, 3 adet MAN kamyona binecek. Sıraya giriyoruz. Sırada birbiriyle iddialaşanlar, sigara içenler, acemice ısınmaya çalışanlar.. Komut geliyor, birer birer kamyona biniyoruz. Kasanın içi havasız ve dar. Kısa bir bekleyişin ardından hareket ediyoruz. Nizamiye kapısından dışarı çıkınca işin ciddiyeti anlaşılıyor. Kamyonun arkasından geride bıraktığımız yoka bakıyorum. Git git bitmiyor! İki tepecik aşıyoruz ve hala devam ediyoruz. Yolu seyrettiğim için pişman oluyorum (sanki bir şey değişecek gibi)


Kamyonlar duruyor (çok şükür). Aşağı atlıyoruz. Mesafenin uzunluğu gözümü korkutuyor. Beceriksizce ısınmaya çalışıyoruz. Neden sonra sıraya geçiyoruz; iyi koşanlar arkaya komutu geliyor. Ancak içimden, bir yerden sonra fazla bir öneminin kalmayacağını biliyorum bu düzenlemenin.


"Başla" komutu geliyor. Çocukluğumdan beri başıma musallat olan o lanet yine kendini gösteriyor. İki bacağım da kaskatı kesiliyor. Koşamıyorum, hatta yürüyemiyorum. Sıranın sağından solundan arkadaşlar beni geçiyorlar. 1-2 saniyelik cehennem ızdırabından sonra tempomu buluyorum. Sıranın epey gerilerine düştüm ama sorun değil. Koşuyorum.




Yaklaşık 100m sonra ayağımdaki kışlık botun ağırlığını farkediyorum. Bu kadar ağır değildi bu! Kalp atışlarım hızlanmış. Nefesi burnumdan alıp ağzımdan vermeye çalışıyorum ama çok zor! Bacaklarımın ritmi ile nefes alış verişim dengeli değil. Tükettiğim kadar oksijeni çekemiyorum ciğerlerime ve bu bir tür panik duygusuna sebep oluyor.


Arkadaşlarım tarafımdan sağımdan solumdan geçiliyorum ama umrumda değil. Gölgeme bakıyorum ve sadece ona odaklanmaya çalışıyorum. Tempom sabit. Nefes almakta zorlanmaya başlamışken aklıma özel kuvvet askerleri ve komandolar geliyor. Onlara duyduğum saygı bir kat daha artıyor. Doğru dürüst hiç spor yapmamış ben, topu topu 150m koştuktan sonra nefes nefese kalmış haldeyim.


Devamlı bacaklarıma odaklanmaya çalışıyorum. Ayak bileklerimden yukarı doğru ilerlemekte olan sızıyı farkediyorum. Burundan nefes almayı çoktan bıraktım. Ter damlaları ensemden sırtıma süzülüyor. En azından nizamiyeye kadar aynı tempoyla koşmalıyım. 14.5 dakika zaten hedefim değil; kendi süremi geliştireyim yeter.


Evimdeki kanepem gözümün önüne geliyor. Neden bilimyorum, bir anda gözümün önüne tüm canlılığıyla evimdeki kanepem geliyor.


Ve o an olanlar oluyor.


Yılgınlık irademe tecavüz etmeye başlıyor. Sanki ellerimi ve kollarımı kilitlemiş; ıslak ve yapışkan diliyle beni taciz ediyor. Tiksiniyorum ondan ama yavaş yavaş beni ele geçiriyor. "Yürü" diyor, o berbat sırıtışının sıvadığı ağzıyla; "boşver" diyor "kime, neyi ispatlayacaksın?"


Kovuyorum başımdan, kulaklarımı tıkıyorum. Konuşmaya devam ediyor (dudaklarını okuyabiliyorum)


Nizamiye kapısı henüz görünürde yok. İkinci tepeceğin hemen arkasında; yaklaşık 300m mesafede.


Tempomu korumak için son gücümü harcıyorum. Ama yaklaşık 10 dakika sonra göreceğim üzere, aslında daha harcayacak çok gücüm var. Gel de bunu oksijen, daha fazla oksijen için yalvaran, haykıran o ciğerlere anlat!


Yine de tempomu koruyorum. Bir şekilde başarıyorum. Ayaklarımın dili olsa acıdan dünyanın en korkunç çığlıklarını atarlardı herhalde. Asfalt botlarımı, botlarım ayak tabanlarımı kamçılıyor. Alnımdan süzülen terler gözlerimi yakıyor.


Yine de devam ediyorum.


Yutkunmakta zorlanmaya başlıyorum. Tükürüğüm çamurumsu bir kıvama gelmiş; ne tükürebiliyor ne de yutkunabiliyorum. Her yutkunma denemesinde boğazıma yeni bir bıçak saplanıyor.


Yine de tempomu koruyorum. Ve bunu her defasında farketmek bana moral veriyor.


Ve nizamiye göründü.


Yılgınlık saldırmaya devam ediyor. "İki adım yürü", diyor, "biraz açıl, nefes al, şiştin". Çok bel altı vuruyor. "Dalağın patlamak üzere, ciğerin yırtılacak, kalbin duracak!" (Yalan!)


Masa başında geçirilen saatlerin, çizburgerlerin, Starbucks'ın, Double Whopper'ın, Rus salatasının, rakının, biranın ve diğer hepsinin ne anlama geldiğini anlıyorum her nefesimde.


Ayaklarım, ciğerlerim, baldırlarım kavruluyor. Her adımda hem bitiş noktasına biraz daha yaklaşıyorum hem de daha fazla acı çekiyorum. Ah bir nizamiyeye varabilsem!


Ve o an çok büyük bir hata yapıyorum. Artık tüm hedefim nizamiyeye kadar tempomu hiç düşürmemek. Kendi kendime ihanet ediyorum. Yılgınlık irademe ilk hasarı verdi işte!


Artık neredeyse tüm bedenim yanıyor. Birkaç adım yürüyorum sonra istemsizce yeniden koşmaya başlıyorum. Varış noktası artık git gide uzaklaşıyor benden. Nefes alıp verebilmek çok büyük çaba gerektiriyor; zaten içime çektiğim hava önce damağımı sonra ciğerlerimi yakıyor. İçime ateş çekiyorum her adımda. Dayanılır gibi değil.


Parkur üzerinde sağlı sollu dizilen Aile Kantini, Kararâh binası, Mutfak, Gazino ve revir birer birer geride kalmaktadır. Varış noktasına takrîbi mesafe 250m.


Varış noktasında bekleyen arkadaşlarımı görüyorum. Artık son hattı, son bir gayretle koşmak için çabalıyorum. Ciğerlerimin altında karnımın içinde taşlar yığılı sanki. Kendimi zorluyorum.


Ve bitiyor. En sonunda duruyorum. Nefes almak, oturmak, ayakta durmak acı veriyor. Terler bütün vücudumdan aşağı akıyor. Ayaklarımın dibinde minik gölcükler oluşuyor. Kollarım, bacaklarımın her yeri, ayaklarım, tüm gövdem sırılsıklam. Terler bacaklarımdan kamuflajımın dışına sızıyor. Suretımın kıpkırmızı olduğunu görmesem de hissedebiliyorum.


Ve kendi kendime söyleniyorum:


"Nizamiyede durmayacaktım. Yürümeyecektim!"


Son pişmanlık fayda etmiyor. Kaybettim. Başaramadım. Koşamadım. Yıllardır ihmal ettiğim spor, düzgün beslenme benden intikam aldı. Yılgınlık irademe tecavüz etti. Kırıldım.


"Bir dahaki sefere" diyorum, başarısızlığını halının altına süpürmek isteyen her mağlup gibi. Ama içimden bir dahaki seferin çok da farklı sonuçlanmayacağını biliyorum.





09/02/2008

Eve of Destruction





The eastern world, it is exploding
Violence flarin’, bullets loadin’
You’re old enough to kill, but not for votin’
You don’t believe in war, but what’s that gun you’re totin’
And even the Jordan River has bodies floatin’

But you tell me
Over and over and over again, my friend
Ah, you don’t believe
We’re on the eve
of destruction.

Don’t you understand what I’m tryin’ to say
Can’t you feel the fears I’m feelin’ today?
If the button is pushed, there’s no runnin’ away
There’ll be no one to save, with the world in a grave
[Take a look around ya boy, it's bound to scare ya boy]

And you tell me
Over and over and over again, my friend
Ah, you don’t believe
We’re on the eve
of destruction.

Yeah, my blood’s so mad feels like coagulatin’
I’m sitting here just contemplatin’
I can’t twist the truth, it knows no regulation.
Handful of senators don’t pass legislation
And marches alone can’t bring integration
When human respect is disintegratin’
This whole crazy world is just too frustratin’

And you tell me
Over and over and over again, my friend
Ah, you don’t believe
We’re on the eve
of destruction.

Think of all the hate there is in Red China
Then take a look around to Selma, Alabama
You may leave here for 4 days in space
But when you return, it’s the same old place
The poundin’ of the drums, the pride and disgrace
You can bury your dead, but don’t leave a trace
Hate your next-door neighbor, but don’t forget to say grace
And… tell me over and over and over and over again, my friend
You don’t believe
We’re on the eve
Of destruction
Mm, no no, you don’t believe
We’re on the eve
of destruction.

09/07/2007

Nerede kalmıştık?

Bir talihsizlik nedeniyle kesilen "Siyah Gri Beyaz" yazılarıma, kaldığı yerden devam ediyorum. Arada vermek zorunda kaldığım esi "uzun süreli tatil" ya da "inziva" olarak adlandırıp, yolun geri kalanına bakmayı tercih ediyorum. Upuzun bir yol var önümde; yürümeye devam ediyorum.

M. Arda Mevlütoğlu
09.07.2007
İstanbul

26/05/2007

IDEF 2007 İzlenimleri

Fuar, özellikle IDEF 97 ve IDEF 99 göz önünde tutulacak olursa sönüktü, 2005'tekinden daha cılızdı bile diyebilirim. Bunda tank ve saldırı helikopteri projelerinde karara varılmış olmasının etkisinin yanı ısra, son dönemde izlenilen savunma sanayii politikalrının da etkisi büyük; Ankara'nın konumu ve fuar organizasyonuna ilaveten.

29/09/2006

Çin, Kürtler'e Destekle Tehdit Etti mi?

100% eminim ki politika uygulayıcılarımızın (asker, istihbarat, dışişleri bürokrasisi) Çin'deki kardeşlerimiz ile ilgili çeşitli eylem planları, vizyonları bulunmaktadır. Ancak Türkiye'deki hakim siyasal vizyon dünyayı halen Soğuk Savaş'taki gibi çift kutuplu (.ie "biz" vs "onlar") olarak algılamaya devam ettiğine ve roket, uzay vs konularında Çin ile işbirliği yaptığımıza göre uygulamada bir şey yoktur. Çünkü biz işbirliği yaptığımız ülkenin bir yandan altını oymanın nasıl bir şey oldğunu maalesef tam olarak bilmiyoruz. Bilsek de uygulayacak irademiz yok.

28/09/2006

Güney Afrika'ya EMB-145 Erieye HEİK Sistemi

Flight Global'in haberine göre son yıllarda hızlı bir modernizasyon faaliyeti yürüten Güney Afrika, havadan erken ihbar ve kontrol (HEİK) uçağı tedariğini tartışıyor. HEİK uçağı ihtiyacının gerek EEZ (Economic Exclusion Zone) gerekse 2010 Olimpiyat Oyunları güvenliği çerçevesinde gündeme geldiği belirtilmiş. HEİK için gündemdeki aday, Embraer EMB-145 platformu üzerindeki Ericsson Erieye sistemi.

13/09/2006

Project Get Out And Walk

The image “http://www.ejection-history.org.uk/PROJECT/Martin_Baker/001neg1.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.
Bugün rast geldiğim bir araştırma sitesi. Uçuş mürettebatı kaçış sistemlerinin teknik ve görsel bilgilerinin ve havacılık tarihindeki acil durum kaçış ve fırlatma vakalarına dair kayıtların tutulduğu bir site. Amatör bir ruhla ve profesyonel bir disiplinle hazırlandığı belli. Bazı kayıtlarda hatalar göze çarpsa da, genel olarak oldukça başarılı bir veritabanı.

09/09/2006

Lübnan ve Türkiye İçin Önemi


Lübnan'ın Türkiye açısından öneminin son dönemde bilhassa iki olaydan sonra çok daha fazla arttığını düşünüyorum. Bu iki olay da:

1. GKRY'in AB üyeliği,

2. Türkiye'nin enerji alanındaki -Bakü-Tiflis-Ceyhan projesinin hayat geçmesiyle sembolik olarak vücut bulan- artan önemi.

Açmak gerekirse,

Kıbrıs adası Levant'ın eşiğinde ve Anadolu'nun hemen altında, çok ilginç bir pozisyonda bulunmakta. Aynı anda hem bir ileri karakol (popüler deyimiyle "asla batmayacak bir uçak gemisi") hem de bir düğüm noktası durumunda.

06/09/2006

Asker Göndermek ya da TSK Dünyanın Kaçıncı En Güçlü Ordusu?


"Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" kadar olan bölge Türkiye'nin doğal ilgi alanı olarak görülmüştür değil mi? Özellikle SSCB'nin yıkılışından sonra, 90'ların ortalarında yoğun biçimde dillendirilen bir vizyon.

Türkiye bu coğrafyadaki herhangi bir bölgede tek başına, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan askeri, istihbari, psikolojik ya da ticari harekata girişebiliyorsa, TSK da ilk 10 içerisinde yer almaya hak kazanır.

Bir ülke ordusunu, ulusal menfaatlerinin kapsadığı bölgede herhangi bir noktada istediği gibi bağımsızca, tüm imkanlarını eşgüdüm içinde seferber edebiliyorsa o tarz listelere girebilir.

05/09/2006

Bulgaristan'da Gripen Avantajlı

Daha önce Bulgaristan'ın yeni savaş uçağı ihtiyacı kapsamında İsveçli Saab'ın yaptığı Gripen teklifini aktarmıştım. Air-Attack'ın haberine göre ihalede Gripen oldukça avantajlı konumda:

Avustralya'da Nükleer Denizaltı Tartışmaları

Avustralya'dan The Age adlı haber sitesinde yer alan makaleye göre, Avustralya Savunma Bakanlığı'ndaki denizaltı tedarik dairesi başkanı Amiral Peter Briggs ve ülkenin önde gelen savunma analistlerinden Allan Behn'in hazırlayıp başbakan John Howard'a sunduğu raporda, Avustralya'nın bölgesindeki krizlere daha çabuk müdahale edebilmesi için nükleer tahrikli denizaltılara yönelmesi tavsiye ediliyor.

Muhalefet lideri Kim Beazley ise Avustralya'nın nükleer tahrikli denizaltılara sahip olmasına şiddetle karşı çıkmakta. Dolayısıyla olayın siyasi yönü de ağırlık kazanmakta.

04/09/2006

Rus Deniz Kuvvetleri'nin Yeni Karakol Botu

Rus Deniz Kuvvetleri'nin yeni karakol botu olan Proje 21630 tipi Buyan sınıfı 101 Astrahan, 1 Eylül Cuma günü St Petersburg'da düzenlenen törenle hizmete girdi. Düşük radar kesit alanına sahip tasarımı ile dikkat çeken bu yeni tip karakol botundan Rus Deniz Kuvvetleri için toplam 10 adet üretilecek. Buyan sınıfı botlar Hazar Filosu'na bağlı olarak Hazar Denizi'nde görev yapacak.

Proje 21630 Buyan sınıfı botların envantere girmesi, enerji hatlarının güvenliği bağlamında jeostratejik ağırlık merkezinin Hazar havzasına kaymasının bir uzantısı olarak görülebilir. Zira Rus Deniz Kuvvetleri'nin Hazar filotillası bugüne kadar geri planda kalmış ve atıl durumda idi.

Recep Tayyip Erdoğan... Quo Vadis?

"Kavga adamı" genelde mücadele eden, liderlik eden insanlar için, ekseriye devlet adamları için söylenir. Ancak bence Tayyip Erdoğan da bir kavga adamı, ama kelime anlamı olarak kavgaların adamı olduğu için. Siyasi kariyeri hep ateşli tartışmaların, gerilimlerin içinde geçmiş. Kavgaların ya odağında ya safında (ama ön saflarda) olmuş. Milli Görüş hareketinden İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığına, oradan AKP'nin kuruluşu ve başbakanlığına kadar geçen süreç hep "kavga, gürültü, patırtı" içinde geçmiş. İngilizce tabiriyle controversial bir siyasi kimliği var.

23/08/2006

Bulgaristan'a Saab Gripen Teklifi

Bulgar mediapool sitesinin haberine göre İsveç'in Saab firması Bulgaristan'a JAS-39 Gripen hafif çok rollü savaş uçaklarına dair cazip bir teklif sunmuş bulunuyor. Teklif 12 tek, 4 çift kişilik olmak üzere 16 uçaği kapsıyor ve yoruma göre F-16'dan 20% daha ucuz ve değişik kredi opsiyonlarını içeriyor.

Bilindiği gibi Bulgaristan'ın yeni nesil savaş uçağı ihtiyacı çerçevesinde ABD Boeing firması F/A-18E/F Super Hornet teklif etmişti.

Saab, kısa süre önce Norveç ve Danimarka'nın ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarladığı Gripen N ve Gripen DK modellerini tanıtmıştı.

31/07/2006

Bir Ayıbı Temizlemek!

Geçtiğimiz günlerde bir işim dolayısıyla, mezunu olduğum İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Maslak Kampüsü'ne gittim. Bilenler hatırlayacaktır, kampüs giriş kapısının hemen ötesinde Fen Edebiyat Fakültesi, fakültenin önündeki otoparkta da, etrafı çimenlik bir kaide üzerinde bir adet eski F-104 bulunur... Daha doğrusu ben en son kampüsü gördüğümde öyleydi. Kampüsteki pek çok değişiklik bir yana, bu gidişimde o uçağı yerinde görememek ilk anda "herhalde artık çürüdü" dedirtti içimden, ufak bir iç çekme ile birlikte... Ancak yanılmışım.

30/07/2006

Kuzey Irak İyi Hoş da...

Son zamanlarda çatışma haberlerinin ekseriyetle hangi bölgelerden geldiğine dikkat çekmek isterim. Şahsi değerlendirmem, TSK'nın sınıra yaptığı büyük yığınağın ve son zamanlardaki sınır ötesi operasyon haberlerinin PKK üzerindeki baskısı nedeniyle, örgütün Kuzey Irak'taki unsurlarının İran'a doğru kaymaya çalıştıklarıdır. Irak - Suriye sınır hattı, direnişçilerin beslenmesini önlemek içn ABD kuvvetleri tarafından sıkı biçimde göz altında tuutlmaktadır. İran - Irak sınırının güvenliği görece daha zayıftır. Son zamanlardaki çatışma haberlerinin de Doğu Anadolu'dan gelmesi, bu kanıyı güçlendirmekte.

Duruma ilişkin iki teorim var:

29/07/2006

TSK ve Ulusal Strateji: Amaç - Araç Uyumu Üzerine Bir Deneme

Clausewitz stratejiyi, "savaş hedefini elde etmek için, muharebeleri bir araç olarak kullanma sanatı" olarak tarif eder. Başka bir deyişle strateji, savaş planını oluşturur, savaşın da dahil olduğu çeşitli harekatların öngörülen akışını tasarlar ve bu seferlerin her birinde yapılacak muharebeleri düzenler.

Ölçeği ne olursa olsun, stratejinin başarılı olabilmesi, amaçlar ile araçların uyumlu olmasına bağlıdır. Yüksek stratejide bu araçlar askeri, ekonomik, sosyal, siyasal olabilir. Askeri stratejide ise değişik askeri araçlar. Ancak hiç bir zaman tek bir vasıtaya dayalı bir strateji kurulamaz. Değişik vasıtaların üzerine inşa edlmiş stratejide ise her bir elemanın eşit derecede önemi vardır.

Şahsi değerlendirmelerim ışığında örnekleyecek olursam:

28/07/2006

Güney Kore Gözlem Uydusu Fırlattı

Güney Kore bugün TSİ 1005'de KOMPSAT-2 (Arirang-2) adlı gözlem uydusunu fırlattı. Coğrafi ve ekolojik araştırmaların yanısıra Kuzey Kore füze çalışmalarının da takip edilmesinde kullanılacak uydunun çözünürlüğü siyah beyaz görüntüler için 1.0-2.0m, renkli görüntüler için ise 4.0m. Uydu Rusya'daki Plesetsk uzay üssünden SL-19 (Rokot) roketi vasıtası ile yörüngeye yerleştirildi.


21/07/2006

Giriyor muyuz? Girdik mi? Girecek miyiz?

Girmiyoruz. Girmedik. [Epey bir süre] Girmeyeceğiz.

Ben böyle düşünüyorum.

Her şeyden önce Türkiye [Kuzey] Irak'ta söz sahibi olma, "borusunu öttürme" şansını 1 Mart 2003 günü yitirmiştir, o hayati önemi haiz inisiyatif o gün kaybedilmiştir. Geçmiş ola. Irak esaki Irak değil, Talabani eski Talabani değil, Barzani eski Barzani değil, ABD eski ABD değil.

20/07/2006

Bu da Geçer Ya Hû! (This too shall pass!)

Dervişin biri,uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır.Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek,yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını,evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini tavsiye ederler.

Derviş yola koyulur,birkaç köylüye daha rastlar.Onların anlattıklarından Şakirin bölgenin en zengin kişilerinden biri olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zengin ise Haddad adında başka bir çiftlik sahibidir.

19/07/2006

Virtual Reality Aid Submarine Manufacture

Submarine builder is currently deploying advanced visualisation software in what is thought to be the very first 'manufacturing floor' use of Stereo virtual reality by a shipyard.

BAE Systems Submarines, helped by Virtalis, the advanced visualisation specialists, is currently deploying advanced visualisation facilities for the manufacture of the Astute Class of submarine in Barrow-in-Furness, England. It is thought that this is the very first 'manufacturing floor' use of Stereo VR. Just as unusual is the fact that the cabin-based systems are being operated, not by the IT department, but by people whose main role is building the submarine.

18/07/2006

İsrail'e İki Yeni Dolphin

İsrail, envanterindeki üç adet Dolphin (Tip 800)sınıfı denizaltıya ilaveten, Almanya'dan iki adet Dolphin II sınıfı denizaltı satın alıyor.

İsrail Globes Online sitesindeki habere göre Alman Hükümeti, HDW firmasına, yaklaşık 2 milyar avroluk projede üretime başlaması için 170 milyon avro tutarındaki avans dilimini bu hafta içinde ödeyecek. Söz konusu iki denizaltının maliyetinin üçte biri Alman hükümeti, geri kalanı ise İsrail tarafından karşılanacak. İsrail, Dolphin I sınıfı denizaltılarını da benzer bir finansman şekliyle tedarik etmişti.

06/07/2006

Denizaltılar İçin Şaftsız Tahrik Sistemi


General Dynamics bünyesindeki Electric Boat şirketi ile ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı DARPA birimi tarafından, şaftsız denizaltı tahrik sistemi konusundaki ArGe faaliyetleri konusunda 18 ay süreli ve 20 milyon dolar tutarında bir anlaşma imzalandı.

Tango Bravo (Technology Barrier) olarak adlandırılan proje çerçevesinde, şaftsız, dolayısıyla denizaltı mukavim teknesinin delinmesini gerektirmeyecek bir tahrik sisteminin geliştirilmesi hedefleniyor.

05/07/2006

Ottoman Navy - 1853



OTTOMAN NAVY - 1853
The Illustrated London News

24 September 1853

The re-establishment of the Ottoman Navy was the work of three Turkish Admirals, all of whom (the first more especially) were among the most remarkable men of their day.

03/07/2006

Pakistan'a F-16 Dopingi

Pakistan'ın, deprem felaketi nedeniyle bir süredir sürüncemede kalan yeni F-16 savaş uçağı tedariği ve eldekilerin modernizasyonu projesi ile ilgili geçtiğimiz günlerde müspet gelişme oldu. ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı DSCA tarafından Kongre'ye gönderilen 4 ayrı bilgilendirme notu, Pakistan'a 36 adet yeni F-16C/D Block 50/52 savaş uçağı ve bu uçaklarda kullanılacak silah ve mühimmatın satışı, 60 adet F-16A/B'nin modernizasyonunu içeriyor. Tüm bu satış ve modernizasyon pakedinin azami 5 milyar dolar tutarında olacağı bildirilmiş.

Paket şu kalemlerden oluşuyor:

01/07/2006

Amerikan Ordusu'na Avrupa Helikopterleri

http://www.rotor.com/news/eadsuh.jpg

Eurocopter üretimi EC-145'in ABD'nin LUH (Light Utility Helicopter) projesi için önerdiği versiyonu UH-145, söz konusu ihalede ipi göğüsleyen aday oldu.

Yaklaşık 3 milyar dolarlık proje ile tedarik edilece 322 adet hafif helikopter envanterdeki UH-1H ve OH-58'lerin yerini alacak.

UH-145'in ihaledeki diğer rakipleri AgustaWestland Bell AB-139 türevi olan US-139, McDonnell Douglas MD-900 ve Bell 412 idi.

29/06/2006

ATAK: Bu Gördüğüm Tünelin Ucundaki Işık mı, Yaklaşan Trenin Farı mı?

Cumhuriyet gazetesi 29 Haziran tarihli nüshasından bir haber:


ATAK iptal yolunda

TSK'nin taktik-taarruz helikopter projesi, ABD'li şirketlerin çekilmesi ve AB'ye rest çekme nedeniyle tehlikeye girdi. Rusların istenen Mi-28 modeli ile değil de Kamov'la katılması da sorun yarattı.

28/06/2006

ABD'den Güney Kore'ye SM-2 Satışı

ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Defense Security Cooperation Agency 5 Haziran günü ABD Kongresi'ne sunduğu bilgi notunda, Güney Kore'ye yapılması muhtemel RIM-66M-5 Standard SM-2 Block IIIB satışı ile ilgili bilgi verdi. 48 adet Standart 2 füzesi, Mk13 Mod0 lançeri ve ilgii yedek parçayı kapsayan olası satışın tutarı, tüm opsiyonlar uygulanırsa 111 milyon dolar civarında gerçekleşecek.

Söz konusu füzeler, Güney Kore'nin KDX-III destroyerlerinde kullanılacak.

Güney Kore bir süre önce de ABD'ye 42 adet AGM-84L ve 16 adet UGM-84L Harpoon siparişi vermişti.

27/06/2006

Mk54 Torpidolarına Yüksek İrtifa Kabiliyeti


ABD Deniz Kuvvetleri, Lockheed Martin ile 3 milyon dolar tutarında bir kontrat imzaladı. Kontrat, Mk54 torpidolarını baz alan yüksek irtifa denizaltı savunma harbi konseptinin (HAAWC - High Altitude Anti-Submarine Warfare Weapons Concept) geliştirilmesini içeriyor. HAAWC kapsamında Mk54'lerin P-3C Orion uçaklarından 20,000+ feet (yaklaşık 6,000m) irtifadan bırakılabilmesi öngörülüyor.

23/06/2006

İsimsizlik...

Emin Çölaşan'ın Sabah Ketene ile ilgili "Kahraman" başlıklı yazısı epey gürültü kopardı... Evinin önünde öldürülen Ketene'nin istihbarat teşkilatımız adına PKK'ya karşı operasyonlarda aktif rol aldığını yazan Çölaşan, bazı operasyonları hakkında bilgiler veriyordu.

İyi ama bunlar konuşulmaz, bilinmez, duyulmaz.. Hiçbirimiz gündelik hayatta "oh bugün de evimin önünde bomba patlamadı, şükürler olsun MİT çok güzel çalışıyor" diyor muyuz? Ancak belki de gerçekten bugün evimizin önünde bir bomba patlayacaktı ve MİT tüm imkanlarını seferber ederek bunu önledi. Ve bunun için mensupları kimbilir ne belalara bulaştı. "Intelligence Services for Dummies" diye bir kitap varsa eminim ki şantaj, rüşvet, suikast vesaire bir sürü "bel altı" hareketin tarifi de vardır. Hep aklıma gelen bir örnektir, "Syriana" filminden... Koskoca bir ülke bekasını korumak, kendi şirketlerinin çıkarını korumak için yıllarca yetiştirdiği istihbaratçısını harcıyor, düzinelerce insanı bir anda buhar edebiliyor, milyarlarca dolar rüşvet dağıtabiliyor. Sıradan vatandaş kimliğinde ve hele tatlı su naifliğinde asla anlaşılamayacak bir şey bu.

21/06/2006

Doğu - Batı Enerji Koridorundan AB'ye Demir Atmak...

Cengiz Çandar
Bugün Gazetesi, 21.06.2006


Dikkatlerimiz fazlasıyla Türkiye'nin "Batı'ya demir atması" üzerine odaklaştı.
Gerek dış ve gerekse iç politikaya ilişkin son günlerde gündemi oluşturan tartışmalar ve spekülasyonlar, Türkiye-AB ilişkilerinin durumuna yoğunlaşmış vaziyette. Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tavrından ziyade, "demokrasi programı"nda sebat etmesinin, "AB'deki Türkiye" için bir "olmazsa olmaz" olduğu açık.

20/06/2006

Submarine Used To Transport Cocaine

    By ELAINE SILVESTRINI The Tampa Tribune

    Published: Jul 19, 2006

    TAMPA - Smugglers have used airplanes, fishing boats and trucks to get cocaine from Colombia to the United States.

    They have hidden the drugs in compartments on freighters and shuttled them to shore on go-fast boats.

19/06/2006

Virtual Reality Aid Submarine Manufacture

Submarine builder is currently deploying advanced visualisation software in what is thought to be the very first 'manufacturing floor' use of Stereo virtual reality by a shipyard.

BAE Systems Submarines, helped by Virtalis, the advanced visualisation specialists, is currently deploying advanced visualisation facilities for the manufacture of the Astute Class of submarine in Barrow-in-Furness, England. It is thought that this is the very first 'manufacturing floor' use of Stereo VR. Just as unusual is the fact that the cabin-based systems are being operated, not by the IT department, but by people whose main role is building the submarine.

Avustralya'nın İlave NH-90 Siparişi

http://www.lacoctelera.com/tomahawk/imagen/mrh90.jpg
Avustralya 12 adet NH-90'a ilave olarak 34 adet daha sipariş veriyor. Bu 34 adetlik paket Sea King ve Black Hawk helikopterlerinin yerine geçecek. Envantere girmeye başlayan Tiger'lar da düşünülecek olursa Avustralya LPD ihalesinde hangi adayın avantajlı konuma geçtiği tahmin edilebilir.

Bu ek sipariş ile birlikte Eurocopter - Avustralya işbirliği daha da gelişmiş görünüyor.

09/06/2006

Profil: Ebu Musab el Zerkavi

The image “http://www.ntvmsnbc.com/news/215693.jpg” cannot be displayed, because it contains errors.

Irak'ta bugün öldürülen Ebu Musab el Zerkavi hakkında Foreign Policy dergisinin son sayısında "Bir Katilin Portresi" başlığı ile Loretta Napoleoni imzası ile ayrıntılı bir dosya yayınlanmıştı. Dergi birkaç gün önce piyasaya çıktı, ilginç bir tesadüf oldu bu yüzden. Makaleyi özetlemek gerekirse:

Dünya Zerkavi'nin adını ilk kez, ABD Dışişleri eski bakanı Colin Powell'ın 05.02.2003 tarihinde BM Güvenik Konseyi'nde yaptığı konuşmada duydu. Powell konuşmasında Irak rejimini, El Kaide ve El Kaide'nin işbirlkçisi Zerkavi'ye ev sahipliği yapmakla suçlamıştı.

Güney Kore'nin İlk Tip 214 Denizaltısı Denize İndirildi

Güney Kore'nin ilk Tip 214 denizaltısı 072 "Son Won Il", bugün Ulsan'daki Hyundai Heavy Industries tersanelerinde denize indirildi. Güney Kore donanması tarafından "KSS-2" tipi olarak adlandırılan bu botlardan 3 adet üretilecek.

Güney Kore Savunma Bakanlığı, Kasım 2000 yılında yeni denizaltı programı için HDW firması tasarımı Tip 214'ü seçtiğini açıklamıştı. İhalede Tip 214'ün rakibi Fransız Scorpene modeli idi. Tip 214'ün seçimi ile birlikte Rusya'dan $1.75 milyar karşılığında ikinci el Proje 636 Kilo modeli denizaltı alım planı da iptal edilmişti.