27 Eylül 2019 Cuma

Abkayk - Hurays Saldırıları ve Kritik Tesis Güvenliği

Suudi Arabistan'ın Abkayk ve Hurays kentleri yakınlarındaki petrol tesislerine dron ve seyir füzeleri ile 14 Eylül günü düzenlenen saldırılar, ülkenin petrol üretiminin yarı yarıya düşmesine, küresel petrol piyasalarında sert dalgalanmalara ve Ortdaoğu bölgesindeki gerilimin daha da artmasına neden oldu.

Bu saldırılar aynı zamanda kritik tesis güvenliği, hava savunması ve askeri - teknolojik dönüşüm hakkında da yoğun tartışmaları tetikledi.

Abkayk - Hurays saldırılarının Türkiye'de çok yoğun ve titiz şekilde incelenmesi, tartışılması, gerekli derslerin ivedilikle alınıp uygulamaya konması gerektiğini düşünüyorum.

Konuyla ilgili kısa süre zarfında üç ayrı mecrada görüşlerimi paylaşma fırsatım oldu: Anadolu Ajansı ekonomi servisinin hazırladığı bir habere görüş verdim; CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in hazırladığı 5N1K ve TRT Radyo 1'de yayımlanan Görüş programlarına konuk oldum.

26 Eylül 2019 Perşembe

Abkayk - Hurays Saldırıları

14 Eylül günü yerel saatle 0400 sularında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın kuzeydoğusundaki Abkayk ve Hurays'ta bulunan petrol tesislerine bir saldırı düzenlendi. İnsansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinin kullanıldığı saldırı sonrasında tesislerde ciddi hasar meydana geldi ve bundan dolayı Suudi Arabistan'ın petrol üretiminde kayda değer ölçüde düşüş oldu. Bu aksamadan dolayı küresel piyasalarda petrolün varil fiyatında hızlı bir sıçrama oldu.

Suudi Arabistan ve müttefiki saldırıdan doğrudan İran'ı sorumlu tutarken İran iddiaları reddetti, Husiler ise saldırıyı üstlendi.

Olaydan kısa süre sonra ABD bölgeye takviye birlik ve hava savunma sistemi gönderme kararı aldı.

Bu saldırı, plan ve icrası ile doğrudan ve dolaylı etkileri bakımından hem dikkatle çalışılması ve hatta ibret alınması gereken bir vaka.

19 Eylül 2019 Perşembe

2 Eylül 2019 Pazartesi

Devam Eden Savaş Uçağı Geliştirme Projeleri ve Bazı Değerlendirmeler - 1


Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması ve uçakların teslim edilmemesi, yeni nesil savaş uçağı ihtiyacını kamuoyunun gündemine oturttu. Bu ortamda, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen MAKS 2019 havacılık fuarına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birlikte yeni geliştirilen Su-57 savaş uçağını birlikte incelemesi, aynı zamanda Rus savunma sanayii firmalarının Su-35 ve Su-57 uçakları ile ilgili Türkiye ile görüşmelerin yürütüldüğünü açıklamaları, konuyu daha da sıcak ve popüler hale getirdi.

Ancak Su-57 uzun süredir askeri havacılık camiasının çok yakından takip ettiği bir uçak. 5’inci nesle mensup olarak değerlendirilen Su-57, pek çok ileri teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Bu nesle mensup diğer bazı uçak projeleri de benzer şekilde geliştirme süreçlerinin değişik kademelerinde bulunuyorlar.

Savaş uçakları, belli bazı kabiliyet parametrelerinin tarihsel gelişimi bakımından çeşitli şekilde gruplandırılmaktalar. Üzerinde kesin bir fikir birliği olmasa da en yaygın görüşe göre savaş uçaklarının nesilleri şu şekilde sıralanabilir:

1’inci Nesil: İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ortaya çıkan ve 1950’lerin ortalarına kadar geliştirilmiş savaş jetleri. F-86 ve MiG-15 en bilinen örnekleridir. Sesaltı sürat rejiminde uçarlar ve ana silahları makinalı tüfek, top ve havadan havaya güdümsüz roketlerdir.
2’nci Nesil: Artyanıcılı, yüksek performanslı turbojet motorlara sahiptirler. 1950’li ve 1960’lı yıllar arasında üretilmişlerdir. Atış kontrol radarları, ilk kızılötesi güdümlü havadan havaya füzeler bu uçaklarda görülmeye başlamıştır. MiG-21, F-5 örnek olarak verilebilir.
3’üncü Nesil: 1960’lı ve 1970’li yıllar arasında ortaya çıkmışlardır. Havadan yere güdümlü mühimmat, yarı aktif radar güdümlü havadan havaya füze, elektrooptik hedefleme sistemleri, gelişmiş manevra kabiliyeti gibi özellikleri vardır. MiG-23 ve F-4 örnek olarak verilebilir.
4’üncü Nesil: 1970’ler ve 1990’lar arasında kullanıma girmişlerdir. Çok rollülük, gelişmiş aviyonikler, veri bağları ve çok işlevli radarlar devreye girmiştir. F-16, MiG-29 örnek olarak verilebilir.
5’inci Nesil: 2000’lerin başlarından itibaren ortaya çıkmışlardır. Kompozit malzemeler, artyanıcısız sesüstü sürate ulaşma ve sesüstü süratlerde seyir (supercruise), itki yönlendirme, gelişmiş veri bağları ve sensöz füzyonu gibi yetenekleri vardır. F-35, F-22 bu neslin öncüleridir.
6’ncı Nesil: Bu nesle mensup uçakların kabiliyetleri üzerinde net bir görüş birliği yoktur. Yapay zeka ve otomasyonun etkin kullanımı, insanlı – insansız uçakların birlikte görev yapabilmeleri, gelişmiş insan – makine arayüzü gibi özellikler sıralanabilir.

Halen devam etmekte ya da tamamlanmak üzere olan 5’inci nesil savaş uçağı geliştirme projeleri yakından incelendiğinde, hem teknoloji hem de geniş perspektifte askeri – stratejik bağlamlarda bazı dikkat çekici hususlar ön plana çıkıyor. Bunlar yalnızca askeri havacılık alanında, teknik / teknolojik konular değil, aynı zamanda sanayi ve teknoloji politikası, savunma endüstrisi ve hatta jeopolitik parametreleri içeriyor. Bu ortak paydaları ve öne çıkan askeri, teknolojik ve politik eğilimleri tespit edebilmek için, en önde gelen sekiz projeyi mercek altına almak gerekiyor. Bu projeler şöyle:

1. Su-57
2. J-20
3. FC-31
4. KFX
5. FCAS
6. Tempest
7. F-35
8. MMU

Bahsi geçen projelerin tarihçe, teknik özellikler ve harekât doktrini bakımlarından resimlerinin çekilmesi, bu değerlendirmeyi yapmayı sağlayacak.