ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25/09/2025

Beyaz Saray'da Erdoğan-Trump zirvesi ne getirir, ne getirmez? | F-16, F-35, S-400 meseleleri

Barın Kayaoğlu'nun konuğu olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında 25.09.2025 tarihinde gerçekleşecek zirve öncesinde F-35, F-16V alımı ve HvKK ihtiyaçları hakkındaki görüşlerimi paylaştım.

15/02/2019

INF Antlaşması ve Bir Garip Küsüşme Hikayesi

Çizim: Konstantin Maler
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump 1 Şubat günü, ülkesinin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (Intermediate Range Nuclear Forces - INF) antlaşmasından çekileceğini açıkladı. Kısa süre sonra da Rusya benzer bir açıklamayla antlaşmadan çekildiğini duyurdu.

Trump, ülkesinin INF yükümlülüklerini yerine getirmeyi 2 Şubat itibariyle bırakacağını ve altı ay içinde resmen çekilmiş olunacağını ancak bu süreçte Rusya INF'i ihlal eden harp başlığı, füze ve fırlatıcıların üretim ve konuşlandırılmasından vazgeçerse tekrar dönmeyi değerlendirebileceklerini söyledi. Hemen ardından Moskova da yeni füze geliştirme projeleri üzerinde çalıştığını açıkladı.

INF, 1987 yılında ABD ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında imzalanmıştı. Antlaşma, Avrupa'da nükleer bir savaşın önlenmesini sağlamış, bu bakımdan da Soğuk Savaş'ın tarafları arasındaki gerilimin kayda değer şekilde düşmesine katkıda bulunmuştu. Nitekim kısa süre sonra da SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Soğuk Savaş sona erdi.

Taraflar INF'den çekilmelerine kadarki süreçte birbirlerine, bir masa tenisi maçı ahenginde karşılıklı suçlamalar yönelttiler. Çeşitli füze projelerinin zikredildiği bu atışmanın sonunda her iki ülke de antlaşmadan çekildi.

Ve böylece, kimilerinin "Soğuk Savaş 2.0" olarak adlandırdığı bu dönemde, yeni bir sürece girildi.

07/08/2018

4, 16, 35, 57, 2020... - 2

"Aç doymam, tok acıkmam sanır"
Türk atasözü


ABD vatandaşı rahip Andrew Brunson'ın tutuklanması ile başlayan, ev hapsine alınmasından sonra tırmanan Türkiye - ABD krizi, Vaşington yönetiminin geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e yönelik yaptırım kararı alması ile daha da derinleşti.

Aynı zaman zarfında, ABD Savunma Bakanlığı'nın 2019 bütçe tasarısına yönelik Temsilciler Meclisi ve Senato taslakları birleştirildi ve Temsilciler Meclisi'nde 26 Temmuz, Senato'da da 1 Ağustos'ta onaylanarak 3 Ağustos günü ABD Başkanı'nın onayına sunuldu.

29/06/2018

4, 16, 35, 57, 2020... - 1

Farnborough 2016 fuarında çektiğim bir fotoğraf
Uçağın silüetleri, proje ortağı ülkelerin isimleri ve renkleriyle
birlikte kaldırım boyunca işlenmişti.

21 Haziran günü ABD’nin Texas eyaletindeki Fort Worth’de bulunan Lockheed Martin şirketinin tesislerinde düzenlenen tören, çeşitli nedenlerden dolayı Türk kamuoyunun gündeminde kayda değer şekilde yer buldu kendisine. Törenin konusu, Türk Hava Kuvvetleri için üretilmiş ilk F-35A savaş uçağının takdimi idi. Törenin kendisi değil ancak öncesi ve sonrası esas tartışma konusu.

Benzerlerini son yıllarda sıkça gördüğümüz üzere (Suriye’nin RF-4 uçağımızı düşürmesi, S-400 alımı gibi), teknik ayrıntıların aslında oldukça karmaşık askeri ve siyasi yansımalarının olduğu, domino taşı etkisi şeklinde zincirleme reaksiyona yol açtığı (ya da açmak üzere olduğu) bir başka durumla karşı karşıyayız. Teknik ve askeri bir konunun, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerini ve jeopolitik konumunu etkilemesi (veya bunun tersi) olası.

F-35’i gündeme taşıyan gelişme, ABD Senatosu’nda kabul edilen bir yasa tasarısı oldu. Aslında henüz Türkiye’ye yönelik alınmış bir yaptırım kararı ya da ambargo yok; süreç uzun ve bir miktar da karmaşık. Ancak iyi tahlil edilmesi, Türkiye’nin karşı adımlarını dikkatli bir şekilde planlaması için şart.

22/08/2017

Kore Yarımadası’nda Kriz ve Bazı Değerlendirmeler

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 21.08.2017 tarihinde "Kore Yarımadası'nda 'zafer'in bedeli ağır olacak" başlığı ile yayımlanan makalem:

Kuzey Kore ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında bir süredir devam eden ve özellikle son bir ayda tırmanan gerilim, dünya kamuoyunda bir nükleer savaş endişesine neden oldu. Nükleer silahlara sahip Kuzey Kore’nin ABD ve Güney Kore’ye karşı meydan okuyucu tavrı, birbiri ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri ve karşılıklı tehditler, bu son krizin sıcak çatışmaya dönüşme riskini artırdı. Kaygıların, önceki krizlere kıyasla daha yüksek olmasının en önemli nedenlerinden birinin, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in, Kuzey Kore’ye gösterilen “stratejik sabır döneminin” sona erdiğini açıklamış olduğunu iddia etmek mümkün.

Nitekim ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford 14-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin son gününde Kuzey Kore'ye askeri müdahalenin "korkunç" olacağı ancak ihtimaller arasında yer aldığı şeklinde bir açıklama yaptı. Dunford’dan kısa süre sonra da Savunma Bakanı Jim Mattis, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye ya da ABD’ya yapacağı bir saldırının ciddi askeri sonuçları olacağını, bu ülkeye karşı askeri seçeneklerin masada olduğunu söyledi. Bu açıklamaların, Kuzey Kore’nin, ABD üslerinin bulunduğu stratejik öneme sahip Pasifik’teki Guam Adası’na füze saldırısı tehdidinden geri adım atmasından sonra gelmesi dikkat çekici.

14/04/2017

Füze Savunması Üzerine: “Left of Launch”



Musudan (Hwasong 10) balistik füzesi
fırlatma anında
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Kuzey Kore arasındaki gerilim, karşılıklı tehditler ve gövde gösterileri ile hızla tırmanıyor. Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri ve göreve yeni başlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları, dünyanın dikkatini Kore Yarımadası’na çevirmiş durumda. Bu gerginliğin bir sıcak çatışmaya dönüşmesi çok uzak bir olasılık değil. Ancak bu olasılığı dünya güvenliği için kaygı verici hale getiren esas etken, Kuzey Kore’nin sahip olduğu füzeler ve daha da önemlisi nükleer silah kapasitesi.

Bu gerilimin merkezinde, Kuzey Kore’nin füze gücü bulunuyor. Ülke, kaynaklarının büyük kısmını balistik füze geliştirme programlarına ayırmış durumda. Bu çalışmaların sonucunda da çok sayıda farklı menzil ve kabiliyetlerde füzeler üretti. Ayrıca bu füzeleri ve üretim teknolojilerini Suriye, Mısır, İran gibi ülkelere sattı.

Kuzey Kore’nin füzelerine karşı ABD, Güney Kore ve Japonya uzun süredir füze savunma sistemlerine yoğun yatırımlar yapmakta. Bu sürecin son hamlesi olarak ABD Mart ayında, Güney Kore’ye THAAD (Terminal High Altitude Air Defense) füze savunma sistemi konuşlandırmaya başladı. ABD ayrıca bölgeye ilave kuvvet sevketmeye devam ediyor.

Ancak anlaşılan o ki, Kuzey Kore’nin füze gücüne karşı ABD bir süredir sessiz bir savaş yürütmekte. ABD basınına geçtiğimiz ay yansıyan haberlere göre ABD’nin, yeni uygulamaya koyduğu “Left of Launch” (Fırlatmanın solu) doktrini kapsamında yürüttüğü siber harp ve sabotaj faaliyetleri, Kuzey Kore’nin füze programlarına ciddi zarar verdi.

Peki nedir “Left of Launch”?

30/05/2012

Soğuk Savaş Nasıl Isınabilirdi? Bir Senaryo

Soğuk Savaş, günümüz jeopolitik ve askeri değerlendirmelerinde giderek artan bir hızda, bitiş tarihi ile sınırlı bir anılma biçimine sahip olmakta. Kabaca İkinci Dünya Savaşı'nın sonundan 1990'ların başlarına kadar süren bu dönem, politika, ekonomi ve kültürden öte, askeri teknoloji ve taktiklerin en başta gelen belirleyici unsuru oldu.

Avrupa'da NATO ve Varşova Paktı ülkeleri arasında gerçekleşecek bir silahlı çatışma olasılığı, her iki tarafın da sahip olduğu nükleer silahlar nedeniyle küresel ölçekte bir riski barındırmaktaydı. Taraflar dünyanın diğer bölgelerindeki "vekâleten savaşlar" ("proxy wars") aracılığı ile belki, bu mütemadiyen biriken enerjiyi boşaltarak söz konusu riski bertaraf ettiler. Ancak Avrupa merkezli bir savaş tehlikesi her daim baki kaldı.

Böyle bir savaşın neden ve nasıl gerçekleşebileceğine dair bir senaryoyu ele alan, Tom Clancy'nin 1986 tarihli "Red Storm Rising"[1] (Yükselen Kızıl Fırtına) isimli romanı, kitaplığımın nadide parçalarından biridir. Edebi değeri belki çok yüksek olmayan bu kitabı, konusunu, NATO ve Varşova Paktı orduları arasında gerçekleşmesi muhtemel geniş ölçekli bir savaşı tasvir etme şeklinden dolayı çok beğenirim. Clancy romanında, askeri taktik ve teknolojilerin muhtemel bir silahlı çatışmanın gidişatını çok ayrıntılı ve gerçekçi biçimde betimlemiş; ikmâl, coğrafya, hava şartları gibi etkenlerin belirleyici rolünü keskin bir biçimde göz önüne sermiştir.

11/01/2012

Hakara Makara'nın Kitlesel Psikolojik Savaş Silahı Olarak Yeri ve Önemi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle ziyaret ettiği Başbakanlık Basın Merkezi'nde, Twitter'a girip girmediği ile ilgili sorulan bir soruya şu yanıtı verdi:
"Hakara, makara yaparlar. Benim adıma başkaları giriyor zaten. Benim kendi resmi hesabım yok"
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland, 6 Ocak günü Twitter üzerinden halka açık bir basın toplantısı düzenledi. Nuland toplantıda, twitter kullanıcılarının sorularını cevapladı ve hükümetinin sosyal medyaya bakışı ile ilgili önemli bilgiler verdi. (Toplantının tam dökümüne http://www.state.gov/r/pa/prs/ps/2012/01/180237.htm adresinden erişebilirsiniz)

Sözcü, dünya çapındaki izleyicilerle doğrudan temas kurabilmek için hem bakanlığı hem de ABD Uluslararası Gelişim Ajansı'nda (USAID) yeni siyasalar geliştirdiklerini söyledi. Sözcünün aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 193'ün üzerinde sosyal medya hesabı bulunuyor ve 100'den fazla ABD diplomatik misyonunun da Facebook ve/veya Twitter hesabı mevcut.

Toplantıda kullanıcılar Suriye, Sudan, Libya gibi güncel konularla ilgil sorular sordular. Ancak toplantıda dikkatimi özellikle iki konu çekti.

10/12/2011

"Kandahar Canavarı" İran'ın Elinde mi?

4 Aralık günü İran'ın Arapça yayın yapan devlet televizyonu El Alem, İran Kara Kuvvetleri elektronik harp birliklerinin ABD'ye ait RQ-170 tipi bir İnsansız Hava Aracı'nın (İHA) ülkenin doğusunda düşürüldüğünü ve az hasarlı olarak ele geçirildiğini duyurdu.

31/01/2011

Önce Tunus, Sonra Mısır, Sonra...?

2010, Ortadoğu ülkelerinin, özellikle Körfez İşbirliği teşkilatı (GCC; Gulf Cooperation Council) ülkelerinin savunma alanında yaptığı muazzam yatırımlara sahne oldu. Başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), milyarlarca dolarlık tedarik ve ortak üretim projeleri başlattılar. Bu iki ülkeyi, daha düşük miktarlarda da olsa Fas, Mısır, Libya gibi diğer Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri takip etti.

GCC ülkelerinin savunma alımlarında, bazı dikkat çeken ortak noktalar bulunuyor:

18/11/2010

Bir Bazukanın Hikayesi

Sene 1969... Yer, Doğu Anadolu'da III. Kademe bir Ordonat (Bakım) birliği...

2. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra Marshall Yardımı ile ABD, Türkiye'ye çok sayıda silah araç gereç ve malzeme yardımı yapar. Bu yardımlar ile donatılan Türk Ordusu, Sovyet tehdidine karşı Atlantik Bloku'nun kanat ülkesi haline gelir.

3.5" (90mm) M20 "Super Bazuka" da bu kapsamda gelen silahlardan biridir. Çok sayıda M20, Türk Kara Kuvvetleri'nin birliklerine, bilhassa Sovyet tank ve zırhlılarına karşı duracak olan Doğu Anadolu'daki birliklere dağıtılır.


21/10/2010

Suudi Arabistan'ın Alışveriş Listesi

ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Savunma Güvenlik ve İşbirliği Kurumu (DSCA) bugün ABD Kongresi'ne 4 adet bilgi notu gönderdi. Bu 4 bilgi notu, bir süre önce kamuoyuna yansıyan ve büyük ses getiren bir satış paketini oluşturuyor. Suudi Arabistan, ABD'ye toplam bedeli 60 Milyar Dolar'ı aşan dev bir sipariş veriyor.

Paket özet olarak şu şekilde:


21/05/2010

Kırmızı Halıda Bir CIA Ajanı

Geçen sene haberini verdiğim ve son derece ilginç bir skandalı işleyen "Fair Game" filminin ilkgösterimi, 63. Cannes Film Festivali'nde gerçekleştirildi.

Gösterime, filmde başından geçenler konu edilen eski CIA mensubu Valerie Plame de katılmış.

İlgili CNNTurk haberi:


20/04/2010

Devrik Kırgız Lider Belarus'ta

CNNTürk'ün haberine göre Kırgızistan'ın devrik lideri Kurmanbek Bakıyev Belarus'a geçmiş.

Rus güdümündeki Belarus'a gitmesi, Bakıyev'in Rusya tarafından himaye edildiği anlamına geliyor olabilir. Eğer bu doğruysa, dolaylı olarak Kırgız Darbesi'nin arkasında Atlantik Bloku'nun bulunduğu iddia edilebilir.

Neresidir ki Kırgızistan?

Orta Asya'nın göbeğinde sağlam bir jeostratejik konuma sahip ülke hepi topu. Doğuda Çin'e, kuzeyde Kazakistan'a, doğuda Çin'e, batıda Özbekistan'a, doğuda Çin'e, güneyde Tacikistan'a, doğuda Çin'e sınırı var.

Doğuda Çin'e sınırı var.

05/10/2009

Bunları Biliyor muydunuz?

1. 1970'li yıllarda Libya'nın finansmanını sağlayacağı bir proje ile, Ankara'da lisans altında Jaguar taarruz uçağının üretiminin gündeme geldiğini, üretilecek uçaklardan bir kısmının Libya'ya satılacağını,

2. 1980'lerin ortalarında Öncel Proje I ile üretilecek F-16'ların yanına 40 adet Tornado IDS'nin tedarik edilmesi için İngiltere ile görüşmeler yapıldığını, projenin, İngiltere'nin kredi finansmanı konusunda bürokratik sıkıntılar yaşaması nedeniyle gerçekleşmediğini,

25/09/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim - Nihayet!

Dışişleri Bakanlığı'na yaptığım ısrarlı başvuruların neticesinde en sonunda ihtiyacım olan cevap geldi.

Gelen cevapta iki önemli bilgi var:

1. ABD, Türkiye'ye, Guantanamo Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Uygur Türkleri'ni kabul etmesi için bir girişimde bulunmamış.

2. Türkiye, bu tutukluları misafir etmek için ABD nezdinde bir girişimde bulunmamış.

Peki bu ne anlama geliyor?

İlk yorumlarım şu şekilde:

20/08/2009

Fair Game

Ünlü ABD'li gazeteci ve yazar Bob Novak, 18 Ağustos günü beyin kanserinden vefat etti.

Ünlü ABD'li aktris Naomi Watts, 2010'da gösterime girecek "Fair Game" (Adil Oyun) adlı sinema filminde başrolü Sean Penn ile paylaşacak.

Bu iki alakasız gibi görülen haberin aslında son derece çarpıcı bir ortak noktası var: Yakın tarihin en ilginç siyasi skandallarından biri.

6 - 7 yıl öncesine dönelim:

26/07/2009

Gelişen Hindistan - ABD İlişkileri ve EUMA Meselesi

ABD’nin Hindistan’la ilişkileri son yıllarda hızla gelişmekte. Özellikle 11 Eylül sonrası dönemde değişen Orta Asya ve Asya – Pasifik politikaları, Çin’in yükselişi ve enerji stratejileri, bu gelişimin temellerini teşkil ediyor. Nükleer teknoloji ve savunma sistemleri alımlarında iyice belirginleşen ve stratejik ittifaka doğru yönelen ABD – Hindistan ilişkileri, geçtiğimiz hafta, 20 Temmuz’da imzalandığı açıklanan EUMA (End Use Monitoring Agreement; Son Kullanıcı Takip Anlaşması) belgesi ile yeni bir rotaya girdi.

06/07/2009

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları

Palau Adaları'nı bilir misiniz? Nerededir? Adında "ada" kelimesi geçtiğine göre bir denizde olmalı. Hangi denizde? Neden önemlidir Palau Adaları?

Efendim, Palau Adaları, Wikipedia'ya göre, Büyük Okyanus'un ortasında, toplam 459 km2'lik bir alan üzerine kurulu bu ada-devlet, bağımsızlığını 1994 yılında kazanmış. O zamana kadar ABD'ye bağlı, yarı özerk bir yönetim imiş. Temmuz 2007 verilerine göre nüfusu 20,942; GSMH 160 milyon Dolar'ı bulmuyor, kişi başı milli gelir 10,000 Dolar civarlarında.

Böyle küçük bir ada-devletin nasıl bir önem arz ettiğini anlamak için önce başka bir adaya gitmek gerek:

Küba'ya.

Bilindiği gibi Küba, ABD'nin ezeli düşmanı, Castro'nun memleketi bir ülke. Ancak Küba Adası'nın güneydoğu ucunda, ABD toprakları olan bir yer var: Guantanamo. Burada ABD üssü ve meşhur esir kampı bulunuyor. ABD, 11 Eylül'den sonra özellikle Afganistan ve daha sonra Ortadoğu ve Afrika'da "Teröre Karşı Küresel Savaş" bünyesinde ele geçirdiği "tutsaklar"ı buradaki üste gözlem altında tutuyor. Dünyanın görmüş olduğu en aşağılık devlet adamlarından biri olan George Bush ve onun daha da rezil yönetiminin, her türlü hukuk ve insaf kaidelerine karşı gelerek ve haklarında herhangi bir suçlama, iddia vs'de bulunmadan öylece esir tuttuğu bu tutsakların durumu, uluslararası kamuoyunun yoğun tepkisini çekmekte. Uluslararası ve iç hukuktan kaçınmak için bu tutsaklar ABD hükümeti tarafından uydurulmuş bir terim olan "düşman savaşçı" (enemy combattant) olarak adlandırılıyor.