C4ISR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
C4ISR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21/10/2014

Bölgesel Jeopolitik Gelişmeler ve Savunma Teknolojileri: 2020 Öngörüleri

Eser: "Geopoliticus Child Watching
the Birth of the New Man"
Salvador Dali
Bu makaleyi, geçtiğimiz hafta Bahçeşehir Üniversitesi tarafından düzenlenen İleri Teknolojiler Çalıştayı için hazırlamıştım. Çalıştay programında son gün oturumunda konuşmacı olarak duyurulmuş olmama rağmen, herhangi bir açıklama ya da mazeret göstermeden bildirimi sunmama fırsat verilmedi. Her ne kadar önemli eksiklikleri olsa da, makaleyi aşağıda paylaşıyorum. Çalıştay için hazırlamış olduğum sunumu da geliştirip ayrıca paylaşacağım.


1.   Giriş

Savunma teknolojileri, doğası gereği ekonomik, ticari, askeri ve bilimsel çok sayıda boyuta sahip, disiplinlerarası bir konudur. Savunma teknolojilerinin yönünü ve kapsamını belirleyen ana etken, ülkelerin askeri güçlerinin ihtiyaçlarıdır. Bu ihtiyaçlar ise, ulusal güvenlik algısının ve ulusal stratejilerin ışığında şekillendirilmektedir. Dolayısıyla savunma teknolojileri, üreten ya da tedarik eden (müşteri) ülkelerin jeopolitik gündemleri ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmektedir.

Savunma sanayiinin sadece ulusal güvenliği kurma ve korumada bir araç değil, aynı zamanda ulusal ekonomiye katma değer sağlayan bir sektör olduğu hususu gözden kaçırılmamalıdır. Bu katma değer, sadece ulusal ihtiyaçların karşılandığı, iç pazara yönelik bir sektörel faaliyet olarak değerlendirilmemelidir. Savunma sanayii bir dışsatım (ihracat) kalemi olarak aynı zamanda bir uluslararası ilişkiler ve yumuşak güç (soft power) unsurudur. Başka bir deyişle savunma teknolojilerinin ihracatı, ülkelerin uluslararası ilişkilerinin ana konularından biridir.

Bu ana hususlardan hareketle, savunma teknolojilerine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli eğilimleri tespit etmek için, bu teknolojilerin geliştirilmesine yön veren bölgesel jeopolitik gelişmelerin incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, dünya çapında halen gündemde olan başlıca jeopolitik kriz bölgeleri ve bu bölgelerin savunma sistem ihtiyaç ve eğilimlerine etkileri genel bir çerçevede incelenecek, tespitler ışığında 2020'li yıllara dair değerlendirme ve görüşler paylaşılacaktır.

25/09/2013

Calût'u Davud Yapmak Mümkün mü?



Mark Bowden'ın The Atlantic için kaleme aldığı ve 14 Ağustos tarihinde yayınlanan "The Killing Machines - How to Think About Drones” (Ölüm Makinaları – Dronlar Hakkında Nasıl Düşünmeli) başlıklı makale ve makalenin girişinde kullandığı benzetme, uzun zamandır taslak halinde olan ve bir türlü bitiremediğim bu yazı için hem ilham kaynağı hem de ateşleyici oldu.

Bu son derece kapsamlı ve bir o kadar da dolu makalesinde Bowden, insansız hava araçlarının (İHA) çıkış noktasını, içerdikleri temel teknolojileri ve halen devam eden çeşitli teknolojik, hukuki ve siyasal tartışmalardaki yerlerini oldukça yalın bir dille okuyucuya sunuyor.

Bowden, yazısına Davud (David) ve Calût’un (Goliath) efsanevi düellosuna atıfta bulunarak başlıyor. Benim de taslağımın girizgâhı bu şekilde idi. Ancak ben bu düelloyu, sadece İHA değil, daha geniş bir bağlam içinde kullanmayı düşünüyorum. Çığır açmak ya da “gerçekleri göz önüne sermek” gibi bir niyet ya da hevesim yok, sadece kafamın içindeki tilkilerden bir kısmını kuyruğundan yakalayıp teşhir etmek, soruyu ya da sorunu maddeler halinde özetlemek istiyorum, bulutlar ardında gizlenmiş olsa da.

Kahve stoğum taze olduğuna göre yakalayacağım tilki sayısı az olmayabilir.

22/08/2013

Gökyüzünde Yalnız Duran Sensörler: Aerostatlar

"Hey Rob, dünkü maç ne oldu?"

"Rangers, Brewers'ı ezdi. Milwaukee hiç bu kadar aşağılanmamıştı herhalde"

"Texas sürpriz yapmadı da diyebiliriz aslında"

Zulasında sakladığı birasını açarken John, Rob'un tespitini ince ve alaycı bir gülümseme ile onayladı. Rob'a da bir kutu uzattı ama arkadaşı reddetti. İstemediğinden değil, misafiri oldukları ülkedeki kısıtlı bira kaynaklarını idareli kullanması gerektiğini bildiği için.

Dondurucu çöl gecesinde biraya fazla da ihtiyacı yoktu zaten.

Hızlı yudumlarla birasını çabucak bitiren John gözlerini ovuşturarak ekrana baktı. Rob ise önceki gece kalibrasyon için söktükleri devre kartını inceliyordu. Kart kalibrasyonundan nefret eden arkadaşının şimdiden sıkıldığını hisseden John, onu sohbetle oyalamaya karar verdi:

"Sence savaş çıkacak mı?"

"Sanmıyorum. Adam ülkesini 8 senede mahvetti zaten. Sanırım bağırıp çağırıp tehditlerle istediğini koparmaya çalışacak"

"Umarım öyle olur. Ama her halükarda bir an önce defolup gitmek istiyorum."

"Ev sahiplerimiz iyi para veriyorlar, benim şikayetim yok".

"Ev sahiplerimiz TCOM'a iyi para veriyorlar. TCOM bize hakettiğimizi vermiyor bence"

Rob sessiz kalarak onayladı. TCOM'un Kuveyt'ten aslında resmî sözleşme bedelinden çok daha fazla para aldığı, derin bağlantıları olduğu gibi dedikodular zaten kafasını yeterince karıştırmıştı. Tüm bu ilişkiler yumağında kendini ucuz bir paralı asker gibi hissediyordu. Elektronik mühendisliği derecesi almak için uğraştığı senelerin karşılığı, üzerine radar takılı bir zeplinin düşük maaşlı operatörlüğünü, hem de bir çölün ortasında yapmak olmuştu. Kendini sıklıkla kendine ihanet etmiş gibi hissetmeye başlamıştı. Keşke Honeywell'den gelen teklifi kabul etseydi...

"Rob bu nedir sence?"

John'un ekranda gösterdiği parıltıya bakan Rob'un gözleri yuvalarından fırladı. Deneyimi, ekranda gördüğünün John'un az önceki sorusunun yanıtını almış olduklarını söylüyordu.

Ekranda, yukarıdan aşağıya doğru akmakta olan, en az birkaç kilometre uzunluğunda metal bir kütle görünmekteydi. Ağır ağır akan parlak ve kalın bir nehir gibi Mutla Tepesi'ne doğru iniyordu. Bu kadar yoğun bir görüntüye ancak tek bir şey neden olabilirdi: Yüzlerce tank, zırhlı araç ve kamyondan oluşan bir konvoy. Korktukları başlarına gelmişti.

Telefona sarılan Rob hemen Kuveyt'teki Amerikan askeri misyonu USLOK'un komutanını aradı.

"Albay Mooneyham? Özür dilerim efendim, gecenin 11'inde rahatsız etmek istemezdim ancak çok önemli bir durum var"

"Sorun değil.. Nedir durum?"

"Efendim, Balondaki radarımız Irak sınırından güneye doğru çok büyük bir mekanize birlik hareketi tespit etti. Doğruca sınırı geçmek üzere ilerliyorlar"

"Emin misiniz?"

"Evet efendim. Şu anda saat 11. Bu hızla ilerlemeye devam ederlerse saat 01 gibi Abdali Otoyolu'na ulaşırlar"

"Tamam. Siz balonun istasyonla bağlantısını kesin ve derhal orayı terkedin. Büyükelçiliğe ulaşmaya çalışın. Ben ilgili yerleri bilgilendireceğim".

28/05/2013

Doğu Akdeniz'de Kim Daha İyi Görüyor, Kim Daha İyi Duyuyor?

Doğu Akdeniz'de yeni bulunan enerji kaynakları ve bunların paylaşımı konusundaki ihtilaflar, bölgeyi yeni bir potansiyel "sıcak nokta" haline getirdi. Arap Baharı sürecinin devamında 2011'den bu yana devam eden iç savaş ile mahvolan Suriye'nin oluşturduğu jeopolitik kara delik, Türkiye - İsrail gerginliği, İsrail'in bölgedeki askeri - politik açılımları gibi etkenler de bu noktanın sıcaklığını artırdı.

Bilhassa münhasır ekonomik bölge paylaşım krizi ile ortaya çıktı ki, kıyıdaş ülkelerin askeri - istihbari kaynakları, iddialarını savunmada son derece hayati öneme sahip. Bu önem, 2012 Haziran'ında Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir RF-4ETM keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesi olayı ile daha da dramatik şekilde vurgulandı.

Anlaşıldı ki, Doğu Akdeniz'deki stratejik resmi tam ve net gören ülke, bu bölgedeki hak ve hukukunu korumada tartışmasız güce sahip.

Peki bu konuda durum nedir? Doğu Akdeniz ülkelerinin hava ve deniz konuşlu istihbarat, keşif ve gözetleme (İGK; Intelligence, Surveillance, Reconnaissance; ISR) kabiliyetleri ne seviyede? Açık kaynakları tarayarak, Mayıs 2013 itibariyle bölge ülkelerinin elindeki aktif hizmette bulunan İGK kabiliyetlerinin bir dökümünü çıkardım.

Umarım bölge dengeleri ve jeopolitiğen ilgi duyan okura yardımı olur.

20/12/2012

Makinaların Yükselişi

X-47B, USS Harry Truman uçak gemisinin güvertesinde
taksi denemelerinde. Normalde kokpitteki pilotları
el ve vücut hareketleri ile yönlendiren yer personeli
neler hissediyordur acaba?
Aralık ayının başı, insansız hava aracı (İHA) teknolojileri açısından son derece önemli iki gelişmeye sahne oldu. Önce 1 Aralık günü erken saatlerde çeşitli Avrupa ülkelerinin birlikte geliştirdikleri nEUROn insansız muharip hava aracı (İMHA), Fransa'nın Istres şehrindeki Dassault tesislerinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. [1] 9 Kasım günü ise, Northrop Grumman tarafından geliştirilen bir İMHA prototipi olan X-47B, ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait CVN75 Harry S. Truman uçak gemisinin güvertesinde taksi denemelerine başladı. [2]

İMHA'ların gelişimi açısından önemli iki dönüm noktası aşıldı. Peki gidişat hangi yönde? İnsansız savaş uçakları gökyüzünün tek hakimi olabilecek mi? Savaş pilotları görevlerine klimalı ofislerde mi devam edecek?

Bu soruların yanıtlarına odaklanmadan önce X-47B ve nEUROn projelerine genel hatları ile bakmakta fayda var.

18/07/2012

Görüş Alanını Genişletmek: Gorgon Stare WAAS

İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemlerinin istihbarat ve görüntüleme kabiliyetleri için "BBG Evi" benzetmesi, ne yazık ki kamuoyunun bilinçaltına işlenmiş durumda. Bu sistemlerin havada olması, uçtukları bölge üzerindeki her hareketi, şüpheli her durumu ya da her hedefi her şekilde görebileceklerine dair bir beklentiyi doğuruyor. "BBG Evi" söyleminin, muhtemelen kasıtsız ve yine muhtemelen dolaylı olarak sebep olduğu bu algı, İHA'ların görev yaptığı bir bölgede gerçekleşen bir baskın, saldırı ya da pusu durumunda kitlesel bir tepkiye dönüşebiliyor.

Genel olarak İHA'ların standart görev sistemi, çoğunlukla burun kısımlarına monte edilmiş bir kameradan oluşuyor. Çoğu MALE (Medium Altitude Long Endurance; Orta İrtifa Uzun Havada Kalış) tipi İHA'da ayrıca SAR (Synthetic Aperture Radar; Yapay Açıklıklı Radar) tipi radarlar ve/veya elektronik istihbarat / sinyal istihbaratı (ELINT / SIGINT) sistemleri de bulunuyor. ISR (Intelligence, Surveillance, Reconnaissance; İstihbarat, Gözetleme, Keşif) görevleri tek sistem ve tek tip sensöre bağlı gerçekleştirilmiyor; aynı hava savunması gibi iç içe geçmiş katmanlardan oluşan bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Öte yandan, İHA'ların taşıdıkları kameralar sadece gündüz görüş tipi kameralar olmuyor. Bunlar FLIR (Forward Looking Infrared; İleri Bakışlı Kızılaltı) tipi, ısıl kameralar. Ortamın ve hedeflerin ısıl izlerini görüntüye çevirebilen, dolayısıyla gündüz ve gece her hava şartında görüntü sağlayabilen, bazı modelleri ayrıca lazerle işaretleme de yapabilen tümleşik sistemler. Bu son özellikleri ile hedef aydınlatmada da kullanılabiliyorlar. Dolayısıyla dost topçu ve hava birlikleri için hedef tespit, teşhis ve tayininde de kullanılabiliyorlar.

Ancak klasik İHA FLIR sistemlerinin çok önemli bir dezavantajı var.

24/05/2012

İnsansız Hava Araçları: Quo Vadis?

İnsansız Hava Araçları (İHA), gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Bu sistemlerin kullanılması, satın alınması ya da geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası ilişkiler gündemini şekillendiren bir güce sahip oldu. ABD'nin Pakistan'daki İHA saldırıları, İran'ın bir ABD İHA'sını düşürmesi, Uludere Olayı ya da Türkiye'nin ABD'den alacağı Reaper İHA'ları, çok karmaşık askeri ve siyasi yan etkiler doğurdu örneğin.

Bu kadar güçlenen" robot uçaklar", yakın gelecekte "savaşuzayı"nın dinamiklerini kökünden değiştirecek muhakkak. Peki bu değişim nasıl olacak?

Ben şu şekilde bir öngörüde bulunuyorum.

18/05/2012

Uludere Olayı ve ISR Savaşı

28 Aralık 2011 gece saatlerinde Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 savaş uçakları, Şırnak'ın Uludere ilçesi yakınlarında sınırdan geçen bir kafileyi, lazer güdümlü bombalarla vurdu. İnsansız Hava Araçları (İHA) ile desteklenen ve yaklaşık 45 dakika süren görevin sonuçları ve etkileri ise insanî boyutu bir yana, giderek karmaşıklaşan bir hal almış durumda.

Sonradan kaçakçı olduğu anlaşılan 34 vatandaşın hayatını kaybettiği olayda tüm dikkatler doğal olarak, görevden önceki istihbarat oluşturulması ve akışına yoğunlaştı. Grubun ilk olarak ne zaman ve nasıl tespit edildiği, kafilenin PKK'lı teröristlerden oluştuğu istihbaratının nasıl oluşturulduğu, vur emrinin nasıl verildiği gibi sorular, konunun içeriği itibariyle siyasi içeriği de haiz olarak sorulmaya başladı. O kadar ki, olay AKP hükümetinin Kürt açılımını ve Kürt kökenli vatandaşlarla kurmaya çalıştığı iletişimi tehdit eder hale geldi.

Tüm bu karmaşa, hafta ortasında iyice içinden çıkılmaz bir hale gelmiş görünüyor.

05/09/2011

Kopan Türkiye - İsrail İlişkilerinin Gazisi: HvKK ISR Kabiliyeti

Mavi Marmara baskını sonrası gerilen ve basına sızdırılan Birleşmiş Milletler raporundan sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı açıklamadan sonra Türkiye -  İsrail ilişkileri kopma noktasına geldi.

Davutoğlu’nun 2 Eylül günü yaptığı açıklaması, 5 maddelik bir önlem paketini de içermekte idi. Bu önlemler:

1. Türk – İsrail diplomatik ilişkilerinin ikinci katip düzeyine indirilmesi
2. Türkiye ile İsrail arasındaki tüm askeri anlaşmaların askıya alınması
3. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki “seyrüsefer serbestisi” için gerekli gördüğü tüm önlemleri alması
4. Türkiye’nin, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukanın Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini sağlamak için girişimlere başlaması
5. Mavi Marmara baskını mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine her türlü desteğin sağlanması

28/03/2011

Savaş Uzayı Yönetiminde Modelleme Ve Simülasyon Yazılımlarının Eşgüdümlü Kullanımı

GİRİŞ
Bilişim ve muhabere tekonolojilerindeki gelişmelere paralel olarak, savaş uzayını teşkil eden unsurlar arasındaki etkileşim, çok katmanlı bir nitelik kazanmıştır. Bu çok katmanlı yapının merkezinde ağ odaklı iletişim sistemleri bulunmaktadır. Klasik dikey hiyerarşik yapının yerine, tüm unsurların birbiri ile çift yönlü etkileşimde bulunduğu bu yapı, planlama, sevk ve idare hususlarına yönelik olarak yeni yaklaşım ve metodolojilerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır.

Modelleme ve simülasyon teknolojilerindeki gelişmeler, savaş uzayını teşkil eden tüm unsur ve etkenlerin yüksek hassasiyette modellenmesini mümkün kılmıştır. Bu kabiliyet, harekât planlamasından sistem tedariğine kadar pek çok süreçte kullanılmaya başlanmıştır. Ne var ki, söz konusu unsurların sahip oldukları ana ve alt sistemlerin sayılarının artıp niteliklerinin giderek karmaşıklaşması, anılan sistemlerin benzetiminde de benzer şekilde katmanlı bir yapının oluşturulmasını zorunlu kılmıştır. Başka bir deyişle, bir sistemler sistemi haline gelen savaş uzayının benzetimi, ancak bir simülasyonlar sistemi ile mümkün olmaya başlamıştır.

02/02/2011

Uzaktan Kumandalı Savaşçılar

Askerlik, insanın fiziksel ve psikolojik varlığını en fazla zorlayan "meslek"lerin başında gelir herhalde. Meslek kelimesini özellikle tırnak içine aldım zira, askerliğin sözgelimi doktorluk, mühendislik ya da avukatlık gibi mesleklerden çok farklı yönleri olduğunu düşünüyorum. Askerlik ya da asker olmak bir hayat kazanma ve geçinme biçimi değil, insan doğasındaki daha derinlerde bir yerlerden çıkmış bir niteliği var. Mızrak - kılıçla olsun, güdümlü füze ile olsun öldürme ve hayatta kalma üzerine kurulu, sistemler, teknikler ve kurallardan müteşekkil bir olgu.

13/09/2010

Ağ Merkezli Muharebe Üzerine Notlar - II: Durumsal Farkındalık

Grafik: http://www.dir-diver.com/en/knowledge/situational_awareness.html
PKK’nın sözde eylemsizlik kararına kadarki süreçte artan saldırılarda, karakol baskınları özellikle kamuoyunun gündeminde çokça yer aldı.

Bunun sebebi, bazı tarafların yürüttükleri psikolojik harekât doğrultusunda yaydıkları kara ve gri propaganda ürünü haberler. Hatırlanacağı üzere bu haberlerin ekserisi, Heron insansız hava araçları üzerine yoğunlaşmıştı.

“Her şerde bir hayır vardır” misali, bu saldırıların ön plana çıkardığı önemli bir husus var, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken: Durumsal Farkındalık.

05/07/2010

Türkiye'nin Havadaki Gözleri Keskinleşiyor

Işık modernizasyonundan geçmiş bir RF-4E,
yeni kodu ile RF-4ETM
SavunmaSanayi.net'te sevgili dostum Özge Kılınç imzası ile 29 Haziran'da yayınlanan "Alman Parlamentosu'nda Türkiye Soru Önergesi" başlıklı haber, iki konu ile ilgili son derece önemli ve ilginç bilgi içeriyor.

Bunlardan birincisi, Türkiye'nin Almanya'dan tedarik ettiği Leopard 2A4 ana muharebe tankları ile ilgili.

Bilindiği üzere Türkiye Almanya'dan 2006 - 2009 yılları araasında 298 adet ikinci el Leopard 2A4 tankı transfer etmişti. M-60T ve Leopard 1T modernizasyon projeleri ile birlikte kara kuvvetlerinin vurucu gücünün modernizasyonuna önemli katkı sağlayan bu transferin ardından ikinci paketin de gündemde olduğuna dair uzun süredir haberler çıkmaktaydı.


03/02/2010

On the Threshold of Digital Battlefields

Aylık jeopolitika ve güvenlik dergisi olan Eurasia Critic Ocak 2010 sayısında, "2020: Projections" (2020: Öngörüler) özel dosyası ile, önümüzdeki 10 yıl için savunma, güvenlik, politika ve istihbarat alanına dair öngörü çalışmalarına yer verdi.

Bu özel sayıda, bilişim teknolojilerinin savunma ve güvenlik alanına verdiği yönü incelemeye çalıştığım, "On the Threshold of Digital Battlefields" (Sayısal Savaşalanlarının Eşiğinde) başlıklı makalem de yayınlandı.

Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

31/01/2010

Füzeyle Bisiklet Vurmak, Muhriple Sandal Kovalamak

Bir süre önce, İngiliz Kraliyet Donanması’nda görev yapmış emekli bir subayla sohbetimde çok ilginç bir anekdot dinledim. Kendisinin aktardığına göre, Afganistan’daki İngiliz birliklerinin halen en çok sarfettikleri mühimmatın başında Javelin güdümlü tanksavar füzesi gelmekte imiş. Bu füzelerin de en çok kullanıldıkları hedefler, motosiklet ve bisiklet kullanan, RPG roketatarları ile silahlanmış Taliban / El Kaide militanları imiş. Cepheden saldırırken görece hızlı hareket eden ve çok ince bir hedef teşkil eden bu militanların piyade tüfeği ve makinalı tüfeklerle etkisiz hale getirilmesi çok zor olduğundan, çoğunlukla uzak mesafeden güdümlü tanksavar füzesi ile ateş edilmekte imiş (Nitekim İngiltere kısa süre önce Raytheon’a 176 Milyon Dolar karşılığı 1,300 adet Javelin füze siparişi verdi. Teslimatların 2012’ye kadar tamamlanması öngörülüyor).

Konuştuğum emekli subay, tank ve koruganlara karşı kullanılmak için tasarlanan füzelerin bisiklet gibi asimetrisi yüksek hedeflere karşı ateşlenmesinin ilk bakışta çok komik göründüğünü ancak birliklerin başka çarelerinin olmadığını söyledi.

Bu örnek aslında, modern orduların karşı karşıya oldukları meydan okumanın ulaştığı boyutu çok güzel özetlemekte. Javelin gibi füzeler tankları, Fulda Ovası’na akan Sovyet / Varşova Paktı tanklarını durdurmak için tasarlanmıştı. Bisiklet üzerindeki RPG’li, sivil kıyafetli militanları değil.

16/06/2009

Bir Süreç Yönetimi Olarak Ağ Merkezli Muharebe

Bir savunma sistemi alalım. İlerleyen satırlarda ortaya çıkacak ki, aslında ele aldığımız ürünün bir “savunma” sistemi olması o kadar da elzem değil. Otomotiv, elektronik, mobilya vb de olabilir.

Ama biz “savunma”dan gidelim (”saldırı”dan değil!)

Bu bir insansız hava aracı olsun. İstihbarat, keşif ve gözetleme (ISR: Intelligence, Reconnaissance and Surveillance) görevlerinde kullanılacak bir İHA.

Bu sistemi silahlı kuvvetler envanterine alıp kullanıma sokup kullanmak ve daha sonra emekliye ayırıp hurdalığa göndermek, birbirini takip eden süreçler silsilesini gerektirir. Bu süreçler kabaca şu şekilde özetlenebilir:

22/04/2009

Ağlarla Donatılan Savaş Alanları

Son yıllarda savunma sistemleri ile ilgili değerlendirme, haber yorum ve sair yazılarda sıkça adı geçen bir kavram var: Ağ Merkezli Muharebe (Network Centric Warfare). Bu kavrama eşlik eden ve klişeleşmeye başlayan pek çok da terim bulunuyor: “Transformation”, “Situational Awareness”, datalink gibi. Peki nedir bunlar? Nedir bu kavramların ifade ettiği şey?

Aslında çok yeni ya da devrimsel şeyler değil. Bir örnek üzerinden gidelim:

02/01/2009

Ağ Merkezli Muharebe Üzerine Notlar - I

Soğuk Savaş’ın sona ermesi, dünya jeopolitik sistemini ve doğal olarak askeri taktik ve stratejileri, organizasyonları ve sistem ihtiyaçlarını kökünden değiştirmiştir. Çift kutuplu dünyanın belirgin tehditlerinden, tek kutuplu dünyanın belirsizlik ortamına bu geçişte, daralan savunma bütçeleri, gelişen teknoloji ve iletişim olanakları, sosyo – ekonomik olgulara paralel olarak artan yerel çatışma ve terör eylemleri, 21. Yüzyılın başında askeri planlamacılara, bir önceki yüzyılınkinden tamamen farklı bir meydan okuma sunmuştur.

28/09/2006

Güney Afrika'ya EMB-145 Erieye HEİK Sistemi

Flight Global'in haberine göre son yıllarda hızlı bir modernizasyon faaliyeti yürüten Güney Afrika, havadan erken ihbar ve kontrol (HEİK) uçağı tedariğini tartışıyor. HEİK uçağı ihtiyacının gerek EEZ (Economic Exclusion Zone) gerekse 2010 Olimpiyat Oyunları güvenliği çerçevesinde gündeme geldiği belirtilmiş. HEİK için gündemdeki aday, Embraer EMB-145 platformu üzerindeki Ericsson Erieye sistemi.

24/04/2006

USAF tests internet capability over Link 16

GRAHAM WARWICK / WASHINGTON DC

Networking existing combat aircraft could become easier following demonstration of the ability to send Internet Protocol (IP)-based data via the Link 16 terminals now used in thousands of platforms.

The US Air Force, with BAE Systems and SRA International, has test-flown a new IP-based waveform, dubbed Fast Access Secure Transfer (FAST), that allows low-latency, high-throughput data, such as urgent target video, to be transmitted via narrowband Link 16. “We are looking at the retrofit of 3,000-4,000 existing Link 16 terminals so that they can become nodes in an IP-based network,” says BAE’s FAST programme director Jeffrey Adams. The terminal must be modified, but the existing cabling and antenna can be retained.