15/09/2016

Türkiye’nin Savunma Reformu

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda oldukça geniş kapsamlı bir temizlik ve yeniden yapılandırma çalışması başlatıldı. Bu çalışmaların odağında ise, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bulunuyor. Yapılan kanuni düzenlemelerle TSK'nın kuruluş, işleyiş ve yapısında kapsamlı bir değişim yaşandı, bu değişim ve dönüşüm süreci bir süre daha devam edeceğe benziyor.

Bu kapsamda doğal olarak TSK özelinde Türkiye'nin savunma ve güvenlik mekanizmasının yenilenmesi de gündeme geldi. Soğuk Savaş'ın ortam ve şartlarına göre şekillenmiş savunma ve güvenlik mimarisinin, Türkiye'nin kendi ihtiyaçları ve koşullarına göre değişim ve dönüşüme tabi tutulması gerekmekte. Sadece organizasyonel değil aynı zamanda kültürel ve düşünsel bir dönüşümü de zorunlu kılan bu süreç, pek çok farklı disiplinden asker ve sivil uzmanın birlikte çalışmasını gerektiriyor.

Bu sürece düşünsel bir katkı sağlamak amacıyla kaleme aldığım, "Türkiye'nin Savunma Reformu: Tespit ve Öneriler" başlıklı analiz raporum, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Bilimleri Vakfı tarafından yayımlandı. Raporun tam metnine buradan erişebilirsiniz.

11/09/2016

02/09/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 01.09.2016


TSK'nın Cerablus çevresindeki IŞİD unsurlarına karşı mücadele veren ÖSO birliklerine topçu desteği devam etti.

ÖSO'nun ilerlemesi, Cerablus'un batısı istikametinde devam etti.

TSK gün içinde yaptığı açıklama ile harekâtın bugüne kadarki bilançosunu paylaştı.

01/09/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 31.08.2016

Harekâtta bir hafta geride kalırken TSK - ÖSO unsurlarının ele geçirdiği alanın toplam yüzölçümü 400 kilometrekareyi aştı. 25km civarında bir derinliğe ulaşılırken ele geçirilen köy sayısı da 32 oldu.

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, sınır hattının Gavureli - Çobanköy arasında kalan kesiminin IŞİD'den temizlenmesinden sonra sıradaki hedefin el Bab olabileceğini söyledi. Mustafa, Münbiç ve Cerablus'tan kaçan IŞİD militanlarının buraya yerleştiğini ekledi.

ÖSO, Sacır Suyu boyunca batıya ilerlemesini sürdürerek Halvancı, Muhsinli ve Hasan Sağır köylerini ele geçirdi.

31/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 30.08.2016


30 Ağustos günü görece sakin geçti. ÖSO ile PYD arasında bir çeşit ateşkes anlaşması sağlandığı bilgileri geldi. Bu iddialar Türk Dışişleri kaynakları tarafından yalanlandı.

Cerablus'un batısında IŞİD ile çatışmalar yer yer devam etti. Akşam saatlerinde bir Türk tankının vurulduğu bildirildi.

Gece ise, el Bab'a düzenlenen bir hava saldırısında IŞİD'in önde gelen isimlerinden ve örgütün sözcüsü Ebu Muhammed el Adnani öldürüldü.

Scorpene Skandalı: Binden Fazla Nasihata Bedel bir Musibet

Türkiye'de neredeyse tüm gündem 15 Temmuz darbe girişimi, devlet kademelerinin Gülen cemaati mensuplarından temizlenmesi ve Fırat Kalkanı Harekâtı ile meşgul durumda. Bu nedenle, geçtiğimiz hafta dünyanın öteki ucunda patlak veren bir skandal pek farkedilmedi. Skandalın boyutları, üç ülkede deprem etkisi yarattı ve farklı ülkelere de sıçrayabilir. Mali boyutu ise on milyarlarca dolar mertebesinde.

Avustralya'da yayımlanan bir gazete, Fransa'nın Hindistan için inşa etmekte olduğu denizaltıların tüm proje dokümanlarını ele geçirdi. 22,000 sayfa tutan ve denizaltıların tüm sistemlerinin tasarım ve performans ayrıntılarını içeren bu dokümanların bir kısmı yayımlandı. Skandala çarpan etkisi yapan ise, Fransa'nın Hindistan ihalesini rüşvet ile almış olması iddiaları ve kısa süre önce Avustralya'nın yaklaşık USD40 milyar tutarındaki denizaltı ihalesini de -benzer tipteki denizaltı için- Fransa'ya vermiş olması.

Skandal, çıkış şekli ve muhtemel sonuçları nedeniyle yakından incelenmeyi hak ediyor.

30/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 29.08.2016


Fırat Kalkanı'nın altıncı gününün en önemli gelişmelerinden biri, ÖSO'nun Sacır Suyu'nun güneyine inmesi oldu.

PYD'nin Menbiç'e asker ve silah takviyesi yapmaya başladığı bildirildi. Ancak örgütün bir sözcüsü, bir takviyenin söz konusu olduğunu ancak bunun PYD tarafından yapılmadığını söyledi.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, PYD örgütünün Fırat Nehri'nin doğusuna geçmemesi halinde hedef olacağını açıkladı.

Harekâtın hedeflerine ilişkin Türkiye'den en somut açıklama, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Kurtulmuş, "Türkiye’nin hedefi açık, sınırlarını korumak. DAEŞ başta olmak üzere Türkiye’ye karşı faaliyet gösteren terörist yapıları, belirttiğiniz genişliği 90, derinliği 40 km kadar olan operasyon alanından süpürmek" diyerek harekâtın sınırlarını çizdi. Kurtulmuş ayrıca, PYD'nin Menbiç'ten ayrılmasının Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu da vurguladı.

29/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 28.08.2016

Beşinci gününde Fırat Kalkanı, Cerablus ve Çobanbey merkezli olarak devam etti.

ÖSO birlikleri, Cerablus köprübaşından batıya ve güneye doğru ilerlemeye devam etti. Güneye inen kol, Münbiç'e 12km kadar yaklaştı; batıya doğru ise Çobanbey köprübaşından gelen grup ile mesafe 27km'ye kadar indi.

Cerablus'un güneyindeki hedeflere karşı Türk Hava Kuvvetleri'nin düzenlediği hava saldırıları fasılalarla devam etti. Bu arada Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bombardımanda sivillerin hayatlarını kaybettiğini açıkladı. Bu iddia Başbakanlık tarafından yapılan bir basın açıklaması ile kesin bir dille reddedildi.

28/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 27.08.2016

Harekâtın dördüncü günü çatışmalar şiddetlendi, TSK'nın operasyonları yoğunlaştı.

Öğleden önce 1000 sularında topçu birlikleri ve savaş uçaklarının, Cerablus'un güneyini vurduğu haberleri geldi. Bölgedeki bir cephaneliğin vurulduğu bildirildi.

ÖSO, Cerablus'un güneybatısına doğru ilerlemeye devam etti. Gün boyunca beş köy ele geçirildi.

Akşam saatlerinde PYD tarafından gerçekleştirilen saldırı ile TSK, harekâttaki ilk kaybını verdi. İki tanka yapılan tanksavar füzeli saldırı sonucu bir asker şehit oldu, üç asker yaralandı.

27/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 26.08.2016

Fırat Kalkanı'nın üçüncü gününde, harekâtın merkezi olan Karkamış'a takviye birlik sevkiyatı devam etti.

Korgeneral Zekai Aksakallı ile birlikte 2'ci Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel'in de Cerablus'a gittiği ortaya çıktı.

Kara Kuvvetleri'ne bağlı istihkâm birlikleri, Cerablus'a kadar olan bölgedeki mayın ve tuzakların tespit ve imhası faaliyetlerine devam ettiler. Topçu birlikleri, tespit edilen IŞİD unsurlarını ateş altına aldılar. 

26/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 25.08.2016

Fırat Kalkanı Harekâtı'nın ikinci günü görece sakin geçti.

Cerablus'a yerleşen ÖSO unsurları, şehrin çevre emniyetini aldılar.

Günün en önemli haberi, Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'nın Cerablus'a gelmesiydi.

Harekâta ilişkin, hükümet çevrelerine yakınlığı ile bilinen gazeteci Abdülkadir Selvi bazı bilgileri paylaştı. Selvi'nin aktardığı bilgilerin öne çıkanları şöyle:

25/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 24.08.2016


24 Ağustos günü erken saatlerde Gaziantep ilinin Türkiye - Suriye sınırı yanı başındaki Karkamış ilçesinin hemen karşısında bulunan Cerablus kentine düşmeye başlayan top mermileri, Ortadoğu'daki Gordion düğümüne yeni bir ilmek eklendiğinin habercileriydi.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı gruplarla birlikte eşgüdümlü bir şekilde sınırı geçerek Cerablus kentine doğru bir harekât başlattı. Adı "Fırat Kalkanı" olarak duyurulan harekât, Suriye İç Savaşı'nın seyri açısından da bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Harekâtın ilk günü yaşanan gelişmelerin bir özetini derlemeye çalıştım, sonuna yorumlarımı da ekleyerek.

20/08/2016

31/07/2016

15 Temmuz'un Ardından

15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye büyük bir felaketin eşiğinden döndü. O gece yaşananların nedenini, nasılını analiz etmek benim için kolay değil, iki nedenden ötürü: 1. Üzerinden iki hafta geçmiş olmasına rağmen yoğunluğu azalmamış olan bilgi kirliliği, 2. Yaşadığım şoku ve travmayı hala atlatamamış olmam.

12 - 15 Temmuz tarihleri arasında iş icabı, İngiltere'de düzenlenen Farnborough 2016 hava gösterisine katılmıştım. Türkiye'ye dönüş uçağım 15 Temmuz yerel saatle 2215 idi. Dönüş uçağını özellikle geç bir saatte seçmiştim: Hem fuarın son gününde kendim için gezmeye fırsatım olması hem de Heathrow Havaalanı trafiğine yakalanmamak için. Fuar çıkışı havaalanına özellikle erken bir saatte gittim: Önce bayram ardından da tatil nedeniyle zaten iyice geciktirmiş olduğum Dört Deniz Bülteni'ni tamamlamak için.

Türkiye saati ile 2130 sularında ilk olarak İstanbul Beylerbeyi'nde Cumhurbaşkanlığı köşkü ve Boğaz Köprüsü önündeki askeri hareketliliğe dair haberlere gözüm takıldı. Sosyal medyada mesajlar ve görseller hızla akmaya başladı. Kısa süre sonra ise eşimden aldığım mesaj beni tedirgin etti: Ankara üzerinde jetlerin çok alçaktan uçtuğunu, bir bilgim olup olmadığını soruyordu.

29/07/2016

23/06/2016

TFX Projesi: Ne? Ne İçin? Nasıl? - 3

Savunma ve Havacılık dergisinin 172'nci sayısında "Ülkemizin Mavi Göklerdeki Elçileri: Türk Yıldızları" başlığı ve İbrahim Sünnetçi imzası ile yayımlanan makalede, Türk Hava Kuvvetleri (HvKK) bünyesindeki hava gösteri filosu olan Türk Yıldızları'nın tarihçesi ve gelecek planları ile ilgili ayrıntılar yer alıyor.

Makalenin "2016 Gösteri Programı ve Geleceğe Dönük Hedefler" alt başlıklı son kısmında ise, filonun halen kullandığı NF-5A/B 2000 uçaklarının halefleri ve bunlara geçiş aşamaları aktarılmış. Buna göre halen hizmetteki NF-5A/B 2000'lerin faydalı kullanım ömürleri 2020'de dolacağı için, bu uçakların HvKK envanterindeki F-16C/D Block 30'larla değiştirilmesi planlanmış bulunuyor. Makalede aktarıldığına göre yapısal iyileştirme çalışmalarının tamamlanmasından sonra F-16 Block 30'ların 2018 yılından itibaren Türk Yıldızları hizmetine verilmesi öngörülmekte. Bu uçakların da 2030'dan itibaren Milli Muharip Uçak (TFX) ile değiştirilmesi hedeflenmiş.

Bu bilgiyi bir kenara koyalım. Zira HvKK'nin ve dolayısıyla TFX'in geleceğine dair önemli ipuçları içeriyor.

TÜBİTAK tarafından 11 - 12 Mayıs tarihlerinde Ankara Bilkent Otel'de düzenlenen "Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı"nın son gün oturumunda, Hava Kuvvetleri'nden Yüzbaşı Musa Yıldırım tarafından "Millî Muharip Uçak Projesinin Teknoloji ve Sanayileşme Açısından Önemi" başlıklı bir sunum yapıldı.

Bu sunumun gerek içeriği gerekse genel yapısı ve hatta başlığı, TFX projesine ilişkin başka önemli ipuçları sunuyor.

Bu ipuçlarını takip etmeden önce güncel durumu kısaca özetlemekte fayda var.

17/06/2016

Hayat Kurtaracağı İçin Gerçekleşmesine İzin Verilmeyen Bir Proje

17 Haziran 2046 Pazar

21'nci yüzyılın başlarında önce Afganistan, ardından Irak ve Suriye olmak üzere Ortadoğu coğrafyasında yaşanan çatışma ve iç savaşlar, o döneme kadarki tüm askeri taktik, strateji ve doktrinleri kökünden değiştirdi. Önceki yüzyılda düzenli ordular ve ulus devletler arasında gerçekleşen savaşların aksine 21'nci yüzyılın ilk çeyreği, "vekalet savaşları" (proxy wars) ve devlet dışı gruplar arasındaki şiddetli çatışmalara sahne oldu.

Bu savaşlarda yaygın olarak kullanılan mayın, el yapımı patlayıcı (EYP) ve tanksavar silahları da, kara muharebelerinde zırhlı araçların görevlerini, bunlara ilişkin tasarım ve performans isterlerini kayda değer şekilde değiştirdi. 20'nci yüzyılda Avrupa'nın düzlüklerinde gerçekleşmesi öngörülen muharebeler için tasarlanmış tank ve zırhlı araçlar anılan coğrafyadaki meskûn mahal muharebelerinde etkisiz kaldı. Bu nedenle de özellikle mayın ve EYP'lere karşı korumaları artırılmış zırhlı araçlara talep arttı.

MRAP (Mine Resistant Ambush Protected; Mayına dirençli pusuya karşı korumalı) olarak adlandırılan bu yeni tip araçlar, artmış ağırlıkları, öncüllerinden çok daha farklı sürüş teknik ve özelliklerine sahipti. Dolayısıyla hem sürücüleri hem de bu araçları kullanan personelin özel eğitimden geçirilmeleri gerekiyordu.

PKK terör örgütünün özellikle 2000'lerin başından itibaren yoğun bir şekilde başvurduğu EYP tipi saldırılara karşı, geç de olsa bir tedarik programı izleyen Türkiye, çok sayıda ve farklı tipte zırhlı aracı silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri hizmetine sundu. Ancak bu araçları kullanacak personelin eğitimine doğru şekilde eğilinmediği için kısa süre içinde çok sayıda ölümlü kaza yaşanmaya başladı. Daha da kötüsü, emniyet kemeri kullanımı, teçhizat yerleşimi gibi hususlara özen gösterilmemesi nedeniyle en ufak bir kaza ya da EYP saldırısında bile çok sayıda şehit ve yaralı verilmeye başlandı.

Bu duruma karşı bir çözüm olarak, dünyadaki muadilleri ile rekabet edebilecek bir çözüm geliştiren yerli girişimcini başına ise, gelmeyen kalmadı.

09/06/2016

30/05/2016

Jet Motorlu Deniz Karakol ve Gözetleme Uçakları


MSI dergisinin Nisan 2016 sayısında bir söyleşisi yayınlanan Deniz Kuvvetleri Komutanı  Oramiral Bülent Bostanoğlu, kuvvetin ileriye yönelik havacılık hedef ve projelerini sıralarken, "Uzun Menzilli Deniz Karakol Uçağı" projesinden bahsetti. 

Bostanoğlu,

- Ana üssünden 1,000 - 1,200 deniz mili mesafelerde yaklaşık 4 saat, ana üssüne yakın bölgelerde ise yaklaşık 10 saat görev icra edebilecek
- Yaklaşık 12 - 15 saat havada kalabilen
- Taşıyacağı yüksek nitelikli faydalı yükler sayesinde suüstü harbi, denizaltı savunma harbi ve kendini koruma kapsamında hava savunma harbi gerekliliklerini etkinlikle yerine getirebilecek,
- Her türlü hava koşulunda harekat yapabilecek karakol uçaklarının tedarik edilmesinin planlandığını açıkladı.

Bu bilgiler, doğrudan doğruya Boeing üretimi P-8 Poseidon deniz karakol uçağını işaret etmekte. P-8, son dönemde yaygın olarak gündeme gelen jet motorlu deniz karakol uçağı (DKU) ve deniz gözetleme uçağı (DGU) projelerinin en önemlilerinden biri. Bu alanda farklı proje ve çalışmalar da mevcut.

26/05/2016

İki Etkinlik, Bir Sürü Soru, Kocaman Bir Kafa Karışıklığı

Cacophony of Ideas
(Düşünceler Kakofonisi)
Eser: Peter Daverington
Ankara'da kısa süre arayla, Türk savunma ve havacılık sektörünün geleceğini yakından ilgilendiren iki önemli etkinlik gerçekleştirildi.

İlki, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından 18 Şubat günü düzenlenmesi planlanan ancak terör saldırısı nedeniyle 12 Nisan'a ertelenen "Birinci Savunma Sanayi[sic] ArGe ve Teknoloji Yönetimi Paneli"; ikincisi ise TÜBİTAK tarafından düzenlenen "Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı" idi.

Her ikisi de Bilkent Oteli'nde düzenlenen bu etkinliklerde misafirlere yapılan ikramlar ve sunulan öğle yemekleri son derece kaliteliydi. Aynı başarının, ulusal savunma ve güvenlik mekanizmasının ArGe ve teknoloji yönetimi ile stratejik planlama konularında içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermede de yakalandığını söylemek mümkün.

16/05/2016

29/04/2016

Katyuşa'lar, HIMARS'lar ve Ötesi

Suriye sınırındaki yerleşim birimlerine ve özellikle son dönemde Kilis'e düşen roketler can kaybına ve halkta paniğe neden olmakta.  2011 Mart ayından bu yana devam eden Suriye İç Savaşı'nda savaşan tarafları, hangi bölgenin ne zaman hangi grup tarafından ele geçirildiğini, hangi örgüt ve grupların hangi ülkelerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini takip etmek mümkün değil. Ne var ki Türkiye - Suriye sınırının boyunca süregiden çatışmalar sırasında, ama hedef gözetilerek ama "yanlışlıkla" Türk şehirlerine düşen roketlerin, boyutlarından çok daha büyük etkiler doğurmakta olduğu da bir gerçek.

Sıklıkla "Katyuşa" olarak adlandırılan bu roketler ile bunlara karşı uygulanabilecek önlemler, çok daha karmaşık bir politik - stratejik denklemin yalnızca bir boyutu.

Bu denklemi çözmek için de, her zamanki gibi öncelikle eldeki bilgileri bir kenara not ederek işe başlamak gerek.

25/04/2016

DARPA Hakkında


ABD'nin savunma - güvenlik ile havacılık - uzay alanlarındaki konumu, yakından incelenmeyi hak eden bir tarihçeye sahiptir. Kurumların yapıları, birbirleri ile ilişkileri ve çalışma şekillerinin incelenmesi, özellikle ArGe ve teknoloji politikası tasarlamak için önemli dersler ve ipuçları sunmaktadır.

Bu kapsamda üç kurum ön plana çıkmaktadır. Bunlar DARPA, ONA ve RAND'dır.

24/04/2016

Siyah Gri Beyaz 11 Yaşında

Edmond Duranty portresi
Eser: Edgar Degas
Zaman, onu nasıl kullanırsanız kullanın hızlı akıyor. Bir tekerlek gibi, sabit hızda dönen. Önünde durmaya çalışanı ezen. Bu hızı algılayışımız, duruma, koşullara göre farklı olabiliyor. Ama her halükârda o tekerlek sabit hızda dönerek ilerliyor.

Akıp gittikçe zaman, geriye bakıp "durum muhasebesi" ya da "geçmişle hesaplaşma" yapmak gerek sık sık. İleriye giderken yolu bulabilmek için. Peki ya "gelecek muhasebesi"? Geleceğe yönelik eleştirel bakabilir mi insan? Tekerlek gelip geçmeden nereye gideceğini kestirebilir mi? Kestirmeye çalışmalı mı?

11 sene önce Siyah Gri Beyaz'ı başlatırken hiç böyle şeyler düşünmemiştim. Düşünmeli miydim? Belki. Ama muhtemelen ne yaparsam yapayım Siyah Gri Beyaz'ın kendi kendini yazmasının önüne geçemezdim. Onun bana okuttuğu, benim ona yazdığım bu mutualist ilişki başka türlü süremezdi muhtemelen.

Siyah Gri Beyaz okuruna, bu tatlı sert öğretmen karşısında beni yalnız bırakmadığı için teşekkürlerimi sunarım.

20/04/2016

M60T'nin Ateşle İmtihanı ve Başika Saldırısının Düşündürdükleri



19 Nisan günü IŞİD terör örgütüne bağlı Amaq (Emek) haber ajansı tarafından, “Destruction of a Turkish Army Tank with a Guided Missile at Mt. Bashiqah Northeast of Mosul” (Musul’un kuzeydoğusundaki Başika Dağı’nda Türk ordusuna ait bir tankın güdümlü füze ile imhası) başlığı ile bir video yayınlandı.

30 saniyelik videoda, bir evin teras ya da balkonundan bir füzenin ateşlenmesi ve bir tepenin zirvesinde, siper arkasında konuşlanmış bir tankı vurması görülüyor. Videonun çekildiği yer ve zamana ilişkin, başlangıçtaki yazıdan başka bir bilgi kaynağı ya da emare bulunmuyor. Ancak aynı gün akşam üzeri basına yansıyan Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK) kaynaklı bilgilerde olay, ufak bir farkla teyit edildi. Buna göre saldırı 19 Nisan günü değil, 18 Nisan günü yerel saatle 1615 sularında gerçekleşmişti.

Ucuz atlatılan bu olay, iki önemli mesaj verdi aslında. Bu mesajları okumak için öncelikle dün yaşanan olayı ayrıntıları ile incelemek gerek.

18/04/2016

28/03/2016

Havadan Atılan Güdümlü Topçu Roketleri

F-16'nın kanatları altında dört adet IAI Sky Sniper görülüyor
Roket
Topçu roketi
Güdümlü topçu roketi
Havadan atılan güdümlü topçu roketi

Şubat ayı sonunda İsrailli IAI (Israel Aerospace Industries) şirketi, Sky Sniper isimli yeni bir havadan atılan güdümlü silah sisteminin tanıtımını yaptı.

Sky Sniper aslında, savaş uçağından atılabilen, GPS güdümlü bir topçu roketi.

Roket, en yalın tanımı ile, roket motorunun yarattığı itki ile hedefe tevcih edilen mühimattır. Roket motoru ise, içerdiği yakıtı, havaya ihtiyaç duymaksızın yakıp yüksek bir etki gücü yaratan motor çeşididir. Bu yakıtın katı ya da sıvı halde türevleri kullanılabilir.

Topçu roketi, muharebe sahasında ateş desteği sağlamak üzere topçu birlikleri tarafından kullanılan rokettir. Çoğunlukla çok namlulu roketatar (ÇNRA) sistemlerinden fırlatılırlar. Geniş bir alanı baskılamak için kullanılırlar.

Güdümlü topçu roketleri, çeşitli güdüm - kontrol sistemleri ile isabet hassasiyeti artırılmış topçu roketleridir. Lazer, INS/GPS gibi sistemler ve kanatçıkları ve/veya itki motorları yardımı ile uçuş sırasında yörünge düzeltme ve vuruş aşamasında son manevra yapabilirler (Ör: GMLRS, Romah, Accular, WS-22, SS-AV-40)

Havadan atılan güdümlü topçu roketinin esprisi ise, roket gövdesinin yer çekimini zaten taşıyıcı platform ile yenmiş olmasıdır. Bu sayede menzili ve taşıyıcı platformun hızından dolayı uçuş hızı büyük ölçüde artmış olacaktır.

Basit ve bir o kadar da etkileyici bir inovasyon aslında. İlginçtir ki, son dönemde benzeri sistemler görülmeye başladı.

26/03/2016

Havada İnsan - Makina İşbirliği (MUM-T)

İnsansız hava araçlarının (İHA) savaş alanında yoğun olarak kullanılmaya başladığı 1970'lerden itibaren ana görevleri keşif ve gözetleme oldu. Başlangıçta topçu hedef tespit ve atış tanzimi başta olmak üzere savaş alanı taktik keşif görevlerine koşturulan İHA'lar, zamanla daha uzun menzile, daha yüksek irtifada ve daha fazla faydalı yük ile uçmaya başladılar.

1980'lerde ivmelenen bilişim ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler de İHA'ların,

- Taşıdıkları elektrooptik ve elektromanyetik algılayıcıların performanslarının,
- Yer kontrol istasyonu (YKİ) ile iletişim kapasitelerinin,
- Topladıkları verilerin dağıtım, depolama ve değerlendirme imkânlarının hızla artmasını sağladı.

Böylelikle de, İHA'ların koşturuldukları görevlerin sayı, nitelik ve karmaşıklığı arttı. Bu, aynı zamanda İHA'lardan çok daha yaratıcı şekillerde faydalanılmasının da önünü açtı. Ayrıca sahip oldukları veri bağı ve algılayıcı sistemleri vasıtasıyla gerçek anlamda ağ mimarisine sahip ordulara giden kapıyı açmış oldular.

Bu sürecin en önemli dönemeci de, insansız sistemlerin insanlı platformlarla birlikte, tam bir eşgüdüm içinde görev yapmasını hedefleyen MUM-T (Manned - Unmanned Teaming; İnsanlı - İnsansız İşbirliği) konsepti. 

18/03/2016

28/02/2016

Suriye Göklerinde Elektromanyetik Saklambaç: Koral S-400'e Karşı

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir F-16 savaş uçağının, bir Rus Su-24'ünü 24.11.2015 tarihinde Suriye sınırında düşürmesinden sonra iki ülkenin ilişkileri ciddi bir krize girdi. Rusya, Suriye'ye S-400 bataryası ile farklı tipte elektronik harp sistemleri sevketmeye başladı.

ASELSAN 26 Şubat günü Koral adlı elektronik harp sistemini, düzenlenen bir törenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim etti.

İki ülke arasındaki gerilimde, Suriye'ye konuşlandırılan S-400 hava savunma sistemine karşı Koral sisteminin etkinliği sıkça işlenmeye başladı.

Bu kapsamda son zamanlarda sıkça Koral'ın, S-400'ü ve Rus jetlerini "kör ettiğine" dair, oldukça abartılı haberler çıkmaya başladı.

Koral, S-400'ü kör edebilir mi?

Koral, Suriye'de süregiden elektromanyetik savaşa yeni dahil olan çok gelişmiş ve güçlü bir sistem.

Ancak sorunun tek doğru yanıtı "muhtemelen evet, belki biraz, belki de hayır"dır.

Bu yanıt sanırım, bu satırların pek çok okuyucusunu tatmin etmeyecek. Ancak böyle olmasının bir nedeni var.

26/02/2016

Yolun Sonuna Doğru

Sisyphos
Eser: John Newton
Tanrılar Sisifus'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkûm etmişlerdi; Sisifus kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep...

Tanrılar, yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi... [1]

Yanlış kaya ile yanlış dağa tırmanmak, Sisifus'unkinden daha da korkunç bir ceza olsa gerek...

15/02/2016

Türkiye'nin Son Anda İptal Edilen Eğitim - Taarruz Uçağı Projesi

Tarih: 26 Ekim 1977 Çarşamba. Yer: Ulus'ta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na ait Ankara Palas Oteli Konferans Salonu.

Geniş konferans salonunda "U" düzeninde iki sıra yerleştirilmiş masalar, ortada geniş bir alan ve o alanın bir ucunda, metal kaide üzerinde bir uçak maketi.

Masalardaki takım elbiseli kitlede gergin bir bekleyiş gözleniyor. Onların karşısındaki basın mensuplarında da merak hakim. Zira saat 11:00'de başlayacağı duyurulan imza töreni bir türlü başlayamıyor. Tatlı ve tuzlu pastalar çoktan tüketilmiş, çaylar soğumuş.

Derken, içeri giren bir başka takım elbiseli yetkili, eline mikrofonu alıyor ve hem basın mensuplarına hem de o salona imzaya çağırılan isimlere, imza töreninin 29 Ekim'e ertelendiğini duyuruyor. Davetlilerin hayreti yüzlerinden okunabiliyor.

Ama o tören hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir.

Türkiye'nin İtalya ile MB339 jet eğitim ve taarruz uçağı ortak üretim projesi bu şekilde son anda iptal ediliyor.

Nedeni ve nasılı için dört yıl öncesine, 1973'e dönmek gerek.

09/02/2016

26/01/2016

Ağır Aheste Nakliye Helikopteri

Kısa süre önce sosyal medya ve internet sitelerinde yayınlanan ve bir adet CH-47F Chinook'u  üretim hattında gösteren bir fotograf, Türkiye'nin ağır nakliye helikopteri tedarik serüveninde önemli bir dönüm noktasına yaklaşıldığının göstergesi gibiydi.

30 yıllık bu hikaye, Türkiye'nin savunma planlama ve tedarik mekanizmasının hal-i pürmelâlini gözler önüne seriyor: Bir o kadar da acıklı, iç karartıcı ve hayret uyandırıcı nitelikte.

23/01/2016

Aptal Bombalarla Akıllı Harekât Yapılabilir mi?

Rus Savunma Bakanlığı tarafından 19 Ocak günü, Suriye'deki Hmeymim Hava Üssü'nden havalanan Su-24 (NATO kodu "Fencer") taktik bombardıman uçaklarının, Deyri Zor'daki "terörist hedefleri" bombalarken çekilmiş bir videosu yayınlandı.

Video kaydında, kanat altına yerleştirilmiş GoPro tipi yüksek çözünürlüklü kameralar ve klasik (güdümsüz) tipte genel maksat bombaları ile donatılmış Su-24'lerin kalkışı, bombalarını bırakmaları ve üsse dönüşleri görülüyor.

Yaklaşık 1:30 dakikalık video, Rusya'nın Suriye'de sürdürdüğü harekâtla tekrar gündeme gelen Rus hava kuvvetlerinin etkinliği ve modernizasyonu konusuna dair ipuçları sunmakta.

19/01/2016

İnci Taneleri: Myanmar'ın Dikkat Çekici Askeri Hamlesi

Son bir ay içinde Güneydoğu Asya'nın küçük bir ülkesinde savunma sanayii alanında iki önemli gelişme oldu. Bunlar, tek başlarına büyük birer haber değeri taşımayan, ancak bölgedeki güç dengeleri açısından önemli ipuçları veren olaylardı.

Myanmar ya da diğer adıyla Burma'da önce 24 Aralık günü yeni nesil bir firkateyn olan F14 borda numaralı Sin Phyu Shin hizmete girdi, bu yılın ilk haftasında ise Sanayi Bakanlığı kontrolündeki beş ayrı üretim tesisi, askeri sistem üretiminde kullanılmak üzere Savunma Bakanlığı emrine girdi.

Dünyanın en fakir ülkelerinden olan Myanmar'ın, jeopolitik konumu nedeniyle yürütmekte olduğu savunma programları özel bir ilgiyi hak ediyor. Zira bu ülke, Filipinler ve Vietnam ile birlikte Çin ile Atlantik Bloku arasındaki mücadelenin en önemli cephelerinden biri haline gelmiş durumda.

12/01/2016

30/12/2015

Başlıksız

Eser: Portrait de Jaime Sabartes
Pablo Picasso
Geleceğe dair hayal kurmanın en cezbedici yanı, insana gerçek dünyada sahip olmadığı bir özgürlük hissini vaat etmesi olabilir. Görece sınırsız bir manevra alanı içinde, sınırsız kaynaklarla, sınırsız enerjilerle işler başarılabilir, hedeflere ulaşılabilir gelecek hayallerinde. Kaynaklar sınırlı olursa ya da daha kötüsü, sınırlı oldukları fark edilirse onlara "hayal" değil, "plan" demek gerekir.

Gelecek hayallerinin bir diğer güzel özelliği, zamandan bağımsız olmaları. Mühlet kavramı planlara özgü zira. Hayallerimizde yaşlanmayız, güçsüz düşmeyiz, kırılmaz ve üzülmeyiz. Yaşlandığımızı, güçsüzleştiğimizi, kırıldığımızı ve üzüldüğümüzü fark ettiğimiz anda hayaller planlar dönüşmüş olabilirler.

Bu yeni 365 günlük turda kendim için, ailem için, işim için, Siyah Gri Beyaz için hayaller kurabilmeye devam etmek istiyorum.

Siyah Gri Beyaz okuru için de aynısını diliyorum.

28/12/2015

Palavra Dedektörü: Milli!

"Millilik" kavramı ne yazık ki uzun süredir bağlamı oldukça esnetilmiş ve muğlaklaştırılmış bir şekilde kullanılıyor. Bir ürün ya da çözümün neye göre ve ne oranda milli olduğunu belirlemek kolay değil. Yer yer dezenformasyona varan bu kafa karışıklığını vurgulayan iki ayrı haber girdi Palavra Dedektörü'nün menziline:

A Haber televizyon kanalında 26.12.2015 tarihinde yayınlanan Ajans Hafta Sonu programında muhabir Kerim Ulak, Hakkari Şemdinli'de görev yapan bir birliğe konuk oldu. Yayınlanan haber dosyasında, birliğin yaptığı görevler ve kullandıkları teçhizatlar tanıtıldı.

Yayının sunulduğu şu satırlar ve muhabirin kullandığı benzer ifadeler dikkat çekici:

27/12/2015

Gelişen Teknolojilerle Birlikte Türkiye’nin İHA Yol Haritası Paneli

25 Aralık günü, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, STM ve SETA işbirliğinde "Gelişen Teknolojilerle Birlikte Türkiye’nin İHA Yol Haritası" paneli düzenlendi.

Dr. Murat Yeşiltaş'ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, SSM İnsansız ve Akıllı Sistemler Daire Başkanı Yakup Taşdelen, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ünver Kaynak, STM'den Danışman Cengiz Karaağaç, TUSAŞ'tan Remzi Barlas, Vestel Savunma Sanayii'nden Süha Özgür Dinçer ve Baykar'dan Haluk Bayraktar konuşmacı olarak yer aldılar.

Panel daha ziyade, İHA teknolojileri Türkiye'deki belli başlı İHA projelerinin güncel durumlarına ilişkin bilgi sunumu şeklinde gerçekleşti. Konuşmacı sayısının çok oluşu ve panelin 1100'de başlaması nedeniyle soru - yanıt kısmı oldukça sınırlı kaldı.

İzlenim ve değerlendirmelerim şu şekilde:

17/12/2015

26/11/2015

Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının 5N1Ş'si

24 Kasım günü Türkiye'nin Suriye sınırında gerçekleşen bir olay, bir anda dünya gündeminde bir numaraya oturdu. Olayın vehameti, pek çok kişiye 3'ncü Dünya Savaşı'nın başlamış olduğunu düşündürtecek kadar büyüktü.

Askeri teknolojilerin odağında olduğu, giderek artan sayıda tekil olayların, uluslararası da dahil olmak üzere çok boyutlu ve çok karmaşık sonuçlar doğurmakta olduğunu görüyoruz. 2012 Haziran'ında Türk RF-4E jetinin Suriye tarafından düşürülmesi, T-LORAMIDS yüksek irtifa hava savunma ihalesine dair süreç ve ihalenin iptali kararı bu olguya iki örnek.

Ancak 24 Kasım günü gerçekleşen olay herhalde, sonuçlarının ağırlığı açısından çok daha başka bir yerde duracak. Konu halen sıcaklığını koruyor, yeni gelişmelerle olayların seyri her an değişebilir. Fakat bu durum, olayın kendisini analiz etmeye engel değil. Bunun için de gazetecilerin meşhur 5N1K prensibini, ufak bir değişiklikle kullanmaya karar verdim.

20/11/2015

Yüksek İrtifa, Uzun Menzil, Karışık Kafalar - III: Türkiye Nike Hercules'ü Seçti

CNN Türk'ten Kenan Şener'in 15 Kasım tarihli "Türkiye Çin Füzesi Almaktan Vazgeçti" başlıklı haberi, klasik tabirle gündeme bomba gibi düştü. Haberinde Şener, Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi'nde (T-LORAMIDS: Turkish Long Range Air and Missile Defence System) Çin ile iki yıldır yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve projenin tümden iptal edildiğini bildiriyordu.

Nitekim Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) 17 Kasım günü -açık ve anlaşılır olmaktan epey uzak bir Türkçe ile- yapılan resmî açıklama ile, projenin 13.11.2015 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) kararı ile iptal edildiği, yeni bir proje kurgusu ve modeli ile tedarik çalışmalarının sürdürüleceği duyuruldu.

MSB'nin açıklamasının ertesi günü (18 Kasım), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber kanalları ortak özel yayınında verdiği mülakatta proje ile ilgili sorulan soruya verdiği yanıtta, iptal kararının arka planına ilişkin bilgiler verdi. 26 Ekim günü SETA'da düzenlenen "Stratejik Hava Savunma Sistemleri ve Türkiye'nin Yol Haritası" panelinde konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir ile ASELSAN ve ROKETSAN yetkilileri de satır aralarında önemli bazı ipuçları vermişlerdi.

Siyah Gri Beyaz'da Türkiye'de savunma alanında yürütülmekte olan projelerle ilgili yazmayı pek tercih etmiyorum. TX/FX ile birlikte bu proje önemli bir istisna. Zira bu projelerin Türkiye'deki ulusal savunma ve güvenlik mekanizmasının güncel durumlarına ilişkin önemli ipuçları barındırdıklarını düşünüyorum. 26.09.2013 tarihli SSİK kararı ile başlayan ve iptal ile sonuçlanan süreç bu açıdan tam bir ibretler külliyatı haline geldi.

Başka bir deyişle, ihaleye ve adaylara ilişkin teknik değerlendirmeden ziyade, ihale sürecinin ortaya çıkardığı sorunlara odaklanmayı tercih ediyorum.

Sırayla gidelim.

16/11/2015

28/10/2015

Stratejik Hava Savunma Sistemleri ve Türkiye'nin Yol Haritası Paneli

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) düzenlediği Stratejik Hava Savunma Sistemleri ve Türkiye'nin Yol Haritası başlıklı panel 26 Ekim günü SETA'nın merkez binasında bulunan konferans salonunda düzenlendi.

SETA Güvenlik Araştırmaları Masası Başkanı Dr. Murat Yeşiltaş'ın moderatörlüğünde düzenlenen panele konuşmacı olarak Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, MEF Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu, İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sıtkı Egeli, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kaval ve ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Sartuk Karasoy katıldılar.

Basının yoğun ilgi gösterdiği panelde, SSM'den daire başkanı seviyesinde yoğun katılım vardı. Panele konu sistemlerin son kullanıcısı olan hava kuvvetlerinden ise iki personel, dinleyiciler arasında hazır bulundu.

Savunma ve güvenlik alanında örneği çok görülmeyen bir etkinlik olan panele ilişkin notlarım ve değerlendirmelerim şu şekilde:

21/10/2015

TOBB Savunma Sanayii Meclisi Toplantısı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Savunma Sanayii Meclis Toplantısı dün (20 Ekim) TOBB İkiz Kuleler yerleşkesinde gerçekleştirildi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir'in de katıldığı toplantının gündemi, ihracat odaklıydı. Müsteşara ilaveten SSM'den Müsteşar Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Celal Sami Tüfekçi ve Uluslararası İşbirliği Daire Başkanı Asuman Vangölü de toplantıya katıldı.

Toplantıda sunum ve tartışmaların merkezinde ihracat olduğu için tüm konuşmaların bir şekilde 2023 yılı için belirlemiş olan USD25 milyarlık ihracat hedefine bağlanması kaçınılmazdı. Sanıyorum bu nedenle de toplantı, herhangi bir somut sonuç ya da fayda yaratamadı. Zira söz konusu hedefin komedi derecesine varacak şekilde gerçeklerden kopuk oluşu, sektörü ve sektörün geleceği ile ilgili yapılan tartışmaları kaçınılmaz biçimde kısır döngüye sokuyor. Ayrıntılarına aşağıda değineceğim.

Toplantıda aldığım notlar ve gözlemlerim şu şekilde:

Toplantının açılış konuşmasını, Meclis Başkanı Yılmaz Küçükseyhan yaptı. Küçükseyhan, Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) tarafından bir süre önce açıklanan 2014 Yılı Sektör Performans Raporu'ndan bazı veri ve istatistikleri paylaştı. Bunlardan öne çıkanlar şöyle:

17/10/2015

30/09/2015

Rus Hava Kuvvetleri'nin Suriye Çıkarması

Eylül ayının başında ABD istihbarat kaynakları tarafından Amerikan basınına, Rusya'nın Suriye'deki iç savaşa daha yoğun şekilde müdahil olmaya başladığına dair bilgiler servis edildi.

Uydu fotografları ile desteklenen bu iddialar, Lazkiye'de Basel el Esad Uluslararası Havaalanı'nda yoğun bir askeri faaliyete işaret etmekteydi. Aynı dönemde, Rus Deniz Kuvvetleri'ne ait bir çıkarma gemisi, İstanbul Boğazı'ndan güvertesinde kamyon ve BTR-82A zırhlı muharebe araçları ile yüklü şekilde güney istikametinde seyrederken görüntülenmiş; söz konusu gemi ve yükleri kısa süre sonra Suriye'de ortaya çıkmıştı. Rus askeri personelinin sadece Tartus'taki üs ile ilgili ya da danışman olarak değil, bilfiil Esad rejimi güçleri ile birlikte muharip olarak iç savaşa dahil olmaya başladıkları anlaşılıyordu.

Nitekim kısa süre sonra Rusya'nın Suriye İç Savaşı'na müdahalesine ilişkin daha fazla bilgi akmaya başladı. Suriye rejimine sağlanan desteğin nitelik ve niceliği, sadece iç savaşın değil, bölgedeki güç mücadelelerinin de seyrini değiştirebilecek boyutlarda.

17/09/2015

Ortadoğu Savaş Uçağı Piyasasında Son Durum

Geçtiğimiz Cuma günü Kuveyt'in, 28 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının hükümetlerarası satış yolu ile tedariği için anlaşmaya varmış olduğu haberi, havacılık camiasına bomba gibi düştü.

Sözleşme görüşmeleri halen devam eden satış gerçekleşirse bu, Typhoon için Suudi Arabistan ve Umman'dan sonra Ortadoğu'da üçüncü satış başarısı olacak. Böylelikle Typhoon, en önemli rakibi Fransız Dassault Rafale karşısında 3 - 3 eşitliği sağlamış oldu. Rafale, bu yıl içinde arka arkaya Mısır, Hindistan ve Katar'da satış başarısı yakalayarak büyük sükse yaratmıştı.

Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgede savaş uçaklarına yapılan yatırımlar, pazarın dünya çapında gidişatı üzerinde de önemli rol oynuyor. Dolayısıyla üreticiler, bir diğer önemli pazar olan Asya Pasifik ile birlikte Ortadoğu'ya özel ilgi gösteriyor.

10/09/2015