27 Şubat akşam saatlerinde Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilçesi yakınlarındaki Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait birliğe Rusya Federasyonu ve Suriye rejim ordusu tarafından düzenlenen saldırıya karşılık verilen ve 1 Mart’tan itibaren Bahar Kalkanı Harekâtı adıyla devam eden harekât, pek çok açıdan modern askeri literatüre girmeye hak kazandı. Harekâtta TSK’ya ait silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) yoğun kullanımının yanında, topçu unsurları ve elektronik harbin etkinliği; hava savunma sistemlerinin varlıklarının, etkinliklerinin (ya da zafiyetlerinin) harekâtın gidişatına etkisi; hava – topçu eşgüdümü ve mekanize birlik manevrasına etkisi gibi farklı başlıklara yönelik pek çok veri ve vaka çalışması malzemesi ortaya çıktı.
Suriye İç Savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Suriye İç Savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31/03/2020
23/03/2017
Hava Savunma Füzelerinin Düellosu
16 Mart'ı 17 Mart'a bağlayan gece İsrail Hava
Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları, Suriye hava sahasına, ülkenin
güneybatısından girerek bir taarruz gerçekleştirdiler. Suriye ordusundan 17
Mart günü yapılan açıklamada, dört İsrail savaş uçağının Palmira yakınlarında
bir hedefi vurduğu, Suriye hava savunması tarafından açılan ateşle bir İsrail
uçağının düşürüldüğü, bir diğerinin ise hasar aldığı iddia edildi.
İsrail Savunma Kuvvetleri'nden 17 Mart günü yapılan
açıklamada ise Suriye'deki bir hedefin vurulduğu, İsrail jetlerine atılan
uçaksavar füzelerinden birinin savunma sistemi tarafından havada imha edildiği
bildirildi. Aynı sabah bir füze parçası, Ürdün'ün kuzeybatısındaki İrbid
yakınlarına düştü.
İsrail'in açıklaması iki nedenden ötürü son derece
dikkat çekici: 1. İsrail, bugüne kadar Suriye'de gerçekleştirdiği saldırıların
neredeyse hiçbirini resmen kabul etmemekteydi. 2. Bu, bir hava savunma
füzesinin havada başka bir hava savunma füzesi tarafından vurulmasına dair
bilinen ilk olay.
19/01/2017
Asimetrik Harp, Beka Kabiliyeti ve Fırat Kalkanı
![]() |
| Güney Lübnan'daki Mlita Direniş Anıtı Kaynak: socks-studio.com |
Harekât, ÖSO'nun TSK'nın zırhlı ve topçu birlikleri ile hava kuvvetleri desteğinde ilerlemesi şeklinde başladı. Cerablus ve çevresindeki yerleşim yerlerinin ele geçirilmesi ve PYD'nin kurmaya çalıştığı "Kürt Koridoru"nun engellenmesini içeren ilk aşama büyük ölçüde bu hareket tarzı ile tamamlandı.
Harekâtın sonraki safhalarında TSK'nın bölgeye sevkettiği takviye kuvvetlerin, özellikle zırhlı birlik ve özel kuvvet unsurlarının arttığı gözlemlendi. Nitekim el Bab'a gelindiğinde harekâtın momentumunun ÖSO değil, TSK tarafından belirlendiği şeklinde bir görüntü vardı.
Öte yandan, aradan geçen beş aylık sürede kayıplar yaşanmadı değil. Harekâta katılan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na (KKK) ait bazı ana muharebe tankları, zırhlı muharebe aracı (ZMA) ve zırhlı personel taşıyıcı (ZPT) araçlar, başta tanksavar güdümlü füzeleri olmak üzere düşman ateşi ile hasar aldı, bazıları tümden imha oldu.
Dolayısıyla Fırat Kalkanı, özellikle yerleşim bölgeleri (meskûn mahal) içinde ve çevresinde gerçekleşen asimetrik nitelikli harekâtlara yönelik beka kabiliyetini artırıcı tedbir ve teknikleri gündeme getirdi.
02/09/2016
01/09/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 31.08.2016
Harekâtta bir hafta geride kalırken TSK - ÖSO unsurlarının ele geçirdiği alanın toplam yüzölçümü 400 kilometrekareyi aştı. 25km civarında bir derinliğe ulaşılırken ele geçirilen köy sayısı da 32 oldu.
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, sınır hattının Gavureli - Çobanköy arasında kalan kesiminin IŞİD'den temizlenmesinden sonra sıradaki hedefin el Bab olabileceğini söyledi. Mustafa, Münbiç ve Cerablus'tan kaçan IŞİD militanlarının buraya yerleştiğini ekledi.
ÖSO, Sacır Suyu boyunca batıya ilerlemesini sürdürerek Halvancı, Muhsinli ve Hasan Sağır köylerini ele geçirdi.
31/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 30.08.2016
30 Ağustos günü görece sakin geçti. ÖSO ile PYD arasında bir çeşit ateşkes anlaşması sağlandığı bilgileri geldi. Bu iddialar Türk Dışişleri kaynakları tarafından yalanlandı.
Cerablus'un batısında IŞİD ile çatışmalar yer yer devam etti. Akşam saatlerinde bir Türk tankının vurulduğu bildirildi.
Gece ise, el Bab'a düzenlenen bir hava saldırısında IŞİD'in önde gelen isimlerinden ve örgütün sözcüsü Ebu Muhammed el Adnani öldürüldü.
30/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 29.08.2016
Fırat Kalkanı'nın altıncı gününün en önemli gelişmelerinden biri, ÖSO'nun Sacır Suyu'nun güneyine inmesi oldu.
PYD'nin Menbiç'e asker ve silah takviyesi yapmaya başladığı bildirildi. Ancak örgütün bir sözcüsü, bir takviyenin söz konusu olduğunu ancak bunun PYD tarafından yapılmadığını söyledi.
Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, PYD örgütünün Fırat Nehri'nin doğusuna geçmemesi halinde hedef olacağını açıkladı.
Harekâtın hedeflerine ilişkin Türkiye'den en somut açıklama, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Kurtulmuş, "Türkiye’nin hedefi açık, sınırlarını korumak. DAEŞ başta olmak üzere Türkiye’ye karşı faaliyet gösteren terörist yapıları, belirttiğiniz genişliği 90, derinliği 40 km kadar olan operasyon alanından süpürmek" diyerek harekâtın sınırlarını çizdi. Kurtulmuş ayrıca, PYD'nin Menbiç'ten ayrılmasının Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu da vurguladı.
29/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 28.08.2016
Beşinci gününde Fırat Kalkanı, Cerablus ve Çobanbey merkezli olarak devam etti.
ÖSO birlikleri, Cerablus köprübaşından batıya ve güneye doğru ilerlemeye devam etti. Güneye inen kol, Münbiç'e 12km kadar yaklaştı; batıya doğru ise Çobanbey köprübaşından gelen grup ile mesafe 27km'ye kadar indi.
Cerablus'un güneyindeki hedeflere karşı Türk Hava Kuvvetleri'nin düzenlediği hava saldırıları fasılalarla devam etti. Bu arada Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bombardımanda sivillerin hayatlarını kaybettiğini açıkladı. Bu iddia Başbakanlık tarafından yapılan bir basın açıklaması ile kesin bir dille reddedildi.
ÖSO birlikleri, Cerablus köprübaşından batıya ve güneye doğru ilerlemeye devam etti. Güneye inen kol, Münbiç'e 12km kadar yaklaştı; batıya doğru ise Çobanbey köprübaşından gelen grup ile mesafe 27km'ye kadar indi.
Cerablus'un güneyindeki hedeflere karşı Türk Hava Kuvvetleri'nin düzenlediği hava saldırıları fasılalarla devam etti. Bu arada Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bombardımanda sivillerin hayatlarını kaybettiğini açıkladı. Bu iddia Başbakanlık tarafından yapılan bir basın açıklaması ile kesin bir dille reddedildi.
28/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 27.08.2016
Harekâtın dördüncü günü çatışmalar şiddetlendi, TSK'nın operasyonları yoğunlaştı.
Öğleden önce 1000 sularında topçu birlikleri ve savaş uçaklarının, Cerablus'un güneyini vurduğu haberleri geldi. Bölgedeki bir cephaneliğin vurulduğu bildirildi.
ÖSO, Cerablus'un güneybatısına doğru ilerlemeye devam etti. Gün boyunca beş köy ele geçirildi.
Akşam saatlerinde PYD tarafından gerçekleştirilen saldırı ile TSK, harekâttaki ilk kaybını verdi. İki tanka yapılan tanksavar füzeli saldırı sonucu bir asker şehit oldu, üç asker yaralandı.
Öğleden önce 1000 sularında topçu birlikleri ve savaş uçaklarının, Cerablus'un güneyini vurduğu haberleri geldi. Bölgedeki bir cephaneliğin vurulduğu bildirildi.
ÖSO, Cerablus'un güneybatısına doğru ilerlemeye devam etti. Gün boyunca beş köy ele geçirildi.
Akşam saatlerinde PYD tarafından gerçekleştirilen saldırı ile TSK, harekâttaki ilk kaybını verdi. İki tanka yapılan tanksavar füzeli saldırı sonucu bir asker şehit oldu, üç asker yaralandı.
27/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 26.08.2016
Fırat Kalkanı'nın üçüncü gününde, harekâtın merkezi olan Karkamış'a takviye birlik sevkiyatı devam etti.
Korgeneral Zekai Aksakallı ile birlikte 2'ci Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel'in de Cerablus'a gittiği ortaya çıktı.
Kara Kuvvetleri'ne bağlı istihkâm birlikleri, Cerablus'a kadar olan bölgedeki mayın ve tuzakların tespit ve imhası faaliyetlerine devam ettiler. Topçu birlikleri, tespit edilen IŞİD unsurlarını ateş altına aldılar.
26/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 25.08.2016
Fırat Kalkanı Harekâtı'nın ikinci günü görece sakin geçti.
Cerablus'a yerleşen ÖSO unsurları, şehrin çevre emniyetini aldılar.
Günün en önemli haberi, Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'nın Cerablus'a gelmesiydi.
Harekâta ilişkin, hükümet çevrelerine yakınlığı ile bilinen gazeteci Abdülkadir Selvi bazı bilgileri paylaştı. Selvi'nin aktardığı bilgilerin öne çıkanları şöyle:
25/08/2016
Fırat Kalkanı Harekâtı - 24.08.2016
24 Ağustos günü erken saatlerde Gaziantep ilinin Türkiye - Suriye sınırı yanı başındaki Karkamış ilçesinin hemen karşısında bulunan Cerablus kentine düşmeye başlayan top mermileri, Ortadoğu'daki Gordion düğümüne yeni bir ilmek eklendiğinin habercileriydi.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı gruplarla birlikte eşgüdümlü bir şekilde sınırı geçerek Cerablus kentine doğru bir harekât başlattı. Adı "Fırat Kalkanı" olarak duyurulan harekât, Suriye İç Savaşı'nın seyri açısından da bir dönüm noktası teşkil ediyor.
Harekâtın ilk günü yaşanan gelişmelerin bir özetini derlemeye çalıştım, sonuna yorumlarımı da ekleyerek.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı gruplarla birlikte eşgüdümlü bir şekilde sınırı geçerek Cerablus kentine doğru bir harekât başlattı. Adı "Fırat Kalkanı" olarak duyurulan harekât, Suriye İç Savaşı'nın seyri açısından da bir dönüm noktası teşkil ediyor.
Harekâtın ilk günü yaşanan gelişmelerin bir özetini derlemeye çalıştım, sonuna yorumlarımı da ekleyerek.
26/11/2015
Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının 5N1Ş'si
24 Kasım günü Türkiye'nin Suriye sınırında gerçekleşen bir olay, bir anda dünya gündeminde bir numaraya oturdu. Olayın vehameti, pek çok kişiye 3'ncü Dünya Savaşı'nın başlamış olduğunu düşündürtecek kadar büyüktü.Askeri teknolojilerin odağında olduğu, giderek artan sayıda tekil olayların, uluslararası da dahil olmak üzere çok boyutlu ve çok karmaşık sonuçlar doğurmakta olduğunu görüyoruz. 2012 Haziran'ında Türk RF-4E jetinin Suriye tarafından düşürülmesi, T-LORAMIDS yüksek irtifa hava savunma ihalesine dair süreç ve ihalenin iptali kararı bu olguya iki örnek.
Ancak 24 Kasım günü gerçekleşen olay herhalde, sonuçlarının ağırlığı açısından çok daha başka bir yerde duracak. Konu halen sıcaklığını koruyor, yeni gelişmelerle olayların seyri her an değişebilir. Fakat bu durum, olayın kendisini analiz etmeye engel değil. Bunun için de gazetecilerin meşhur 5N1K prensibini, ufak bir değişiklikle kullanmaya karar verdim.
30/09/2015
Rus Hava Kuvvetleri'nin Suriye Çıkarması
Eylül ayının başında ABD istihbarat kaynakları tarafından Amerikan basınına, Rusya'nın Suriye'deki iç savaşa daha yoğun şekilde müdahil olmaya başladığına dair bilgiler servis edildi.
Uydu fotografları ile desteklenen bu iddialar, Lazkiye'de Basel el Esad Uluslararası Havaalanı'nda yoğun bir askeri faaliyete işaret etmekteydi. Aynı dönemde, Rus Deniz Kuvvetleri'ne ait bir çıkarma gemisi, İstanbul Boğazı'ndan güvertesinde kamyon ve BTR-82A zırhlı muharebe araçları ile yüklü şekilde güney istikametinde seyrederken görüntülenmiş; söz konusu gemi ve yükleri kısa süre sonra Suriye'de ortaya çıkmıştı. Rus askeri personelinin sadece Tartus'taki üs ile ilgili ya da danışman olarak değil, bilfiil Esad rejimi güçleri ile birlikte muharip olarak iç savaşa dahil olmaya başladıkları anlaşılıyordu.
Nitekim kısa süre sonra Rusya'nın Suriye İç Savaşı'na müdahalesine ilişkin daha fazla bilgi akmaya başladı. Suriye rejimine sağlanan desteğin nitelik ve niceliği, sadece iç savaşın değil, bölgedeki güç mücadelelerinin de seyrini değiştirebilecek boyutlarda.
Uydu fotografları ile desteklenen bu iddialar, Lazkiye'de Basel el Esad Uluslararası Havaalanı'nda yoğun bir askeri faaliyete işaret etmekteydi. Aynı dönemde, Rus Deniz Kuvvetleri'ne ait bir çıkarma gemisi, İstanbul Boğazı'ndan güvertesinde kamyon ve BTR-82A zırhlı muharebe araçları ile yüklü şekilde güney istikametinde seyrederken görüntülenmiş; söz konusu gemi ve yükleri kısa süre sonra Suriye'de ortaya çıkmıştı. Rus askeri personelinin sadece Tartus'taki üs ile ilgili ya da danışman olarak değil, bilfiil Esad rejimi güçleri ile birlikte muharip olarak iç savaşa dahil olmaya başladıkları anlaşılıyordu.
Nitekim kısa süre sonra Rusya'nın Suriye İç Savaşı'na müdahalesine ilişkin daha fazla bilgi akmaya başladı. Suriye rejimine sağlanan desteğin nitelik ve niceliği, sadece iç savaşın değil, bölgedeki güç mücadelelerinin de seyrini değiştirebilecek boyutlarda.
19/08/2015
İran ve İnsansız Hava Araçları
İran, Şah döneminde ABD'nin desteği ve teknoloji transferi ile kurulan havacılık sanayii birikimini, İslam Devrimi ve sonrasındaki uluslarası yaptırımlara rağmen korumayı ve geliştirmeyi başardı. Bu performansın en göz önündeki örnekleri, F-14 Tomcat, F-4E Phantom II, F-5 gibi 1970'lerin ikinci yarısında tedarik edilen savaş uçaklarının bakım, onarım ve yenileme faaliyetlerinin yurtiçi imkânlarla yapılması, hala uçabilir durumda tutulmaları ve hatta bazı yerli geliştirme projelerinde altlık olarak kullanılmalarıdır.
Aynı başarı, Şah döneminin sonlarında elde edilmeye başlanan uzaktan kumandalı keşif uçağı sistemleri tecrübesinin geliştirilerek insansız hava aracı (İHA) sanayiinin kurulmasında da gösterildi. Özellikle 1990'lardan itibaren roket ve füze teknolojileri ile birlikte en yoğun ArGe ve üretim faaliyetlerinin İHA alanında yürütüldüğü görülüyor.
İran'ın teorik ve uygulamalı bilimlerdeki insan kaynakları kapasitesi, tersine mühendislik ve yaptırımların çevresinden dolaşmadaki maharet ile birleşince ortaya çok sayıda İHA projesi çıktı. Bu İHA'lar hem İran ordusu hem de İran'ın müttefiki ülke ve örgütler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Dolayısıyla İHA'lar, İran'ın yürütmekte olduğu dış politikanın önde gelen araçları haline geldiler.
Başka bir ifade ile İran, aynı İsrail gibi bir İHA gücü haline geldi. Bu gücün yakından incelenmesi, Türkiye için de önemli dersler çıkarabilir.
Aynı başarı, Şah döneminin sonlarında elde edilmeye başlanan uzaktan kumandalı keşif uçağı sistemleri tecrübesinin geliştirilerek insansız hava aracı (İHA) sanayiinin kurulmasında da gösterildi. Özellikle 1990'lardan itibaren roket ve füze teknolojileri ile birlikte en yoğun ArGe ve üretim faaliyetlerinin İHA alanında yürütüldüğü görülüyor.
İran'ın teorik ve uygulamalı bilimlerdeki insan kaynakları kapasitesi, tersine mühendislik ve yaptırımların çevresinden dolaşmadaki maharet ile birleşince ortaya çok sayıda İHA projesi çıktı. Bu İHA'lar hem İran ordusu hem de İran'ın müttefiki ülke ve örgütler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Dolayısıyla İHA'lar, İran'ın yürütmekte olduğu dış politikanın önde gelen araçları haline geldiler.
Başka bir ifade ile İran, aynı İsrail gibi bir İHA gücü haline geldi. Bu gücün yakından incelenmesi, Türkiye için de önemli dersler çıkarabilir.
17/09/2013
Levant'ta Kriz: Türk Jetleri, Suriye Helikopterini Düşürdü
16 Eylül 1430 sularında Doğan Haber Ajansı, "Hatay'ın Yayladağı İlçesi'nde Suriye sınırına 400 metre uzaklıkta,
Suriye topraklarında savaş uçağı düştüğü ihbarı üzerine bölgeye ekipler
sevk ediliyor" şeklinde bir haber geçti. Haber zaten bir süredir kimyasal silah krizi ve uluslararası müdahale tartışmaları nedeniyle yüksek olan tansiyonun daha da artmasına neden oldu. 2012 Haziran ayında Suriye'nin Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir RF-4ETM keşif uçağını düşürmüş olması akıllara geldi hemen.
Kısa süre sonra haber değiştirildi ve bir Suriye helikopterinin, sınırın Suriye tarafında 400m öteye düştüğü bilgisi verildi. Bu bilgi tansiyonun kısmen düşmesini sağladı.
Derken akşam 1845 sularında Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın açıklaması, tam anlamıyla gündeme bomba gibi düştü: Arınç, "Suriye’ye ait bir Mi-17 helikopteri bugün Hatay Güveçli bölgesinde 2 km hava sahası ihlalde bulunmuştur. Tüm uyarılara rağmen ihlalin devam etmesi nedeniyle söz konusu helikopter Malatya’dan havalanan hava kuvvetlerimize ait jetlerimizle füze ile vurularak düşürülmüştür" şeklinde konuştu. Kısa süre sonra da Genelkurmay Başkanlığı, radar iz kayıtlarını içeren bir harita ile birlikte bir basın açıklaması yayınladı.
Olay özellikle Türk kamuoyunda birden "savaşa mı girildiği" endişesine sebep oldu. Kadrolu tele-stratejistler ekranlarda komutancılık oynamaya başladılar. Geçtiğimiz sene yaşanan RF-4 krizinde aşina olduğumuz isimler, aynı şekilde saçmalamaya devam ettiler.
16 Eylül günü yaşanan olay önemli, ancak ne komplo teorilerine ne de savaş borularına mahal verecek bir içeriğe sahip. Olayın bileşenleri tek tek dikkatlice incelendiğinde bu manzara açığa çıkıyor zaten. Şöyle ki:
Kısa süre sonra haber değiştirildi ve bir Suriye helikopterinin, sınırın Suriye tarafında 400m öteye düştüğü bilgisi verildi. Bu bilgi tansiyonun kısmen düşmesini sağladı.
Derken akşam 1845 sularında Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın açıklaması, tam anlamıyla gündeme bomba gibi düştü: Arınç, "Suriye’ye ait bir Mi-17 helikopteri bugün Hatay Güveçli bölgesinde 2 km hava sahası ihlalde bulunmuştur. Tüm uyarılara rağmen ihlalin devam etmesi nedeniyle söz konusu helikopter Malatya’dan havalanan hava kuvvetlerimize ait jetlerimizle füze ile vurularak düşürülmüştür" şeklinde konuştu. Kısa süre sonra da Genelkurmay Başkanlığı, radar iz kayıtlarını içeren bir harita ile birlikte bir basın açıklaması yayınladı.
Olay özellikle Türk kamuoyunda birden "savaşa mı girildiği" endişesine sebep oldu. Kadrolu tele-stratejistler ekranlarda komutancılık oynamaya başladılar. Geçtiğimiz sene yaşanan RF-4 krizinde aşina olduğumuz isimler, aynı şekilde saçmalamaya devam ettiler.
16 Eylül günü yaşanan olay önemli, ancak ne komplo teorilerine ne de savaş borularına mahal verecek bir içeriğe sahip. Olayın bileşenleri tek tek dikkatlice incelendiğinde bu manzara açığa çıkıyor zaten. Şöyle ki:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













