Katar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26/12/2017

Ortadoğu Savunma Pazarı: Alışveriş Listeleri de Faturalar da Kabarık

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 18.12.2017 tarihinde "Ortadoğu'da Silahlanma Yarışı Bütçeleri Zorluyor" başlığı ile yayımlanan makalem. Makaleyi kaleme alırken Katar Fransa'ya 12 adet ilave Rafale savaş uçağı (+36 opsiyon ile birlikte) ve 490 adet VBCI zırhlı muharebe aracı siparişi vermişti (Hatırlatması için Emre Altuntaş'a teşekkür ederim)

Katar İngiltere ile 10 Aralık günü 24 adet Typhoon savaş uçağının alımı için yaklaşık $8 milyar tutarında bir anlaşma imzaladı. Bu alım maddi boyutu kadar teknik ve siyasi gerekçeleri ile de dikkat çekici nitelikte. Zira Katar, 2015 Eylül ayında Fransa ile 24 adet Rafale jeti için $7 milyarlık, bu yıl Haziran ayında da ABD ile 36 adet F-15QA için $12 milyarlık sözleşmeler imzalamıştı. Halihazırda yalnızca 12 adet Fransız yapımı Mirage 2000 tipi jete sahip olan Katar, bu üç sipariş ile birlikte toplam 84 uçaktan oluşan modern bir karma filoya sahip olacak. Suudi Arabistan ve BAE öncülüğündeki koalisyon ile yaşanan kriz ile zor bir dönemden geçmekte olan Katar için bu alım aynı zamanda diplomatik bir manevra olarak da önem taşıyor.

Kağıt üstünde 84 uçaklık bu filo, Katar gibi küçük bir ülke için büyük bir kabiliyet artışı gibi görünse de, özellikle idame edilebilirlik ve personel temini açısından ciddi sorunları da içermekte. Benzer sorunlar diğer bölge ülkeleri için de geçerli. Başta Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Ortadoğu ülkeleri son yıllarda büyük boyutlu silah alımları gerçekleştirmekteler. Bunda Doğu Akdeniz’deki yeni hidrokarbon kaynağı keşifleri, Suriye İç Savaşı, İran’dan algılanan tehdit, Yemen harekâtı gibi çeşitli etkenler rol oynuyor.

Bölge ülkelerinin gerçekleştirdiği bu alımlar, sahip olunan ya da kurulması veya geliştirilmesi istenen stratejik ilişkilerin doğrudan yansımaları şeklinde gelişiyor. Dolayısıyla Ortadoğu’nun, savunma sanayii sektörünün uluslararası ilişkiler boyutunun en belirgin şekilde gözlendiği bölge olduğunu iddia etmek mümkün. Bunda, söz konusu alımlarda idame edilebilirlik, etkin kullanım ya da lojistik gibi hususların çoğunlukla ikinci planda tutulmasının büyük payı var.

17/09/2015

Ortadoğu Savaş Uçağı Piyasasında Son Durum

Geçtiğimiz Cuma günü Kuveyt'in, 28 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının hükümetlerarası satış yolu ile tedariği için anlaşmaya varmış olduğu haberi, havacılık camiasına bomba gibi düştü.

Sözleşme görüşmeleri halen devam eden satış gerçekleşirse bu, Typhoon için Suudi Arabistan ve Umman'dan sonra Ortadoğu'da üçüncü satış başarısı olacak. Böylelikle Typhoon, en önemli rakibi Fransız Dassault Rafale karşısında 3 - 3 eşitliği sağlamış oldu. Rafale, bu yıl içinde arka arkaya Mısır, Hindistan ve Katar'da satış başarısı yakalayarak büyük sükse yaratmıştı.

Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgede savaş uçaklarına yapılan yatırımlar, pazarın dünya çapında gidişatı üzerinde de önemli rol oynuyor. Dolayısıyla üreticiler, bir diğer önemli pazar olan Asya Pasifik ile birlikte Ortadoğu'ya özel ilgi gösteriyor.

27/03/2012

DIMDEX ve Körfez Ülkelerinin Donanma Modernizasyon Projeleri

Katar'ın başkenti Doha'da iki yılda bir düzenlenen DIMDEX (Doha International Maritime Defence Exhibition & Conference) uluslararası denizcilik sergisinin üçüncüsü, dün başladı.

28 Mart'a kadar sürecek sergide 15,000m2 kapalı alanda 150'de fazla kurum ve kuruluş yer alıyor. Ayrıca Doha limanında 11 farklı donanmadan toplam 14 savaş gemisi sergileniyor.

17/03/2011

İkinci Savaş Alanına Hazırlık: Körfez Ülkelerinin Askeri Modernizasyonu

“Her savaş alanının ardında ikinci bir savaş alanı vardır”

Emin er Reyhani



Giriş

2010, ABD ve Avrupalı büyük savunma sanayii şirketlerinin Ortadoğu bölgesinden sorumlu iş geliştirme yöneticileri için oldukça hareketli geçti. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve silahlı kuvvetlerini yeniden kurma sürecindeki Irak geride bıraktığımız sene çok sayıda yüksek bütçeli savunma tedarik programı başlattı. KİK ülkelerinin 2010 yılındaki savunma sistemi siparişlerinin toplamı yaklaşık $68.3 milyar tutarında gerçekleşti ve bu rakamın 2011 yılı içinde $73 milyara çıkması bekleniyor. Sadece Irak’ın, Aralık 2010 itibariyle siparişlerinin toplam tutarı $10 milyar civarında. Bunda, ABD muharip unsurlarının ülkeden çekilmesinin ve artan güvenlik ve istikrar sorunlarının payı yüksek.

KİK ülkelerinin bu alışveriş merakının en başta gelen etkeni kuşkusuz İran. İran’ın nükleer programı ve İsrail’le arasındaki gerginliğin yanısıra, Irak’ın işgâl sonrası dönemde yeniden inşası ve son olarak bölgedeki aşırı İslamcı akımlar ile asimetrik tehditler, bütçelerden silahlanmaya ayrılan payın yüksek kalmasını sağlamakta.

Bölge ülkelerinin savunma ve güvenlik algılarında son dönemde öne çıkan en önemli etken ise, Tunus’ta başlayan halk isyan hareketleri ve iç çatışma tehlikesi olmuş durumda.

2011’in başında Tunus’ta başlayan protestoların, yönetim değişikliği ile sonuçlanması ve ardından dalga dalga tüm Ortadoğu dünyasına yayılan halk hareketleri, önce Mısır’da Hüsnü Mübarek yönetimini devirdi, ardından da diğer Arap ülkelerini etkisi altına aldı: Libya’daki çatışmalar iç savaşa dönüştü, Yemen ve Ürdün gibi ülkelerde geniş çaplı gösteriler düzenlendi. En son olarak da Bahreyn’deki halk gösterileri, kısmî bir Şii – Sünni çatışmasına dönüştü ve en sonunda Suudi Arabistan’ın başını çektiği KİK bünyesindeki Yarımada Kalkanı (Peninsula Shield) kuvvetleri, stratejik önemi haiz tesisleri korumak için 14 Mart’ta ülkeye girdi. KİK’in bu hamlesi, İran’ın şiddetli tepkisini çekti, KİK – İran ilişkileri gerildi.

Öyle görülüyor ki, Irak’taki istikrarsızlık ve İran başta olmak üzere iki ana dış tehdide karşı savunma ve güvenlik işbirliği geliştiren KİK ülkeleri, artık sosyo-ekonomik sıkıntılar altında bunalan halkın isyanı ve muhtemel iç çatışmaların teşkil ettiği iç tehditlere karşı da birlikte hareket etme amacını taşıyor.