07/10/2009

Yunanistan'ın Yeni Savunma Bakanı: Evangelos Venizelos


Yunanistan'daki 4 Ekim erken genel seçimlerinde PASOK, kamuoyu araştırmalarının da ötesinde net bir zaferle tekrar iktidara geldi.

Ekonomik ve sosyal kriz, öğrenci olayları, artan işsizlik gibi faktörler, Yeni Demokrasi Partisi'nin (ND) sonunu hazırladı. Eski Başbakan Kostas Karamanlis, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından parti başkanlığından istifa etti.

Yunanistan'da 1990'dan bu seçime kadarki süreçte hükümetler şu şekilde kurulmuş (Kaynak: wikipedia)

05/10/2009

Bunları Biliyor muydunuz?

1. 1970'li yıllarda Libya'nın finansmanını sağlayacağı bir proje ile, Ankara'da lisans altında Jaguar taarruz uçağının üretiminin gündeme geldiğini, üretilecek uçaklardan bir kısmının Libya'ya satılacağını,

2. 1980'lerin ortalarında Öncel Proje I ile üretilecek F-16'ların yanına 40 adet Tornado IDS'nin tedarik edilmesi için İngiltere ile görüşmeler yapıldığını, projenin, İngiltere'nin kredi finansmanı konusunda bürokratik sıkıntılar yaşaması nedeniyle gerçekleşmediğini,

01/10/2009

Far East Military Aviation Monitor: September 2009



http://www.hikotai.net/monitor.htm


September 2009

HTML clipboard

100 More RD-93 Engines
China provides F-8T fighter for foreign users
Singapore plans to continue F-16 training in US
Singapore Seeks $325M in F-16 Pilot Training and Support
2 Malaysia air force pilots killed in runway crash
China aviation manufacturing has long way to go
Vietnam inaugurates first aircraft component production plant
MHI opens aircraft component plant in Vietnam
Raytheon to Supply AGM-65 Maverick Missiles to Korea, Taiwan
Finally, 'Gripen agreement between Sweden and Thailand signed
Taming the dragon
Rolls-Royce Mission to Care for Malaysia's Air Force
ESC completes Taiwan Air Traffic Control radar work
Japan shoots down mock missile
J-10 vs LCA Development Similar timeframe
Thai Air Commander To Visit After Violations
Thailand Delays Purchase Of Additional Six Gripen's
RMAF Langkawi Crash: Pilots buried
Two pilots killed in RMAF aircraft crash
2 Malaysia air force pilots killed in runway crash Taiwan News Online
China starts developing new rockets for space mission
Garuda Enlists Indonesia's Air Force
China Air and Naval Power: Recent Chinese civilian aviation news
Stratech signs RoKAF TOSS deal
China aims to be top aircraft maker
Assembly of Chinese jet model begins
Japan Seeks A New Class Of Larger Carriers
China Puts Up a Fighter
New flight suits for female PLAAF pilots - Asian Skies

28/09/2009

Uzun Menzilli Körlük

Soğuk Savaş dönemlerine ait meşhur bir deyiştir: “Nükleer denizaltılar gerçek savaşta kullanılmamak üzere inşa edilirler”

Caydırıcılığın ne demek olduğuna dair güzel bir ifade.

Silah sistemlerinin menzil, kapsama alanı, boyut gibi nitelikleri büyüdükçe stratejik, politik ve ekonomik etkileri, askeri etkilerinin çok çok ötesine geçiyor.

Kıbrıs’ın Rusya Federasyonu’ndan S-300 hava savunma sistemi alması ile başlayan gerginliği hepimiz hatırlıyoruz. Kıbrıs’ta Yunanistan ve Türkiye’yi savaşın eşiğine getiren S-300 füzelerinin teknik kabiliyetlerine dair basında çok şey yazıldı, çizildi (çoğu saçmalıktan ibaret olsa da).

25/09/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim - Nihayet!

Dışişleri Bakanlığı'na yaptığım ısrarlı başvuruların neticesinde en sonunda ihtiyacım olan cevap geldi.

Gelen cevapta iki önemli bilgi var:

1. ABD, Türkiye'ye, Guantanamo Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Uygur Türkleri'ni kabul etmesi için bir girişimde bulunmamış.

2. Türkiye, bu tutukluları misafir etmek için ABD nezdinde bir girişimde bulunmamış.

Peki bu ne anlama geliyor?

İlk yorumlarım şu şekilde:

07/09/2009

Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 3

Komşumuz Yunanistan’ın tedarik projelerini incelemeye, nakliye uçağı, arama ve kurtarma helikopteri ile insansız hava aracı projeleri ile devam ediyorum. 3 bölümden oluşan bu serinin bu son bölümünü, öncekiler gibi, “Yunanistan’ın Savunma Projelerine Genel Bakış” başlıklı çalışmamdan alıntıladım. Çalışma, kısa süre içine sizlerin ilgisine sunulacak.

04/09/2009

Rusya'ya Hollanda'dan 4 Adet LPD

Fransa ile Mistral sınıfı LHD için görüşmeler yapan Rusya, Hollandalı Damen Schelde Tersaneleri ile 4 adet LPD için görüşmelere başlamış. Gemilerin Johan de Witt tasarımını esas alacağı belirtiliyor. İlk gemi Damen Schelde'nin Romanya'daki Galati tersanesinde kalan 3 gemi Rusya'da inşa edilecek.

Rusya'nın amfibi - deniz piyade gücüne so günlerde büyük ağırlık vermesinin altında Kuzey Kutup bölgesindeki ve Karadeniz'deki gelişmelerin önemli rol oynamış olması muhtemel.

28/08/2009

Eksileri Artıya Çevirmek...

Ali Akurgal'ın aktardığı bir hikaye...

... Adamın biri bir kazada sağ kolunu kaybetmiş. İçine kapanmış. Yakınları müzik dinlemeye, kitap okumaya, çiçek yetiştirmeye yönlendirmişler, olmamış, olmamış. Sonunda, bir “uzakdoğu yakın savaş teknikleri” hocasının içine kapananlara yardımcı olduğunu duymuşlar, ona gitmişler.

27/08/2009

Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 2

Yunanistan'ın güncel savunma tedarik ve modernizasyon faaliyetlerini incelediğim çalışmamın, hava kuvvetleri projeleri ile ilgili bölümünün ilk kısmını geçen hafta bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda, elektronik harp ve özsavunma sistemleri, EMB-145H HEİK projesi ile ileri jet eğitim uçağı tedarik programı ile ilgili bölümleri kaleme aldım. Önümüzdeki hafta nakliye uçağı, arama & kurtarma helikopteri, İHA programları ve mühimmat tedarik çalışmalarını aktaracağım.

Söz konusu çalışmayı tamamladığımda en kısa süre içince siz SavunmaSanayi.net okurlarının dikkatine sunacağım.

26/08/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim IV

Bıkmadan devam ediyorum... Buradaki iş bitince sıra siyasi partilere gelecek zira...


Başvuru Tarihi: 26.08.2009 / Başvuru Sayısı: 243049

Sayın yetkili,

31.07.2009 tarih ve 214912 sayılı bilgi edinme başvuruma, başvurumun üzerinden 15 iş gününden fazla süre geçmiş olmasına rağmen bir yanıt alamamış bulunuyorum.

Başvurumun içeriğindeki soruların yanıtları ve başvurumun akıbeti ile ilgili tarafımına bilgi iletilmesi hususunda,

gereği için ilginize arz ederim.

Mehmet Arda MEVLÜTOĞLU



20/08/2009

Fair Game

Ünlü ABD'li gazeteci ve yazar Bob Novak, 18 Ağustos günü beyin kanserinden vefat etti.

Ünlü ABD'li aktris Naomi Watts, 2010'da gösterime girecek "Fair Game" (Adil Oyun) adlı sinema filminde başrolü Sean Penn ile paylaşacak.

Bu iki alakasız gibi görülen haberin aslında son derece çarpıcı bir ortak noktası var: Yakın tarihin en ilginç siyasi skandallarından biri.

6 - 7 yıl öncesine dönelim:

19/08/2009

Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası

Yeni Nesil Savaş Uçağı Projesi

Yunan Hava Kuvvetleri’nin (YHvK) en belirgin özelliklerinden biri de, hizmete giren muharip uçak tiplerinin çeşitliliğidir. Bir dönem aynı anda Mirage F1, Mirage 2000, F-4, F-5, F-16 ve A-7 uçaklarını bir arada kullanmış YHvK, 1996 Kardak Krizi’nden sonra yürürlüğe koyduğu geniş çaplı askeri modernizasyon programı dahilinde hava kuvvetlerine özel önem verdi.

1997’den bu yana gerek modern muharip uçak, gerekse yeni nesil güdümlü füze ve bomba projeleri çerçevesinde hem yeni alım hem de modernizasyon projeleri bir arada yürütülmekte. Bu kapsamda,

15/08/2009

Çerçevenin Dışında Düşünmek

Fox TV'de yeni olduğunu sandığım bir yarışma programına takıldı gözüm.. Vatan Şaşmaz sunuyor, iki yarışmacı var. 3 x 3 şeklinde yerleştirilmiş 9 tane büyük kutu içinde de ünlüler. Bildiğimiz XOX oyununun biraz tadil edilmiş bir halini oynuyorlar.. Yarışmanın ünlülerinden biri de CenkErdem çifti idi. Vatan Şaşmaz ile CenkErdem arasında bir ara şöyle bir muhabbet geçti:


V.Ş: Efendim bir kadın kocasını milyoner yapabilir mi?

CE: Evet yapabilir, eğer kocası milyarderse...

Koca bir kahkaha patlattım ve dakikalarca güldüm. Espri çok hoşuma gitti.

Ama gülmem geçince ciddi ciddi düşündüm (güldürürken düşündürmek!!!):

Bu soru sorulduğunda ister istemez akla gelen ilk düşünce, kadının kocasını sıfırdan milyoner yapması şeklinde oluyor. Yani bir şekilde beyin kendisine "milyon" üst sınırını, hedefini belirliyor ve o hedefe nasıl ulaşılabileceğinin cevabını arıyor.

Ancak CenkErdem'in cevabı "çerçevenin dışında düşünme"ye çok güzel bir örnek. Gavurlar buna "thinking outside the box" diyorlar.

Başka bir örnek: 3 x 3 toplam dokuz tane nokta var. Toplam dört tane doğruyu, elinizi kaldırmadan çizerek bu noktaların üzerinden geçirmeniz gerekiyor. Nasıl yaparsınız? Biraz deneyin, cevabı ise burada.

Anlatabildim mi?

11/08/2009

TDzK Modernizasyon Projeleri Hakkında

Defence Technology International dergisinin Ağustos 2009 sayısı henüz elime geçti. Dergide Andy Nativi imzası ile yayınlanan "Power Supply" başlıklı makalede Türk Deniz Kuvvetleri'nin modernizasyon ve tedarik programları ile ilgili bilgiler var.

Makaleye göre MilGem projesinin ikinci gemisi Büyükada'nın silah ve sensör donanımı Heybeliada'nınkinden farklı olacak. Heybeliada ve Büyükada'nın denemeleri ile geri kalan 6 geminin seri inşasının başlaması arasında uzun bir test süreci yer alacak. Heybeliada 2011'den önce hizmete girmeyecek. Bu yaklaşım, TDzK'nın daha fazla satın almadan önce test et" konseptinin bir uzantısı.

TF-2000 projesinde ise tasarım çalışmalarının 2011'de bitirilmesi, iki adet gemiyi kapsayan Batch I paketi için sözleşmenin 2014 yılı içinde imzalanması ve bu iki geminin 2021 ve 2022'de hizmete girmesi; üç gemiyi kapsayan Batch II paketinin ise 2023 - 2028 yılları arasında hizmete girmesi öngörülüyor.

Tasarım detaylarının çok azının bilindiğinin vurgulandığı projede gemilerin 32 hücreli Mk41 VLS lançer sistemi, ESSM ve SM-2 füzeleri, iki adet DSH helikopteri, 127mm baş top, gemisavar füze ve hafif torpidolarla donatılacağı belirtilmiş.

Makalede ayrıca, 16 adet 400t sınıfı karakol botunun inşasını kapsayan Yeni Tip Karakol Botu projesinin tamamlanmasından sonra, hizmetteki eski Alman Jaguar tipi hücumbotların yerini almak üzere yeni tip bir hücumbot için de çalışmalara başlanacağı bildirilmiş.

03/08/2009

Kafkasya Savaşı: Bir Yıl Sonra

Gürcistan’ın ayrılıkçı Güney Osetya’ya düzenlediği askeri harekât ile başlayan ve Rusya’nın müdahalesi ile büyüyen savaşın üzerinden bir yıl geçti. 2008 7 Ağustos’unu 8 Ağustos’a bağlayan gece Gürcü birlikleri, tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmiş olan Güney Osetya’daki birliklere hava ve topçu taarruzu başlatmış, akabinde çatışmalar, yamaçtan yuvarlanan kar topuun çığa dönüşmesi misali tüm Gürcistan’a yayılmıştı.

5 gün süren savaşı yakından takip etmeye çalışmıştım. Şahsen bu çatışmayı “Kafkasya Savaşı” olarak adlandırmayı tercih ediyorum, her ne kadar savaş tüm Kafkaslar’a yayılmamış olsa da.


Alenia, Avioane'yi Satın Almaktan Vazgeçti

Romanya'nın devlete bağlı havacılık şirketi Avioane'nin, İtalyan Alenia tarafından satın alınması gündemdeydi ve bir süredir iki firma arasında görüşmeler devam ediyordu. Romanya kaynaklı son gelen haberlere göre Alenia görüşmelerden çekilmiş. Gerekçe, İtalyan şirketin, Avioane'nin borçlarını devralmak istememesi. Daha önce de şirketin Çek Cum. Aero Vodochody'ye satışı gündemdeydi ancak görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Yanılmıyorsam Alenia'nın Avioane teklifi, İtalyan HvK Tranche I EF-2000'lerinin Romanya'ya düşük bedelle satışını da kapsamaktaydı.

02/08/2009

Güney Kore KF-X Projesi’nde Önemli Değişiklikler

Doğu Asya’nın yükselen gücü Güney Kore, 2001 yılında başlattığı KF-X (Korean Fighter – X) 5. nesil taktik savaş uçağı projesinde önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor.

Güney Kore Hava Kuvvetleri’nin 2020’lerden itibaren vurucu gücünün belkemiğini oluşturacak KF-X’in, en son teknoloji ürünü silah ve sensörler donatılması ve stealth özelliklerinin tüm rakiplerinden daha gelişmiş olması hedefleniyordu.

31/07/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim III

Dışişleri Bakanlığı'ndan yanıt geldi. Aynen şöyle:

191047, 210505 ve 210069 sayılı bilgi edinme başvurularınız Bakanlığımızca Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.

191047 sayılı bilgi edinme başvurunuzun içerik olarak Bakanlığımızın birden fazla biriminin görev alanına girmesi nedeniyle, başvurunuzun Kanunun 16. maddesi ışığında değerlendirme süreci uzamıştır.

Yunanistan Modernize Edilen Firkateynini Teslim Aldı

Yunan Deniz Kuvvetleri, modernize edilen Elli sınıfı F-450 Elli firkateynini, Skaramanga’daki Hellenic Shipyards Tersanesi’nde 28 Temmuz günü düzenlenen bir törenle teslim aldı.

Elli, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki 10 adet eski Hollanda yapımı Kortenaer sınıfı firkateynden modernizasyona tabi tutulan beşinci gemi.

27/07/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim II

Başvuru Tarihi: 27.07.2009 / Başvuru Sayısı: 210505


Sayın yetkili,

06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna henüz bir yanıt alamamış bulunuyorum.

Söz konusu başvurumun dayanak noktasını teşkil eden 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 11. maddesine göre, talep ettiğim bilgi ve / veya belgeye 15 iş günü içerisinde erişimimin sağlanması, eğer bu mümkün değil ise 30 iş günü içerisinde sağlanacağına dair tarafımın, 15 iş günlük sürenin bitiminden önce bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Başvurumun üzerinden 15 iş gününden fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, başvuruma herhangi bir geri dönüş gerçekleşmediği gibi, bilgi edinme talebime verilecek cevabın gecikeceğine dair de herhangi bir bilgilendirme gerçekleşmemiştir.

Bu kapsamda,

1. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusunun son durumu,

2. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna neden 15 iş günü içerisinde yanıt verilmediği,

3. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna ne zaman yanıt verileceği

hususlarında ivedilikle bilgi edinmek istiyorum.

Gereği için ilginize, saygılarımla, arz ederim.

M. Arda MEVLÜTOĞLU

26/07/2009

Gelişen Hindistan - ABD İlişkileri ve EUMA Meselesi

ABD’nin Hindistan’la ilişkileri son yıllarda hızla gelişmekte. Özellikle 11 Eylül sonrası dönemde değişen Orta Asya ve Asya – Pasifik politikaları, Çin’in yükselişi ve enerji stratejileri, bu gelişimin temellerini teşkil ediyor. Nükleer teknoloji ve savunma sistemleri alımlarında iyice belirginleşen ve stratejik ittifaka doğru yönelen ABD – Hindistan ilişkileri, geçtiğimiz hafta, 20 Temmuz’da imzalandığı açıklanan EUMA (End Use Monitoring Agreement; Son Kullanıcı Takip Anlaşması) belgesi ile yeni bir rotaya girdi.

23/07/2009

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları başlıklı yazımda bahsettiğim, Uygur Türkleri'nin dramı ile ilgili Dışişleri Bakanlığı Bilgi Edinme Birimi'ne, 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile,

Hiç Gidilmemiş Yoldan Gitmek

...Bir resim dersinde 6 yaşında bir kız resim yaparken, öğretmeni yanına yaklaşır: “Ne resmi yapıyorsun?” diye sorar. Kız, “Allah’ın resmini yapıyorum.” der. Öğretmen, “İyi ama Allah’ı bugüne kadar kimse görmedi ki.” deyince kız, “Birazdan görecekler.” diye cevap verir...

Temel Aksoy blogunda, yaratıcılık ve kalıp dışı düşünce üzerine son derece etkileyici bir yazı yazmış:

22/07/2009

Project Tiger

Project Tiger

Bir sabah kahvesi ile en güzel giden şey, yudumlara eşlik edecek güzel bir iki makale ya da incelemekten keyif alabileceğim bir site.. Sağolsun sevgili dostum Selçuk da bana bu imkânı sağlıyor.

Selçuk'ın "Tiger" adını verdiği proje, yakın hava desteği, keşif gözetleme ve ileri hava kontrolörü görevlerinde kullanılabilecek, hafif bir pervaneli uçağın kavramsal tasarımı üzerine. İlham kaynağı Almanlar'ın meşhur 2. Dünya Savaşı av uçağı FW-190 olan Tiger'ın şekillenmesinde, naçizane yorum ve görüşlerimi Selçuk'la paylaşmaktayım.

Endüstriyel tasarım işte bu yüzden çok zor: Hayal gücü ile mühendislik arasında bir orta yol bulmak zorunda tasarımcı. Bir yanda gerçek dünyanın (bütçe, isterler, görevler, fizik vb) dayatmaları, öte yandan estetik ve idealist kaygılar; hayal gücünü gerçekleştirme arzusu. Aynı mimarlar gibi, endüstriyel tasarımcılar da kolay kolay kimseye yaranamaz.

Selçuk'un çalışmaları bu açıdan çok istisnâi bir örnek teşkil ediyor. Eminim ki Tiger da bu seriyi bozmayacak. Ortaya güzel bir uçak tasarımı çıkacak.

21/07/2009

Ufak Rötuşlar...

Siyah Gri Beyaz'da ufak bazı düzenleme ve değişiklikler yaptım.

Siyah Gri Beyaz, Blogger altyapısını kullanan bir blog. Ancak kendi alan adım ve sunucum üzerinden yayın yaptığım için yapabileceğim yapısal değişikliklerin nitelik ve sayısı sınırlı.

1. "Social Bookmarking" (Sosyal yer İmleri) özelliğini ekledim. Fare imleci sağ taraftaki "Yer İmleri & Paylaşım" altbaşlığının altındaki beyaz kutunun üzerine getirildiğinde açılan kutu içerisinden, Siyah Gri Beyaz'daki yazıları paylaşmak için çok çeşitli araçlar çıkıyor. Klasik e-mail ile arkadaşa gönderme fonksiyonundan facebook, MySpace gibi paylaşım ortamlarına kadar pek çok özellik mevcut.

Bunun dışında FeedBlitz altyapısını kullanan Siyah Gri Beyaz Bülten abonelik sistemi de devam ediyor.

2. Blogger'ın klasik turuncu zemin üzerine "B" harfli logosu yerine, kendim bir logo (favicon) hazırladım.

3. Sitemeter ile tutulan toplam ziyaretçi sayısı istatistiği güncellendi. Siyah Gri Beyaz yayınının kesintiye uğramadan önceki, Nisan 2005 - Temmuz 2007 dönemini kapsayan sayısı bilgisi, Temmuz 2007'den bugüne kadarki sayı ile birleştirildi.

4. Yazıların sayfa marjini, başlık font ve diğer küçük ayarları değiştirdim.

Umarım sonuçları okuma keyfini artırıcı yönde olur.

18/07/2009

SSN Kulübüne Avustralya da mı Katılıyor?

Hindistan'ın ilk nükleer denizaltısını denize indirme hazırlıklarını yaptığı sırada, Asya - Pasifik'in yükselen gücü Avustralya'da da bu konudaki tartışmalar tekrar alevlendi.

Halihazırda 6 adet Collins sınıfı dizel elektrik sınıfı denizaltıya sahip olan Avustralya, kısa süre önce açıklanan 20 yıllık tedarik planı uyarınca filosunu iki katına çıkartacak, yani 12 adet denizaltı inşa edecek. Collins sınıfı, dizel elektrik denizaltılar arasında tonaj bakımından en büyük tasarımlardan biri; İsveç Kockums tersanesi ile birlikte geliştirilmişlerdi.

17/07/2009

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi: Güncelleme

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi ile ilgili yeni gelişme: India Today'in haberine göre "Arihant" olarak adlandırılan nükleer takatli saldırı denizaltısı, resmî bir törenle 26 Temmuz günü denize indirilecek.

Habere göre Arihant, Hindistan'ın 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nden kiraladığı "Charlie I" sınıfı baz alınarak tasarlandı.

ATV projesinin, Rus Proje 670A Skat (NATO kod adı "Charlie I") türevi olduğuna dair başka Hint kaynakları da mevcut. Dolayısıyla bu bilginin doğruluk derecesi yüksek olabilir. ATV ile Charlie I arasındaki tasarım benzerliği hakkında daha sağlıklı bilgiyi muhtemelen denize iniş töreni sırasında elde etmek mümkün olacak, en azından görsel tasarım açısından.

14/07/2009

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi

Hindistan, "Advanced Technology Vessel" projesi dahilinde inşa ettiği ilk nükleer saldırı denizaltısı "Chakra"'yı Ağustos ayında denize indiriyor.

Chakra'nın, Proje 971 Akula tasarımı baz alınarak geliştirildiği belirtiliyor. Aynı tipteki "Nerpa" adlı denizaltı Rusya'dan kiralanmış, ancak devir teslimden hemen önce gerçekleşen bir kaza sonucu 20 denizci hayatını kaybetmişti. Nerpa'nın, onarımını müteakiben bu sene sonunda Hint DzK'ne teslim edilmesi söz konusu.

13/07/2009

Okur Mektubu: Çanakkale Savaşı ve Planlar

Not: Bu makaleyi değerli Taner Kılınç Bey kaleme almıştır. Kendisinin kıymetli araştırma ve yazılarını Siyah Gri Beyaz aracılığı ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.





Herkes daha doğrusu hepimiz Çanakkale Savaşı'nın destansı sahnelerini biliriz. Hoş bazıları yeni bir ulusal anlayışın doğduğu ve tarihin akışının değiştiği savaşa akıl almaz hurafeler katsa da Çanakkale Savaşı'nın nelere mal olduğu ve iki ulusun kaderini (Biz Türklerin ve Rusların kaderlerini) nasıl değiştirdiğini az ya da çok bilmekteyiz. Çanakkale Şavaşı'nın nedenleri anlatılır hep tarih kitaplarında; ve de savaşın sonuçları da anlatılır. Bunları da az veya çok bilinmektedir. Peki ya İtilaf Kuvvetleri Çanakkale Boğazını geçselerdi ne yapacaklardı; daha doğrusu ne yapmayı planlıyorlardı bunlar savaş tarihinde pek konuşulmayan konulardır. Savaş sadece İngiliz ve Fransızların Ruslara yardım götürmesi veya yeni bir cephe açmak şeklinde özetlenebilir. Fakat Müttefikler bunu nasıl yapmayı planlıyorlardı? İstanbul'u ele geçirdikten sonra kim nereyi işgal edecekti? Boğazları kim ne şekilde kontrol edecekti? Bu konular akademisyen tarihçilerin dışında pek kimsenin ilgisini çekmemektedir. Oysaki bir kentin müttefik ordular tarafından işgal edilmesi gerçekten çok hassas bir konudur. 2.Dünya Savaşı sonunda Berlin'in işgalinde bunu gördük. Berlin yaklaşık 40 yılı aşkın bir süre Amerikan-İngiliz-Fransız-Rus orduları arasında paylaşıldı ve ortaya çıkan rejim sorunu yüzünden bu paylaşım önce Berlin Ablukasını,sonra da Berlin Duvarı sonucunu doğurdu. Bu sonuçlar aslında plansız yapılan ve de anlaşmadan yapılan bir müttefik işgalin sonucudur.
Oysa ki Berlin işgalinden 30 yıl önce dünyanın en önemli su yollarından birinin ve en önemli başkentlerinden birinin paylaşım planı yapılmıştı. Hemde ince hesaplamalar yapılarak, dengeler gözetilerek.

Nasıl mı? Görelim...


12/07/2009

AH-64T Apache "What If"* Çalışması

Modelsitesi.com modelcilik hobi sitesinden değerli Burak Özdil, ABD Boeing yapımı AH-64D Longbow saldırı helikopterinin, Academy Model firması üretimi 1:48 ölçekli modelini Türk Kara Kuvvetleri renklerine boyayarak, ilginç bir "what if" çalışmasına imza atmış.

Bilidiniği gibi Türkiye bir süredir, elindeki taarruz helikopteri filosunun üzerindeki yükü hafifletmek ve ATAK helikopterleri hizmete girene kadar oluşacak ihtiyacı karşılamak için acil alım seçeneklerini değerlendirmekte. Bu kapsamda Rusya'dan Mi-28 ve ABD'den ikinci el AH-1W alımlarının araştırıldığına dair haberler basına yansımıştı. Apache'nin de bu süreçte zaman zaman adı geçmekte. Bu nedenle söz konusu model çalışması daha da ilgi çekici bir niteliğe sahip.

Siyah Gri Beyaz'a Etiket Özelliğini Ekledim

Aslında hep olan bir özellikti bu etiket (tag) işlevi, ancak ben ihmal ettiğimin yeni farkına vardım.

Her bir yazının altındaki anahtar kelimelere tıklayarak, o anahtar kelimelerle etiketlenmiş diğer eski yazılara ulaşmak mümkün. Böylelikle bir konuyla ilintili olabilecek diğer haber ve yazıları da okuyark daha geniş bir izlenim edinmek kolaylaşıyor.

Siyah Gri Beyaz'da şimdiye kadar yayınlanmış 224 yazı için tek tek etiket girmek ve düzenlemek biraz zaman aldı ama umarım okuma keyfini ve verimini artırıcı etkisi olur.

08/07/2009

Türkiye'nin Gerçekleşmemiş FFG-7 İnşa Projesi

Uzun süredir, 1990 - 2010 yılları arasında gerçekleşen ikinci el firkateyn hibe ve transferlerini incelediğim bir makale üzerinde çalışmaktayım. Bu çalışma kapsamında araştırma yaparken, değerli dostum Cem Devrim Yaylalı, okuduğu bir kitaptaki son derece ilginç bir bilgiyi benimle paylaştı.

Yaylalı'nın bahsettiği bilgiye göre, Türkiye'nin FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı firkateynlerle tanışıklığı, Gabya sınıfının trasnferinden çok öncesine, 1980'e kadar uzanıyor. Alman MEKO firkateyn projesinin mimarlarından, gemi inşa mühendisi Karl Otto Sadler, "MEKO - Eine Erfolgsstory" adlı kitabında, Türkiye ile ABD arasında 1980'de 4 adet FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı güdümlü mermili firkateynin Gölcük Donanma Tersanesi'nde lisans altında inşası hakkında bir anlaşma imzalandığı, ancak daha sonra gerek teknik altyapı ve tecrübe eksikliği gerekse bütçe sıkıntılarından dolayı bu projenin iptal edildiğini yazıyordu.

06/07/2009

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları

Palau Adaları'nı bilir misiniz? Nerededir? Adında "ada" kelimesi geçtiğine göre bir denizde olmalı. Hangi denizde? Neden önemlidir Palau Adaları?

Efendim, Palau Adaları, Wikipedia'ya göre, Büyük Okyanus'un ortasında, toplam 459 km2'lik bir alan üzerine kurulu bu ada-devlet, bağımsızlığını 1994 yılında kazanmış. O zamana kadar ABD'ye bağlı, yarı özerk bir yönetim imiş. Temmuz 2007 verilerine göre nüfusu 20,942; GSMH 160 milyon Dolar'ı bulmuyor, kişi başı milli gelir 10,000 Dolar civarlarında.

Böyle küçük bir ada-devletin nasıl bir önem arz ettiğini anlamak için önce başka bir adaya gitmek gerek:

Küba'ya.

Bilindiği gibi Küba, ABD'nin ezeli düşmanı, Castro'nun memleketi bir ülke. Ancak Küba Adası'nın güneydoğu ucunda, ABD toprakları olan bir yer var: Guantanamo. Burada ABD üssü ve meşhur esir kampı bulunuyor. ABD, 11 Eylül'den sonra özellikle Afganistan ve daha sonra Ortadoğu ve Afrika'da "Teröre Karşı Küresel Savaş" bünyesinde ele geçirdiği "tutsaklar"ı buradaki üste gözlem altında tutuyor. Dünyanın görmüş olduğu en aşağılık devlet adamlarından biri olan George Bush ve onun daha da rezil yönetiminin, her türlü hukuk ve insaf kaidelerine karşı gelerek ve haklarında herhangi bir suçlama, iddia vs'de bulunmadan öylece esir tuttuğu bu tutsakların durumu, uluslararası kamuoyunun yoğun tepkisini çekmekte. Uluslararası ve iç hukuktan kaçınmak için bu tutsaklar ABD hükümeti tarafından uydurulmuş bir terim olan "düşman savaşçı" (enemy combattant) olarak adlandırılıyor.

16/06/2009

Bir Süreç Yönetimi Olarak Ağ Merkezli Muharebe

Bir savunma sistemi alalım. İlerleyen satırlarda ortaya çıkacak ki, aslında ele aldığımız ürünün bir “savunma” sistemi olması o kadar da elzem değil. Otomotiv, elektronik, mobilya vb de olabilir.

Ama biz “savunma”dan gidelim (”saldırı”dan değil!)

Bu bir insansız hava aracı olsun. İstihbarat, keşif ve gözetleme (ISR: Intelligence, Reconnaissance and Surveillance) görevlerinde kullanılacak bir İHA.

Bu sistemi silahlı kuvvetler envanterine alıp kullanıma sokup kullanmak ve daha sonra emekliye ayırıp hurdalığa göndermek, birbirini takip eden süreçler silsilesini gerektirir. Bu süreçler kabaca şu şekilde özetlenebilir:

Pakistan'ın İkinci El Savaş Gemisi Arayışı

Kısa süre önce basına yansıyan haberlere göre İngiltere ile Pakistan arasında Tip 42 muhriplrinin transferine yönelik olarak yürütülen görüşmeler ciddiyet kazanmış durumda. (*)

Sheffield sınıfı olarak tasarlanan bu muhriplerden İngiliz Deniz Kuvvetleri için üç grup ya da “Batch” halinde toplam 14, Arjantin Deniz Kuvvetleri için ise 2 adet inşa edildi. 1982 Falkland Savaşı gazisi olan bu muhriplere, savaştan alınan dersler uyarınca kapsamlı modernizasyon ve tasarım değişiklikleri de uygulandı. 2009 Haziran ayı itibariyle İngiliz DzK’de 1 adet Tip 42 Batch II Exeter sınıfı, 4 adet de Tip 42 Batch III Manchester sınıfı muhrip bulunuyor. Bu gemiler, Tip 45 Daring sınıfı hizmete girmeye başlayınca peyderpey emekliye ayrılacaklar.

12/06/2009

Hayata Dair Son Derece Önemli Değerlendirmelerim

Geçenlerde bir iş gezisi için Belçika'ya gitmiştim. Brüksel bugüne kadar gördüğüm tüm şehirler içinde midemi en çok bulandıran, en iğrenç şehirlerden biri. İnsanları kaba ve çirkin, medeniyetten nasibini almamış, metro istasyonları afedersiniz sidik kokusundan geçilmiyor, şehir ruhsuz, şehir çok soğuk. Avrupa'nıni bizim kafamızdaki Avrupa'nın değil, Hitler'in rüyalarını süsleyen Festung Europa'nın başkenti adeta. Yaşlı, köhne, içe kapalı, sümsük Avrupa'nın başkenti.

Laf Brüksel denen o rezil şehirden açıldı devam edeyim: Brüksel sokaklarında dolaşırken bir posta kutusu gördüm.. Çok eski bir binanın duvarına asılmış eski bir porta kutusu. Kaç yıldır orada duruyor tahmin etmek güç: Üzeri işlemelerle süslü bu kutunun rengi kararmış, pas - bronz rengi bir karışım haline gelmişti. Üzerinde çizikler, bezikler vardı. Hiç boyanmadığı ya da en azından yıllardır boyanmadığı her halinden belliydi: Ama üzerinde tek bir grafiti ya da çıkartma ya da bir yazı, resim falan yoktu! Sadece posta kutusu ve üzerinde yılların izi. O eski posta kutusunun asılı olduğu o eski binanın bulunduğu o eski mahallenin bir tane mi afedersiniz piç veledi yoktu, posta kutusunun bir tarafını kıracak? Bir tane mi gencin aklına yıllardır o posta kutusunun bir kenarına sevgilisinin adını yazmak gelmedi? Bir tane mi siyasi parti ya da eğlence partisi ya da bilmemneyin bilmemnesi bir iki çıkartma yapıştırmadı o körolmayasıca kutunun üstüne? Zamanda ve mekânda hem mecâzi hem gerçek anlamda asılı kalmış o kutu, çevresinde yaşayan insanların tek bir izini dahi taşımıyordu üzerinde. Onu üreten işçinin eseriydi ama sonra ister Brüksel'de ister hayalet bir kasabada asılı kalmış olsun, görenin ayırt etmesi mümkün değil. Zamanda ve mekânda asılı kalmış: Ağır ağır ama çok ağır biçimde yaşlanan, bir adım dahi ileriye gidemeyen, ne ileride ne geride, limboda bir posta kutusu. Aynı içinde bulunduğu mahallenin sakinleri ve o mahallenin bulunduğu kentin sakinleri ve kentin bulunduğu kıtanın sakinleri gibi: Zamanda ve mekânda asılı kalmış. Köhne. Festung Europa. Köhne ve yaşlı. Kurban olayım Anadolu'ma.

Neden televizyon kanallarında programlar hep saat başlarında, çeyrek geçe, buçuk ya da çeyrek kala başlar? Mesela bir program 16:00'da başlayacaksa, ondan önceki program 15:45 ya da en fazla 15:50'de bitiyor ve ardından reklamlar ve "bu bir reklamdır" kamuflajlı "advertorial"lar başlıyor. Şahsen bir izleyici olarak bu fasıl başlayınca içgüdüsel olarak kanal değiştiriyorum ama geçtiğim kanalları büyük çoğunda da aynı saatlerde zaten reklamlar dönüyor. Mesela bir kanal çıksa ve programlarını ara saatlerde falan başlatsa, diğer kanallarda reklamlardan kaçan izleyiciler bu kanala düşse?

Bu sene kriz var. Kriz kriz. Dünyadaki tüm tüketiciler masraflarını kısıyor, patronlar da öyle. Para kısmaya ihtiyaçları olsun ya da olmasın. Arabasını değiştirmeyi düşünüyorsa eğer bir süre öteledi amcanın teki, ev hanımı teyze buzdolabını yenilemekten vazgeçti, herkes kendine göre muslukları kıstı. Krizden en kötü etkilenen ülkelerin başında, düşen petrol fiyatlarının da etkisiyle, Rusya geliyor. Tüm bunlar ne anlama geliyor? Mesela bu sene Türkiye'de turizm çok kötü fena çökecek. Turizm'den gelen gelir muhtemelen önceki senelerden çok daha düşük olacak. Buna ilaveten otomotiv ve beyaz eşya zaten öldü. Turizm hizmet sektörü, ArGe yatırımı yapmanıza ya da bir bilgisayar mühendisi seviyesinde personel yetiştirmenize gerek yok. Beyaz eşya, otomotiv ve elektronikte zaten ArGe ülkesi değil üretim ülkesiyiz. Elin Fiat'ı, Opel'i, Toyota'sı falan kendi derdine düşmüşken bizi kim ne yapsın? Velhasıl başkasının işçisi olursan, işvereninin işi bozulunca ilk harcanan sen olursun değil midir?

İran'da bugün cumhurbaşkanlığı seçimi var... Seçim.. Yani İran'da bugün insanlar sandık başına gidip ülkeyi kimin yöneteceğini seçecekler. Belki muhafazakar Ahmedinejad, belki reformcu Musevi. Geçenlerde ABD, 1953 İran'da darbe düzenlediği için özür diledi. 1951'de seçimle işbaşına gelen Musaddık, petrol kaynaklarını millileştirmek için adım atınca, CIA'in düzenlediği bir darbe ile hükümetten indirilmiş, akabinde ömrünün sonuna kadar ev hapsinde tutulmuştu. Musaddık'ın yerine ise ABD'nin bir dediğini iki etmeyen Şah Rıza Pehlevi geçmişti. Demokrasiyi yaymak, özgürlük, terörizme karşı küresel savaş... Anlayaman...

Taraf ve F şurekası gibi ağzından salyalar aka aka ve bir psikolojik harekâtın bilerek ya da bilmeyerek parçası olma onursuzluğunu taşıma günahını işlemeden ya da 1930'lara rahmet okutacak bir etnik ırkçılık / militarizm şakşakçılığı yapmadan TSK eleştirisi yapabilecek bir ademoğlu var mı bu ülkede? Mesela GenelKurmay Başkanlarının önemli bazı gün ya da durumlarda, ünlü düşünür ve teorisyenlere atıfta bulunarak yaptıkları konuşmaları alıp, adamakıllı bir bilimsel eleştiri kaleme almanın kimseye, hiçbir kuruma küfür ya da yağdanlık etmek olarak algılanmaması ne tatlı bir şey olurdu kimbilir... Bilemen...

"Burçak Tarlası" Türk kadınının gerçekte ne olduğunu özetleyen bir türküdür. "ilahi kaynana.. ömrün tükene... eğdirme fesini kalkar giderim... evini başına yıkar da giderim..." Çektiklerini içine atan, asi, boynu, başı dik, gerekirse gözünü karartan... Başın örtüsü falan hikaye. Türk kadınına önce özgür irade ve özgüven ve dahi cesaretin yeniden kazandırılması lazım. Örtüye falan sığmayan şeyler bunlar zira.

İstiklal Caddesi'ne avazları çıktıkları kadar bağırıp, kendilerine ezberletilen sloganlarla çevredekilerin kulaklarına tecavüz edercesine slogan atıp gazete satan solcu genç arkadaşların kaçı bir umumi tuvalette karşılaştıkları temizlikçiye, kaldırımı onaran inşaat işçisine, sabah evden çıkarken karşılaştıkları (ve muhtemelen güne güneş henüz doğmamışken "aydın olsun!" demiş olan) kapıcıya "Kolay Gelsin!" demektedir ve bunu içten gelerek demektedir? Emeğe saygı sadece Che Guevera rozetleri, kirli sakal + şarap süzen bıyık, Nazım Hikmet şiiri, oligarşi, devrim, halkların kardeşliği, emek ve daha bir sürü posası çıkana kadar cümle içinde defalarca kullanılan kelimeye tıkılıp kalmak mıdır? Bir "Kolay Gelsin"e sığabilecek ve hatta ondan taşıp gözünün parlamasına neden olacak kadar güçlü bir emeğe saygı, köhnemiş, amaçsızlaşmış bir solculuk oyununa kuma olmak zorunda mıdır? Veyahut solculuk türkü barlarda şalgam + rakıya aptallık derecesinde pahalı hesap ödeyip gerçek manasını anlamadan ve beceremeden ve sırf çekmiş olmak için çekilen halay mıdır?

Geçenlerde Penguen miydi, Uykusuz muydu, birisinde okudum ve son zamanlarda okuduğum en güzel tespitlerden biriydi. Galiba Memo Tembelçizer'in köşesiydi, "Tespitim Var" gibi bir başlığı vardı. Çizerin teorisine göre halay, köy yaşamını sembolize eden bir halk oyunu idi (belki bu gerçekten üzerinde daha önceden düşünülmüş, yazılıp çizilmiş bir teoridir, bilemiyorum. Aslında bilmek ve bununla ilgili daha fazla şey okumak, düşünmek isterim). Halayda herkes, yanındakinin ayak ve vücut hareketlerine uyum sağlamak zorundadır: Halaybaşı hariç - o da köy muhtarı ya da köy ağazı oluyor sanırım. Halayda herkes uyum içinde hareket etmelidir ki halay bir şeye benzesin: Bireysellik yoktur. Önemli olan halay barı, yani bireylerin oluşturduğu grup yani komün yani köydür. Üniversite şenliklerinde, eylemlerde falan iğrenç ötesi, koreografi bile denemeyecek bir paspallıkla halay çekiyormuş gibi yapan, sol söylemlere iş düşünce bireyin özgürlüğünden dem vuran kardeşlerin kaçı bu açıdan değerlendirmektedir, içine ettikleri halayın?

"Kısa dönem askerler, askeri mahkemeye gittikleri zaman asteğmen statüsünde oluyorlarmış" palavrasına inanılmayan bir dünya düşlüyorum.

Bir keresinde AŞTİ'deki kitapçının önünde bir grup ocaktan geldiği her halinden belli bir grup delikanlının muhabbetine kulak misafiri olmuş, hiç adetim olmamasına rağmen müdahale etmiştim. Kendi aralarında Türkiye'yi Birinci Dünya Savaşı'na İsmet İnönü'nün soktuğunu, bu ihaneti nedeniyle Atatürk'ün onu ülkeden kovduğunu konuşuyorlardı.

Küreselleşme nedir? Beyaz çikolatalı moka ya da Burger King'dir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, mesela Starbucks'a, beyaz çikolatalı Moka sipariş ettiğinizde beyaz çikolatalı moka alırsınız ve tadı üç aşağı beş yukarı aynı olur. O ülkenin dilini bilmeye gerek yok, adetlerini kültürlerini falan.

İngiliz bir dostum anlatmıştı: İngiltere'de trafikte selektör yapmak "seni görüyorum ve yavaşlayacağım" anlamına geliyormuş. Yani mesela bir yayaıy gördünüz, selektör yaparak onu farkettiğinizi ve yavaşlayacağınızı ifade ediyormuşsunuz. Türkiye'de ise tam tersi: "yavaş ol ben geliyorum!"

Falan filan...

08/06/2009

Denizaltı Dünyasında Son Gelişmeler

Özellikle 2001’den bu yana sıklıkla telaffuz edilen (ancak şahsî kanaatime göre aslında yeni bir kavram da olmayan) kıyı suları muharebesi (Littoral Warfare), bu ihtiyaca yönelik çözümlere savunma pazarında rağbeti artırmış durumda. Dünya donanmaları artık sadece açık denizlerde seyredecek suüstü ve sualtı gemilerine yatırım yapmıyorlar. Savunma sanayiinin ve donanmaların ilgi odağında, kıyıya yakın (kahverengi) sularda harekât icra edebilecek yetenekte gemiler var. Bu bağlamda, özellikle Basra Körfezi, Aden Körfezi, Malakka Boğazı, Akdeniz gibi “sıcak nokatalar”ın daha da ısınması ile birlikte denizaltıların, bilhassa dizel elektrik denizaltıların popülaritesi daha da artmış durumda.

Bu yazımda, dünya denizaltı pazarındaki güncel gelişmeleri derlemeye çalıştım. Dünyada halen aktif hizmette denizaltı bulunduran ülke sayısı 36. Bu ülkelerin tamamını ve denizaltı filolarının güncel durumları ile en son gelişmeleri derlemek, bir köşe yazısının boyutlarını bir hayli zorlayacak bir çaba olur. O yüzden kendimce en önemli gördüklerimi, mümkün olduğunca yukarıda saydığım sıcak bölge ülkelerini içerecek şekilde sıraladım.