21/07/2009

Ufak Rötuşlar...

Siyah Gri Beyaz'da ufak bazı düzenleme ve değişiklikler yaptım.

Siyah Gri Beyaz, Blogger altyapısını kullanan bir blog. Ancak kendi alan adım ve sunucum üzerinden yayın yaptığım için yapabileceğim yapısal değişikliklerin nitelik ve sayısı sınırlı.

1. "Social Bookmarking" (Sosyal yer İmleri) özelliğini ekledim. Fare imleci sağ taraftaki "Yer İmleri & Paylaşım" altbaşlığının altındaki beyaz kutunun üzerine getirildiğinde açılan kutu içerisinden, Siyah Gri Beyaz'daki yazıları paylaşmak için çok çeşitli araçlar çıkıyor. Klasik e-mail ile arkadaşa gönderme fonksiyonundan facebook, MySpace gibi paylaşım ortamlarına kadar pek çok özellik mevcut.

Bunun dışında FeedBlitz altyapısını kullanan Siyah Gri Beyaz Bülten abonelik sistemi de devam ediyor.

2. Blogger'ın klasik turuncu zemin üzerine "B" harfli logosu yerine, kendim bir logo (favicon) hazırladım.

3. Sitemeter ile tutulan toplam ziyaretçi sayısı istatistiği güncellendi. Siyah Gri Beyaz yayınının kesintiye uğramadan önceki, Nisan 2005 - Temmuz 2007 dönemini kapsayan sayısı bilgisi, Temmuz 2007'den bugüne kadarki sayı ile birleştirildi.

4. Yazıların sayfa marjini, başlık font ve diğer küçük ayarları değiştirdim.

Umarım sonuçları okuma keyfini artırıcı yönde olur.

18/07/2009

SSN Kulübüne Avustralya da mı Katılıyor?

Hindistan'ın ilk nükleer denizaltısını denize indirme hazırlıklarını yaptığı sırada, Asya - Pasifik'in yükselen gücü Avustralya'da da bu konudaki tartışmalar tekrar alevlendi.

Halihazırda 6 adet Collins sınıfı dizel elektrik sınıfı denizaltıya sahip olan Avustralya, kısa süre önce açıklanan 20 yıllık tedarik planı uyarınca filosunu iki katına çıkartacak, yani 12 adet denizaltı inşa edecek. Collins sınıfı, dizel elektrik denizaltılar arasında tonaj bakımından en büyük tasarımlardan biri; İsveç Kockums tersanesi ile birlikte geliştirilmişlerdi.

17/07/2009

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi: Güncelleme

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi ile ilgili yeni gelişme: India Today'in haberine göre "Arihant" olarak adlandırılan nükleer takatli saldırı denizaltısı, resmî bir törenle 26 Temmuz günü denize indirilecek.

Habere göre Arihant, Hindistan'ın 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nden kiraladığı "Charlie I" sınıfı baz alınarak tasarlandı.

ATV projesinin, Rus Proje 670A Skat (NATO kod adı "Charlie I") türevi olduğuna dair başka Hint kaynakları da mevcut. Dolayısıyla bu bilginin doğruluk derecesi yüksek olabilir. ATV ile Charlie I arasındaki tasarım benzerliği hakkında daha sağlıklı bilgiyi muhtemelen denize iniş töreni sırasında elde etmek mümkün olacak, en azından görsel tasarım açısından.

14/07/2009

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi

Hindistan, "Advanced Technology Vessel" projesi dahilinde inşa ettiği ilk nükleer saldırı denizaltısı "Chakra"'yı Ağustos ayında denize indiriyor.

Chakra'nın, Proje 971 Akula tasarımı baz alınarak geliştirildiği belirtiliyor. Aynı tipteki "Nerpa" adlı denizaltı Rusya'dan kiralanmış, ancak devir teslimden hemen önce gerçekleşen bir kaza sonucu 20 denizci hayatını kaybetmişti. Nerpa'nın, onarımını müteakiben bu sene sonunda Hint DzK'ne teslim edilmesi söz konusu.

13/07/2009

Okur Mektubu: Çanakkale Savaşı ve Planlar

Not: Bu makaleyi değerli Taner Kılınç Bey kaleme almıştır. Kendisinin kıymetli araştırma ve yazılarını Siyah Gri Beyaz aracılığı ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.





Herkes daha doğrusu hepimiz Çanakkale Savaşı'nın destansı sahnelerini biliriz. Hoş bazıları yeni bir ulusal anlayışın doğduğu ve tarihin akışının değiştiği savaşa akıl almaz hurafeler katsa da Çanakkale Savaşı'nın nelere mal olduğu ve iki ulusun kaderini (Biz Türklerin ve Rusların kaderlerini) nasıl değiştirdiğini az ya da çok bilmekteyiz. Çanakkale Şavaşı'nın nedenleri anlatılır hep tarih kitaplarında; ve de savaşın sonuçları da anlatılır. Bunları da az veya çok bilinmektedir. Peki ya İtilaf Kuvvetleri Çanakkale Boğazını geçselerdi ne yapacaklardı; daha doğrusu ne yapmayı planlıyorlardı bunlar savaş tarihinde pek konuşulmayan konulardır. Savaş sadece İngiliz ve Fransızların Ruslara yardım götürmesi veya yeni bir cephe açmak şeklinde özetlenebilir. Fakat Müttefikler bunu nasıl yapmayı planlıyorlardı? İstanbul'u ele geçirdikten sonra kim nereyi işgal edecekti? Boğazları kim ne şekilde kontrol edecekti? Bu konular akademisyen tarihçilerin dışında pek kimsenin ilgisini çekmemektedir. Oysaki bir kentin müttefik ordular tarafından işgal edilmesi gerçekten çok hassas bir konudur. 2.Dünya Savaşı sonunda Berlin'in işgalinde bunu gördük. Berlin yaklaşık 40 yılı aşkın bir süre Amerikan-İngiliz-Fransız-Rus orduları arasında paylaşıldı ve ortaya çıkan rejim sorunu yüzünden bu paylaşım önce Berlin Ablukasını,sonra da Berlin Duvarı sonucunu doğurdu. Bu sonuçlar aslında plansız yapılan ve de anlaşmadan yapılan bir müttefik işgalin sonucudur.
Oysa ki Berlin işgalinden 30 yıl önce dünyanın en önemli su yollarından birinin ve en önemli başkentlerinden birinin paylaşım planı yapılmıştı. Hemde ince hesaplamalar yapılarak, dengeler gözetilerek.

Nasıl mı? Görelim...


12/07/2009

AH-64T Apache "What If"* Çalışması

Modelsitesi.com modelcilik hobi sitesinden değerli Burak Özdil, ABD Boeing yapımı AH-64D Longbow saldırı helikopterinin, Academy Model firması üretimi 1:48 ölçekli modelini Türk Kara Kuvvetleri renklerine boyayarak, ilginç bir "what if" çalışmasına imza atmış.

Bilidiniği gibi Türkiye bir süredir, elindeki taarruz helikopteri filosunun üzerindeki yükü hafifletmek ve ATAK helikopterleri hizmete girene kadar oluşacak ihtiyacı karşılamak için acil alım seçeneklerini değerlendirmekte. Bu kapsamda Rusya'dan Mi-28 ve ABD'den ikinci el AH-1W alımlarının araştırıldığına dair haberler basına yansımıştı. Apache'nin de bu süreçte zaman zaman adı geçmekte. Bu nedenle söz konusu model çalışması daha da ilgi çekici bir niteliğe sahip.

Siyah Gri Beyaz'a Etiket Özelliğini Ekledim

Aslında hep olan bir özellikti bu etiket (tag) işlevi, ancak ben ihmal ettiğimin yeni farkına vardım.

Her bir yazının altındaki anahtar kelimelere tıklayarak, o anahtar kelimelerle etiketlenmiş diğer eski yazılara ulaşmak mümkün. Böylelikle bir konuyla ilintili olabilecek diğer haber ve yazıları da okuyark daha geniş bir izlenim edinmek kolaylaşıyor.

Siyah Gri Beyaz'da şimdiye kadar yayınlanmış 224 yazı için tek tek etiket girmek ve düzenlemek biraz zaman aldı ama umarım okuma keyfini ve verimini artırıcı etkisi olur.

08/07/2009

Türkiye'nin Gerçekleşmemiş FFG-7 İnşa Projesi

Uzun süredir, 1990 - 2010 yılları arasında gerçekleşen ikinci el firkateyn hibe ve transferlerini incelediğim bir makale üzerinde çalışmaktayım. Bu çalışma kapsamında araştırma yaparken, değerli dostum Cem Devrim Yaylalı, okuduğu bir kitaptaki son derece ilginç bir bilgiyi benimle paylaştı.

Yaylalı'nın bahsettiği bilgiye göre, Türkiye'nin FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı firkateynlerle tanışıklığı, Gabya sınıfının trasnferinden çok öncesine, 1980'e kadar uzanıyor. Alman MEKO firkateyn projesinin mimarlarından, gemi inşa mühendisi Karl Otto Sadler, "MEKO - Eine Erfolgsstory" adlı kitabında, Türkiye ile ABD arasında 1980'de 4 adet FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı güdümlü mermili firkateynin Gölcük Donanma Tersanesi'nde lisans altında inşası hakkında bir anlaşma imzalandığı, ancak daha sonra gerek teknik altyapı ve tecrübe eksikliği gerekse bütçe sıkıntılarından dolayı bu projenin iptal edildiğini yazıyordu.

06/07/2009

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları

Palau Adaları'nı bilir misiniz? Nerededir? Adında "ada" kelimesi geçtiğine göre bir denizde olmalı. Hangi denizde? Neden önemlidir Palau Adaları?

Efendim, Palau Adaları, Wikipedia'ya göre, Büyük Okyanus'un ortasında, toplam 459 km2'lik bir alan üzerine kurulu bu ada-devlet, bağımsızlığını 1994 yılında kazanmış. O zamana kadar ABD'ye bağlı, yarı özerk bir yönetim imiş. Temmuz 2007 verilerine göre nüfusu 20,942; GSMH 160 milyon Dolar'ı bulmuyor, kişi başı milli gelir 10,000 Dolar civarlarında.

Böyle küçük bir ada-devletin nasıl bir önem arz ettiğini anlamak için önce başka bir adaya gitmek gerek:

Küba'ya.

Bilindiği gibi Küba, ABD'nin ezeli düşmanı, Castro'nun memleketi bir ülke. Ancak Küba Adası'nın güneydoğu ucunda, ABD toprakları olan bir yer var: Guantanamo. Burada ABD üssü ve meşhur esir kampı bulunuyor. ABD, 11 Eylül'den sonra özellikle Afganistan ve daha sonra Ortadoğu ve Afrika'da "Teröre Karşı Küresel Savaş" bünyesinde ele geçirdiği "tutsaklar"ı buradaki üste gözlem altında tutuyor. Dünyanın görmüş olduğu en aşağılık devlet adamlarından biri olan George Bush ve onun daha da rezil yönetiminin, her türlü hukuk ve insaf kaidelerine karşı gelerek ve haklarında herhangi bir suçlama, iddia vs'de bulunmadan öylece esir tuttuğu bu tutsakların durumu, uluslararası kamuoyunun yoğun tepkisini çekmekte. Uluslararası ve iç hukuktan kaçınmak için bu tutsaklar ABD hükümeti tarafından uydurulmuş bir terim olan "düşman savaşçı" (enemy combattant) olarak adlandırılıyor.

16/06/2009

Bir Süreç Yönetimi Olarak Ağ Merkezli Muharebe

Bir savunma sistemi alalım. İlerleyen satırlarda ortaya çıkacak ki, aslında ele aldığımız ürünün bir “savunma” sistemi olması o kadar da elzem değil. Otomotiv, elektronik, mobilya vb de olabilir.

Ama biz “savunma”dan gidelim (”saldırı”dan değil!)

Bu bir insansız hava aracı olsun. İstihbarat, keşif ve gözetleme (ISR: Intelligence, Reconnaissance and Surveillance) görevlerinde kullanılacak bir İHA.

Bu sistemi silahlı kuvvetler envanterine alıp kullanıma sokup kullanmak ve daha sonra emekliye ayırıp hurdalığa göndermek, birbirini takip eden süreçler silsilesini gerektirir. Bu süreçler kabaca şu şekilde özetlenebilir:

Pakistan'ın İkinci El Savaş Gemisi Arayışı

Kısa süre önce basına yansıyan haberlere göre İngiltere ile Pakistan arasında Tip 42 muhriplrinin transferine yönelik olarak yürütülen görüşmeler ciddiyet kazanmış durumda. (*)

Sheffield sınıfı olarak tasarlanan bu muhriplerden İngiliz Deniz Kuvvetleri için üç grup ya da “Batch” halinde toplam 14, Arjantin Deniz Kuvvetleri için ise 2 adet inşa edildi. 1982 Falkland Savaşı gazisi olan bu muhriplere, savaştan alınan dersler uyarınca kapsamlı modernizasyon ve tasarım değişiklikleri de uygulandı. 2009 Haziran ayı itibariyle İngiliz DzK’de 1 adet Tip 42 Batch II Exeter sınıfı, 4 adet de Tip 42 Batch III Manchester sınıfı muhrip bulunuyor. Bu gemiler, Tip 45 Daring sınıfı hizmete girmeye başlayınca peyderpey emekliye ayrılacaklar.

12/06/2009

Hayata Dair Son Derece Önemli Değerlendirmelerim

Geçenlerde bir iş gezisi için Belçika'ya gitmiştim. Brüksel bugüne kadar gördüğüm tüm şehirler içinde midemi en çok bulandıran, en iğrenç şehirlerden biri. İnsanları kaba ve çirkin, medeniyetten nasibini almamış, metro istasyonları afedersiniz sidik kokusundan geçilmiyor, şehir ruhsuz, şehir çok soğuk. Avrupa'nıni bizim kafamızdaki Avrupa'nın değil, Hitler'in rüyalarını süsleyen Festung Europa'nın başkenti adeta. Yaşlı, köhne, içe kapalı, sümsük Avrupa'nın başkenti.

Laf Brüksel denen o rezil şehirden açıldı devam edeyim: Brüksel sokaklarında dolaşırken bir posta kutusu gördüm.. Çok eski bir binanın duvarına asılmış eski bir porta kutusu. Kaç yıldır orada duruyor tahmin etmek güç: Üzeri işlemelerle süslü bu kutunun rengi kararmış, pas - bronz rengi bir karışım haline gelmişti. Üzerinde çizikler, bezikler vardı. Hiç boyanmadığı ya da en azından yıllardır boyanmadığı her halinden belliydi: Ama üzerinde tek bir grafiti ya da çıkartma ya da bir yazı, resim falan yoktu! Sadece posta kutusu ve üzerinde yılların izi. O eski posta kutusunun asılı olduğu o eski binanın bulunduğu o eski mahallenin bir tane mi afedersiniz piç veledi yoktu, posta kutusunun bir tarafını kıracak? Bir tane mi gencin aklına yıllardır o posta kutusunun bir kenarına sevgilisinin adını yazmak gelmedi? Bir tane mi siyasi parti ya da eğlence partisi ya da bilmemneyin bilmemnesi bir iki çıkartma yapıştırmadı o körolmayasıca kutunun üstüne? Zamanda ve mekânda hem mecâzi hem gerçek anlamda asılı kalmış o kutu, çevresinde yaşayan insanların tek bir izini dahi taşımıyordu üzerinde. Onu üreten işçinin eseriydi ama sonra ister Brüksel'de ister hayalet bir kasabada asılı kalmış olsun, görenin ayırt etmesi mümkün değil. Zamanda ve mekânda asılı kalmış: Ağır ağır ama çok ağır biçimde yaşlanan, bir adım dahi ileriye gidemeyen, ne ileride ne geride, limboda bir posta kutusu. Aynı içinde bulunduğu mahallenin sakinleri ve o mahallenin bulunduğu kentin sakinleri ve kentin bulunduğu kıtanın sakinleri gibi: Zamanda ve mekânda asılı kalmış. Köhne. Festung Europa. Köhne ve yaşlı. Kurban olayım Anadolu'ma.

Neden televizyon kanallarında programlar hep saat başlarında, çeyrek geçe, buçuk ya da çeyrek kala başlar? Mesela bir program 16:00'da başlayacaksa, ondan önceki program 15:45 ya da en fazla 15:50'de bitiyor ve ardından reklamlar ve "bu bir reklamdır" kamuflajlı "advertorial"lar başlıyor. Şahsen bir izleyici olarak bu fasıl başlayınca içgüdüsel olarak kanal değiştiriyorum ama geçtiğim kanalları büyük çoğunda da aynı saatlerde zaten reklamlar dönüyor. Mesela bir kanal çıksa ve programlarını ara saatlerde falan başlatsa, diğer kanallarda reklamlardan kaçan izleyiciler bu kanala düşse?

Bu sene kriz var. Kriz kriz. Dünyadaki tüm tüketiciler masraflarını kısıyor, patronlar da öyle. Para kısmaya ihtiyaçları olsun ya da olmasın. Arabasını değiştirmeyi düşünüyorsa eğer bir süre öteledi amcanın teki, ev hanımı teyze buzdolabını yenilemekten vazgeçti, herkes kendine göre muslukları kıstı. Krizden en kötü etkilenen ülkelerin başında, düşen petrol fiyatlarının da etkisiyle, Rusya geliyor. Tüm bunlar ne anlama geliyor? Mesela bu sene Türkiye'de turizm çok kötü fena çökecek. Turizm'den gelen gelir muhtemelen önceki senelerden çok daha düşük olacak. Buna ilaveten otomotiv ve beyaz eşya zaten öldü. Turizm hizmet sektörü, ArGe yatırımı yapmanıza ya da bir bilgisayar mühendisi seviyesinde personel yetiştirmenize gerek yok. Beyaz eşya, otomotiv ve elektronikte zaten ArGe ülkesi değil üretim ülkesiyiz. Elin Fiat'ı, Opel'i, Toyota'sı falan kendi derdine düşmüşken bizi kim ne yapsın? Velhasıl başkasının işçisi olursan, işvereninin işi bozulunca ilk harcanan sen olursun değil midir?

İran'da bugün cumhurbaşkanlığı seçimi var... Seçim.. Yani İran'da bugün insanlar sandık başına gidip ülkeyi kimin yöneteceğini seçecekler. Belki muhafazakar Ahmedinejad, belki reformcu Musevi. Geçenlerde ABD, 1953 İran'da darbe düzenlediği için özür diledi. 1951'de seçimle işbaşına gelen Musaddık, petrol kaynaklarını millileştirmek için adım atınca, CIA'in düzenlediği bir darbe ile hükümetten indirilmiş, akabinde ömrünün sonuna kadar ev hapsinde tutulmuştu. Musaddık'ın yerine ise ABD'nin bir dediğini iki etmeyen Şah Rıza Pehlevi geçmişti. Demokrasiyi yaymak, özgürlük, terörizme karşı küresel savaş... Anlayaman...

Taraf ve F şurekası gibi ağzından salyalar aka aka ve bir psikolojik harekâtın bilerek ya da bilmeyerek parçası olma onursuzluğunu taşıma günahını işlemeden ya da 1930'lara rahmet okutacak bir etnik ırkçılık / militarizm şakşakçılığı yapmadan TSK eleştirisi yapabilecek bir ademoğlu var mı bu ülkede? Mesela GenelKurmay Başkanlarının önemli bazı gün ya da durumlarda, ünlü düşünür ve teorisyenlere atıfta bulunarak yaptıkları konuşmaları alıp, adamakıllı bir bilimsel eleştiri kaleme almanın kimseye, hiçbir kuruma küfür ya da yağdanlık etmek olarak algılanmaması ne tatlı bir şey olurdu kimbilir... Bilemen...

"Burçak Tarlası" Türk kadınının gerçekte ne olduğunu özetleyen bir türküdür. "ilahi kaynana.. ömrün tükene... eğdirme fesini kalkar giderim... evini başına yıkar da giderim..." Çektiklerini içine atan, asi, boynu, başı dik, gerekirse gözünü karartan... Başın örtüsü falan hikaye. Türk kadınına önce özgür irade ve özgüven ve dahi cesaretin yeniden kazandırılması lazım. Örtüye falan sığmayan şeyler bunlar zira.

İstiklal Caddesi'ne avazları çıktıkları kadar bağırıp, kendilerine ezberletilen sloganlarla çevredekilerin kulaklarına tecavüz edercesine slogan atıp gazete satan solcu genç arkadaşların kaçı bir umumi tuvalette karşılaştıkları temizlikçiye, kaldırımı onaran inşaat işçisine, sabah evden çıkarken karşılaştıkları (ve muhtemelen güne güneş henüz doğmamışken "aydın olsun!" demiş olan) kapıcıya "Kolay Gelsin!" demektedir ve bunu içten gelerek demektedir? Emeğe saygı sadece Che Guevera rozetleri, kirli sakal + şarap süzen bıyık, Nazım Hikmet şiiri, oligarşi, devrim, halkların kardeşliği, emek ve daha bir sürü posası çıkana kadar cümle içinde defalarca kullanılan kelimeye tıkılıp kalmak mıdır? Bir "Kolay Gelsin"e sığabilecek ve hatta ondan taşıp gözünün parlamasına neden olacak kadar güçlü bir emeğe saygı, köhnemiş, amaçsızlaşmış bir solculuk oyununa kuma olmak zorunda mıdır? Veyahut solculuk türkü barlarda şalgam + rakıya aptallık derecesinde pahalı hesap ödeyip gerçek manasını anlamadan ve beceremeden ve sırf çekmiş olmak için çekilen halay mıdır?

Geçenlerde Penguen miydi, Uykusuz muydu, birisinde okudum ve son zamanlarda okuduğum en güzel tespitlerden biriydi. Galiba Memo Tembelçizer'in köşesiydi, "Tespitim Var" gibi bir başlığı vardı. Çizerin teorisine göre halay, köy yaşamını sembolize eden bir halk oyunu idi (belki bu gerçekten üzerinde daha önceden düşünülmüş, yazılıp çizilmiş bir teoridir, bilemiyorum. Aslında bilmek ve bununla ilgili daha fazla şey okumak, düşünmek isterim). Halayda herkes, yanındakinin ayak ve vücut hareketlerine uyum sağlamak zorundadır: Halaybaşı hariç - o da köy muhtarı ya da köy ağazı oluyor sanırım. Halayda herkes uyum içinde hareket etmelidir ki halay bir şeye benzesin: Bireysellik yoktur. Önemli olan halay barı, yani bireylerin oluşturduğu grup yani komün yani köydür. Üniversite şenliklerinde, eylemlerde falan iğrenç ötesi, koreografi bile denemeyecek bir paspallıkla halay çekiyormuş gibi yapan, sol söylemlere iş düşünce bireyin özgürlüğünden dem vuran kardeşlerin kaçı bu açıdan değerlendirmektedir, içine ettikleri halayın?

"Kısa dönem askerler, askeri mahkemeye gittikleri zaman asteğmen statüsünde oluyorlarmış" palavrasına inanılmayan bir dünya düşlüyorum.

Bir keresinde AŞTİ'deki kitapçının önünde bir grup ocaktan geldiği her halinden belli bir grup delikanlının muhabbetine kulak misafiri olmuş, hiç adetim olmamasına rağmen müdahale etmiştim. Kendi aralarında Türkiye'yi Birinci Dünya Savaşı'na İsmet İnönü'nün soktuğunu, bu ihaneti nedeniyle Atatürk'ün onu ülkeden kovduğunu konuşuyorlardı.

Küreselleşme nedir? Beyaz çikolatalı moka ya da Burger King'dir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, mesela Starbucks'a, beyaz çikolatalı Moka sipariş ettiğinizde beyaz çikolatalı moka alırsınız ve tadı üç aşağı beş yukarı aynı olur. O ülkenin dilini bilmeye gerek yok, adetlerini kültürlerini falan.

İngiliz bir dostum anlatmıştı: İngiltere'de trafikte selektör yapmak "seni görüyorum ve yavaşlayacağım" anlamına geliyormuş. Yani mesela bir yayaıy gördünüz, selektör yaparak onu farkettiğinizi ve yavaşlayacağınızı ifade ediyormuşsunuz. Türkiye'de ise tam tersi: "yavaş ol ben geliyorum!"

Falan filan...

08/06/2009

Denizaltı Dünyasında Son Gelişmeler

Özellikle 2001’den bu yana sıklıkla telaffuz edilen (ancak şahsî kanaatime göre aslında yeni bir kavram da olmayan) kıyı suları muharebesi (Littoral Warfare), bu ihtiyaca yönelik çözümlere savunma pazarında rağbeti artırmış durumda. Dünya donanmaları artık sadece açık denizlerde seyredecek suüstü ve sualtı gemilerine yatırım yapmıyorlar. Savunma sanayiinin ve donanmaların ilgi odağında, kıyıya yakın (kahverengi) sularda harekât icra edebilecek yetenekte gemiler var. Bu bağlamda, özellikle Basra Körfezi, Aden Körfezi, Malakka Boğazı, Akdeniz gibi “sıcak nokatalar”ın daha da ısınması ile birlikte denizaltıların, bilhassa dizel elektrik denizaltıların popülaritesi daha da artmış durumda.

Bu yazımda, dünya denizaltı pazarındaki güncel gelişmeleri derlemeye çalıştım. Dünyada halen aktif hizmette denizaltı bulunduran ülke sayısı 36. Bu ülkelerin tamamını ve denizaltı filolarının güncel durumları ile en son gelişmeleri derlemek, bir köşe yazısının boyutlarını bir hayli zorlayacak bir çaba olur. O yüzden kendimce en önemli gördüklerimi, mümkün olduğunca yukarıda saydığım sıcak bölge ülkelerini içerecek şekilde sıraladım.

08/05/2009

Türk Savunma Sanayiinin 2008 Performansı

Savunma Sanayiimizin 2008 performansına ait, Savunma Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD) Savunma Sanayii Anketi ile ortaya çıkmış veriler yayınlandı. Sonuçlar özet olarak şu şekilde:

1. Sektör cirosu 2,317 milyar Dolar (bitmiş ürün ve hizmet teslimatını içeren rakam)

2. Sektör içi satış rakamı toplam 563 milyon Dolar.

3. Sektörün cirosu 2007'ye göre %15 artmış durumda.

4. Sektörün elde ettiği ihracat miktarı 497 milyon Dolar'a ulaşmış durumda. 2007'ye göre 18% artış söz konusu.

5. Sektör kurumlarının ArGe için özkaynaklarından yaptıları harcamada 2007'ye göre 90% artış kaydedilmiş. Toplam ArGe harcama tutarı 228 milyon Dolar.

6. Sektör kurumlarının 56%'sı finansman sıkıntısı yaşadığını ifade etmiş.

7. Sektör kurumlarının 32%'si banka faizlerinin yüksek olmasından, 26%'sı teminat mektubu giderlerinin yüksek olmasından şikayetçi.

8. 53% alınan işlerin azaldığını bildirmiş; daralan sektör olarak sivil ürünler belirtilmiş.

06/05/2009

Avustralya'nın Yeni Savunma Tedarik Planı

Avustralya hükümeti, önümüzdeki 20 yıllık süreç için planlanan savunma tedarik planını yeni “Defending Australia in the Asia-Pacific Century: Force 2030” başlıklı beyaz kitap (White Paper) ile kamuoyuna açıkladı.

Yaklaşık 70 milyar Avustralya Doları (51 milyar ABD Doları) tutarındaki plan, 2010 – 2030 dönemi içerisinde Avustralya Savunma Kuvvetleri (Australian Defence Force; ADF) için çok sayıda yeni sistem alımı ile Araştırma Geliştirme projeleri ve dönüşüm faaliyetlerinin finanse edilmesini kapsıyor.

05/05/2009

Rusya'da Yeni Tugay Sistemin İlk Sınavı

Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri, SSCB'nin yıkılışından bu yana ağır aksak ilerleyen kapsamlı bir dönüşüm süreci geçirmekte. SSCB'nin yıkılışından sonra değişen tehdit ortamı, ABD'nin karşısında süper güç olma iddiasını devam ettirme zorunluluğu, ekonomik sıkıntılar, gelişen teknolojiye ayak uydurma gibi sorunlarla boğuşan Rusya, Çeçenistan ve en son Gürcistan'da önemli sınavlar verdi.

Modern muharebe ortamına ayak uydurma açısından Gürcistan'da parlak bir performans sergilendiğini söylemek mümkün değil.

IDEF 2009: Avrasya Buluşmasının Ardından

Geçtiğimiz hafta Türk savunma kamuoyunun bütün dikkati, İstanbul TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen IDEF 2009 savunma teknolojileri fuarındaydı. Fuar ziyaretim sırasında yaptığım gözlemleri ve yorumlarımı, Avrasya Buluşmasının Ardından başlıklı yazımda aktarmaya çalıştım. Yazıyı aşağıya da ekliyorum.

22/04/2009

Türk Deniz Kuvvetleri'ndeki Başlıca Gemi Kayıpları

Dün öğleden sonra, Ay sınıfı ve Tip 209/1200 modeli, TCG S-348 Saldıray denizaltısı, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda limana bağlı iken, bakım sırasında meydana gelen bir patlama neticesinde hasara uğradı. Hürriyet gazetesinin haberine göre olayca Deniz Üsteğmen Abdullah Kılıç ile işçi Sami Aktaş ağır yaralandı. Olayda can kaybının yaşanmamış olması sevindirici. Yaralanan personelimize acil şifalar diliyorum.

Ağlarla Donatılan Savaş Alanları

Son yıllarda savunma sistemleri ile ilgili değerlendirme, haber yorum ve sair yazılarda sıkça adı geçen bir kavram var: Ağ Merkezli Muharebe (Network Centric Warfare). Bu kavrama eşlik eden ve klişeleşmeye başlayan pek çok da terim bulunuyor: “Transformation”, “Situational Awareness”, datalink gibi. Peki nedir bunlar? Nedir bu kavramların ifade ettiği şey?

Aslında çok yeni ya da devrimsel şeyler değil. Bir örnek üzerinden gidelim:

17/04/2009

selcukozmumcu.com


Endüstriyel tasarımcı ve 3 boyutlu görsel modelleme uzmanı, sevgili kardeşim Selçuk Özmumcu, kişisel sitesini açtı.

Özellikle otomobil ve hava araçlarına karşı tutku derecesinde ilgisi olan ve bu ilgisini titiz modellerine aktaran Özmumcu'nun sitesindeki çalışmalara göz gezdirmenizi tavsiye ederim. Kendisinin 3 boyutlu modelleme alanındaki göz kamaştırıcı kabiliyeti, UH-1H projesinde kendisini tüm açıklığı ile gösteriyor.

Sitede ayrıca tasarım süreçlerine ilişkin çok güzel dokümanlar var; ilgi duyanların işine yarayabilir.

14/04/2009

Gates'den Toplu İnfaz

ABD Savunma Bakanı Robert Gates, geçtiğimiz hafta Pazartesi günü, ABD Savunma Bakanlığı 2010 mali yılı bütçesine ilişkin tavsiye kararlarını, bir basın toplantısı ile açıkladı. Selef George Bush yönetiminin 2006 yılında göreve getirdiği ve çiçeği burnunda Demokrat Partili başkan Barack H. Obama’nın kabinede tuttuğu Gates’in kararları büyük gürültü kopardı. Son bir haftadır uluslararası savunma kamuoyunun gündeminin büyük ölçüde bu konuya odaklanmış olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim bu kararlar ABD’nin yeni savunma stratejisinin ve yeniden yapılandırma faaliyetlerinin bir yansıması niteliğinde.

Anti parantez olarak Savunma Bakanı Gates’in önümüzdeki günlerde Türkiye’yi ziyaret etmesinin beklendiğini eklemek gerek.

Peki nedir bu çok ses getiren, tartışılan kararlar?

09/04/2009

A400M Üzerindeki Kara Bulutlar Dağılmıyor!

Airbus CEO'su Tom Enders, Der Spiegel dergisine verdiği mülakatta, A400M projesinin tamamlanamayabileceği ihtimalinden bahsetmiş. Enders, halihazırda mevcut olan koşullarda uçağı üretebilmelerinin mümkün olmadığını belirtmiş, "eziyete katlanmaktansa [projeye] acı verici bir nokta koymanın" daha iyi olabileceğini eklemiş.

Dahası, Enders, kendileri için kabul edilemez nitelikteki mevcut şartlar altında, projenin devamı için destek talep etmek üzere Fransa ya da Almanya'ya daha fazla gitmeyeceğini söylemiş.

07/04/2009

Saldırı Helikopterleri: Quo Vadis?

126 adet çok rollü savaş uçağı ihalesi ile askeri havacılık çevrelerinin ilgisinin üzerinde olduğu Hindistan, Mart ayının son haftasında bir başka önemli projeyi –şimdilik- iptal ettiğini duyurdu.

İptal edilen proje, Hint Hava Kuvvetleri (HHvK) envanterindeki Mil Mi-35 Hind’lerin yerini almak ve özellikle sorunlu Keşmir bölgesinde silahlı devriye görevlerini ifa etmek üzere, yüksek irtifa kabiliyetini haiz saldırı helikopterlerinin tedariğini kapsamaktaydı. Toplam 22 helikopter için yaklaşık 550 milyon Dolar’lık bir bütçe ayrılmıştı. Hint Savunma Bakanlığı’ndan 21 Mart günü yapılan açıklama, projeye teklif veren adayların hiçbirinin, şartname isterlerini karşılayamadığı, yeni bir teknik şartname ile tekrar ihaleye çıkılacağı şeklinde.

Teslimatların 3 yıl içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğü projede en son üç aday yarışmaktaydı: Kamov Ka-50; EADS Tiger ve AgustaWestland AW-129 Mangusta. ABD’li üreticiler Bell (AH-1Z King Cobra) ve Boeing (AH-64D Apache Longbow) geçtiğimiz sene Ekim ayında, şartnameyi öne sürerek ihaleden çekilmişlerdi. Hazırlanacak yeni şartnamenin, ABD’li şirketleri tekrar sürece dahil edecek şekilde tadil edilmesi beklenebilir.

31/03/2009

Far East Military Aviation Monitor: March 2009




March 2009


S. Korean F-16 Crashes Off Coast; Pilots Safe
Elbit unit Elisra wins electronic warfare deal with Korea
Directing Cope Tiger flying shows multilateral partnership
Russia shows concern over Chinese weapons piracy
China uses bomber planes to blast ice blockages along Yellow River
North Korea Adamant on Missile Launch
China unruffled over North Korean launch
RazakSAT, A Testimony Of Local Scientists Talent, Capability
Indonesia Rejects Gift of Mirage Airplanes
Free Jet Fighters Find No Takers
Boeing Unveils New International F-15 Configuration - the F-15SE
Japanese Aircraft Carriers Back In Business
China tells Japan it wants aircraft carrier
Author discusses differences in U.S., Chinese air forces during Misawa visit
Taiwan Renews Push for F-16 Fighter Jets
U.S., Japan conduct bilateral training
Jet fighters used to make rain, not war
Cope Tiger exercise begins in Thailand
Elbit unit Elisra wins electronic warfare deal with Korea
Buddy Wing brings Kunsan, South Korean airmen closer
First Two MB-339CMs delivered to the Royal Malaysian Air Force
Royal Malaysian Air Force receives delivery of first two MB-339Cm trainers
U.S., South Korea begin exercise amid North Korea’s threats
Kadena Deploys F-15s and personnel to Thailand for Exercise Cope Tiger
Forces team up in Thailand skies
Lockheed Martin secures $ 655 million contract to refurbish 12 P-3C Orions for Taiwan
Thai pilot killed in Air Force plane crash
North Korea fills the air with threats
Japanese gov't should explain cost breakdown for relocation of Futenma base
S. Korea To Establish Plane Airworthiness System
Singapore to Keep up, Repair Chinook Transmissions
A Light Sabre for the Third World: The FC-1 / JF-17 Thunder
The Japanese MoD signs Training Helicopters contract
Miangas Island? No worries!
Japan says would shoot down inbound NKorean rocket
3rd KC-767J Tanker transferred to Japanese Itochu
Japan may aim to down North Korea missile

PT DI to complete production of Super Puma for Air Force
S Korea, U.S. start joint air training in preparation of annual defense drill
S. Korea Eyes Fighter Jet for Landing Ship

Omurgasızlık...

* * * Önemli not: Aşağıdaki yazıya konu olan fotograf gün içerisinde Hürriyet gazetesince değiştirilmiştir. Eğer bu değişiklik, gösterilen gafletin farkına varılması sonucu ise, değişikliği yapan gazete yönetimine bir vatandaş olarak teşekkür ederim. * * *


Gün geçmiyor ki Türk basını omurgasızlık, haysiyetsizlik ve basirtsizlik alanlarında yeni açılımlar yapmasın...

30/03/2009

EMB-314 ve Yakın Hava Desteği

Özellikle turboprop motorlu uçaklar alanında pazarda büyük yer sahibi Brezilyalı uçak üreticisi Embraer şirketi, 23 Mart günü yaptığı açıklamayla Ekvador Hava Kuvvetleri’ne (Fuerza Aérea Ecuatoriana; FAE) 24 adet EMB-314 Super Tucano satışını teyid etti.

Satışa ilişkin 2008 yılında imzalanan sözleşme, 24 adet EMB-314 Super Tucano eğitim ve saldırı uçağı, bir adet simülatörü de kapsayan entegre eğitim ve görev destek sistemini (Training and Operation Support System; TOSS) içeriyor. Embraer’in açıklamasında satışın mali boyutuna ilişkin bilgi yok, ancak önceki satışlardan hareketle 230 – 240 milyon Dolar civarında olduğu tahmini yapılabilir.

23/03/2009

Yunanistan ve FREMM

Avrupa’nın en büyük savunma sanayii şirketlerinden MBDA’nın CEO’su Antoine Bouvier, 17 Mart’ta yaptığı açıklama ile firmanın Fransız pazarındaki satışlarının önümüzdeki 5 yıl içinde önemli ölçüde düşeceğini, buna karşılık oluşacak açığı ihracat gelirleri ile kapatmayı hedeflediklerini belirtti. MBDA’nın cirosunun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturan ihracat kalemlerinin payının, önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 50’ye ulaşması planlanıyor.

20/03/2009

Hürmüz Boğazı'nda Denizaltı Kazası

Son yıllarda artan denizaltı kazalarına bugün (20.03.2009) sabah saatlerinde bir yenisi daha eklendi: Hürmüz Boğazı'nda seyreden ABD Deniza Kuvvetleri'ne ait Los Angeles sınıfı nükleer saldırı denizaltısı USS SSN-768 Hartford ile San Antonio sınıfı amfibi çıkarma gemisi USS LPD-18 New Orleans çarpıştı. Kazada Hartford denizaltısındaki 15 mürettebatın hafif yaralandığı bildiriliyor. Her iki gemi de halen kendi tahrik sistemlerini kullanarak seyretmekteymiş, ancak New Orleans'tan, hasar alan yakıt tankı nedeniyle denize 25 bin galondan fazla mazot sızmış. Hartford'da herhangi bir nükleer yakıt sızıntısı rapor edilmemiş. New Orleans, ABD Deniz Kuvvetleri'nin en modern çıkarma gemilerinden biriydi.

Two U.S. Navy Vessels Collide in the Strait of Hormuz

From Commander, U.S. 5th Fleet Public Affairs
MANAMA, Bahrain – A U.S. Navy submarine and U.S. amphibious ship collided in the Strait of Hormuz early Friday morning, March 20, 2009. The collision between USS Hartford (SSN 768) and USS New Orleans (LPD 18) occurred at approximately 1:00 a.m. local time (5:00 p.m. EDT, March 19). Fifteen sailors aboard the Hartford were slightly injured and returned to duty. No personnel aboard New Orleans were injured. Overall damage to both ships is being evaluated. The propulsion plant of the submarine was unaffected by this collision. New Orleans suffered a ruptured fuel tank, which resulted in an oil spill of approximately 25,000 gallons of diesel fuel marine. Both ships are currently operating under their own power. The incident is currently under investigation. Both the submarine and the ship are currently on regularly scheduled deployments to the U.S. Navy Central Command area of responsibility conducting Maritime Security Operations (MSO). MSO set the conditions for security and stability in the maritime environment as well as complement the counter-terrorism and security efforts of regional nations. MSO deny international terrorists use of the maritime environment as a venue for attack or to transport personnel, weapons, or other material.
http://www.cusnc.navy.mil/articles/2009/046.html

19/03/2009

Costs?

Savaş uçağı maliyetleri, özellikle Eurofighter Typhoon, F-35 Joint Strike Fighter, F-22A Raptor gibi modern uçaklar söz konusu olduğunda en ateşli tartışmaların konusu olmakta. Modern uçaklar oldukça pahalı, bütçeye yükleri ağır. Ancak bu yükün niteliğinin doğru biçimde belirlenmesi gerek.

Savaş uçakları, içerdikleri silah sistemleri, aviyonikler, bakım, işletme & idame ve eğitim gibi alt kalemlerden dolayı, tabiri caizse "anahtar fiyatı" şeklinde ifade edilemeyecek maliyet kalemlerine sahipler.

Nedir bu kalemler? (KeyPublishing Forum'da djcross rumuzlu kullanıcının mesajından)
  • "Flyaway" (uçuş) Maliyeti = Gövde (airframe) + motor + aviyonik
  • Silah sistemi maliyeti (Weapon System Cost) = "Flyaway" maliyeti + destek sistemleri + dökümantasyon + eğitim & eğitim sistemleri
  • Tedarik Maliyeti (Procurement Cost) = Silah Sistem Maliyeti + yedek parça
  • Program Maliyeti = Tedarik maliyeti + ArGe maliyetleri + denemeler + tesis altyapı maliyetleri
  • Ömür Devri Maliyeti (Life cycle cost) = Program Maliyeti + Yakıt + lojistik + işletme maliyetleri + personel ve sair maliyetler

IDEX 2009

ACIG ekibinden Georg Mader'in IDEX 2009 değerlendirmesi: IDEX Abu Dhabi: „Security is the Red Line...!“

18/03/2009

Hindistan'dan Hawk Sürprizi

Hindistan, hava kuvvetlerindeki ileri jet eğitim uçağı ihtiyacını karşılamak üzere yaklaşık 20 yıllık bir süreçten sonra seçtiği İngiliz Hawk Mk132 uçaklarından, ilk parti 66 adetten sonra projeyi durdurup yeni tip bir eğitim uçağı için ihaleye çıkıyor.

1983 yılında çerçevesi çizilen, 1986 yılında verilen hükümet onayı ile resmen başlayan AJT (Advanced Jet Trainer) projesinde BAe firması ile sözleşme ve Mart 2004'te imzalanmıştı. Sözleşme, ilk 22'si BAe'den doğrudan teslimat, kalan 44'ü Hindustan Aeronautics (HAL) tesislerinde lisans altında üretim olmak üzere ilk etapta toplam 66 uçağın tedariğini kapsamaktaydı. Sözleşme 40 adet de opsiyonu içermekteydi. İlk Hawk AJT'ler Hint Hava Kuvvetleri'nde (HHvK) Şubat 2008'de resmen hizmete girmeye başladı.

17/03/2009

MiG-21'in Halefi Kim Olacak?

Hava savaşının temel kaideleri tamamen olmasa bile büyük ölçüde değişmekte.

Denklemin içine görüş ötesi menzil (Beyond Visual Range – BVR) hava – hava füzeleri girmekte, kaska monteli görüş sistemleri neredeyse standartlaşmakta, Link 11 / Link 16 gibi taktik veriyolları kullanılmakta, silahlı ve silahsız İHA’lardan alınan gerçek zamanlı veriler, Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) uçakları, GPS güdümlü mühimmat vs olmazsa olmaz haline gelmekte… “Ağ Merkezli Muharebe” kavramı her bir muharip unsuru, ki buna taktik savaş uçakları da dahil, birbirine bir çeşit çift yönlü iletişim ağı ile bağlayarak silahlı kuvvetleri tek ve entegre bir savaşan vücut haline getirmeyi öngörmekte. 21. Yüzyıl’ın “savaş uzay”larının modern hava kuvvetlerine dikte ettirdiği ihtiyaçlar, gittikçe kabaran maliyet faturalarını da beraberinde getiriyor: İngiltere, Fransa gibi gelişmiş ülkeler bile bu yapıyı kurmakta maddi ve teknolojik olarak büyük güçlüklerle karşılaşmaktalar.

16/03/2009

Hind'leri Gördüm!

Mahsun Kırmızıgül'ün yazıp yönettiği "Güneşi Gördüm" isimli film kısa süre önce vizyona girdi. Filmi izlemedim. Ancak fragmanı dikkatimi çekti. Fragmanda Türk "rolü oynayan" bir grup helikopter, br operasyon sırasında, dağlık bir arazi üzerinde uçarken görülüyordu. Algıda seçicilik ilkesi üzerine fragmanı bir kenara bırakıp helikopterlere odaklandım.

Uzayda Trafik Kazası

Çarpışan uydulara ait yörünge bilgileri. Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız.


10 Şubat 165600UTC zamanı ile Sibirya üzerinde bir Iridium uydusu (Iridium 33) ile Rus Cosmos 2251 uydusu çarpışmıştı. Çarpışmadan sonra enkaz parçaları nedeniyle yörüngede bir parçacık bulutu oluştu.

06/03/2009

Brezilya'nın F-X2 Projesi

DefPro'nun aşağıdaki haberine göre Boeing (F/A-18E/F), Dassault (Rafale) ve Saab (Gripen NG), 36 adet yeni nesil savaş uçağı tedariği kapsayan F-X2 projesi kapsamındaki tekliflerini 2 Şubat itibariyle Brezilya Hava Kuvvetleri (FAB) ve Savunma Bakanlığı müşterek komisyonuna sunmuşlar. FAB komutanı TümGeneral Juaniti Saito, seçimin Haziran - Temmuz civarında yapılacağını ve sözleşmenin Ekim ayında imzalanacağını beyan etmiş.

28/02/2009

Yunanistan İki İlave Denizaltı Sipariş Ediyor


Jane's Navy International'da 27 Şubat tarihinde Tim Fish imzası ile yayınlanan habere göre, Yunanistan, Alman Thyssen Krupp Marine System firmasına iki yeni denizaltı siparişi vermeye hazırlanıyor. Denizaltılar Tip 209/1400 modeli ve Havadan Bağımsız Tahrik Sistemi'ne (AIP - Air Independent Propulsion) sahip olacaklar.

Bu iki denizaltının siparişi, 2002 yılında sözleşmesi imzalanan Neptune II modernizasyon projesinin de iptali anlamına geliyor. USD 1,040,000,000 tutarındaki Neptune II projesi, Yunan Deniz Kuvetleri (YDzK) envanterinde bulunan 4 adet Tip 209/1200 sınıfı denizaltıdan üçünün, AIP ve modern komuta kontrol ve silah sistemleri ile donatılmasını kapsıyordu. Projenin kapsamında ilk denizaltı, S-118 Okeanos üzerindeki işlemler bitmiş ve denizaltı tekrar denize indirilmişti. Okeanos'un 2010 yılında YDzK hizmetine tekrar girmesi bekleniyor.

25/02/2009

Yelkenli Okul Gemisi


Deniz Kuvvetleri'mizin en önemli prestij projelerinden olan 2 adet Yelkenli Okul Gemisi projesi devam etmekte.

Deniz subaylarımıza denize saygı duymayı, onunla mücadele etmeyi, onunla birlikte yaşamayı öğretecek, halkımıza denizcliği sevdirecek, ziyaret ettiği yabancı limanlara kuğu gibi süzülerek girerken yabancıların gıpta ile, imrenerek bakmasını sağlayacak ve Türkiye'nin imajı, prestiji ve caydırıcılığına doğrudan ve dolaylı muazzam katkıda bulunacak bu gemilerin denize inişlerini, askeri denizciliğe meraklı bir vatandaş olarak sabırsızlıkla beklemekteyim.

19/02/2009

Turkish Defence




2003 - 2004 döneminde yayın yapan, kısa ömrüne rağmen adından oldukça söz ettirmiş ve hala da gerek içeriğinin gerekse internet forum sitesinin kalitesiyle kendinden söz ettiren ve editörlerinden olduğum Turkish Defence dergisinin yayınlanmış iki sayısını, PDF olarak siteme yükledim.

Hem nostalji hem arşiv yapmak isteyenlere...

https://drive.google.com/file/d/0BzKGiAa7CiQlcHV6TnF5enU5Tjg




18/02/2009

Komşunun Hava Kuvvetleri Üzerine Bir İki Kelâm

Yunan Hava Kuvvetleri'nin halihazırdaki muharip filolarının dağılımı ve kullandıkları uçak tipleri şu şekilde özetlenebilir:


110PM (Larissa)
  • 337MPK: F-16C/D Block 52+ (önceden F-4E SRA [modernize edilmemiş] kullanıyorlardı)
  • 346M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 348MTA: RF-4E
  • 349M: N/F-5A/B, RF-5A - Filo lağvedildi

111PM (Nea Anchialos)
  • 330M: F-16C/D Block 30 (Peace Xenia I)
  • 341M SEAD: F-16C/D Block 50 HARM (Peace Xenia II, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 347M: F-16C/D Block 50 LANTIRN (Peace Xenia II)
  • 111PM SMET (OCU): F-16C/D Block 30/50

114PM (Tanagra)
  • 331M: Mirage 2000EGM/BGM (Mirage 2000-5 Mk2)
  • 332M: Mirage 2000EG/BG
  • 114PM SMET (OCU): Mirage 2000 EG/BG
  • 342MPK: Mirage F1 - Filo lağvedildi

115PM (Souda, Girit)
  • 340M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D; önceden A-7H kullanıyordu, JHMCS'leri ilk alan filo)
  • 343M: F-16C/D Block 52+ (Peace Xenia III; 20x C, 10x D, IRIS-T'leri ilk alan filo, önceden F-5A/B kullanıyordu)
  • 340MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı
  • 345MV: T/A-7H - Filo lağvedildi, uçakların bir kısmı 335MV ve 336MV'ye dağıtıldı

116PM (Araxos)
  • 335MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 336MV: T/A-7C/E/H (Peace Xenia IV F-16 Block 52+'leri gelecek)
  • 116PM SMET (OCU): T/A-7E/C

117PM (Andravida)
  • 338MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 339MPK: F-4E AUP (Peace Icarus 2000)
  • 117PM SMET (OCU): F-4E AUP, RF-4E
  • KEAT (Silah ve Taktikler Filosu): Diğer filolardan rotasyon

Bu tabloya bakarak:

22/01/2009

Bir Firkateyn... Bir Firkateyne Krallığım...


Düzenli olarak takip ettiğim internet günlüklerinden biri olan Information Dissemination’da yer alan “Was That a Rhetorical Question Admiral?” (“Bu, cevabını beklemediğiniz bir soru muydu Amiral?”) başlıklı yazı, uzun süredir kafamın içinde birbirinden bağımsız parçalar halinde dolanan düşünceleri bir araya getirmeye çalışmak için bana ilham verdi.

Günlüğün sahibi Galrahn yazısında, Oramiral Barry McCullough’un Navy Times, Aviation Week ve Government Executive dergilerine verdiği mülakatlar üzerinden ABD Deniz Kuvvetleri’nin (USN) güncel projeleri ve tedarik politikalarına yönelik eleştirilerini sıralıyor. Aslında Galrahn’ın uzun süredir dile getirdiği ve özellikle LCS hakkında olanlarına sonuna kadar katıldığım eleştirileri ayrı bir yazı konusu olabilecek kadar kapsamlı.

Ancak benim dikkatimi çeken, aşağıdaki cümleler oldu:


06/01/2009

ABD'nin P-8A Posedion Üs Kararı ve Düşündürdükleri

ABD'nin Boeing 737-800 yolcu uçağı platformu üzerine geliştirdiği ve meşhur P-3 Orion Deniz Karakol Uçağı'nın (DKU) yerin alacak; kısa süre önce de Hindistan tarafından da sipariş edilen P-8A Poseidon DKU ile ilgili bir haber ve bu haberle ilgili yapılan bir yorum oldukça dikkatimi çekti.

ABD Deniz Kuvvetleri resmî web sitesindeki bu habere göre, P-8 DKU şu şekilde konuşlandırılacak: Biri ihtiyat 5 filo Florida, Jacksonville Üssü, 4 filo Whidbey Island Üssü, 3 filo Hawaii.

Ayrıca P-8'ler Guam ve muhtemelen Japonya'yadaki üslere de periyodik intikaller gerçekleştirecekler.

02/01/2009

Ağ Merkezli Muharebe Üzerine Notlar - I

Soğuk Savaş’ın sona ermesi, dünya jeopolitik sistemini ve doğal olarak askeri taktik ve stratejileri, organizasyonları ve sistem ihtiyaçlarını kökünden değiştirmiştir. Çift kutuplu dünyanın belirgin tehditlerinden, tek kutuplu dünyanın belirsizlik ortamına bu geçişte, daralan savunma bütçeleri, gelişen teknoloji ve iletişim olanakları, sosyo – ekonomik olgulara paralel olarak artan yerel çatışma ve terör eylemleri, 21. Yüzyılın başında askeri planlamacılara, bir önceki yüzyılınkinden tamamen farklı bir meydan okuma sunmuştur.

19/12/2008

So Long Dubya...



Gazetecinin ilk ayakkabısını fırlatmasından sonra ikincisini çıkartıp fırlatana kadar ciddi süre geçiyor ve bu süre zarfında Bush'un korumalarından hiç tepki yok. İkinci ayakkabıdan hemen sonra gazetecinin üzerine çullanılıyor. Irak gibi bir yerde kabul edilemez, düşünülemez bir güvenlik zaafiyeti... Mümkün değil...

ABD, sembolik yönü son derece yoğun ve ağır bir şekilde 8 senelik Cumhuriyetçi iktidarın kefaretini ödemiştir. Obama çok rahatlamış bir şekilde görevine başlayacak. Ne demişti kendisi? "The change we need".. Rezil rüsva olmuş NeoCon Evanjelist Dubya'dan sonra dürüst, parlak, azimli, siyah başkan.

10 puanlık bir PR çalışması...

17/12/2008

Former Ottoman Province of Greece is Burning


Massive riots shake the Former Ottoman Province of Greece in Atina, Selanik, Yanya, Girit and many other cities. The events have shown to the world once again that there are deep fault lines mong this country's socio-political structure; albeit the near-fascist behavior in external politics.

04/12/2008

HIKOTAI.net


The Naval Database Project ile birlikte ikinci uzun soluklu projem olan ve üzerinde 2005'ten bu yana çalıştığım Japon askeri havacılık tarihi ile ilgili araştırmalarımı bir web sitesi halinde yayına soktum. Halihazırda "deneme yayını" olarak tabir edilebilir; site altyapısında yapılması gereken bir miktar iş var, ancak kabası bitti sayılır. Uçak veri tabanında şimdilik 1945'e kadar olan bölüm var, 1945 - günümüz kısmı da bitmek üzere.

Tasarım açısından eski kafalılığa kaçan bir sadelik anlayışım var, o yüzden mümkün olduğunca basit tutmaya özen gösterdim. Fotograf, 3 yönden çizim ve kendi hazırladığım profil çizimlerini de uzun vadede ekleyeceğim.

Her türlü eleştiri ve geribeslemeye açığım.

http://www.hikotai.net/images/logo1.png

01/12/2008

Güle Güle Hocam...

Şakir Kocabaş'tan sonra bir başka çok sevdiğim hocamın, Rıza Alsan Meriç'in vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Son derece donanımlı bir bilim adamı; nazik, iyiniyetli bir insandı. Diplomamı kendisinden almıştım. Dersine girmiş olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Mekânı cennet, toprağı bol olsun.