26/04/2021

Siyah Gri Beyaz 16 Yaşında

Eser: The Old Guitarist
Pablo Picasso

Uzun mesafe koşmanın inceliklerinden biri nefesi ve enerjiyi idareli kullanmak. Başlangıç ve varış noktası belli ama aradaki yolda nefesin nasıl harcanacağı, ne kadar sürede harcanacağı deneyim ve antrenman gerektiren konular. Yol düz mü, toprak mı, beton mu, yokuş mu, çukur mu? Duruma göre nefesi sıklaştırmak mı gevşetmek mi gerek?

Doğum başlangıç, ölüm varış ise; aradaki yolda alınıp verilecek nefes sayısı da sınırlı ise; aynı idareli ve esnek (adaptif?) nefes stratejisini uygulamak gerekir, değil mi? Yerine ve duruma ve yola göre uyarlamak, uyum göstermek.

Ama bir şekilde varış noktasına varmak gerek. Koşmaya başlamak, o kararı vermek bir şey ama koşuyu bitirmek çok daha önemli bir şey.

Zaman zaman tıknefes kalsam da bu koşuda bana eşlik eden sadık okura teşekkürlerimi sunuyorum.

21/04/2021

Küresel Savunma ve Güvenlik Bülteni - Sayı 4

Stockholm International Peace Research Institute (SIPRI) tarafından 15 Mart’ta yayımlanan bir rapora göre ABD, küresel savunma pazarındaki lider konumunu sürdürüyor. Rapora göre ABD, 2016 – 2020 arası dönemde gerçekleştirilen satışların %37’sini yaptı. ABD’nin silah satışlarının %47’si Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirildi. ABD’nin savunma ihracatının %24’ü ise Suudi Arabistan’a yapıldı. Öte yandan rapora göre Rusya Federasyonu’nun silah ihracatı, bir önceki beş yıllık dönem olan 2011 – 2015 arasına göre %22 oranında azaldı. Fransa bu döneme göre ihracatını %44 artırırken, Almanya ve Çin’in savunma ihracatlarında sırasıyla %21 ve %7.8 artış kaydedildi. Bir önceki beş yıllık döneme göre Güney Kore’nin savunma ihracatı %210, İsrail’in %59 azaldı; İngiltere’ninki ise %27 azaldı.

Mart ayı, ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin gerilmesine sahne oldu. Göreve başladıktan sonra özellikle Rusya ile ilişkilerde görece sessiz bir tutum takınmış olan ABD Başkanı Joe Biden, ABC televizyonuna verdiği mülakatta Rusya’yı ABD seçimlerine müdahale ile suçlayarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında “bence, Rusya’nın lideri Putin bir katil” ifadesini kullandı ve seçimlere müdahale için Putin’in bedel ödeyeceğini söyledi. Bu sözlere yanıt veren Putin ise “insanlara taktığınız isimler, en iyi sizin için geçerlidir” dedi.

Ukrayna’nın doğusundaki çatışmaların şiddetlendiği ve Rusya’nın Ukrayna sınırı boyunca askeri yığınağını süratle artırdığı bir döneme denk gelen bu atışmanın ardından Karadeniz ve Doğu Avrupa’da askeri hareketlilik arttı. NATO’ya ait istihbarat ve keşif uçakları Karadeniz üzerinde, özellikle Kırım ve çevresindeki uçuşlarını artırırken Rusya’nın Baltık ve Karadeniz filoları Mart ayı boyunca çok sayıda tatbikat gerçekleştirdi.

Mart ayında çok sayıda ülkede denizaltılarla ilgili önemli gelişmelerin olması dikkat çekiciydi. Türkiye, Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında ilk bot olan Piri Reis’i denize indirdi; ABD Tayvan’ın kendi geliştirdiği denizaltısına teknoloji desteği sağlamaya karar verdi; İtalya, Norveç ve Almanya Tip 212 tasarımının türevi olan yeni nesil denizaltı siparişleri verdi. Bu gelişmeleri tesadüf olarak nitelendirmek isabetli olmayacaktır, zira denizaltı sınıfı gemiler gizlilik başta olmak üzere sundukları çeşitli avantajlar bakımından dünya donanmalarının en öncelikli ihtiyaç kalemlerinden oldular. Bunda, yalnızca savaş ya da kriz döneminde değil, barış döneminde de denizaltıların istihbarat toplama araçları olarak kullanılmalarının da katkısı büyük. İtki teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte denizaltılar, sualtında daha uzun süre kalıp daha uzak mesafelere gidebilmekte. Bu da onları stratejik bir unsur haline getirmekte.


Bültene erişim için:

Düşük çözünürlük (PDF)

Yüksek çözünürlük (PDF)

Bültenin diğer sayılarına buradan erişebilirsiniz.

15/04/2021

08/04/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 39: 2034 Romanı, ABD - Çin Savaşı ve Yeni Süper Güç Rekabeti

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzdokuzuncu bölümünde James Stavridis ve Elliott Ackerman'ın kaleme aldığı, ABD - Çin savaşını konu alan 2034 romanı; romanda yer alan öngörü ve ana temalar üzerinden yeni süper güç rekabetinin dinamiklerini konuştuk.









23/03/2021

Küresel Savunma ve Güvenlik Bülteni - Sayı 3

Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS), her yıl yayımladığı The Military Balance (Askeri Denge) raporunun 2021 sürümünü ve buna eşlik eden gözlem raporunu yayınladı.

Küresel ölçekte askeri harcamalar, kuvvet dengeleri, önemli jeopolitik ve askeri – teknolojik gelişmelerin yer aldığı, savunma ekonomisinin yıllık değerlendirmesini içeren rapora göre küresel askeri harcamalar reel olarak 2020 yılında bir önceki yıla göre %3.9 artarak USD 1.83 trilyona yükseldi. Bu artışın COVID-19 salgını ve bundan kaynaklanan küresel ekonomik daralmaya rağmen gerçekleşmesine dikkat çekildi.

Rapora göre 2019 yılında %1.85 olarak gerçekleşen küresel savuna harcamalarının küresel gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı 2020 yılında %2.08’e yükseldi. Raporda, ABD’nin askeri harcamalarının geçen yıl küresel savunma harcamalarının %40.3’üne karşılık geldiği; Çin’in savunma bütçesinde geçen yıl nominal artışın USD 12 milyar olduğuna işaret edildi.

Avrupa’da toplam askeri harcamalarda 2020 yılında bir önceki yıla göre reel olarak %2 artış gerçekleştiği; NATO’nun 28 üyesinden 9’unun, 2020’de GSYH’nın %2’sini savunmaya harcama hedefini tutturduğu aktarıldı.

1 Şubat günü Myanmar’da gerçekleşen askeri darbe, kısa süre içinde ülke içinde ciddi bir tepki ile karşılaştı. Ülkede düzenlenen darbe karşıtı gösteriler şiddetini artırırken darbe yönetimi ülkedeki iletişim altyapısında geniş kapsamlı kesinti ve kontrol uygulamaya başladı.

Sahraaltı Afrika’da aşırı İslamcı terör örgütleri ile mücadele ve operasyonlar Şubat ayında şiddetini artırdı. Nijerya, Mali ve Somali’de ordu birliklerinin düzenledikleri operasyonlarda kayda değer başarılar kazanılmış olsa da, IŞİD, el Kaide ve bağlantılı grupların bölgede faaliyet alan ve derinliklerini artırdıkları gözlenmekte.

Türkiye – ABD ilişkilerinde bir Gordion düğümüne dönüşen F-35 / S-400 meselesinde, Ankara’dan yeni bir hamle geldi. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın bir iştiraki olan SSTEK şirketi, ABD’nin önde gelen hukuk ve lobi firmalarından Arnold & Porter ile, F-35 projesindeki sanayi katılımı ve Türkiye’nin argümanları ile ilgili F-35 proje paydaşları nezdinde lobi faaliyetleri yapılması için altı aylık bir sözleşme imzaladı. Ancak öte yandan ABD hükümet kanadından S-400 meselesine dair yapılan açıklamalarda herhangi bir pozisyon değişikliğine işaret edilmezken; Türkiye’nin S-400 sistemini ülkede tutmaması bir ön koşul olarak öne sürülüyor. Bu ortamda, 20 Ocak günü göreve başlayan ABD Başkanı Joe Biden’ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile henüz doğrudan bir irtibat kurmamış olması önemli bir gösterge olarak dikkat çekiyor.

Bültene erişim için:

Düşük çözünürlük (PDF)

Yüksek çözünürlük (PDF)

Bültenin diğer sayılarına buradan erişebilirsiniz.

19/03/2021

22/02/2021

Uçağın Gemisi: Hangi Uçak, Nasıl bir Gemi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 23 Ocak günü, MilGem projesinin beşinci ve İstif sınıfının ilk gemisi F515 İstanbul'un İstanbul Tersane Komutanlığı'ndaki denize iniş törenindeki konuşmasında, uçak gemisi projesine değindi. Erdoğan, "..."Anadolu gemimizden sonra yerli ve milli olarak planlayacağımız uçak gemimiz bizi bu alanda en üst lige taşıyacaktır, bunun da görüşmelerini yapıyoruz ve süratle onun da adımını inşallah atacağız..." şeklinde konuştu.[1]

Cumhurbaşkanı daha önce de 23 Ağustos 2020 tarihinde Tuzla'da çeşitli gemilerin Türk Deniz Kuvvetlerine teslim töreninde, "...Önümüzdeki yıl çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu denizlerimizde göreve çıkacak. Gemi inşaat sektörü burada. Buradan sesleniyorum, diyorum ki, Anadolu'yu inşa ettik, gelin bir de artık şöyle bir, iki veya daha fazla uçak gemisi de inşa edelim. Herhalde yaparız değil mi? Çünkü denizlerde bu caydırıcılığa ihtiyacımız var. Sadece Anadolu yetmez, bu adımı da atmamız lazım..." diyerek bir çağrıda bulunmuştu.[2]

Cumhurbaşkanı Erdoğan uçak gemisi projesini son beş yıldır çeşitli vesilelerle gündeme getiriyor. Bu konudaki ilk somut açıklaması, Ada sınıfı TCG Burgazada korvetinin 18.06.2016 tarihindeki denize indiriliş töreninde olmuştu. Törendeki konuşmasında Erdoğan, “…Amfibi türü Anadolu gemisinden sonra artık biz kendi uçak gemimizi yapar hale geleceğiz ve uçak gemimizi inşallah yapacağız. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi uçak gemisine de sahip olacak, bunu da başaracağız…” demişti.[3]

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın 23 Ocak konuşmasıyla birlikte, son beş yıldır giderek artan hararette tartışılan uçak gemisi projesi yeniden çeşitli boyutlarıyla tartışılmaya başlandı. Bunlardan biri de böyle bir geminin aslî unsuru olacak savaş uçağının tipi. Bu kapsamda son zamanlarda hem böyle bir gemide hem de Anadolu’da kullanılacak uçak tipine dair de çeşitli görüşler ileri sürülüyor. Türkiye'nin ABD ile yaşamakta olduğu sorunlardan dolayı da F-35B alımı, Türkiye'nin Rusya Federasyonu'ndan S-400 hava savunma sistemi alması sonucu ABD'nin uyguladığı yaptırım nedeniyle en azından görünür gelecekte imkansız görünüyor. Öte yandan deneyim elde edilmesi, eğitim ve doktrin altyapısının çatılması için ikinci el Harrier alımı da sıkça dile getirilmekte.

Gemi güvertesinden iniş - kalkış yapabilen muharip uçak sahibi olması hem o donanmayı hem de ülkeyi askeri ve siyasi bakımdan farklı bir konuma taşıyan bir kuvvet çarpanı. Son yıllarda askeri ve siyasi olarak daha geniş bir nüfuz alanına sahip olmayı hedefleyen Türkiye için de bu kabiliyet stratejik bir öncelik olarak belirlenmiş. Bu kabiliyete sahip olmanın askeri, siyasi, ekonomik ve endüstriyel boyutlardan muhasebesinin yapılması da şart, zira söz konusu olan sadece bir platformun tedariki değil bir askeri-stratejik bir dönüşümün ta kendisi.

Bu yazı, böyle bir çok katmanlı muhasebeyi hedeflemiyor.[4] Amacım, son günlerde hem Anadolu hem de zikredilen uçak gemisi için gündeme gelen uçak tipi tartışmalarına katkıda bulunmaktır. Bu yazıda verilerle destekleyerek sunacağım görüşlerim ise: İkinci el Harrier alımının fiilen neredeyse imkansız olduğu; F-35B alımının siyasi sebeplerle alımının mevcut koşullarda imkansız olduğu; siyasi koşullar elverse dahi F-35B alımının yapılmaması gerektiği ve TCG Anadolu'nun vesilesi olacağı askeri - kültürel deneyim birikimi ve dönüşüm üzerine, ekonomik ve endüstriyel imkanlar elverirse klasik kalkış - iniş yapabilen uçaklara uygun (Hindistan ve Çin'in uçak gemileri gibi) bir gemi projesinin Türkiye için daha doğru olduğudur.

17/02/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 38: Milli Uzay Programı ve Ötesi

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzsekizinci bölümünde konuğumuz Egemen İmre ile birlikte Türk Uzay Ajansı ve uzay programının hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi, Türkiye'de bir uzay ekosistemi kurulabilmesi için yapılması gerekenler, riskler ve fırsatları konuştuk.









15/02/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 37: Türkiye Uzay Ajansı ve Milli Uzay Programı

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzyedinci bölümünde konuğumuz Egemen İmre ile birlikte Milli Uzay Programı ve açıklanan hedefler, yapılabilirlikleri, fırsat ve riskleri konuştuk.









10/02/2021

09/02/2021

Küresel Savunma ve Güvenlik Bülteni - Sayı 2

ABD’de Kasım ayında yapılan başkanlık seçimlerini kazanan Joe Biden’ın görevi devralışı, ABD yakın tarihinde benzerine rastlanmayan olaylara sahne oldu. ABD Kongresi’nde seçim sonuçlarının onaylanması oturumu sırasında, daha önceden Donald Trump’ın çağrısıyla Vaşington’a gelmiş ve bina dışında toplanmış çok sayıda gösterici olay çıkardı. Kongre binasına giren Trump destekçileri, oturumun düzenlendiği salon ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin odası dahil pek çok yere girdi, binaya ve eşyalara maddi zarar verdi. Çıkan olaylarda dört kişi hayatını kaybetti. Olay, ABD kamuoyunda büyük infiale neden olurken, Biden ve yardımcısı Kamala Harris’in 20 Ocak’taki yemin töreni gergin bir atmosferde gerçekleşti.

45’inci Başkan Trump’ın görevindeki en son icraatlarından biri, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile 50 adet F-35 savaş uçağı ve 18 adet Reaper silahlı insansız hava aracı (SİHA) satış anlaşmasının imzalanması oldu. BAE – İsrail ilişkilerinin normalleşmesini öngören Abraham / İbrahim Antlaşmasının gizli hükümlerinden olduğu iddia edilen F-35 satışı bir süredir ABD ve İsrail kamuoyunda tartışılmaktaydı. İsrail’in, Trump yönetiminden çeşitli garanti ve vaatler karşılığında bu satışa itirazını çekmiş olduğu iddia edilmekteydi. Başkanlık görevini devralan Biden’ın da ilk icraatlarından biri, Suudi Arabistan ve BAE ile imzalanmış silah anlaşmalarının gözden geçirilmesi kararı oldu.

Ocak ayında Sahra altı Afrika’da IŞİD bağlısı grupların saldırı ve eylemleri artış gösterdi. Nijerya, Somali, Mali ve Burkina Faso’da çatışmalar şiddetlenirken Fransa’nın bölgedeki askeri faaliyeti de paralel olarak arttı.

Yunanistan’ın Fransa ile Rafale savaş uçağı alım anlaşması imzalaması, iki ülke arasındaki askeri – stratejik işbirliği açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Doğu Akdeniz’de İsrail, İtalya ve Mısır ile ayrı ayrı askeri ilişkilerini hızla geliştiren Yunanistan’ın, finans kaynaklarını zorlama pahasına, hava ve deniz kuvvetlerinin modernizasyonu için yoğun bir çaba içinde olduğu gözlemleniyor. Bu kapsamda öne çıkan bir diğer husus, sayısı artan müşterek tatbikatlarda gözlemlendiği üzere Mısır, İsrail ve Fransız silahlı kuvvetleri ile birlikte çalışabilirlik (interoperability) konusuna verilen önem.

Bültene erişim için:

Düşük çözünürlük (PDF)

Yüksek çözünürlük (PDF)

Bültenin diğer sayılarına buradan erişebilirsiniz.

06/02/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 36: Elektronik Bileşenler, Teknolojileri ve Etkileri

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzaltıncı bölümünde konuğumuz İlker Eryılmaz ile ASIC ve FPGA bileşenleri, teknolojileri, üretim ve tedarik zincirlerinin sektörler, sanayi politikalarına ve uluslararası ilişkilere etkilerini konuştuk.









24/01/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 35: Türkiye Bir Sanayi Ülkesi mi?

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzbeşinci bölümünde Türkiye'nin sanayileşme karnesi, ekosistem kavramı ve teknoloji yönetimi. Otomotiv ve askeri kara aracı sektörleri üzerinden sanayi ve teknoloji politikalarını konuştuk.




Programda bahsi geçen, Gürcan Karakaş'ın Fatih Altaylı söyleşisi: https://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli-1001/2777006-pili-yerli-motoru-mecburen-bosch

Prof. Dr. Mahmut Akşit'in Tolga Özbek'le söyleşisi: https://www.youtube.com/watch?v=L5HWhfRjjTE

09/01/2021

Küresel Savunma ve Güvenlik Bülteni - Sayı 1

ABD yönetimi 14 Aralık günü, Türkiye’nin Rusya Federasyonu’ndan S-400 hava savunma sistemi alımından dolayı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile bu kurumun başkanı Prof. Dr. İsmail Demir dahil beş yöneticisine yönelik, “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası” (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act – CAATSA) kapsamında bir dizi yaptırım uygulamaya başladığını açıkladı. Türkiye’nin 2017 Nisan ayında imzaladığı sözleşme ile siparişini verdiği bir adet S-400 sistemi, 2019 Temmuz ayında teslim edilmişti. Rusya Federasyonu’nun ürettiği en modern hava savunma sistemlerinden biri olan S-400’ün alımı, Türkiye – ABD ilişkilerinde en önemli gündem maddesi olarak son 3 yılda yoğun şekilde tartışılmaktaydı. Açıklanan CAATSA yaptırımları, SSB’ye yönelik ihracat lisansı verilmesinin yasaklanması, SSB’nin çeşitli finansal kaynaklara erişiminin sınırlandırılması ile adı geçen beş SSB yetkilisine yönelik kısıtlamaları içeriyor. Bu yaptırımların Türk savunma sanayiine ve genel perspektifte Türkiye – ABD ilişkilerine etkileri, akademik ve siyasi çevrelerde yoğun şekilde tartışılmakta.

Savunma – güvenlik alanında Aralık ayında ABD’nin en önemli gündem maddesi, Pentagon’un 2021 bütçesini belirleyen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (National Defense Authorization Act – NDAA) idi. ABD Başkanı Donald Trump, Almanya ve Kore’deki Amerikan askerlerinin sayılarının azaltılmasını önlemesi, sosyal medya şirketlerinin yasal olarak daha fazla sorumlu tutulmasına imkan tanıyacak düzenlemeyi yapmaması ve konfederasyon dönemi komutanlarının isimlerinin kaldırılması gibi sebeplerle eleştirdiği yasayı veto etti. Tasarının, Senato ve Temsilciler Meclisinden başkanın veto etmesini önleyecek çoğunlukta geçmesi, Trump’ın siyasi kariyeri ve ABD iç siyasetindeki dengeler bağlamında da önemli işaretler taşıyor.

Aralık ayında Somali’de Eş Şebab terör örgütünün saldırılarında artış gözlendi. Örgüte yönelik Somali güvenlik güçlerinin operasyonları da artarken konu, Kenya – Somali arasında bir süredir devam eden siyasi gerilimin unsurlarından biri haline geldi.

İsveç’in savunma bütçesinde İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük artışı yapması, Soğuk Savaş sonrası dönemde savunma harcamalarını önemli ölçüde kısan bu ülkenin son dönemde Rusya’dan algıladığı tehdidin boyutunu gözler önüne serdi. Rusya’nın Kuzey Kutup bölgesi, Baltık ve Kuzey Denizi bölgelerinde son yıllarda artırdığı elektronik harp ve elektronik istihbarat faaliyetleri, İsveç ile birlikte Finlandiya ve Norveç nezdinde de büyük rahatsızlık kaynağı. İsveç’in silahlanmaya ayıracağı kaynağın, COVID-19’un ekonomiye olumsuz etkilerine rağmen bu denli artmış olması, Kuzey Avrupa’nın da Batı – Rusya geriliminde önemli bir cephe olduğunun hatırlatıcısı.

Bültene erişim için:

Düşük çözünürlük (PDF)

Yüksek çözünürlük (PDF)

Bültenin diğer sayılarına buradan erişebilirsiniz.

06/01/2021

04/01/2021

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 34: Havacılık, Uzay ve Savunma Projelerinde İsterlerin Yönetimi

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzdördüncü bölümünde Egemen İmre ile birlikte savunma, havacılık ve uzay projelerinde gereksinimlerin belirlenmesi, yönetilmesi ve projelere etkilerini konuştuk.









31/12/2020

Başlıksız

Eser: La galería
Feliu Elias

Çürük domatesleri fırlatırken seyirciler, sahneyi mi beğenmediklerini gösteriyordur yoksa oynanan oyunu mu?

Biraz okuyup, yüzümüzü buruşturarak bir kenara attığımız kitabın sayfalarını, baskı kalitesini mi yoksa yazılanları mı beğenmemişizdir?

Yemeğin mi yoksa üzerine konduğu tabağın mı tadını beğenmeyiz?

Acıları, kederleri, yaşandıkları zaman aralığı ile tanımlamak için çok gerekçemiz oldu, makul gerekçeler. Bütün o kötü anıları, geride bırakılan zamana yapıştırıp, unutup gitmek ister gibi.

Ama öyle değil işte: Aynı sahnede daha pek çok oyun seyredilecek, pek çok yazı okunacak, pek çok yemeğin tadına bakılacak, vesaire.

Geriden bırakılanların iyi ya da kötü olması, sırasını bekleyenlerin iyi ya da kötü olmasını etkilemiyor.

Siyah Gri Beyaz okuruna, mümkün olduğunca fazla iyi oyunlar seyredeceği, hoş şeyler okuyacağı, güzel yemekler tadacağı bir yıl diliyorum.




28/12/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 33: CAATSA - Ne Oldu? Neden Oldu?

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzüçüncü bölümünde, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımları, ifade ettiği anlam ve sonrasını konuştuk.






Kayıtta bahsi geçen, CAATSA ile ilgili yayınlar:

Silahlar ve Tereyağı Bölüm 24: "ABD Yaptırımları, CAATSA ve Türkiye": https://www.siyahgribeyaz.com/2020/07/silahlar-ve-tereyag-podcast-bolum-24.html

Sinan Ülgen, Can Kasapoğlu, "S400 ve ABD'nin CAATSA Yaptırımları": https://www.youtube.com/watch?v=Um1cKidqnnQ

Sinan Ülgen, Can Kasapoğlu, "CAATSA ve Sonrası": https://www.youtube.com/watch?v=CUDiDYdPGqU

Cansu Çamlıbel, Işın Eliçin, "Cansu Çamlıbel ile Biden dönemi ve ABD'nin S-400 yaptırımları": https://www.youtube.com/watch?v=krg6MOpsxdk



25/12/2020

12/12/2020

02/12/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 31: Teknoloji Politikaları ve Teknopolitik

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzbirinci bölümünde özel konuğumuz Dr. Mete Çakmakçı ile Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Genel Sekreteri Dr. Mete Çakmakçı ile birlikte teknoloji geliştirme süreçleri, sanayi ve teknoloji politikaları ve uluslararası sisteme etkilerini konuştuk.















25/11/2020

16/11/2020

Bibliyografya: Türkiye'nin İHA Teknolojisi ve Kullanımının Literatürdeki Yansımaları

2020 Mart ayındaki Bahar Kalkanı Harekâtı'nda Suriye ordusuna karşı Türk silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) büyük başarı kazanması, İHA ve SİHA'ların modern savaştaki yeri ve savaş alanının dönüşümü konusunda uluslararası camiada yoğun araştırma ve tartışmaları tetikledi.

Suriye'den kısa süre sonra Libya'da sahada zor durumda ve kuşatılmış vaziyetteki meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin Hafter güçlerine karşı yine Türk SİHA'larının ön planda olduğu karşı saldırılarla büyük başarılar kazanması ve tüm dengelerin tersine dönmesi, bahsi geçen tartışmalara yeni veriler sağladı.

Son olarak 2'nci Dağlık Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan ordusunun Türk ve İsrail yapımı İHA ve SİHA'larla Ermeni birliklerine büyük kayıplar verdirmesi ve savaşı kazanması, merkezinde SİHA'ların olduğu bir dönüşümün yaşandığı ve Türkiye'nin bir İHA gücü olarak anılması gerektiği şeklindeki değerlendirmelerin sayısını artırdı.

2020 başından bu yana Türk yapımı İHA ve SİHA'ların savaş alanındaki performansı, taktik, stratejik ve jeopolitik etkileri ile Türkiye'nin İHA gücü olarak konumuna dair dünya çapında başlıca basın organı ve düşünce kuruluşlarının yayımladığı analiz, rapor ve makaleleri aşağıya sıraladım. Fırsat buldukça güncellemeye çalışacağım.

29/10/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 30: İran'ın Füze Teknolojisi ve Kabiliyetleri

Silahlar ve Tereyağı podcast'in otuzuncu bölümünde özel konuğumuz Dr. Sıtkı Egeli ile birlikte İran'ın balistik füze ve seyir füzesi programları, tarihçesi, teknolojisi ve ulaşılan yeteneklerini konuştuk.















26/10/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 29: ABD Deniz Kuvvetlerinin Hafif Uçak Gemisi Planları ve Anlattıkları

Silahlar ve Tereyağı podcast'in yirmidokuzuncu bölümünde ABD Savunma Bakanı Mark Esper'in açıkladığı "Battle Force 2045" planında yer alan hafif uçak gemisi inşa planları, F-35B özelinde yeni kuvvet yapılanması ve kuvvet aktarım planlarını konuştuk.















21/10/2020

10/10/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 28: Türkiye'nin Uzay Macerası, Nereden Nereye?

Silahlar ve Tereyağı podcast'in yirmisekizinci bölümünde özel konuğumuz Egemen İmre ile birlikte Türkiye'nin uydu - uzay projelerinin tarihçesi, projeler ve kurulan altyapı, yapılması gerekenler, uzay teknolojilerindeki gidişatımızı konuştuk.















25/09/2020

“Silahların İnterneti”: JADC2 ve ABMS

ABD Hava Kuvvetleri yaklaşık bir yıldır çeşitli testlerde BQM-167 uzaktan kumandalı jet motorlu hedef uçaklar vuruyor.

Bu, tek başına haber niteliği dahi taşımayan bir cümle. Zira ABD Hava Kuvvetleri, "hedef dron" olarak da bilinen bu tür uçakları test ve eğitimlerde sıkça vuruyor. Pek çok başka ülke gibi. Zaten bu tip uçakların görevi de bu: Eğitim, test ve değerlendirme faaliyetlerinde takip ya da hedef olarak uçmak; çoğu zaman da gösterişli bir şekilde patlayarak düşmek.

Ancak son bir yıldır BQM-167'ler, kendi elektromekanik beyinlerinin de muhtemelen hiç öngörmediği şekillerde ve silahlarla vuruluyorlar. Bunlar arasında, bir savaş uçağının ateşlediği havadan karaya lazer güdümlü roket; bir insansız hava aracından ateşlenen kısa menzilli havadan havaya füze, kundağı motorlu obüsten ateşlenen güdümlü top mermisi bulunuyor.

Bu tuhaf atıcı - silah - hedef eşleşmelerinin her biri bir haber. Ancak esas önem taşıyan, bunu mümkün kılan veri iletişim ve komuta - kontrol omurgası. Zaten bu testler de bahse konu omurganın geliştirme çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler.

Kurulmaya çalışılan yapı, tüm silah, sensör ve bilgi-iletişim sistemlerini birbirine bağlayacak bir çeşit "nesnelerin interneti" (Internet of Things - IoT) olarak nitelendirilebilir. Bu yapıya, daha doğrusu konsepte ABD Savunma Bakanlığının verdiği isim ise Joint All Domain Command and Control (JADC2).

24/09/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 27: AESA, Ağ Merkezli Muharebe ve F-35

Silahlar ve Tereyağı podcast'in yirmiyedinci bölümünde AESA tipi radarlar, teknolojileri, getirdikleri imkân ve kabiliyetleri ve F-35 özelinde ağ merkezli muharebe kavramındaki yerlerini konuştuk.















22/09/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 26: Dünya Yarılırken Türkiye Nereye?

Silahlar ve Tereyağı podcast'in yirmialtıncı bölümünde Dünya jeopolitik, ekonomik ve ticari düzlemlerde yeni bir yarılma sürecinin içindeyken, Türkiye bölgesel ve küresel olarak kendini nerede konumlandırdığını; insan sermayesi, sanayi ve teknolojisi ile yeni dünyadaki yerinin ne olacağını konuştuk.















14/09/2020

Yunanistan’ın Yeni Silahlanma Programı: Rafale Alımı

Rafale'i Yunan Hava Kuvvetleri renkleriyle gösteren bir çizim
Kaynak: rOEN911, DeviantArt

Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis, 12 Eylül günü Selanik'teki HELEXPO Forum'da ülkesinin ekonomisinin durumu ve izlenecek politikalarla ilgili bir konuşma yaptı.[1]

Miçotakis konuşmasında, Yunanistan'ın geçmiş yıllarda savunmasına yatırım yapılamamasından dolayı zayıf düştüğünü ve dengenin yeniden sağlanması için bir dizi tedbirin uygulanacağını söyledi.[2]

Yunan Başbakanı, silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesi için bir dizi karar açıkladı. Bir kısmı yeni sistem alımı olan bu kararlar şu şekilde:

11/09/2020

29/08/2020

Türk – Yunan F-16 Kapışması: HUD’dan Görünenler

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) 28 Ağustos günü bir açıklama yayınlayarak, daha önce bir NAVTEX ile ilan edilmiş bölgeye yaklaşan Yunan savaş uçaklarına yönelik gözle teşhis ve bölgeden uzaklaştırma yapıldığını bildirdi. Açıklama ile birlikte, bu görev sırasında Türk F-16'sının başüstü göstergesinin (Head Up Display - HUD) kaydettiği video kaydının bir kısmı da paylaşıldı.

Yunan F-16 savaş uçağı ile yapılan ve literatürde "it dalaşı" (dogfight) olarak geçen mücadeleyi gösteren, aynı zamanda pilotların telsiz konuşmalarını da içeren kayıt, Türk kamuoyunda büyük heyecan yarattı.

Doğu Akdeniz'de son dönemde giderek artan ve bir süredir NAVTEX atışmalarının eşlik ettiği gerilim içinde bu video kaydı, içeriği itibariyle olmasa da vurguladığı ve hatırlattığı bazı askeri-teknik, siyasi ve jeopolitik konular itibariyle önem taşıyor.

27/08/2020

Silahlar ve Tereyağı - Bölüm 25: F-35: Konsepti, Teknolojisi, Anlamı

Silahlar ve Tereyağı podcast'in yirmibeşinci bölümünde F-35 Joint Strike Fighter projesinin arka planı, içerdiği teknolojiler ve sahip olduğu kabiliyetler, hava gücü ve havacılık endüstrisi bakımından önemini konuştuk.