TSK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TSK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31/03/2020

Bahar Kalkanı Harekâtı’na Dair Gözlemler: Türk Tipi Keşif – Taarruz Kompleksi mi?

27 Şubat akşam saatlerinde Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilçesi yakınlarındaki Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait birliğe Rusya Federasyonu ve Suriye rejim ordusu tarafından düzenlenen saldırıya karşılık verilen ve 1 Mart’tan itibaren Bahar Kalkanı Harekâtı adıyla devam eden harekât, pek çok açıdan modern askeri literatüre girmeye hak kazandı. Harekâtta TSK’ya ait silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) yoğun kullanımının yanında, topçu unsurları ve elektronik harbin etkinliği; hava savunma sistemlerinin varlıklarının, etkinliklerinin (ya da zafiyetlerinin) harekâtın gidişatına etkisi; hava – topçu eşgüdümü ve mekanize birlik manevrasına etkisi gibi farklı başlıklara yönelik pek çok veri ve vaka çalışması malzemesi ortaya çıktı.

26/05/2016

İki Etkinlik, Bir Sürü Soru, Kocaman Bir Kafa Karışıklığı

Cacophony of Ideas
(Düşünceler Kakofonisi)
Eser: Peter Daverington
Ankara'da kısa süre arayla, Türk savunma ve havacılık sektörünün geleceğini yakından ilgilendiren iki önemli etkinlik gerçekleştirildi.

İlki, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından 18 Şubat günü düzenlenmesi planlanan ancak terör saldırısı nedeniyle 12 Nisan'a ertelenen "Birinci Savunma Sanayi[sic] ArGe ve Teknoloji Yönetimi Paneli"; ikincisi ise TÜBİTAK tarafından düzenlenen "Türk Havacılık ve Uzay Çalıştayı" idi.

Her ikisi de Bilkent Oteli'nde düzenlenen bu etkinliklerde misafirlere yapılan ikramlar ve sunulan öğle yemekleri son derece kaliteliydi. Aynı başarının, ulusal savunma ve güvenlik mekanizmasının ArGe ve teknoloji yönetimi ile stratejik planlama konularında içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermede de yakalandığını söylemek mümkün.

06/09/2010

Terörle Mücadelede Askeri Yöntemlerin Değerlendirilmesi

Terörle mücadele, askeri, ekonomik, sosyal bir çok alanda topyekün ve eşgüdümlü hareketi gerektiriyor. Bu mücadelenin askeri boyutu ise, teknik, taktik ve stratejik son derece karmaşık boyutlara sahip. 

Teori rumuzlu araştırmacının, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terörle mücadelesine ilişkin yapıcı eleştiriler ve fikir bazında katkılarda bulunmayı amaçlayan derlemeyi, okuyucunun değerlendirmesine sunuyorum. Siyasal / ideolojik güdümlenmeden uzak, meseleyi anlama ve çözüm aramayı hedefleyen her bireyin okuyup üretmesi gereken günlerdeyiz.

Derlemeye buradan erişebilirsiniz (pdf formatındadır).



28/09/2009

Uzun Menzilli Körlük

Soğuk Savaş dönemlerine ait meşhur bir deyiştir: “Nükleer denizaltılar gerçek savaşta kullanılmamak üzere inşa edilirler”

Caydırıcılığın ne demek olduğuna dair güzel bir ifade.

Silah sistemlerinin menzil, kapsama alanı, boyut gibi nitelikleri büyüdükçe stratejik, politik ve ekonomik etkileri, askeri etkilerinin çok çok ötesine geçiyor.

Kıbrıs’ın Rusya Federasyonu’ndan S-300 hava savunma sistemi alması ile başlayan gerginliği hepimiz hatırlıyoruz. Kıbrıs’ta Yunanistan ve Türkiye’yi savaşın eşiğine getiren S-300 füzelerinin teknik kabiliyetlerine dair basında çok şey yazıldı, çizildi (çoğu saçmalıktan ibaret olsa da).

31/03/2008

MİTÜP ve Ana Muharebe Tankı Tasarımı Üzerine Birkaç Not

Örnek 1: Artık BAE Systems bünyesinde yer almakta olan İngiliz Vickers firması mühendisleri, Challanger 2 ana muharebe tankını tasarlarken, zırhlı birliklerdeki tank komutanları ile yüz yüze görüşmeler yaparlar. Bu görüşmelerde komutanlara yeni bir tankta ne gibi özellikleri görmek istedikleri sorulur. Aldıkları yanıtlar arasında özellike pek çok komutandan "tank komutan mahallinin, sürücünün ellerinin görülebileceği bir konuma yerleştirilmesi" talebi kafa karıştırıcıdır. Tank komutanının, sürücünün ellerini görmesinin ne gibi bir artısının olduğu merak edilir. Tank komutanlarının yaptıkları açıklama son derece ilginçtir:

06/09/2006

Asker Göndermek ya da TSK Dünyanın Kaçıncı En Güçlü Ordusu?


"Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" kadar olan bölge Türkiye'nin doğal ilgi alanı olarak görülmüştür değil mi? Özellikle SSCB'nin yıkılışından sonra, 90'ların ortalarında yoğun biçimde dillendirilen bir vizyon.

Türkiye bu coğrafyadaki herhangi bir bölgede tek başına, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan askeri, istihbari, psikolojik ya da ticari harekata girişebiliyorsa, TSK da ilk 10 içerisinde yer almaya hak kazanır.

Bir ülke ordusunu, ulusal menfaatlerinin kapsadığı bölgede herhangi bir noktada istediği gibi bağımsızca, tüm imkanlarını eşgüdüm içinde seferber edebiliyorsa o tarz listelere girebilir.

30/07/2006

Kuzey Irak İyi Hoş da...

Son zamanlarda çatışma haberlerinin ekseriyetle hangi bölgelerden geldiğine dikkat çekmek isterim. Şahsi değerlendirmem, TSK'nın sınıra yaptığı büyük yığınağın ve son zamanlardaki sınır ötesi operasyon haberlerinin PKK üzerindeki baskısı nedeniyle, örgütün Kuzey Irak'taki unsurlarının İran'a doğru kaymaya çalıştıklarıdır. Irak - Suriye sınır hattı, direnişçilerin beslenmesini önlemek içn ABD kuvvetleri tarafından sıkı biçimde göz altında tuutlmaktadır. İran - Irak sınırının güvenliği görece daha zayıftır. Son zamanlardaki çatışma haberlerinin de Doğu Anadolu'dan gelmesi, bu kanıyı güçlendirmekte.

Duruma ilişkin iki teorim var:

29/07/2006

TSK ve Ulusal Strateji: Amaç - Araç Uyumu Üzerine Bir Deneme

Clausewitz stratejiyi, "savaş hedefini elde etmek için, muharebeleri bir araç olarak kullanma sanatı" olarak tarif eder. Başka bir deyişle strateji, savaş planını oluşturur, savaşın da dahil olduğu çeşitli harekatların öngörülen akışını tasarlar ve bu seferlerin her birinde yapılacak muharebeleri düzenler.

Ölçeği ne olursa olsun, stratejinin başarılı olabilmesi, amaçlar ile araçların uyumlu olmasına bağlıdır. Yüksek stratejide bu araçlar askeri, ekonomik, sosyal, siyasal olabilir. Askeri stratejide ise değişik askeri araçlar. Ancak hiç bir zaman tek bir vasıtaya dayalı bir strateji kurulamaz. Değişik vasıtaların üzerine inşa edlmiş stratejide ise her bir elemanın eşit derecede önemi vardır.

Şahsi değerlendirmelerim ışığında örnekleyecek olursam:

21/07/2006

Giriyor muyuz? Girdik mi? Girecek miyiz?

Girmiyoruz. Girmedik. [Epey bir süre] Girmeyeceğiz.

Ben böyle düşünüyorum.

Her şeyden önce Türkiye [Kuzey] Irak'ta söz sahibi olma, "borusunu öttürme" şansını 1 Mart 2003 günü yitirmiştir, o hayati önemi haiz inisiyatif o gün kaybedilmiştir. Geçmiş ola. Irak esaki Irak değil, Talabani eski Talabani değil, Barzani eski Barzani değil, ABD eski ABD değil.

07/04/2006

PKK ve Son Dönemdeki Eylemleri

PKK bir süre öncesine kadar uzaktan kumandalı bombalarla, mayın düzenekleri ile eylem yapıyordu. Hemen hemen her gün bomba / mayın patlaması haberi geliyordu. Hedefler askeri konvoylar ve altyapı idi (köprü, demiryolu vb). Bunlar daha ziyade risksiz, sempatizanlara mesaj veren eylem tipleri.. Ama son dönemde PKK'nın eylem tipinde değişiklik görüyoruz: daha ziyade şehirlerde genç nüfusu öne süren, polis ve güvenlik güçleri ile karşı karşıya gelinen, protesto görünümlü şiddet eylemleri.. Yabancı basında kimi kalemler tarafından "Kurdish Intifada" olarak nitelendirildiğine de tanık oldum.

Peki bu değişimin sebebi ne olabilir? Eylem çizgisindeki bu değişiklik neyin göstergesi olabilir?

17/03/2006

HelSim Projesi

TSK envanterindeki genel maksat ve DSH helikopterleri için pilot eğitiminde kullanılacak simülatör merkezi projesi olan HelSim'de; RfI, Şubat 2004'te, RfP Ekim 2004'te yayınlandı. Teklif sunma süresi önce 07.12.2004, ardından 14.01.2005 olarak belirlendi, ancak 14.01.2005 tarihinde proje iptal edildi. 19.01.2005 tarihindeki SSİK toplantısında projenin SSM sorumluluğunda ve azami milli katkı ile tekrar başlatılması kararı verildi. HAVELSAN'ın ana yüklenici olarak seçildiği projenin sözleşmesi 30.06.2005 tarihinde imzalandı.

HAVELSAN'ın ana yüklenici; Kaletron, Inta Space, Gate Electronic, 2U Informatics, MilSoft, SaTek ve Ayesaş şirketlerinin alt yüklenici olduğu proje, S-70A28 Blackhawk helikopterleri için 3 adet ve S-70B Seahawk helikopterleri için 1 adet tam görev simülatörü ile S-70A28 Blackhawk helikopteri için 1, S-70B Seahawk helikopteri için 1 adet kokpit prosedür simülatörü (Cockpit Procedures Trainer) geliştirilmesi ve Helikopter Pilot Eğitim Merkezi inşasını kapsıyor. Mali boyutu yaklaşık USD80,000,000 olan HelSim projesinin Mart 2008'de tamamlanması planlanıyor.

Orta vadede TSK envanterindeki AS-532 Cougar helikopterleri için de simülatör geliştirilmesi ve sisteme entegre edilmesi planlanmakta.

21/02/2006

Örgütsel Ölüm


DR. NİHAT ALİ ÖZCAN


Örgüt için stratejik öncelik değişiyor. Stratejik öncelik, ideolojinin belirlediği hedefler olmaktan çıktı ve örgütü bir arada tutma, “dağıtmama” ve başkalarına “kaptırmama” olarak şekillenmeye başladı. Bu da terör örgütünün içinde bulunduğu kriz sarmalını gösteriyor...

Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesinin üzerinden 7 yıl geçti. Tartışmaların bu olay ve ardından yaşananlar ile bağlantılı olması beklenirken Kuzey Irak’tan gelen bir haber tartışmaların merkezine oturdu. Bir dönem PKK’nın Avrupa sözcülüğü ve “Cephe” sorumluluğunu üstlenmiş olan Kani Yılmaz bir arkadaşı ile birlikte patlayıcılar kullanılarak suikasta uğradılar ve öldüler. Ancak hafızalarımızı yokladığımızda gördüğümüz şuydu: İlk defa saldırıya uğrayan “PKK sözcüsü ve Avrupa sorumlusu” Kani Yılmaz değildi. Nitekim, Soğuk Savaş döneminde (1989) benzer görevi üstlenen Avukat Hüseyin Yıldırım da hainlikle suçlandıktan kısa süre sonra Hollanda’da silahlı saldırıya uğramıştı. Ancak Yıldırım, Yılmaz’dan daha şanslıydı. Öyle ki 17 yerinden kurşunlanmasına rağmen hayatta kalmayı başardı ama büyük bir korku ile yaşadı/yaşıyor. Bu yazı “Avrupa sorumlularının” özel durumlarını ve önümüzdeki dönem olabilecekleri mercek altına almayı amaçlıyor.

Terör örgütü, kriz sarmalında

12/12/2005

Türkiye, Ulusal Güvenlik Sorunları ve TSK Modernizasyon Stratejisi Üzerine bir Denemeye Giriş Denemesi

Türkiye'nin ajandasındaki belli başlı güvenlik sorunları / konuları şu şekilde özetlenebilir:

1. Komşularla ve bölge ülkeleri ile ilişkiler
2. Terörizm
3. Kitle İmha Silahları
4. Uyuşturucu ticareti, insan ticareti / yasadışı göç, kaçakçılık vs.

Bu çerçevede:

18/10/2005

Kıvrıkoğlu: "Tanklarla Suriye’ye Girecektik"


Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, ilk defa Aksiyon’da yayımlanan açıklamalarında, 1998 yılında PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması sürecini anlatıyor.(*)

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1998’de Suriye’den nasıl çıkarıldığı konusunda, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu bugüne kadar hiç konuşmadı. Yıllardır, böyle bir politika geliştirmemiş olan Türkiye, birdenbire Suriye ile savaşı da göze alarak bu kararı nasıl vermişti? Gerçekten Suriye Öcalan’ı vermekte direnirse Türk tankları Halep ve Şam’a doğru yürüyecek miydi?

09/10/2005

Yeni Başlayanlar İçin Türk Savunma Sanayii - 1

Türkiye'de savunma sanayii, tam gelişim aşamasındayken topal bırakılıp çürütülmüş, acı tecrübelerden sonra her şeye sil baştan başlanarak tekrar ayağa kaldırılmaya çalışılan bir sektördür. Kurtuluş Savaşı'nın sonundan kabaca NATO'ya üye oluşumuzun gerçekleştiği 1950'lerin başlarına kadarki süreçte büyük atılım gösteren başta havacılık sanayimiz, çok sayıda silah sisteminin ucuza ve kısa sürede alınması ( = hibe edilmesi) sonucu, geçerliğini ve desteğini kaybetmiştir. Bu dönem, önce 1964'teki Johnson Mektubu'nun içerdiği ulusal onurumuzu kırıcı ifadeler, ardından da 1974 ambargosunun sebep olduğu acı tecrübeler sonucu sona ermeye başlamıştır. 1973'te dönemin en gelişmiş ve etkin savaş uçaklarından olan F-4E Phantom II'yi sipariş verip envanterine katmaya hazırlanan Türkiye, siyasi ve stratejik konjonktür değişip, ulusal çıkarlarını koruma yoluna gidince, yedek parçasızlıktan uçaklarını uçuramaz, bazı Afrika ülkelerinden bomba alır hale düşmüştür.

14/07/2005

Önleyici Saldırı ve PKK

Önleyici Saldırı, hiç bir zaman onu uygulayan devlet için kolay olmamıştır. Çünkü işin çok karışık siyasi, hukuki ve toplumsal boyutları vardır. Saldırıdan önce ince düşünülmüş ve iyi planlanmış bir kamuoyu yaratma faaliyeti yürütülmeli, karşılaşılabilecek uluslararası baskılara karşı çeşitli eylem planları hazırlanmalı, zemin yoklama çalışmaları yapılmalıdır. Tüm bunlar o kadar sessiz, derinden ve çabuk yapılmalıdır ki, sonuçta gerçekleşecek saldırı gerçekten tehdidi oluşmadan önleyebilsin (zamanlama tutturulsun)

05/05/2005

Karadeniz Havzası'nda Küresel Güç Mücadelesi



Sovyetler Birliği'nin yıkılması, Karadeniz bölgesindeki güç dengelerini alt üst etti. Bölgeye kıyısı olan Sovyet uydusu ülkeler, özellikle Bulgaristan, Romanya, Moldova gibileri yüzlerini Batı'ya çevirerek istikameti NATO-AB olarak belirlediler, kabaca 10 yıl gibi bir sürede Atlantik kampının üyeleri olma seviyesine ulaştılar. Güneydoğu Karadeniz'de ise Gürcistan - Azerbaycan ekseni tercihini yaptı, Ukrayna'da tercih yapıldı ve/veya yaptırıldı. Geldik günümüze.. Rusya Karadeniz'de çok küçük bir alana sıkıştı, bölge ülkeleri üzerindeki etkisini (influence) teker teker kaybetmekte, askeri güç bakımından da bölgede üstünlüğü Türkiye - NATO'ya kaptırmış durumda..

28/04/2005

Ana Muharebe Tankı Aciliyeti

Türkiye'nin coğrafyasına ve komşularına bakacak olursak, planlamacılar için esasen kabus olabilecek bir ortamla karşı karşıya olduğumuzu anlarız. Türkiye geniş bir alan üzerine yayılmış kabaca bir dikdörtgen şeklindedir ve bu dikdörtgenin her kenarı farklı bir cadı kazanına bakmaktadır. Dahası bu dikdörtgenin sol ve sağ kenarları farklı stratejik ve taktik planlamaları dikte ettirmekte, farklı hasımları ve tehdit ortam ve niteliklerini içermektedir. Yani kısaca Türkiye’nin hava, kara, deniz ve yakın gelecekte uzay ortamlarında “batı” ve “doğu” için farklı planlamalar gerekmekte. Bu da idame etmesi diğer ülkelere göre yüksek maliyetli, nitel ve nicel açıdan büyük bir silahlı kuvvete sahip olmayı zaruri kılıyor.