31/12/2019

Başlıksız

Eser: Eric Lacombe
Sevilen bir şiir neden tekrar tekrar okunur? Ya da sevilen bir şarkı neden defalarca dinlenir? Her seferinde aynı lezzeti almak için mi? Ya da belki ilk seferinde alınan tadı sürdürmek için? Güzel bir resme ya da heykele neden uzun uzun bakarız? Endorfini yavaş yavaş zerk etmek için mi?

Kumsala yazılan ve ilk dalgayla silinecek "çok güzel" (neye göre, kime göre?) bir şiir görsek, okur okumaz dalgayla silinse; sürükleyici bir roman, onu bitirir bitirmez parçalansa; kusursuz bir heykel, onu gördüğümüz anda yıkılsa... Aynı toplam hazza, zihinsel veya duygusal lezzete erişimiş olur muyduk?

Geride bırakılan bir yılın ardından, o yılın ve onun ardındakilerin içinde güzel anıların verdiği haz için ne denebilir? Yaşar yaşamaz kopardığımız takvim yapraklarını kutularda mı saklıyoruz, çöpe mi atıyoruz? Ama öte yandan tekrar tekrar yaşasak kafamızda o anıları, önümüzdeki ve yanımızdaki ve çevremizdeki güzellikleri nasıl yaşayacağız?

Geçmişteki güzel anıları hatırda tutmak ve bir yandan yaşanmakta olan güzel anların farkında olmak. Çok zor bir denge problemi.

Siyah Gri Beyaz okuruna bu zor oyunda başarılar diliyorum.

Devam Eden Savaş Uçağı Geliştirme Projeleri ve Bazı Değerlendirmeler - 2


FC-31 Gyrfalcon

Proje Tarihçesi

Pek çok kaynakta hatalı şekilde “J-31” olarak geçen FC-31 Gyrfalcon (Aksungur), SAC’ın (Shenyang Aircraft Corporation) özkaynaklarıyla yürüttüğü geliştirme projesi. Doğrudan son kullanıcının belirlemiş olduğu bir ihtiyaca yönelik olarak başlatılmış değil. Bu nedenle de resmî bir “J” kodu yok. Projedeki ilk prototipin gövde numarasının “31001” olmasından dolayı başlangıçta “J-31” olarak algılansa da henüz bir sipariş almış değil.

26/12/2019

Silahlar ve Tereyağı Podcast - Bölüm 5

Silahlar ve Tereyağı podcast'in beşinci bölümünde Türkiye'nin insan sermayesini koruması ve tersine beyin göçünü gerçekleştirmesinin, özellikle ileri teknoloji geliştirme bağlamında önemini; 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinin stratejik önemini konuştuk.


25/12/2019

Silahlar ve Tereyağı Podcast - Bölüm 4

Silahlar ve Tereyağı podcast'in dördüncü bölümünde Türk Deniz Kuvvetleri'ni, kabiliyetlerini ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki menfaatlerinin korunmasını konuştuk.

13/12/2019

Silahlar ve Tereyağı Podcast - Bölüm 3

Silahlar ve Tereyağı podcast'in üçüncü bölümünde Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatı ve etkileri, Doğu Akdeniz'deki denge ve rekabetler ile Mavi Vatan'ı konuştuk.

Konuşmada bahsi geçen makale ve programın bağlantıları:

Amiral Cihat Yaycı'nın "Doğu Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Libya'nın Rolü ve Etkisi" başlıklı makalesi: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/84509

16.03.2018 tarihli Habertürk TV Nedir Ne Değildir programının kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=AFVrVJYd1ag


02/12/2019

Silahlar ve Tereyağı Podcast - Bölüm 2

Silahlar ve Tereyağı podcast'in ikinci bölümünde, NATO'nun 3-4 Aralık Londra Zirvesi öncesi açıklamalarla yeniden gündeme gelen ittifakın geleceği ve misyonu konularını konuştuk.

17/11/2019

07/11/2019

Silahlar ve Tereyağı Podcast - Bölüm 1

Değerli dostum Kubilay Yıldırım ile birlikte silahlar, savunma teknolojileri, strateji üzerine konuştuğumuz Silahlar ve Tereyağı  podcast yayına başladı.

Birinci bölümde MOSHIP/RATSHIP, MilGem, LST projeleri, bunların temsil ettiği dönüşüm; yeni gemi projelerinin getirdiği yenilikler ve modern donanmaların dönüşümü üzerine konuştuk.


17/10/2019

Dijital Hayat TV - "Barış Pınarı Harekatı, Hibrit Savaş mı?"

Bilal Eren ve Cem Sünbül'ün hazırlayıp sunduğu Dijital Hayat programının 15.10.2019 tarihinde yayımlanan 53'üncü bölümüne konuk oldum.

Programda Barış Pınarı Harekâtı ve hibrid savaş, bilgi harbi ve iletişim teknolojilerinin psikolojik savaşa etkisi konularını konuştuk.



16/10/2019

Barış Pınarı Harekâtı - 13-15.10.2019

Kaynak: @AbdNav2K2
14 Ekim günü, Münbiç'in kuzeybatısındaki Yalışlı köyü temizlendi.

Aynı gün Suriye rejim güçlerinin Ayn İsa çevresinde mevzilenmeye başladığına dair haberler geldi.

Suriye Milli Ordusu (SMO), Münbiç'e doğru harekâta başladıklarını açıkladı. Öte yandan SMO, Rasulayn ve Tel Abyad kentlerinin çevresinde hakimiyeti altındaki bölgeleri genişletti.

14/10/2019

Barış Pınarı Harekâtı - 12-13.10.2019

13 Ekim günü Barış Pınarı Harekâtı'nda neredeyse gerçeküstü hızlarda, gerçeküstü nitelikte gelişmeler oldu.

13/10/2019

Barış Pınarı Harekâtı - 11-12.10.2019

11 Ekim gece saatlerinde Suruç'un güneybatısından Türk mevzilerine açılan ateşe verilen karşılığın, ABD özel kuvvetlerinin bulunduğu bir üssün yakınına düşmesi nedeniyle tansiyon kısa süreliğine yükseldi. Konu ile ilgili Milli Savunma Bakanlığı aşağıdaki açıklamayı yaptı:

ABD GÖZLEM NOKTASINA ATIŞ YAPILDIĞI İDDİALARI İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

ABD gözlem noktasının yaklaşık 1000 metre güney batısındaki tepelerden Suruç’un güneyindeki sınır karakollarımıza Doçka ve havan tacizleri yapılmıştır. Meşru müdafaa kapsamında karşılık verilerek atışların yapıldığı terör mevzileri ateş altına alınmıştır. ABD’nin gözlem noktasına ise herhangi bir atış söz konusu değildir. Atış öncesinde de ABD üssüne yönelik zarar verilmemesi için her türlü tedbir alınmıştır. ABD tarafından konunun tarafımıza iletilmesi sonucu tedbiren ateşler kesilmiştir. Kesinlikle ABD ve Koalisyon askerinin vurulması söz konusu değildir.

11/10/2019

Barış Pınarı Harekâtı - 10-11.10.2019

Harekâtın ilk gününün sonunda Tel Abyad ve Resulayn'daki 11 köy PYD'den temizlendi.

Batı kamuoyunda ve hükümetlerinde Türkiye'ye yönelik tepkilerin dozajı giderek artıyor. Finlandiya ve Norveç'ten sonra Hollanda da Türkiye'ye yönelik silah ambargosu uygulama kararı aldı. Almanya’nın AB’den Sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth, Suriye harekatı nedeniyle Türkiye’ye silah satışının durdurulmasını talep etti.

10/10/2019

Barış Pınarı Harekâtı - 9-10.10.2019

Türkiye'nin uzun süredir hazırlıklarına devam ettiği, Fırat Nehri'nin Suriye'de kalan kesiminin doğusuna yönelik askeri harekât, 9 Ekim günü 16:00 itibariyle başladı.

Barış Pınarı kod adlı harekât, Türkiye - Suriye sınırının, Fırat'ın doğusunda kalan kesimi boyunca uzanan bir koridoru terör örgütü PYD'den ve onun silahlı kolu YPG'den temizleme; bu koridorda bir güvenli bölge tesis etme ve bu vesileyle Suriyelilerin yurtlarına dönmelerini sağlama hedeflerini içeriyor.

27/09/2019

Abkayk - Hurays Saldırıları ve Kritik Tesis Güvenliği

Suudi Arabistan'ın Abkayk ve Hurays kentleri yakınlarındaki petrol tesislerine dron ve seyir füzeleri ile 14 Eylül günü düzenlenen saldırılar, ülkenin petrol üretiminin yarı yarıya düşmesine, küresel petrol piyasalarında sert dalgalanmalara ve Ortdaoğu bölgesindeki gerilimin daha da artmasına neden oldu.

Bu saldırılar aynı zamanda kritik tesis güvenliği, hava savunması ve askeri - teknolojik dönüşüm hakkında da yoğun tartışmaları tetikledi.

Abkayk - Hurays saldırılarının Türkiye'de çok yoğun ve titiz şekilde incelenmesi, tartışılması, gerekli derslerin ivedilikle alınıp uygulamaya konması gerektiğini düşünüyorum.

Konuyla ilgili kısa süre zarfında üç ayrı mecrada görüşlerimi paylaşma fırsatım oldu: Anadolu Ajansı ekonomi servisinin hazırladığı bir habere görüş verdim; CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in hazırladığı 5N1K ve TRT Radyo 1'de yayımlanan Görüş programlarına konuk oldum.

26/09/2019

Abkayk - Hurays Saldırıları

14 Eylül günü yerel saatle 0400 sularında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın kuzeydoğusundaki Abkayk ve Hurays'ta bulunan petrol tesislerine bir saldırı düzenlendi. İnsansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinin kullanıldığı saldırı sonrasında tesislerde ciddi hasar meydana geldi ve bundan dolayı Suudi Arabistan'ın petrol üretiminde kayda değer ölçüde düşüş oldu. Bu aksamadan dolayı küresel piyasalarda petrolün varil fiyatında hızlı bir sıçrama oldu.

Suudi Arabistan ve müttefiki saldırıdan doğrudan İran'ı sorumlu tutarken İran iddiaları reddetti, Husiler ise saldırıyı üstlendi.

Olaydan kısa süre sonra ABD bölgeye takviye birlik ve hava savunma sistemi gönderme kararı aldı.

Bu saldırı, plan ve icrası ile doğrudan ve dolaylı etkileri bakımından hem dikkatle çalışılması ve hatta ibret alınması gereken bir vaka.

02/09/2019

Devam Eden Savaş Uçağı Geliştirme Projeleri ve Bazı Değerlendirmeler - 1


Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması ve uçakların teslim edilmemesi, yeni nesil savaş uçağı ihtiyacını kamuoyunun gündemine oturttu. Bu ortamda, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen MAKS 2019 havacılık fuarına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birlikte yeni geliştirilen Su-57 savaş uçağını birlikte incelemesi, aynı zamanda Rus savunma sanayii firmalarının Su-35 ve Su-57 uçakları ile ilgili Türkiye ile görüşmelerin yürütüldüğünü açıklamaları, konuyu daha da sıcak ve popüler hale getirdi.

Ancak Su-57 uzun süredir askeri havacılık camiasının çok yakından takip ettiği bir uçak. 5’inci nesle mensup olarak değerlendirilen Su-57, pek çok ileri teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Bu nesle mensup diğer bazı uçak projeleri de benzer şekilde geliştirme süreçlerinin değişik kademelerinde bulunuyorlar.

Savaş uçakları, belli bazı kabiliyet parametrelerinin tarihsel gelişimi bakımından çeşitli şekilde gruplandırılmaktalar. Üzerinde kesin bir fikir birliği olmasa da en yaygın görüşe göre savaş uçaklarının nesilleri şu şekilde sıralanabilir:

1’inci Nesil: İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ortaya çıkan ve 1950’lerin ortalarına kadar geliştirilmiş savaş jetleri. F-86 ve MiG-15 en bilinen örnekleridir. Sesaltı sürat rejiminde uçarlar ve ana silahları makinalı tüfek, top ve havadan havaya güdümsüz roketlerdir.
2’nci Nesil: Artyanıcılı, yüksek performanslı turbojet motorlara sahiptirler. 1950’li ve 1960’lı yıllar arasında üretilmişlerdir. Atış kontrol radarları, ilk kızılötesi güdümlü havadan havaya füzeler bu uçaklarda görülmeye başlamıştır. MiG-21, F-5 örnek olarak verilebilir.
3’üncü Nesil: 1960’lı ve 1970’li yıllar arasında ortaya çıkmışlardır. Havadan yere güdümlü mühimmat, yarı aktif radar güdümlü havadan havaya füze, elektrooptik hedefleme sistemleri, gelişmiş manevra kabiliyeti gibi özellikleri vardır. MiG-23 ve F-4 örnek olarak verilebilir.
4’üncü Nesil: 1970’ler ve 1990’lar arasında kullanıma girmişlerdir. Çok rollülük, gelişmiş aviyonikler, veri bağları ve çok işlevli radarlar devreye girmiştir. F-16, MiG-29 örnek olarak verilebilir.
5’inci Nesil: 2000’lerin başlarından itibaren ortaya çıkmışlardır. Kompozit malzemeler, artyanıcısız sesüstü sürate ulaşma ve sesüstü süratlerde seyir (supercruise), itki yönlendirme, gelişmiş veri bağları ve sensöz füzyonu gibi yetenekleri vardır. F-35, F-22 bu neslin öncüleridir.
6’ncı Nesil: Bu nesle mensup uçakların kabiliyetleri üzerinde net bir görüş birliği yoktur. Yapay zeka ve otomasyonun etkin kullanımı, insanlı – insansız uçakların birlikte görev yapabilmeleri, gelişmiş insan – makine arayüzü gibi özellikler sıralanabilir.

Halen devam etmekte ya da tamamlanmak üzere olan 5’inci nesil savaş uçağı geliştirme projeleri yakından incelendiğinde, hem teknoloji hem de geniş perspektifte askeri – stratejik bağlamlarda bazı dikkat çekici hususlar ön plana çıkıyor. Bunlar yalnızca askeri havacılık alanında, teknik / teknolojik konular değil, aynı zamanda sanayi ve teknoloji politikası, savunma endüstrisi ve hatta jeopolitik parametreleri içeriyor. Bu ortak paydaları ve öne çıkan askeri, teknolojik ve politik eğilimleri tespit edebilmek için, en önde gelen sekiz projeyi mercek altına almak gerekiyor. Bu projeler şöyle:

1. Su-57: Rusya Federasyonu
2. J-20: Çin
3. FC-31: Çin
4. KF-21: Güney Kore
5. FCAS NGF: Almanya - Fransa - İspanya
6. Tempest: İngiltere - İsveç - İtalya
7. AMCA: Hindistan
8. F-X: Japonya
9. NGAD (F-X): ABD
10. NGAD (F/A-XX): ABD
11. S-75: Rusya Federasyonu
12. MMU: Türkiye

Bahsi geçen projelerin tarihçe, teknik özellikler ve harekât doktrini bakımlarından resimlerinin çekilmesi, bu değerlendirmeyi yapmayı sağlayacak.

20/08/2019

KaleTalks - S-400’ler ve Sonrası: Türkiye’yi Neler Bekliyor?

Kale Grubu'nun düzenlediği "Kale Talks" etkinlikleri kapsamında, 23 Temmuz günü Prof. Dr. Serhat Güvenç ile birlikte "S-400'ler ve Sonrası - Türkiye'yi Neler Bekliyor?" başlıklı paneline katıldım.

Gazeteci Işın Eliçin'in yönetiminde düzenlenen panelde S-400 hava savunma sisteminin özellikleri, teslimatının siyasi, stratejik ve askeri etkileri ve F-35 uçağı üzerine konuştuk. Benim için keyif verici bir deneyimdi.

Video kaydı aşağıdadır:



15/08/2019

Uzay Harbi - C4Defence Makaleleri

Soğuk Savaş'ın başından bu yana uzay askeri bir rekabet ve harekât sahası oldu. ABD ve SSCB arasındaki uzay yarışı, yalnızca bilimsel ve teknolojik gelişmişlik seviyesi rekabeti değildi. Gorillerin karşılıklı yumruklarını göğüslerine vurarak meydan okumaları gibi, askeri gücün ve kabiliyetin taşındığı yeni bir ortamdı.

Son yıllarda uzayın askeri amaçlarla kullanımı, hem teknolojideki gelişmeler hem de bu alanda yeni ülkelerin de lige girmesi ile yoğunlaştı.

Ben de bir süredir hem bu alandaki sistem ve teknolojiler hem de konunun tarihçesini çalışıyorum. Konuyla ilgili C4Defence dergisinde yayımlanan makalelerimin bağlantıları aşağıda:





1. Durumsal Farkındalığın Uzay Boyutu (Sayı 12)

2. Atmosferin Ötesindeki Soğuk Savaş (Sayı 68)

3.
V-2 Füzesi ve Uzay Yarışının Başlangıcı (Sayı 69)

4. Uydusavar Füze Sistemleri (Sayı 70)

5. Uzay Konuşlu Lazer Sistemleri (Sayı 71)

6. İstihbarat Uyduları (Sayı 72)

7. Uydu Tabanlı Konumlama ve Seyrüsefer Sistemleri (Sayı 74)

8. Uydu Fırlatma Sistemleri (Sayı 75)

9. Ay'a Dair Askeri Projeler (Sayı 76)

10. ABD'nin Yıldız Savaşları Projesi (Sayı 77)

11. Kinetik Bombardıman (Sayı 78)

12. Uzay Uçakları ve Uzay Mekikleri (Sayı 79)

13. İnsanlı Askeri Uzay İstasyonları (Sayı 80)

14. Uzay Harbinin Bugünü ve Geleceği (Sayı 81)

15. İran'ın Uzay Programı (Sayı 83)

29/07/2019

Rusya'nın Yeni Elektronik Harp Kabiliyetleri

TASS haber ajansı tarafından 10 Haziran günü, Rusya'nın yeni elektronik harp (EH) yöntemleri denediğine dair bir haber yayımlandı.[1]

Komutanlığın yayımladığı bir basın açıklamasına dayandırılan haberde, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Merkez Askeri Bölge Komutanlığına mensup yaklaşık 500 personelin, kara konuşlu üç farklı EH sistemini kullanarak düşman uçaklarını karıştırmak ve köreltmek için geliştirilen yeni bir yöntemin denendiği kaydedildi.

Bu haberin satır arasında, Rusya’nın elektronik harbe verdiği önemin ve bu kabiliyetini nasıl bir doktrin çerçevesinde kurguladığına dair önemli ipuçları var.

31/05/2019

Savunma ve Havacılık Sanayii 2018 Performans Raporu ve Bazı Değerlendirmeler

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) 22 Nisan günü, 2018 yılı Sektör Performans Raporu'nu yayımladı.

Performans raporu her yıl, SASAD üyesi kurum ve kuruluşlara gönderilen anket formlarına alınan yanıtların derlenmesi ile elde edilen veri ve göstergelerle hazırlanıyor.

SASAD'ın açıklamasına göre 2018 raporu, 87 firma ve kurumun verdiği yanıtlarla hazırlanmış. SASAD, bu veri setinin sektör performansının %90'ından fazlasını yansıttığı kaydetmiş.

2017 performans raporundaki verilerde, yeni kurulan MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü (ASFAT) ilk kez yer almıştı. Bu değişiklik, sektörde toplam istihdam edilen çalışan sayısı ve toplam ciro göstergelerde kendini göstermişti. 2018 verilerinde de THY Teknik ilk kez katılmış. Bu ekleme de aynı şekilde göstergelere yansımış.

IDEF 2019 fuarından hemen önce yayımlanan raporda paylaşılan veriler incelendiğinde sektörün genel durumu ve gidişatına dair bazı ipuçları elde etmek mümkün.

26/05/2019

11/05/2019

IDEF 2019 İzlenimleri


14’ncü uluslararası savunma sanayii fuarı IDEF 2019, 30 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Organizasyon firmasının verilerine göre, fuara 53 ülkeden 1,061 katılımcı firma ve temsilcilik katıldı. Fuarı 70 ülke ve üç uluslararası kuruluştan savunma sanayii alanında görevli 150 heyet ziyaret etti.

Fuara dair notlarım ve gözlemlerim şu şekilde:

24/04/2019

Siyah Gri Beyaz 14 Yaşında

Eser: The Lonely Man
Clark Hulings
Geride kalan on dört yılın sonunda öğrendiklerim arasında belki de en önemlisi, öğrenmenin, karatahtaya ve hatta belki dev bir zımpara kağıdına tebeşirle yazmaya benzediğidir.

Öğrendikçe, öğrenilecek daha ne kadar çok şey olduğunu görmek. Belki de öğrenilmesi gereken tek ve yalnız tek şey bu.

Matematikte bunun karşılığı, "evrenin ve diğer her şeyin modellendiği tek bir denklem bulmaya çalışmak" olurdu herhalde.

Konu ne olursa olsun; güzel sanatlardan uzay teknolojisine, bir şeyi anlamak için o şeyi meydana getiren tüm ana ve yardımcı bileşenleri anlamak gerek. Her birinin de kendi ana ve yardımcı bileşenleri olduğunu öğrenerek. Bitmek bilmeyen bir iniş, dibi olmayan bir kuyuya.

Siyah Gri Beyaz benim için böyle bir kuyu. Sadık okuyucuya, bu inişte beni yalnız bırakmadığı için teşekkürlerimi sunarım.

18/04/2019

Doğu Akdeniz'den Kuzey Kutbu'na: Yakın Çeper, Uzak Çeper

Son 6 ay içinde Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Kuzey Kutup Bölgesi arasında mekik dokudum. Fiziksel olarak değil malesef, zihinsel olarak.

15 Kasım'da, Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) ve 21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu işbirliği ile Ankara Rahmi Koç Müzesi'nde düzenlenen "Doğu Akdeniz ve Türkiye Çalıştayı - 1"de, "Doğu Akdeniz'deki Deniz Güçleri" başlıklı bir bildiri sundum.

15 Şubat günü, yine KÜDENFOR tarafından İstanbul Rahmi Koç Müzesi'nde düzenlenen "Değişen Arktik Jeopolitiği" çalıştayında, "Arktik Bölge ve Askeri Stratejik Gelişmeler" başlıklı bir bildiri sundum.

Bir ay kadar sonra, 18 Mart günü de İstanbul Türk Ocağı ve KKTC Ada Kent Üniversitesi'nin Gazimağusa'da düzenlediği, "Kıbrıs Meselesi: Dünü, Bugünü ve Yarını" çalıştayında, "Doğu Akdeniz'deki Askeri Dengeler ve Türkiye" başlıklı bir bildiri sundum.

2 Nisan günü ise Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) 2019 Bahar Semineri kapsamında "Karadeniz'de ve Doğu Akdeniz'de Jeopolitik Mücadele" başlıklı bir seminer verdim.

Bunlar dışında 12 Aralık günü Milli Savunma Üniversitesi Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde (MSÜ ATASAREN) ve 4 Ocak günü MSÜ Alparslan Savunma Bilimleri Enstitüsü'nde (MSÜ SAVBEN) "Vakalar Üzerinden Savunma Teknolojilerinin Dönüşümü" başlıklı birer konferans verdim. Bunlar, jeopolitik gündemden biraz nefes almamı sağladı.

Bir buçuk ay içinde Kuzey Kutbu'ndan Karadeniz'e ve oradan Doğu Akdeniz'e geçiş, düşünsel seviyede bile kolay değil. Ancak bu "seyahatin" duraklarının, araştırma ve çalışma alanlarıma giren bazı ortak noktaları bulunuyor:

12/04/2019

31/03/2019

MILDESIGN 2019

Geçtiğimiz Cumartesi (23 Mart) günü, FNSS şirketinin davetlisi olarak MILDESIGN 2019 askeri kara aracı tasarım yarışmasında, aday tasarımların jüri değerlendirme gününe katıldım.

İlki 2011, ikincisi 2015 yılında düzenlenen MILDESIGN, öğrenci ve profesyonel olmak üzere iki ana kategoride düzenleniyor. Yarışmanın 2019 sürümünde, adaylardan insanlı ve ihtiyaç halinde uzaktan komuta edilebilen, balistik korumaya sahip, görev ve yetenekleri modüler olarak değişebilen, yenilikçi bir askeri kara aracının kavramsal tasarımını sunmaları isteniyor.

Yarışmaya katılan aday tasarımlar ve jüri üyelerinin bu tasarımları değerlendirirken yaptıkları tartışmalardan faydalanarak, yeni nesil askeri kara aracı tasarımı üzerine bazı notlar aldım.

18/02/2019

Rus Il-20M Uçağının Vurulması Olayının Anlattıkları

Ortadoğu Analiz dergisinin 85'inci sayısı için kaleme aldığım makale:

17 Eylül gecesi yerel saatle 22:00 sularında, Rus Hava Kuvvetlerine ait İlyuşin Il-20M (NATO kodu "Coot A") tipi bir elektronik istihbarat uçağı, Suriye'nin güneydoğusundaki Hımeymim Hava Üssü'ne iniş için yaklaşırken radardan kayboldu. Uçağın, o sırada Lazkiye'ye bir taarruz gerçekleştirmekte olan İsrail savaş uçaklarına ateş açan Suriye hava savunma bataryaları tarafından yanlışlıkla vurulduğu ortaya çıktı. Uçakta bulunan 15 Rus mürettebat hayatını kaybetti. Olay, Rusya ile İsrail arasında bir krize neden oldu.

Olayın oluş şekli ve sonrasındaki gelişmeler, Rusya'nın Doğu Akdeniz'de etki alanını geliştirme çabaları ile bu yöndeki kapasitesinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek önemli veriler sunmakta. Bunun için de öncelikle vakanın teknik analizinin yapılması gerekmektedir.

15/02/2019

INF Antlaşması ve Bir Garip Küsüşme Hikayesi

Çizim: Konstantin Maler
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump 1 Şubat günü, ülkesinin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (Intermediate Range Nuclear Forces - INF) antlaşmasından çekileceğini açıkladı. Kısa süre sonra da Rusya benzer bir açıklamayla antlaşmadan çekildiğini duyurdu.

Trump, ülkesinin INF yükümlülüklerini yerine getirmeyi 2 Şubat itibariyle bırakacağını ve altı ay içinde resmen çekilmiş olunacağını ancak bu süreçte Rusya INF'i ihlal eden harp başlığı, füze ve fırlatıcıların üretim ve konuşlandırılmasından vazgeçerse tekrar dönmeyi değerlendirebileceklerini söyledi. Hemen ardından Moskova da yeni füze geliştirme projeleri üzerinde çalıştığını açıkladı.

INF, 1987 yılında ABD ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında imzalanmıştı. Antlaşma, Avrupa'da nükleer bir savaşın önlenmesini sağlamış, bu bakımdan da Soğuk Savaş'ın tarafları arasındaki gerilimin kayda değer şekilde düşmesine katkıda bulunmuştu. Nitekim kısa süre sonra da SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Soğuk Savaş sona erdi.

Taraflar INF'den çekilmelerine kadarki süreçte birbirlerine, bir masa tenisi maçı ahenginde karşılıklı suçlamalar yönelttiler. Çeşitli füze projelerinin zikredildiği bu atışmanın sonunda her iki ülke de antlaşmadan çekildi.

Ve böylece, kimilerinin "Soğuk Savaş 2.0" olarak adlandırdığı bu dönemde, yeni bir sürece girildi.

04/02/2019

28/01/2019

Rusya'nın Ohotnik-B Projesi

Geçtiğimiz hafta içinde Novosibirsk Uçak Üretim Kurumunun pistinde, Rusya'nın yeni geliştirdiği Ohotnik-B (ОХОТНИК-Б; Rusça "Avcı") adlı insansız hava aracı (İHA) prototipi görüntülendi. Bundan kısa süre önce de kuyruğunda ve gövdesinin altında bu uçağın silüeti resmedilmiş 053 gövde numaralı bir Su-57 görülmüştü. Bu semboller doğal olarak, Ohotnik-B'nin Su-57 ile birlikte görev yapacak şekilde geliştirildiğine dair bir emare olarak algılandı. 

Rusya'nın askeri elektronik sistemler üreticisi KRET Genel Müdür Yardımcısı Vıladimir Miheyev, TASS haber ajansına 2016 yılında verdiği bir mülakatta, Rusya'nın üzerinde çalıştığı altıncı nesil savaş uçağının insanlı ve insansız olmak üzere iki modelde üretileceğini, bu uçakların birlikte, kol halinde uçarak görev yapacağını söylemişti.

Dolayısıyla Rusya'nın, insanlı ve insansız muharip uçakların birlikte görev yapacağı bir kurgu üzerinde çalıştığına dair elimizde kuvvetli ipuçlarının bulunduğunu iddia edebiliriz.

Buradan hareketle Ohotnik-B'nin, hava gücü alanında gerçekleşmesi beklenen bir dönüşümün Rus Hava Kuvvetleri özelindeki temsilcisi olduğunu söyleyebiliriz.

18/01/2019

Yemen'deki İHA Saldırısı ve Düşündürdükleri

10 Ocak günü, Yemen'deki el Enad Hava Üssü'nde düzenlenen bir törene, Husiler tarafından bir insansız hava aracı (İHA) ile saldırı gerçekleştirildi. Patlayıcı ile donatılmış bir İHA, tören alanının tam üstünde patladı.

Saldırıda ilk belirlemelere göre altı asker öldü, 12 asker de yaralandı. Ağır yaralanan Yemen askeri istihbarat şefi Muhammed Salif Tamad'ın 14 Ocak günü ölmesiyle can kaybı sayısı yediye çıktı. Saldırıda yaralananlar arasında Genelkurmay Başkanı Yardımcısı General Salih El Zindani, Lahic kenti valisi General Ahmed Turki de bulunuyor.

Husilerin saldırıda, yeni geliştirilen "Kasif 2K" (İngilizce transliterasyonu "Qasef". Bazı kaynaklarda Kasif K2 olarak da geçiyor) adlı bir İHA'yı kullandıkları kaydedildi. Yemenpress Haber Ajansı ise saldırıda Kasif 1 İHA'sının kullanıldığını belirtti.

İran basını, saldırının ertesi günü Asir kentindeki Suudi Arabistan ordu birliklerine aynı tip bir İHA ile saldırı düzenlendiğini duyurdu. Bu saldırının sonuçları ile ilgili herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı.

Çok sayıda yüksek rütbeli Yemen ordu mensubunun katıldığı, kalabalık bir tören olmasından dolayı, olay anında çok sayıda kamera kayıttaydı. Bundan dolayı da, olayı, saldırı anı, öncesi ve sonrasında yaşananlarla birlikte farklı açılardan etraflıca incelemek mümkün oldu.

17/01/2019

Rusya Federasyonu’nun Doğu Akdeniz’deki Deniz Gücü

Marine Deal News gazetesinin Aralık 2018 sayısı için kaleme aldığım makale:

Coğrafi konumu, tarihi, ekonomik ve doğal kaynak altyapısı özellikleri itibariyle Doğu Akdeniz tarih boyunca jeopolitik güç savaşlarına ve bölgesel rekabetlere sahne olmuştur. Bu sürecin son halkası, özellikle Kıbrıs adası etrafında 2000'li yıllarda yapılan hidrokarbon kaynak keşifleridir. Bölgenin daha da artan jeopolitik önemi ve son yıllardaki artan güvenlik sorunları, kıyıdaş ülkelerin ulusal çıkarlarını korumak için savunma ve güvenlik harcamalarını artırmalarına neden olmuştur. Bu kapsamda, Doğu Akdeniz’de bulunan ülkelerin deniz güçleri ve donanmalarına yaptıkları yatırımlar özellikle ön plana çıkmıştır. Bu modernizasyon süreci, bölgesel bir güç rekabetinin yansıması olarak devam etmektedir. Öte yandan başta Suriye ve Libya’daki çatışmalar nedeniyle kıyıdaş olmayan ülkelerin de bölgedeki donanma varlıklarını artırdıkları gözlenmektedir: Rusya Federasyonu bölgede daimi bir deniz gücü bulundurmaktadır, NATO’nun da SNMG2 görev kuvveti bölgededir.

Doğu Akdeniz’deki deniz gücü dengesine dair değerlendirmede bulunmak için öncelikle, kıyıdaş ülkeler ile bölgedeki diğer ana donanma güçlerinin nitelik ve niceliksel olarak ayrı ayrı incelenmesinde yarar vardır.