TARP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TARP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12/07/2012

RF-4E Olayı: Sorunu Bileşenlerine Ayırmak

2011 İzmir Hava Gösterileri sırasında sergilenen
bir RF-4ETM. Uçağın kanat altlarında hassas güdümlü
bombalar bulunuyor. Kanat üzerindeki AN/ALQ-178 RWR
sisteminin alıcısına dikkat. Bu alıcı, Genelkurmay
tarafından yayınlanan bir fotografta
görülüyor.
(Fotograf: Arda Mevlütoğlu)
Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir RF-4ETM keşif uçağının 22 Haziran günü Doğu Akdeniz'de düşmesi ile patlak veren ve Türkiye ile Suriye arasında iyice artan bir gerginliğe neden olan kriz, Genelkurmay Başkanlığı'nın 11 Temmuz tarihli açıklaması ile iyice içinden çıkılmaz bir Arapsaçına dönüşmüş durumda.

Konu ile ilgili olarak sıcağı sıcağına ilk izlenim ve tahminlerimi, 23 Haziran günü "Doğu Akdeniz'de Yeni Kriz: Suriye Türk Jetini Düşürdü" başlıklı yazım ile paylaşmış, ancak bazı gelişmeler ve olayın seyrinin değişmesi neticesinde başlığı "Doğu Akdeniz'de Yeni Kriz: Suriye Türk Jetini Düşürdüğünü İddia Etti" şeklinde değiştirmiştim.

Bunu yapmamın nedenine değineceğim. Ancak öncelikle derin bir nefes almalı, daha en başından beri yapılmış olması gerekeni yapmalıyım: Problemi bileşenlerine ayırmak gerek.

23/06/2012

Doğu Akdeniz'de Yeni Kriz: Suriye Türk Jetini Düşürdüğünü İddia Etti

Güncelleme: Radikal gazetesinde Deniz Zeyrek imzasıyla 10 Temmuz günü yayınlanan haber, konuyla ilgili kuşkuları dile getirmiş durumda. Uçağın vurulmamış olma ihtimali gün geçtikçe güçleniyor. Bu nedenle yazının başlığını, içeriğine dokunmadan değiştirme ihtiyacı hissettim.A. M (10.07.2012)


Dün (22 Haziran) foto keşif uçuş görevi için saat 1030'da Malatya Erhaç 7. Ana Jet Üssü'nden kalkan, 173'ncü Filo'ya bağlı bir RF-4ETM ile, saat 1158'de, Hatay'ın güneybatısında, deniz üzerinde iken iletişim kesildi.

Doğu Akdeniz'deki durum ve Suriye ile gerginleşen ilişkiler, olayı bir anda hızla büyüme ve kontrolden çıkma riskine sahip bir kriz haline getirdi. Uçağın nasıl ve nerede düşmüş olduğuna ve pilotların durumuna dair çok uzun bir süre hiç bir resmî kanaldan bir açıklama gelmedi.

Ne var ki, gece saatlerine doğru, Türk hükümetinin ve Suriye askeri sözcüsünün açıklamaları, olayın seyrini değiştirdi. Suriye tarafı, uçağın çok alçaktan ve yüksek süratle uçtuğunu, Suriye hava sahasını ihlal etmesini müteakip sahile 1km kala uçaksavar topçusu ile vurulduğunu ve Lazkiye açıklarında sahilden yaklaşık 8mil uzakta denize düştüğünü açıkladı. Pilotların akıbeti ile hala belirsizliğini korumakta. Son 24 saat içinde pilotların kayıp olduğu, sağ salim kurtarıldıkları ve Suriye'nin elinde rehin oldukları da dahil çok fazla çelişkili haber geçildi. Türk ve Suriye unsurlarının müşterek bir arama kurtarma (A/K) harekâtı icra edildiği bilgisi de mevcut. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıklamasına göre Türk Deniz Kuvvetleri'nin dört adet hücumbotu, bölgede A/K helikopterleri ile birlikte görev yapıyor.

Konu hem askeri / teknik, hem hukuki hem de siyasi yönleri ile oldukça karışık ve ne yazık ki devletimizin bilgi akışındaki ataleti ve zaafiyeti nedeniyle spekülasyona son derece açık. Spekülasyon ve günah alma mayınları ile dolu bir tarlada adım atmaya çalışarak edindiğim ilk izlenim ve değerlendirmelerim şu şekilde:

04/06/2012

TARP Projesi'nde İsrail'e Ceza Kesildi

Bilindiği gibi Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterindeki F-4E2020 uçaklarının modernizasyonunu, aktif elektronik harp sistemi olan EL/M-8022'yi, uzun menzilli hassas güdümlü füzesi Popeye'yi, radarsavar dron sistemi olan Harpy'yi, Barış Kartalı uçaklarının ESM sistemini, Türk Hava Kuvvetleri'nin hizmetindeki halen aktif en stratejik İHA sistemi olan Heron'u, belli bir müddet Aerostar taktik İHA sistemini ve M-60 ana muharebe tanklarının modernizasyonunu gerçekleştiren İsrail savunma sanayii, ilişkilerin kopmasından sonra derin bir darboğaza girmiş, en son Azerbaycan ile sadece ve sadece 1.6 milyar Dolarlık bir anlaşmaya imza atabilmişti.

18/05/2012

Uludere Olayı ve ISR Savaşı

28 Aralık 2011 gece saatlerinde Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 savaş uçakları, Şırnak'ın Uludere ilçesi yakınlarında sınırdan geçen bir kafileyi, lazer güdümlü bombalarla vurdu. İnsansız Hava Araçları (İHA) ile desteklenen ve yaklaşık 45 dakika süren görevin sonuçları ve etkileri ise insanî boyutu bir yana, giderek karmaşıklaşan bir hal almış durumda.

Sonradan kaçakçı olduğu anlaşılan 34 vatandaşın hayatını kaybettiği olayda tüm dikkatler doğal olarak, görevden önceki istihbarat oluşturulması ve akışına yoğunlaştı. Grubun ilk olarak ne zaman ve nasıl tespit edildiği, kafilenin PKK'lı teröristlerden oluştuğu istihbaratının nasıl oluşturulduğu, vur emrinin nasıl verildiği gibi sorular, konunun içeriği itibariyle siyasi içeriği de haiz olarak sorulmaya başladı. O kadar ki, olay AKP hükümetinin Kürt açılımını ve Kürt kökenli vatandaşlarla kurmaya çalıştığı iletişimi tehdit eder hale geldi.

Tüm bu karmaşa, hafta ortasında iyice içinden çıkılmaz bir hale gelmiş görünüyor.

22/12/2011

Ve Beklenen Son: TARP Projesi (Tek Taraflı) İptal Edildi

Türkiye ile İsrail arasında önce gerilen ve Mavi Marmara baskını ardından kopma noktasına gelen ilişkilerin savunma projelerine muhteme etkilerine daha önce değinmiştim. Krizin en muhtemel kurbanı, Türk Havadan Keşif Programı (Turkish Aerial Reconnaissance Program; TARP) idi.

14/11/2011

Türkiye - İsrail Krizi TARP'ı Teğet mi Geçti?

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz bir süre önce bütçe görüşmeleri sırasında kopan Türk - İsrail ilişkilerinin savunma projelerine etkisi ile ilgili bilgiler verdi.

Basına yansıdığı kadarıyla Yılmaz'ın verdiği bilgiler, Heron (Gözcü 1) İHA sisteminin bakım ve idamesi ağırlıklı. Bu konuda bir sorun ya da sıkıntı olmadığı zaten malumdu.

05/09/2011

Kopan Türkiye - İsrail İlişkilerinin Gazisi: HvKK ISR Kabiliyeti

Mavi Marmara baskını sonrası gerilen ve basına sızdırılan Birleşmiş Milletler raporundan sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı açıklamadan sonra Türkiye -  İsrail ilişkileri kopma noktasına geldi.

Davutoğlu’nun 2 Eylül günü yaptığı açıklaması, 5 maddelik bir önlem paketini de içermekte idi. Bu önlemler:

1. Türk – İsrail diplomatik ilişkilerinin ikinci katip düzeyine indirilmesi
2. Türkiye ile İsrail arasındaki tüm askeri anlaşmaların askıya alınması
3. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki “seyrüsefer serbestisi” için gerekli gördüğü tüm önlemleri alması
4. Türkiye’nin, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukanın Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini sağlamak için girişimlere başlaması
5. Mavi Marmara baskını mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine her türlü desteğin sağlanması