Çöl Fırtınası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çöl Fırtınası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08/10/2005

"Diyarbakır Express"

Bilindiği gibi Türkiye 1991 yılındaki 1. Körfez Savaşı sırasında üslerini ABD ve Koalisyon üye ülkelerinin kullanımına açmıştı. Bu kapsamda başta Adana - İncirlik olmak üzere Doğu Türkiye'deki Hava Üsleri'nde çeşitli Koalisyon ülkelerinin hava unsurları konuşlanmıştı. Bu unsurlar arasında, Diyarbakır Hava Üssü'ne konuşlanan, Belçika Hava Kuvvetleri 3ncü Taktik Kanadı (3 Tactische Wing), 8. Filo'ya (8 Jagerbommenwerperssmaldeel) bağlı 18 adet Mirage V BA av uçağı da bulunmaktaydı. Söz konusu Mirage V BA'lar, Türkiye - Irak sınır bölgesi üzerinde CAP görev uçuşu icra etmişti.

İşte bu Mirage V'lerden birisi oldukça ilginç bir "nose - art"a sahip...

28/04/2005

Al Khafji Muharebesi (29 Ocak 1991)

29 Ocak 1991 akşamüstü Suudi Arabistan’daki üssünden, SCUD fırlatma bölgelerini tespit etmek için havalanan E-8 JSTARS uçağı, birkaç saat sonra Irak’ın Suudi Arabistan sınırına yakın hatlarında zırhlı birlik hareketi tespit etti. Bu oldukça şaşırtıcı bir tespitti, çünkü radar ekranında oldukça geniş bir birlik hareketi görülüyordu. Iraklılar Suudi Arabistan’ın Al Khafji sınır kasabasına doğru 5nci Mekanize ve 3ncü Zırhlı Tümenleri ile harekete geçmişlerdi: Irak uzun süredir propagandasını yaptığı kara savaşını başlatmak için harekete geçmişti. Al Khafji’ye yapılan bu harekat, Irak’ın tüm I. Körfez Savaşı boyunca planlayıp icra ettiği tek operasyondur. Kamuoyunda fazla dikkat çekmemiş olsa da Al Khafji muharebesi, hava gücünün kara savaşındaki rolü açısından son derece önemli bir hadisedir.

26/04/2005

Osiris’in Ölümü: Osirak Saldırısı

Irak’ta 1968 yılında Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas Partisi’nin iktidarı ele geçirmesi, bölgedeki güç dengelerini temelden sarsan çok önemli bir gelişme olmuştur. Bir nevi diktatörlük niteliği taşıyan yönetimi ve özellikle Arap dünyasının liderliğine soyunması, Irak’ı dış ilişkiler ve İsrail konusunda daha aktif ve dolayısıyla daha agresif bir politika izlemeye yöneltmiştir. Bu politik aktivizme yönelimin bir diğer sebebi de diktatörlüklerin doğasında gelen güç ile kitleleri uyuşturma, halka zafer, ihtişam ve kudret vaat etme (ve kimi zaman bu vaadi yerine getirme) zorunluluğudur. Demokrasi geleneği olmayan toplumlarda güç ve dolayıyla güç temsilcisi araçlar halk desteği demektir.