2 Eylül 2019 Pazartesi

Devam Eden Savaş Uçağı Geliştirme Projeleri ve Bazı Değerlendirmeler - 1


Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması ve uçakların teslim edilmemesi, yeni nesil savaş uçağı ihtiyacını kamuoyunun gündemine oturttu. Bu ortamda, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen MAKS 2019 havacılık fuarına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birlikte yeni geliştirilen Su-57 savaş uçağını birlikte incelemesi, aynı zamanda Rus savunma sanayii firmalarının Su-35 ve Su-57 uçakları ile ilgili Türkiye ile görüşmelerin yürütüldüğünü açıklamaları, konuyu daha da sıcak ve popüler hale getirdi.

Ancak Su-57 uzun süredir askeri havacılık camiasının çok yakından takip ettiği bir uçak. 5’inci nesle mensup olarak değerlendirilen Su-57, pek çok ileri teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Bu nesle mensup diğer bazı uçak projeleri de benzer şekilde geliştirme süreçlerinin değişik kademelerinde bulunuyorlar.

Savaş uçakları, belli bazı kabiliyet parametrelerinin tarihsel gelişimi bakımından çeşitli şekilde gruplandırılmaktalar. Üzerinde kesin bir fikir birliği olmasa da en yaygın görüşe göre savaş uçaklarının nesilleri şu şekilde sıralanabilir:

1’inci Nesil: İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ortaya çıkan ve 1950’lerin ortalarına kadar geliştirilmiş savaş jetleri. F-86 ve MiG-15 en bilinen örnekleridir. Sesaltı sürat rejiminde uçarlar ve ana silahları makinalı tüfek, top ve havadan havaya güdümsüz roketlerdir.
2’nci Nesil: Artyanıcılı, yüksek performanslı turbojet motorlara sahiptirler. 1950’li ve 1960’lı yıllar arasında üretilmişlerdir. Atış kontrol radarları, ilk kızılötesi güdümlü havadan havaya füzeler bu uçaklarda görülmeye başlamıştır. MiG-21, F-5 örnek olarak verilebilir.
3’üncü Nesil: 1960’lı ve 1970’li yıllar arasında ortaya çıkmışlardır. Havadan yere güdümlü mühimmat, yarı aktif radar güdümlü havadan havaya füze, elektrooptik hedefleme sistemleri, gelişmiş manevra kabiliyeti gibi özellikleri vardır. MiG-23 ve F-4 örnek olarak verilebilir.
4’üncü Nesil: 1970’ler ve 1990’lar arasında kullanıma girmişlerdir. Çok rollülük, gelişmiş aviyonikler, veri bağları ve çok işlevli radarlar devreye girmiştir. F-16, MiG-29 örnek olarak verilebilir.
5’inci Nesil: 2000’lerin başlarından itibaren ortaya çıkmışlardır. Kompozit malzemeler, artyanıcısız sesüstü sürate ulaşma ve sesüstü süratlerde seyir (supercruise), itki yönlendirme, gelişmiş veri bağları ve sensöz füzyonu gibi yetenekleri vardır. F-35, F-22 bu neslin öncüleridir.
6’ncı Nesil: Bu nesle mensup uçakların kabiliyetleri üzerinde net bir görüş birliği yoktur. Yapay zeka ve otomasyonun etkin kullanımı, insanlı – insansız uçakların birlikte görev yapabilmeleri, gelişmiş insan – makine arayüzü gibi özellikler sıralanabilir.

Halen devam etmekte ya da tamamlanmak üzere olan 5’inci nesil savaş uçağı geliştirme projeleri yakından incelendiğinde, hem teknoloji hem de geniş perspektifte askeri – stratejik bağlamlarda bazı dikkat çekici hususlar ön plana çıkıyor. Bunlar yalnızca askeri havacılık alanında, teknik / teknolojik konular değil, aynı zamanda sanayi ve teknoloji politikası, savunma endüstrisi ve hatta jeopolitik parametreleri içeriyor. Bu ortak paydaları ve öne çıkan askeri, teknolojik ve politik eğilimleri tespit edebilmek için, en önde gelen sekiz projeyi mercek altına almak gerekiyor. Bu projeler şöyle:

1. Su-57
2. J-20
3. FC-31
4. KFX
5. FCAS
6. Tempest
7. F-35
8. MMU

Bahsi geçen projelerin tarihçe, teknik özellikler ve harekât doktrini bakımlarından resimlerinin çekilmesi, bu değerlendirmeyi yapmayı sağlayacak.


Su-57

Proje Tarihçesi
Su-57, Rus Hava-Uzay Kuvvetlerinin (Воздушно-космические силы; Vozduşno-Kosmiçeskiye Sili – VKS) PAK FA (Перспективный авиационный комплекс фронтовой авиации) adlı 5’inci nesil çok rollü savaş uçağı geliştirme programının bir ürünü. PAK FA programının en önemli özelliği, SSCB’nin yıkılmasından sonra Rusya’da geliştirilip üretilen ilk yeni muharip uçak tasarımı olması. Halen hizmette olan Su-30, Su-34, Su-35 gibi uçaklar, 1980’lerde hizmete giren Su-27’nin (NATO kodu “Flanker”) birer türevi. Ancak Su-57, sıfırdan tasarlanıp üretilen ve siparişi verilen ilk yeni savaş uçağı olma özelliği taşıyor. Su-57’nin bir diğer özelliği de Rusya’nın ilk düşük radar izli, “stealth” teknolojisini haiz savaş uçağı olması.

1998 yılında başlatılan PAK FA programında Suhoy, rakip Mikoyan firmasına karşı 26.04.2002 tarihinde seçildi.

Firma tarafından T-50 kodu verilen tasarımın ilk prototipi olan T-50-1 kodlu uçak, ilk uçuşunu 29.01.2010 tarihinde Komsomolsk-na-Amur'da gerçekleştirdi. Bugüne kadar bir adedi (T-50-7) yer testleri, 10 adedi uçuş testlerinde kullanılmak üzere toplam 11 adet prototip üretildi.[1]

“Devlet testleri” olarak da adlandırılan resmî test ve kalifikasyon süreci iki aşamadan oluşuyor. Uçuşa elverişliliğin ve uçuş emniyetinin test edildiği ilk aşama, prototip uçakların 929’uncu Devlet Uçuş Test Merkezine 2014 Mart’ında teslim edilmesiyle başladı. Temel uçuş karakteristikleri, uçuş performansı, manevra kabiliyeti gibi hususların sınandığı bu aşama aşaması 2017 Ağustos ayında tamamlandı. Uçağa da VKS tarafından resmen “Su-57” kodu verildi.

Görev ve silah sistemleri ile harekât performansının sınandığı ve halen devam eden ikinci aşamanın yıl sonunda tamamlanması planlı.

Uçuş testleri devam ederken ilk uçuşunu 27.10.2013 tarihinde yapmış olan T-50-5 prototipi, yerde geçirdiği yangın sonucu ağır hasar aldı. Test faaliyetlerini önemli ölçüde aksatan bu olaydan sonra T-50-6’dan sökülen parçaların bir kısmıyla yeniden üretilen T-50-5’te, önemli yapısal tasarım değişiklikleri görüldü. Bu da kazaya yol açan sorunun tespiti ile projede önemli tasarım değişiklikleri yapıldığının bir göstergesi.

2011 – 2020 yıllarını kapsayan GPV2020 (государственной программы вооружения; Gozudarstvennoy Program Vorujenya) Ulusal Silahlanma Programında, 2020 itibariyle 60 uçağın hizmete girmiş olması planlanmıştı. 2025’e kadar da 150 - 160 uçağın hizmete girmiş olması planlanmıştı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov hava kuvvetleri için esas önceliğin Su-35’te olduğunu; Su-57’den büyük miktarlarda üretimin gündemde olmadığını söyledi.  Kısa süre sonra da 22.08.2018 tarihinde Rus Savunma Bakanlığı ile Suhoy arasında imzalanan sözleşmede, yalnızca iki adet seri üretim Su-57 için sipariş verildi. Sipariş kapsamında ilk uçağın 2019, ikinci uçağın da 2020 yılında teslim edilmesi planlı. Rus Savunma Bakanlığının 2020 yılında 13 adetlik ikinci kafile için sipariş vermeyi planladığı da açık kaynaklara yansımıştı. Ancak 15.05.2019 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, teslimatları 2028 yılında tamamlanmak üzere 76 adet uçak için sipariş verileceğini açıkladı.[2] Bu sipariş için sözleşme, Army 2019 fuarında 27.06.2019 tarihinde imzalandı. 2018 yılında siparişi verilen uçakların prototip olarak hizmete girmesi yüksek olasılık. Nitekim Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov tarafından 29.07.2019 tarihinde yapılan bir açıklamada, 76 adet uçak için seri üretiminin başladığı duyuruldu.[3]

Burada dikkat çeken husus, hizmete girecek uçak sayısındaki kayda değer düşüş: Projenin erken dönemlerinde, 2025 itibariyle 150 – 160 civarında uçağın hizmete gireceği duyurulmuştu. Siparişi verilen 76 uçak ile üç hava alayı donatılabilecek.[4]

2018 Şubat ayında iki T-50 prototipi, fiili atış denemeleri için Suriye'deki Hımeymim Hava Üssü'ne intikal etti. Açık kaynak verilerine göre T-50-9 ve T-50-11 oldukları değerlendirilen bu iki uçak bazı bombardıman görevlerinde yer aldılar. Öte yandan Savunma Bakanı Sergey Şoygu 25.02.2018 tarihinde, gerçek muharebe koşullarında bir kabiliyet denemesi için taktik seyir füzesi ateşlemesi gerçekleştirildiğini söyledi. Şoygu'nun basın açıklaması ile birlikte yayımlanan görüntülerde ateşlenen füzenin H-59MK2 seyir füzesi olduğu değerlendiriliyor.[5]

Storm Shadow benzeri bir füze olan H-59MK2 ortayolda GLONASS ile hedefe ulaşıp, vuruş aşamasında ise elektrooptik görüntü işleme yöntemi ile hedefini buluyor. Su-57'nin dahili silah bölmesinde iki ya da dört adet taşıdığı füze, yüksek sesaltı hızda uçuyor. İhraç modelinin menzili 285km olarak geçerken VKS hizmetindeki modelin menzilinin daha yüksek olması olası.[6] [7]


FGFA Projesi
SU-57 söz konusu olduğunda, Rusya’nın ortak geliştirme projelerine yaklaşımı ve iş birliği kurma deneyimi açısından FGFA projesinden bahsetmekte fayda var.

Fifth Generation Fighter Aircraft (FGFA - Beşinci Nesil Savaş Uçağı) projesi, Hindistan ve Rusya tarafından, Su-57 baz alınarak, Rus ve Hint Hava Kuvvetleri ihtiyaçlarına yönelik geliştirilecek bir uçak olarak öngörülmüştü.  Proje, her iki ülkenin 2007 yılında başlattığı bir fizibilite çalışması ile başladı. BrahMos seyir füzesi projesindeki gibi eşit ortaklı ortak girişim (Joint Venture) modeli ile yürütülmesi öngörülen projede ön tasarım sözleşmesi Aralık 2010'da imzalandı. 18 aylık bu sürecin USD295 milyon bütçeye sahip olması; tüm tasarım ve geliştirme sürecinin yaklaşık USD25 milyara mal olması hesaplanmıştı.

Ön tasarım çalışmasının Haziran 2013'te tamamlanmasının ardından başlaması öngörülen geliştirme süreci, tarafların iş payı, maliyet, teknoloji transferi başta olmak üzere çeşitli teknik, idari ve mali hususlarda anlaşmazlıklara düşmeleri nedeniyle bir türlü başlayamadı. Hindistan'ın, geliştirme ve test süreci devam eden Su-57'nin performans ve kabiliyetlerinden tatmin olmadığı, FGFA için Su-57 üzerinde 50'den fazla tasarım değişikliği ve ilave kabiliyet istediği; Hint ana yüklenici HAL'ın yeteri kadar iş payı almadığı gibi şikayetleri kamuoyuna yansımıştı.

2015 sonunda taraflar, geliştirme aşamasında 7 yıllık süreçte USD4'er milyardan toplam USD8 milyarlık bir bütçe üzerinde anlaştılar. Ancak diğer idari ve teknik hususlarda anlaşma sağlanamadı. Bu esnada 2017 yılında Rusya söylem değiştirerek FGFA'nın Su-57'nin bir türevi değil, tamamen yeni bir uçak olacağını açıkladı. Hindistan ise tam teknoloji transferi talebini daha güçlü şekilde dile getirmeye başladı. Hindistan'ın, uçağa dair kaynak kodu dahil taleplerinin Rusya tarafından yanıtsız bırakıldığına dair bilgiler mevcut.

Bu ortamda, 2018 Nisan ayında Hint Savunma Bakanlığı yetkilileri, Hindistan'ın projeden çekildiğini basına açıkladılar.[8] Rus tarafı ise görüşmelerin devam ettiğini iddia etti.[9]


Tablo 1: Su-57 Prototipleri
Prototip KoduGövde Numarasıİlk Uçuş TarihiNotlar
T-50-0
--Yer prototipi
T-50-KNS--Yer prototipi
T-50-105129.01.2010İlk uçuş prototipi
T-50-205203.03.2011İzdelye 30 motorunun denemelerinde kullanılmak üzere tadil edildi.
T-50-305322.11.2011
T-50-405412.12.2012
T-50-505527.10.20132014 Temmuz ayında Jukosvski Test Merkezinde motorunda çıkan yangından dolayı ağır hasar gördü. T-50-6 prototipinin parçaları kullanılarak tamir edildi. T-50-5R koduyla uçuşlara başladı.
T-50-R05516.10.2015T-50-5'in tamir edilmesiyle yeniden üretilen prototip.
T-50-6--T-50-5'in tamir edilmesi için söküldü.
T-50-6-205627.04.2016İkinci aşama devlet testlerine yönelik ilk prototip. Gövde ve kuyruk tasarımında önemli değişiklikler.
T-50-7--Önceki kodu T-50-6-1. İkinci aşama devlet testlerine yönelik yer prototipi.
T-50-805817.11.2016
T-50-950924.04.2017
T-50LL05205.12.2017İzdelye 30 motorunun uçuş testlerinde kullanılmak üzere bu tadil edilmiş T-50-2.
T-50-1151106.08.2017Kayıt numarası RF-81775. Seri üretim modeli prototipi.
T-50-1051023.12.2017



Teknik Özellikler
T-50 tasarımının başlıca özellikleri arasında, "stealth" tasarım, sesüstü hızlarda yüksek manevra kabiliyeti, "süperseyir" (supercruise) olarak adlandırılan, artyanma kullanmadan sesüstü hızlara ulaşma kabiliyeti, dahili silah taşıma bölmeleri, farklı sensörlerin topladıkları verileri birleştirme ("sensor fusion") ve paylaşma yeteneği sayılabilir.

Gövde
Su-57, Su-27 ve türevlerinden yapısal tasarım itibariyle önemli farklılıklara sahip bir uçak. Tek pilotlu, çift motorlu ve çift dikey kuyruklu bir yapısı var. Su-33 ve Su-34 gibi uçaklarda kullanılan ön kanatçıklar (canard), Su-57’de bulunmuyor ancak hücum kenarı kanat kök uzantıları (Leading Edge Extension – LEX) ilave manevra kabiliyeti oluşturmak için hareketli yapıda. LEX’ler aynı zamanda N036L radar antenlerine de ev sahipliği yapıyor .

Su-57’nin görsel olarak dikkat çekici özelliklerinden biri, dışa doğru eğimli dikey kuyrukların bütünüyle hareketli olmaları. Benzer bir kuyruk tasarımı Çin’in J-20 uçağında da görülüyor. Ana kanat yüzeyi oldukça geniş. Kanat köklerinin alt kısmında dahili silah bölmesi bulunuyor. İki motor arasındaki geniş aralık, gövde altına ardışık iki dahili silah bölmesi açılmasına olanak sağlamış. Gövdede ayrıca bir hava freni mekanizması bulunmuyor.[10]

Uçakta radar izini azaltıcı (“stealth”) tasarım ve malzemelerin kullanıldığı ancak “full aspect stealth” olarak adlandırılan elektromanyetik ve optik tayfın tamamını kapsayan aktif ve pasif tedbirler ile sistemlerin tercih edilmediği görülüyor. Başka bir deyişle, uçağın radar ve ısıl izlerini düşürmek için çeşitli tasarım ve aktif / pasif çözümler uygulanmış ancak maliyeti ve karmaşıklığı çok artıran bu yöntem, deyim yerindeyse “kararında” bırakılmış. Kontrol yüzeylerinin, gövdedeki kapak, perçin vb elemanların yapısı, bu yaklaşım hakkında ipucu vermekte.

Görev Sistemleri
MiG-29 ve Su-27 uçaklarının en dikkat çeken yeniliklerinden biri, radarlarına ilaveten burun kısımlarında taşıdıkları kızılötesi hedef arama ve takip sistemleriydi (Infrared Search and Track – IRST). Bu sistemler radarlarla birlikte kullanılabildikleri gibi özellikle yakın hava muharebelerinde pasif (dolayısıyla düşmanın fark edemeyeceği) şekilde düşmanı tespit ve takipte kullanılıyorlar. 1970’li yıllardan itibaren F-4 ve F-14 gibi uçaklarda TISEO gibi elektro optik sistemler bulunuyordu. Ancak algılayıcı teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte, kızılötesi sensörler, hava muharebesinde hedef tespit ve takibinde kullanılabilecek olgunluğa erişti. MiG-29 ve Su-27’de ilk örnekleri görülen bu uygulama, Su-57’de daha da ileri taşınmış durumda.

Su-57’nin ana görev sistemleri N036 Byelka radar sistemi, 101KS Atol elektrooptik sistemi ile L402 Gimalay elektronik harp ve elektronik istihbarat sistemi. Bunların her birinin bünyesinde farklı işlevlerde alt sistemler bulunuyor.

Uçaktaki elektromanyetik ana (Rus terminolojisiyle radyoelektronik) sistemler Ş121 MIRES (многофункциональной интегрированной радиоэлектронной системы - çok işlevli tümleşik radyoelektronik sistem), elektrooptik sistemler ise 101KS Atol. Bunların bünyesinde farklı işlevlerde alt sistemler bulunuyor.[11]

Ş121, N036 Byelka radar ve L402 elektronik harp sistemlerinden oluşuyor.[12]

i. N036 Byelka
1. N036: Burunda yer alan, X band radar.
2. N036B: Burnun her iki yanında yer alan X band radar
3. N036L: Kanat kök uçlarında bulunan, L band radar. Aynı zamanda N036Ş Pokosnik dost düşman tanımlama sisteminin ve uydu muhaberesi karıştırma sisteminin antenleri olarak kullanılıyor.

N036, N036B ve N036L radarları birlikte uçağın her iki tarafında 135'erden toplam 270 derecelik bir kapsama sağlıyorlar.

N036L'nin, çalışma frekansından dolayı hava - hava muharebelerinde "stealth" özellikli uçakların tespit ve teşhisinde kullanılan ana sistem olduğu değerlendiriliyor.

ii. L402 Gimalay
Elektronik harp, elektronik istihbarat ve kendini koruma sistemi. Kendi antenlerine sahip oluğu gibi, N036 Byelka'nın antenlerini de kullanabilmekte.

iii. 101KS Atol
1. 101KS-V: Kızılötesi hedef tespit ve takip sistemi (IRST).
2. 101KS-U/01 ve 101KS-U/02: Morötesi (UV) tayfta çalışan füze ikaz sistemi
3. 101KS-O: Yönlendirilebilir kızılötesi karşı tedbir sistemi (Directional InfraRed Counter Measure - DIRCM)
4. 101KS-P: Alçak irtifa uçuşu ve iniş destekleyici kızılötesi kamera
5. 101KS-N: Seyrüsefer ve hedefleme podu

Bunların dışında pilot için NSTsI-50 kaska monteli görüş sistemi henüz geliştirme aşamasında bulunuyor.

Su-57’nin ilginç bir özelliği, seleflerinin aksine bahse konu görev sistemlerinin uçağa entegrasyonundan, sistemlerin üreticisinin değil uçağın üreticisinin sorumlu olması. Tihomirov’un geliştirdiği Ş121 ve UOMZ’nin geliştirdiği 101KS’nin Su-57’ye entegrasyonu ve birlikte çalışmalarından Suhoy sorumlu. Bu da, sensör füzyonu kavramına verilen önemin bir göstergesi.

Silah Sistemleri
Su-57'de ikisi gövde altında ardışık şekilde, ikisi de kanat köklerinde olmak üzere dört adet dahili silah bölmesi bulunuyor.

Ana silah bölmelerinde toplam sekiz adet havadan havaya füze ya da havadan yere silahlar taşınabiliyor. Kanat köklerindeki bölmeler birer adet kısa menzil havadan havaya füze taşımak için tasarlanmış. Uçak ayrıca kanat altlarında da üçerden toplam altı istasyonda havadan havaya, havadan yere silahlar ve harici yakıt tankları taşıyabiliyor. Uçağın bir adet 30mm GŞ-301 tipi makinalı topu da bulunuyor.

Su-57'nin ana havadan havaya füzesi, R-77 (NATO kodu AA-12 "Adder") füzesinin geliştirilmiş bir modeli olan K-77M. Elektronik taramalı aktif dizi (Active Electronically Scanned Array – AESA) teknolojili bir radar arayıcı başlığa ve selefi R-77'den daha uzun menzile sahip. Kısa menzillerdeki ana füze ise K-74M2. R-73'ün (NATO kodu AA-11 "Archer") yeni nesil bir modeli olan K-74M2'nin menzili 40km olarak geçiyor.[13]

Havadan yere görevlerde ise H-58UŞK radarsavar, H-38M taktik, H-35U gemisavar ve H-59MK2 seyir füzeleri ile KAB serisi güdümlü bombalar taşınabiliyor.

Motor
Su-57’nin en yumuşak karnının motoru olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

T-50 prototiplerinde, Su-27 için geliştirilmiş ve halen farklı modelleri üretimde olan Saturn Lyulka AL31 turbofan motorunun bir türevi olan AL41F-1 (İzdelye 117) kullanılmakta. Bu motor kuru 93.1kN (20,900lbf), artyanıcıyla da 147.2kN (33,100lbf) itki sağlayabiliyor. AL41’in AL41F1-S (İzdelye 117S) modeli Su-35’te kullanılıyor.

Halen geliştirilmesi devam eden ve seri üretim modellerinde kullanılacak olan İzdelye 30 motorunun yer denemelerine 11.11.2016 tarihinde başlandı. 05.12.2017 tarihinde bir T-50 prototipi (T-50-2), tek bir İzdelye 30 prototipi ile uçuş gerçekleştirdi.[14]

Soğuk segmenti üç kademeli; sıcak segmenti ise beş kademeli kompresöre sahip olan İzdelye 30’un kuru 107.9kN (24,300lbf), artyanıcılı ise 176.6kN (39,700lbf) itki üretebilmesi öngörülüyor. Bu arada hem AL41F-1 hem de İzdelye 30’da 3 boyutlu itki yönlendirme (thrust vectoring) sistemine sahip egzoz çıkışları olduğunu eklemekte fayda var.

İzdelye 30'un geliştirme çalışmalarının 2025 civarında tamamlanması ve 2027 civarında seri üretime hazır hale gelmesi bekleniyor. Bu motorla donatılacak uçaklar “Blok 2” serisi olarak adlandırılıyor.


Tablo 2: Su-57 Teknik Özellikler
ModelSu-57
Ülke
Rusya
İlk Uçuş29.01.2010
Uzunluk (m)20.1m (66ft)
Yükseklik (m)4.6m (15.1ft)
Kanat Açıklığı (m)14.1m (46.2ft)
Toplam Kanat Alanı (m2)78.8m2 (848sq ft)
Boş Ağırlık (kg)18,000kg (39,683lb)
Azami Kalkış Ağırlığı (kg)35,000kg (77,162lb)
Azami Yakıt Ağırlığı (kg)Dahili: 10,300kg (22,700lb)
Azami Kanat Yüklemesi (kg/m2)317kg/m2 (65lb/sq ft)
Muharebe Yarıçapı (km)1,750km (940nm)
Azami Menzil (km)3,500km (1,890nm)
Motor Sayısı2
MotorPrototip ve ilk seri üretim: AL41F-1
Blok 2: İzdelye 30
İtki Yönlendirme (TVC)AL41F-1: Var
İzdelye 30: Var
İtki (kN)AL41F-1: 93.1kN (20,900lbf) kuru | 147.2kN (33,100lbf) artyanıcılı
İzdelye 30: 107.9kN (24,300lbf) kuru | 176.6kN (39,700lbf) artyanıcılı
İtki - Ağırlık OranıAL41F-1: 1.02 - 1.19
İzdelye 30: 1.15 - 1.36
Azami SüratMach 2.0


Harekât Konsepti
Görev ve silah sistemleri incelendiğinde Su-57’nin tam bir çok rollü yüksek performans ön hat savaş uçağı olduğu görülüyor. Uçak hem hava – hava hem de hava – yer görevlerine uygun olarak farklı algılayıcı sistemlere sahip; Suriye testlerinde de görüldüğü gibi modern seyir füzelerini ateşleyebiliyor. Geniş bir tayfı kapsayan elektronik harp sistemi ile hem dinleme / kestirme hem de elektronik taarruz gerçekleştirebiliyor.

03.08.2019 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştiren Ohotnik B insansız muharip uçağının, Su-57 ile birlikte görev yapmak üzere geliştirildiği değerlendiriliyor. Zaten Rusya'nın askeri elektronik sistemler üreticisi KRET Genel Müdür Yardımcısı Vıladimir Miheyev, TASS haber ajansına 2016 yılında verdiği bir mülakatta, Rusya'nın üzerinde çalıştığı altıncı nesil savaş uçağının insanlı ve insansız olmak üzere iki modelde üretileceğini, bu uçakların birlikte, kol halinde uçarak görev yapacağını söylemişti. Buradan da hareketle Rusya’nın hava muharebesine yönelik doktrin seviyesinde bir değişimin arifesinde olduğunu söylemek mümkün.[15]

Su-57’nin, VKS envanterindeki MiG-29 ve Su-27’lerin yerini alacağı; özellikle Amerikan F-22’sine bir Rus yanıtı olduğu şeklinde değerlendirmeler mevcut. Ancak projedeki başta motor olmak üzere teknik sorunlar ile daha da önemlisi Rusya’nın ekonomik koşulları, Su-57’nin görünür gelecekte VKS’nin aslî muharip unsuru olmasını engelleyecek gibi görünüyor.

Rus yetkililerin uçakla ilgili açıklamaları, manzarayı daha da karmaşık hale getiriyor. Örneğin Borisov’un, Su-35’in halen dünyadaki en iyi savaş uçaklarından biri olduğu ve ihtiyaçlarına yettiği şeklindeki açıklaması ele alınacak olursa, ortaya bir ikilem çıkmakta. Eğer Su-35 Rusya’nın ihtiyaçlarına yetiyorsa ve Su-57’den zayıf değilse; bu aynı zamanda Su-57’nin de Su-35’ten çok ileri olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu ise, Su-57’nin tasarım özellikleri, görev sistemleri ve teknolojisi göz önüne alındığında Su-57 aleyhine bir duruma işaret eder. Zira Su-35 her ne kadar gelişmiş aviyonik ve görev sistemleri ile donatılmış, yüksek performanslı bir savaş uçağı olsa da esasen Su-27’nin ileri derecede modernize edilmiş bir türevidir. Bugünün ve yakın geleceğin muharebe ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir uçaktır. Ancak F-35, Tempest, FCAS, J-20 gibi ağ merkezli harekât yapabilen, gelişmiş algılayıcı ve istihbarat sistemleriyle donatılmış uçakların hizmete gireceği 2030-40’lı yıllardaki etkinliği soru işareti olacaktır. Su-57 ise, mevcut sipariş miktarı ve üretim hızı göz önüne alındığında 2020’lerin sonlarında 80’e yakın adedi hizmete yeni girmiş bir uçak olacaktır.

Buradan da Su-57’nin VKS’nin taktik savaş uçağı gücünün belkemiğini oluşturmasının önündeki ana engelin, Rusya’nın içinde bulunduğu ekonomik zorluklar olduğu tespitine ulaşıyoruz. Motor teknolojileri, ileri teknoloji üretim altyapısı gibi alanlardaki sorunlar da bu zorlukları katmerlendirmekte.

Su-57'yi doğuran PAK FA projesinin geneline, uçak için geliştirilen motor dahil tüm alt sistemler ve silahlar dahil bakıldığında, bir harekât konseptinden (Concept of Operations - CONOPS) ziyade bir meydan okumanın ürünü olduğunu iddia etmek mümkün. Özellikle kullanacağı silah sistemlerini gösteren gösterişli poster[16], Su-57'nin "her şeyi en iyi yapabilecek" bir uçak olarak düşünüldüğünü gösteriyor. Ancak günün sonunda ekonomik ve teknolojik darboğazlar hayatın gerçeklerini hatırlatıyor: Eldeki bir kuş, damdaki iki kuştan yeğdir. Rus yetkililer de açıklamaları ile bunu teyit ediyorlar.

J-20

Proje Tarihçesi
Çin'in 5'inci nesil bir savaş uçağı üzerinde çalıştığına dair ilk bilgi kırıntıları, 2000'lerin başlarında Batı savunma kaynaklarına yansımaya başlamıştı. J-XX ve XXJ olarak adlandırılan bu uçağın radar izini en aza indirecek bir tasarıma sahip olduğu, çift motorlu yapıda ve uzun menzilli olduğu değerlendirmeleri yapılmaktaydı. Ancak prototipin fotoğrafı Çin internet forumlarına ancak 2010 sonunda düştü ve uçağın adının J-20 olduğu ortaya çıktı.

J-20, Chengdu Aircraft Corporation (CAC) ve 611 Numaralı Araştırma Enstitüsünün bir ortak projesi. Proje, J-10 projesinde görev almış bir çekirdek kadro tarafından yönetiliyor.

"2001" gövde numarasını taşıyan teknoloji gösterim (technology demonstrator) uçağı ilk uçuşunu 11.01.2011 tarihinde gerçekleştirdi. "2002" gövde numaralı ikinci uçak ise ilk kez 30.05.2012'de uçtu. Müteakiben altı adet prototip üretildi.

"2101" gövde numaralı ilk ön seri üretim (Low Rate Initial Production - LRIP) uçağı ilk uçuşunu 18.01.2016 tarihinde gerçekleştirdi. Aynı yıl içinde sekiz adet LRIP kafilesi uçak üretildi. J-20A olarak adlandırılan bu uçaklar, savaş uçakları için silah entegrasyon testi, doktrin ve taktik geliştirmesinden sorumlu Dingxin'deki Uçuş Test ve Eğitim Üssü bünyesindeki 176'ncı Hava Tugayına teslim edilerek 2016 yılı sonunda göreve başladılar. Bu arada uçak Zhuhai 2016 hava fuarı sırasında bir gösteri uçuşu yaparak ilk kez dünyaya tanıtıldı.

Geliştirme sürecinin sonunda Çin Savunma Bakanlığı 28.09.2017 tarihinde J-20'nin hizmete alındığını açıkladı. 2018 başında da dört adet uçak bir başka uçuş test ve eğitim üssü olan Cangxian'daki 172'nci Hava Tugayına teslim edildi. LRIP seviyesinde halen yılda altı uçağın üretildiği, 2018 sonuna kadar 20 uçağın üretim hattından çıkmış olduğu değerlendiriliyor.[17] 2019 Nisan ayında, Wuhu’daki 9’uncu Hava Tugayına J-20A teslimatlarının başladığına dair bilgiler basında yer almıştı. [18] Kısa süre sonra da “62001” kuyruk numaralı bir uçağın görüntüsü internette yayıldı. [19]


Tablo 3: J-20 Prototipleri
Gövde Numarasıİlk Uçuş TarihiNotlar
200111.01.2011İlk prototip
200230.05.2012Numara daha sonra "2004" olarak değiştirildi
201101.03.2014Dikey kuyruk ve hava alığı tasarımında değişiklikler
Elektrooptik hedefleme sistemi
201226.07.2014
201329.11.2014
201519.12.2014
201613.09.2015Hava alığı ve gövde tasarımında değişiklikler
201724.11.2015Seri üretim prototipi. Yenilenmiş kokpit kanopi tasarımı
202119.09.2017WS-10C motor testleri
2022Ocak 2018WS-10C motor testleri
LRIP Kafilesinde Üretilen J-20A'lar
Gövde NumarasıBirlikNotlar
2101-LRIP kafilesinin ilk uçağı
78271176'ncı Hava Tugayı
78272176'ncı Hava Tugayı
78273176'ncı Hava Tugayı
78274176'ncı Hava Tugayı
78275176'ncı Hava Tugayı
78276176'ncı Hava Tugayı
78277176'ncı Hava Tugayı
78278176'ncı Hava Tugayı
78231172'nci Hava Tugayı
78232172'nci Hava TugayıZhuhai 2018 hava fuarında gösteri uçuşu yaptı
78233172'nci Hava TugayıZhuhai 2018 hava fuarında gösteri uçuşu yaptı
78234172'nci Hava Tugayı
620019'uncu Hava Tugayı
?9'uncu Hava Tugayı



Teknik Özellikler
J-20’nin prototiplerinin internette yayılan fotoğraflarında en dikkat çeken özellikleri, kanat ve kuyruk tasarımları ile dikkat çekici derecede büyük ve uzun gövde yapısıydı. Çift motora sahip J-20’nin tasarımında, hava alığı formu ve gövde içindeki silah bölmesi gibi radar izini azaltmak için bazı tedbirlerin uygulanmış olduğu görülüyordu. Her ne kadar savaş uçaklarının nesil bazında sınıflandırılmasında farklı metodolojiler ve yaklaşımlar olsa da J-20’nin yaygın kabul gören radar ve kızılötesi iz azaltıcı tasarım, farklı sensör sistemlerinden toplanan bilgilerin birleştirilmesi ve dost unsurlarla paylaşılması, sesüstü hızlarda seyir yapabilme gibi kabiliyet ve özelliklere sahip olduğu değerlendirilmekte.[20]

Gövde
J-20'nin belki de en dikkat çeken özelliği, büyük gövdesi. Çift motorlu oldukça geniş bir gövdeye bağlı kanatçık (canard) ve delta kanat ile aynı Su-57'deki gibi dışa doğru eğimli, tamamı hareketli dikey kuyrukları bulunuyor. Kuyrukta ayrıca alt gövdede de kanatçıkları var. Ön kanatçıklar belirgin şekilde yukarı doğru eğimli (dihedral).

Gövde - kanat birleşimi "blended wing" formunda olan ve görece yumuşak çizgilere sahip olan Su-57'nin aksine J-20'nin gövde ve kanatları daha belirgin şekilde sert açılı. Uçağın önden görünüşünde, burun ve hava alığı formu Amerikan F-22A Raptor'u andıracak bir tasarıma sahip. Ancak J-20'de de aynı Su-57 gibi "all aspect stealth" kaidelerine tam olarak uyulmadığı, ön cepheden radarda düşük görünürlüğün (frontal stealth) tercih edildiği görülüyor. Kanat hücum ve firar kenarlarının açıları ve egzoz çıkışlarında belirgin bir ısıl iz gizleme tedbirinin alınmamış olması bu durumun göstergeleri.

J-20'nin gövdesinde bir adet ana, hava alıklarının yan taraflarında da birer adet küçük olmak üzere toplam üç adet dahili silah bölmesi bulunuyor. Bunlara ilaveten kanatlarda da ikişerden toplam dört adet silah istasyonu mevcut.

Görev Sistemleri
J-20'nin tasarım ayrıntıları, alt sistem ve kabiliyetleri ile ilgili Çin kaynaklarında yer alan ve önemli kısmı spekülatif ve hatta yanlış yönlendirici olması olası bilgilerden başka güvenilir bilgi bulunmuyor. Bu durum özellikle görev sistemleri için geçerli.

ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral David Goldfein, J-20'nin F-35 ile karşılaştırılmasına dair bir soruya, meselenin esasen "sistemler sistemi" ve ağ yapısına sahip olmakla ilgili olduğu; bu kabiliyetlerin ABD'ye asimetrik bir avantaj sağladığı dolayısıyla F-35'in J-20 ile karşılaştırılmasının anlamsız olduğu şeklinde bir yanıt vermişti. Goldfein, J-20'nin daha ziyade F-117 ile karşılaştırılabilecek bir uçak olduğunu belirtmişti.[21]

Bu yorum, J-20'nin ağ merkezli harekât ve sensör füzyonu kabiliyetlerine dair somut bilgi ve verilere mi yoksa belli bazı tahminlere mi dayanıyor, bilmek mümkün değil. Ancak askeri havacılık çevrelerinde J-20'nin gelişmiş veri bağı, iletişim ve algılayıcı teknolojileri ile donatılmış olduğuna dair yaygın bir kanı mevcut. Bu teknoloji ve kabiliyetlerin, F-35 ya da F-22'deki ile benzer gelişmişlik ve yetkinlikte olup olmadığı bir soru işareti.

J-20'nin veri bağı kabiliyeti ile ilgili dikkat çekici bir spekülasyon, geliştirilmekte olan Divine Eagle insansız havadan erken ihbar ve kontrol (HEİK) uçağı ile birlikte görev yapabilecek olması. Söz konusu HEİK İHA'sının, F-35'lerin tespit ve teşhisinde kullanılacağı, elde ettiği taktik hava resmini gerçek zamanlı olarak J-20'ye aktaracağı iddia ediliyor.[22]

J-20'nin radarının, JF-17'de de kullanılan X band KLJ-7'nin bir türevi olduğu sanılıyor. 2018 sonunda, KLJ-7'nin AESA teknolojisi içeren türevi KLJ-7A'nın seri üretim uçaklarda kullanılmasının değerlendirildiğine dair haberler çıkmıştı.[23]

Uçakta, F-35'tekine benzer şekilde elektrooptik hedef tespit ve takip sistemleri (Electro Optical Targeting System - EOTS) bulunuyor. F-35'in burun altındaki AN/AAQ-40 EOTS'una benzer şekilde J-20'de de bir sistem mevcut. Ayrıca uçağın gövdesinde, aynı F-35'in AN/AAQ-37 DAS'ı gibi 360 derece durumsal farkındalık sağlayan elektrooptik algılayıcılar var.

Silah Sistemleri
J-20, havadan havaya ve havadan yere çeşitli modern silah sistemlerini dahili ve harici istasyonlarda taşıyabiliyor. Havadan havaya kabiliyetinin merkezinde, yeni geliştirilen PL-15 uzun menzilli füze bulunuyor. Açık kaynak verilerine göre 300km'ye kadar menzile sahip olan bu füze, AESA teknolojisine sahip bir radar arayıcı başlık ile hedefini tespit ve takip ediyor. Kabiliyet olarak Amerikan AIM-120D'nin muadili olduğu değerlendirilen PL-15'in ilk test atışı 2015 Eylül ayında yapılmıştı. Füze 2018 yılında hizmete girdi. PL-15'e ek olarak J-20, 70 - 10km menzilli PL-12 füzesini de kullanabiliyor. AIM-120B ve R-77 ile eşdeğer olan bu füze Pakistan tarafından da kullanılıyor.

J-20'nin kısa menzil havadan havaya füzeleri ise PL-9 ve PL-10. Sırasıyla AIM-9L/M ve AIM-9X muadili sayılabilecek bu füzelerden PL-10'da itki yönlendirme ve kaska monteli görüş sistemi ile hedefe kilitlenebilme özellikleri bulunuyor.

Motor
J-20'nin de Su-57 gibi Aşil topuğu, motoru.

J-20 prototiplerinde ve LRIP kafilesinde, Rusya'dan ithal edilen Salyut AL31FN-3 turbofan motorlar kullanıldı. AL31FN, J-10 için Rus Salyut firması tarafından geliştirilmişti. Bu motorun J-20'ye entegrasyonunu ise Çin'in yardım almadan gerçekleştirdiği değerlendiriliyor. 132kN itki üretebilen bu motorun, J-20'nin tam performansı için yeterli olmadığı biliniyor.

Çin ayrıca, AL31'in türevi niteliğindeki yerli WS-10 motorunu da geliştirmişti. J-10 ile J-11'de kullanılan ve 127kN güç üretebilen bu motor, J-20 için yeterli performans sağlayamıyor. Aero Engine Corporation of China Beijing Institute of Aeronautical Materials tarafından geliştirilen WS-10'un WS-10C adlı modeli, "2021" numaralı prototip ile ilk kez 19.09.2017 tarihinde uçtu. Bunu 2018 Ocak ayında "2022" numaralı uçağın uçuşu izledi. Prototip ve bazı LRIP uçaklarında WS-10'un diğer modellerinin kullanıldığına dair iddialar mevcutsa da bunların doğruluk dereceleri şüpheli.

J-20'nin esas motoru olması planlanan WS-15 ise oldukça uzun ve sıkıntılı bir geliştirme sürecini henüz tamamlayabilmiş değil. Geliştirilmesine 1990'ların başlarında başlanan bu motorun ilk deneme çalıştırması 2006 yılında gerçekleştirildi. 157 - 167kN civarında azami itki üretmesi öngörülen WS-15, J-20'nin sesüstü süratlere ulaşabilmesini sağlayacak tek motor alternatifi durumunda. Ancak Çinli yetkililerin de kabul ettiği üzere, tek kristal ve toz metalürjisi alanlarındaki teknolojik yetkinlik ile güvenilirlik konularındaki sıkıntılar, motorun seri üretime hazır hale gelmesini geciktiriyor. Prototip motorlarda elde edilen performansın sürekliliğini sağlayabilmek ve seri üretime dönüştürebilmek, Çin için tam anlamıyla bir meydan okumaya dönüşmüş durumda.



Tablo 4: J-20 Teknik Özellikler
ModelJ-20
Ülke
Çin
İlk Uçuş11.01.2011
Uzunluk (m)20.5m (67.2ft)
Yükseklik (m)4.6m (15.1ft)
Kanat Açıklığı (m)13.0m (42.6ft)
Toplam Kanat Alanı (m2)78.0m2 (840sq ft)
Boş Ağırlık (kg)18,000kg (39,683lb)
Azami Kalkış Ağırlığı (kg)35,000kg (77,162lb)
Azami Yakıt Ağırlığı (kg)Dahili: 11,340kg (25,000lb)
Azami Kanat Yüklemesi (kg/m2)340kg/m2 (69lb/sq ft)
Muharebe Yarıçapı (km)2,000km (1,100nm)
Azami Menzil (km)3,500km (1,890nm)
Motor Sayısı2
MotorPrototip ve ilk seri üretim: AL31FN-3
Seri üretim: WS-15
İtki Yönlendirme (TVC)AL31FN-3: Yok
WS-15: Yok
İtki (kN)AL31FN-3: 132kN (29,762lb) artyanıcılı
WS-15: 157-167kN (35,300 - 37,500) artyanıcılı
İtki - Ağırlık OranıAL31FN-3: 0.92 - 1.12
Azami SüratMach 2.0



Harekât Konsepti
J-20'nin ilk kez görülmesinden itibaren savunma ve havacılık çevrelerinde yoğun şekilde tartışılan bir konu, bu uçağın tasarım amacı ve görevi oldu. Oldukça cüsseli olan uçakta manevra kabiliyetine yönelik tasarım özellikleri dikkati çekmekteydi.

J-20'nin nasıl bir harekât konseptine yönelik olarak geliştirildiğini tespit etmek için genel tasarım özelliklerine bakmak yardımcı olabilir.

Öncelikle uçağın radar izini azaltıcı tedbirlerin, ön bölümünde yoğunlaştığı, çepeçevre "stealth" tasarımına sahip olmadığı görülüyor. Buradan hareketle, uçağın düşmanla karşı karşıya gelinecek av – önleme ve taarruz görevlerine yönelik tasarlandığı düşünülebilir. Öte yandan büyük gövde ve delta kanatlar dolayısıyla elde edilen geniş yakıt deposu hacmi, uçağa son derece uzun bir menzil ve harekât yarıçapı sağlıyor. Açık kaynak verilerine göre J-20'nin muharebe yarıçapı 1,200 ila 1,700km gibi son derece büyük bir değere sahip. Bu da J-20’nin hem havadan havaya hem de havadan karaya görevlerde Çin’in taarruzi erimini anakaradan bir hayli uzağa taşıması anlamına geliyor. Daha açık bir ifadeyle Çin, anakaradan 1,200 – 1,700km arası mesafelerde hava devriyesi, önleme ve taarruz gerçekleştirebilecek; kendi unsurlarına hava koruma şemsiyesi sağlayabilecek bir imkân ve kabiliyete erişiyor.

ABD Savunma Bakanlığı tarafından 2016 yılında yayımlanan bir raporda J-20’nin, Çin’in bölgesel güç aktarım kabiliyetini geliştirmede önemli bir aşamayı temsil ettiği tespitine yer verilmişti. Çok daha küçük gövdeli ve tek motorlu J-10’un aksine J-20, çift motora, oldukça geniş bir kanat alanına ve geniş bir gövdeye sahip bir uçak. Bu özellikleri itibariyle havada yakıt ikmali yapmaksızın uzun menzile erişebildiği, görev yarıçapının muadillerine oranla oldukça fazla olduğu değerlendirilebilir. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, dünyadaki en modern ve yüksek performanslı savaş uçaklarından olan Amerikan F-22 Raptor’un dahili depolarında taşıyabileceği azami yakıt üretici Lockheed Martin’in verilerine göre toplam 8.2 ton; J-20’nin dahili yakıt kapasitesi IHS Jane’s verilerine göre 12 ton. Kanat altı yakıt depoları ile birlikte toplam kapasite F-22 için 11.2 ton iken J-20 için bu değer 25 ton.

F-22 ve J-20 için azami kalkış ağırlığı değerleri aşağı yukarı aynı iken (37 – 38 ton), J-20’nin bu kadar fazla yakıt taşıyor olmasının iki anlamı bulunuyor: Uzun havada kalış süresi ve geniş bir görev yarıçapı, yani uçağın muharebe yükü ile görev icra edebileceği azami mesafe. Birinci faktör düşman hava unsurlarının önlenmesi ve hava devriyesi görevleri için önemli. Yalnızca düşman savaş uçakları değil, AWACS havadan erken ihbar ve komuta kontrol uçakları, elektronik istihbarat ve harp uçakları ile tanker uçakları, Çin Hava Kuvvetleri için öncelikli hedefler. Bu tip kritik hedeflerin uzun mesafelerden vurulması için PL-12 ve PL-21 gibi orta ve uzun menzilli havadan havaya füzeler geliştiriliyor. Özellikle kara ve deniz hedeflerine karşı hassas güdümlü silah sistemleri ile icra edilebilecek taarruz görevleri için ise görev yarıçapının uzun olması bir avantaj. Çin’in bu tip görevler için FT ve LS serisi hassas güdümlü bombalar ile YJ serisi seyir ve gemisavar füze aileleri bulunuyor.

Dolayısıyla J-20'nin, hem kara ve deniz hedeflerine hem de hava hedeflerine karşı, çok uzun menzilli güdümlü silah sistemleri ile uzak mesafelerden hassas vuruş kabiliyetli bir uçak olduğu görülüyor.


[2] "Russia to Acquire 76 Su-57s Through 2028", Derek Bisaccio, Forecast International, 16.05.2019: https://dsm.forecastinternational.com/wordpress/2019/05/16/russia-to-acquire-76-su-57s-through-2028/
[3] "Sukhoi Begins Serial Production Of The Su-57, Meanwhile Let’s See What We Know About Russia’s 5th Generation Stealth Jet", Stefano D'Urso, The Aviationist, 01.08.2019: https://theaviationist.com/2019/08/01/sukhoi-begins-production-of-the-su-57-meanwhile-lets-see-what-we-know-about-russias-5th-generation-stealth-jet/
[4] "What’s Going on With Russia’s New Stealth Fighter?", Kyle Mizokami, Popular Mechanics, 18.05.2019: https://www.popularmechanics.com/military/aviation/a27510827/sukhoi-su-57/
[5] "Russian Su-57 Fifth-Gen Fighter Struck Militants In Syria With Cruise Missiles: Defense Minister", SouthFront, 25.05.2018: https://southfront.org/russian-su-57-fifth-gen-fighter-struck-militants-in-syria-with-cruise-missiles-defense-minister/
[7] "Russia's Su-57 Fighter Launches A New Cruise Missile From Its Weapons Bay", Tyler Rogoway, The Drive, 25.05.2018: https://www.thedrive.com/the-war-zone/21105/russia-shows-its-su-57-fighter-launching-a-new-cruise-missile-from-its-weapons-bay
[8] "It's No Surprise India Finally Ditched Its Stealth Fighter Program With Russia", Joseph Trevithick, The Drive, 23.04.2018: https://www.thedrive.com/the-war-zone/20347/its-no-surprise-india-finally-ditched-its-stealth-fighter-program-with-russia
[9] "India still with fifth-generation fighter aircraft project: Russian defence aviation major", ZeeNews, 20.08.2018: https://zeenews.india.com/world/india-still-with-fifth-generation-fighter-aircraft-project-russian-defence-aviation-major-2134541.html
[10] "Assessing the Sukhoi PAK-FA", Carlo Kopp, Peter Goon, Air Power Australia, 15.02.2010: https://www.ausairpower.net/APA-2010-01.html
[11] "Sukhoi PAK-FA : Ivan's Badass Stealth Fighter", Full Frame, 27.08.2015: https://daisetsuzan.blogspot.com/2015/08/sukhoi-pak-fa-ivans-badass-stealth.html
[15] "Rusya'nın Ohotnik-B Projesi", Arda Mevlütoğlu, Siyah Gri Beyaz, 28.01.2019: https://www.siyahgribeyaz.com/2019/01/rusyann-ohotnik-b-projesi.html
[17] "Claws on Show", Piotr Butowski, Air International, Şubat 2019
[18] "China's J-20 Stealth Fighter Today and Into the 2020s", Rick Joe, The Diplomat, 16.08.2019: https://thediplomat.com/2019/08/chinas-j-20-stealth-fighter-today-and-into-the-2020s/
[19] "J-20 fighter makes combat unit debut", Liu Xuanzun, Global Times, 28.07.2019: http://www.globaltimes.cn/content/1159509.shtml
[20] "Çin Yenilenen Hava Kuvvetleri ile ABD’ye Meydan Okuyor", Arda Mevlütoğlu, Anadolu Ajansı, 19.03.2018: https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/cin-yenilenen-hava-kuvvetleri-ile-abd-ye-meydan-okuyor/1093006
[21] "Why China's Stealth Fighter Is No Match for the Air Force's", Dave Majumdar, National Interest, 16.08.2018: https://nationalinterest.org/blog/buzz/why-chinas-stealth-fighter-no-match-air-forces-28912
[22] "Divine Eagle; China’s Massive New Drone Designed to Seek and Destroy F-35s", Military Watch Magazine, 03.06.2019: https://militarywatchmagazine.com/article/divine-eagle-china-s-massive-new-drone-designed-to-seek-and-destroy-f-35s
[23] "KLJ-7A AESA radar being considered for China’s J-20 fighter aircraft", Reuben F Johnson, Jane's Defence Weekly, 16.11.2018: https://www.janes.com/article/84652/klj-7a-aesa-radar-being-considered-for-china-s-j-20-fighter-aircraft



7 yorum:

Unknown dedi ki...

Yazınız için çok teşekkürler arda bey ben izdeliye 30 motoru olmadan su-57 nin ef 2000 tranche 3b den çok üstün olduğunu sanmıyorum. Türkiyenin böyle bir dönemde su 57 almasının rusyanın ekonomik olarak rahatlatma ve pazar reklamının yapılması için yapıldığını düşünüyorum. Şunu gözardı etmemek gerekiyor ki su 57 lerle yada 35lerle heik uçaklarımızla ve savaş gemilerimizle ortak harekat gerçekleştiremeyeceğine inanıyorum. Saygılarımla...

pavase dedi ki...

Elinize sağlık.. Diger projelerin degerlendirmelerini de dört gözle bekliyoruz..

Emr3 dedi ki...

Nefis bir yazı elinize emeğinize sağlık..

Anonim dedi ki...

Değerli yazınız için çok teşekkürler, devamını dört gözle bekliyoruz. :)

Unknown dedi ki...

Elinize, kaleminize sağlık.

Adsız dedi ki...

Çok güzel bilgiler elinize sağlık

Adsız dedi ki...

ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral David Goldfein, J-20'nin F-35 ile karşılaştırılmasına dair bir soruya, meselenin esasen "sistemler sistemi" ve ağ yapısına sahip olmakla ilgili olduğu; bu kabiliyetlerin ABD'ye asimetrik bir avantaj sağladığı dolayısıyla F-35'in J-20 ile karşılaştırılmasının anlamsız olduğu şeklinde bir yanıt vermişti.

Yani elinde F35 de olsa muadili hatta daha gelişmişi de olsa, benim onu entegre ettiğim ve kesintisiz idame edebildiğim veri ağın yoksa bir halta yaramaz, biz onu özellikle asimetrik olarak tamamen hakim olduğumuz bu alana entegre olacak ve ancak onunla anlamlı olacak şekilde tasarladık diyor.

Herşey karşılaştırılıyor konuşuluyor da bu karar noktası hep perdeleniyor. Bize mümkün olduğunca bağımsız sistemler lazım, adam GPS i bir karıştıyor ona angaje herşeyi at çöpe, yerli GPS uydu sistemin mi var, bedava yayın yapmasa navigasyonunu at çöpe. Ha bu bağımsız sistemlere sahip uçakları ortak projelerle üretmek de birçok yerli kazanım sağlar.

F35 alınsın bir miktar, müttefiklerimizle, müşterek kalabildiğimiz konularda, müşterek operasyon yaparız. Ama asli hava gücünü bu sarsılmış ittifaka göre şekillendirmek, hele ki taban tabana zıt BOP tam gaz devam ederken, gaflettir.

Operatif seviyede kafa tutacak kadar hava savunması ve hava kuvvetleri, kaynakların gerisi devasa bir kara ordusuna ve muazzam bir seferberlik sistemine yaslanmalıdır dış tehdit algısını karşılama stratejileri.

Bir Atlı