teknoloji yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20/04/2025

Öngörü, Belirsizlik ve Troçki

Geçtiğimiz hafta bir şirketimizin üst yönetimine verdiğim eğitimde, Polonyalı tarihçi Isaac Deutscher’in, Bolşevik lider Lev Troçki hakkında yaptığı keskin bir tespiti paylaştım. Deutscher, Troçki’nin ileri görüşlülüğünü şöyle tanımlıyordu:

    “Onun ileri görüşlülüğünün kanıtı, öngörülerinin hiçbirinin henüz gerçekleşmemiş olmasıdır.”

Bu ifade, hem ironik hem de çarpıcıdır. Geleceği öngörmek, yani forecasting yapmak, çoğu zaman çifte bir risk taşır: Hem yanılma ihtimali, hem de haklı çıksanız bile, kimsenin hazır olmaması.

11/03/2025

Ekonomik Kalkınma İçin Bilgi Üretmek mi Teknoloji Satmak mı?

Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye, ekonomik büyüme için inovasyonu kullanmaya odaklanarak küresel teknolojik alanda dinamik bir oyuncu olma iddiasına sahip. Bu doğrultuda, 10’uncu ve 11’inci Kalkınma Planlarında görüldüğü üzere özellikle teknoloji alanında kalkınma önceliklerinde önemli bir değişim gerçekleşti: Stratejik odak bilgi üretiminden ticarileşmeye kaydı.

Teknolojik ilerlemelere olan artan yatırımıyla Türkiye, uluslararası arenada rekabetçi bir güç olarak kendini konumlandırmayı hedeflemekte. Bu hedef doğrultusunda kamunun ana stratejisi, fikrî sermayeyi somut ekonomik kazanımlara dönüştürme çabası ekseninde şekillenmiş durumda. Ticarileşme (ya da ürünleşme), sürdürülebilir kalkınma ve küresel rekabet gücünün artırılması için önemli bir itici güç olarak ele alınıyor.

Ülke bu dönüşüm aşamasında ilerlerken, bilgi ile ticari fırsatlardan yararlanma arasındaki denge, Türkiye'nin teknolojik olarak gelişmiş ve ekonomik olarak canlı bir geleceğe doğru gidişatını şekillendirmede önemli hale geliyor.

Erdil ve Akçomak'ın (2021) raporunun da vurguladığı gibi, Türkiye bilim, teknoloji ve inovasyon (BTİ) politika yapımında altı ana konuya odaklanmış bulunuyor:

• Sektör-odaklılık yerine teknoloji-odaklılık,
• Yerli ve milli teknoloji üretimi,
• Bilgi yaratmadan ziyade ticarileştirmenin ön planda olması,
• Yüksek teknoloji, yüksek katma değerli ürünlerin önceliklendirilmesi,
• Dijital dönüşüm
• Ortak yaratım

Altı eğilimden, odak noktasının bilgi yaratımından ticarileştirmeye kayması, neoklasik ve evrimsel ekonomi okullarının BTİ politika yapımındaki rolü hakkında ebedi ve ezeli bir tartışmaya değindiği için özel ilgiyi hak ediyor. Bu değişimin ana nedenlerine girmeden önce, bilginin ticarileştirilmesiyle ilgili politika yapım yönünü genişleteceğim.

07/01/2025

Teknoloji Transferi ve Ekonomik Kalkınma

Teknoloji transferi süreci
(Kaynak: University of Kansas)
Teknolojinin yayılması kavramı, iktisadi kalkınmanın temel itici güçlerinden olarak kabul edilmekte. Adam Jaffe'nin de (2015) vurguladığı üzere, bu kavramın altında bir takım karmaşık süreçler ve mekanizmalar bulunuyor. Teknolojinin transferi ya da yayılması, kendi başına bir katalizör görevi görmüyor. Teknoloji yayılmasının nihai hedefi farklı bağlamlarda bütünleştirilmesi ve kullanılması olsa da, bu süreç ne tekdüze ne de basittir ve genellikle önemli zaman ve yerel koşullara uyum gerektirir.

Mevcut literatürün çoğu, doğrudan yabancı yatırım (Foreign direct investment; FDI) ve çokuluslu faaliyet gibi ölçütleri göz önünde bulundurarak teknoloji yayılmasını makro düzeyde incelerken, bu süreci yönlendiren belirli mekanizmalara ve bağlamsal farklılıklara daha az dikkat ediliyor. Bu farklılıkların en başında ülkelerin kendilerine özgü koşulları yer alıyor. Yetişmiş insan gücü, fikrî ve sınaî mülkiyet hakları, destek ve teşvik mekanizmaları, bilim, teknoloji ve inovasyona dair toplumsal mutabakat ve ülkü birliği, bu farklılıklardan bazıları. Teknoloji transferinin ve nihayetinde özümsenmesinin gerçekleşmesi, bu etkenlere doğrudan bağlı. Başka bir deyişle teknolojinin transfer edilebilmesi için "alan" ve "veren" tarafın bazı ön şartları sağlıyor olması gerek.

23/10/2024

Teknolojiyi İtmek mi Ürünü Çekmek mi?

Teknoloji yönetimini ve teknolojik gelişmelerin istikametini arz - talep dengesi bakımından ele alınca iki ana mekanizma ile karşılaşıyoruz. Bunlardan biri "teknoloji itme modeli" (technology push), diğeri ise "piyasa çekme modeli" (market pull).

Teknoloji itme modeli, temel araştırma geliştirme (ArGe) faaliyetleri ile başlayan, akabinde tasarım ve mühendislik ve en nihayetinde test ve üretim ile kullanıcıya ürünün sunulmasını içeren bir süreç. Burada teknolojiyi, ürünü ve o ürünün kullanım konseptinin belirlenmesinde ana aktörler, sektör (şirketler) ve araştırma kurumlarıdır. Sürecin işletilmesinde piyasadan ya da müşteriden geri besleme alınmakla birlikte, geliştirme ve yenilik için ana itici güç, ana motivasyon müşterinin ihtiyaçları değil. Bu modelde genellikle yenilikçilik, teknolojik potansiyelin sınırlarını zorlamak ve yeni bir değer yaratma hedefiyle ilerler. Bu da, pazarda henüz talebi olmayan ancak potansiyel olarak talep oluşturabilecek ürünlerin geliştirilmesine yol açar. Örneğin, yarı iletken teknolojilerinin ya da lazer sistemlerinin ilk yıllarında bu yaklaşımın etkisi belirgindi.