19 Şubat 2018 Pazartesi

Savunma ve Havacılık: Bir Devrin Sonu

Benim için çok zor bir yazı bu. Defalarca başlayıp silip yeniden yazdım. Yitip giden bir dostun ardından ne söylenir? Birlikte geçirilen güzel zamanlardan bahsetmek en güzeli herhalde: İlk tanışma anı olabilir; dostun bıraktığı izden, kattıklarından, yaptığı iyiliklerden..

Savunma ve Havacılık dergisinin yayın hayatı sona erdi.

1994 yılında, ortaokul öğrencisi iken tanışmıştım Savunma ve Havacılık dergisiyle. O zamanlar her yazdığını anlamıyordum ancak anlamak için büyük bir çaba harcayarak, tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Kişisel olarak savunma sanayiini düzenli takip etmeye başladığım tarih olarak, aboneliğimin başladığı 1994 yılını alırım.

İlk bilgisayarımla, kendimce bir makale yazmaya çalışmıştım Savunma ve Havacılık için. Konu, Irak ordusunun 1991 Körfez Savaşı'ndaki performansı ve Türkiye için alınması gereken dersler idi. Halk Kütüphanesi'nde saatler boyu kaynak taramış, notlar çıkarmış, onları bilgisayarda temize çekmiştim. Yazının sonuç kısmında, Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir ordunun kalitesinin subay sınıfının kalitesi ile ölçüleceğine dair sözüne atıf yapmış, personel eğitiminin önemine değinmiştim. Cesaret edememiş, dergiye gönderememiştim (sonra bu kararımdan çok pişman oldum). Ancak yıllar sonra bu dergiden iki makalem yayınlandı. Hakkı Arıs beyle, insanüstü bir çabayla derginin hazırlanmasında büyük emekleri geçen İbrahim Sünnetçi'yle, Mehmet Demirkol'la tanışma şerefine eriştim.

Savunma ve Havacılık, Türk savunma sanayii için çok önemli bir görevi üstlenen bir yayındı. Derginin, klasik yazılı soru - yanıt usülü röportajları bir yana, önemli projeler ve gündemle ilgili kulis bilgileri, değerlendirmeleri ve her zaman ölçülü eleştirileri çok kıymetliydi. Zira bu bilgi ve yorumlar, sektörün gündemine ışık tuttukları gibi, sürdürülebilir gelişme için hayati öneme sahip bir geribesleme mekanizması işlevi de görüyorlardı.

Savunma ve Havacılık dergisinin yayından kalkması, bu açıdan bir devrin sona ermesini simgeleyen bir olay.

Söylenecek, yazılacak çok şey var ama nasıl, bilmiyorum. Neye yarar, bilmiyorum. Şahsım, bu kıymetli eser, ona emek verenler ve Türk savunma sanayii için çok üzgünüm.

Son söz olarak, Savunma ve Havacılık dergisini yaratan, onu muazzam emeklerle ayakta tutan ve 30 yıl, 180 sayı boyunca bu satırların yazarı da dahil olmak üzere tüm okurlara ulaştıran tüm ekibine en içten şükranlarımı sunarım.

9 yorum:

TRGY POW dedi ki...

Evet katılıyorum. Eskilerden bir Uçan Türk vardı unutuldu gitti şimdi de savunma ve Havacılık dergisi... üzüldüm internetin yan etkileri,

Altan Yilmaz dedi ki...

Savunma sanayi için gerçekten yararlı bir kaynaktı.Diğerleri gibi "cek","cak" yoktu. Show dergisi değildi.Realistti.

ADEM KENAN dedi ki...

Güneş ne zaman doğacak...

Unknown dedi ki...

Ilk sayisindan itibaren okudum.daha oncede c5 gibi dergi vardi. Daha oncesinde de yoktu. Sadece kuvvet dergilerini okurdum.
Fakat fark ettim ki şu birkac yil icinde savunma sanayi mustesarina ve kuvvet komutani ile gnl kurmay baskanina yağ ceken otomatik yikama yaglama makinesine dondu.
Boyle guce odakli dergiler hayatta kalamaz. O yag cektiklerini arastirsinlar bakalim, hic para verip benim gibi dergiyi almislarmi

dr.vedat dedi ki...

M5'le başladım savunma teknolojileri takip etmeye. Simdi MSI kaldi.Ancak şükür ki net var. Ayrıca bu sanayi hızla gelistigine göre yeni yayınlar çıkacaktır. Savunma ve havacılık dergisine sonsuz teşekkürler.

Adsız dedi ki...

bence en son emekli zabitlerin eline düştü ve mahvoldu dergi. bence sakıncalıydı çünkü alman yayın grubuna aitti. çok güzel istihbarat kaynağı olmuştur belkide.belkide bu yüzden kapandı. zaten okumalık bir şeyide kalmamıştı. eskiden çok güzel sistemlerin çalışmasını teferruatlı anlatırdı.

Adsız dedi ki...

La işiniz gücünüz ne mk. Gidin okey oynayın daha yararlı size

Adsız dedi ki...

M5, bu alemde tek geçerim.s&h bir devir daha kapandi ha.ne diyek hayirlisi olsun.uygur

Adsız dedi ki...

aynen ya,bence bunun nedenide kadroya alınan emekli zabitler olabilir.