9 Nisan 2012 Pazartesi

Samimiyet Testi

Fotograflar değil, eylemdir dürüst olan, duruştur.

Türk Devleti o samimiyet testinden geçememiştir.

Ne acıdır buna tanık olmak ve bunu her Uygur Türkü'nün yüzüne baktıkça hatırlayacak olmak...

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Tabii canım, eski hükümetlerimiz Uygur dan çıkmazdı zaten. Onların devrinde böyle fotorafları değil görmek, düşünemezdik yaa neyse.

Bu fotoraftaki sımsıkı sarılmayı göremeyenlere ne yazık..

Adsız dedi ki...

10 yildir Türkiye'nin civisini cikaran mevcut hükümete, eski hükümetlerin topunu tercih ederim. Resmen sov yapiyorlar aldatma ustalari..

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Değerli Adsız (10 Nisan 2012 10:08)

Öncelikle, dikkat ederseniz yazımda "Türk Devleti" ifadesini kullandım, "hükümet" kelimesini değil. Bu seçimi özellikle yaptım zira burada özelde Uygur Türkleri, genelde ise Türk Dünyası'na yönelik politika(sızlığı)mıza eleştirim siyasi değil ilkeseldir. Mevcut hükümet bu politika(sızlığı)yı devam ettirmektedir diye düşünüyorum.

İlaveten, siyasa, eylem ve duruşlar bütünü, öznel ve duygusal jest ve ifadelerden daha anlamlı, kalıcı ve güçlüdür. Bu sarılmanın içerdiği kişisel samimiyete ilişkin bir şüphem yoktur. Ancak eğer ki Türk Devleti'nin Uygur Türkleri'ne yönelik bu kadar derin bir samimiyet içeren bir siyasası olsa idi, Guantanamo'da eza çeken Uygur Türkleri'nden de haberdar olur, göstermelik dahi olsa bir girişimde bulunulurdu.

Öte yandan, mevcut hükümetin Çin toprakları içinde Çin'e rağmen bu tür bir samimiyet gösterisinden ötesine geçebileceğinden de şüpheliyim. O Çin ki komşu Yunanistan ile ekonomik ve politik ilişkileri Türkiye'den daha güçlü ve derindir. O Türkiye ki, başta Suriye, İran ve enerji olmak üzere çoğu konuda Çin'in desteğini aramaktadır.

Sevgi ve saygılarımla

Adsız dedi ki...

Sayın Arda Mevlütoğlu;

27 yıl sonra Başbakanlık nezdinde yapılan ilk ziyareti; kesinlikle katıldığım "Türk Devletinin Türk Dünyası'na yönelik politikasızlığı" tespitinizle, mevcut hükümetin bu politikasızlığa son verme çabası olarak göremez misiniz? Hatta Türk Dişişleri Bakanının Uygur Türküyle verdiği fotoraf da bunun ispatı olarak değerlendirilemez mi?
Beraber izleyip, göreceğiz.

saygılarımla;

Hakan Paksoy
nam-ı diğer adsız (10 nisan 2012 10.08)

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Değerli Hakan Bey,

Evet, kesinlikle görmek isterim ve bunun için bir umut da taşımak isterim. Her ne kadar bu doğrultuda çok fazla bir ışık olmasa da.

Başka bir deyişle, umarım bu fotograf "Dış Türkler'e verilmekte olan önem" algısını kuvvetlendirmek için değil (komik kaçar zira), "Dış Türkler'e yönelik yeni bir stratejinin / açılımın başlangıcı"nı vurgulamak için servis edilmiştir.

Sevgi ve saygılarımla,

A.

Adsız dedi ki...

Merhaba

Şu an Suriye'yi kurtarmak gibi asil bir göreve ( ! ) kilitlenmiş vaziyetteyiz. En samimi müttefikimiz Azerbaycanı bile çileden çıkartan hükümetimizin güç kuvvet isteyen Uygur meselesinden birşeyler çıkarmasını beklemek komedi olur ama ancak bu duruma acı acı gülünür. Ortadoğuda Arap Dünyası gibi her an yön değiştiren bir bölgede liderlik yerine kendi soydaşlarımızla müttefik olmak daha güvenlidir.Onlarsa bizim ilgisizliğimizden dolayı Rusya safına kaymaktadır.Bizden biraz ışık ve güven görseler herşey çok farklı olacaktır. Buna Rusya içindeki Tatarlarıda ilave edersek durum burada fazlasıyla lehimizedir.En azından bu durumda tek rakip Rusya olacaktır. Ama durumda sabah dost dediğinizle akşamüstü savaşta olma ihtimaliniz inanılmaz boyuttadır. Bırakalım Arapları ne halt yerlerse yesinler onların çobanı çok bu sürüden bize zarardan başka bişi gelmez.9 insanımız şehit edildi. Araplarda tık yok. İsraille haybeye arayı açtık. Kara geçen güney kıbrıstaki çakallar oldu.Malesef dış politikamız hayaller ve Amerika'nın bölgedeki yeni siyasetinin kurbanı olmaktadır. Suriye meselesinde kimsenin sesi çıkmıyor. Suriye ile kavgalı biz olduk. Burada soruyorum sizlere Suriye ile olası bir çatışmda Asker bir yakınınız ölür ya da sakat kalırsa yüreğinizden geçecek olan nedir ? Büyük güçlerin ve o bölgedekilerin hesaplaşmasının bedelini ödedikleri için gurur duyacakmısınız ? DİKKAT EDELİM Lütfen aynı oyun Iraka'da oynandı. Önce İran ile savaştırıldı kalanı zaten herkesin malumudur. Yıllarca İran'la karşı karşıya getirilmeye çalışıldık olmadı bu seferde Suriye ile yapmaya çalışıyorlar. Başarmalarına izin vermemeliyiz.

Adsız dedi ki...

Turk'lugu neredeyse yasaklayan Turkiye'lilerin hukumetinin dunya Turk'leri icin gercek ve ciddi bir strateji gelistirdigine inanmak, safliktan da ote birsey olmali ! Selamlar Arda kardes.

Adsız dedi ki...

Irkçılıkla milliyetçilik arasındaki farkı göremeyenler için de "saf"lıktan öte bir tanım vardır..

yakup şahin Karaca dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yakup şahin Karaca dedi ki...

şuanki hükümetin samimiyetsiz yaklaşımı bile,T.C. tarihinde bu hükümetten önceki başa gelmiş tüm hükümetlerden daha değerli ve daha anlamlıdır.

Türklük milliyetçilik üzerine politika yapan devlet bahçelinin uygur bölgesine ziyaretinden hemen sonra 50 yıldır Türkçe eğitim veren Uygur Üniversitesindeki Türkçe eğitim yasaklanması bir tesadüfmüdür.

Samimiyetlilik böyle mi olur.Dürüstlük duruşluk böyle mi olur.

Samimi olmak dürüst olmak Birleşmiş Milletler Kurulunda ki kaderini tayin etme oylamasında Cezayir yerine, bir buçuk milyon cezayir vatandaşını katleden Fransayı mı desteklemekmidir.Fransayı desteklemektense,samimiyetsiz duruşsuz rol yapan ama cezayir lehine oy kullanan bir hükümeti tercih ederim.

hiç olmazsa ondan sonraki gelenler Turgut Özal gibi özür dilemek zorunda kalmazlar.

Bu arada Davutoğlunun yerinde siz olsaydınız ne yapardınız sincan bölgesinin yanından bile geçmeyip onları kaderine tayin edip sincandaki saldırıları görmezden mi gelirdiniz.

Yoksa topla tüfekle Çinin haddini mi bildirirdiniz.

Eleştirmek kolay, çinin sincan ve yunanistan politikası karşısında siz olsanız ne yapardınız.