31 Ağustos 2016 Çarşamba

Fırat Kalkanı Harekâtı - 30.08.2016


30 Ağustos günü görece sakin geçti. ÖSO ile PYD arasında bir çeşit ateşkes anlaşması sağlandığı bilgileri geldi. Bu iddialar Türk Dışişleri kaynakları tarafından yalanlandı.

Cerablus'un batısında IŞİD ile çatışmalar yer yer devam etti. Akşam saatlerinde bir Türk tankının vurulduğu bildirildi.

Gece ise, el Bab'a düzenlenen bir hava saldırısında IŞİD'in önde gelen isimlerinden ve örgütün sözcüsü Ebu Muhammed el Adnani öldürüldü.



TSK'dan yapılan açıklamada 29 Ağustos günü 1630'dan itibaren gerçekleştirilen topçu bombardımanında Cerablus ve çevresindeki 21 hedefe 108 atış yapıldığı bildirildi.

ÖSO gün içinde Münbiç'in kuzeyindeki Sacur Suyu'nun denetimini tamamen ele aldı. Öte yandan PYD'nin Mare'nin güneyindeki iki köyü IŞİD'den ele geçirdiği bildirildi.

Kaynak: @FıratKalkanı

SDG, Türkiye ile Cerablus arasında bir ateşkes anlaşması sağlandığını açıkladı. Anlaşmanın niteliğine ilişkin çelişkili haberler gelmeye devam etse de Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, IŞİD'e karşı düzenlenen operasyonlara odaklanmak için bir çeşit "çatışmasızlık hali" üzerinde mutabık kalındığını iddia edilse de, bu iddialar Türkiye tarafından yalanlandı.

Amerika'nın Ortadoğu ve Orta Asya'daki kuvvetlerinden sorumlu CENTCOM komutanı Orgeneral Joseph Votel, Kürt grupların büyük bölümünün, Fırat'ın doğusuna geçmiş olduğunu söyledi. Votel, tüm odağın IŞİD'le mücadele olması gerektiğini söyledi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Votel'in açıklamasına atıfta bulunarak, PYD'nin aslında Fırat Nehri'nin doğusuna geçtiğini söyledi. ABD tarafından birbiri peşi sıra gelen açıklamalar üzerine Türk Dışişleri bir basın açıklaması yayınladı. Açıklama şöyle:

SC-31, 30 Ağustos 2016, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç'in ABD Savunma Bakanı, Savunma Bakanlığı Sözcüsü, Beyaz Saray Sözcüsü ve DEAŞ’la Mücadele Özel Temsilcisinin Fırat Kalkanı Harekatına İlişkin Kamuoyuna Yansıyan Beyanları Hakkındaki Bir Soruya Cevabı 
Fırat Kalkanı Harekatının amacı bellidir. Harekat, Uluslararası Hukuktan kaynaklanan meşru müdafa hakkımız ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı ilkesi çerçevesinde, oradaki terör belası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını rahatsız etmeyecek noktaya geriletilinceye kadar sürecektir. 
Müttefikimiz ABD’nin, Münbiç şehir merkezine yönelik olarak Haziran ayında başlayan ve şehrin DEAŞ’tan arındırılması suretiyle tamamlanmış bulunan operasyon öncesinde tarafımıza ilettiği, herhangi bir PYD/YPG unsurunun operasyonun ardından Fırat nehrinin batısında kalmayacağı yolundaki taahhüdünün bir an önce gerçekleşmesini bekliyoruz. 
ABD’li yetkililerin Fırat Kalkanı Harekatı’nın kapsam ve hedefleri konusundaki beyanları üzerine ABD’nin Ankara Büyükelçisi nezdinde üst düzeyde gerekli girişim yapılmış ve bu tarz beyanların hiç bir şekilde kabul edilemez bulunduğu, müttefiklik hukukuyla bağdaşmadığı vurgulanmıştır.

TSK, sınırdaki birlikleri takviye etmeye devam etti. Gün boyunca bölgeye tank ve zırhlı araç sevkedildi.

Akşam saatlerinde Cerablus'un batısında IŞİD tarafından bir tanka füze ile saldırı gerçekleştirildi. Olayda, biri Özel Kuvvetler Komutanlığı mensubu tabur komutanı Yarbay olmak üzere üç asker yaralandı. TSK tarafından düzenlenen karşı saldırı ile füzenin ateşlendiği bina ile silahlı bir araç imha edildi.

Değerlendirmeler

PYD'nin Mare'nin güneyindeki köyleri ele geçirmesi, el Bab'a yönelik bir tazyik uyguladığının habercisi olabilir. Nitekim bu kentteki IŞİD lider kadrosundan Adnani'nin ölüdürülmesi de, kente düzenlenecek bir saldırının işareti gibi görünüyor.

el Bab, ABD destekli PYD ile Türkiye destekli ÖSO'nun çıkarlarının çatıştığı bir düğüm noktası. Bu kent, PYD için Kürt Koridoru'nu tamamlama yolunda önem taşıyor. Benzer şekilde ÖSO için de Halep'in kuzeyinin hakimiyetinin sağlanması ve Türkiye için sınır boyunca güvenli bölgenin kurulması açısından da kritik. el Bab'ın, PYD unsurlarının Fırat'ın doğusuna geçmeleri ile birlikte Türkiye - ABD arasında önemli bir sorun haline gelmesi olası.

Fırat Kalkanı Harekâtı'nın yedinci gününde Türkiye üçüncü tank kaybını yaşadı. Harekât uzadıkça gerek saldırılar gerekse arıza vb nedenlerle geçici ya da kalıcı araç kayıpları yaşanabilir. Bölgede kullanılmakta olan M60A3 ana muharebe tankları ve ACV-15 zırhlı muharebe araçları, asimetrik nitelikte bir harekâta uygun beka kabiliyetine ve donanıma sahip değildir. Kara Kuvvetleri envanterindeki, kısmen M60T'ler hariç, hiç bir tank ve zırhlı muharebe ya da personel taşıyıcı araçların da büyük kısmı bu tip operasyonlara uygun donanım ve niteliklere sahip değildir.

Beş yıldır süren Suriye İç Savaşı, savaşn tüm gruplar ve onları savaştıran ülkeler için büyük bir muharebe laboratuarı görevi görmektedir. Edinilen derslerin önemli bir kısmı, tanksavar taktik ve teknikleri ile ani ve sonuç alıcı vur kaç türü operasyonlardır.

i. Fırat Kalkanı Harekâtı'nın uzaması,
ii. Fırat Kalkanı Harekâtı alanının genişlemesi
iii. Destek verilen ÖSO gruplarının etkinlik ve disiplinlerinin çözülmesi

gibi olasılıklar, bölgedeki birliklerin maruz kalacakları riskleri artıracaktır. Böyle bir duruma karşı önlem olarak harekâta katılan TSK unsurlarının modern araç ve ISR kabiliyetleri ile süratle takviye edilmesinde büyük fayda vardır.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

ÖSO'nun elindeki teçhizat ve miktarları ile ÖSO savaşçılarının sevk ve idarelerinin ne kadar organize şekilde yapılabildiğide önemli hususlar. hakeza harekat etkinlikleri de. gördüğüm kadarıyla ellerinde piyade bölüğü seviyesinde silahlar var, adetler ve mühimmat miktarları ise meçhul. korktuğum gibi bu silahlar tek tük ise anca 90-100 kişilik birliklerle harekat yapabiliyorlardır. gerçi gayetle muhtemel muhatapları da benzer durumdadır ama muhaliflerin tek başlarına zaptedilen bölgeyi koruyabileceklerinden kuşkuluyum. zannımca çizgi ister el-Bab - Menbiç hattının kuzeyinden isterse güneyinden çekilsin bu hattı etkin bir şekilde tutabilmek için Başika'daki birlik gibi obüs, tank ve özel kuvvetler personeliyle donatılmış en az 2 belki 3 üssün kurulması ve iç savaşın sonuna kadar kalıcı olması gerekiyor. ya da eğit-donat faaliyetinin, ÖSO'yu düzenli bir ordu misali o bölgeyi muhafaza edebilecek seviyeye getirene dek tek başına Türkiye tarafından etkin bir şekilde yürütülmesi lazım.
uygur