28 Mart 2016 Pazartesi

Havadan Atılan Güdümlü Topçu Roketleri

F-16'nın kanatları altında dört adet IAI Sky Sniper görülüyor
Roket
Topçu roketi
Güdümlü topçu roketi
Havadan atılan güdümlü topçu roketi

Şubat ayı sonunda İsrailli IAI (Israel Aerospace Industries) şirketi, Sky Sniper isimli yeni bir havadan atılan güdümlü silah sisteminin tanıtımını yaptı.

Sky Sniper aslında, savaş uçağından atılabilen, GPS güdümlü bir topçu roketi.

Roket, en yalın tanımı ile, roket motorunun yarattığı itki ile hedefe tevcih edilen mühimattır. Roket motoru ise, içerdiği yakıtı, havaya ihtiyaç duymaksızın yakıp yüksek bir etki gücü yaratan motor çeşididir. Bu yakıtın katı ya da sıvı halde türevleri kullanılabilir.

Topçu roketi, muharebe sahasında ateş desteği sağlamak üzere topçu birlikleri tarafından kullanılan rokettir. Çoğunlukla çok namlulu roketatar (ÇNRA) sistemlerinden fırlatılırlar. Geniş bir alanı baskılamak için kullanılırlar.

Güdümlü topçu roketleri, çeşitli güdüm - kontrol sistemleri ile isabet hassasiyeti artırılmış topçu roketleridir. Lazer, INS/GPS gibi sistemler ve kanatçıkları ve/veya itki motorları yardımı ile uçuş sırasında yörünge düzeltme ve vuruş aşamasında son manevra yapabilirler (Ör: GMLRS, Romah, Accular, WS-22, SS-AV-40)

Havadan atılan güdümlü topçu roketinin esprisi ise, roket gövdesinin yer çekimini zaten taşıyıcı platform ile yenmiş olmasıdır. Bu sayede menzili ve taşıyıcı platformun hızından dolayı uçuş hızı büyük ölçüde artmış olacaktır.

Basit ve bir o kadar da etkileyici bir inovasyon aslında. İlginçtir ki, son dönemde benzeri sistemler görülmeye başladı.


B-52 Stratofortress bombardıman uçağı gövdesine takılı
GAM-87 Skybolt balistik füzesi
Karadan karaya vuruş görevleri için tasarlanmış roket / füze sistemlerinin havadan atılması fikri çok yeni değil aslında. Soğuk savaş döneminde ABD'de, nükleer başlık taşıyan balistik füzelerin stratejik bombardıman uçaklarından fırlatılması konsepti üzerinde çalışılmıştı.

1950'lerin sonlarından itibaren uçaksavar füze sistemlerinin gelişmeye başlaması, bombardıman uçaklarının düşman ülke toprakları üzerinde uçmasını imkânsız kılmıştı. Öte yandan silolarda depolanan balistik füzeler, atıştan hemen önce uzun süren yakıt dolum ve ateşe hazırlık işlemlerinden geçmek zorundaydı. Bu zaman zarfında da düşman hava saldırısına karşı savunmasız durumda oluyorlardı.

Uzun menzilli, dolayısıyla havada uzun süre kalabilen bombardıman uçakları taşıyacakları balistik füzeler ile hedeflerine, düşman hava savunması menziline girmeyecek kadar uzakta havada bekleyebilir, emir geldiğinde hedeflerine doğru füzelerini ateşleyebilirlerdi. Bu da, böyle bir kombinasyonu ideal bir caydırıcı güç haline getirirdi, çünkü karadaki sabit siloların aksine bu füzelerin ateşlendikleri rampaların konumunu kestirmek neredeyse imkânsızdı.
Minuteman Ib balistik füzesi, C-5A Galaxy stratejik nakliye
uçağının yükleme rampasından ateşlenmek üzere bırakılıyor

GAM-87 Skybolt füzesi, bu konseptin ürünü olarak ortaya çıktı. Ancak denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Ayrıca o dönemde güdüm - kontrol ve seyrüsefer sistemlerinde kaydedilen gelişmeler ile nükleer tahrikli denizaltıların çok daha etkili bir balistik füze fırlatma rampası olarak ortaya çıkması, fikrin rafa kaldırılmasına neden oldu. Daha sonra da 1970'lerde Minuteman 1 tipi kıtalararası balistik füzelerin C-5 Galaxy stratejik nakliye uçaklarından atılması gündeme geldi. Bu projede bir atış denemesi gerçekleştirildi ancak teknik zorluklardan dolayı daha ileriye gidemedi.

Füzelerin menzil ve güdüm hassasiyetlerinin gelişmesi, benzer çözümlerin gündeme gelmesini uzun süre gereksiz kıldı. Ancak,

- Hava savunma sistemlerinin kabiliyetlerinin artması,

- Özellikle yüksek öneme sahip hedeflerin (hava savunma sistemleri, stratejik üsler, altyapı tesisleri vb) görece düşük maliyetle imha edilebilmeleri ihtiyacı ve


- Uzun menzilden hassas vuruş imkânı sağlayan seyir füzelerinin yüksek maliyeti etkenlerinden dolayı, alternatifler üzerinde çalışılmaya başlandı. Bu kapsamda İsrail'den iki, Çin'den ise bir tasarım mevcut.


MARS

Israel Military Industries (IMI) tarafından geliştirilen MARS (Multi-Purpose Air-Launched Rocket System; çok maksatlı havadan atılan roket sistemi), kamuoyuna ilk kez Şili'deki FIDAE 2012 fuarında tanıtıldı. Roketin gerçek boyutlu maketi ise ilk kez Polonya'daki MSPO 2013 fuarında sergilendi. MARS, çok büyük bir olasılıkla aynı şirketin ürünü olan EXTRA topçu roketinin bir türevi: Bu yönde 2012 yılında bazı haberler de basında yer almıştı.

Roket, iki ayrı gruba mensup taktik savaş uçakları tarafından taşınabilecek şekilde tasarlanmış. MIL-STD-1553 veriyolu kullanan F-15, F-16, F-18, Typhoon, Kfir, Su-30, MiG-29 gibi modern uçaklar ile daha eski nesil MiG, Mirage, F-5 ve benzeri uçaklar. İlk gruptaki uçaklar hedef bilgilerini rokete uçuş sırasında yükleyebilirken, diğer eski nesil uçakların taşıdığı MARS'a hedef koordinatları yalnızca kalkıştan önce yüklenebiliyor. Uçuş sırasında hedef bilgisinin yüklenebilmesinin avantajı, kesin konumu kalkışa kadar bilinmeyen ya da uçuş sırasında öncelik kazanan bir hedefe saldırılabilmesi.

INS/GPS güdüm - kontrol sistemine sahip MARS, katı yakıt kullanan bir motora sahip. Roketin teknik özellikleri şöyle:

Toplam uzunluk: 4.4m
Çap: 306mm
Ağırlık: 500kg
Azami sürat: 0.95M
Menzil: 100km
Harp başlığı: 120kg yüksek infilaklı parça tesirli
Azami ateşleme irtifası: 12,192m

MARS'ın tipik hedefleri olarak komuta kontrol merkezleri, hava üsleri, stratejik altyapılar ve ikmâl merkezleri belirtilmiş. IMI şirketi MARS'ı, özellikle JDAM, Paveway vb modern hassas güdümlü silah sistemlerini taşıma kabiliyeti olmayan eski nesil savaş uçakları için ideal bir çözüm olarak pazarlıyor. Zira bu sınıftaki uçakların MARS ile donatılması için herhangi bir aviyonik ya da yapısal tadilat gerekmiyor.

Sky Sniper

Israel Aerospace Industries (IAI), Sky Sniper roketini ilk kez bu yıl 28 Şubat günü yayınlanan bir video ile tanıttı. Uzun menzilli ve hassas isabet oranına sahip bir roket olarak tanıtılan Sky Sniper, aynı MARS gibi INS/GPS güdüm kontrol sistemine sahip.

Şirket, Sky Sniper'ın F-15, F-16, F-18, Su-30, MiG-29 ve Kfir gibi savaş uçakları tarafından taşınabildiğini belirtiyor. Şirket tarafından paylaşılan temsili görselde, bir F-16, roketten dört adet taşırken görülüyor. Rokete hedef bilgisi uçuş sırasında uçak tarafından yüklenebiliyor. Harp başlığı ihtiraklı ya da temas moduna ayarlanabiliyor.

IAI tarafından roket ile ile ilgili herhangi bir teknik veri paylaşılmış değil. Sadece roketin sesüstü (süpersonik) hızda vuruş yaptığı belirtilmiş.


JF-17'nin kanatları altında iki adet CM-400AKG
CM-400AKG

Havadan atılabilen güdümlü roket sistemleri alanındaki üçüncü sistem ise, bu sınıfta aktif hizmete girmiş ilk ürün olan CM-400AKG.

Çinli CASIC (China Aerospace Science and Industry Corporation) üretimi roket, SY-400 adlı INS/GPS güdümlü taktik balistik füzenin uçaktan atılabilen bir türevi. CM-400AKG, halen Pakistan Hava Kuvvetleri'nin JF-17 Thunder taktik savaş uçakları tarafından taşınıyor.

Bu roket ile ilgili ilk bilgiler Pakistan Hava Kuvvetleri yetkilileri tarafından 2011 Kasım'ında açıklandığında, C-802 (YJ-82) gemisavar füzesinin bir türevi olduğu değerlendirilmişti. Ancak ertesi yıl ayrıntılar netleşince, CM-400AKG'nin, özellikle Hint Deniz Kuvvetleri'ne ait uçak gemilerine karşı kullanılmak üzere geliştirilmiş havadan atılan bir güdümlü balistik füze olduğu netleşti.

Pakistan ordusu tarafından tüm testlerinin tamamlanmış olduğu duyurulan CM-400AKG'nin teknik özellikleri şu şekilde veriliyor:

Uzunluk: 5.1m
Çap: 400mm
Ağırlık: 910kg
Harp başlığı: delici ya da yüksek infilaklı parça tesirli
Güdüm - kontrol sistemi: INS/GPS + pasif radar tarayıcı ya da INS/GPS + IIR
CEP (İsabet hassasiyeti): 5 - 10m
Menzil: 180 - 250km
Azami sürat: 4.5 - 5M

Çinli ve Pakistanlı yetkililer, CM-400AKG'nin JF-17 için geliştirilmiş olduğunu bildirmişler. Roket henüz ihraç pazarlarına sunulmuş değil. Roketin Çin Hava Kuvvetleri hizmetinde de olduğu iddia ediliyor.

CM-400AKG, uçaktan ateşlendikten sonra yüksek irtifaya tırmanıyor ve hedefe yaklaştıktan sonra dalışa geçiyor. Sahip olduğu yüksek sürat ile düşman hava savunmasına hedef olması zorlaşıyor ve elde ettiği yüksek kinetik enerji sayesinde tahribat gücü artıyor.


Değerlendirme

Burada görülen, mevcut bir ihtiyaca yanıt vermek için yeni bir teknolojinin geliştirilmesi değil, mevcut teknoloji ve çözümlerin yaratıcı bir şekilde bir araya getirilmesi.

Bu sistemlerin vaat ettikleri avantajlar şöyle sıralanabilir:

Yüksek değere sahip sabit ya da düşük hızlı hedeflerin düşük maliyetle imha edilebilmesi
Özellikle hava savunma sistemlerinin, çok sayıda yüksek hızlı ve yüksek isabet yetenekli sistemle farklı yönlerden ateş altına alınabilmesi (satürasyon saldırısı)
Taşınmaları için uçak üzerinde kapsamlı ve pahalı tadilat işlemi gerektirmemeleri
Uzun menzilden saldırı kabiliyeti sunmaları
Yüksek süratleri sayesinde sahip oldukları kinetik enerji ve dolayısıyla tahribat (özellikle delici harp başlığı ile) kabiliyeti

Türk Dil Kurumu, "inovasyon" kavramının Türkçe karşılığı olarak "yenileşim" kelimesini öneriyor. Dilimizde tam ve net açıklayıcı bir karşılığı ne yazık ki yok. Bu konudaki temel kaynak belge olan Oslo Kılavuzu'na göre ise inovasyon, bir ürün, süreç ya da pazarlama yönteminde "önemli derecede" iyileştirme veya yeniliği kapsar. Buna göre bir yenilik için asgari koşul,

- Ürün
- Süreç
- Pazarlama yöntemi
- Organizasyonel yöntemin yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş olmasıdır.

Dolayısıyla bir inovasyon her zaman yeni bir icat olmak zorunda değildir (Çok bilinen bir örnek, "Üçü bir arada" kahveler bir inovasyondur. Burada ne kahve ne de ambalajı yeni bir icattır, ancak kahveyi bu formatta sunmak bir inovasyondur).

Bu nedenle havadan atılan güdümlü roketler, maliyet - etkin bir inovasyon olarak yakından incelenmeyi hak ediyor.

8 yorum:

Erkan Öztürk dedi ki...

merhaba
Havadan atılan güdümlü topçu roketi ile normal aim9 tarzı bir füzenin maliyet farkı ne kadar?
Turaf da bu tip roketler mevcutmudur?

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

Bu konuda bir tahmin yapmak güç. Zira söz konusu üç roketten ikisi henüz geliştirme aşamasında ve Çin yapımı olana ilişkin herhangi bir maliyet bilgisi yok.

Açık kaynak bilgilerine göre dünyada halen bu tipteki roketler sadece yazıda adları geçen modeller. Türkiye'nin elinde T-300 Kasırga topçu roketleri var ancak bunlar karadan karaya topçu roketleri. Yazıda bahsi geçen sistemlere benzer hale getirilmeleri için önce güdüm sistemi eklenmesi ardından da uçaktan atılabilir hale getirilmeleri gerekecektir.

Abuzer Kuru dedi ki...

Halihazırda TSK'nın elinde güdümlü topçu füzesi olarak; yerli 150 km menzilli Yıldırım Füzesi ve 165 km menzilli ABD menşeli ATACMS füzeleri vardır. Her ikisi de boyut olarak F 16 veya F-4 uçağının taşıyamayacağı ebatlardadır. TSK halen 302 mm Kasırga Roketlerini güdümlü hale getirmek için çalışmaktadır.(K+ Projesi http://www.kkk.tsk.tr/Modernizasyon/Modernizasyon.aspx) Kasırga Roketini de mevcut uçaklarımızla kullanılması mümkün değildir. Ancak güdümlü 122 mm'lik ÇNRA mühimmatı geliştirildikten sonra böyle bir projeye girişilebilir. Ancak gündemde böyle bir çalışma yok. Hava Kuvvetleri halen akıllı mühimmat olarak Kanatlı Güdüm Kiti ve SOM Füzesi üzerinde çalışmaktadır. TSK'nın görünür gelecekte böyle bir projeye girişeceğine pek bir ihtimal vermiyorum. TSK topçu roketlerini güdümlü hale getirmek için çalışma ihtimali daha yüksektir.

Miraç Öztürk dedi ki...

Hocam merak ettiğim bir konu var. Bildiğim kadarıyla Minuteman gibi IBCM ler atmosfer dışına çıkıp orada yol kat ettikten sonra terminal safhaya geçiyor.
Amerikalılar bu IBCM yi uçaktan paraşütle bıraktıktan sonra füze atmosferin dışına nasıl çıkıyor. Çıkmıyorsa balistik füzenin yapısı, çalışma sistemi değiştiriliyor olmalı.

Adsız dedi ki...

uçaktan atılması uçuş rejimini değiştirmiyor anladığım kadarıyla. paraşüt bir aparatla füzenin burun kısmına bağlandığı için uçaktan paraşüt yardımıyla çıktıktan sonra füzenin motor kısmı yere bakacak şekilde dik konuma geliyor. sonra da füze ateşleniyor.
http://www.defensetech.org/2012/02/17/video-a-c-5-galaxy-air-launches-an-icbm-what/
http://edition.cnn.com/2013/08/09/travel/c5-galaxy-dover-museum-minuteman-missile/
sky sniper'ı ilk duyduğumda aklıma arrow füzesavar füzesinin testlerinde balistik füze tehdidini canlandırmak için kullanılan sparrow serisinden füzeler (AIM-7 değil) geldi. muhtemelen bu füzeler temel alınarak geliştirilmiş olsa gerek.
http://defense-update.com/wp-content/uploads/2012/02/Sparrow.jpg
uygur

Selim Erkovan dedi ki...

Kusura bakmazsanız bir şey sormak istiyorum. Madem hedef koordinatları önceden yüklenebiliyorsa bu roketlerin füzeden farkı nedir?

Adsız dedi ki...

topçu roketlerinin güdümlü hale getirilmeye başlanmasıyla, topçu roketi ve füze arasındaki ayrım çizgisi giderek bulanıklaşıyor. belki ayırıcı unsur çap ve dolayısıyla menzil ve o menzile taşıdığı faydalı yük olabilir. hızlarıda ayırıcı bir unsur olarak değerlendirilebilir mi? araştırmak lazım.
uygur

Onur Kantarci dedi ki...

Sakarya çnra gudum kiti takildi bilgilerinize