27 Ağustos 2009 Perşembe

Haftalık Bakış #13: Yunan Hava Kuvvetleri 2009 ve Sonrası – 2

Yunanistan'ın güncel savunma tedarik ve modernizasyon faaliyetlerini incelediğim çalışmamın, hava kuvvetleri projeleri ile ilgili bölümünün ilk kısmını geçen hafta bu köşede sizlerle paylaşmıştım. Bu haftaki yazımda, elektronik harp ve özsavunma sistemleri, EMB-145H HEİK projesi ile ileri jet eğitim uçağı tedarik programı ile ilgili bölümleri kaleme aldım. Önümüzdeki hafta nakliye uçağı, arama & kurtarma helikopteri, İHA programları ve mühimmat tedarik çalışmalarını aktaracağım.

Söz konusu çalışmayı tamamladığımda en kısa süre içince siz SavunmaSanayi.net okurlarının dikkatine sunacağım.




Elektronik Harp ve Özsavunma Sistemleri

Yunanistan, Peace Xenia I ve II projeleri ile aldığı Block 30 ve Block 50 F-16’lar için, Eylül 1993’te 66.7 milyon Dolar’lık bir sözleşme ile Raytheon’un ASPIS (Advanced Self-Protection Integrated Suite) sistemini seçmişti. Litton AN/ALR-66H RWR (Radar Warning Receiver, Radar İkaz Alıcısı), Tracor (sonradan BAe Systems) AN/ALE-47 CMDS (Counter Measure Dispenser System; karşı tedbir salıcısı) ve Litton AN/ALQ-187 DIAS (Defensive Integrated Avionics System) elektronik harp sisteminden oluşan ASPIS’in rakipleri, Loral AN/ALQ-178 Rapport, Dassault Electronique EWS-16 ve Marconi Defence Systems’in Zeus sistemleri idi. Proje, tüm uçaklara RWR ve CMDS takılmasını içerirken AN/ALQ-187 ile donatılacak uçak sayısı 33 olarak belirlendi. ASPIS entegrasyonu, 1995’te başlayıp sorunlu geçen bir test sürecinden sonra, 1997 – 1999 yılları arasında gerçekleştirildi.

Yunanistan’ın, Peace Xenia III projesi ile aldığı 60 adet F-16 Block 52+ uçaklarına takılacak elektronik harp sistemi için açtığı ihaleye iki aday katıldı: Elisra SPS-3000 ve Raytehon ASPIS II. İsrail’in F-16I Soufa uçaklarında da kullanılan SPS-3000, projede en avantajlı aday konumundaydı. Ancak İsrail ürünü olan bu sistemi satışı, ABD engeline takıldı. İsrail istisnası haricinde, FMS programı ile ihraç ettiği uçaklara yabancı kaynaklı elektronik donanım engtegre edilmesine izin vermeyen ABD, SPS-3000 sistemine veto koydu. Bu, ihaleden SPS-3000’in safdışı kalması ve FMS programı aracılığı ile ABD Hava Kuvvetleri üzerinden tedarik edilecek ASPIS II’nin, biraz da mecburen, seçilmesi anlamına geliyordu.

Peace Xenia III ile alınan 60 adet F-16 Block 52+ uçağı için ise, modern elektronik harp sistemi olarak, bir önceki nesil ASPIS’in halefi olan ASPIS II sistemi seçildi. ASPIS II, Northrop Grumman AN/ALR-93 RWR, Raytheon AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi, BAe Systems AN/ALE-47 CMDS, MBDA AN/AAR-60 MWS (Missile Warning System, Füze İkaz Sistemi) bileşenlerinden oluşuyor. 242 Milyon Dolar değerindeki ASPIS II sözleşmesi, 29.04.2003 tarihinde bir sözleşme imzalandı. Ayrıca ilk ASPIS projesindeki opsiyon paketi de işletilerek ASPIS’lerin işlemci kapasiteleri artırıldı, DRFM (Digital Radio Frequency Memory; Sayısal Telsiz Frekans Hafızası) modülleri eklendi ve 29 adet F-16C Block 50 için AN/ALQ-187 elektronik harp sistemi tedarik edildi.

Sözleşme takvimine göre Nisan 2009’da tamamlanması öngörülen projede, entegrasyon ve test süreçlerindeki sorunlar nedeniyle yaklaşık 2 senelik bir gecikme söz konusu. 2009 başı itibariyle tam kapasite seri üretim ve entegrasyona geçilebilmiş değil. Dolayısıyla, teslimatları 2002 – 2004 arasında tamamlanan Peace Xenia III F-16 Block 52+’larının neredeyse tamamı halen elektronik harp ve özsavunma sistemi olmadan uçmaktalar.

Peace Xenia III’den sonra Peace Xenia IV F-16’ları için de ASPIS II seçildi. Toplam 33 adet sistem için Raytheon şirketi ile 01.08.2006 tarihinde 96 Milyon Dolar’lık bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşmede sistemlerin sadece laboratuar / yer testleri yer alması, uçuş testlerinin öngörülmemiş olması, Savunma Bakanlığı ve YHvK kurmay kademesini, Yunan savunma basınının eleştirilerinin hedefi haline getirmişti. Takip eden süreçte gerek test uçuşlarına ilişkin sözleşme sıkıntıları, gerekse AN/ALR-93 RWR’nin entegrasyonuna ilişkin sorunlar nedeniyle, Raytheon’un sözleşmesi, 22.06.2007 tarihinde, uçuş testlerini de kapsayacak şekilde tadil edildi ve toplam proje bedeli 115.2 Milyon Dolar’a yükseldi. Önceki projelerin aksine bu sefer sistemler uçaklara üretimleri sırasında entegre edilmekteler.

Öte yandan YHvK, hizmetteki C-130 nakliye uçağı ve AS-332 Super Puma A&K helikopterlerini özsavunma sistemleri ile donatmak için de hazırlık yapıyor.

Çokuluslu insani yardım, barışı tesis etme ve koruma harekâtlarına katılım, en son 2006 İsrail – Lübnan Savaşı’nda da görüldüğü üzere yurttaşların kriz bölgesinden hızlı, güvenli ve etkin biçimde kurtartılması, kaçakçılık, korsanlık ve yasadışı göçle mücadele gibi savaş dışı görevlerin giderek artan oranda gündeme gelmesi, YHvK helikopter ve C-130’larının bu görevlere yönelik olarak tadil edilmesi ihtiyacını doğurdu. Bu bağlamda söz konusu uçak ve helikopterlerinin özsavunma kabiliyetlerinin artırılması öncelik arz etmekte.

İçeriği henüz netleşmemiş ancak RWR, MWS ve CMD altsistemlerinin dahil olması muhtemel projenin bütçesi 16 Milyon Euro olarak tahmin ediliyor. Projenin 2010’dan sonra başlatılması bekleniyor. Muhtemel aday şirketler Northrop Grumman, Raytheon, Elisra, Elbit, Rafael ve EADS ve OGMA.


EMB-145H Erieye Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) Uçağı Tedariği

Yunanistan’ın 1996 yılından sonra başlattığı geniş çaplı modernizasyon faaliyetlerinde, komuta, kontrol, haberleşme ve istihbarat sistemleri kalemleri önemli yer tutmaktaydı. Bu kapsamda Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HEİK) sistemi tedariği en önemli kalemi teşkil etmekteydi.

Yunanistan’ın ihtiyacına yönelik olarak en şanslı görülen aday, Northrop Grumman üretimi E-2C HawkEye 2000 HEİK uçağı idi. Ancak Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos 15.12.1998 tarihinde sürpriz bir şekilde Embraer üretimi EMB-145 uçağına monteli Ericcson Erieye HEİK sistemini seçtiğini duyurdu. Toplam 4 uçağı kapsayan ve 363 Milyon Euro bedelindeki sözleşme 02.07.1999 tarihinde imzalandı. Sözleşme bedeli ilerleyen süreçte 530 Milyon Euro’ya yükseldi.

Eriyeye seçimine ABD, uçağın sistemlerinin NATO uyumlu olmayacağı ve sırf bu uyumluluk sorununun giderilmesi adına, kendi önerdiği çözümlerin (C-130 monteli MESA radarı ve E-2C 2000) iki katı pahalı bir sistemin seçilmesini öne sürerek büyük tepki gösterdi. İsveç’in NATO üyesi olmaması ve NATO standartlarından farklı olarak kendi datalink altyapısına sahip olması hususları göz önünde bulundurulacak olursa ABD’nin tepkisi kısmen doğru hususlara işaret etmekteydi. Nitekim bu sorunlar geliştirme sürecinde yoğun olarak gözlendi, kesin kabul büyük gecikmelerle ancak 2008 yazında gerçekleştirildi.

Erieye’ların teslimatına kadar geçen süreçte YHvK personeli, Haziran 2001 – Eylül 2003 arası dönemde, İsveç HvK’nden kiralanan Saab S-100B Argus uçakları üzerinde eğitimlerini gerçekleştirdiler. Üretimi tamamlanan ve EMB-145H Erieye olarak sınıflandırılan HEİK uçaklarından ilki Yunanistan’a 16.10.2003 tarihinde ulaştı. Kalan üç uçak ise Mayıs 2005’te teslim edildi. Ancak uçakların kesin kabulü, datalink, IFF (Identification Friend or Foe; Dost Düşman Tanımlama) ve diğer muhabere sistemlerinin entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar nedeniyle gecikti. 2 – 4 GHz dalgaboyunda çalışan Ericcson Erieye radarına ilave olarak 5 adet Saab operatör konsolu, Elettronica ALR/755(V)5 elektronik destek sistemi Link 11/14/16 data link, MBDA Elipse-ADS karşı tedbir sistemi, Thales UHF telsiz, TSA/TSB 2500 MkXII entegre IFF, KY-100 muhabere ve KG-40 kripto sistemleri ile donatılan uçaklar 380 numaralı filoda 2008 ortalarında hizmete girdiler. Yunan Erieye’lerin ilk denemesi NATO’nun müşterek Noble Midas 2008 tatbikatı sırasında oldu.


İleri Jet Eğitim Uçağı (LIFT) Projesi

F-16 ve Mirage 2000 gibi yüksek performanslı ve modern aviyoniklere sahip savaş uçaklarını etkin biçimde kullanacak pilotları yetiştirebilmek için bir ileri jet eğitim uçağına (LIFT; Lead-In Fighter Trainer) olan ihtiyaç, söz konusu uçakların envantere girmeye başladığı 1990’ların başlarından bu yana gündemdeki yerini koruyor.

YHvK’nin halen ileri jet eğitiminde kullandığı North American T-2E Buckeye uçakları, 1974 – 1976 yılları arasında hizmete girdi. Zaman içerisinde kaza kırım nedeniyle sayıları 35’e düşen Buckeye’ların sayısını tamamlamak için ABD’nin envanter dışına çıkardığı 5 adet T-2C, 2001 yılında teslim alındı. T-2E/C uçakları, 362 ve 363’ncü Filolar’da görev yapmaktalar. Faydalı hizmet ömürlerinin sonuna gelen, TACAN haricinde herhangi bir modern seyrüsefer ya da aviyonik sistemine sahip olmayan Buckeye’lar, modern bir savaş uçağını kullanacak bir pilotun ihtiyaç duyacağı sistem kullanım ve taktik tecrübesini kazandırmaktan oldukça uzaklar.

40 – 45 adet yeni nesil LIFT uçağının tedariğini içeren proje 1990’ların ikinci yarısından bu yana TÇD (Teklife Çağrı Dosyası) aşamasına bir türlü ulaşamadı. Son 10 yılda Dassault-Breguet-Dornier Alpha Jet, EADS MAKO, Aermacchi MB-339FD, Yakovlev-Aermacchi Yak/Aem-130, Aero Vodochody L-59F ve hatta modernize edilmiş McDonnell Douglas TA-4J Skyhawk bile değerlendirmeye alındı.

Orijinal plan, T-2’lerin 2010’dan itibaren yeni uçakla değiştirilmesi idi. Ancak bunun için en iyimser senaryo dahilinde 2006 – 2007 arasında TÇD yayınlanmış olması gerekliydi. Ne var ki en son 2009 Paris Hava Şovu sırasında Yunan yetkililer, özellikle küresel ekonomik krizin de etkisiyle, TÇD’nin en erken 2010 ikinci yarısında yayınlanabileceğini açıkladılar. 2006 – 2010 5 yıllık tedarik planında bu proje için ayrılmış bütçe yaklaşık 900 Milyon Euro idi.

LIFT tedarik sürecinin bu kadar uzamasının bir başka sebebi olarak, Yunanistan’ın, Avrupa müşterek pilot eğitim programı olan EuroTrainer projesinin üyesi olması ve bu girişime yoğun destek sağlaması olarak gösteriliyor. Programın başarısının beklenmesi ile ülkenin acil ihtiyacı arasında yaşanan gelgitler, ekonomik ve siyasi ortamla birleşince, karar verilmesini geciktirmiş olabilir.

Projede adı geçen adaylar:

1. Aermacchi M-346
2. Aero Vodochody L-159BAT
3. BAe Systems Hawk
4. Korean Aerospace Industries (KAI) T-50 Golden Eagle

Özellikle Aermacchi ve KAI, diğerlerinden daha avantajlı görünüyor. İki şirket de 2000’lerin ilk yarısından bu yana yoğun bir pazarlama kampanyası yürütmekte. İtalyan Aermacchi şirketi 19.01.2005 tarihinde Yunan Savunma Bakanlığı ile, HAI öncülüğündeki Yunan sanayi şirketlerinin, M-346 eğitim uçağının geliştirme ve üretim faaliyetlerinde yer almasına ilişkin yaklaşık 85 Milyon Dolar değerinde bir Mutakabat Muhtırası (MoU: Memorandum of Understanding) imzaladı.

Avrupa müşterek Eurotrainer programının da bir üyesi olan Yunanistan’ın, LIFT projesinde TÇD’yi 2010’un ikinci yarısında yayınlamasının ardından sorunsuz bir ihale süreci gerçekleşirse, ilk uçakların 2010’ların ortalarında hizmete girmeye başlamaları beklenebilir. Bu durum, o dönemde hizmet ömrünü tamamen tüketmiş ve herhangi bir ekonomik ya da taktik değeri kalmamış olacak T-2’lerin yaratacağı boşluğu doldurmak için YHvK’ni ara çözümlere yöneltebilir. Ne var ki, mevcut ekonomik kriz ortamı ve bütçe sıkıntıları, halen deniz karakol uçağı tedariği ile birlikte en yüksek aciliyete sahip bu projede seçeneklerin sayısını önemli ölçüde azaltıcı etki yapabilir.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

(Dolayısıyla, teslimatları 2002 – 2004 arasında tamamlanan Peace Xenia III F-16 Block 52+’larının neredeyse tamamı halen elektronik harp ve özsavunma sistemi olmadan uçmaktalar) Sayın mevlütoğlu bahsi geçen konuda bizim F16 larımızın durumu nedir?
cevebınızı bekliyorum. iyi çalışmalar

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

İlginiz için teşekkür ederim.

Öncel Proje 1 (Peace Onyx I) ile üretilmiş Block 30 ve Block 40 F-16'larımız AN/ALQ-178(V)3 elektronik harp sistemi ile donatıldılar. F-16C'lerin tamamı AN/ALQ-178(V)3 aktif ve pasif sistemleri ile, çift kişilik F-16D'ler ise sadece pasif sistemler (yani RWR ve CMDS) ise donatıldı.

Öncel Proje 2 (Peace Onyx II) F-16'ları ise AN/ALQ-178(V)5 sistemleri ile donatılacak. Bu tadilat, CCIP modernizasyonu sırasında gerçekleştirilecek.

Öncel Proje 4 (Peace Onyx IV) F-16'ları ise, AN/ALQ-214 AIDEWS elektronik harp sistemine sahip olacaklar.

Sevgi ve saygılarımla

Adsız dedi ki...

Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim.Blogunuzun sıkı takipciyim.Çok güzel konulara temas ediyorsunuz. İLgiyle izlemeye devam edeceğim sagılarımla.. Ayrıca blogunuza üye olmamın size faydası olacaksa olabilirm.

Arda Mevlutoglu dedi ki...

İlginiz ve nazik sözleriniz için ben teşekkür ederim.

Sİyah Gri Beyaz'ın en son kontrol ettiğimde 40 civarında abonesi vardı. Üye olmanızın, bu sayıyı artırıp bana reyting morali vermek dışında somut ya da maddi bir faydası olmaz. Takdiriniz ve ilginiz benim için daha önemli.

Sevgi ve saygılarımla