Anadolu Ajansı Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anadolu Ajansı Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22/06/2026

Türkiye'nin Askeri Denizcilikte Sistematik Dönüşümü: MİLGEM Programı


Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 22.06.2026 tarihinde "Türkiye'nin askeri denizcilikte sistematik dönüşümü: MİLGEM programı"  başlığı ile yayımlanan makalem. 

1980'li yıllara kadar, İkinci Dünya Savaşı döneminde inşa edilmiş ve ikinci el olarak temin edilen ABD yapımı muharip gemilerle donatılmış olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1970'li yıllarda Berk ve Peyk fırkateynleriyle muharip gemi tasarım ve inşa deneyimi doğrultusunda ilk adımlarını attı.

Buna müteakiben de 1980'li yılların ikinci yarısından 2000'lerin başına kadar Almanya ile yürütülen MEKO 200 Track I ve Track II projeleri ile yurt içinde toplam 8 adet Yavuz ve Barbaros sınıfı fırkateyn inşa edildi. Paralelde de 1990'larda ABD'den ikinci el olarak temin edilen sekizer adet Knox (Tepe) ve Oliver Hazard Perry (Gabya) sınıfı fırkateynler ile su üstü muharip gücü takviye edildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının komuta - kontrol sistemi geliştirme çalışmaları kapsamında önce Tepe sınıfı fırkateynlere yönelik olarak Kalyon-5, ardından da Gabya sınıfına yönelik olarak çok daha geniş kapsamlı Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) modernizasyon projeleri yürütüldü. Bu süreçte elde edilen deneyim, MİLGEM programı için hem altyapı hem de daha önemlisi özgüven sağladı.

12/05/2026

SAHA 2026 ve Türk Savunma Sanayisinin Ulaştığı Potansiyel



Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 22.06.2026 tarihinde "Türk savunma sanayisinin ulaştığı potansiyel SAHA'daydı"  başlığı ile yayımlanan makalem. 

SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. Fuara 1700’den fazla firma ile yaklaşık 120 ülkeden 200 binden fazla ziyaretçi katıldı. SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi tarafından düzenlenen ve iki yılda bir gerçekleştirilen fuar, bu yıl özellikle Türk savunma sanayisi sektörünün ürün ve çözüm portföyünün genişlemesi, hızla değişen ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesi ve ihracat atılımıyla dikkati çekti.


25/02/2026

Hipersavaş ve İnsan İradesi: Askeri Yapay Zeka Nereye Gidiyor?

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 25.02.2025 tarihinde "Hipersavaş ve insan iradesi: Askeri yapay zeka nereye gidiyor?"  başlığı ile yayımlanan makalem. 



4-5 Şubat tarihlerinde İspanya'nın A Coruna kentinde askeri alanda yapay zekanın sorumlu kullanımına dair REAIM 2026 (Responsible AI in the Military Domain) adlı bir zirve düzenlendi. Daha önce 2023'te Lahey ve 2024'te Seul'de düzenlenen REAIM'e bu yıl 85 ülke katıldı. Zirve sonrasında 20 ana ilkeden oluşan bir bildiri hazırlandı. Katılımcı ülkelerden 35'i bildiriyi imzalarken Çin ve ABD imza atmadılar.

Söz konusu bildiri ile taahhüt edilen ilkeler arasında YZ destekli silahlar üzerinde insan sorumluluğunun korunması, net komuta ve kontrol zincirlerinin oluşturulması ve ulusal denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi paylaşımı yer almaktaydı. Ayrıca risk değerlendirmeleri, kapsamlı test süreçleri ile askeri personelin eğitimine vurgu yapıldı.

Önceki REAIM zirvelerinde ABD'nin başını çektiği çok sayıda ülke, daha esnek bir ilke çerçevesini benimsemişti. Bu yıl ise hem ABD ve Çin gibi YZ teknolojilerinde öncü iki ülkenin bildiriye imza atmaması hem de onay veren ülke sayısının sınırlı kalması, uluslararası düzlemde kabul gören norm ve ilkeler seti üretim ve paylaşımının ne kadar sınırlı olduğunu gösterdi. YZ konusunda uluslararası sistemde henüz bir asgari müşterek oluşturulabilmiş değil. YZ teknolojilerinin savaş alanında tetiklediği derin dönüşümün yanında bu durum da bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirilebilir.

16/12/2025

Savaşın Dönüşen Doğası: Muharebe Alanında Yenilikler ve Dron Çağı

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 16.12.2025 tarihinde "Savaşın dönüşen doğası: Muharebe alanında yenilikler ve dron çağı"  başlığı ile yayımlanan makalem. 


Savaşın hızı ve doğası son on yılda köklü biçimde değişti. Ukrayna, Suriye, Dağlık Karabağ ve Orta Doğu'daki çatışmalar, hem savaşların nasıl yürütüldüğünde hem de orduların, savunma sanayilerinin ve hükümetlerin yeni tehditlere nasıl yanıt verdiğine dair temel bir değişimi ortaya koydu. Teknolojideki hızlı ilerleme, geleneksel stratejik düşünceyi, kuvvetlerin sahaya sürülme biçimini ve tedarik anlayışını zor durumda bırakıyor. Çünkü modern muharebe sahası artık yalnızca hassasiyet, hız ve çeviklik değil, aynı zamanda kitlesellik, uyum kabiliyeti ve dayanıklılık da istiyor.

14/11/2025

Altay Tankı, Türk Kara Harp Endüstrisi ve Fırsatlar

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 12.11.2025 tarihinde "Altay tankı, Türk kara harp endüstrisi ve fırsatlar"  başlığı ile yayımlanan makalem. 


28 Ekim 2025 tarihinde düzenlenen törenle gerçekleştirilen Altay ana muharebe tankının Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ilk teslimatı ve tankın seri üretiminin gerçekleştirileceği BMC firmasının Kahramankazan'daki tesislerinin açılışı hem Altay projesi hem de Türk savunma sanayisi açısından büyük bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Uzun ve zorlu bir süreç sonunda ortaya çıkan Altay, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla geliştirip ürettiği ilk ana muharebe tankıdır. Endüstriyel boyutta ise, modern bir ana muharebe tankı gibi farklı mühendislik disiplinleri ve alt sektörleri bir araya getiren bir ürünün ortaya konulması, Türk savunma sanayisinin ulaşmış olduğu olgunluk seviyesini göstermektedir. Zira, zorlayıcı teknik ve askeri istekleri karşılaması gereken bir platformun tasarım, test ve üretim süreçlerinin başarıyla tamamlanması, askeri kara araçları sektöründeki ana oyuncuların, küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ), üniversite ve araştırma kurumlarının son kullanıcı ve kamu ile başarılı bir eşgüdümü sayesinde mümkün olabilmektedir.

13/10/2025

Ukrayna’nın Tomahawk Seyir Füzesi Talebi

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 13.10.2025 tarihinde "Ukrayna’nın Tomahawk seyir füzesi talebi: Savaşın seyri değişir mi?"  başlığı ile yayımlanan makalem. 


Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile Eylül ayındaki görüşmesi sırasında, ABD'den Tomahawk tipi seyir füzesi talebini dile getirmiş; kısa süre sonra da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance talebin değerlendirilmekte olduğunu açıklamıştır. Trump da 6 Ekim günü yaptığı bir açıklamada füzelerin transferine yeşil ışık yakabileceği yönünde sinyal vermiştir.

Ukrayna'nın savaşın başından bu yana ABD başta olmak üzere Batılı müttefiklerinden talep ettiği ve çoğunu da aldığı silah sistemleri ve platformlar arasında Tomahawk, askeri ve stratejik olarak en güçlü ve dikkat çekici ürün olarak nitelendirilebilir. Tomahawk, 1,500 kilometreyi aşan menzili ve yüksek isabet hassasiyeti sayesinde Ukrayna'ya Rusya’nın derinliklerindeki stratejik üs, tesis ve altyapıları vurma kabiliyeti sağlayacaktır. Öte yandan savaşın seyrine belirgin bir etki yaratıp yaratmayacağı tartışmalı olan bu füzenin Ukrayna'ya verilmesi, siyasi düzlemde ABD - Rusya Federasyonu ilişkilerinde ciddi bir kırılmayı tetikleyebilir. Nitekim Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin 2 Ekim günü Soçi'de verdiği bir mülakatta, Tomahawk'ların Ukrayna'ya verilmesinin Rusya - ABD ilişkilerini yok edeceğini; Tomahawk'ların, ABD'nin doğrudan müdahil olmadığı bir şekilde kullanımının mümkün olmaması nedeniyle çok tehlikeli bir tırmanma sürecinin başlayabileceğini söylemiştir.

26/08/2025

Almanya'nın Savunma Sanayii Hamleleri

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 26.08.2025 tarihinde "Otomotivden güvenliğe: Alman şirketlerin savunma sanayi hamlesi ne anlam ifade ediyor?"  başlığı ile yayımlanan makalem. 



Alman otomotiv şirketleri Porsche AG ve Volkswagen AG'nin sahibi olan Porsche Automobil Holding SE, savunma sanayi yatırımları için ortaklarla birlikte yeni bir yatırım platformu kurduğunu duyurdu. Şirket, daha önce yatırımlarında hem askeri hem de sivil kullanım şartı ararken, bu kriteri kaldırarak tamamen savunma odaklı girişimlere yönelmeye karar verdiğini açıkladı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, "değişen jeopolitik koşullar ve artan güvenlik politikası gereklilikleri çerçevesinde, savunma ve güvenlik sektöründe önemli gelişim potansiyeli görüldüğü ve bundan faydalanılmasının hedeflendiği" kaydedildi.

Porsche SE'nin bu açıklaması, bir süredir devam eden bir sürecin son halkası olarak yorumlanabilir. Zira şirket 2021 yılında Isar Aerospace ve 2024 yılında Quantum-Systems şirketlerine yatırım yapmıştı. Havacılık - uzay ve sivil-askeri çift kullanım ("dual use") alanlarındaki bu yatırım hamleleri, Porsche SE'nin savunma - havacılık sektör portföyünü genişletme stratejisinin ip uçlarını içermekteydi.

Öte yandan Volkswagen cephesinde ise Mart ayında şirketin CEO'su Oliver Blume, Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamaya hazır olduklarını, olası ortaklık ve üretim konseptlerini değerlendirdiklerini açıklamıştı. Almanya'nın en büyük savunma sanayii şirketlerinden Rheinmetall CEO’su Armin Papperger, Volkswagen’in Osnabrück tesisinin savunma üretimine dönüştürülmesi için “çok uygun” olabileceğini söylemiş, bu doğrultuda taraflar tesiste görüşmeler yapmıştı. 

24/06/2023

Savaş Gücünden İsyana: Vagner'in Hikayesi

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 24.06.2023 tarihinde "Savaş gücünden isyana: Wagner'in hikayesi"  başlığı ile yayımlanan makalem. 



Rus özel askeri şirketi Vagner’in, sahibi Yevgeni Prigojin liderliğinde başlattığı silahlı isyan, daha 24 saatini doldurmadan büyümüş durumda. Rostov’da ilerleyen Vagner unsurlarının Moskova’ya doğru yola çıkmaya hazırlandığı dahi iddia ediliyor. Rus Savunma Bakanlığı ise, Moskova başta olmak üzere kamu kurumları ve altyapı tesislerinde güvenlik tedbirlerinin artırıldığını açıkladı. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin yaptığı konuşmada, hainlerin cezalandırılacağını söyledi.

Vagner Grubu ve sahibi Prigojin’in adı, Rusya’nın müdahil olduğu savaş ve çatışmalarda adı sıkça geçmekteydi. Prigojin’in yükselişi ve Vagner’in Rus savunma ve güvenlik sisteminin bir aygıtı olarak kullanılması, Putin dönemi Rus dış politikasının ve hatta iç siyasi dengelerin bir ürünü olarak nitelendirilebilir.

20/10/2022

Ukrayna’nın Sahadaki Kazanımları ve Askeri-Teknolojik Yetkinlik

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 20.10.2022 tarihinde "Ukrayna’nın sahadaki kazanımları ve askeri-teknolojik yetkinlik" başlığı ile yayımlanan makalem.


Rusya Federasyonu’nun Şubat 2022'de Ukrayna’ya saldırmasıyla başlayan savaşta son bir ayda önemli gelişmeler yaşandı. Savaş, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun 25 Mart günü ilk “özel askeri operasyonun ilk safhasının tamamlandığı ve Donbas’ın özgürleştirilmesine odaklanılacağı şeklindeki açıklaması ile yeni bir aşamaya geçti. Eylül başında Ukrayna ordusunun doğu ve güney cephelerinde başlattığı karşı taarruz ile de üçüncü aşama olarak nitelendirilebilecek evreye geçildi.

Ukrayna ordusu tarafından 6 Eylül'de ülkenin doğusundaki Harkiv oblastına bağlı İzyum kenti yakınlarındaki Balakliya kasabasında başlatılan taarruz, kısa süre içinde bölgedeki Rus birliklerinin geri çekilmesiyle sonuçlandı. Ukrayna birlikleri süratli şekilde Kupyansk ve İzyum'u geri alırken güney sektöründe de Herson civarındaki Rus birlikleri bazı bölgelerde geri çekilmeye başladı. Rusya Savunma Bakanlığı, birliklerin geri çekilme gerekçesi olarak Donbas bölgesindeki unsurların takviye edilmesi ihtiyacını gösterse de pek çok araç gereç ve mühimmat deposunun olduğu gibi bırakılması, geri çekilmenin planlı ve organize şekilde gerçekleşmediği izlenimini doğurdu.

11/02/2022

Demir Işın ve Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemleri

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 11.02.2022 tarihinde "Demir Işın ve yönlendirilmiş enerji silah sistemleri"  başlığı ile yayımlanan makalem.

 

İsrail Başbakanı Naftali Bennett Şubat başında yaptığı bir konuşmada, "Iron Dome" (Demir Kubbe) füze savunma sisteminin çok maliyetli olduğunu, roket ve füze saldırılarına karşı İsrail'in savunmasını güçlendirmek için lazer teknolojisi alanında yapılan çalışmalara hız verileceğini açıkladı. Bennett, bir "lazer duvarı" olarak tanımladığı yeni füze savunma teknolojisinin bir yıl içinde ortaya çıkarılacağını ve ilk etapta ülkenin güney kesiminde konuşlandırılacağını söyledi.

Bennett konuşmasında ayrıntı paylaşmamış olsa da pek çok gözlemci tarafından işaret ettiği sistemin "Iron Beam" (Demir Işın) adlı sistem olduğu değerlendiriliyor. Demir Işın, literatürde yönlendirilmiş enerji silah (YES) sistemi başlığı altında incelenen silah sistemlerinden biri. İlk kez 2014 yılında kamuoyuna tanıtılan sistem, İsrail'in topçu roketi ve havanlardan balistik füzelere kadar geniş bir yelpazedeki hava tehditlerine karşı kurmuş olduğu çok katmanlı hava ve füze savunma şemsiyesinin en son bileşeni. Bu şemsiyenin en alt katmanında Demir Kubbe bulunurken en üst katmanında ise en son Ocak’ta deneme atışı gerçekleştirilen Arrow 3 bulunuyor.

YES sistemleri, genel olarak elektromanyetik spektrumun belli bir kesiminde çalışan, yoğunlaştırılmış ya da odaklanmış enerjinin tahrip kabiliyetini kullanan silah olarak tanımlanabilir. Teknolojideki gelişmelerin sonucunda özellikle son on yılda artan bir ivmeyle çok farklı kabiliyetlerde YES sistemleri ortaya çıktı. Bu sistemlerin geliştirilmesinde insansız hava araçları (İHA), yüksek süratli seyir füzeleri ve küçük çaplı roketlerin teşkil ettiği tehdidin katlanarak artması etkili oldu. Nitekim İsrail'in özellikle 2000'lerin ortalarından itibaren yoğun maruz kaldığı roket saldırıları, Demir Işın'ın geliştirilmesinde ana etken oldu.

Demir Işın ve YES sistemlerinin ayrıntılarına geçmeden önce, Bennett'in yüksek maliyetine vurgu yaptığı Demir Kubbe sistemine göz atmakta fayda var.

11/11/2021

Çin’in Hipersonik Füze Gücü ve Anlamı

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve  11.11.2021 tarihinde "Çin’in hipersonik füze gücü ve anlamı"  başlığı ile yayımlanan makalem. 


Ekim ayı içerisinde Batı basınında Çin'in yeni bir füze sistemi denediğine dair birçok haber yer aldı. Financial Times tarafından yayımlanan ve ABD kaynaklarına dayandırılan habere göre, denemesi yapılan füze, literatürde Kısmi Yörüngeli Bombardıman Sistemi (FOBS) olarak bilinen ve nükleer harp başlığıyla donatılabilen bir füzeydi. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği de hipersonik süratlerde uçabilen benzer bir füze sistemine dair denemeler yapmıştı. Çin'in de FOBS tipi bir füze sistemini geliştirip hizmete almış olması ihtimali pek çok Batılı analist tarafından endişeyle karşılandı. Bu endişenin sebebini anlamak ve olası etkilerini değerlendirmek için öncelikle hipersonik füzeler ve FOBS tekniği ile ilgili bazı temel bilgileri sunmakta fayda var.

30/12/2018

Uzay Ajansı ve Türkiye’nin Uzay Teknolojilerindeki Yeri

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 26.12.2018 tarihinde "Uzay Ajansı ve Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yeri" başlığı ile yayımlanan makalem.



Türkiye Uzay Ajansı (TUA), 13 Aralık günü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 23 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu. Kararname, en az 20 yıllık bir sürecin tamamlanmasını ve çok daha uzun, zorlu bir sürecin başlangıcını temsil etmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. TUA’nın kuruluşu, özellikle konunun ilgilileri ve havacılık ve uzay sanayii sektörü tarafından uzun süredir takip edilen bir konuydu.

24/04/2018

Çin Yenilenen Hava Kuvvetleri ile ABD’ye Meydan Okuyor

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 19.03.2018 tarihinde "Çin yenilenen hava kuvvetleri ile ABD’ye meydan okuyor" başlığı ile yayımlanan makalem.


Şubat ayı başında Çin Halk Kurtuluş Ordusu Hava Kuvvetleri, yeni geliştirilen J-20 savaş uçağının hizmete girmiş olduğunu açıkladı. Geliştirme çalışmalarına 1990’ların sonlarında başlanan ve Chengdu Aerospace Corporation (CAC) tarafından üretilen J-20, sahip olduğu yetenekler itibariyle pek çok gözlemci tarafından beşinci nesil bir savaş uçağı olarak sınıflandırılıyor. Bu bakımdan Çin’in, ABD’den sonra beşinci nesil bir savaş uçağını aktif hizmete alan dünyada ikinci ülke olduğu değerlendirmesini yapmak mümkün.

J-20, Çin’in son 20 yılda büyük bir ivme ile sürdürdüğü askeri modernizasyon hamlesinin en önemli aşamalarından biri. Bu hamle özellikle son yıllarda kuvvet aktarımı (power projection), alan hakimiyeti ve uzun erim odaklarında ilerlemekte. Çin, bilim ve teknolojide kaydettiği ilerlemelerin de katkısıyla tedarik ve modernizasyon projelerini elektronik ve siber harp, füze sistemleri ile deniz ve hava platformlarına yoğunlaştırmış bulunuyor. Yürütülen projelerin kısa süre içinde erişmeleri beklenen olgunluk seviyesi ile de Asya – Pasifik bölgesinde ABD’yi geride bırakmasının yanında Çin’in küresel bir askeri güç haline gelebileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Çin’in askeri havacılık alanında yürütmekte olduğu projeler, bu dönüşümün değerlendirilmesi açısından önemli ipuçları barındırmakta.

26/12/2017

Ortadoğu Savunma Pazarı: Alışveriş Listeleri de Faturalar da Kabarık

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 18.12.2017 tarihinde "Ortadoğu'da Silahlanma Yarışı Bütçeleri Zorluyor" başlığı ile yayımlanan makalem. Makaleyi kaleme alırken Katar Fransa'ya 12 adet ilave Rafale savaş uçağı (+36 opsiyon ile birlikte) ve 490 adet VBCI zırhlı muharebe aracı siparişi vermişti (Hatırlatması için Emre Altuntaş'a teşekkür ederim)

Katar İngiltere ile 10 Aralık günü 24 adet Typhoon savaş uçağının alımı için yaklaşık $8 milyar tutarında bir anlaşma imzaladı. Bu alım maddi boyutu kadar teknik ve siyasi gerekçeleri ile de dikkat çekici nitelikte. Zira Katar, 2015 Eylül ayında Fransa ile 24 adet Rafale jeti için $7 milyarlık, bu yıl Haziran ayında da ABD ile 36 adet F-15QA için $12 milyarlık sözleşmeler imzalamıştı. Halihazırda yalnızca 12 adet Fransız yapımı Mirage 2000 tipi jete sahip olan Katar, bu üç sipariş ile birlikte toplam 84 uçaktan oluşan modern bir karma filoya sahip olacak. Suudi Arabistan ve BAE öncülüğündeki koalisyon ile yaşanan kriz ile zor bir dönemden geçmekte olan Katar için bu alım aynı zamanda diplomatik bir manevra olarak da önem taşıyor.

Kağıt üstünde 84 uçaklık bu filo, Katar gibi küçük bir ülke için büyük bir kabiliyet artışı gibi görünse de, özellikle idame edilebilirlik ve personel temini açısından ciddi sorunları da içermekte. Benzer sorunlar diğer bölge ülkeleri için de geçerli. Başta Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Ortadoğu ülkeleri son yıllarda büyük boyutlu silah alımları gerçekleştirmekteler. Bunda Doğu Akdeniz’deki yeni hidrokarbon kaynağı keşifleri, Suriye İç Savaşı, İran’dan algılanan tehdit, Yemen harekâtı gibi çeşitli etkenler rol oynuyor.

Bölge ülkelerinin gerçekleştirdiği bu alımlar, sahip olunan ya da kurulması veya geliştirilmesi istenen stratejik ilişkilerin doğrudan yansımaları şeklinde gelişiyor. Dolayısıyla Ortadoğu’nun, savunma sanayii sektörünün uluslararası ilişkiler boyutunun en belirgin şekilde gözlendiği bölge olduğunu iddia etmek mümkün. Bunda, söz konusu alımlarda idame edilebilirlik, etkin kullanım ya da lojistik gibi hususların çoğunlukla ikinci planda tutulmasının büyük payı var.

14/12/2017

Yunanistan'ın Silahlanma Hamleleri

F-16V Yunan Hava Kuvvetleri renkleri ile
(Kaynak: Lockheed Martin)
Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 04.12.2017 tarihinde "Yunanistan'ın Silahlanma Hamleleri" başlığı ile yayımlanan makalem:

Ekim ayından bu yana savunma alanında Yunanistan kaynaklı üç önemli gelişme yaşandı. 17 Ekim günü ABD Dışişleri Bakanlığı, Yunan Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu için $2.4 milyarlık bir satışa onay verdi. Kasım ayı başında da Yunan Hava Kuvvetleri, İsrail’de düzenlenen “Blue Flag 2017” (“Mavi Bayrak 2017”) adlı tatbikata katıldı. 6 Kasım günü ise ABD’li Lockheed Martin şirketi, Yunan Deniz Kuvvetleri’ne ait dört adet P-3B Orion deniz karakol ve gözetleme uçağının modernizasyonu için $260 milyonluk bir sözleşme imzaladı.

Bu birbirinden bağımsız gibi görünen üç ayrı olay aslında daha geniş ölçekte Yunanistan’ın içinden geçtiği ağır ekonomik krizden sonra silahlı kuvvetlerini yenileme ve Doğu Akdeniz’in değişen jeopolitik dengelerinde kendisine bir yer açma çabalarının uzantısı olarak ele alınabilir. Ülke, 1996 yılındaki Kardak Krizi’nden hemen sonra geniş kapsamlı bir savunma projesi başlatmış, çok sayıda yeni sistem alımı gerçekleştirmişti. Bu tedarik süreci, ekonomik krizle birlikte 2000’lerin sonunda akamete uğradı. Buna karşın Atina yönetimi, ulusal güvenliğini sağlamak ve Ege ile Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını korumak için bölgedeki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirdi. Bir yandan da silahlı kuvvetlerinin harekât ve eğitim faaliyetlerini belli bir seviyede korumaya azami özen gösterdi. Tedarik ve modernizasyon faaliyetlerinde ise yakın zamanda hareketlenme başladı. Öte yandan Ortadoğu’da artan karışıklıklar ile birlikte Avrupa’ya doğru oluşan göç dalgası ile Rusya’nın Doğu Akdeniz’de artan etkinliği, Yunanistan’ın NATO nezdindeki konumunu öne çıkardı. Bunda, Türkiye’nin son dönemde ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ile ilişkilerinin gerilmesinin de rol oynadığı iddia edilebilir.

22/08/2017

Kore Yarımadası’nda Kriz ve Bazı Değerlendirmeler

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 21.08.2017 tarihinde "Kore Yarımadası'nda 'zafer'in bedeli ağır olacak" başlığı ile yayımlanan makalem:

Kuzey Kore ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında bir süredir devam eden ve özellikle son bir ayda tırmanan gerilim, dünya kamuoyunda bir nükleer savaş endişesine neden oldu. Nükleer silahlara sahip Kuzey Kore’nin ABD ve Güney Kore’ye karşı meydan okuyucu tavrı, birbiri ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri ve karşılıklı tehditler, bu son krizin sıcak çatışmaya dönüşme riskini artırdı. Kaygıların, önceki krizlere kıyasla daha yüksek olmasının en önemli nedenlerinden birinin, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in, Kuzey Kore’ye gösterilen “stratejik sabır döneminin” sona erdiğini açıklamış olduğunu iddia etmek mümkün.

Nitekim ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford 14-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin son gününde Kuzey Kore'ye askeri müdahalenin "korkunç" olacağı ancak ihtimaller arasında yer aldığı şeklinde bir açıklama yaptı. Dunford’dan kısa süre sonra da Savunma Bakanı Jim Mattis, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye ya da ABD’ya yapacağı bir saldırının ciddi askeri sonuçları olacağını, bu ülkeye karşı askeri seçeneklerin masada olduğunu söyledi. Bu açıklamaların, Kuzey Kore’nin, ABD üslerinin bulunduğu stratejik öneme sahip Pasifik’teki Guam Adası’na füze saldırısı tehdidinden geri adım atmasından sonra gelmesi dikkat çekici.