J-10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
J-10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24/04/2018

Çin Yenilenen Hava Kuvvetleri ile ABD’ye Meydan Okuyor

Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 19.03.2018 tarihinde "Çin yenilenen hava kuvvetleri ile ABD’ye meydan okuyor" başlığı ile yayımlanan makalem.


Şubat ayı başında Çin Halk Kurtuluş Ordusu Hava Kuvvetleri, yeni geliştirilen J-20 savaş uçağının hizmete girmiş olduğunu açıkladı. Geliştirme çalışmalarına 1990’ların sonlarında başlanan ve Chengdu Aerospace Corporation (CAC) tarafından üretilen J-20, sahip olduğu yetenekler itibariyle pek çok gözlemci tarafından beşinci nesil bir savaş uçağı olarak sınıflandırılıyor. Bu bakımdan Çin’in, ABD’den sonra beşinci nesil bir savaş uçağını aktif hizmete alan dünyada ikinci ülke olduğu değerlendirmesini yapmak mümkün.

J-20, Çin’in son 20 yılda büyük bir ivme ile sürdürdüğü askeri modernizasyon hamlesinin en önemli aşamalarından biri. Bu hamle özellikle son yıllarda kuvvet aktarımı (power projection), alan hakimiyeti ve uzun erim odaklarında ilerlemekte. Çin, bilim ve teknolojide kaydettiği ilerlemelerin de katkısıyla tedarik ve modernizasyon projelerini elektronik ve siber harp, füze sistemleri ile deniz ve hava platformlarına yoğunlaştırmış bulunuyor. Yürütülen projelerin kısa süre içinde erişmeleri beklenen olgunluk seviyesi ile de Asya – Pasifik bölgesinde ABD’yi geride bırakmasının yanında Çin’in küresel bir askeri güç haline gelebileceği değerlendirmeleri yapılıyor.

Çin’in askeri havacılık alanında yürütmekte olduğu projeler, bu dönüşümün değerlendirilmesi açısından önemli ipuçları barındırmakta.

11/07/2011

Kısa Kısa...

 ESSM (Evolved Sea Sparrow) deniz konuşlu hava savunma füzesi, AIM-120 AMRAAM orta menzilli havadan havaya füzelerini kullanan NASAMS (Norwegian Advanced Surface to Air Missile Sytem) kara konuşlu hava savunma sistemi için öneriliyor.

İsrail, özel kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak ve hizmetteki Sikorsky CH-53 helikopterlerini değitirmek için Bell-Boeing MV-22 Osprey ile ilgileniyor. Bu kapsamda İsrailli heyetler ABD Deniz Piyadeleri'nin (USMC) MAW 2, VMMT-204 ve VMX-22 birliklerine, Mayıs - Haziran arası bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. İsrailli personel bu ziyaretler sırasında MV-22 ile çeşitli senaryolarda uçuş gerçekleştirdi, bakım, onarım ve işletmesi konularında bilgi topladı.

Fransa, geçtiğimiz ay başlarında SCALP seyir füzesinin deniz türevi olan SCALP Naval'in denizaltılardan fırlatılan modelini ilk kez denedi. Deniz altındaki bir test platformundan ateşlenen füzenin yeni nesil Barracuda sınıfı denizaltı ve FREMM sınıfı firkateynleri donatması planlanıyor. Söz konusu füzenin havadan fırlatılan türevinden Yunanistan'da da 34 adet bulunuyor.

MBDA firması, Hindistan'ın, Hindustan Aeronaucits Limited (HAL) ALH (Advanced Light Helicopter) ve yeni seçilecek taarruz helikopteri ihalesine teklif veren Kamov Ka-52 Hokum B ve Mil Mi-28 Havoc helikopterlerinde donatılmak üzere teklif ettiği PARS-3LR tanksavar füzesi ile kısa listeye kaldı. Hindistan eğer yeni taarruz helikopteri olarak Ka-52 veya Mi-28'i seçerse, firma entegrasyon konusunda Hindistan'a yardım edecek.

İsrailli Israel Aerospace Industries (IAI) firması, başta Embraer EMB-314 Super Tucano olmak üzere hafif taarruz uçaklarından kullanılmak üzere geliştirilmiş Medium-weight Laser Guided Bomb (MLGB) güdümlü bomba sistemini kamuoyuna tanıttı. Geçtiğimiz ay Paris Hava Gösterisi'nde sergilenen bomba yarı aktif lazer (Semi Active Laser; SAL) ve GPS güdüm - kontrol sistemini haiz; 1.70m uzunluk ve 115kg ağırlığa sahip. Harp başlığı 90kg olan MLGB'nin menzili GPS güdümü ile 20km, azami menzil ise 25km olarak verilmiş.

Pakistan, yeni F-16 Block 52+ savaş uçakları için ITT üretimi AN/ALQ-211(V)9 elektronik harp sistemini seçti. Söz konusu sistem, Türk Hava Kuvvetleri (THvKK) tarafından da Peace Onyx IV projesi kapsamında tedarik edilmekte olan 30 adet F-16 Block 50+ için seçilmişti. THvKK F-16 Block 50+'leri AN/ALQ-211(V)9'un dahili türevi ile donatılırken Pakistan F-16 Block 52+'leri bu sistemi harici pod ile kullanacak.

Çin, geçtiğimiz ay imzalanan $500 milyon tutarındaki bir sözleşme ile Rusya'dan 123 adet Salyut AL-31FN turbofan motor satın alıyor. AL-31FN, Çin'in J-11 (Su-27SK), Su-27 kopyası olan J-11B ve J-10 uçaklarında kullanılıyor. J-10 seri üretim ve J-20 geliştirme çalışmaları devam ederken ve özgün jet motorları olan WS-10 ve WS-13 henüz olgunlaşmamışken bu alımın yapılması, Çin'in jet motorları konusunda hedeflenen özyeterlilik seviyesine ulaşamamış olduğunun göstergesi olarak algılanabilir.

Filipinler Hava Kuvvetleri ay başında, ülkenin savunma bakanlığına İtalyan Aermacchi M-346 ya da Güney Koreli Korean Aerospace Industries T/A-50 Golden Eagle tipinde 6 adet ileri jet eğitim uçağı alım talebini iletti. Yaklaşık $150 - 200 milyon dolayında gerçekleşmesi hedeflenen alım, Filipinler'in uzun zamandır gerçekleştireceği en büyük ve kapsamlı savunma projesi olacak.

İsrail ve Suudi Arabistan, envanterlerindeki Patriot hava ve füze savunma sistemini, Patriot PAC III seviyesine modernize ediyor. İsrail, Rafael firmasının geliştirdiği "David's Sling" (Davud'un Ağı) entegre hava savunma şemsiyesi kapsamında bir çözüm için Raytheon firması ile birlikte çalışırken, Suudi Arabistan PAC III modernizasyonu işini aynı firmaya $1.7 milyar tutarındaki bir sözleşme ile verdi.

03/05/2005

Ejder ve Kaplan - III: Çin'in J-10 Projesi (2)




(Source: Frost & Sullivan; issued May 27, 2004)

By Michel Merluzeau, Frost & Sullivan
Recent pictures obtained by Frost & Sullivan show the new J-10 combat aircraft more closely than ever before. At first look, the aircraft is very impressive, particularly when compared to previous generation Chinese built types. However, one must be cautious about the true extent of Chinese "original" content in this aircraft, as many experts of the Chinese military have extensively elaborated upon in the past.

We have examined the aircraft and its capabilities internally, as well as in previous articles, roughly equivalent to an F-16C, the FC-10 is China’s hope to achieve independence in the production of advanced combat aircraft and may have export potential in the next 5-6 years.
Such a program however has significant repercussions for the Chinese industry as a whole. The advanced technologies developed for and used on this aircraft have propelled the Chinese industry in a new technology era, and will most likely lead to the acceleration of several new programs in the area of weapon systems, payloads and sensors.

01/05/2005

Ejder ve Kaplan - II: Tayvan'ın Özgün Savaş Uçağı

… Ve Kaplan

Bir ada devleti olan Tayvan’daki hava üslerinin dağılımına bakmak bile bu ülkenin uyguladığı genel stratejiyi anlamak için yeterlidir. Ülkedeki 18 hava üssünden sadece iki tanesi doğu kıyısında konuşludur.

Tayvan’ın esas stratejisi, ülkeyi olası bir Çin saldırısından korumak ve Tayvan Boğazı’nın güvenliğini sağlamaktır. Ancak bu ülkenin karşılaştığı en büyük sorun içinde bulunduğu izolasyon durumu ve bu izolasyonun savunma yapısına negatif etkisidir. Uluslar arası camia Çin’in temsilcisi olarak Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanımaktadır. Bunun bir uzantısı olarak süregelen ambargo ve / veya satış kısıtlamaları modern silah sistemlerinin envantere alınmasını güçleştirmiştir. Bu durumun neticesinde Tayvan bazı sistemleri, gelişen ekonomik ve teknolojik altyapısının elverdiği ölçüde yurt içinde geliştirme yoluna gitmiştir. Bu çalışmaların en başta gelen ürünleri Ching Kuo savaş ve AT-3 eğitim uçakları ile Sky Sword I / II / IIA ve Hsiung Feng füzeleridir.

26/04/2005

Ejder ve Kaplan - I: Çin'in J-10 Projesi

Ejder...

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), ya da diğer bir ifadeyle anakara Çin’i ile bir ada devleti olan Tayvan (Çin Cumhuriyeti / Milliyetçi Çin) arasında 1949’dan beri bu ülkelerin coğrafi büyüklükleri ile orantısız bir soğuk savaş devam etmektedir. 1949’daki komünist devrimi takiben anakaradan kaçan yaklaşık 2 milyon milliyetçinin kurduğu Tayvan, günümüze kadar uzanan büyük bir sanayileşme ve kalkınma projesi sürdürmektedir. Bir değişim ve gelişim sürecinde olan Komünist Çin ise uzun yıllar içinde bulunduğu izolasyondan sonra yavaş yavaş dünya ekonomik, teknolojik ve bilimsel ortama entegre olmaya başlamıştır.