17/04/2022

Moskova'nın Batışı

13 Nisan 2022 akşam saatlerinde, Ukrayna ordusu ile irtibatlı bir Facebook kullanıcısı Rus Deniz Kuvvetlerine ait Moskva kruvazörünün iki adet Neptün tipi güdümlü füzeyle vurulduğunu; geminin yandığını ve denizde fırtına olduğunu yazdı.

Bu mesajdan birkaç saat sonra, Rus TASS haber ajansı Rus Savunma Bakanlığına dayandırdığı haberinde Moskva kruvazöründe bir yangın ve buna bağlı olarak cephane patlaması yaşandığını, mürettebatın gemiden tahliye edildiğini duyurdu.

Bir geminin, özellikle bu boyutta bir muharip geminin mürettebat tahliyesi yapması; genellikle kurtarılamayacak boyutta bir hasar aldığı ya da yangının kontrol edilemediği anlamına geldiği için, bu haber Moskva'nın battığı ya da batmak üzere olduğu şeklinde yorumlandı.

14 Nisan akşam saatlerinde Rus Savunma Bakanlığı, gemideki yangının kontrol altına alındığını, mühimmat patlamalarının durduğunu, geminin limana çekilmesi için yedekleme faaliyetlerinin başladığını açıkladı. Ancak geminin durumu ve olayın gerçekleşme şekline ilişkin sosyal medyada spekülasyonların tavan yaptığı bir sırada, 14 Nisan gece saatlerinde Rus Savunma Bakanlığı, Moskva'nın limana çekilirken kötü hava ve deniz durumu nedeniyle battığını ilan etti.

Rus Deniz Kuvvetleri Karadeniz Filosunun sancak gemisi olan Moskva'nın batışı, Rus donanması ve ordusunun bugüne kadar yaşadığı en büyük felaketlerden biri kuşkusuz. Sebebinden bağımsız olarak bu geminin kaybı, Rus ordusunun Ukrayna istilası sırasında gözler önüne serilen durumunun bir sembolü.


Arka plan

Rusya 24 Şubat günü erken saatlerde Ukrayna'ya yönelik olarak geniş kapsamlı bir hava ve kara taarruzu başlattı. Rusya tarafından "özel askeri operasyon" olarak adlandırılan harekâtın hedefi Rus yetkililer tarafından, Ukrayna'nın "Nazilerden arındırılması" ve buna bağlı olarak yönetimin devrilmesi, Ukrayna ordusunun silahsızlandırılması ve Donbas bölgesinin güvenliğinin sağlanması olarak belirtildi.

Rus taarruzunun ilk şokunu hızlıca atlatan Ukrayna ordusu ülke genelinde küçük birlik harekâtı esaslı bir savunmaya geçti. Tanksavar, topçu ve insansız hava araçlarının (İHA) etkili kullanımı ile birlikte Rus birlikleri ve ikmâl hatlarına ağır kayıplar verdirildi. Savaşın ilk 50 gününün ardından Rus ordusunun, yalnızca görsel olarak (fotoğraf ve video) teyit edilmiş 2,700'den fazla araç - gereç kaybı bulunuyor. Ölü ve yaralı sayısı ile ilgili güvenilir bir veri bulunmamakla birlikte, 10 bin sınırını çoktan geçtiği rahatlıkla iddia etmek mümkün.

Rusya, savaşın başından itibaren Karadeniz Donanmasının büyük kısmını, Ukrayna'nın işgal altındaki Kırım ile Odesa arasındaki kıyı kesimi açıklarında konuşlandırmıştı. Bu gemilerden Kalibr seyir füzesi kabiliyetli olanlardan sık sık Ukrayna içlerindeki hedeflere bu füzelerle bombardıman yapılıyordu. Öte yandan çıkarma gemilerini de içeren bir görev gücü uzun süredir Odesa açıklarında, abluka uygulamaktaydı. Hatta savaşın başlarında Romanya sınırı açıklarındaki küçük bir adacık olan Yılan Adası'ndaki bir bölük askerin Moskva kruvazörüne karşı direnişine dair bir kahramanlık hikayesi sosyal medyada dolaşıma sokulmuştu.


Olay

Moskva'nın batışı ile sonuçlanan sürecin nasıl başladığına dair somut veri bulunmuyor. Mevcut tüm bilgiler, Rus Savunma Bakanlığı ve Ukrayna kaynaklı açıklamalar ile ABD Savunma Bakanlığı kaynaklı bazı haberler. Olayın duyulmasından itibaren çok sayıda teori, haber ve bilgi hızla yayıldı. Bunlardan hangilerinin gerçek olduğunu tespit etmek zor.

Rus Savunma Bakanlığının şimdiye kadarki açıklamalarında olayın oluş sebebine dair bir ifade yok. Gemide bir yangın ve bu yangından dolayı gerçekleşen patlama olduğu belirtiliyor ancak bu yangının bir füze isabeti nedeniyle mi yoksa bir kaza sonucu mu başladığı açıklanmadı.

Ukrayna kaynakları, Moskva'nın Neptün gemisavar füzesiyle vurulduğunu belirtiyor. Ateşlenen füze sayısı çoğu kaynakta iki adet olarak geçiyor. Bununla birlikte Telegram'daki bazı önde gelen Rus savunma sayfaları, Moskva'nın vurulduğu sırada o civardaki bir Bayraktar TB2 ile meşgul olduğunu, bu nedenle füzeleri tespit edemediğini iddia etti.

Olaydan sonra Ukrayna bazı kaynakları Moskva'nın iskele tarafına yattığı ve akabinde alabora olarak battığını iddia ederken Rus Savunma Bakanlığının açıklamasından sonra geminin kendi imkânlarıyla Sivastopol'a ulaştığına dair söylentiler de çıktı.

Moskva gerçekten Neptün füzesiyle vuruldu ise eğer, geminin füzenin menzili içinde olup olmadığı sorusu öne çıkıyor. Geminin son konumuna dair fazla bir bilgi yok. Askeri denizcilik konularında muteber bir araştırmacı olan H I Sutton'un uydu görüntülerinden yararlanarak tespit ettiği koordinatlar 45°14'08.8"N 30°49'48.8"E şeklinde. Bu nokta Yılan Adası'nın yaklaşık 50km doğusu, Odesa'nın ise 140km güneyinde yer alıyor. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, patlamanın olduğu sırada Moskva'nın Odesa'nın 60 mil (yaklaşık 111km) güneyinde olduğunu söylemişti.

Moskva'nın 12.04.2022 itibariyle tahmini konumu
(Harita: Google Earth, konum bilgisi: H I Sutton)



Neptün füzesinin menzili açık kaynaklarda azami 300km şeklinde geçiyor. Bu durumda Odesa dahil, Romanya sınırına kadar kıyı şeridinde herhangi bir noktadan ateşlenmiş olabilir.


Proje 1164 sınıfı kruvazör

Çoğu değerlendirmeye göre Proje 1144 Kirov sınıfı ağır kruvazörleri desteklemek üzere tasarlanan Proje 1164 (NATO kodu "Slava") sınıfı kruvazörlerin tasarımına 1960'larda başlandı. Geminin ana görevi, ABD uçak gemisi görev gücü ve ABD/NATO ana suüstü unsurlarını vurmak idi. Bu maksatla kullanacağı ana silahı P-500 Bazalt gemisavar seyir füzesiydi. Füzenin geliştirilmesinin gecikmesinden dolayı tasarım çalışmaları ancak 1974'te tamamlanabildi.

186m uzunluk ve 20.8m ene sahip olan Proje 1164'ün standart deplasmanı 9,300t, tam yüklü deplasmanı ise yaklaşık 13,000t. Geminin mürettebat sayısı 500 civarında.

Proje 1164 (Kaynak: ww2.dk)


Tümleşik gaz türbin (COGOG) tahrik sistemine sahip olan Proje 1164'te toplam yaklaşık 110,000bg güç üreten iki adet M-21 gaz türbin seti bulunuyor. Her bir M21, birer adet M-70 ve ikişer adet M-8KF gaz türbininden oluşuyor. Sabit hatveli iki uskuru olan gemi 30 gün denizde kalabiliyor. M-8KF'ler seyir, M-70'ler takviye (boost) için kullanılıyor. Proje 1164'ün tahrik sisteminin ilginç bir özelliği, gaz türbin çevriminin ürettiği egzoz gazının ek  güç üretimi için buhar türbinlerinden geçiriliyor olması. Toplam iki adet olan bu türbinler %25'e kadar ek güç sağlayabiliyor.

Her iki yanda sekizerden toplam 16 adet Bazalt füzesiyle donatılan Proje 1164 aynı zamanda S-300 (NATO kodu SA-10 "Grumble") uzun menzilli hava savunma sisteminin gemi modeli olan S-300F de (NATO kodu SA-N-6) taşıyor. Hava savunma kabiliyeti iki adet Osa-M (NATO kodu SA-N-4) orta menzilli hava savunma sistemi ve 6 adet altı namlulu AK-630 yakın mesafe hava savunma top sistemi ile takviye edilmiş. Geminin baş topu bir adet çift namlulu 130mm/54'lük AK-130. Gemi ayrıca iki adet beş tüplü 533mm torpido kovan sistemine sahip. Denizaltısavar harbi için iki adet RBU-6000 denizaltısavar havanı var.

Proje 1164 sınıfı Marşal Ustinov kruvazörünün P-500 Bazalt füze fırlatıcı tüpleri


Proje 1164'ün en belirgin tasarım özelliği olan her iki yandaki dev tüpler, P-500 Bazalt (NATO kodu SS-N-12 "Sandbox") gemisavar seyir füzesi taşıyor. 11.7m uzunluk ve 0.88m çapa sahip, 1,000kg harp başlığı taşıyan bu cüsseli füzelerin turbojet motorlarından çıkan basınçlı gaz ve alevi gemi gövdesinden saptırmak için fırlatıcı tüpler 8 derece açı ile birbiri ardı sıra yerleştirilmiş. 550km menzile sahip P-500, Mach 3 süratinde ve asgari 50m irtifada uçabiliyor.

Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru P-500'ün çelik yerine titanyum alaşım kullanılarak hafifletilmiş ve yeni arayıcı başlık ile motor eklenerek geliştirilmiş modeli P-1000 Vulkan ortaya çıktı. P-700 Granit (NATO kodu SS-N-19 "Shipwreck") ile pek çok ortak özelliği olan P-1000, 1,000kg harp başlığını 700km menzile taşıyor. P-500'leri P-1000 ile değiştirilen ilk gemi, batan Moskva idi. P-1000 ile ilk deneme atışını 2021 Nisan ayında gerçekleştirmişti. Diğer iki geminin de füzeleri P-1000'lerle değiştirildi.

P-500 ve P-1000 füzeleriyle ilgili dikkat çekici ve muhtemelen vahim bir tasarım kusuru olabilecek bir özellik, bu füzeleri taşıyan SM-248 tüplerinin cam elyaftan mamul olması. Ağırlığı azaltıp dengeyi iyileştirmek için yapılmış bu tercih, fiberglasın çok düşük ısıl dayanımı nedeniyle olası bir füze isabetinde, içindeki 1,000kg harp başlığı ve jet yakıtı taşıyan füze(ler)in infilakına yol açabilir.

Proje 1164'ün hedef tespit, teşhis, takip ve seyrüsefer için çok sayıda radar sistemi bulunuyor. Bunlar şöyle:

• MR-800 Voşkod (NATO kodu "Top Pair"), 3 boyutlu C/D band hava arama radarı. Bombardıman uçağı boyutunda bir hedefi 200 deniz mili (366km); 2m2 radar kesit alanına sahip hedefi 100 deniz mili (183km) mesafeden tespit yeteneğine sahip.
• MR-710 Fregat-M (NATO kodu "Top Steer"), 3 boyutlu E/F band hava/satıh arama radarı.
• 2 adet Vaygaç (NATO kodu "Palm Frond") I band seyrüsefer radarı.
• Argon 1164 (NATO kodu "Front Door"); P-500 / P-1000 için atış kontrol radarı
• 3R41 Volna (NATO kodu "Top Dome"). SA-N-6 için J band atış kontrol radarı
• 2 adet 4R33 Baza (NATO kodu "Pop Group"); SA-N-4 için F/H/I band atış kontrol radarı
• 3 adet MR-123 (NATO kodu "Bass Tilt") AK-130'lar için H/I band atış kontrol radarı
• MR-184 Lev (NATO kodu "Kite Screech"); AK-630 için H/I/K band atış kontrol radarı
• Elektronik istihbarat: 2 adet MP-150 Gurzuf-A; 2 adet MP-152 Gurzuf-B; MR-262 Ograda; MP-401 Start; MP-407 Start-2

S-300F'den ateşlenen ve yaklaşık 90km menzilli 5V55RM füzelerinin kontrolü için kullanılan 3R41 radarı, tarama yaptığı ("baktığı") sektördeki en fazla altı adet hedefe 12 adet füze yönlendirebiliyor.


Proje 1164 sınıfı Moskva kruvazörünün sistemleri (Kaynak: @charly0153 / twitter)



Proje 1164 sınıfı gemiler ve Moskva

Proje 1164 sınıfından toplam on adet inşa edilmesi planlanmıştı. Tamamı Karadeniz kıyısındaki Nikolayev'de (şimdi Mıkolayiv) bulunan 61 Kommuna Tersanesi'nde inşa edilen gemilerden ilki olan Slava, 05.11.1976 tarihinde kızağa kondu. İlk üç gemi sırasıyla 1982, 1986 ve 1989 yıllarında hizmete girdi. Dördüncü gemi olan Komsomolets, %70 oranında tamamlanmış iken Sovyetler Birliği dağıldı, kızağa konmuş diğer iki geminin inşası iptal edildi ve proje sonlandırıldı. İlk üç gemi Rusya Federasyonu deniz kuvvetlerinde hizmete girerken dördüncü gemi yarı tamamlanmış halde Ukrayna'ya devredilerek Ukrayina adını aldı. Bu geminin önce Rusya'ya satılması sonra da eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç döneminde Rusya'nın desteği ile tamamlanarak Ukrayna donanmasında hizmete girmesi gündeme geldi. Hiçbiri gerçekleşmedi ve gemi halen Mıkolayev'de demirli olarak çürüyor.

1982 yılında hizmete giren Slava, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bir süre atıl durumda kaldı. Ardından 1990 sonunda, 1998'e kadar sürecek kapsamlı bakım ve onarıma girdi. 2000 Nisan ayında Moskva adıyla Karadeniz Filosu sancak gemisi olarak hizmete döndü.




Moskva, 2008 Rusya - Gürcistan Savaşı'nda aktif rol oynadı; savaş sırasında Gürcistan açıklarındaki devriyesi sırasında Gürcü hücumbotlarıyla kısa süren bir çatışmaya girdi. 2015 sonbaharında da Rusya'nın Suriye İç Savaşı'na müdahalesi kapsamında Lazkiye'deki Rus unsurların hava savunmasını sağlamak için Suriye açıklarında konuşlandı. Aynı yıl Kasım ayında bir Rus Su-24'ünün Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürülmesi sonrasında, kıyının Türkiye tarafına yakın kısımlarında seyre başladığına dair haberler çıktı.

2013 yılında geminin elektronik sistemlerinde bazı değişiklikler uygulandı. MR-123 atış kontrol sistemi MR-123-02/3 ile değiştirildi; MR-231-3 seyrüsefer radarı ve Tsentavr NM1 uydu muhabere sistemi (SATCOM) ilave edildi.

Gemi en son 2020 yılında bakım ve onarımdan geçmişti. 2040'a kadar görevde kalması planlanıyordu.


Neptun füzesi

Luç Tasarım Bürosu tarafından geliştirilen RK-360MT Neptun, eski Sovyet H-35 (NATO kodu AS-20 "Kayak") üzerinden geliştirilmiş bir gemisavar füzesi. Füzenin dış görünüşü H-35 ile büyük oranda benzerlikler taşırken, güdüm - kontrol sistemi, motor ve elektronik aksam bakımından tamamen farklı.

Bir Neptun bataryası, her birinde dört adet füze fırlatıcı tüp bulunan dört adet USPU-360 fırlatma aracı, dört adet TZM-360 taşıma/yükleme aracı, yedek füzeleri taşıyan dört adet TM-360 aracı, bir adet RKP-360 komuta kontrol aracı ve bir adet KNO-360 lojistik destek aracından oluşuyor.

Neptun bataryasının bileşenleri (Kaynak: Ukroboronprom)


Katı yakıtlı fırlatma roket motoru ile birlikte 5.05m uzunluk ve 0.4m çapa sahip Neptun füzesinin toplam ağırlığı 870kg. 150kg yüksek infilaklı parça tesirli harp başlığına sahip füzenin menzili 300km olarak açıklanmıştı. Motor Siç tarafından üretilen MS-400 turbojete sahip Neptun'ün, deniz yüzeyinden 10-15m irtifada uçabildiği; vuruş aşamasından hemen önce 3 - 10m irtifaya kadar inebildiği bilgisi mevcut.

IDEF 2021 fuarında Ukroboronprom standında sergilenen Neptun füzesi
(Arda Mevlütoğlu)



Neptun füzesinin hedefe taarruzu, hedefin yaklaşık konumunun tespit edilmesi ile başlıyor. RKP-360 komuta kontrol aracı, farklı radar ve istihbarat sistemlerinden gelen hedef bilgilerini işleyerek füze için gerekli hedef verisini oluşturuyor. Tespit edilen hedef konum bilgisinin güdüm - kontrol sistemine yüklenmesinden sonra ateşleme ile birlikte Neptun füzesi, hedefe yaklaşana kadar atalet seyrüsefer sistemi ile uçuşunu gerçekleştiriyor. Hedefe yaklaştığında radar arayıcı başlığını faal duruma getirip vuruş için gerekli manevraları gerçekleştiriyor.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri, hava kuvvetlerinden kısa süre sonra 2021 yılında Bayraktar TB2 silahlı İHA'ları 10'uncu Donanma Havacılık Tugayı'nda, deniz üzerinde keşif - gözetleme, suüstü hedeflere taarruz ve hedef tespit/teşhis görevleri için hizmete almıştı. Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı Oleksiy Neyjpapa, TB2'lerin Neptun bataryalarıyla birlikte görev yaparak füze için hedef tespit ve tayini yapacağını vurgulamıştı.

Neptun bataryasına hedef bulmak için kullanılan bir diğer unsur ise, yeni geliştirilen Mineral U radar sistemi. Ukrayna Deniz Kuvvetlerinde de kullanılmış Proje 1241 sınıfı korvetlerinde de bulunan Mineral ME arama radarından geliştirilen Mineral U, 8x8 araca monteli, seyyar bir sistem. Ukroboronprom verilerine göre 500 - 600km menzile sahip olan Mineral U'nun aktif ve pasif radar bileşenleri bulunuyor. 24 Ağustos 2021'deki Bağımsızlık Günü geçit töreninde sergilenen sistem aynı yıl Ekim ayında üretici testlerinden başarıyla geçmişti. İlk radarların 2021 sonunda hizmete gireceği açıklanmıştı. Öte yandan ilginç bir not olarak Ukrayna'nın 2021 sonunda bir adet Mineral ME radarını test ve incelemeler için ABD'ye sattığını eklemekte fayda var.

Mineral U radar sistemi (Kaynak: Ukroboronprom)


İlk kez 2015 yılında Kiev'de düzenlenen bir fuarda kamuoyuna gösterilen Neptun'un prototip üretimi 2016'da başladı. Alt sistem bazında testler 2016 Mart ayında başladı. 30.01.2018 tarihinde Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksandır Turçinov, ilk deneme atışının başarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı. Aynı yıl Ağustos ayında yapılan bir atışta füze 100km mesafedeki hedefi vurdu. Bu atışla ilgili açıklama yapan Turçinov, füzenin azami menzilini 300km olarak açıkladı. 2019 Kasım ayında yapılan bir atışta da 250km menzile ulaşıldı.  Deneme atışları 2020 yılı boyunca devam etti.

Neptun füzesi ateşlenirken (Kaynak: Defenceturk.net)


Deneme sürecinin tamamlanmasını müteakip füze için ilk sipariş 2020 sonunda verildi. Sözleşme kapsamında teslimatların 2021 sonunda başlaması öngörülmüştü.  Bu arada 2021 Şubat ayında Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Oleksandr Myronyuk, Ukrayna Deniz Kuvvetleri için Türkiye tarafından inşa edilecek Ada sınıfı korvetlerin Neptun gemisavar füzeleri ile MBDA üretimi Mica hava savunma füzeleriyle donatılacağını açıkladı.  Üretilen ilk batarya 24 Ağustos günü Bağımsızlık Günü geçit töreninde sergilendi. Füzenin teslimatı ile ilgili olarak 2021 Aralık ayında konuşan Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı Oleksiy Neyjpapa, ilk Neptun bataryasının Nisan 2022'de hizmete gireceğini açıklamıştı.  2022 Ocak ayında ilk bataryanın kabul testlerinin sürdüğü ve ikinci bataryanın üretimine başlandığı duyuruldu. Savaşın başlamasından bir süre sonra, 15 Mart günü ilk bataryanın teslim edildiğine dair bir haber çıktı.


Değerlendirmeler

Moskva nasıl ve neden battı? Gerçekte ne olduğunun ortaya çıkması en iyimser olasılıkla uzun zaman alabilir. Eğer gerçekten Ukrayna'nın ateşlediği Neptun füzesinin isabeti sonucu battıysa, Rusya bunu açıkça itiraf etmek istemeyecektir. Ancak 15 Nisan günü Kiev'deki, Neptun füzelerinin üretildiği Vişneve JMZ Vizar fabrikasının vurulması, bu olasılığı bir hayli güçlendiriyor; Rusya bir misilleme saldırısı gerçekleştirmiş olabilir. Moskva bir füze isabeti sonucu değil, bir kaza sonucu oluşan yangın ve buna mukabil mühimmatın infilakı sonucu battıysa bu da Rusya açısından açıklaması kolay olmayan bir durumdur, Karadeniz Filosu sancak gemisinin geminin ve en önemlisi mürettebatın eğitim ve hazırlık durumunu göz önüne sereceği için.

Neredeyse 12,000 tonluk, Üçüncü Dünya Savaşı'nda ABD'nin uçak gemileriyle savaşıp hayatta kalmak üzere tasarlanmış bir geminin batması, aynı uçak kazalarında olduğu gibi tek bir faktörden dolayı gerçekleşemez. Hangi senaryo olursa olsun (füze isabeti ya da kaza), birden fazla faktörün, domino taşlarının birbiri ardı sıra devrilmeleri gibi bir araya gelmesi sonucu olmuştur. Örneğin füzenin isabeti, gemideki bir tasarım kusuru (örneğin P-1000 füzelerinin fırlatıcı tüplerinin cam elyaftan mamul olması)  ve personelin yara savunma eğitim ve deneyiminin düşüklüğü faktörlerinin bir araya gelmeleri ya da bakım eksikliği sonucu oluşan bir arızanın sebep olduğu yangının, tasarım kusuru sonucu büyümesi ve personelin yangın savunma eğitim ve deneyiminin zayıflığı gibi.

Eldeki veriler ışığında Neptun füzesiyle vurulma senaryosu öne çıkıyor. Bu senaryoda açıklığa kavuşturulması gereken bazı konular bulunuyor.

i. Ukraynalılar hedef tespitini nasıl yaptı?

Neptun füzesinin kullanılabilmesi için öncelikle hedefin yaklaşık konumuna dair bilginin bir şekilde elde edilmesi ve batarya komuta kontrol aracına iletilmesi gerekiyor. Hedef koordinatları, herhangi bir uçak, gemi veya kara konuşlu radardan; uçak, helikopter veya İHA'daki elektrooptik kameralardan ve hatta kıyıdaki ya da gemideki bir gözcüden elde edilebilir. Hedefin konum ve istikametine dair verinin füzenin güdüm - kontrol sistemine yüklenmesinden ve ateşlemeden sonra füze, taşıdığı atalet seyrüsefer sistemi ile bu istikamete doğru düz bir hat boyunca uçarak yaklaşır; vuruş aşamasında da radarını çalıştırıp isabet için gerekli hassas manevraları yapar.

Hedef tespiti için ilk olasılık, Ukraynalıların olayın başından itibaren vurguladığı Bayraktar TB2. Ukrayna Deniz Kuvvetleri zaten TB2'nin görevleri arasında Neptun için hedef tespit ve teşhisini saymaktaydı. TB2, üzerinde taşıdığı Wescam MX15 elektrooptik kamera, bünyesindeki kısa dalga kızılötesi (SWIR) sensörüyle otomobil boyutundaki bir hedefi yaklaşık 60km mesafeden tespit ve takip edebilmekte. Moskva boyutundaki bir hedefin tespit, teşhis ve takibi için 90 - 100km mesafe bile yeterli olabilir. SWIR sensörlerin çalışma prensibinden dolayı kötü hava koşulları, bulut ve pustan etkilenmediklerini de göz önüne almakta fayda var.

Hedefin konumuna dair hassas veri için lazerle işaretlenmesi ve bunun için de en fazla 15 - 20km yakınına gelinmesi gerekir. Ancak uçağın kendi konum verisi ve hedefin ekrandaki görüntüsünün analizi ile bu boyuttaki bir hedefin koordinatlarına dair yaklaşık bir tahmini yapmak, lazer işaretlemesi olmadan da mümkün olabilir. Bu tür bir koordinat hesabındaki hata payını, Neptun'ün radar arayıcı başlığı telafi edebilir.

TB2 olasılığını kuvvetlendiren bazı açık kaynak verileri mevcut.

Önce 10 Nisan günü bir Bayraktar TB2 yer kontrol istasyonu, peşinde muhtemelen içinde uçağı taşıyan bir çöp kamyonu ile birlikte Odesa'da görüntülendi. Kısa süre sonra, 12 Nisan günü Rus Savunma Bakanlığı, Sivastopol'un batısında bulunan Proje 11356M sınıfı Admiral Essen firkateyninin Osa-M hava savunma sisteminden 9M33M füzesinin ateşlenme görüntülerini paylaştı. Bakanlık, geminin bir Bayraktar TB2 vurduğunu iddia etti ancak füzenin ateşlendiği hedefin gerçekten TB2 olup olmadığına dair bir kanıt sunmadı. Bu videonun ertesi gününün akşamı ise Moskva'nın vurulması haberi geldi. Bu ipuçlarını birleştirdiğimizde, en azından Ukrayna'nın bölgedeki Rus donanma unsurlarına karşı TB2'yle keşif uçuşları gerçekleştirdiğini ve gemilerin konumlarına dair veri topladığını farz edebiliriz.

Hedef tespiti için bir diğer aday, 2021 sonunda hizmete girmiş olması gereken Mineral U radarı. Bu radarın menzili, Slava'nın tespiti için fazlasıyla yeterli. 8x8 araca monteli ve tamamen seyyar yapıda olması da, sistemin hızlıca konuşlanması, radarını açması, hedefi gördükten sonra da hızla konum değiştirmesine olanak sağlıyor. Başka bir deyişle Ukrayna Mineral U sistemi, Ruslar radarın çalıştığını elektronik istihbarat sistemleriyle tespit edip konumunu belirleyemeden işini yapıp mevzisini değiştirebilecek kabiliyette.

Üçüncü olarak ise, teyidi -en azından çok uzun süre- neredeyse imkansız bir başka olasılık olarak ABD ve/veya diğer NATO üyelerinden hedef istihbaratı edinilmiş olması olasılığını eklemek gerekir. Karadeniz üzerinde ABD ve diğer NATO üyelerinin keşif, gözetleme ve istihbarat uçakları 2015'ten bu yana, son bir yıldır artan oranda uçmakta. Savaşın başından itibaren de Global Hawk gibi uçakların uçuşları daha da arttı. ABD ve İngiltere gibi ülkelerin savaştan önce de yoğun olarak istihbarat paylaşımı yapıyor oldukları hesaba katıldığında, Moskva'nın konum bilgisinin paylaşılmış olması muhtemeldir. Ancak böyle bir işbirliği, istihbaratı sağlayan ülkeyi savaşa dahil edebileceği için son derece risklidir.

ii. Ukraynalılar hedef tespitinde Bayraktar TB2 kullandıysa, Moskva bunu neden önleyemedi?

Eğer Moskva Neptun ile vurulduysa ve hedef tespitini de Bayraktar TB2 yaptıysa, bu durumda böylesine güçlü silah ve radarlarla donatılmış bir geminin bunu nasıl önleyemediği üzerinde durmak gerek.

Öncelikle, Moskva'nın hava tehditlerini uzak mesafelerden tespit etmek için ana sistemleri MR-710 Fregat-M ve S-300F hava savunma sisteminin bileşeni olan MR-800 Voşkod. Bu radarların tespit ettiği hedef verisi, ilgili atış kontrol radarlarına devrediliyor. Başka bir ifadeyle, hava tehdidini öncelikle bu radarların görmesi gerekiyor. 1980'li yılların teknolojisine sahip bu radarlar, sabit kanatlı muharip uçaklar, bombardıman uçakları, helikopterler ve Tomahawk gibi seyir füzelerine karşı erken ihbar kabiliyetine sahip.

Ancak Bayraktar TB2, bu tipteki hedeflere göre çok daha küçük boyutlu, düşük radar kesit alanına (Radar Cross Section; RCS) ve düşük bir uçuş süratine sahip. Radarların tespit eşiğinin altında kalması son derece olası. İlaveten, açık kaynak verileri kullanılarak yapılan bir bilgisayarlı hesaplamada, Bayraktar TB2'nin ortalama RCS'si, 0.66m2 gibi son derece düşük bir değer olarak tespit edilmiş. Bu düşük RCS, Bayraktar'ın tespit edilebileceği mesafeyi bir hayli kısaltacaktır. TB2'nin, Moskva'nın radarları tarafından hiç görülmemiş olması muhtemeldir.

Buna rağmen, Moskva'nın TB2'yi tespit edememesi senaryosunda, geminin elektronik harbe maruz kalması ya da bir nedenden dolayı radar ve hava savunma sistemlerinin başka bir tehdit ile meşgul olması olasılıklarını da hesaba katmak gerekir.

Bir diğer senaryo da, Moskva'nın TB'yi radarlarıyla tespit ve teşhis etmesi, ancak bu sırada İHA'nın koordinat verisini çoktan Neptun bataryasına iletmiş olması olarak düşünülebilir. Bu durumda, hem arama hem de atış kontrol radarlarını faal hale getirmiş olan Moskva'nın konumu, Ukrayna'nın elektronik istihbarat (ESM) sistemleri tarafından net şekilde belirlenebilir. Bu da, Neptun bataryasının ihtiyacı olan konum bilgisinin sağlanmasında faydalı olmuş olabilir. Başka bir deyişle, Bayraktar TB2, yem olarak kullanılmış olabilir. Olayın duyulmasından sonra Ukrayna kaynaklı olarak sosyal medyada yayılan bazı iddialar bu senaryoyu destekler nitelikte.

iii. Moskva, kendisine doğru gelen Neptun füzesini neden önleyemedi?

Yakın hava savunması için Osa-M orta menzilli hava savunma sistemi ile ABD'nin Phalanx sisteminin Rus yapımı muadili denebilecek AK-630'larından altı adet taşıyan Moskva'nın, çok alçak irtifada uçan bir ya da iki adet füzeyi, kendisine yeterli vakit kazandırabilecek kadar uzak mesafeden tespit ve takip etmesi kolay değildi. Hemen hemen hiçbir muharip gemi için de kolay değildir. Deniz yüzeyine çok yakın uçan füzeler, dünyanın yuvarlaklığı ve deniz yüzeyindeki dalgaların radarda oluşturduğu gürültü ("clutter") nedeniyle, gemiye çok yaklaşana kadar tespit edilemeyebilirler. Geminin bu tehdide karşı şansını artıran unsurlar havadan erken ihbar ve kontrol uçaklarından ve bölgedeki diğer dost unsurlardan alınan taktik resim ile kendi taşıdıkları modern ve yüksek enerjili uzun menzilli radarlardır. Rus donanmasında bunların hiçbirinin olmadığını biliyoruz.

Olayın gerçekleştiği sıradaki olumsuz hava ve deniz koşulları, bilhassa deniz yüzeyinin çok dalgalı oluşu, Moskva'nın radarlarının en baştan dezavantajlı bir konuma sokmuştu. Bu konuyu Belçika Deniz Kuvvetlerinden emekli subay Frederik van Lokeren analiz etmişti. Lokeren'in aktardığına göre olayın olduğu gece hava yağmurlu, deniz durumu 3 ve dalga yüksekliği 0.5 ila 3m arasındaydı. Bu ortamda, radar ekranında çok yoğun bir gürültünün oluşmuş olması son derece muhtemeldir. Bu gürültüyü silmek için radarın tespit eşiğini yükseltmek gerekir, bu da füze ve TB2 gibi zaten düşük RCS'ye sahip hedeflerin hiç görülememesi anlamına gelir. Osa-M'in de, AK-630'ların da atış kontrol radarlarının, nereye bakacakları bilgisini MR-710 ve MR-800'den almaları gerekiyor. Bu radarların da hem elektronik bileşenlerinin eskimesi (obsolescence) hem de hava ve deniz koşulları nedeniyle düşmüş olması muhtemel performansları, Neptun füzesinin hiç görülememesine neden olmuş olabilir.

Neptun ile vurulma senaryosunun en önemli bileşeni, aslında savaşın en başında aşikâr olan bir sorun: Rusya'nın Ukrayna'ya dair kibir seviyesindeki aşırı özgüveni, eksik ya da hatalı istihbaratı ve ölümcül derecede yanlış değerlendirmeleri. Söz gelimi 2019 Şubat ayında Novosti VPK adlı savunma - havacılık sitesinde Mihail Hodarenok imzasıyla yayımlanan bir makalede, Neptun'ün esasen H-35 gemisavar füzesinin "hafif iyileştirilmiş" bir kopyası olduğu; modern Rus gemisavar füzelerine göre hayli geride olduğu; maliyet-etkin olmadığı; dünya pazarında Harpoon, Exocet ve H-35 varken bu füzenin bir başarı şansının olmadığı; en fazla bir Nijerya hücumbotundan Gabon yük gemisine ateşlendiğinde iş yapabileceği; Ukrayna'nın bu füzeleri bir muharip gemiye karşı kullandığı durumda başarı şansının sıfır olduğu iddia edilmiş.

Benzer şekilde Rus Deniz Kuvvetlerinden Sergey Gorbaçev'in sene başında Rus Politnavigator sitesine verdiği mülakatta, Neptun füzesinin sesaltı hızda uçtuğu için kolayca tespit edilip vurulabileceğini; harekât planlarında değişiklik yapılmasını gerektirecek bir etkisinin olmayacağını; ancak çok sayıda ateşlendiği senaryolarda sınırlı ölçekte etkili olabileceğini; Rus Karadeniz Filosunun elindeki silah sistemlerinin Neptun'ü rahatlıkla etkisiz hale getirebileceğini söylemiş.

Moskva'nın Ukrayna kıyılarına, Neptun'ün menzili içine girecek kadar yaklaşmış olması bir yana, Rusya'nın bölgedeki Neptun bataryası, Mineral U radarı ya da Bayraktar TB2 yer kontrol istasyonunu tespit edebilecek, gerçek zamanlı veri aktarabilecek, taktik ve operatif seviye keşif - gözetleme ve istihbarat yapabilecek İHA, taktik keşif uçağı ya da keşif / hedefleme podu kabiliyetinden mahrum olması da Moskva'nın kaderinde etkili olmuş olabilir.

Neptun ile vurulma senaryosunun çok ironik bir boyutu da var: Rusya uzun süredir işgal ettiği Kırım'a konuşlandırdığı çok sayıda hava savunma ve gemisavar füzesi ve elektronik harp sistemleri ile Karadeniz'de bir A2/AD (Anti Access – Area Denial; Erişimi Engelleme / Alan Hakimiyeti) kabiliyeti inşa etmişti. Rusya'nın (ve Çin'in) A2/AD yetenekleri Batı savunma ve istihbarat çevrelerinde uzun süredir takip ediliyor, tartışılıyordu. Ancak Ukrayna'nın istilasında Rusya bölgede ne hava hakimiyeti tesis edebildi ne de etkili bir deniz kontrolü sağlayabildi. Öte yanda Ukrayna, Odesa açıklarını mayınlayarak (ve bazı iddialara göre bu mayınların en azından bir kısmını serbest bırakarak) Karadeniz'deki askeri ve sivil deniz trafiğini felç etti, üstüne de düşmanın sancak gemisini karadan ateşlediği füzeyle vurdu.

Moskva'nın batma sebebine ilişkin ikinci senaryo, gemide meydana gelen bir kaza sonucu ağır hasar oluşması.

Rus Savunma Bakanlığının açıklamasında yangın ve bu yangının cephane infilakına sebep olduğu bilgisi var. Yangının çıkış sebebi ve hangi mühimmatın patladığı belirtilmemiş. Muharip bir gemide, özellikle makina dairesinde yangın çıkması olasılığı her zaman vardır. Modern savaş gemilerinde bile tasarım hatası, bakım ya da işletme kusuru gibi nedenlerden dolayı yangınlar çıkabilmektedir. Yangın eğer kontrol altına alınmazsa, hızla yayılabilir; geminin taşıdığı silah ve mühimmata sıçrayabilir, gemi içindeki kapalı ortamda bulunan personel için hem alev hem de zehirli gazlardan dolayı çok hızlı bir şekilde ölümcül tehlike oluşturabilir. Bu nedenle askeri gemilerde görev yapan personelin yangın ve yara savunma eğitimine modern donanmalar büyük önem verir; bu eğitimler için özel tesisler ve simülatörler kurarlar.

Moskva gibi, ABD uçak gemileriyle savaşmak için tasarlanmış bir gemide bir yangının, mühimmat infilakına neden olabilecek şekilde büyük ve tesirli bir şekilde nasıl çıktığı, başlı başına bir muammadır. Bu yangının yayılması ve geminin batmasına sebebiyet verecek bir infilaka neden olması da hem personelin eğitim ve deneyim yetersizliğine, hem geminin yara savunma ve beka kabiliyeti konularındaki zafiyetine hem de genel olarak tasarım kusurlarına işaret eder. Üstelik bu kusur ve zaaflar, sancak gemisinin kaybına neden olmuştur. Rus ordusunun alamet-i farikalarından olan silah ve mühimmatın kötü depolanma, bakım ve dağıtım koşullarını da burada hatırlatmakta fayda var.

Rusya'nın açık bir şekilde geminin kaza sonucu battığını belirtmemiş ve aynı şekilde vurulduğunu da kabul etmemiş olması; başka bir ifadeyle olayın nedenine ilişkin en azından şimdiye kadar net bir açıklama yapmamış olması, Rus Donanması açısından en az utanç verici seçenektir. Füze isabeti en azından muharebe koşullarında yaşanmış bir kayıp olması dolayısıyla, sevk, idare ve teknik konularda zafiyetleri gösterir. Bunlar görece kısa sürede, belli tedbirlerin düzgün uygulanması ile giderilebilecek sorunlardır. Ancak kaza sonucu kayıp, teknik (tasarım, bakım, idame, ikmal), eğitim ve sevk - idare hususlarında çok daha derin ve yapısal bir soruna işaret eder. 

Tüm bu ana ve alt senaryoları topladığımızda, Moskva'nın batma sebebi birdenbire önemini kaybediyor. Eldeki veriler, Neptun isabeti olasılığını öne çıkarıyor; hedef tespiti için Bayraktar TB2, Mineral U ya da ABD istihbarat desteği unsurlarının en az biri kullanılmış olmalı. Gerçek bu olsun ya da olmasın, Rus Deniz Kuvvetlerinin en büyük gemilerinden biri; Karadeniz Filosunun sancak gemisi, Rusya Federasyonu'nun başkentinin adını taşıyan bir kruvazör batmış durumda. Her ne kadar 2040'a kadar hizmette kalması planlanmış olsa da, taşıdığı silah ve elektronik sistemler eski; geminin genel performansı da yüksek değildi. Üstüne, Rus Silahlı Kuvvetleri genelindeki ve Rus Deniz Kuvvetleri özelindeki geleneksel ve genetik kötü bakım - tutum koşulları eklendiğinde, askeri bakımdan kaybı Rusya için çok ağır olmasa gerek. Ancak yukarıda sıralanan özelliklerinden dolayı bu kaybın Rus ordusu, devleti ve halkı nezdinde büyük bir travmaya neden olacağı açık. Bu kayba neden olan olaylar zincirinin en başında kibir, aşırı özgüven, düşmanı küçümseme gibi ölümcül hatalar yer alıyor. Bu bakımdan Moskva'nın batışı çok önemli dersler içeriyor.









14 yorum:

baktir100 dedi ki...

Çok doyurucu yorum olmuş. Teşekkürler

Al Gyorgy dedi ki...

Teşekkürler emeğiniz için.

TB2 lazer ile işaretlese bile Neptün'ün bunu değerlendirme yeteneği galiba yok.
Bir olasılık olarak da, TB2 önceden Moskva'nın radarına MAM ile saldırı yapıp bozmuş olabilir mi?

Mehmet Vural dedi ki...

Mükemmel bir analiz yazısı, tebrik ederim!

Ozan YALÇIN dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Nm dedi ki...

Tebrikler
Kapsamlı ve kalitelş bir analiz olmuş...
Aydınlandım.
özellikle neptin füzesini merak ediyordum

Unknown dedi ki...

Çok doyurucu bir analiz. Yeni sorular içermekle birlikte kafamdaki soruların bir kısmı cevaplanmış oldu. Tebrik ve teşekkürlerimi sunarım.

Savas erdinç dedi ki...

TB2 tarafından yapılmış ve yazarın bahsettiği gemisavar füzelerine denk gelmiş şanslı bir atış olabilir mi?
Tam da Rusya'nın açıkladığı mühimmat patlaması açıklamasıyla örtüşen??

Oğuzcan ÇETİN dedi ki...

Mükemmel değerleme okudugum için şanslı hissettim

Burak Yıldırım dedi ki...

Teşekkürler Arda abi çok doyurucu değerlendirmeler. Çok kıymetli dersler barındıran bir vaka analizi olmuş.

Unknown dedi ki...

G/M'LER SADECE RADARLAR İLE DEĞİL HATTA ÇOĞU ZAMAN ELEKTRONİK HARP CİHAZLARIYLA TESPİT EDİLİR. BURADA DA ÖNEMLİ BİR ZAFİYET GÖRÜLMEKTEDİR ANIL BEY.

Unknown dedi ki...

Geminin batmadan onceki hasarli fotografinda radar kulesinde bir saldiri veya hasar izi yoktu.

Unknown dedi ki...

Arda bey cok tesekkurler

hüdayi çiçekli dedi ki...

yazı gercekten mükemmel, zira tüm gerekli bilgi ve yorum öncesi yeterli analiz ,tespit , degerlendirme imkanlarını bizlere cok kolay sunuyor. ellerinize sağlık

Unknown dedi ki...

Neptün fuzesinin görüş ötesi isabet kabiliyeti yoktu, büyük ihtimal ABD teknolojisi sadece kendinde bulunan ve uydu bağlantılı çalışan iir hedef bulma sistemini Ukrayna'ya vermiş, gemi zaten Ukrayna üretimi olduğundan hedef (mühimmat bölmesi) bilgisi iir başlığa yüklenmiş ve mühimmat da patlatilarak neptunun gücünün çok üzerinde bir tahribatla gemi batırılmış olmalı, böyle bir patlamanın olabilmesi icin gereken iki faktör bir araya gelip gemi batırılmış, 1- iir hedefbul sistemi, (sadece ABD ve İsrail'de mevcut, İngiltere ve Rusya'da da olma ihtimali vardır) 2- geminin hassas bölme bilgisi ve uygun yaklaşma istikameti hesaplaması (bu da gemi Ukrayna 7runu olduğundan en iyi Ukraynalı mühendislerin bilebilecegi bir bilgidir)