23 Aralık 2011 Cuma

Gowind'e İlk Müşteri Malezya

Malezya'nın sipariş verdiği Gowind versiyonu, SGPV-LCS
(Kaynak: malaysiandefence.com)
Ve Gowind ilk ihracat başarısını kazandı...

Malezyalı gemi üreticisi Boustead Naval Shipyard (BNS), Malezya Savunma Bakanlığı ile USD 2.8 milyarlık bir sözleşme imzaladı. Sözleşme, Malezya Deniz Kuvvetleri için Second Generation Patrol Vessel - Littoral Combat Ships (SGPV-LCS; İkinci Nesil Karakol Gemisi - Kıyı Muharebe Gemisi) projesi kapsamında 6 adet korvetin inşasını kapsıyor. Korvetler, BNS'nin yabancı ortağı Fransız DCNS'nin tasarımı olan Gowind esas alınarak geliştirilecek. Projede BNS, gemilerin üretimi ve tüm sistemlerinin entegrasyonundan sorumlu olacak.

SGPV-LCS projesinde ilk geminin 2017'de teslim edilmesi planlanıyor; kalan beş gemi ise altışar aylık aralıklarla hizmete girecek. Tüm gemiler BNS'nin Lumut'taki tersanesinde inşa edilecek.

Kasım sonu Aralık başı gibi kararın verildiği projede sözleşme imzası gecikti. Bu gecikmeye neden olarak gemilerin muharebe komuta kontrol sistemlerinin seçimindeki anlaşmazlık gösteriliyor. Malezya tarafı eğitim ve işletme / idame giderlerini göz önünde bulundurarak halen kullanmakta oldukları ve Kasturi sınıfı firkateynlere entegre edilmekte olan Thales TACTICOS sisteminin gemilere entegre edilmesini isterken Fransız cephesi, kendi üretimleri SETIS sisteminde ısrar etmiş. Sonuçta Malezya Gowind'leri için SETIS seçilmiş.

Malezya Gowind'lerinin hava savunma füzesi seçimi ise henüz netleşmiş değil. Malezya DzK'nin ESSM seçimine karşılık DCNS - BNS ortaklığı MICA ve Aster füzelerinde ısrar ediyor.

Gowind'in bu ilk ihracat başarısı, DCNS'nin korvet piyasasındaki diğer güçlü rakipleri olan Hollandalılar (Damen) ve Almanlar'a (TKMS) karşı elini güçlendirecek gibi görünüyor; zaten SGPV-LCS ihalesinde de bu iki ülke ana rakip idi. Gowind daha önce Gürcistan ve Bulgaristan'a teklif edilmiş ancak satılamamıştı. Halihazırda L'Adroit isimli bir gemi, Fransız Deniz Kuvvetleri tarafından testlere tabi tutuluyor.

Malezya için üretilecek SGPV-LCS'nin teknik özellikleri şu şekilde:

Toplam uzunluk: 107m
Genişlik: 14m
Draft: 3.6m
Tam yük deplasman: 2,750t
Azami daimi sürat: 28kt
Seyir sürati: 15kt
Menzil: 5,000deniz mili
Görev süresi: 21gün
Tahrik: CODAD: 4 x dizel makina; 29.6MW; 2 x şaft

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba

Türkiye acaba bu konuda birşey yapamaz mı ? Bizim MİLGEM teknoloji ve kabiliyet açısından oldukça başarılı neden ihaleye katınılmadı ? anlamıyorum.Yaptığımız ürünleri ihraç edemezsek savunma sanayimizin gelişeceğine inanmıyorum.Çünkü iç pazarımız Amerika Birleşik Devletleri gibi herşeyi seri üretmeye yetecek kadar büyük değil. Örn: Ağır yük helikopteri alınan sayı az olunca direk ne teknoloji transferi ne de offset hiçbirşey yok. Ayrıca bu konuda bu satışı engellemek için her şeyi yapmalıyız diye düşünüyorum. Böylece Fransaya soykırım iftirasının bedelini ödeteceğimiz konusunda iyi bir mesaj olur. Gerekirse bu satış düşük kar ile yapılması gerektiğini düşünüyorum.Böylece savunma sanayimizin büyük reklamı olacağı kanaatindeyim.Yapabildiğimiz her ürünü ihraç etmek için en küçük fırsatı kaçırmamalıyız. Yapılan bir ürünü ihraç etmeyince ülke adına ticari ve politik bir getirisi olmadığı gibi ticari ve teknolojik olarak devamlılığının tehlikeye düşeceği açıktır.

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

Konunun birden çok boyutu bulunuyor aslında:

1. MilGem henüz tam olarak olgunlaşmış bir çözüm değil ve mevcut bir kabiliyetin, tecrübenin üstüne de geliştirilmiş değil. Tüm bileşenleri yeni geliştirildi ya da mevcut sistemlerden türetildi. Birlikte uyum içinde çalışabildiklerinin testi zaman alacak; bu da doğal olarak ihracat şansını etkiler.

2. Yabancı ülkelere bu gibi büyük sistemlerin ihracatını yapmak için o ülke ve bölgelerde daimi varlık göstermeniz, yerel sanayi ile güçlü işbirlikleri geliştirmeniz, o ülkelrin iş yapma alışkanlık ve geleneklerine uyum göstermeniz gerekir. Bu da etkili ve sağlıklı bir ihracat stratejisini gerektirir, ki bunun da vazgeçilmez koşulu bazı kredi ve benzeri devlet destekleridir. Henüz Türkiye'de bu konuda oturmuş bir yapı bulunmuyor. Aksi takdirde yakalanan çeşitli başarılar kalıcı olamaz.

3. MilGem'i bu hali ile ihrac etmemiz her zaman mümkün olmayabilir. Örneğin Malezya alacağı gemilere TACTICOS muharebe kontrol sisteminin yerleştirilmesini istemiş, biz ise Heybeliada sınıfında GENESİS'ten türetilen G-MSYS'i kullanıyoruz. TACTICOS entegrasyon ve modifikasyon tecrübemiz yok; 57mm top tecrübemiz yok. Halbuki rakiplerin (TKMS, DCNS, Damen) bu tecrübeleri mevcut. Yarın başka bir müşteri STAMP yerine Phalanx isteyebilir, 76mm baş top yerine 57mm isteyebilir, RAM yerine Goalkeeper isteyebilir vs. Bu gibi alternatiflere hazırlıklı olmak gerekir.

Savunma sistemlerinin ihracatına yönelik sağlam adımlar ve olumlu gelişmeler görülüyor (İhracatçılar meclisinin kurulması gibi) ancak henüz yolun daha çok başında olduğumuzu düşünüyorum...

Adsız dedi ki...

Merhaba

Cevabınızı ilgi ile okudum.Teşekkür ederim. Ama madem İslam dünyasında etkili olmak istiyoruz ( Şu anki mevcut iktidarın izlediği politikayı kast ediyorum.) o zaman bunu sonuna kadar zorlamalıyız.Eğer müşteri farklı Savaş Yönetim sistemi istiyorsa biz kendimizinkini ön plana çıkartmalıyız.Ayrıca Türkiyede MKE denen kurumun hala bunca yıldır işe yarar bir silah geliştirememiş olması ayrıca tartışılmalıdır. Bugünkü günde Atak sisteminin topu bile otomelara üretimi gatling ise daha ne diyebilirim.En azından niye başka firmalara uçaksavar ve deniz topu üretim hakkı tanınmıyor ? İsviçre bile kimse ile savaşmıyor ama Oerlikon onların ve de İsveç Bofors onların artık yorumu size bırakıyorum.Tekrar konuya dönersek farklı silah sistemleri için silah sağlayıcı ile ortak çalışılabilir.Ayrıca kredi konusundaki fikrinize aynen katılıyorum.Silah satarken paradan para kazanmayıda öğrenmemiz gerekiyor.Amerikan FMS tarzı bir kanun çıkarılmalı ( umarım gece yarısı kıyak emeklilik kanunundan sonra fırsat olursa !) Son tahlilde şunu belirtmek isterim ki tasarım bize ait olduğu için müşteri isteklerinde sorun olacağını düşünmüyorum.Ayrıca dünyada Yunanlılar hariç herkes fransızlardan daha iyi silah yapar Exocet hariç ürettikleri hiçbirşeyde hayır yok.Ayrıca TARP projesinin iptaline sevindim.Biz zorda kalmadıkça harikalar yaratmayı sevmeyen bir milletiz zorda yarattıklarımızı ise bütün dünya başaramamakta ( KURTULUŞ SAVAŞIMIZ ) Birde size bir sorum var yanıtlarsanız sevinirim. Altay projesinde Türkiye mühendislik olarak tankı komple tasarlamış mı olacak yoksa XK-2 nin bir türevi mi olacak ? bir de MKE 120 mm tank topu imalat lisansını Koreden satın aldığını okudum.Bunun için milli bir lazer güdümlü KE ve zırh delici mühimmat ile 120 mm lazer güdümlü roket projesi var mı varsa bilgilndirmenizi rica ederim.

Saygılarımla.

dogruhediye dedi ki...

Paylasım için teşekkürler :)