9 Nisan 2008 Çarşamba

Ergenekon Operasyonu?

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimler incelendiği zaman belirgin ortak noktaları olduğu göze çarpıyor.

Bu kişilerin çoğu, sert bir AB ve ABD karşıtı söyleme sahipler ve "Ulusalcılık" olarak da adlandırılan akımın temsilcileri konumundalar.

Toplumdaki genel AB karşıtı söylem ve eylemlerin odağında oldukları söylenebilir.

Türkiye'deki son birkaç yıldır yükselişte olan, genel hatları itibariyle daha dışa kapalı, liberal ekonomiye karşı, AB ve ABD'ye karşı çok sert bir söylem içerisinde bulunan ve zaman zaman Rusya ile yakın işbirliğinin geliştirilmesini de savunan, aslında yekpâre olmayan bu akımın, kanımca önemli bir işlevi bulunmaktaydı.

Avrupa'da da yükselişte olan sağ akımlar (bu çerçevede Almanya'da artan ırkçı saldırılar özellikle dikkat çekicidir), Fransa, Almanya, Hollanda gibi Kıta Avrupası ülkelerinin siyasi ve jeopolitik ajandaları ve bu unsurlardan doğrudan ve/veya dolaylı olarak etkilenen Türkiye - AB ilişkilerinin bir parçasıdır bu yukarıda bahsettiğim işlev.

Türkiye, söz konusu yükselen AB ve batı karşıtlığını, anormal biçimde pompalanan ve zaman zaman ırkçılığa, nasyonel sosyalizme kadar uzanabilen aşırı-milliyetçiliği bir argüman olarak AB'nin önüne sunmakta ve şu mesajı vermekteydi: "Bakın siz bize çifte standart uygularsanız Türk toplumunda size karşı bu tepkiler oluşuyor. Gelin daha makul olun".

Bu açıdan değerlendirirsek eğer, bu gözaltılar ile birlikte AB ile Türkiye arasındaki bu dolaylı mesaj alışverişi kanalının ciddi biçimde örselenmiş olduğu sonucuna varabiliriz. Düşüncemi şöyle izah edeyim:

Kapalı çevrim sistemlerde, sistemin girdisi (input), çıktısı (output) ve bir geri besleme mekanizması bulunur (feedback). Sistemin çıktısı arzu edilenden uzak ise, geri besleme mekanizması vasıtası ile girdi üzerinde gerekli düzenleme yapılır. Böylece iteratif bir süreç sonunda (pratikte asla 100% verim olamayacağından ötürü) arzu edilene çok yakın bir çıktı elde edilir.

Ben Türkiye'de son yıllarda irrasyonel bir biçimde pompalanan akımların, AB ile ilişkilerde bir nevi geri besleme mekanizması işlevi gördüğünü düşünüyorum.

Ergenekon Operasyonu ile bu geri besleme mekanizması ortadan kaldırılmış olmasa bile, ciddi biçimde akamete uğratılmıştır.

Peki bu durumdan kimin ne çıkarı olabilir?

İlk aklıma gelen seçenek ABD.

Türkiye'nin AB, daha doğrusu Kıta Avrupası ile köprüleri atmasını isteyen bir ABD'nin pekala işine gelebilir bu durum.

AKP hükümeti: Derin devletin, çetelerin üzerine kararlılıkla gidildiği mesajı, önce yerel seçim, daha sonra muhtemel kapatılma sonucundaki süreç içinde ciddi oy potansiyeli taşıyabilecek bir "demokrasi muhafızlığı" söylemine hammadde oluşturabilir.

Her durumda bunun "derin devlet"le, "çok gizli bir örgüt"le falan ilgisi olmadığı aşikardır.

Diye düşünüyorum.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Gözaltına alınan kişilerin 2 ay daha yatıp dışarı çıkarsa kimse şaşırmasın. Okyanus ötesinden gülen kişiler bir müddet sonra kendilerinin gülünç konuma geleceklerinin farkında olmadan şuursuzca yaşamaktadırlar.. Akılları sıra devletin birimlerine sirayet edeceklerini zannediyorlar.. !

Adsız dedi ki...

sahnelenen senaryo tahminlerinize çok yakın.yapılmak istenen şey ortada magdur edilmiş kapatılmış bir akp.(kapatılmasını ençok arzulayanlardan biri de rte yoksa yüce divanda işi zor du) ardından daha derli toplu a.şener başkanlığında yeni oluşum.sonra BOP kaldığı yerden devam.bu düzen nezaman rayından çıkacak çok merak ediyorum.bişeyler ters gitmeli hedeflerine ulaşmamalılar!!!

Adsız dedi ki...

Malesef ordu icerisindeki birtakım mücadele ve sürtüşme sebebiyle emekli subaylarımız göz altına alınmıştır.
Farkındamısınız İ.B ve R.T.E görüşmesinden hemen sonra operasyon başladı.
ABD bu bilgileri ne sebeble hükümete sızdırdığı ve hedefinin ne olduğu aşikardır.
En üzüldüğüm nokta cumhuriyet tarihinde ilk defa halkımız değerli ordumuza bir kırmızı nokta koymuştur.Emekli veya resmi hiçbir askerin siyasete karışmaması lazım.
Emekli bir GNL KUR BŞK hanımı kocası zehirlenmesin diye 6 ay garnizona yemek taşıyor...Bir başka havacı sub. bant kaydında abuk sabuk şeyler söylüyor. hemde komutanıma Eyvahlar ceksem duyulurmu..?

piremir dedi ki...

Ergenekon yapılanması dikkat edilirse Özel Harp Dairesi'ni taklit etmeye çalışmış.Kanatimce Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında satın alınmış bir kısım insanlarca Türkiye'de bir darbe gerçekleştirilecek,bu şekilde istikrarsızlaştıran Türkiye ABD,İsrail ve İngiltere'ye her türlü tavizi verecekti.Darbecilerin Özel Kuvvetler'e bir türlü nüfuz edememesi onları kendi Özel Kuvvetlerini oluşturmaya sevk etti:İşin özeti bence budur.