Anadolu Ajansı için kaleme aldığım ve 25.02.2025 tarihinde "Hipersavaş ve insan iradesi: Askeri yapay zeka nereye gidiyor?" başlığı ile yayımlanan makalem.
4-5 Şubat tarihlerinde İspanya'nın A Coruna kentinde askeri alanda yapay zekanın sorumlu kullanımına dair REAIM 2026 (Responsible AI in the Military Domain) adlı bir zirve düzenlendi. Daha önce 2023'te Lahey ve 2024'te Seul'de düzenlenen REAIM'e bu yıl 85 ülke katıldı. Zirve sonrasında 20 ana ilkeden oluşan bir bildiri hazırlandı. Katılımcı ülkelerden 35'i bildiriyi imzalarken Çin ve ABD imza atmadılar.
Söz konusu bildiri ile taahhüt edilen ilkeler arasında YZ destekli silahlar üzerinde insan sorumluluğunun korunması, net komuta ve kontrol zincirlerinin oluşturulması ve ulusal denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi paylaşımı yer almaktaydı. Ayrıca risk değerlendirmeleri, kapsamlı test süreçleri ile askeri personelin eğitimine vurgu yapıldı.
Önceki REAIM zirvelerinde ABD'nin başını çektiği çok sayıda ülke, daha esnek bir ilke çerçevesini benimsemişti. Bu yıl ise hem ABD ve Çin gibi YZ teknolojilerinde öncü iki ülkenin bildiriye imza atmaması hem de onay veren ülke sayısının sınırlı kalması, uluslararası düzlemde kabul gören norm ve ilkeler seti üretim ve paylaşımının ne kadar sınırlı olduğunu gösterdi. YZ konusunda uluslararası sistemde henüz bir asgari müşterek oluşturulabilmiş değil. YZ teknolojilerinin savaş alanında tetiklediği derin dönüşümün yanında bu durum da bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirilebilir.
4-5 Şubat tarihlerinde İspanya'nın A Coruna kentinde askeri alanda yapay zekanın sorumlu kullanımına dair REAIM 2026 (Responsible AI in the Military Domain) adlı bir zirve düzenlendi. Daha önce 2023'te Lahey ve 2024'te Seul'de düzenlenen REAIM'e bu yıl 85 ülke katıldı. Zirve sonrasında 20 ana ilkeden oluşan bir bildiri hazırlandı. Katılımcı ülkelerden 35'i bildiriyi imzalarken Çin ve ABD imza atmadılar.
Söz konusu bildiri ile taahhüt edilen ilkeler arasında YZ destekli silahlar üzerinde insan sorumluluğunun korunması, net komuta ve kontrol zincirlerinin oluşturulması ve ulusal denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi paylaşımı yer almaktaydı. Ayrıca risk değerlendirmeleri, kapsamlı test süreçleri ile askeri personelin eğitimine vurgu yapıldı.
Önceki REAIM zirvelerinde ABD'nin başını çektiği çok sayıda ülke, daha esnek bir ilke çerçevesini benimsemişti. Bu yıl ise hem ABD ve Çin gibi YZ teknolojilerinde öncü iki ülkenin bildiriye imza atmaması hem de onay veren ülke sayısının sınırlı kalması, uluslararası düzlemde kabul gören norm ve ilkeler seti üretim ve paylaşımının ne kadar sınırlı olduğunu gösterdi. YZ konusunda uluslararası sistemde henüz bir asgari müşterek oluşturulabilmiş değil. YZ teknolojilerinin savaş alanında tetiklediği derin dönüşümün yanında bu durum da bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirilebilir.