22 Eylül 2016 Perşembe

Palavra Dedektörü: Özel Olarak Zırhlandırılmış Yalanlar

Yeni Şafak gazetesinde Kıymet Sezer imzasıyla 21 Eylül günü yayımlanan "Özel Zırhıyla Bab'a Girecek" başlıklı haber, ulusal savunma ve güvenlik konularında kamuoyunun nasıl yanıltıldığı ve yanlış yönlendirildiğine dair güzel bir örnek teşkil ediyor.

Haber metni ilk bakışta çok sayıda yanlış ve yanıltıcı bilgi içeriyor. Daha da ilginci, satır aralarında İsrail propagandası olarak değerlendirilebilecek bazı kısımları mevcut. Gazetenin ideolojik duruşu ile karşılaştırıldığında dikkat çekici bir tezat.

Madde madde gidelim.

Metnin ana fikri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), "Fırat Kalkanı" harekâtında ön saflara daha modern ve güçlü tankları sürmeye başlayacak olması ve özellikle el Bab kentine yapılması beklenen taarruzda bu tankların kullanılacağı şeklinde. Tankların özellikleri ve kabiliyetlerine ilişkin bazı bilgi ve iddialar sunulmuş. Ayrıca harekâtın ilk aşamasında daha eski model tankların kullanılmamış olması nedeniyle beklenen süratte bir ilerleme sağlanmamış olduğu; engebesiz çöl tipi arazide tam korumanın mümkün olamayacağı gibi argümanlara yer verilmiş.

Yazı baştan aşağı yanlış bilgi, dezenformasyon ve yanıltma ile dolu. Şöyle ki:

...Çöl şartlarında tankların korunmasına dair çok etkili bir tedbir almanın mümkün olmadığını, bölgenin hassas, düz arazi özelliğiyle doğrudan temasa açık olduğunu vurgulayan kaynaklar buna karşın piyadelerin ve muhaliflerin önden giderek bölgeyi temizleyip tankların daha sonra gelmesi gibi tedbirlere başvurulduğunu kaydediyor....

Dünyada hiçbir tankı hatta hiçbir askeri saldırılara, özellikle pusu tipi saldırılara karşı korumak için %100 etkili tedbir almak mümkün değildir. Pusuya karşı %100 etkili tek savunma, pusuya düşmemektir. Bu nedenle, özellikle hızla gelişen teknolojinin de yardımıyla modern ordular, bilhassa bu tip savaş dışı askeri harekât (OOTW; Operations Other Than War) ya da meskûn mahal operasyonlarında (MOUT; Military Operations in Urban Terrain) insansız hava araçları (İHA), istihbarat - gözetleme - keşif (ISR) sistemleri ve haberleşme teknolojilerinden faydalanırlar.

Modern harp tarihi 2. Dünya Savaşı, 1967 6 Gün Savaşı, 1973 Yom Kippur Savaşı, 1991 Körfez Savaşı, 2003 Irak'ın İşgali gibi savaş ve harekâtlarda, çöl şartlarında tankların çok geniş kapsamlı kullanımına tanıklık etmiştir.

Fırat Kalkanı Harekâtı, şu ana kadar 1991 Körfez Savaşı'ndakine benzer bir teknik - teknolojik kabiliyet gösterimine sahne olmaktadır. Kundağı motorlu obüsler ön hat gerisinden klasik mühimmat ateşlemekte, taktik sınıf İHA'lar, elektrooptik kamera ile taktik ölçekte keşif - gözetleme ve hedef tespiti yapmakta, savaş uçakları lazer güdümlü bomba kullanmakta, harekâtın belkemiğini oluşturan M60A3 tanklarının ardından bölgeye M113 zırhlı personel taşıyıcılar sevkedilmektedir. Modern zırh koruması, beka kabiliyeti ve ateş gücüne sahip M60T'lerin, Kirpi ağır zırhlı personel taşıyıcı araçların bölgeye sevki ancak harekâtın ikinci safhasından sonra gerçekleşmiştir.

...Ayrıca, IŞİD'in Rus malı güdümlü tanksavar silahlarına karşı bölgeye modernize edilmiş tanklar sevk edildi....

Eğer burada atıf yapılan kaynak muvazzaf bir askeri personel ise bu, son derece vahim bir ifadedir. Eğer kaynak eski bir TSK mensubu ise bu da yine düşündürücüdür.

Suriye İç Savaşı'nın neredeyse başından bu yana savaşan tüm gruplar, dünya tanksavar piyasasında mevcut neredeyse tüm tanksavar füze ve roket sistemlerini kullanmaktalar. Suriye bu bakımdan mekûn mahalde tanksavar operasyonları açısından Çeçenistan'ı bile geride bırakan bir laboratuar haline gelmiş durumda. Esad rejimi kara kuvvetleri savaşın başından bu yana binlerce tank, zırhlı muharebe aracı ve personel taşıyıcı aracı çeşitli tanksavar silahları, isyancılar tarafından ele geçirilen tanklar ve el yapımı patlayıcılar nedeniyle kaybetti. Dahası, isyancılar ve IŞİD gibi örgütler çok sayıda tank ve zırhlı aracı ele geçirip etkin biçimde saldırılarında kullanır hale geldiler.

Sınırımızın hemen güneyindeki hal bu iken ve son birkaç yıldır sınırın Suriye tarafında tampon bölge kurulması gündemde iken ve hatta IŞİD ve PYD gibi modern tanksavar envanter ve tecrübeleri bu kadar yoğun iki örgüt güney komşumuz olmuş iken, "tanksavar silahlarına karşı bölgeye modernize edilmiş tankların sevkedilmesi" ifadesini aklın ve mantığın izah etmesi mümkün değildir. O tankların  (M60T ve Leopard 2A4) zaten Suriye İç Savaşı'nın başından itibaren orada bulunuyor olması gerekirdi!

Burada kısa bir es verip Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın (KKK) tank envanterine ve güncel durumuna kısaca bakalım:

KKK'nın tank gücü heterojen bir görünüm arz etmekte. Envanterdeki tanklar ve miktarları şöyle:

Leopard 2A4: 339
Leopard 1T: 171
Leopard 1A3T1: ~200
M60T: 170
M60A3: ~650
M48A5T1: ~600
M48A5T2: ~750

Leopard 2A4'ler Almanya'dan 298 ve 56 adetlik iki pakette ikinci el olarak tedarik edildi. İkinci paketteki 15 tank, yedek parça olarak kullanılmakta. ASELSAN tarafından bu tanklara yönelik olarak, Altay projesi kapsamında geliştirilen atış kontrol ve savaş yönetim sistemleri ile ek zırh koruması takılmasını içeren Leopard 2NG adlı bir modernizasyon paketi geliştirildi. Ancak Leopard 2NG projesi bir adet prototip ile sınırlı kaldı, devam etmedi.

Almanya'dan ikinci el olarak tedarik edilen 170 Leopard 1A1 ve Leopard A1A4 ile 227 Leopard 1A3'ten, 162 adet Leopard 1A1 ve Leopard 1A1A4 ile 9 adet Leopard 1A3T1 ASELSAN tarafından 2003 - 2009 yılları arasında atış kontrol sistemi modernizasyonuna tabi tutuldu. SSM ile imzalanan toplam bedeli yaklaşık USD163 milyon olan sözleşme ile tanklara, Volkan adlı modern atış kontrol sistemleri takıldı.

Leopard 2A4 ile birlikte KKK'nın elindeki en modern tank olan M60T'ler, KKK envanterindeki 170 adet M60A1 tipi tankın İsrail tarafından, Sabra'ya benzer şekilde modernize edilmiş hali (Ayrıntıları için bkz: "M60T'nin Ateşle İmtihanı ve Başika Saldırısının Düşündürdükleri")

M60A3 ise, standart M60A1'in sayısal atış kontrol bilgisayarı ve termal görüntüleme sistemi (TTS) ile donatılmış türevi. Bu tanklar, Fırat Kalkanı'nın başlangıcında Cerablus'a girerken görülmüştü.

1980'li yıllarda modernize edilerek M60A1 seviyesi bir kabiliyete ulaştırılan M48A5T1'ler yavaş yavaş envanterden çıkarılıyor. 80'lerin sonu ile 90'ların başı arasında modernize edilerek M60A3 seviyesine eriştirilen M48A5T2'leri ise halen özellikle Güneydoğu'da kullanılırken görmek mümkün - özellikle sabit üs ve mevzi koruması görevinde.

Önemli bir not olarak eklemek gerekir: Türkiye'nin tank envanterinin tamamı ikinci el ve hibe tanklardan oluşmaktadır. Türk ordusuna 1940'ların sonlarından bu yana yeni tank alımı yapılmamış, zırhlı kuvvetler tamamen hibe ve ikinci el tanklarla idame ettirilmiştir.

Devam edelim.

...Trakya ve İstanbul'dan gönderilen yeni nesil güçlendirilmiş Leopard tankları...

Kastedilen Leopard 2A4 tankları olmalı. Bu tanklar yeni nesil değildir. Leopard 2 serisinin en güncel modeli, meskûn mahal operasyonlarına uygun şekilde geliştirilmiş Leopard 2A7'dir. KKK envanterindeki Leopard 2A4'ler 1980'lerin ikinci yarısında üretilmiş, yerlerini 1990'ların ikinci yarısında Leopard 2A5'e ve akabinde Yunanistan'ın da sahibi olduğu Leopard 2A6'ya bırakmışlardır.

Eğer "güçlendirilmiş" ifadesinden kasıt modernizasyondan geçirilmiş olmaları ise, bu bilgi yanlıştır. KKK envanterindeki Leopard 2A4'ler modernizasyondan geçmemiştir. Yalnızca bir adet prototip ile sınırlı kalmış ASELSAN'ın Leopard 2NG projesi anlaşıldığı kadarıyla rafa kaldırılmış durumdadır.

Mehmetçik ayrıca, bölgeye tanklar girmeden önce hava araçlarıyla operasyonlara ağırlık vererek IŞİD hedeflerini etkisiz hale getirip bölgede güvenliği artıracak.

Fırat Kalkanı'nın 1991 Çöl Fırtınası harekâtına benzer bir nitelik arz ettiğinin zımnî itirafıdır bu satırlar. Bu, bir önceki neslin harekât tarzıdır. Modern harp sahasında, bilhassas ön hattın belli olmadığı ve meskûn mahalin ağırlıkta olduğu harekâtlarda, hassas güdümlü silah sistemleri, İHA'lar, elektronik istihbarat sistemleri yoğun olarak kullanılmakta, piyadeler ve zırhlı birlikler, hava unsurları ile koordineli olarak ilerlemektedir.

Tek güdüm kipli mühimmatlar (sadece lazer ya da sadece GPS güdümlü bomba ve füzeler gibi) yerlerini ikili ya da üçllü güdüm kipli (lazer + INS / GPS gibi) mühimmatlara bırakmaya başlamıştır. Özel kuvvetlerin yoğun olarak kullanıldığı, düşman unsurlarla mesafenin çok kısa olduğu çatışma bölgelerinde, hassas güdümlü topçu ateş desteği (lazer ve/veya GPS güdümlü topçu ve havan mermileri ile güdümlü topçu roketleri) kullanılmakta, ateşlenen füze ya da güdümlü bombanın hedefe tevcihi farklı unsurların koordinesinde gerçekleştirilmektedir.

TSK'nın açıkladığı istatistik verilerinden hareketle topçu unsurlarının hedef başına ortalama dört mermi (harekâtın başından itibaren 764 hedef için 3,159 mermi) harcandığı görünmektedir. Bu atışların bir kısmı tanzim atışıdır. Dost ve düşman birliklerinin arasındaki mesafenin bu kadar kısa olduğ ve anlık olarak değişebildiği bu tür harekât ortamlarında anlık ve yüksek isabetli topçu ateş gücünün hayati önemi bulunmaktadır. 30 yıldan uzun süredir dağlık arazi ve meskûn mahalde teröristle asimetrik harp yürüten ordumuz, hızlı konuşlandırılabilen, yüksek isabet yeteneğine sahip hassas güdümlü topçu kabiliyetine sahip değildir. Yukarıdaki alıntıda görüldüğü gibi harekât, klasik usül ve yöntemlerle icra edilmektedir.

...Alman yapımı Leopard tanklarının, ASELSAN'ın ileri teknoloji ürünleriyle etkili bir düzeye ulaştığı belirtiliyor... 

Yukarıda da belirttiğim gibi, ASELSAN ürünleri ile donatılan Leopard'lar, eski nesil Leopard 1'ler. Bu tanklara Volkan atış kontrol sistemi takılmıştı. Suriye sınırına sevkedilen Leopard 2A4'lerde herhangi bir ASELSAN ürünü bulunmuyor.

...Tanklarda onu lazer güdümlü silahlardan koruyan uyarı sistemleri bulunuyor....

Türk Kara Kuvvetleri envanterindeki hiçbir tankta lazer güdümlü silahlara karşı herhangi bir uyarı sistemi bulunmamaktadır. Lazer veya kızılötesi (IR; Infrared) güdümlü tanksavarlara karşı tek aktif korumaları, sis havanlarıdır. AKKOR aktif koruma sistemi ASELSAN tarafından geliştirilmektedir ve teslimatları 2020 yılında yapılacaktır.

...Zırhları da güçlendirilmiş olan Leopard tankları, ASELSAN üretimi yeni nesil ateş kontrol sistemi ile her hava koşulunda hedefi vuruyor...
 

KKK envanterindeki hiçbir Leopard serisi tankta zırh güçlendirmesi, ilave zırh uygulaması v.b. yoktur. ASELSAN Volkan atış kontrol sistemi için "yeni nesil" biraz iddialı olur ancak oldukça etkili ve başarılı bir sistem olduğu doğrudur.

...Bu tanklar helikopterleri de ilk atışta vurabiliyor.... 

Bu kısım ile özellikle sosyal medyada çok dalga geçildi, özellikle bir bilgisayar oyununa atıf ile. Ancak benim dikkatimi en fazla bu cümle çekti. Metnin özellikle ikinci kısmında, İsrail'in adı verilmeden Sabra olarak bilinen M60T modernizasyon projesine büyük bir güzelleme yapılıyor - ki aslında bu proje teknik olarak son derece isabetli ve başarılı bir projedir. Burada ise helikopteri vurma kabiliyetinden bahsedilince aklıma, İsrail'in M60T projesi devam ederken yoğun bir şekilde reklamını yapıp pazarladığı ve ciddi şekilde ilgilenilmiş LAHAT mühimmatı geldi. Tank topundan ateşlenen bu güdümlü merminin en önemli kabiliyetlerinden biri, alçak irtifada ve görece yavaş uçan helikopterleri vurabilmesi.

...Leopard dışında, nispeten daha eski teknolojiye sahip M60 tanklarında da bir dizi güçlendirme çalışması yapıldı. Zırhı güçlendi, 120 milimetrelik yeni toplarıyla menzili ve imha kabiliyeti artırıldı, gece görüş sistemleri eklendi...

Gazetenin sergilediği ikircikli tavra dikkat çekmek için alıntıladım bu kısmı. Zira aynı gazete, tamamen yanlış ve yanıltıcı bilgilerle M60T modernizasyonuna karşı açık cephe almıştı geçmişte:

Tank ihalesiyle İsrail'e tecrübe kazandırdık

İsrail'i kurtardık MKEK'yı batırdık

Daha da vahim ve üzücü olan, ilk haberde görüşlerine başvurulan emekli TSK mensubu ve kendini "tank uzmanı" olarak tanıtan şahsın bu konudaki teknik bilgisizliği ve görüş eksikliğidir.

Zamanında M60T projesine böylesine saldıran gazetenin şimdi bu tankları bu kadar yüceltmesini, Türk basınının ve mensuplarının büyük kısmının taşıdığı genetik sorunlara bağlıyorum.

Türk basını, Türkiye için bir milli güvenlik tehdididir.

11 yorum:

yavuz selim dedi ki...

"Türk basını, Türkiye için bir milli güvenlik tehdididir.
" tam olarak özetlenmiş.

Ismail koç dedi ki...

Bu yazıyı eğer bi hükümet yanlısı birisinin önüne koyarsanız Türkiye'nin gizli silah teknolojilerinden bahsedecektir.Lazer silahları yapıyoruzdur.Ne biliyim uçanı kaçanı gösteren radarlarımız falan vardır.Hiç bir silahın işlemediği tanklarımız,robocop gibi askerlerimiz vardır.Bu vatandaşlar kendisi bildiğine göre bu teknolojilerin nasıl gizli olduğunu sorgulamaz bile.:P Onlar için varsa yoksa diğer ülkeler bizi kıskanıyordur...:P

Adsız dedi ki...

Konu savunma sanayii olunca maalesef basınımızda bilgili ve araştırmacı çok çok az ve bu hataları !(bilinçli veya bilinçsiz) hep yapıyorlar.
Bu harekatta benim eksikliğini gördüğüm ve şaşırdığım nokta; aylardır testleri devam eden KMC (Kundağı Motorlu Cirit) zırhlı aracımızın hızlı bir şekilde onay alıp bu savaşta niçin devreye sokulmadığıdır!!! Çünkü arazi düz cirit füze menzilide yaklaşık 8km. Eğer bu araca birde mast üzerine Meteksan üretimi Retinar PR radarı entegre edilse bu harekatta vazgeçilmez olur. Cirit füzesinin hem antipersonel hemde antizırh (görece zayıfda olsa Suriyedeki pikaplar için fazlasıyle yeterli) başlıklarının olması büyük avantaj.

Burak Eksi dedi ki...

Bence atak gibi hazırda bir helikopterimiz varken yolabağlı bu araç tamamen faydasız bir kaynak israfı özellikle hali hazır elimizdeki kirpi yavuz gibi araçlara cirit füzesini entegre edeilebilecekken bu araç gereksiz.

Zeki Esenalp dedi ki...

60-70 senelik tankların içine mehmetçiği bindirmek de bu süre zarfındaki tüm hükümetlerin ayıbıdır.

Srh rfk dedi ki...

Hükümet anladığım kadarıyla Altay tankları üretilene kadar elindeki hiçbir tanka yatırım yapmayı düşünmemektedir. Aynı düşünceyi uzun menzilli hava savunma sistemleri içinde geçerli. bu projeler üretim bandında çıkana kadar Allah yardımcımız olsun. Avusturalya kıtasında veya avrupanın göbeğinde olsak çok doğru bir karar lakin değiliz. geçici çözüm önerisi yapanda yok. Milli sanayide çok geri kaldık.Ve çok yavaş ilerliyor. Umarım hızlanır. Zaiyat olacaktır. Umarım katlanabileceğimiz derecede olur.

ALFACINO dedi ki...

Arda Bey merhaba,

Maalesef bu hususlarda yandaş yada antiyandaş olsun basınımız ilkokul seviyesinde bile değil. Akıllanmaya da niyetleri yok.

Leo II Next Gen.'in bekletilmesi/rafa kaldırılması bana mantıklı gelmiyor. Sebebi için sizin bir tahmininiz var mıdır?

İyi günler dilerim,

Özgün.

Yusuf Özbey dedi ki...

Yazdıklarınızda herhangi bir hata olmadığını düşünüyorum. Ancak bu durumda kendisine de sıçrama ihtimali yüksek olan iç savaşın yaşandığı coğrafyaya komşu olan ve kendisi de her an sıcak savaşa girme ihtimali olan bir ülkenin yıllardır güvenlik bürokrasisinin başında oturanların ve ilgili komutanların bahsettiğiniz konularda ve diğer silah sistemleriyle de ilgili olarak ciddi bir önlem almamış olmaları korkunç bir basiretsizlik, keyfiyet, çapsızlıkla beraber daha ağır ifadeleri de hak ediyor ancak dilim varmıyor. İşin daha da vehameti bu kurumlar ve adamlar hala aynı noktadalar. Aynı çapsızlıkla meseleleri çözmeye çalışıyorlar. pkk belasından, suriye krizinden, 15 temmuzdan ders almayanlar daha nasıl akıllanır aklım almıyor. Bundan sonrası akıllanma olmazsa ancak helak olma olur.

Tolga ÖZER dedi ki...

Malesef ülkemiz silahlı kuvvetlerinin içinde bulunduğu durum üzüntü verici. TSK nın komuta kademesinden envanterine, askerrlik hizmetinden savaş konseptine kadar devrim niteliğinde değişikliğe gidilmesi gerekmekte. Modernize etme kelimesi TSK için yeterli olmayacaktır. Silahlı kuvvetlerimizin yüksek hazırlık seviyesine, yüksek ateş ve vuruş gücüne, yüksek manevra kabiliyetine, güncel ve modern bir envantere kavuşturulması gerekiyor. Bu hali ile TSK olması gerekenden çok uzakta. Terörle mucadeledeki durumumuz ortada iken, olası bir savaş durumunda düşeceğimiz durumu düşünmek bile istemiyorum. Belki fetö ve darbe girişimi olayları bu konuda da bir adım atılmadına vesile olur.

Tolga ÖZER dedi ki...

Malesef ülkemiz silahlı kuvvetlerinin içinde bulunduğu durum üzüntü verici. TSK nın komuta kademesinden envanterine, askerrlik hizmetinden savaş konseptine kadar devrim niteliğinde değişikliğe gidilmesi gerekmekte. Modernize etme kelimesi TSK için yeterli olmayacaktır. Silahlı kuvvetlerimizin yüksek hazırlık seviyesine, yüksek ateş ve vuruş gücüne, yüksek manevra kabiliyetine, güncel ve modern bir envantere kavuşturulması gerekiyor. Bu hali ile TSK olması gerekenden çok uzakta. Terörle mucadeledeki durumumuz ortada iken, olası bir savaş durumunda düşeceğimiz durumu düşünmek bile istemiyorum. Belki fetö ve darbe girişimi olayları bu konuda da bir adım atılmadına vesile olur.

Mehmet Y dedi ki...

Basının durumunu ortaya koyarken envanterle ilgili güzel bir özet niteliğinde yazı olmuş.

Saygılarımla