18 Nisan 2013 Perşembe

Ya İçindesindir Sistemin Ya Dışında...

Can Dündar Milliyet gazetesinde bugün (18 Nisan) yayınlanan yazısında, Afganistan'ın Kunar eyaletinde düzenlenen NATO hava saldırısı sonucunda hayatını kaybeden 11 çocuk ile, 16 Nisan günü ABD'nin Boston kentindeki maraton sırasında düzenlenen bombalı terörist saldırıda ölen 8 yaşındaki Martin Richard'ın basında ve kamuoyunda yarattığı tepki farkını gündeme taşımış. 8 yaşındaki Martin için gösterilen tepkinin 11 çocuk için gösterilmeyişini eleştirmiş ve sorgulamış.

Halbuki ortada sorgulanacak pek fazla bir durum yok. Dünya çapında binlerce insanın Martin için, Kunarlı 11 çocuktan daha fazla üzülmesi, Martin'in ölümünün basında daha fazla yer alması son derece normal ve beklenmesi gereken bir sonuç.

Zira Martin'in ekonomik, sosyal ve kültürel etki alanı, Kunarlı 11 çocuğun toplamından çok daha fazla idi. Hem de bu yaşında. Küresel sisteme -ki sistemden kastım sadece ekonomik mekanizma değil- bağı, o 11 çocuktan daha kuvvetli idi.

Playstation ve iPhone alarak, özel okulda okuyarak, lüks bir semtte, mortgage kredisi ile alınmış country tarzı evde oturarak, twitter/facebook vs ile akraba, eş dost ile iletişim kurarak, alışveriş merkezindeki mega menüyü yiyerek, babasının preimum sağlık sigortası kapsamında bu yaşında check up olarak, belki 18 yaşında kullanmaya hak kazanacağı kendine ait bir fona sahip olarak.... sistemin içinde ve sisteme bağlı bir hayatının 8'inci yılındaydı. Martin ve ailesi sistemi, bir parçası olarak, kültürel, ekonomik, sosyal vb çok boyutlu bir şekilde kullanmaktaydı.

Halbuki o 11 çocuğun, sistemle herhangi bir bağı yoktu. Ailelerinin de öyle. Ürettikleri ancak kendi karınlarını doyurmaya ancak yetiyordu belki. Bunun da sisteme herhangi bir faydası yok. O 11 çocuğun bulunduğu köyün bile belki toplamı, 8 yaşındaki Martin kadar fayda sağlamamıştır sisteme.

Martin ölünce sistem bir bireyini kaybetti. Çünkü Martin büyüyünce koleje gidecek, vergi verecek, sigorta yaptıracak, banka hesabı olacak, kredi kartları olacak, binlerce insanla "sosyalleşecek", borçlanacak, şirket kuracak, yani sistemin bir parçası olarak sisteme bir katma değer kazandıracaktı. Bu yüzden Martin'in ölümü ağır bir travmadır sistemin tüm diğer fertleri için.

Halbuki o 11 çocuk, eğer 11'i de aynı derecede şanslı ise en fazla belki ilkokul seviyesinde eğitim alıp ya çiftçi olacak ya da intihar bombacısı olacaklardı. İkinci durumda belki sistem için kısa bir kullanım ömürleri olurdu ama sonuçta varlıkları ya da yoklukları, bu satırları yazan ve okuyanların da dahil olduğu sistem için bir anlam ifade etmiyor.

Bu yüzden o 11 çocuğun ölümü, ne kadar şerefsizce öldürülmüş olurlarsa olsunlar, ses getirmiyor. En fazla Can Dündar gibilerine malzeme oluyorlar ne yazık ki.

3 yorum:

Saturn 5 dedi ki...

Sistemi az ama öz biçinde anlatan yazın ayrı bir güzel, son cümlen ayrı bir güzel. Ellerine sağlık.

ALFACINO dedi ki...

Öncelikle belirteyim ki blogunuzu beğeniyle takip ediyorum. Elinize sağlık.

Bu yazınızda yaklaşımınız doğru ama kanaatimce tam kapsayıcı değil çünkü Furkan Doğan'ı, yakın mesafeden kafasına sıkılan iki kurşunu açıklamakta yeterli değil.

ABD vatandaşı bile olsanız, sistemin içinde bile yaşasanız bazı kriterlere uymuyorsanız yine de gündeme gelmiyorsunuz.

IMAGO dedi ki...

Elleriniz sağlık. Sanki bir Bilim kurgu hikayesi okudum.