Mustafa Kemal Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Kemal Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19/07/2011

Türkiye'de Korporatizm Üzerine Notlar

Kapitalist sistemde sosyal sınıflar.
Büyük hali için üzerine tıklayınız
(Kaynak: Caste System)
Taha Parla'nın ilham verici kitabı (aslında doktora tezi) "Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye'de Korporatizm"i okuyorum bir süredir. Stefanos Yerasimos'un "Az Gelişmişlik Sürecinde Türkiye"sine biraz ara vermiştim. İyi de etmişim, zira iç içe giren bu iki okuma bugünkü Türkiye'nin durumuna başka bir açıdan bakabilmeyi sağlıyor.

Taha Parla kitabında Kemalizm'i ele alıyor ve bunu, Kemalist düşüncenin temelinde yer alan Ziya Gökalp'in fikirlerini ve teorisini inceleyerek yapıyor. Derin bir konu. Derin, çünkü Kemalizm, çok farklı cephelerden çekiştirile çekiştirile amorf bir hale getirildi. O derece ki, "ulusal sol" ya da "sosyal demokrat" cenahlar, özünde namevcut olan kesişim kümeleri yaratarak Kemalizm'i bir çeşit şemsiye haline getirdiler. Kemalizm, ilerici, bilimsel düşünceyi ve ılımlı bir devletçiliği savunan kültürel (ve yer yer naif) bir idealizm ülküsünden, katı devletçi ve daha katı milliyetçi bir nemruta dönüştürüldü. Ellerine kollarına sağlık.

13/07/2009

Okur Mektubu: Çanakkale Savaşı ve Planlar

Not: Bu makaleyi değerli Taner Kılınç Bey kaleme almıştır. Kendisinin kıymetli araştırma ve yazılarını Siyah Gri Beyaz aracılığı ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.





Herkes daha doğrusu hepimiz Çanakkale Savaşı'nın destansı sahnelerini biliriz. Hoş bazıları yeni bir ulusal anlayışın doğduğu ve tarihin akışının değiştiği savaşa akıl almaz hurafeler katsa da Çanakkale Savaşı'nın nelere mal olduğu ve iki ulusun kaderini (Biz Türklerin ve Rusların kaderlerini) nasıl değiştirdiğini az ya da çok bilmekteyiz. Çanakkale Şavaşı'nın nedenleri anlatılır hep tarih kitaplarında; ve de savaşın sonuçları da anlatılır. Bunları da az veya çok bilinmektedir. Peki ya İtilaf Kuvvetleri Çanakkale Boğazını geçselerdi ne yapacaklardı; daha doğrusu ne yapmayı planlıyorlardı bunlar savaş tarihinde pek konuşulmayan konulardır. Savaş sadece İngiliz ve Fransızların Ruslara yardım götürmesi veya yeni bir cephe açmak şeklinde özetlenebilir. Fakat Müttefikler bunu nasıl yapmayı planlıyorlardı? İstanbul'u ele geçirdikten sonra kim nereyi işgal edecekti? Boğazları kim ne şekilde kontrol edecekti? Bu konular akademisyen tarihçilerin dışında pek kimsenin ilgisini çekmemektedir. Oysaki bir kentin müttefik ordular tarafından işgal edilmesi gerçekten çok hassas bir konudur. 2.Dünya Savaşı sonunda Berlin'in işgalinde bunu gördük. Berlin yaklaşık 40 yılı aşkın bir süre Amerikan-İngiliz-Fransız-Rus orduları arasında paylaşıldı ve ortaya çıkan rejim sorunu yüzünden bu paylaşım önce Berlin Ablukasını,sonra da Berlin Duvarı sonucunu doğurdu. Bu sonuçlar aslında plansız yapılan ve de anlaşmadan yapılan bir müttefik işgalin sonucudur.
Oysa ki Berlin işgalinden 30 yıl önce dünyanın en önemli su yollarından birinin ve en önemli başkentlerinden birinin paylaşım planı yapılmıştı. Hemde ince hesaplamalar yapılarak, dengeler gözetilerek.

Nasıl mı? Görelim...