20 Nisan 2015 Pazartesi

Siyah Gri Beyaz 10 Yaşında

Eser: "The Passion of Creation"
Leonid Pasternak

Bu dahil Siyah Gri Beyaz'da yayımladığım altıyüzaltmış yazının hepsi ayrı bir doğum sürecinden geçti. Bazıları bir oturuşta, bazıları birkaç haftada meydana geldi. İlk yazıları yazarken yeni mezun genç bir mühendistim. Şimdi evli, bir çocuk babasıyım; ömrümün Cahit Sıtkı'nın tarif ettiği yerdeyim.

10 yılın ardından, Siyah Gri Beyaz için yazarken ve dahi yazmak için araştırırken ve hatta zaman zaman yazmayı beceremezken hala 10 yıl önceki gibi heyecan duyabiliyorum. Bu beni şaşırtıyor. Onuncu yılda yalnız değilim: Dünyanın en iyi eleştirmeni (eşim) ve dünyanın en acar asistanı (oğlum) var ekipte. Onlarsız zaten yapayalnız, değersiz ve beceriksizim.

"Yürümekle varılmaz lâkin varanlar yürüyenlerdir"... Ne kadar da doğru bir söz. Hatta bu 10 yılda Siyah Gri Beyaz'ın bana öğretebildiği tek şey bu oldu sanırım. Bilmediğim, bilmenin sınırından dahi geçemediğim ne kadar çok şey olduğunu da gösterdi ayrıca. Bilmek, görmek için "yolun kalan yarısı" yeter mi, emin değilim.

Yürüyerek göreceğim.

Siyah Gri Beyaz okuruna, bu on yıllık yolda bana eşlik ettiği için en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Arda Mevlütoğlu

16 Nisan 2015 Perşembe

(Daha da) Sessiz Denizaltıların Peşinde

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında İsveç, Soğuk Savaş yıllarını anımsatan bir gündem yaşadı. Stockholm açıklarında tespit edilen bir sinyalin, yabancı bir mini denizaltıya ait olabileceği şüphesi ile, ülkenin tüm donanması teyakkuza geçti. Söz konusu sinyalin, olağan şüpheli Rusya'ya ait bir denizaltı olması olasılığı, heyecan ve gerilimi artırsa da, günler süren körebe oyunu sonuçsuz kaldı.

Ancak bu olayın yansımaları devam ediyor. Özellikle denizaltı teknolojilerine yapmış olduğu yatırım ve geliştirdiği teknolojilerle bu alanda güçlü bir konuma sahip olan İsveç'te gündem, denizaltı tespit ve gizlenme teknolojilerine odaklanmış durumda. Başka bir deyişle İsveç, durumdan vazife çıkararak hem denizaltıların daha sessiz çalışması için, hem de denizaltıları daha iyi tespit edebilmek için yenilikçi teknolojilere ağırlık vermekte.

21'nci yüzyılın dretnotları olan denizaltıların çeşitli alt sistemlerine yönelik (tahrik, hedef tespit, silah vb) yenilikçi, çığır açan teknoloji ve fikirler üzerinde çalışılıyor. Aynı ana muharebe tanklarında olduğu gibi, kritik bir eşiğe yaklaşıldığını hissediyorum. Bu kapsamda özellikle Kuzey Avrupa'daki çalışmaları yakından takip etmekte fayda var, zira İsveç, Hollanda ve Almanya'da savunma gündeminin üst sıralarında denizaltılar bulunuyor.

14 Nisan 2015 Salı

İnsansız Hava Araçlarında Beka Kabiliyeti

İnsansız hava araçlarının kullanımı, askeri ihtiyaçlar tarafından şekillendirilmiş ve özellikle teknolojideki gelişmelere paralele olarak son 25 yıllık dönemde hızla artmıştır. Personel ve malzeme riskini asgariye indirerek düşman bölge üzerinde istihbarat toplama, keşif ve gözetleme gibi yüksek riskli görevlerde İHA’ların kullanımı yaygınlaşmaktadır. Bu yönelim, İHA’ların düşman hava savunma sistemlerine karşı korunmalarının ve muhtemel tehditlere karşı göreve devam edebilme yeteneklerinin geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur.

Tasarım özellikleri itibariyle insanlı hava araçlarından önemli farklılıklara sahip olan İHA’ların, kendini koruma ve tehditlerden sakınma teknik, yöntem ve sistemleri de, insanlı platformlardan farklılıklar gösterebilmektedir.

13 Nisan 2015 Pazartesi