17/09/2015

Ortadoğu Savaş Uçağı Piyasasında Son Durum

Geçtiğimiz Cuma günü Kuveyt'in, 28 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının hükümetlerarası satış yolu ile tedariği için anlaşmaya varmış olduğu haberi, havacılık camiasına bomba gibi düştü.

Sözleşme görüşmeleri halen devam eden satış gerçekleşirse bu, Typhoon için Suudi Arabistan ve Umman'dan sonra Ortadoğu'da üçüncü satış başarısı olacak. Böylelikle Typhoon, en önemli rakibi Fransız Dassault Rafale karşısında 3 - 3 eşitliği sağlamış oldu. Rafale, bu yıl içinde arka arkaya Mısır, Hindistan ve Katar'da satış başarısı yakalayarak büyük sükse yaratmıştı.

Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgede savaş uçaklarına yapılan yatırımlar, pazarın dünya çapında gidişatı üzerinde de önemli rol oynuyor. Dolayısıyla üreticiler, bir diğer önemli pazar olan Asya Pasifik ile birlikte Ortadoğu'ya özel ilgi gösteriyor.


Bahreyn

Bahreyn Hava Kuvvetleri envanterinde 20 civarında Lockheed Martin F-16C/D ile 10 - 12 kadar Northrop Grumman F-5E/F Tiger bulunuyor. F-16'lar 1990'da, F-5'ler ise 1985 yılında teslim alınmıştı. Halihazırda Bahreyn'in hava kuvvetlerine yönelik yürüttüğü tedarik ve modernizasyon faaliyetlerinde öncelik, F-16 pilotlarının ileri eğitiminde kullanılan F-5'lerin 2030'a kadar hizmette kalabilecek şekilde yapısal ve aviyonik iyileştirmeden geçmesine verilmiş durumda. 2025'ten sonra tedarik edilecek yeni savaş uçağı konusunda ise henüz bir netlik yok. En son Ocak ayında Londra'ki bir konferansta konuşan Bahreyn Hava Kuvvetleri Plan Dairesi Başkanı Albay Salah el Mansur, modernize edilecek F-16'lar ile birlikte ve F-5'lerin yerini almak üzere 2025'ten sonra yeni nesil uçak tedarik edilmesinin planlandığını açıkladı. Her ne kadar ihtiyaç miktarı çok yüksek olmasa da (muhtemelen 10 - 15 civarı) bölgedeki yeni satış başarıları ile birlikte Rafale ve Typhoon'un burada sıkı bir rekabete girmeleri beklenebilir.


Birleşik Arap Emirlikleri

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 79 adet F-16E/F Desert Falcon ile 40 kadar Dassault Mirage 2000-9 savaş uçağına sahip. Bu taktik savaş uçağı filosuna 2010 - 2011 arasında tedarik edilen 24 adet IOMAX AT802 Block 1 ve Block 2 yakın hava desteği uçağı katıldı (Bu uçakların Block 1 modeli 6 adedi Ürdün'e hibe edildi).  AT802'lerin yerini almak üzere 24 adet Archangel tipi yakın hava desteği uçağı için 2014 yılında aynı şirket ile bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşme kapsamında teslimatlar bu yıl Haziran ayında başladı.

BAE hava kuvvetleri, 2008 yılında teslim edilen 80 adet F-16E/F (F-16 Block 60) Desert Falcon savaş uçağından halen 79 adedini aktif olarak kullanıyor. Gövde yapısı, aviyonikleri ve silah sistemleri bakımından en modern F-16 modeli olan Desert Falcon, Libya ve Yemen'deki harekâtlarda da yoğun olarak kullanıldı. Bu uçaklarla birlikte kullanılmak ve Mirage 2000-9'ların yerini almak üzere Fransa ile 60 adet Rafale jeti için yürütülen görüşmeler sonuçsuz kaldı. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel'in BAE'ye 2013 Nisan ayında yaptığı bir ziyaret sırasında Rafale tedariğinin gerçekleşmemesi üzerine oluşacak boşluğu gidermek için ilave F-16E/F satışı gündeme geldi. Müteakiben, ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Savunma Güvenlik İşbirliği Dairesi (DSCA; Defense Security Cooperation Agency) tarafından 23.01.2014 tarihinde ABD Kongresi'ne, BAE'ye 30 adet Block 61 modeli F-16 satışına ilişkin bir bilgi notu gönderildi.

Block 61'in Block 60'tan en önemli farkı, Mirage 2000-9'lar tarafından taşınan Fransız MBDA üretimi Black Shaheen seyir füzesi taşıma kabiliyeti. Block 61'lerin Northrop Grumman SABR veya Raytheon RACR gibi yeni nesil AESA radarları yerine, Block 60'larda kullanılan AN/APG-80 AESA radarı ile donatılmaları; bunun için de bu radarın üretim hattının tekrar açılması öngörülüyor. Bu tedarik gerçekleşirse, mevcut 79 Block 60 F-16'nın da peyderpey Block 61 versiyonuna yükseltilmesi planlanıyor. BAE uzun vadede Block 60'ları beşinci nesil uçaklar ile değiştirme niyetinde ancak ABD'li yetkililer uzun bir müddet Körfez ülkelerine F-35 satışı gerçekleşmeyeceğinin altını çiziyor.


Irak

Hava kuvvetlerini sıfırdan inşa eden Irak, uzun bir süre sadece nakliye ve hafif keşif platformlarına sahipti. 2008 yılında siparişi verilen 36 adet F-16IQ ile muharip uçak filosunu oluşturma yolunda ilk adım atıldı. Bu uçakların üretimi ve pilot eğitimleri devam ederken artan IŞİD saldırıları ve Irak ordusunun pek çok kentten çekilmesi sonucu artan ihtiyaç ile, İran ve Rusya'dan ikinci el Suhoy Su-25 (NATO kodu "Frogfoot") saldırı uçakları alındı. Baas rejimi dönemindeki Irak Hava Kuvvetleri'nde de kullanılan Su-25'lerden bir kısmı, 1991 Körfez Savaşı sırası imhadan kurtulmak için İran'a kaçmış, bu ülke tarafından İran - Irak Savaşı tazminatı olarak enterne edilmişlerdi. Irak'ın satın aldığı uçaklar arasında bunların da olması, tarihin garip bir cilvesi oldu.

IŞİD saldırıları nedeniyle teslimatları geciken F-16IQ'lardan ilk dördü Temmuz ayında Balad Hava Üssü'ne inerek göreve başladı. Bu uçaklar ay başında IŞİD'e karşı muharip görevlere de çıkmaya başladılar.

Öte yandan BAE, sene başında Irak'a, elindeki Mirage 2000-9'lardan 10 adedini hibe etmeyi teklif etti. Bu ülke, EMBRAER şirketinden teslim alacağı 24 adet Super Tucano turboprop taarruz / eğitim uçağının bir kısmını da Irak'a hibe edecek.

Eğitim / taarruz jeti alanında halen iki ayrı program devam ediyor. Sözleşme görüşmeleri uzun süre devam eden ve tedarik miktarı sık sık değişen L-159 alımında anlaşma 2014 Nisan ayında Aero Vodochody şirketi ile imzalandı. Anlaşmaya göre Çek Hava Kuvvetleri depolarından 11 adet, aktif hizmette bulunanlardan da dört adet olmak üzere toplam 15 L-159 ALCA hafif taarruz ve eğitim uçağı, şirket tarafından Çek hükümetinden satın alınıp Irak'a teslim edilecek. Teslimatların, 2015 son çeyreğinde başlaması bekleniyor.

Diğer eğitim / taarruz uçağı programı ise, Güney Kore'den T-50 Golden Eagle alımı. T-50IQ olarak adlandırılan 24 adet uçak ve 20 yıllık eğitim ve destek paketi için USD1.2 milyarlık sözleşme 2013 Aralık ayında imzalanmıştı. Bu uçakların yer taarruz kabiliyetlerine sahip olması, F-16IQ filosunun yükünü hafifleterek hava savunma / av - önleme görevlerine daha fazla ayrılabilmelerini sağlayacaktır.



İran

ABD ve Batı dünyası tarafından ağır yaptırımlara maruz kalan İran, hava kuvvetlerindeki büyük bölümü Şah döneminde, 1970'li yıllarda tedarik edilmiş savaş uçağı ve helikopterleri uçar durumda tutmak için muazzam gayret sarfetmekte. Rusya ve Çin'den alınan uçaklar için bakım - onarım ve yenileme sorunları nispeten daha az olsa da, nükleer programdan dolayı yaptırımların sıkılaşması, karaborsa veya üçüncü ülkeler üzerinden yedek parça, tesisat, tezgâh vb malzemenin teminini zorlaştırdı.

Kaynak:
http://www.doomisland2.com/profiles.html
P5+1 ülkeleri ile nükleer programa dair varılan anlaşma ve akabinde yaptırımların kaldırılması, İran'ı büyük ölçüde rahatlattı. Teknolojiye erişimin kolaylaşması ve uluslararası ticaret kanallarının açılması ile birlikte ihtiyaç duyulan yedek parça, sistem ve teçhizatın tedariğinin kolaylaşması (ya da en azından daha az zor hale gelmesi) mümkün olabilir.

Tabi bu yeni dönemde İran'ın, hava kuvvetlerinin modernizasyonu için acilen ihtiyacı olan yeni savaş uçağı alım programları da gündeme gelebilir. Nitekim, bu yönde haberler de gelmeye başladı. Örneğin Tayvan basını, İran'ın Çin ile, petrol sahalarına erişim izni karşılığında J-10B taktik savaş uçağı alımı için anlaşmaya vardığını iddia etti. Öte yandan İranlı yetkililerin Rusya ile Su-30 alımı için görüşmeler yürüttükleri de bildiriliyor. İran Savunma Bakanı'nın da bu yönde bir beyanı olmuştu. Savunma Bakanı ortak üretime dahi değindi.


İsrail


İsrail'in halen yürütmekte olduğu en önemli savaş uçağı programı, F-35 Joint Strike Fighter (JSF) tedarik projesi. İsrail, ilk paket 19, ikinci paket ise 14 olmak üzere 33 adet F-35 siparişi vermiş bulunuyor. İkinci paketin ayrıca 17 adetlik bir opsiyonu da mevcut.

JSF projesine başından itibaren İsrail'in ilgi duyduğu biliniyordu ancak tedarik yönünde ilk resmi beyan, 2007 Nisan ayında yapıldı. İsrail Hava Kuvvetleri'nin modernizasyon programları arasında 100 adet F-35'in hizmete alınması da sıralandı. Aynı yıl Eylül ayında açıklanan Teffen 2012 beş yıllık kabiliyet planında ise tedarik miktarı 25'e düşürüldü; ikinci paket 25 adedin ise bir sonraki beş yıllık plana dahil edileceği bildirildi. Söz konusu plana göre proje kapsamında ilk ödemenin 2009 yılında yapılması; uçakların ise 2014 yılından itibaren hizmete girmesi planlanıyordu.

2008 ilk çeyreğinde, HAMAS'ın artan roket ve füze kabiliyeti ile İsrail'in derinliklerine nüfuz edebilmesi sonucu, hava üslerinin de tehdit altına girmesi değerlendirmesi ile İsrail, F-35A yerine dikey iniş ve kısa kalkış (STOVL) kabiliyetli F-35B alımına yöneldi. Aynı yıl Mayıs ayında ABD'ye yapılan talepde her iki versiyonun da adı geçti. Nitekim 29.09.2008 tarihinde DSCA tarafından ABD Kongresi'ne iletilen bilgi notunda, 25 adet F-35A kesin, 50 adet opsiyon paketi de F-35A ve/veya F-35B olmak üzere toplam 75 uçaklık bir satış bilgisi verildi. Toplam maliyet azami USD15.2 milyar olarak öngörülmüştü.

2009 ve 2010 yılları, tedarik edilecek uçaklara İsrail yapımı silah ve aviyonik sistemleri ile ilave dahili ve harici yakıt tanklarının entegrasyonu konularında müzakerelerle geçti. Entegrasyon sorunları ve aşırı maliyet nedeniyle 2009 Mart ayında F-35B alımından tamamen vazgeçildi. İsrail tarafının istediği tüm tadilat ve ilave özelliklerin, uçak başına USD130 milyon gibi astronomik bir ilave maliyet getireceğinin ortaya çıkması üzerine bu konuda bir orta yol arayışına gidilmeye başlandı. Görüşmelerin uzaması, FMS (Foreign Military Sales; Yabancı Askeri Satışlar) sürecinin başlatılmasını da geciktirdi. İsrail ABD'ye ancak 2009 Temmuz'unda resmî Talep Mektubu (LoR; Letter of Request) gönderdi ve süreci başlatabildi. Devam eden görüşmeler sırasında ABD hükümeti, İsrail'in kendi sistemlerini entegre etmek için uçağın yazılım kaynak kodlarına erişim talebini reddetti. ABD tarafının uçağa takılmasını kabul ettiği birimler, haberleşme sistemleri, SPICE güdümlü mühimmatı ve Python 5 kısa menzilli havadan havaya füzesi oldu. F-35'lere yerli üretim sistemlerin tasrım ve entegrasyon süreçlerinin uzayabileceği, bu süreçte de kabiliyet boşluğu oluşabileceğini değerlendiren İsrail, ilave F-15 ve F-16 alımı seçeneklerini değerlendirmeye başladı. Bu kapsamda Boeing şirketi ile F-15SE Silent Eagle konusunda görüşmeler gerçekleştirildi.

2010 Haziran ayında ABD'den Kabul Mektubu'nun (LoA; Letter of Acceptance) gelmesi ile önemli bir dönemeç aşılmış oldu. Ancak Lockheed Martin ile yapılan teknik görüşmelerde, projenin maliyetinin artması sonucu çıktığı için, 25 adetlik esas ihtiyaç miktarının 20 adede düşürülmesi gündeme geldi. Nitekim aynı yılın Eylül ayında İsrail hükümeti 20 uçak için onay kararı aldı ve ertesi ay İsrail Savunma Bakanı Teklif ve Kabul Mektubu'nu (Letter of Offer and Acceptance; LoOA) imzaladı. Ancak 2013 Ocak ayında İsrail basınına konuşan bir Lockheed Martin yetkilisi, tedarik edilecek miktarın 20'den 19'a düşürüldüğünü açıkladı. Yetkili, uçakların teslimatlarının 2016'da başlayacağını söyledi.

2014 Kasım ayında İsrail Savunma Bakanı'nın ABD ziyareti sırasında ise, ikinci paket 25 uçak için prensip anlaşmasına varıldı. Görüşmeler sırasında basına, bu paketin 31 uçağı kapsadığı; opsiyon olarak ayrıca 50 uçağın da düşünüldüğü bilgisi yansıdı. Ertesi ay düzenlenen Savunma Bakanlığı Tedarik Komitesi toplantısında 31 adetlik sipariş miktarı, yoğun itirazlara rağmen 14'e düşürüldü. Aynı ay içinde de ABD Savunma Bakanlığı bu pakete yönelik olarak Lockheed Martin şirketi ile bir sözleşme değişikliği imzaladı. 17 adet opsiyon ile birlikte 14 adet F-35A'nın satışını içeren bu paket için USD3 milyarlık sözleşme 2015 Şubat ayında imzalandı.

Bu sırada İsrail basınında çıkan haberlere göre uçağa, orta - uzun vadede entegre edilmesi planlanan sistemler arasında Rafael şirketi tarafından geliştirilen David's Sling (Davud'un Sapanı) hava savunma sisteminde kullanılan Stunner füzesinin havadan havaya versiyonu da bulunuyor.

F-35 alımı dışında İsrail Hava Kuvvetleri'nin gündeminde, mevcut F-15C/D ve F-15I filolarının etkinliklerinin artırılması bulunuyor. Bu kapsamda Ocak ayında 25 adetlik F-15I filosuna yeni nesil AESA radarlarının takılmasının planlandığı duyuruldu. Burada en kuvvetli aday, Raytheon üretimi AN/APG-82(V)1.


Katar

Katar Hava Kuvvetleri'nin hizmetinde 9 adet tek kişilik Mirage 2000-5EDA ve 4 adet çift kişilik Mirage 2000-5DDA olmak üzere 13 adet taktik savaş uçağı bulunuyor. Bu küçük emirlik, hava kuvvetlerinin modernizasyonu kapsamında Fransa ile yürüttüğü sözleşme görüşmelerini sene başında tamamladı ve 4 Mayıs günü 24 adet Rafale, ilgili silah sistemleri, 36 pilot ve 100 teknisyenin eğitimini içeren bir paket için USD7.02 milyarlık bir sözleşme imzaladı. Teslimatların 2016 - 2017 arasında başlaması öngörülüyor.


Kuveyt

1991 Körfez Savaşı'ndan hemen sonra hava kuvvetlerini 40 adet Northrop Grumman F/A-18 Hornet ile (32 adet F-/A-18C; 8 adet F/A-18D) yeniden kuran Kuveyt, 2000'lerin başından itibaren bu uçakları F/A-18E/F Super Hornet ile değiştirmeyi planlıyordu. Uzun süre sürüncemede kalan ve kayda değer bir ilerleme sağlanamayan bu proje, 2009 yılında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin, Kuveyt ile Rafale satışı için görüşmelerin yürütüldüğünü açıklaması ile tehlikeye girdi. Rafale 2010 yılında ülkede teknik gösterim uçuşları gerçekleştirdi. Sözleşme görüşmelerinin uzaması ve Eurofighter ve Boeing şirketlerinin girişimleri ile programda karar alma süreci uzadı. Bu yılın Mayıs ayında ise, İtalyan savunma bakanlığı, hava kuvvetleri ve Alenia şirketi ile 28 adet Typhoon savaş uçağının tedariği için sözleşme görüşmelerine başlandığı bildirildi. Görüşmeler 11 Eylül'de imzalanan sözleşme ile sonuçlandırıldı. Typhoon için çok önemli bir "hayat öpücüğü" olan ve mali boyutunun USD8-9 milyar olduğu tahmi edilen bu sözleşme ile Kuveyt 22 adet tek kişilik, altı adet de çift kişilik Typhoon teslim alacak.


Lübnan

Hava kuvvetlerinin taktik savaş uçağı envanteri, 4 adet 50 yaşındaki İngiliz Hawker üretimi Hunter savaş uçağından ibaret olan Lübnan ayrıca, üç adet güdümlü füze taşıyabilen Cessna 208 Caravan uçağına sahip. Suudi Arabistan tarafından Aralık 2013'te açıklanan USD3 milyarlık askeri yardım paketinin bir parçası olarak ABD'den FMS kanalı ile altı adet A-29 Super Tucano tedariği programı yürütülüyor. Bu kapsamda DSCA tarafından ABD Kongresi'ne 05.06.2015 tarihinde satış ile ilgili bir bilgi notu iletildi. Teslimatların 2018 yılında yapılması öngörülüyor.


Mısır

Fransız, Rus ve ABD yapımı jetlerden oluşan karma bir muharip filoya sahip Mısır Hava Kuvvetleri, bu yıl Şubat ayında Fransa ile imzaladığı Rafale sözleşmesi ile bünyesine taze kan kattı. 16 Şubat günü imzalanan USD6 milyarlık anlaşma ile Mısır için, 24 adet Rafale savaş uçağı (16 adet tek kişilik Rafale B; 8 adet çift kişilik Rafale C) ile bu uçaklarla birlikte kullanılmak üzere AASM (Armement Air-Sol Modulaire) hassas güdümlü havadan yere füze, MICA havadan havaya füze ve bazı kaynaklara göre Black Shaheen seyir füzeleri teslim edilecek. Bu uçaklardan, Fransız Hava Kuvvetleri için üretilip Mısır siparişine kaydırılan ilk üçü, 20 Temmuz günü Dassault şirketinin Istres-Le Tube'deki tesislerinde düzenlenen törenle resmen teslim edildi. Uçaklar ertesi gün Kahire'ye intikal ettiler ve Süveyş Kanalı'na ilave edilen yeni su yolunun açılış töreninde gösteri uçuşu yaptılar.

Önde gelen F-16 kullanıcılarından olan Mısır, 1982 - 2013 yılları arasında Peace Vector adlı yedi ayrı proje altında toplam 240 adet F-16 siparişi verdi. Halen 200 civarı F-16 faal durumda. En son 20 adetlik paketin teslimatı, Temmuz 2013 darbesi nedeniyle kısa bir süre kesintiye uğradı. ABD, bu uçaklardan sekizini Temmuz ayında teslim etti.

Mısır'ın alışveriş listesine son eklenen uçak ise, MiG-29. Mayıs ayında basına yansıyan haberlere göre Mısır ile Rusya, 46 adet MiG-29 veya daha gelişmiş versiyonu olan MiG-35 için USD2 milyarlık bir sözleşme için görüşmeler yürütüyorlar.


Suudi Arabistan

68 adet F-15S, 80 adet F-15C/D ile 70'e yakın Tornado savaş uçağına sahip Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri'nin halen yürüttüğü iki ana tedarik programı var. Birincisi, 2007 Eylül ayında sözleşmesi imzalanan 72 adet Typhoon; ikincisi ise ABD'den 84 adet yeni nesil F-15SA alımı. F-15SA programı ayrıca envanterdeki mevcut F-15S'lerin de SA seviyesine yükseltilmesini içeriyor.

Typhoon projesinde orijinal plan, ilk 24 uçağın İngiltere'den hazır alınması, kalan 48 adedinin ise teknoloji transferi ve peyderpey artan yerli katkı ile Suudi Arabistan'da montajı idi. Ancak bu plandan vazgeçildi ve yerine Typhoon için bir bakım - onarım merkezi kurulmasına karar verildi. Üç aşamada gerçekleştirilen teslimatlar kapsamında birinci paket 24 Typhoon Haziran 2009 - Eylül 2011 arasında; ikinci 24 adet ise Haziran 2013 - Eylül 2014 arasında teslim edildi. Tranche 2 versiyonunda olan bu uçakları müteakip, üçüncü paket 24 uçağın Tranche 3 versiyonunda olması öngörülüyor. İlave 48 adet Typhoon alımı için de görüşmeler yürüyülüyor.

AN/APG-63(V)-3 AESA radar, modern komuta kontrol, haberleşme, elektronik harp ve silah sistemlerine sahip F-15SA'ların üretimi devam ediyor. İlk uçakların bu yıl içinde teslim edilmesi planlanıyor. Bir yandan da mevcut F-15S'lerin SA versiyonuna iyileştirilmeleri devam ediyor.

Tornado filosunun İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin Tornado GR.4 seviyesine yükseltilerek 2025'e kadar görevde kalmasını sağlayacak USD2.5 milyarlık modernizasyon sözleşmesi 2014 başında imzalanmıştı. Bu uçaklar, Typhoon ve F-15S'ler ile birlikte Yemen'deki harekâtta yoğun olarak kullanılmaktalar.

Tüm bu onlarca milyar tutarındaki projelere ilaveten, Suudi Arabistan'ın Pakistan - Çin ortak üretimi JF-17 Thunder uçağı ile de ilgilendiğine dair haberler mevcut.


Suriye

2011 Mart'ından bu yana devam eden iç savaş nedeniyle altyapısı ve demografisi mahvolmuş, ordusu ve özellikle hava kuvvetleri ciddi şekilde örselenmiş Suriye'nin, en önde gelen müttefiki Rusya'dan Yak-130 jet eğitim / taarruz uçağı ve MiG-29 ve/veya MiG-35 alım projeleri mevcut. Ancak en dikkat çeken alım programı, MiG-31 av - önleme uçağına dair.

Suriye'nin Rusya'dan MiG-31 almak istediğine dair ilk haberler 2007 yılında çıktı. Sekiz adet MiG-31E için verilen siparişin, muhtemelen maddi sıkıntılar nedeniyle 2009 yılında dondurulduğu iddia edildi. Ancak bu yıl Ağustos ayında, altı adet MiG-31'in teslim edildiği haberleri çıktı. Rus tarafı bu haberleri yalanladı.


Umman

2006 yılında 12 adet F-16 Block 50 (8 adet tek kişilik F-16C; 4 adet çift kişilik F-16D) teslim alan Umman Hava Kuvvetleri, 2011 Aralık ayında 12 adet F-16 Block 50+ siparişi verdi. İlk uçağın Nisan 2014'te hizmete girdiği projede teslimatlar 2016 yılında tamamlanacak. Mevcut F-16'ların, ikinci paket ile aynı kabiliyet seviyesine yükseltilmesi gündemde.

1970'lerin ikinci yarısında hizmete giren ve kısa süre önce emekliye ayrılan 24 adet SEPECAT Jaguar taarruz uçağının yerine, modern çok rollü bir uçak tedariği hedeflenmişti. Bu kapsamda tek kaynak olarak seçilen Typhoon için BAE Systems ile Aralık 2012'de USD4 milyarlık bir sözleşme imzalandı. Sipariş dokuz adet tek kişilik ve üç adet çift kişilik olmak üzere Tranche 3 versiyonunda 12 adet Typhoon'u kapsıyor.

4 yorum:

Cemal KALINTAŞ dedi ki...

Arap dünyasının bu derece hava kuvvetlerine yatırım yapmaya başlamış olması aslında bizim Yerli muharip uçak(TFX)projesinin ne kadar elzem oldugunun çok net ortaya koyuyor. Hem Arap ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılaması ve büyük bir pazar oluşu hemde yakın coğrafyamızda envanteri kuvvetli ve modern orduların bize olan tehdit seviyesinin yükselmesi Türkiye'nin TFX projesinin nedenli önemli, gerekli ve çok daha hızlı ilerlemesi gerektiğini gösteriyor.

Adsız dedi ki...

hızlı derken? anka ve hürkuş sırasıyla 11 ve 10 yıldır askeriyeye bitmiş ürün olarak teslim edilemedi. MMU/TFX ise çok daha karmaşık ve zor bir proje. önemine ve lüzumuna inanmakla beraber istenen sürede (2030'lar hedeflenmişti) bu ürünün yetiştirilebileceği konusunda kötümserim.
uygur

Cemal KALINTAŞ dedi ki...

Hızlı derken; Olabilecek en kısa sürede yanlamında. Ayrıca 2030 yılına yetişmesi bana göre zor değil. Hali hazırda uçar durumda hava aracı üretme kabiliyetine sahibiz. büyük aşamalar atlattık. Tecrübe seviyesi çok yükseldi yeterli değil ancak bu bir çok aşamanın zaman açısından kısalmasını sağlayacaktır. Bi diğer konuda motor ve en büyük konulardan biri ki bunun için de ilk üretilecek olanlar için dahi olsa ital motor tercih edililmesi zamanı kısaltır örnegin gripen (SAAB) gibi. Galiba bizdeişler yavaş ilerliyor üzücü bir durum.

Adsız dedi ki...

Sn KALINTAŞ,

İşlerin yavaş işlemesinden ziyade bürokratik sorunlar, değişen isterler ve boşboğaz siyasetçiler nedeni ile tecrübe edilen üstü örtülü ambargolar nedeni ile projelerimiz aksamakta.

Yorum Gönder