Kamuoyunda savunma, güvenlik, teknoloji ve jeopolitik konularında yürütülen tartışmaların sağlıklı bir zeminde ilerleyebilmesi için basın kuruluşları ile uzmanlar arasında kurulan ilişkinin belirli profesyonel ilkelere dayanması önemlidir.
Bu kapsamda, televizyon, radyo, yazılı basın ve dijital yayın organlarından gelen görüş, mülakat veya program davetlerinin değerlendirilmesinde izlenen prensipler aşağıda ilgili kuruluşların dikkatine sunulmuştur.
1. Televizyon ve Radyo Programlarına Katılım
Ulusal
televizyon ve radyo kanallarında gerçekleştirilen programlara (canlı
bağlantı, açık oturum, panel, birebir mülakat vb.) katılım, prensip
olarak sözleşme ve telif düzenlemesi yapılmasına bağlıdır.
Uzman
görüşünün hazırlanması ve sunulması profesyonel bir emek
gerektirdiğinden, bu tür yayınlara katılım karşılıklı olarak belirlenmiş
koşullar çerçevesinde ve telif esasına dayalı olarak
değerlendirilmektedir.
2. Yazılı Basın ve Dijital Yayın Organlarına Görüş Verilmesi
Gazete, dergi ve internet yayınlarına yönelik uzman görüşleri yalnızca yazılı olarak paylaşılmaktadır.
Bu
nedenle, telefon, çevrim içi görüşme (Zoom, Teams vb.) veya benzeri
yöntemlerle verilen sözlü görüşler prensip olarak tercih edilmemektedir.
Yazılı format, hem görüşlerin doğruluğunu hem de bağlamının korunmasını
sağlamak açısından daha sağlıklı bir yöntemdir.
3. Köşe Yazısı, Makale ve Op-Ed Katkıları
Gazete,
dergi veya dijital yayın organları için kaleme alınan köşe yazıları,
makaleler ve op-ed formatındaki katkılar telif düzenlemesi yapılmadan
hazırlanmamaktadır.
Bu tür yazılar, akademik ve analitik içerik
üretimi kapsamında değerlendirildiğinden, telif ve yayın koşullarının
önceden netleştirilmesi esastır.
4. Yayın Formatı ve İçeriğin Önceden Paylaşılması
Program veya röportaj davetlerinin değerlendirilmesi için aşağıdaki bilgilerin önceden paylaşılması beklenmektedir:
• Yayının konusu ve kapsamı
• Program formatı
• Yayın tarihi ve süresi
• Programda yer alacak diğer konuşmacılar
• Yayının canlı veya kayıtlı olması
Bu bilgiler, sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi açısından önem taşımaktadır.
5. Görüşlerin Kullanımı ve Editoryal Bağlam
Paylaşılan
görüşlerin bağlamını değiştirecek şekilde kısaltılması, farklı bir
anlam oluşturacak biçimde düzenlenmesi veya yanıltıcı başlıklarla
sunulması kabul edilebilir değildir.
Yayınlarda görüşlerin doğru
biçimde aktarılması ve bağlamının korunması temel bir editoryal
sorumluluk olarak değerlendirilmektedir.
6. Kaynak Gösterimi
Paylaşılan görüşlerin yayımlanması halinde isim ve kaynak belirtilmesi beklenmektedir.
Anonim veya bağlamı belirsiz alıntılar, görüşün doğru şekilde temsil edilmesini zorlaştırmaktadır.
7. Yayın Kayıtları ve Arşiv Kullanımı
Televizyon
veya dijital yayınlarda yapılan konuşmaların tekrar yayını veya arşiv
kullanımı söz konusu ise, bu durumun önceden belirtilmesi tercih
edilmektedir.
8. Acil Yayın Davetleri
Son dakika
gelişmeleri nedeniyle yapılan acil yayın davetleri her zaman
değerlendirme kapsamına alınamayabilir. Uzman görüşünün sağlıklı biçimde
hazırlanabilmesi için makul bir hazırlık süresi gereklidir.
9. Görüşlerin Niteliği
Basın kuruluşları ile paylaşılan değerlendirmeler kişisel analiz ve görüş niteliğindedir.
Bu görüşler herhangi bir kurum, kuruluş veya müşteri adına yapılmış resmi açıklamalar olarak değerlendirilmemelidir.
10. İstisnai Durumlar
Akademik etkinlikler, kamu yararı gözeten tartışma ve yayın platformları veya düşünce kuruluşları tarafından düzenlenen bazı etkinlikler, yukarıdaki prensipler çerçevesinde istisnai olarak ayrıca değerlendirilebilir.
11. Sorumluluk
Yazılı, sesli ya da görsel tüm mecralarda ifade edilen görüşler tamamen şahsidir; aksi açık olarak belirtilmedikçe herhangi bir kurum, şirket veya müşteri adına yapılmış açıklama niteliği taşımaz.
Bu
ilkeler, basın kuruluşları ile yürütülen iletişimin şeffaf, profesyonel
ve karşılıklı saygıya dayalı bir zeminde ilerlemesini sağlamak amacıyla
oluşturulmuştur.
Yayın kuruluşlarının davet ve taleplerini iletirken yukarıdaki hususları dikkate almaları rica olunur.
Mehmet Arda MEVLÜTOĞLU
Ülkemizde özellikle televizyon yayıncılığında hedef, kamuoyunu sağlıklı ve doğru bilgilendirme olmayıp konuk = X ekran süresini doldurmak olduğundan; ekseriyetle sunucuların ve diğer konukların birisi konuşurken telefonunu kurcalayarak aslında hiç oralı olmayıp tek amaçlarının sıranın kendilerine gelmesini beklemek olduğundan bu belirtmiş olduğunuz hassasiyetlere sahip kurum ve kuruluşlar maalesef yok denecek kadar az. Haliyle önem arz eden durumlarda iyi niyetle halkı bilgilendirmek isteyen kişiler de bu durumda isteğini kaybediyor ve mikrofonu bayağı kişiler kapmış oluyor...
YanıtlaSil