25/08/2016

Fırat Kalkanı Harekâtı - 24.08.2016


24 Ağustos günü erken saatlerde Gaziantep ilinin Türkiye - Suriye sınırı yanı başındaki Karkamış ilçesinin hemen karşısında bulunan Cerablus kentine düşmeye başlayan top mermileri, Ortadoğu'daki Gordion düğümüne yeni bir ilmek eklendiğinin habercileriydi.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı gruplarla birlikte eşgüdümlü bir şekilde sınırı geçerek Cerablus kentine doğru bir harekât başlattı. Adı "Fırat Kalkanı" olarak duyurulan harekât, Suriye İç Savaşı'nın seyri açısından da bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Harekâtın ilk günü yaşanan gelişmelerin bir özetini derlemeye çalıştım, sonuna yorumlarımı da ekleyerek.


Olayların Seyri

Gaziantep'e bağlı Karkamış ilçesine 21 Ağustos günü IŞİD tarafından ateşlenen dokuz havan mermisi düşmüştü. Bölgede askeri hareketlilik artarken polis, halktan kenti tahliye etmelerini istedi. Bölgedeki obüsler de 23 Ağustos günü Cerablus kentindeki dört ayrı hedefe 40 mermi ateşledi.

24 Ağustos günü sabah 0400 sularında, 106'ncı Topçu Alayı'na bağlı obüs ve çok namlulu roketatar (ÇNRA) sistemleri tarafından Cerablus'a yoğun bir atış başladı. 0545'te sona eren topçu ateşinde, 63 ayrı hedefe 224 atış yapıldığı açıklandı.

Kaynak: Al Jazeera
Topçu ateşini müteakiben, 0600 sularında Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 savaş uçakları, koalisyona bağlı uçaklarla eşgüdümlü olarak Cerablus ve çevresine bombardımana başladı. 0600 sularında başlayan bombardımanda 12 ayrı hedefi vurdu.

Topçu ateşinin bitmesinden kısa süre sonra istihkâm birlikleri, sınırın belli bölgelerinde mayın temizleme ve geçit açma faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Keklice köyü civarına zırhlı iş makinaları girdi.

Sabah 0800 sularından itibaren tanklar sınırın Türkiye tarafından fırsat hedeflerine görerek atış yapmaya başladılar. Bir miktar tank sınırın sıfır noktasına intikal etti. Bu arada da ÖSO'ya bağlı grupların, sınır bölgesi yakınlarında toplandığı görüldü. Bir süre sonra sınırın hemen yanında bir sahra hastanesi kuruldu.

TSK'ya ait M60A3 ana muharebe tankları ve ACV-15 zırhlı muharebe araçları öncülüğündeki ÖSO grupları, 1030 sularında sınırı geçmeye başladılar. Karma konvoy, ciddi bir direniş ile karşılaşmadan 1130 sularında Keklice köyüne yaklaştı. Köyü boşaltan IŞİD militanlarının güneye, El Bab yönüne doğru kaçmaya başladığı bildirildi.

Keklice köyünün 1315 sularında ÖSO tarafından ele geçirilip çevre emniyetinin alınmasından hemen sonra 1335 sularında Türk topçusu Kilis'in karşısındaki IŞİD mevzilerini bombalamaya başladı.

1345'te, Suriye Dışişleri Bakanlığı, harekâtın Suriye'nin egemenlik haklarının ihlali anlamına geldiğini belirten bir açıklama yayınladı.

1430 sularında TSK birlikleri ve ÖSO unsurları, Cerablus'a doğru harekete geçti. Bu sırada 46 IŞİD'linin öldürüldüğü bildirildi.

ÖSO birlikleri, Cerablusa 1600'dan itibaren girmeye başladılar. Kuşatma ve kente giriş sırasında kayda değer bir çatışma yaşanmadı.

2300 sularında bölgede keşif - gözetleme ve istihbarat görevli olarak uçan bir Bayraktar TB2 tipi taktik İHA, Şanlıurfa yakınlarında araziye mecburi iniş yaparak kırım geçirdi.

Kaynak: @EdmapsCom

Harekâta Katılan Birlikler

Harekâta ÖSO'dan, Feylak'uş Şam, Sultan Murad Tugayı, Zengi Tugayı ve Hamza Tugayı adlı grupların katıldığı bildirildi.

Yapılan resmî açıklamalarda, harekâtın TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti (MÖGK) tarafından yürütüldüğü bilgisi verilmişti. MÖGK'nın hangi birliklerden teşkil edildiğine ilişkin net bir bilgi bulunmasa da, en önde gelen bileşeninin Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) olduğu biliniyor. Zaten harekâtı, ÖKK Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı yönetiyor. Ayrıca bazı kaynaklara göre Jandarma Özel Harekât (JÖH) ve komando birlikleri de MÖGK bünyesinde destek veriyor.

Cerablus ve bölgesi, 2'nci Ordu Komutanlığı'na bağlı 7'nci Kolordu sorumluluk bölgesi dahilinde. 7'nci Kolordu altında Gaziantep'te 106'ncı Topçu Alayı (Islahiye) ve 5'nci Zırhlı Tugayı bulunuyor. Dolayısıyla Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamındaki ateş desteğinin 106'ncı Topçu Alayı; kara harekâtının da 5'nci Zırhlı Tugay tarafından gerçekleştirildiği iddia edilebilir. Öte yandan İstanbul Kartal'daki 2. Zırhlı Tugay'dan da Gaziantep'e tank ve araç sevkiyatının başladığı bildirilmişti. Basına yansıyan fotograflara göre bölgeye, bu tugaya ait Leopard 2A4 tankları sevkedilmekte.

Hava harekâtına, bölgeye en yakın hava üssü olan Diyarbakır 8'nci Ana Jet Üssü'ne bağlı 181 ve 182'nci filoların katılmış olması muhtemeldir. Ayrıca, Flightradar24 sitesinde yayınlanan kayıtlara göre, Konya'dan kalkış yapan bir uçak Kahramanmaraş - Adıyaman arasında yüksek irtifada uzun süre daireler çizerek bekledi. Bu uçak çok büyük bir olasılıkla E-7T Barış Kartalı'dır. Diğer bir olasılık ise, bombardımana katılan F-16'lara yakıt ikmali yapmak için bekleyen KC-135R. Şanlıurfa'da yaşanan kırım ve şirket yetkilisi Selçuk Bayraktar'ın sosyal medya paylaşımlarından, TB2 İHA'sının da görev aldığını biliyoruz.


İlk Değerlendirmeler

Beş yılı dolduran Suriye İç Savaşı'nın seyrini ve savaşan tarafları takip etmek ciddi emek gerektiriyor. Kimin hangi tarafta, kimlerle birlikte ve hangi amaçla hareket ettiğini belirlemek, izlemek çok zor. Bu bakımdan Suriye, bir vekâlet savaşları (proxy wars) aşuresi gibi.

Bu savaşın, son dönemdeki en önemli cephesi olan ülkenin kuzey kesimi, çok sayıda ülke ve örgütün dahil olduğu karmaşık bir denklem içermekte.

Fırat Kalkanı Harekâtı'nın odağındaki Cerablus kenti hem IŞİD hem de PKK'nın Suriye uzantısı olan PYD için büyük önem taşıyor. IŞİD için kent, Suriye dışına açılan en önemli kapılardan ve dolayısıyla ikmâl merkezlerinden biri. Örgüt, Suriye'nin güney ve doğusuna doğru derinlemesine bir hakimiyete sahip ancak Irak ve Ürdün'den ikmâl, hattın çok uzaması nedeniyle oldukça zor.


PYD için ise Cerablus, Türkiye sınırı boyunca oluşturduğu kuşağı ve dolayısıyla Rojava'nın kuruluşunu tamamlamak için büyük önem taşıyor. Fırat Nehri'nin doğusunda ilan edilen Cezire ve Kobani kantonları ile Hatay - Kilis arasındaki çıkıntıda kalan Afrin'in, El Bab'ın ele geçirilerek birleşmesi için Cerablus bir köprü başı niteliğinde.

Bölgede ABD öncülüğündeki koalisyonun desteklediği ve PYD liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), uzun süren çatışmaların ardından kritik öneme sahip Munbuç'u kısa süre önce IŞİD'den almıştı. Fırat'ın batısındaki stratejik konuma sahip bir çıkıntı üzerine kurulu Munbuç'ta PYD hakimiyeti, Türkiye'nin çıkarlarına ters, zira bu köprübaşı üzerinden Cerablus ve el Bab'ın ele geçirilip, bahsi geçen koridorun tamamlanması mümkün. Nitekim SDG, 14 Ağustos günü el Bab'ın ele geçirilmesi için el Bab Askeri Konseyi'nin kurulduğunu ilan etti. 22 Ağustos günü ise PYD öncülüğünde Cerablus Askeri Meclisi kuruldu. Meclisin komutanı Abdülsettar el Cadiri, Türkiye'yi hedef alan ifadeler içeren kuruluş ilanını okumasından birkaç saat sonra öldürüldü.

Cerablus'u terkeden IŞİD'in, güneydeki el Bab'a çekilmş olduğu değerlendiriliyor. Bu durumda örgüt, kentteki güçlerini birleştirip konumunu sağlamlaştırmış olmalıdır. Bu durumda da SDG'nin kenti ele geçirmesi ve dolayısıyla PYD'nin "Kürt Koridoru'nu" tamamlaması zorlaşacaktır. Dahası, ÖSO'nun, Türk ordusu desteği ile Cerablus ve çevresindeki konumunu sağlamlaştırması, SDG için bir başka baskı unsurudur. Bu iki etken dolayısıyla el Bab'ın ele geçirilmesi geciktikçe, SDG momentumunu kaybedecektir. Böyle bir durumda, el Bab'a saldırı için yapılan hamleler iki ayrı güce karşı koymak zorunda kalacağı için SDG'yi zorlayabilecektir.

Dolayısıyla Fırat Kalkanı Harekâtı, Türkiye'nin oyuna aktif bir şekilde geri dönmesi ile PYD'nin önünün kesilmesi anlamına gelebilir.

Ancak bu harekâtın, Türkiye için taşıdığı riskler de mevcut. Bunlardan en önde geleni, IŞİD'in karşı hamlesi veya hamleleri.

Örgütün, Cerablus ve çevresini, ciddi bir çatışmaya girmeden tahliye ettiği görülmüştü. Örgüt, intikam almak için Türkiye içinde terör saldırıları gerçekleştirebilir. Öte yandan sınırı geçen birliklerin, daha da güneye inmesi veya bölgedeki varlıklarını devam ettirmesinden sonra, saldırılar gelebilir. Türk kamuoyunda dehşet yaratma maksatlı eylem girişimleri olabilir. Bunlara karşı tedbir geliştirmek için ülke içinde istihbarat önlemlerinin artırılması ve harekâta katılan birliklerin bilhassa keşif - gözetleme - istihbarat (ISR) desteğinin azami seviyede sağlanması büyük önem taşımaktadır.
















2 yorum:

Cemal KALINTAŞ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Cemal KALINTAŞ dedi ki...

Güzel bir yazı ve değerlendirme olmuş teşekkürler. Ancak opersyon için menfi veya müsbet dir diye bir kanaatinizi belirtmemisşiniz Arda Bey? Sonuçları illaki olacak dilerim ki müsbet yönde gelişmeler yaşanır. Bu opersyonun kamuoyu açısındanda önem taşıdığını düşünüyorum. Yüksek seviyede bir beklenti olumuştu , bu açıdanda psikolojikbir etkisi var bence. Şahsi fikrim, güvenli bölge oluşturulmalı bu fırsattı kullanıp.
Arda bey opersyonun ileri safhaları hakkında fikirlerinizi çok önemsiyorum?

Yorum Gönder