21 Ocak 2018 Pazar

Zeytin Dalı Harekâtı - 20.01.2018

Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki Afrin bölgesine yönelik bir süredir hazırlıklarını devam ettirdiği askeri harekât 20 Ocak günü resmen başladı.

Harekâtın öncelikli hedefi, Suriye İç Savaşı sırasında ülkenin kuzeyinde güç kazanan, PKK terör örgütünün Suriye kolu PYD'nin Afrin bölgesinden temizlenmesi. Afrin, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye sınırı boyunca "Kürt koridoru" olarak bilinen yapının kurulması açısından stratejik öneme sahip bölgelerden biri. Türkiye, bu koridora ve aynı zamanda bölgedeki IŞİD unsurlarına karşı 2016 Ağustos ayında Fırat Kalkanı Harekâtı'nı başlatmış, Azez - Cerablus hattında 2 bin kilometrekarelik bir cep oluşturmuştu.

Harekât, sınırdaki obüs, çok namlulu roketatar sistemleri ve hava kuvvetlerinin yoğun bombardımanı ile başladı. Topçu ateşleri ve jetlerin bombardımanları, televizyon kanalları tarafından naklen yayımlandı.

Harekâtın başladığı, Genelkurmay Başkanlığı tarafından 1735'te yayımlanan bir basın açıklaması ile duyuruldu.

Kısa süre sonra saat 2030'da Genelkurmay Başkanlığı'ndan ikinci bir basın açıklaması daha yapıldı. Açıklamada harekâtın, "ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak" yürütüldüğü belirtildi. Başlangıç aşamasında PYD/PKK ve IŞİD'e ait yedi bölgedeki toplam 108 hedefin, hava kuvvetlerine ait 72 uçak tarafından imha edildiği kaydedildi.

Afrin ve civarındaki hedeflerin karadan ve havadan bombardımanı ile bölgeye tank, zırhlı araç ve askerlerin sevkiyatı, gece boyunca devam etti. Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı unsurlar da bölgeye yığınak yapmakta.

Akşam saatlerinde MHP Lideri Devlet Bahçeli ile bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım, kara unsurlarının yarın (21.01.2018) gelişmelere göre operasyona dahil olacağı bilgisini verdi.

Afrin'den sonraki hedefin Menbiç olduğu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Menbiç, PYD açısından en kritik öneme sahip konum.

PYD'ye ekipman, istihbarat ve eğitim desteği sağlayan ABD'den henüz bir iki açıklama hariç somut ya da yüksek perdeden bir tepki gelmiş değil.

Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı harekâta ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, ABD Savunma Bakanlığının Suriye’deki ABD yanlısı silahlı gruplara silah temin etmesi nedeniyle Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyon başlattığını vurguladı, "ABD’nin Suriye’deki sorumsuz davranışları, ülkedeki çözüm sürecini tehdit etmektedir." açıklamasında bulundu. Bakanlık ayrıca "ABD’nin Suriye’deki sorumsuz davranışları çözüm sürecini ve Cenevre sürecini tehdit etmektedir" dedi.



Harekâtın başlamasından iki gün önce Suriye Dışişleri Bakanı Yardımcısı Faysal Mikdad, "Türkiye'den Afrin'e yönelik herhangi bir askeri operasyon bir saldırı eylemi olarak değerlendirilecek" şeklinde bir açıklama yapmış, Türk savaş uçaklarının olası bir saldırısında Suriye hava savunmasının Türk uçaklarını vurmaya hazır olduğunu söylemişti.

Türkiye'den Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın başında olduğu askeri ağırlıklı bir heyet de 18 Ocak günü Moskova'ya gitmiş, Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Genelkurmay Başkanı Valeri Gerasimov'un başkanlığındaki Rus heyetle bir toplantı gerçekleştirmişti.



Değerlendirmeler

Stratejik ve politik boyutları bir yana, Zeytin Dalı Harekâtı'nın askeri - taktik boyutu da karmaşık olacağa benziyor. Afrin bölgesinin arazi ve yerleşim yapısı, Fırat Kalkanı'nın icra edildiği Azez - Cerablus'tan daha farklı: Daha engebeli ve ormanlık bir arazi ve yerleşim yerlerinin yoğunluğu daha fazla. Bu da, kara harekâtının seyrini etkileyebilecek bir faktördür.

Harekâtta ÖSO unsurlarının nasıl ve hangi kapsamda kullanılacağı bir başka önemli husus. Fırat Kalkanı'nda ön saflardaki ÖSO birlikleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) ve komando birlikleri tarafından destekleniyordu.

Suriye'nin hava savunması, alçak irtifa hariç Türk Hava Kuvvetleri için çok büyük bir tehdit niteliğinde değil. En uzun menzilli hava savunma sistemi olan S-200 (SA-5 "Gammon") sistemlerinden beş batarya olduğu biliniyor. Bunlardan Şam'dakilere ilaveten Masyaf ve Humus'takiler teorik olarak Afrin üzerindeki uçaklar için tehdit teşkil edebilir. Ancak bu sistemlerin eski teknoloji olması, Türk Hava Kuvvetleri'nin elindeki elektronik harp imkânları ve en son sınıra sevkedilen Koral elektronik harp sistemi sayesinde etkili olamayabilirler. Öte yandan Suriye hava savunması özellikle Rusya'dan alınan Pantsir S1 alçak irtifa hava savunma sistemi ile alçak irtifada ciddi bir etkinliğe sahip. Suriye'deki S-300 ve S-400 sistemleri Rusya'ya ait olduğu için, bunların Türk uçakları için tehdit olmaları politik olarak mümkün değil gibi görünüyor.

Afrin bölgesinin sınıra yakınlığı, Türk uçaklarının Suriye hava sahasına çok fazla girmeden görece uzun mesafeden hassas güdümlü silah sistemleri ile taarruz yapmalarına olanak sağlıyor. Lazer ve INS/GPS güdümlü bombalar ile tehdit bölgesine girmeden ya da bu bölgelerde uzun süre kalmadan hassas saldırılar gerçekleştirmek mümkün. Hava kuvvetleri, bu tip taarruzlarda son derece deneyimli ve etkili.

Öte yandan ABD'den çok ciddi silah ve araç - gereç desteği almış PYD/PKK'nın bilhassa tanksavar ve uçaksavar kabiliyetini küçümsememek gerekir. En son PYD unsurlarına omuzdan atılan uçaksavar (MANPADS) sistemleri verildiğine dair bilgiler doğruysa, bu boyuttaki bir harekât için gerekli olan hava desteğine yönelik ciddi bir tehdit var demektir. Fırat Kalkanı Harekâtı'nda kayda değer bir helikopter desteği görülmemişti. Zeytin Dalı'nda ulaştırma ve taarruz helikopteri kullanımı olacak mı, süreç gösterecek.

Güdümlü ve güdümsüz tanksavarların teşkil ettiği tehdit ise çok daha büyük. Bunların bertaraf edilmesi için çok iyi istihbarat ve anlık ateş desteği şart.

ABD'nin bölgedeki Türk ordusu unsurlarına karşı muhabere ve GPS aldatma / karıştırma uyguluyor olması son derece muhtemeldir. GPS aldatma/karıştırması, INS/GPS güdümlü mühimmatın kullanımı açısından sorun teşkil eder. Lazer güdümlü bombalar bu bakımdan daha kullanışlı olabilir, ancak onların da isabet hassasiyeti INS/GPS güdümlü olanlara kıyasla daha düşük olabilir.

Zeytin Dalı Harekâtı'nın ve onu takip eden sürecin Türkiye - ABD ilişkileri ve NATO içinde çok ciddi yansımaları ve "yan etkileri" olacağını değerlendiriyorum.




3 yorum:

Cebiresim Selenge dedi ki...

Muhteşem bir derleme olmuş elinize, aklınıza sağlık.

Birkaç sorum var izin verirseniz.

Abd'nin gps karıştırma hamleleri çok mühim sonuçlara yol açar mı?

Saldırı helikopterlerinin kullanımı çok riskli olmaz mı?

Operasyonda siha ve kamikaze ihalar kullanılacak mı?

Tekrardan teşekkürler. Askerimizin ayağına taş değmesin.

Adsız dedi ki...

ABD omuzdan atılan hava savunma füzelerini IŞİD hava kuvvetlerine karşı,MİLAN TAS.larını İŞİD Zh.Brl.leri için vermediğine göre,Almanya bu PKKlı TAS nişancılarını uçaklarla Almanyaya taşıyıp yerinde nişancılık eğitimini memleket görsünler entellektüellikleri artsın diye götürmediğine göre,bunlar bize karşı kullanılacak,Irakta RPG atar gibi MİLAN atıyorlar,bol bol kısıntı sıkıntı yok...

Şu an direnek noktaları,nerede nasıl savunacakları belli olmak üzeredir.Pek muhtemeldir ki,ABD uydularından bunlara istihbarat desteğini anlık veriyordur,yanlarında ABD li Özel Kuvvet irtibat elemanları vardır.

Nacizane,direnek noktalarının kuşatılıp önce enterne edilmesi,bu arada açık alanların hızla kontrol altına alınması,sivillerin tahliyesi,direnek noktalarının üstün silah sistemleriyle tek tek acele etmeden imhası uygun hareket tarzıdır.

Kuvvetle muhtemel,kuyruk işaretleri gizlenmiş,kime ait olduğu belli olmayan uçakları unsurlarımıza karşı(birlik,İHA v.b.)kullanabilirler,bunlardan birinin deşifresi,düşürülmesi BM de NATO da dünya kamuoyunda elimizi güçlendirebilir.

Herşeyimiz şeffaf,gizli saklı örtülü şey yok,haklılığın verdiği bir cesaret bu,belli noktalarda İKK gerekli her şartta,şeffaflığın sınırı belirlenmeli.

Psikoloji iyi yönetilmeli,erkenden beklentiler tüketilip tepe yapmamalı,uzun sürebilir,zayiat olacaktır karşıtlara malzeme yapılmamalı.

Hainler havlıyor,Atlantikçiler karnından konuşuyor,en büyük emperyalistin oyununu bozuyoruz bazı tuhaf sol artıkları savaşa hayır diye böğürüyor,bu dönemlerde kişileri iyi takip edin dayanamaz aslına rücu ederler,not ediniz.Mış gibi yaşayan insancıklar,antiemperyalizm onlar için babalardan nakledilen romantik bir akım.

Kış bu sene nedense gelmedi,ya birden gelirse,hani geç meç gelir de tam gelir ya,endişem o.

Bunu biz istemedik,bizi mecbur bıraktılar,günümüzde güvenlik sınırların ötesinden başlıyor,birilerinin binlerce km. öteden gelişi sorgulanmıyorsa kimse burnumuzun dibindeki terör devletine müdahalemizi sorgulayamaz,ormanda yangın çıkınca dozerler yangın şeridi çeker harıl harıl.

Ne diyelim,kılıcımız keskin olsun,Allah yar ve yardımcıları olsun. Bir Atli

trosmtr dedi ki...

Devletimizin terörist gruplara karşı askeri bir eksikliği olmadığı hepimizin malumu; Fırat Kalkanı Harekatı'nda harekatın ' ideolojisi' ve ' psikolojisini' yönetmekte devletimiz zorlanmıştı. Harekatı icra etmekte sonuna kadar haklı olduğumuz halde, kamu oyunda ve uluslararasında suçlamış bir vaziyetteydik. Öyle ki harekata katılan askerler Türkiye'ye geldiklerinde kamuoyu ve bazı siyasi cenahlardan operasyonlarla ilgili tepkileri öğrendiklerinde demoralize olmuşlardı. İnşallah bu harekatta aynı zaafı yaşamayız. Hatta bu harekatta propagandamızın uluslar arası boyutu da ayrı bir önem arz ediyor gibi görünmekte. Sahadaki yüksek başarımızı harekatın psikolojisini iyi yönetmekle tamamlamalıyız.