19 Ocak 2016 Salı

İnci Taneleri: Myanmar'ın Dikkat Çekici Askeri Hamlesi

Son bir ay içinde Güneydoğu Asya'nın küçük bir ülkesinde savunma sanayii alanında iki önemli gelişme oldu. Bunlar, tek başlarına büyük birer haber değeri taşımayan, ancak bölgedeki güç dengeleri açısından önemli ipuçları veren olaylardı.

Myanmar ya da diğer adıyla Burma'da önce 24 Aralık günü yeni nesil bir firkateyn olan F14 borda numaralı Sin Phyu Shin hizmete girdi, bu yılın ilk haftasında ise Sanayi Bakanlığı kontrolündeki beş ayrı üretim tesisi, askeri sistem üretiminde kullanılmak üzere Savunma Bakanlığı emrine girdi.

Dünyanın en fakir ülkelerinden olan Myanmar'ın, jeopolitik konumu nedeniyle yürütmekte olduğu savunma programları özel bir ilgiyi hak ediyor. Zira bu ülke, Filipinler ve Vietnam ile birlikte Çin ile Atlantik Bloku arasındaki mücadelenin en önemli cephelerinden biri haline gelmiş durumda.

Tarihi darbeler ve cunta yönetimleri ile dolu olan Myanmar, 2010 yılında düzenlenen seçimler ve ertesi yıl cuntanın iktidardan inmesi ile liberal demokratik bir sisteme geçiş süreci yaşıyor. Ancak uygulanan reformlarda gerçek manada bir demokrasi hedefi gözetilmesinden ziyade, askeri yönetimin çıkarlarının ön planda tutulduğu iddiaları da mevcut.

Hindistan, Tayland ve Çin arasında kalan Myanmar, Çin'in Hint Okyanusu'na erişimi açısından büyük bir jeostratejik öneme sahip. Ülkenin batısındaki Arakan Eyaleti, bu çerçevede ön plana çıkıyor. 2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ziyareti ile Türk kamuoyunun gündemine gelen Arakan'ın iki çok önemli özelliği var:

1. Çin'in "İnci Taneleri" (String of Pearls) stratejisi doğrultusunda inşa etmekte olduğu deniz üslerinden biri bu bölgede. Çin, Sittwe şehrindeki limanı yenileme ve genişletme çalışmaları yürütüyor.

Trans Myanmar boru hattı. Mesele enerji.
2. Myanmar'ı boylu boyunca geçen Trans Myanmar petrol ve doğalgaz boru hattı, bu bölgeden Bengal Körfezi'ne ve dolayısıyla uluslararası piyasalara bağlanıyor. Başka bir deyişle, Çin'in enerji şahdamarlarından biri Myanmar'dan geçiyor ve kapısı da Arakan'da.

Öte yandan Asya kıtasının en önde gelen petrol ve doğalgaz üreticilerinden olan ülke hem topraklarında hem de kıyısında oldukça zengin kaynaklara sahip. Bu kaynaklar, yeni keşfedilenler ile birlikte ülkenin ekonomik kalkınma hamlesinin itici gücünü teşkil ediyor. Enerji altyapısının inşası, işletme ve idamesinde Çin başrolü oynuyor.
Myanmar ile Çin'in çok güçlü askeri ilişkileri bulunuyor. Ülkenin ordusunun en önemli silah sistem tedarikçisi Çin. Siyasi reform sürecinin başladığı 2011 yılına kadar Batı tarafından geniş kapsamlı yaptırımlar uygulanmaktaydı. Bu tarihten sonra yaptırımların çoğu kalktı ancak ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından silah ambargosu halen uygulanmaya devam ediyor. Öte yandan son yıllarda Çin'e ilaveten Rusya ve Hindistan ile savunma ilişkileri gelişme kaydetti. Özellikle son 10 - 15 yıldır hava ve deniz kuvvetlerine büyük yatırımlar yapmakta.

Yürütülmekte olan veya yakın zamanda tamamlanmış başlıca savunma tedarik programları ise şunlar:

Taktik savaş uçakları: Myanmar Hava Kuvvetleri'nin muharip gücünün belkemiğini Çin yapımı F-7M Airguard ve A-5C Fantan uçakları teşkil ediyor. Bu filoyu takviye etmek üzere 2009 yılında Rusya'ya USD550 milyon tutarında 10 adet MiG-29B, 6 adet MiG-29SE ve 4 adet MiG-29UB modeli olmak üzere toplam 20 MiG-29 siparişi verildi. Öte yandan 2014 yılında Çin ile JF-17 Thunder savaş uçağı alımı için görüşmelerin yürütüldüğüne dair haberler çıkmıştı. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında ise Pakistan ile 16 adet JF-17 için anlaşmaya varıldığı iddia edildi.

MiG-29
Mi-24 ve Mi-2 helikopterleri: Rusya ile 2009 yılında yapılan ikinci anlaşma, 50 adet Mi-35 saldırı helikopterinin tedariğine ilişkindi. Aynı pakette 12 adet de Mi-2 hafif genel maksat / eğitim helikopteri siparişi verildi.

Eğitim uçakları:
1998 yılında alınan 12 adet K-8'den oluşan eğitim / hafif taarruz filosu, 2010 yılında sipariş verilen aynı tipte 50 uçak ile genişletildi. Kitler halinde teslim alınan uçaklar, Meikhtila'daki Uçak Üretim ve Bakım Üssü'nde monte edildiler. Başlangıç eğitimi için ise Alman Grob firmasına geçtiğimiz yıl 20 adet Grob G120TP turboprop eğitim uçağı siparişi verildi; bu uçakların teslimatına Temmuz ayında başlandı.

Nakliye uçakları: Yaşlanan Fokker F27 uçakları yerine nakliye filosunu Rus ve Çin yapımı uçaklarla modernize etmek isteyen Myanmar, 2010 yılında Rusya'ya iki adet An-148 siparişi vermişti. Üretilen ilk uçak 2011 Mart ayında test uçuşu sırasında düştü. Bu olay akabinde proje rafa kalktı. Çin'den planlanan MA60 alımı da, Myanmar Havayolları'nın filosundaki üç adet aynı tipteki uçaktan ikisinin kaza kırım geçirmesi sonrasında gerçekleşmedi. Bunun yerine nakliye filosuna havayollarından iki adet ATR72 kaydırıldı; Çin'den de 2013 yılında iki adet Y-12 alındı. İkinci el piyasasından da 2014 sonunda bir adet ATR42 temin edildi.

F11 Aung Zeya
Firkateynler: 1990'lı yıllara kadar mütevazi bir kıyı savunma gücü olan Myanmar Deniz Kuvvetleri, özellikle 2000'li yılların başından itibaren geniş kapsamlı bir modernizasyon faaliyet yürütüyor. Bu hamlenin en önemli nedeni ise, bölgesel rakip Bangladeş'e karşı ,Bengal Körfezi'nde yeni keşfedilen enerji kaynaklarının güvenliğinde üstünlük sağlamak. Bunun için de Myanmar, kahverengi sularla sınırlı bir güçten açık deniz kabiliyetli bir donanmaya geçiş yapmaya çalışıyor. Bu kapsamda da özellikle yerli gemi inşa sanayiine büyük yatırım yapılmış durumda: Sinmalaik Donanma Tersanesi, savaş gemisi inşa projelerinin merkezi konumunda.

2012 yılında Çin'den satın alınan iki adet Tip 053H1 sınıfı firkateynlerden sonra donanma, yerli üretim Aung Zeya sınıfı firkateynlerle daha da güçlendirildi. Çin'in desteği ile Sinmalaik'te inşa edilen bu gemilerin ilki olan Aung Zeya 2011, ikincisi olan Kyansitthar ise 2014 yılında hizmete girmişti. Üçüncü gemi F14 Sin Phyu Shin'in de hizmete girmesi ile proje tamamlanmış oldu.

108m uzunluğa sahip Aung Zeya'lar Oto Melara 76mm/62 baş top, Rus yapımı AK-630 özsavunma silah sistemi ve H-35E Uran gemisavar füze sistemleri ile donatılmış. Kamov Ka-28A (NATO kodu "Helix") helikopteri taşıyabilen firkateynler, Hindistan'dan alınann HMS-X sonar sistemlerine sahip. Orta vadede bu gemilerden beş adet daha inşa edilmesi planlanıyor.

Korvet sınıfında ise yine Çin desteği ile inşa edilen Anawrahta sınıfı gemilerden iki adedi 2000'li yılların başında hizmete girdi. İsrail üretimi elektronik sistemlerin ve İtalyan Oto Melara toplarının kullanıldığı bu gemilerin üçüncüsü Tabinshwehti 2014 yılında denize indirilmişti. Anawrahta'lardan üç adet daha inşa ediliyor.

Bunlara ilaveten Myanmar'ın donanması için oldukça iddialı iki projesinin daha olduğu bildiriliyor: LPD ve denizaltılar.

Endonezyalı PT PAL ile Makassar sınıfı doklu çıkarma gemilerinden tedarik etmek amacıyla iki ülke arasında 2014 yılında görüşmelerin başlatılmış olduğu bildirilmişti. Öte yandan denizaltı kabiliyeti teşkil etmek için bir grup personelin eğitim almak için Pakistan'a gönderildiği biliniyor. Pakistan'ın, emekliye ayıracağı Agosta 70 sınıfı denizaltıları bu ülkeye satmak istediği de iddia edilmişti. Bazı kaynaklara göre ise Rusya ile Kilo sınıfı denizaltılardan tedarik etmek için görüşmeler yürütülüyor.

 
Sonuç yerine

Cunta döneminde kopuk olan Myanmar - ABD ile olan ilişkileri, özellikle 2011 yılından itibaren hızla düzelmeye başladı. 2011 Kasım ayında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un ülkeyi ziyaretini, 2014'te şimdiki bakan John Kerry'nin ziyareti izledi. Her ne kadar yaptırımlar belli bir seviyede devam etse de, özellikle enerji ve altyapı alanlarında artan bir ticaret hacmi söz konusu.

Mevcut petrol ve doğalgaz üretimi, yeni keşfedilen enerji kaynakları ve daha da önemlisi Çin'in en önemli enerji nakil hatlarından birine ev sahipliği yapıyor olması, Myanmar'ın özkütlesini artıran etkenler. İlaveten Bangladeş ile girilen bölgesel rekabet, iddialı bir silahlanma programını tetiklemiş durumda. Bu kapsamda yerli savunma sanayiine büyük önem veriliyor. En son bu ay içinde beş farklı tesisin savunma bakanlığına devri, geniş kapsamlı bir askeri endüstri reformunun bir parçası: Ülke, gelişen ekonomisinin kaynaklarını savunma geliştirme ve üretim programlarına odakladı. Bu durum da, başta Rusya, Hindistan ve İsrail olmak üzere pek çok ülkenin ilgisini artırmış bulunuyor.

Ülkeye Batı'nın artan ekonomik ve ticari ilgisi, yakın zamanda yatırımların daha da artmasını sağlayacak gibi görünüyor. Ancak daha da önemlisi, Myanmar, Batı ile Çin arasındaki rekabette kozların paylaşıldığı bir başka er meydanı olma potansiyeline sahip.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Hatırlarsanız RTE'nin Myanmar ziyareti olay olmuştu basınımızda ve halk nezninde. Barış elçisi olarak yaşanan insani dramlara dikkat çekmek için gitmişti sözde oraya. Acaba ABD ile ilişkilerin düzeltilmesi adına aracı olarak gönderilmiş olabilir mi? Ne dersiniz! Tabi bunu iç politikada ayrı bir kılıfa sokup bize farklı şekilde pazarladılar. İşin içinde petrol ve boru hattı var ise ve bu petrolün musluğu ABD'nin bölgedeki hasmı Çin ise bütün senaryolar değerlendirilmelidir.

Adsız dedi ki...

Yok aslında RTE Karayip Ada'larına tatil için giderken Las Vegas'ta kumar oynamış ama borcu ödeyemeyince gizli ödenekten para aktarmış yetmeyince illimunatici Roccofellerden Japon devlet bankası teminatlı borç almış.teminat mektubu Japan dan uçakla gelirken 180 harp başlığı taşıyabilen IR güdümlü ve aesa radarlı pasif arayıcı başlıkla çin hava savunması fğzesi ile düşürülmüş tabi Tayyip Çin'e göz dağı vermek için giderken Brumada karetta karettaların denizci ağlarıyla telef olamalarına çok üzülüyor öyleki bu yüzden gizli Budist olduğu söyleniyor neyse bu üzüntüsünü Arakanda 2 adet dansöz ve bir adet bozacı ile kutlayarak Çin'e geçerken ABD Den telefon geliyor gitmişken boru hattı yapılıyor bi kolaçan et diyorlar.YANİ AZİZİM olayın Aslını böyle

Abuzer Kuru dedi ki...

Myanmar içinde; etnik kökenli huzursuzluk nedeniyle silahlı ayaklanmalar mevcut olup Myanmar Silahlı Kuvvetleri dış tehditlerden ziyade iç tehditlere odaklanmış durumdadır. Ülke içindeki silahlı çatışmalar halen devam etmektdir. Myanmar'ın silahlanma gayretlerine bir de bu gözle bakmak gerekir.

Barış Aşkın dedi ki...

Rte aslında pkk nın elebaşıdır. Amerikancıdır. Ama rusyaya calışır. Aslında oraya ermeni çıkarlarını gözetmek için gitmiştir. İşin aslının aslı budur. Aslında herseyin arkasında aslı var.

Adsız dedi ki...

aıkçası arakandaki problemin dini veya ırki taassup kaynaklı değilde 'tamamen duygusal' olduğunu bilmiyordum. geçenlerde beni şaşırtan bir başka gerçeği suriye petrol yataklarını gösteren haritaya bakarken öğrendim; pyd ve daeş tam da petrol sahalarına çökmüş. uygur

sabri ünal dedi ki...

Arakan ve Myanmar Müslümanlarının çektikleri çile yeni değil; Bu konuyu Arakanlı Müslüman Ahmet Samir'den (İstanbulda okumuş ve bir süre sonra Banglades'e dönmüştür; 1195-1998 yılları olabilir) duyduğumda çok şaşırmış ve hayret etmiştim.

Sonrasında kendisi zaten bir röportaj ile konuyu da anlatmış: http://www.gundem.be/tr/dunya/arakan-da-zulum

Zulüm eski ama Petrol yeni; o yüzden her haltı sayın Cumhurbaşkanına yıkmayı bırakalım lütfen.