26 Ocak 2015 Pazartesi

Avrupa'da Denizaltı Savaşları

Derinlerin sessiz bekçileri denizaltılar, sessizlik ve görünmezlik yetenekleri ile, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ülkelerin en stratejik silahları olageldiler. Savaş dışı harekât, barışı koruma ve tesis etme görevleri, özel kuvvet ve istihbarat oeprasyonlarının önem kazandığı özellikle son on yıllık süreçte denizaltıların önemi daha da arttı.

Bu durum, Asya - Pasifik'in ön plana çıkması; deniz korsanlığı; enerji ve ticaret hatlarının güvenliği; Suriye, Libya, Irak gibi çatışmalara çokuluslu müdahaleler gibi harekâtların artması ile birleşince, dünya genelinde denizaltı geliştirme ve tedarik projelerinin seyrinde önemli değişiklikler oldu.

Modern denizaltı geliştirme faaliyetlerinde, özellikle Avrupa'da, tam da bu sınıf gemilerin hak ettiği biçimde sessiz, derinden ama çok şiddetli bir savaş yaşanmakta. Bu savaşa yakından bir bakış, yakın gelecekteki denizaltı tasarım eğilimlerine ilişkin fikir sağlayabilir.


19 Ocak 2015 Pazartesi

INSAS: Bir Tüfeğin Düşündürdükleri

Hint basınında geçtiğimiz hafta yayınlanan haberlere göre Hindistan Meclisi Savunma Daimi Komitesi, ülkenin savunma sanayiindeki bilgi birikimi, deneyim ve altyapısına rağmen neden dünya çapında kaliteli bir piyade tüfeği üretmeyi başaramadığını sorgulayan bir rapor yayınladı.

Raporun dili ve ele aldığı konu dikkat çekici, zira dünyada savunmaya en fazla bütçe ayıran, nükleer silahlara ve ciddi bir sanayi altyapısına sahip ülke, INSAS (Indian National Small Arms System; Hint Milli Hafif Silah Sistemi) adlı bir piyade tüfeğini halihazırda üretmekte. 

Bu haberlerin çıkmasından kısa süre sonra War is Boring adlı sitede Robert Beckhusen imzası ile "India's Anti Terror Troops Despise Their Assault Rifle" (Hint Terörle Mücadele Birlikleri Piyade Tüfeklerinden Nefret Ediyor) başlıklı bir makale yayınlandı. INSAS tüfeğinin gelişimi ve sorunlarını genel hatları ile ele alan yazıda son derece ilginç bilgiler yer alıyor. Bunlara bir örnek olarak tüfeğin, nişancısının suratına yağ püskürtmesi bile sıralanmış!

Peki neden böyle oldu? Nükleer füzeden savaş uçağına pek çok sistem üreten, Mars'a sonda gönderen, devasa bir bütçeye ve insan kaynağına sahip Hindistan bir tüfeği doğru dürüst üretmeyi beceremedi mi? Yoksa sorunun başka sebepleri mi var?

13 Ocak 2015 Salı

Yoda Emekli Oldu: Müthiş Bir Kariyerin Ardından

Emeklilik ikramiyesi ne kadar
tutmuştur acaba?
Geçtiğimiz hafta bir devir, sessiz sedasız kapandı. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) savunma ve güvenlik teknolojileri, eğilimleri ve gündemini belirleyen, dolaylı olarak bu alanlarda dünya ölçeğinde bir etki ve ilham gücüne sahip bir isim, sahneden indi.

ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) bağlı "Net (Safi) Değerlendirme Bürosu"nun (Office of Net Assessment; ONA) kurucusu ve 42 (kırkiki) yıldır yöneticisi olan, "Yoda" lakaplı 94 (doksandört) yaşındaki Andrew  Walter Marshall, emekliye ayrıldı.

Marshall, kariyeri boyunca 8 ABD Başkanı (Richard Nixon, Gerald Ford, Jimmy Carter, Ronald Reagan, George H.W. Bush, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama) ile çalışmış, her yeni Başkan tarafından görev süresi uzatılmış bir stratejist. Uluslararası güvenlik stratejileri alanında, her ne kadar ön plana çıkmayı sevmese ve basın önünde kendini göstermese de, sembolleşmiş bir isim.

10 Ocak 2015 Cumartesi

Palavra Dedektörü: Gerçeğe Offset Vermek

Anadolu Ajansı'nın (A.A.) 9 Ocak tarihli ve "Türk Savunma Sanayi[sic] İhracatta Hız Kesmedi" başlığı ile verilen bir haber, dikkatimi çekti (tam metni yazının sonunda). Haber, yalan ya da yanlış bilgi içermiyor; yanıltıcı sayılamaz; propaganda olarak da değerlendirmek acımasızlık olur; palavra ise hiç değil. Ancak Türk savunma sanayiinin kabiliyet ve rekabetçiliğini net ve sağlıklı bir şekilde ölçmemizi engelleyen bir bakışı yansıttığı için dedektöre takıldı.

Çünkü bu haberin ele aldığı gösterge ve verileri sunuş biçimi, sektörde de sıkça görülen bir kendi kendini kandırma halini yansıtıyor; amacı bu olmasa bile.

Öncelikle haberin içeriğini ele alalım.

5 Ocak 2015 Pazartesi