27 Aralık 2015 Pazar

Gelişen Teknolojilerle Birlikte Türkiye’nin İHA Yol Haritası Paneli

25 Aralık günü, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, STM ve SETA işbirliğinde "Gelişen Teknolojilerle Birlikte Türkiye’nin İHA Yol Haritası" paneli düzenlendi.

Dr. Murat Yeşiltaş'ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, SSM İnsansız ve Akıllı Sistemler Daire Başkanı Yakup Taşdelen, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ünver Kaynak, STM'den Danışman Cengiz Karaağaç, TUSAŞ'tan Remzi Barlas, Vestel Savunma Sanayii'nden Süha Özgür Dinçer ve Baykar'dan Haluk Bayraktar konuşmacı olarak yer aldılar.

Panel daha ziyade, İHA teknolojileri Türkiye'deki belli başlı İHA projelerinin güncel durumlarına ilişkin bilgi sunumu şeklinde gerçekleşti. Konuşmacı sayısının çok oluşu ve panelin 1100'de başlaması nedeniyle soru - yanıt kısmı oldukça sınırlı kaldı.

İzlenim ve değerlendirmelerim şu şekilde:

Dr. İsmail Demir, Savunma Sanayii Müsteşarı

Açılış konuşmasını yapan Demir'in, İHA'lara ilişkin mevzuat ve sertifikasyon konularına vurgu yapması dikkat çekiciydi. Bu konular muhtemelen yakın dönemde sektörde daha yoğun şekilde tartışılacak. Nitekim Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) kısa süre önce İHA talimat taslağı yayınlamıştı.


Yakup Taşdelen, SSM İnsansız ve Akıllı Sistemler Daire Başkanı

Dairesinin yürütmekte olduğu İHA projelerindeki güncel durumu özetleyen Taşdelen'in verdiği bazı bilgiler şunlar:
  • TAI tarafından geliştirilen Anka S İHA'sının 2017 yılından itibaren hizmete girmesi planlanıyor. Taşdelen ayrıca Anka S'ye yapısal olarak (gövde şekli ve ağırlık dağılımı) benzetilmiş bir Anka B'nin, geliştirme test uçuş süreçlerini hızlandırmak için uçuşlara başladığını açıkladı.

  • Halihazırda devam eden taktik İHA projelerinde KKK için yapılan üretimlerde Baykar Makina teslimatları tamamladı, Vestel Savunma'nın da kısa süre içinde bu aşamaya gelmesi umuluyor. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) için imzalanan taktik İHA sözleşmesine ilaveten kısa süre içinde Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) için de benzer bir alım gündeme gelecek (Taşdelen'in konuşmasından bu alım için de Baykar'ın düşünüldüğü anlamını çıkardım).

  • Alt sistemlerde, özellikle silahlı kullanım amaçlanıyorsa, yerlilik oranını artırmak büyük önem taşıyor. Zira kritik bileşen ve alt sistemlerin temininde ihracat izinleri önemli bir sıkıntı.

  • Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü (TKY) projesi kapsamında Esen Sistem Entegrasyon şirketi bir adet Geniş Alan Gözetleme sistemi geliştirmiş bulunuyor (ayrıca bkz: Görüş Alanını Genişletmek: Gorgon Stare WAAS).

  • 2012 yılında yayımlanan İnsansız Hava Aracı Yol Haritası belgesinin güncellenmesi gündemde. Bu kapsamda 2016 Mayıs ayında SSM bünyesinde, konunun tüm paydaşlarının katılımı ile  bir İHA sempozyumu düzenlenmesi planlanıyor. Sempozyumun çıktıları ışığında 2035'e kadarki süreci kapsayacak şekilde güncellenmesi hedeflenmekte.

Prof. Dr. Ünver Kaynak , TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

Kaynak, yüksek irtifa ve uzun süre havada kalış kabiliyetli İHA'lar ve bunların geliştirilmesinde kullanılan teknolojilere ilişkin bilgiler sundu. Kaynak'ın özellikle üzerinde durduğu konular yenilikçi güç ve yakıt teknolojileri idi. Bu kapsamda dünya genelinde halen güneş enerjisi, hidrojen ve yakıt pili teknolojileri ön planda .

Yüksek irtifa İHA'ların en önemli avantajı, uzun süre havada kalabilmeleri ve çok geniş bir alana yönelik kapsama sağlayabilmeleri. Bu da, bu tür İHA'ları iletişim ve gözetleme görevlerinde alt-uzay katmanında uydulara karşı ucuz bir alternatif haline getiriyor. Ancak burada çözülmesi gereken en önemli sorun, güç / ağırlık oranını artırmak ve yüksek irtifaya tırmanma ve o katmanda kalmaya yetecek kadar güç üretebilmek.

Kaynak ayrıca, Türkiye'de yürütülmüş bazı yüksek irtifa İHA prototip projelerine de değindi. Bunlar kendisinin de görev almış olduğu TK3 şirketi üretimi Tan-100 güneş enerjili İHA, Kuzgun Havacılık şirketi üretimi Kuzgun hava balonu ve Otonom Teknoloji şirketinin üretimi olan balon.

Ünver Kaynak konuşmasının son kısmında Türkiye'deki duruma da değindi. Özellikle yüksek irtifa İHA'lar konusunda başlatılmış bazı çalışmaların gerisinin gelmemesi hususunda karar alıcıların özellikle yüksek maliyeti göz önüne alarak risk almaktan kaçınmaları ve piramit şeklindeki sektör yapılanmasında dikey ve yatay sektör içi ilişkilerdeki sorunların rol oynamış olduğunu vurguladı.


Cengiz Karaağaç, Danışman, STM

İHA konusunda Türkiye'nin en önde gelen uzmanlarından Cengiz Karaağaç, İHA sektörünün güncel durumu ve geleceğe yönelik öngörülerini paylaştı.

Karaağaç'ın sunumundan öne çıkanlar şöyle:
  • İHA üretimi ve üretici ülke / firma sayısında son dönemde büyük bir artış gözlemlenmekte.

  • İHA'ların geleneksel kullanım alanları olan keşif, gözetleme ve istihbaratın yanında son dönemde yeni görevler için de kullanılmaya başlandıklarına tanık olunuyor. Bunlardan ikisi kargo (Afganistan'da) ve erken ihbar / ikaz (JLENS) görevleri.

  • Halihazırda dünyada silahlı İHA üreticisi yedi ülke bulunuyor. 10 ülkede ise silahlı İHA'lar görev yapmakta. Çin'in CH3 ve CH4 silahlı İHA'larının üretime girmesi, bu sistemlerin dünya pazarında yaygınlaşmasına neden oldu.

  • İHA'lar halen hava savunma tehditlerine karşı zafiyet içinde bulunuyor. Bu duruma bazı örnekler 2011 yılında İran'ın bir ABD İHA'sını ele geçirmesi, 2015 yılında Çin'in ABD Global Hawk İHA'sına karıştırma uygulaması ile Gürcistan ve Ukrayna'da İHA'ların düşürülmeleri olarak verilebilir. Bu tehditle başa çıkmak için yeni geliştirilen özellikle muharip İHA'larda manevra kabiliyeti ve otonomi ön planda tutuluyor.
  • Muharebe sahasında İHA'ların, 2020'li yıllarda manevra kabiliyeti yüksek, uzun menzillerden kara saldırı görevleri yapabilen; 2030'lu yıllarda havada yakıt ikmali, kargo vb tali görevleri ve nihayetinde 2035'lerden itibaren tüm muharip görevleri üstlenebilen platformlar olarak evrilmeleri bekleniyor.

  • İHA'lara ilişkin önde gelen teknoloji ve ihtiyaç alanları ise şu şekilde özetlenebilir:
- Otonomi - yapay zeka
- Haberleşme ve seyrüsefer sistemleri
- Veri aktarım ve işleme kapasitesi (big data)
- Güç - yakıt sistemleri
- Kamuoyunun kabulü
- Kullanıcıda kültür değişimi
- Hava sahasına entegrasyon
- Uçuşa elverişlilik standartları
- En azından kontrol bileşeni için frekans bandı tahsisi
- Birlikte çalışabilirlik (interoperability)
  • Gelecekte İHA alanında kargo (küçük ve büyük boyutlu yükler için) ile küresel internet ağlarını destekleyici yüksek irtifa (alt-uzay) İHA'ların yaygınlaşması beklenmekte.

  • Bütün bu gelişmelere paralele olarak terörist grupların da İHA'lara erişimi kolaylaşmış bulunuyor. bu tehdide ilaveten, bilinçsiz kullanım da önemli bir risk faktörü.


Süha Özgür Dinçer, Vestel Savunma Genel Müdür Yardımcısı

Vestel Savunma Sanayii şirketi ile ilgili genel bilgiler veren Dinçer, Karayel projesinde gelinen son durumu da aktardı. Buna göre Taktik İHA (Katapult) projesinde şirket, kesin kabul aşamasına gelmiş bulunuyor. Kesin kabul faaliyetlerine henüz başlanmış değil. Ancak bir miktar Karayel İHA, kiralama usülünde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na hizmet vermekte. Doğu Anadolu'daki bir ilimizde üstlenmiş Karayel İHA'lar bugüne kadar toplam 246saat görev uçuşuna çıkmış. Karayel'in bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu toplam uçuş saati ise 496. Toplam sorti sayısı ise 103. İHA, -35derece soğukta ve 50knottan fazla yan rüzgarda uçuş gerçekleştirmiş. Vestel Savunma ayrıca KKK'dan 50 personelin eğitim hizmetlerini de tamamlamış.


Remzi Barlas, TUSAŞ

Anka projeleri ile ilgili genel bilgiler veren Barlas ayrıca TUSAŞ'ın İHA yol haritasını da aktardı. Buna göre şirketin, farklı görevlere uygun olarak şekillendirilen Anka'lara ilaveten yüksek irtifa (YİHA), stratejik (SİHA) İHA'lar ile insansız savaş uçağı (TİSU), DzKK ihtiyacı için rotorlu İHA (GİHA) ve kargo maksatlı İHA proje hedefleri bulunuyor.


Haluk Bayraktar, Baykar Makina
Bayraktar TB2 İHA'sının kısa süre önce ROKETSAN üretimi MAM-L güdümlü bombası ile deneme atışı yapmış olması, Baykar Makina'nın sunumuna gösterilen ilgiyi artırmıştı. Haluk Bayraktar da sunumuna, taktik İHA projesinde gelinen son durumun özeti ile başladı. Baykar Makina proje kapsamında tüm İHA'ların ve yer kontrol istasyonlarının teslimatı ile kullanıcı eğitimlerini tamamlamış bulunuyor. Bu projenin, diğer taktik İHA projesinden farkı, FLIR elektrooptik faydalı yük ile veri data link sistemlerinin devlet tarafından tedarik ve entegre ediliyor olması (GFE; Government Furnished Equipment). Baykar Makina'nın sorumluluğu, FLIR ve datalink haricindeki İHA ve yer sistemlerinin üretimi idi.

Teslim edilen 12 adet İHA için SSM tarafından Airbus Optronics üretimi Goshawk II FLIR sistemi seçilmişti. Bayraktar, TB2'nin Goshawk, Star Safire 380, MX15 ve MX10 tipi FLIR'leri kullanabildiğini, halen 12 adet TB2'nin 2 adet FLIR ile görev yaptığını söyledi.

Baykar İHA'ları bir süre önce 1,000saat eşiğini aşmıştı. Bayraktar'ın verdiği güncel verilere göre bugüne kadar toplam kaydedilen uçuş saati 1,225. Bunun 600 saati eğitim, test ve kabul uçuşları; 625'i ise görev uçuşlarına ait.

MAM-L güdümlü bombası ile gerçekleştirilen test uçuşunda 17,5saat havada kalındığını kaydeden Bayraktar ayrıca yakın vadede SIGINT ve ELINT de dahil olmak üzere elektronik harp görevli İHA'lara yoğunlaşılacağını bildirdi.


Değerlendirmeler

Türkiye İHA kullanımına 1990'ların ortalarında, NATO'da ilk başlayan ülkelerden biri. Banshee hedef dronu ve CL89'lar haricinde, GNAT ve I-GNAT İHA'ları ile bu serüven başlamıştı. Yeni bir sistem, kullanım konsepti ve kültürünü de beraberinde getiriyor. Bu da, uyum sürecinde zorlukların yaşanması demekti. Türkiye tüm bu zorlukları aştı. Daha doğrusu aşmış olması beklenirdi. Ancak bu ilk adımların aynı ivme ile sürdürüldüğünü iddia etmek güç. Bunun en önemli sebebi olarak, sektör ile kullanıcı arasındaki uyum sorunlarını görüyorum.

Yapay zeka, algılayıcılar, motor ve eyleyiciler (actuator) gibi pek çok kritik teknoloji kalemini içeren İHA sektöründe ürün geliştirmek kolay değildir. Özellikle taktik, operatif ve stratejik seviye İHA'ların geliştirilmeleri, son ürün olarak hazır hale getirilmeleri ve kendilerini kanıtlamaları aşamaları zahmetli ve maliyetlidir. Bugün dünyanın en gelişmiş İHA'larından biri olan Reaper, 1 milyon uçuş saatini geride bırakmış bulunmaktadır. Türkiye'nin üçü de ürün aşamasına gelmiş ya da gelmek üzere olan üç İHA'sının bugüne kadar gerçekleştirdiği toplam uçuş saati 2,000'den biraz fazladır. Reaper ile bahse konu üç İHA karşılaştırılmamaktadır -bu büyük haksızlık olur- ancak burada vurgulanmak istenen husus, biriktirilen tecrübenin önemidir.

Topla uçuş saati, toplam tecrübe demektir. Uçak ne kadar fazla uçarsa, dolayısıyla tüm yer bileşenleri ile İHA sistemi ne kadar fazla görev yaparsa, uçak ve bileşenleri ve komple sistem o kadar olgunlaşır; kullanıcı o kadar çok tecrübe biriktirir; üretici o kadar yetkinlik kazanır. Uçuş saati biriktirmenin yolu da, tedarik makamının üreticiyi sözde değil, özde desteklemesi; kullanıcının tedarik makamı ve üretici ile sözde değil özde işbirliği yapması ile mümkün olur. Tedarik projesi kurgulanırken aşamalı bir yapı ile (örneğin önce konsept gösterim platformu, ardından bloklar halinde olgunlaşan sistem mimarisi gibi) gidilirse bu sağlanabilir. Ancak zaten henüz emekleme aşamasındaki sektörden, 40+ yıl tecrübenin ürünü olan sistemlerle rekabet edecek bir yetenek beklenirse, projelerin kaderi baştan belirlenmiş olur.

Bu kapsamda üreticilerin üzerindeki riskin belli kısmının tedarik makamı tarafından üstlenilmesi de bir yöntem olarak uygulanabilir. Bunun güzel bir örneği, taktik İHA projesinde Baykar Makina'nın ürettiği İHA'ların datalink ve FLIR sistemlerinin devlet malı hazır malzeme olarak tedarik edilmesidir. Benzeri koruyucu önlem ve/veya teşvikler yaygınlaştırılabilir.

Paralel olarak özelde İHA, genelde havacılık sektörüne hizmet veren KOBİ'lerin yeygınlaştırılması, bu sektöre girmeye hazır şirketlere teçvik ve destek sağlanması son derece önemlidir. Bir sistemler sistemi olan İHA, çok sayıda alt bileşenden oluşmaktadır. Bunların bazıları kendi başına çok kritik gibi görünmese de, parçası oldukları sistemin stratejik değerinden dolayı yurtdışından hazır alımları her zaman mümkün olamamaktadır. Dolayısıyla İHA sistemlerine yönelik alt sistem ve bileşen üretiminde faaliyet gösteren şirket sayısının artırılması gerekmektedir. Öte yandan başta motor olmak üzere iletişim sistemi, algılayıcılar gibi alanlarda yurtdışına bağımlılığın düşürülmesi büyük önem taşımaktadır.

Ne acıdır ki çok çeşitli elektrooptik hedef tespit ve teşhis sistemi üreten Türkiye'de hala taktik sınıf İHA'larda kullanılabilecek bir elektroptik faydalı yük geliştirilememiştir. Dünyadaki muadillerinin yaklaşık iki katı ağırlığa sahip olan bir sistem dışında hazır ürün bulunmamaktadır.

İhracat pazarına açılabilmek şöyle dursun, TSK ihtiyaçları için üretim yapmak için dahi bu gibi kritik alt sistemlerde ulusal yetkinliğe sahip olmak şarttır. Bunun için ise sistemin en ufak bileşenine kadar tamamının yurtiçinde üretimi şart değildir. Akılcı ve esnek bir sanayi ve teknoloji politikası ile, rafta hazır ticari ürün (COTS) kullanımı gibi yöntemlerle ihracat izni ya da yaptırıma tabi olmadan maliyet-etkin milli çözümlerin üretimi mümkün olabilir.

İHA kullanım ve konseptleri ile ilgili zihinsel ve kültürel bir değişim ve dönüşüm gerekli gibi görünmektedir. İHA'ların gökyüzünde her şeyi gören göz ya da "ortamı BBG evine çeviren sihirli makinalar" gibi algılanmaları ya da benzer şekilde silahlı İHA'ların varlıklarının terörle mücadelede büyük devrim yaratacakları beklentisinin yaratılması yanlıştır. Tüm bu sistemler, tek başlarına değil; bir ağ mimarisi içinde, bilgi harbi felsefesi ile kullanıldıkları zaman anlam kazanırlar.

Türkiye 1980'lerin sonlarında bölücü terörle mücadele ederken İran, Irak ile olan savaşı sırasında İHA'ları kullanmakta, bazılarının kanatlarının altına roketatarlar takmaktaydı. Aynı dönemde Irak da, yabancı destek ile kendi İHA tasarımlarını üretmekteydi. 2015'e geldiğimizde İran, silahlı ve silahsız çok sayıda farklı tipte İHA üretmekte, Suriye ve Irak gibi çatışma bölgelerinde bunları kullanmakta ve ihraç etmekte. Irak ise Çin'den tedarik ettiği silahlı İHA'ları çatışmalarda kullanmakta. Türkiye'nin ise elinde ürün olarak olgunlaşmış tek kabiliyet, 10 adet İsrail yapımı Heron'dur.

Bu manzara, tedarik makamı, sanayi ve kullanıcı taraflarında çok ciddi bir özeleştiri gerekmektedir. Zira gerekli tedbirler alınmazsa, bugüne kadar kaybedilmiş zamandan çok daha fazlası kaybedilecektir.




2 yorum:

cemal kalıntaş dedi ki...

Teşekkürler, güzel bir değerlendirme olmuş. Umarım yazılarınız ve tespitleriniz farkındalık oluşturuyordur.

GÜRKAN dedi ki...

arda abicim son kerterizde güzel özetledin durumu katılmamak elde değil benim düşüncelerimde seninle ayn yönde tedarik makamı ve kullanıcının çok iyi değerlendirme yaparak daha fazla destek olması gerekmektedir. Saygılar ve selamlar...