25 Mayıs 2015 Pazartesi

Siyasi Partilerin 2015 Genel Seçim Beyannamelerinde Savunma Sanayii

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesinde, seçimlere katılan siyasi partiler ardı ardına seçim beyannamelerini, basın toplantıları ile açıkladılar. 

Seçim beyannamesi kabaca, bir siyasi partinin seçim sonucu iktidara gelmesi halinde uygulayacağı politikaların ve yerine getirmeyi vaat ettiği uygulamaların sıralandığı bir belge, bir çeşit taahhütname olarak tarif edilebilir. Bu bakımdan seçim beyannamesi, siyasi partinin ülke yönetimine dair genel bakışını, sorunları tasnifleme ve ele alma tarzını gösteren önemli bir belgedir. Başka bir deyişle, seçim beyannamesinden partinin ülkenin sorunlarına yaklaşımını okumak mümkündür.

Ben de, 2015 seçimleri öncesinde önde gelen siyasi partilerin kamuoyu ile paylaştıkları seçim beyannamelerinde, ilgi alanım olan savunma sanayiine yönelik çözüm önerileri ve vaatleri tespit etmeye, bunları yorumlamaya çalıştım.


Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)


2002 yılından bu yana iktidarda olan AKP'nin seçim beyannamesinde, partinin devlet yönetiminde olmasının ve icraatlarında savunma sanayiine özel bir önem vermiş olmasının da etkisi ile, konuya ağırlıklı bir yer verilmiş.

AKP seçim beyannamesinde dikkat çeken bir husus, tüm belgenin, tahminimce parti lideri ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun akademik kimliğinin de etkisi ile, bir referans doküman şeklinde kurgulanmış olması. Belgenin tamamı, belli bir düzen içinde, ana konular, bu konularda gerçekleştirilmiş çalışmalar ve vaatler şeklinde tasnif edilmiş.

Beyannamede savunma sanayiine, "Bilim, Teknoloji ve Yenilik" ile "Sanayi Politikaları" bölümlerinde atıf yapılıyor.  


4.1. Bilim, Teknoloji ve Yenilik
Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Öncelikli Dönüşüm Programımız” ile temel hedeflerimiz, teknolojik ürün ve marka sayısını artırmak, araştırma ve yenilik merkezlerini güçlendirmek, nitelikli insan sayısını artırmak ve yenilikçi girişimciliği geliştirmektir. Bu kapsamda;
...
Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma sektörleri gibi öncelikli sektörlerde teknolojik ürün yatırımlarını ve kümelenme çalışmalarını destekleyeceğiz.
4.2. Sanayi Politikaları
2003 yılında 331 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımızı 2013, yılı itibarıyla yıllık 1,4 milyar dolara ulaştırdık.
Savunma sanayiinde iktidara geldiğimizde yüzde 24 civarında olan yerlilik oranını yüzde 55’lerin üzerine çıkardık. Bir yandan savunma alanında daha güvenli bir altyapı oluştururken, diğer yandan ekonomimizin geneli için de savunma sanayiini önemli bir aşamaya taşıdık. Askeri amaçların yanı sıra, savunma sanayiine yerli sanayimizin üretim ve Ar-Ge altyapısını geliştirmek için bir fırsat alanı olarak baktık.
Savunma sanayii şirketlerimiz; yurtdışına zırhlı araçlar, karakol gemileri, hava savunma sistemleri, roketler, simülatörler, askeri haberleşme ve komuta kontrol sistemleri ihraç etmekte ve uluslararası pazarlara girerek ihracat yapmaktadır.
Savunma sanayii alanında ürettiğimiz kirpi araçlarıyla, askeri personelimizin tam teçhizatlı olarak güvenle intikalini sağlıyoruz.
Göktürk-2, Milli Seyir Füzesi, Nüfuz Edici Bombalar (NEB) gibi yüksek teknoloji gerektiren ürünler imal etmekteyiz.
Yüzde 65’i milli imkanlarla ürettiğimiz MİLGEM Korveti, Türk gemi inşa sanayinin gelişmesinde ve tüm su üstü gemilerinde milli tasarım ve inşa kabiliyetine ulaşılmasında mihenk taşı olma rolünü üstlenmiştir.
Türk tersaneleri tarafından üretilmesini sağladığımız Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemileri ile denizlerdeki varlığımızı güçlendirdik.
Elektronik sektöründe çift amaçlı teknolojilerin (savunma/sivil) uygulama imkânlarını dikkate alacak; sektörün ulaştırma, otomotiv, makine başta olmak üzere diğer sektörlerle entegrasyonunu artıracağız.
Savunma sanayiinde, denizlerde MİLGEM’in yanı sıra, yeni tip karakol botu, hızlı müdahale botu, amfibi gemi, arama kurtarma gemisi, süratli amfibi gemi, Perry sınıfı fırkateyn modernizasyonu projelerini hayata geçirmekteyiz.
Özgün temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ-A, Türk mühendisleri tarafından tasarlanmıştır. 2019 yılına kadar 15 uçak yapacağız. Ayrıca Anka, Atak Helikopter, hedef uçak sistemleri, taktik insansız hava araçları, mini insansız hava araçları, C-130 ve F-16 uçaklarının modernizasyonu ile farklı roket ve hava sistemleri projelerimiz sürmektedir.
Türkiye’nin artık gündüz-gece ve her türlü hava koşulunda uzaydan görüntü alınabilmesini sağlayan uydu sistemi (göktürk-3) projesini hayata geçiriyoruz.
Milli tanksavar, milli füze, milli torpido, milli tankımız ALTAY, yeni tip denizaltı, çıkarma gemisi, hastane gemisi, uçak ve helikopter projelerimiz sürmektedir.
Savunma sanayiindeki bu projelerimizin gerçekleşmesiyle sadece milli ihtiyaçlarımızı temin etmekle kalmayacak, savunma sanayii ihracatında da küresel düzeyde önemli bir aktör haline geleceğiz.
Öte yandan "3.13. Ulaştırma ve Lojistik" başlıklı bölümde uydu - uzay teknolojilerine yönelik ise şu vaatler verilmiş:
Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimizde yerli uydumuzun (Türksat 6A) üretimini tamamlayacağız.
Türksat 4B’yi fırlatacağız. 
Türksat 5A uydusunun yapımına başlayacağız.
Ülkemizdeki havacılık ve uzay alanındaki faaliyetlerin yürütülmesi, yeni teknolojilerin takip edilerek kullanılması ve projelerde koordinasyonun sağlanması amacıyla Türkiye Uzay Ajansı’nı kuracağız.
Yasa tasarısı 2000'lerin başında tamamlanmış olan Türk Uzay Kurumu'nun beyannamede bir vaat olarak yer alması mutluluk verici. İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay Mühendisliği bölümünde öğrenciyken, ajansın kurulmasına dair haberler ilk çıktığında, iş sorunumun olmayacağını düşünerek büyük sevinç yaşamıştım.  


Ayrıca, beyannamenin "Ek: Beyannamemizden Seçilmiş 100 Önemli Proje" başlıklı bölümde, savunma sanayiine yönelik, AKP hükümetleri dönemlerinde gerçekleştirilmiş önemli projeler sıralanmış. Bu kısımda, Bölgesel Yolcu Uçağı, Hürkuş B, ATAK gibi proje bazlı üretim vaatleri de yer alıyor:
EK: BEYANNAMEMİZDEN SEÇİLMİŞ 100 ÖNEMLİ PROJE
10. Kirpi Araçları Projesi
Araç başına 13 askeri personelin tam teçhizatlı olarak güvenle intikali sağlanmaktadır.
11. Bölgesel Uçak Yapımı Projesi
2023 yılına kadar tamamlanması planlanan milli bölgesel uçak projesidir.
12. Hürkuş-B Projesi
2019 yılına kadar Türk mühendisleri tarafından tasarlanan 15 eğitim uçağı tamamlanacaktır.
13. ATAK Helikopter Projesi
3,4 milyar dolarlık projeyle 59 helikopter üretilecektir.
14. Altay Milli Tank Projesi
450 km menzilli, 65 km hızlı 250 tank üretilecektir.
15. Mini İnsansız Hava Aracı Projesi
1.200 fit irtifayla en az 1 saat havada kalabilen araçlar üretilerek 20 adet ihraç edilmiştir. Bu araçlar geliştirilmeye devam edilecektir.
16. Diğer Savunma Sanayii Projeleri
Milli Gemi (MİLGEM) Korveti, Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemileri, F-16 uçakları yenileme vb. savunma sanayii projeleri yürütülecektir.
Savunma sanayii ile ilgili alıntıladığım kısımlarda, gerçekleştirilen projeler haricinde, sektöre ilişkin tespit edebildiğim tek politika ya da icraat vaadi, "4.1 Bilim, Teknoloji ve Yenilik" başlıklı bölümde bahsedilen, kümelenmenin teşviki ile ilgili kısım.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)

CHP'nin seçim beyannamesinin kurgu ve yapısının AKP'ninkinden bir hayli farklı olduğu, spot slogan ya da kısa vaatler bütünü şeklinde hazırlandığı dikkatimi çekti.

Beyannamede, savunma sanayiine yönelik herhangi bir bölüm ya da özel bir vaat, politika vb yer almıyor. Sektöre ilişkin görebildiğim tek vaat, "Yaşam Kalitesi Yüksek Kentler" başlıklı bölümün "Ankara" alt başlıklı kısmında yer alan,
Ankara’daki teknokentler arasında iş birliğini sağlayarak, Ar-Ge faaliyetlerini ve savunma endüstrisine yönelik yazılım çalışmalarını güçlendireceğiz.
ifadesi. Bunun dışında savunma - güvenlik sektörüne ilişkin başka bir atıf göremedim. Ancak aşağıdaki başlıklarda yer alan vaatlerin, savunma sanayii ile TSK ve güvenlik güçlerinin modernizasyon projeleri ile bağlantılı olduğu var sayılabilir:
Güvenlik
Uluslararası Terörle Etkin Mücadele
Kalbura dönen sınırlarımızın güvenliğini yeniden ve kesin şekilde tesis edeceğiz.
İç Güvenlik
Terör ve siber saldırılar başta olmak üzere, her türlü iç ve dış tehditlere ve doğal afetlere karşı topyekûn mücadele edeceğiz.

Güvenlik Güçleri
Daha Fazla Olanak, Daha Fazla Hak
Güvenlik güçlerinin profesyonel donanım ve yeteneklerini geliştireceğiz.


Halkların Demokratik Partisi (HDP)

HDP seçim beyannamesindeki savunma - güvenlik sektörüne ilişkin tek vaat, "Güvenceli Yaşam Ekonomisi" başlıklı bölümde yer alıyor:
Savunma/güvenlik harcamaları azaltılacak ve etkin bir biçimde halkın denetimine tabi tutulacak. Savunma Sanayi Fonu bütçeye katılarak denetime açık hale getirilecek. Örtülü ödenek kaldırılacak.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)

MHP'nin seçim beyannamesinde sektöre ilişkin kamu tedarik ve üretimi odaklı bir politika dikkat çekiyor. Beyannamede "4. Ekonomik Hedef ve Politikalar" başlıklı bölümün, "Kamu Maliyesi" alt başlığında,
Kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması ilkesi çerçevesinde adalet, güvenlik, eğitim, sağlık, enerji, savunma, ulaştırma, havacılık ve uzay, Ar-Ge, yazılım ve yeni teknolojilerin geliştirilmesine yönelik alanlardaki yatırım projelerine öncelik verilecektir. 
cümlesinde bu politikanın ipuçları verilmiş.

Öte yandan kamu tedarik politikasına ilişkin "5. Bilim ve Teknoloji" bölümünde,
Başta savunma sanayiine yönelik tedarikler olmak üzere, tüm kamu kurumlarının tedarik politikaları Ar-Ge’ye dayalı olacak ve bilim, teknoloji ve yenilik yeteneğimizi geliştirmek amacıyla kullanılacaktır.
ifadesi yer alıyor.

"7. Sanayileşme" başlıklı bölümde savunma sektörü politikalarına ilişkin daha fazla ayrıntı verilmiş:
Savunma ve havacılık, makine imalat, kimya, elektronik sanayileri ve yazılım sektörlerinde atılım yapılacaktır.

Ülkemiz için gerek güvenlik gerekse ekonomik açıdan büyük öneme sahip olan savunma sanayinin, teknoloji üretebilen ve diğer sanayilerle entegre olan bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.
Savunma ihtiyaçlarının, özgün tasarıma dayalı olarak ülke sanayii ile bütünleşik bir şekilde teminine azami çaba sarf edilecektir. 
Savunma ve güvenlik alanında uzayın imkânlarından yararlanmak için havacılık ve uzay teknolojilerine ağırlık verilecek, uydu üretim teknolojileri teşvik edilecektir.
Elektronik sanayi ile yazılım sektörünün gelişimine ve bilgiye dayalı yüksek katma değer sağlayacak öncelikli alanlarda yeni ürün geliştirilmesine önem verilecektir. Mikro elektronik bazlı enformasyon teknolojilerinin üretimi, geliştirilmesi, transferi ve kullanımına önem verilecektir.
Burada teknoloji ve sistem bazında bir önceliklendirme yapılmış olduğu dikkat çekiyor. Benzer bir önceliklendirme yaklaşımına diğer parti beyannamelerinde rastlamadım.

Beyannamenin "28. Güvenlik ve Savunma Politikası" bölümünde daha ziyade güvenliğin tesisi ve korunmasına ilişkin vaatler bütünü yer alıyor. Bu kısmın "c) Savunma Politikası" başlıklı alt bölümünde ise, savunma - güvenlik siyasetine ilişkin öngörüler arasında modernizasyon ve tedarik projelerine atıflar var; burada TSK'ya yönelik organizasyonel reformlar da sıralanmış:

Türk Silâhlı Kuvvetlerinin görevini çağın şartlarına uygun ve başarılı bir biçimde yerine getirebilmesini, hareket kabiliyetinin artırılmasını ve caydırıcılığının yükseltilmesini teminen, askeri modernizasyon programı başlatılarak silâh, teçhizat ve ileri teknoloji kullanma kabiliyeti bakımından dünyanın en güçlü ordularından birisi olması sağlanacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ileri teknolojiyi kullanmada ihtisas sahibi uzman personel istihdamı yaygınlaştırılarak hareket kabiliyeti artırılacaktır.
Bu bölümdeki "Yerli Savunma Sanayi [sic] Geliştirilecek" spotlu kısımda, ulusal savunma sektörüne ilişkin vaat ve programlar ayrıntılandırılmış:
Türk Silahlı Kuvvetlerinin silah ve teçhizat yönünden dışa bağımlılığını azaltarak ihracat kapasitesi yüksek, bağımsız ve yerli bir harp sanayinin gelişmesi ve yerli müteşebbisin de silah ve askeri teçhizat üretimine yatırım yapması için gerekli teşvikler sağlanacaktır.

Malzeme teknolojileri, elektronik harp, havacılık, uzay ve uydu teknolojileri, ağ merkezli savaş, insansız hava araçları, güdüm ve kontrol teknolojileri gibi savunma sanayi teknolojilerinin Ar-Ge çalışmaları ve üretimi desteklenecektir.

Savunma sanayinde bilgi güvenliğini sağlamak amacıyla “milli yazılım” sistemi geliştirilecek ve uygulanacaktır.

Savunma ve güvenlik alanında uzayın imkânlarından yararlanmak için havacılık ve uzay teknolojilerine ağırlık verilecek, “havacılık ve uzay kurumu” kurulacaktır.

Uzun menzilli füze sistemi yanında anti füze sistemi geliştirilmesi için çalışmalar yapılacaktır.

Savunma sanayimiz teknoloji transfer eden değil, teknoloji üreten bir yapıya kavuşturulacaktır. Savunma sanayi, lojistik ihtiyaçlarda dışa bağımlı olmaktan büyük ölçüde kurtarılacaktır.

Savunma harcamalarının öncelikle milli tedarik sistemi içinde yapılması sağlanacaktır. Tedarik ihtiyacının belirlenmesinde ilgili birimlerin eşgüdüm içinde karar almasına önem verilecektir.

Ölçek ekonomisinin sağladığı avantajlardan yararlanılarak savunma sanayinin, milli ihtiyaçlara dönük üretimin yanı sıra dış satıma dönük üretim yapması da sağlanacaktır.

Yeni teşkilatlanma modelinde “Siber Savaş ve Elektronik Güvenlik Komutanlığı”na da yer verilecektir.
Burada teknoloji / alt sistem bazında önceliklendirmenin yanı sıra, "Havacılık ve Uzay Kurumu" kurulmasının vaat ediliyor olması dikkatimi çekti. AKP'nin Uzay Ajansı ile birlikte, bu alanda bir vaadi bulunan ikinci parti MHP.

İleri malzeme teknolojileri, siber güvenlik, ağ merkezli muharebe gibi kavramların en azından isimlerinin geçiyor olması ilginç Tedarik mekanizmasına ilişkin bir reform da öngörülmüş.


Milli İttifak

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin seçim için bir araya gelerek oluşturduğu Milli İttifak'ın seçim beyannamesinde savunma sanayiine yönelik tek bir madde tespit edebildim.

Devlet, aşağıda belirtilen yeni kilit teknolojilere hem kamu yatırımı yapacak hem de özel sektörde yatırım yapan şirketleri destekleyecektir.

- İlaç ve aşı üretimi
- Nanoteknoloji, chip (çip) ve donanım üretimi
- İleri teknoloji (HT) ekipman ve teçhizat
- Benzinli ve dizel motor fabrikaları
- Gaz türbini üretimi
- Uçak, uzay ve havacılık sanayii
- Savunma sanayii
- Denizaltı ve muhrip üretimi
- Takım Tezgahları üretimi

Ülkemizin sanayicilerinin ürettikleri ileri teknoloji ürünlerin iç piyasada kullanımı ve bunun yanı sıra ihracatı desteklenecektir.
"Denizaltı ve muhrip üretimi", "savunma sanayii"nden neden ayrı kılınmış?

"Muhrip", "destroyer" sınıfının savaş gemilerine verilen bir diğer addır; bu gemilerin eski Türkçe'deki karşılığıdır. Çok seyrek de olsa, suüstü muharip gemiler için de kullanılır. Muhripten kasıt nedir? Herhangi bir detay yok.

Bu listeden, söz gelimi denizaltı üreten şirketlerin destekleneceği sonucu çıkartılabilir. Halen Türkiye'de denizaltı inşa kapasite ve kabiliyetine sahip tek tersane, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Gölcük Tersane Komutanlığı'dır. Bu vaade göre, örneğin başka bir özel sektör şirketi denizaltı üretimine yönelik yatırım yapmaya karar verirse desteklenecek midir? Bu şirkete rakip başka bir şirket de denizaltı üretmeye talip olursa o da desteklenecek midir?


Vatan Partisi (VP)

Vatan Partisi'nin seçim beyannamesinde, savunma sanayiine yönelik herhangi bir vaat ya da program bulunmuyor. Savunma politikalarına ilişkin dolaylı tek bir vaat var, o da Denizcilik Bakanlığı'nın kurulmasına ilişkin "Mavi Vatan İçin Denizcilik Bakanlığı" başlıklı bölümdeki aşağıdaki ifade:

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Mavi vatanımız olan denizlerimizi hem ülke savunması hem de ekonomik zenginlik için bütün olanaklarımızla değerlendireceğiz. Türkiye’mizi deniz ülkesi yapacağız. Dış ticaretin yüzde doksanını kapsayan deniz ulaşımını bölge ve dünya ölçeğinde geliştireceğiz. Vatan Partisi, denizcilik altyapısının geliştirilmesi için planlarını yapmıştır. Deniz yetki alanlarımızda hak ve çıkarlarımızı korumak üzere her önlemi almakta kararlıyız.

Değerlendirme


1.
Hiç bir partinin savunma sanayiine yönelik bütüncül bir sanayi politikası ortaya koymamış olduğunu görmek üzücü, ancak ne yazık ki şaşırtıcı değil. Sanayi ve teknoloji politikaları, sadece tesis ve altyapı yatırımı demek değildir. Yükselen teknolojilerin, mevcut altyapının (insan kaynakları, ekonomi, teknoloji vb) tespiti, sosyal - kültürel analizler, ihtiyaçların belirlenmesi ve kısa, orta, uzun vadeli ölçülebilir, takip edilebilir, iddialı ancak aynı zamanda gerçekçi hedeflerin ortaya konması ile geliştirilirler. Bu bakımdan, çağdaş manada hiç bir partinin savunma sanayii bir yana, herhangi bir bilim - teknoloji alanında iler tutar bir politika geliştirememiş olduğunu, üzülerek gözlemledim.

2. Merkez Türkiye gibi bir projeyi vaat etmiş CHP'nin, ileri teknoloji alanlarından olan havacılık - uzay ve hava ulaştırma konularına ilişkin doğru dürüst hiç bir strateji, politika ve vaadinin bulunmaması şaşırtıcı.

3. İktidarının ilk yıllarında ulusal uzay ajansı yasa tasarısı hazırlanmış olan AKP'nin, 13 yıl sonra bu kurumu seçim vaatleri arasında sıralaması trajikomik. Ancak AKP'nin, diğer bazı sektörlerle birlikte savunma sanayiine yönelik kümelenme yaklaşımını teşvik vaadini takdir ettim. Partinin sektöre yönelik vaatleri, doğal olarak proje / üretim bazlı şekillendirilmiş.

4. AKP ile birlikte savunma sanayiine beyannamesinde en fazla yer ayıran siyasi parti MHP. MHP'nin, konuya ilişkin vaat ve programları arasında belli başlı konular, terimler ve güncel ihtiyaçlar (tedarik mekanizması reformu gibi) yer almış. Bu konuya parti bünyesinde özel önem atfedilmiş ve özen gösterilmiş olduğu anlaşılıyor.

5. Her ne kadar savunma sanayii ile doğrudan ilgili olmasa da AKP ve CHP'nin beyannamelerinde NATO'ya mutlak bağlılık vurgusu dikkat çekici. İlgili kısımları aşağıda alıntılıyorum, hangi pasajın hangi partiye ait olduğunu özellikle eklemiyorum:

Üyesi olduğumuz NATO'nun bir savunma ittifakı olarak görevlerini etkili bir şekilde yerine getirmesini destekleyeceğiz.

Güvenlik ve savunma politikamızın merkezinde olan NATO’nun, gerek askeri gerek siyasi etkinliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik çalışmaları bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da destekleyeceğiz.

Dış politikamızın siyaset, ekonomi ve savunma veçheleriyle ana çıpasını oluşturan Avrupa ve Transatlantik kurumlarıyla ilişkilerimizin derinleştirilmesi, önceki iktidarlarımızda olduğu gibi bundan sonrada başlıca önceliklerimizden biri olmaya devam edecektir.
6. Genetik, ileri malzemeler, robotik, nanoteknoloji gibi, ileri teknolojileri barındıran, aynı zamanda ulusal güvenlik ve dış politikada en önemli araçlardan biri olan savunma sanayiine ilişkin tutarlı, iddialı, sağlam temellere dayanan ve uzgörü sahibi bir stratejik bakışa, hiç bir partinin beyannamesinde rastlayamadım.

7 yorum:

Adsız dedi ki...

arda mevlütoğlu, hurdacı zihniyeti AK PARTİ'den daha iyi göstermeye çalışmışsın.Yakın geçmişte o zihniyetin savunma konularında yaptığı rezillikleri bilmeyen yok.Bak sana bir şey önereyim.Hem burada hem de twitter hesabında öyle yazı kasacağına bence şu yazdığımı kopyala/yapıştır arada bir sayfana, twitter'a falan.

"Ben, hangi yabancı(özellikle abd) ürünü alırsak ve/veya abd bize hangi hurdasını verirse sevinirim diye düşünürken AK PARTİ bunları milli olarak tasarlayıp üretmeye başladı ve yerlilik oranı hızlı bir şekilde %100'e doğru gidiyor.Bu yüzden kıskançlığımdan çatlıyorum"

Adsız dedi ki...

Al sana chp'nin seçim beyannamesi arda mevlütoğlu. chp'yle birlikte hareket eden mhp'nin de AK PARTİ'den hemen önce neler yaptığını çok iyi biliyoruz. sen de çok iyi biliyorsun da hiç belli etmiyorsun.

http://odatv.com/n.php?n=maliyeti-500-milyonken-1-milyar-olan-gemi-2705151200

Evren Yıldırım dedi ki...

27 Mayıs 2015 14:31 tarihli yorum yazan Adsız vatandaş sözüm sana; Bir partinin taraftarı olarak yazdığını ima ettiğin yazının esas amacının o partiye zarar vermek olduğu açıkça belli oluyor. Siyaseti bu derece çarpıtarak kullanmak zorunda kalıyorsanız, baştan kaybetmişsiniz demektir.
Çıkarlar insanların objektif bakmalarına mani oluyor, bunu anlıyorum. Lakin bu derecede yapılan siyasetten yapana da hayır gelmediğini ne zaman göreceksiniz. Siyaset pis bir iş, içine girip temiz çıkabilen birisini görmedim. Siz çıkmak istemiyor da olabilirsiniz, ona saygı duyarım.

Adsız dedi ki...

Savunma teknolojilerinden acik bi sekilde anlamadigini belli eden ve anlama kapasitesi olmayan insanlar, burda futbol takimi tutar gibi tuttuklari partiyi savunmak icin, Arda beye cok cirkin iftiralarda bulunmus. Ben bu durumun toplumumuzun ne kadar cahil oldugunu bir kez daha böyle kaliteli bir sayfada'da gösterildigine inaniyorum. Gercekten egitim ve zeka konusunda cok büyük sorunlari bulunan insanlar var.

Evren Yıldırım dedi ki...

"Savunma teknolojilerinden acik bi sekilde anlamadigini belli eden ve anlama kapasitesi olmayan insanlar." Yorumunuz benim yorumuma karşılık yazılmamış olabilir. Ancak çoğul bir cümle kullanıp birde üstüne üslük kendi insanlarınızı cahil olmakla suçladığınız için cevap verme ihtiyacı hissettim. Amacım polemik yaratmak değil ancak; Arda bey'in bu yazısı doğal olarak siyasi bir içerik bulunduruyor bu yüzden insanlara siyaset yapmayın diyemezsiniz. Sitenin mottosu da siyaset yapılmasına engel teşkil etmediğinin güzel bir göstergesi. Benim sorunum ne yapıldığı değil, nasıl yapıldığı ile ilgili.
Tekrar yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm ama savunma sanayisinden anlamadığımızı, siyasi görüşlerinin etkisinde kalan insanları bahane ederek kendi toplumunu aşağılamak için kullanmak nedir? Yapmayın Allah aşkına Arda bey'in sitesini takip eden en cahil insanlar bile, savunma sanayimiz hakkında bir çok bilgiye doğru şekilde ulaşmış kabul edilmelidir. Ama bilgi sahibi olmak onu kullanmadığımız zaman bir işe yaramıyor maalesef.
Kendimizi yüceltmek için diğer insanları aşağıya çekmek kadar aşşağılık başka bir şey olduğunu sanmıyorum. Cahil olmak belkide elimizdeki bilgiyi bu şekilde kullanmaktan daha hayırlıdır, ne dersiniz? Doğruyu söylüyor olabilirsiniz. Ama bunu yanlış şekilde yapıyorsanız, söyledikleriniz yanlış olabiliyor. En başta anlatmaya çalıştığımda buydu. Uzun bir yorum olduğu için rahatsız olanlardan özür diliyorum.

Adsız dedi ki...

@Evren Yildirim
1.) Benim yazdigim yorumdan cok rahatsiz olmusunuz, sorun degil saygi duyarim olabilirsiniz fakat "Kendimizi yüceltmek için diğer insanları aşağıya çekmek kadar aşşağılık başka bir şey olduğunu sanmıyorum. Cahil olmak belkide elimizdeki bilgiyi bu şekilde kullanmaktan daha hayırlıdır, ne dersiniz?" cümlesini yazarak sizde beni cok rahatsiz ettiniz. Ben bir elestiride veya kendime göre bir tespitte bulunmus olabilirim ve bu dogru veya yanlis olabilir fakat siz benim niyetimi beni tanimadiginiz sürece bilemessiniz ve bana halkini asaglama gibi cirkin bir iftirada bulunamassiniz. Önce isterseniz kendi yazidklarinizi gözden gecirin sonra baskalarini düzeltin.

2.) "Arda bey'in bu yazısı doğal olarak siyasi bir içerik bulunduruyor bu yüzden insanlara siyaset yapmayın diyemezsiniz." Bunu nerde söylemisim veya ima etmisim? Söylediklerimden beni hem asaglik yaptiniz hemde insanlari kisitlayici. Farkindaysaniz benim savundugum ilke dogruculuk ve siyasi parti üstü bir bakis acisi. Yani Arda beyinde bu paylasimi yapmis oldugu gibi bir degerlendirme yapilmasi.

3.) "Yapmayın Allah aşkına Arda bey'in sitesini takip eden en cahil insanlar bile, savunma sanayimiz hakkında bir çok bilgiye doğru şekilde ulaşmış kabul edilmelidir." Ben cogul bir cümle kurarak kendimce tespitte ve sitemde bulundum. Bu tespitin bu sayfayla veya bu sayfayi takip eden insanlarla alakasi yok. Yanliz sosyal medya ve haber sayfalarinin altinda yazilan cocukca yorumlara benzer yorumlari burdada okuyunca bi nevi saskinliga ugradim cünkü bu kalitedeki bi sayfada bu kadar ciddiyetten uzak yorum yazacak insanlarin oldugunu beklemiyordum.

Lütfen bundan sonra insanlarin bulundugu yorumlari anlamadan hareket etmeyin. Beni baskalarini asaglama asaliginla suclayarak kendiniz ne kadar yüceliyorsunuz orasi ayri bir mesele.

Saygilarimla...

Evren Yıldırım dedi ki...

Haklısınız.