25 Mart 2015 Çarşamba

Türk Phantom'ları

McDonnell Douglas F-4 Phantom II, havacılık tarihinde özel bir yere sahip sayılı uçaklardandır. İlk prototipin ilk uçuşunun üzerinden 50 yıldan fazla zaman geçen Phantom’un Türkiye’deki hikayesinin sonuna yaklaşılmış bulunuyor.

Türkiye’ye, 1952 yılında NATO’ya katılmasından kısa süre sonra ABD’den çok miktarda askeri teçhizat, araç ve gereç yardımı yapılmaya başladı. Bu askeri yardımlar ile Türk Hava Kuvvetleri, hızlı ve geniş kapsamlı bir modernizasyon sürecine girdi. Sonuçta kısa süre içinde kuvvet, neredeyse tamamen ABD kaynaklı eğitim ve taktikler üzerine, yine Amerikan yapımı uçak ve teçhizatla donatılmış şekilde yapılandırıldı.

Bu dönemde, 1950’li ve 1960’lı yıllarda başta ABD olmak üzere NATO müttefiklerinden yardım ile büyük miktarlarda Republic F-84F Thunderstreak ve North American F-100 Super Sabre uçakları alındı. Ancak 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından kısa süre sonra patlak veren kriz ve Yunanistan’la bozulan ilişkiler, 1970’li yılların başından itibaren yeni bir çok rollü savaş uçağı ihtiyacını gündeme getirdi.




Peace Diamond

Türkiye’nin yeni savaş uçağı alım kararı, Yunanistan’ın 1971 yılında Peace Icarus projesi ile 36 adet F-4E Phantom II siparişi ile tetiklendi. 1972 yılı Şubat ayında başlayan sözleşme görüşmeleri kısa süre içinde tamamlanarak aynı sene içinde 40 adet F-4E siparişi ile sonuçlandırıldı. Peace Diamond I (Barış Pırlantası I) adlı projenin finansmanı milli bütçeden karşılandı. Aynı yıl Ekim ayında ve müteakiben 1974 Temmuz ayında pilot ve bakım personelinden oluşan iki ayrı heyet eğitim almak için ABD’ye gitti. Paralel olarak Eskişehir 1. Ana Jet Üssü’nde (AJÜ) pilot ve silah sistem subaylarının (SSS) yetiştirilmesi için 15.08.1974 tarihinde Şimşek Kıt’a adlı bir birlik kuruldu.

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
73-1016 ve 73-1017 kuyruk numaralı ilk iki F-4E, 1. AJÜ’ye bağlı 112. Filo’da 30.08.1974 tarihinde hizmete girdi. Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle ABD’nin silah ambargosu uygulamaya başladığı 05.02.1975 tarihine kadar da toplam 22 F-4E, 112. Filo’ya teslim edildi. Ambargonun 1977 yılında kaldırılması ile birlikte kalan 18 uçak da aynı yıl Malatya Erhaç 7. AJÜ’ye bağlı 171. Filo’da hizmete girdi.

Peace Diamond I teslimatlarının tamamlanması ile birlikte 40 adetlik ikinci bir sipariş daha verildi. Bu sipariş, 32 adet F-4E ile birlikte 8 adet de taktik keşif türevi olan RF-4E’yi içeriyordu.

Peace Diamond II adı verilen bu sipariş paketindeki F-4E’ler, 111. Filo’ya 1978, 172. Filo’ya ise 1979 yılında teslim edildi. 8 adet RF-4E ise 113. Filo’nun Republic RF-84F Thunderflash’larının yerine 1980 yılında hizmete girdi. Peace Diamond II projesinin ilginç bir özelliği de, 5,000’inci seri üretim F-4E uçağını (77-0290) içermesidir.

Peace Diamond II teslimatlarının tamamlanması ile birlikte Hava Kuvvetleri, Phantom filosunu genişletme çalışmalarına başladı. Bu kapsamda 1981 Haziran ayında ABD’deki Aircraft Maintenance and Regenaration Center (AMARC) adlı uçak deposundan 15 adet F-4E tedarik edildi. Peace Diamond III projesi ile alınan bu uçaklar, South East Asia (SEA) adlı kamuflaj düzenine sahip olarak 173. Filo’ya teslim edildiler.


Kaza / Kırım İkameleri

Phantom, Türk Hava Kuvvetleri’nde pek çok açıdan yeni bir dönemin temsilcisi oldu. Pilotaj ve bakım – idame açısından yeni bir uçaktı. Bu geçiş dönemi, pahalıya mal oldu ve 1980’lerin başına kadar 15 kadar uçak, kaza – kırım sonucu kaybedildi.

Kaybedilen uçakların ikamesi için çeşitli çözümler üzerinde çalışıldı. İslam Devrimi’nden kısa süre sonra İran’ın satılığa çıkardığı 70 adet F-14A Tomcat’in alımı ile ilgilenildi. Uçakların içinde bulunduğu durum ve yeniden uçabilir hale gelmeleri için harcanması gereken paranın büyüklüğü nedeniyle satış gerçekleşmedi. 1980’lerin ilk yarısında ise, Mısır’ın ABD’den tedarik edip, bakım – onarımını sağlayamadığı için uçuramadığı F-4E filosunun satın alınması gündeme geldi. Toplam 34 F-4E için yoğun şekilde yürütülen görüşme trafiği, Kahire yönetiminin uçaklar için fahiş fiyat talep etmesi ve uçakların kötü durumu nedeniyle 1986 yılında sonlandırıldı. Yine bu dönemde İngiltere’den 40 adet Tornado alımı gündeme gelmişse de, bu proje de mali ve siyasi sorunlar nedeniyle hayata geçemedi.

Tam bu dönemde, ABD Hava Kuvvetleri’nin hizmet dışına çıkardığı 15 adet F-4E, 1984 – 1985 arası alındı. Dört filoya dağıtılan bu uçakları, ABD Ulusal Muhafızları’nın ihtiyatlarında bulunan 40 Phantom’un 1987 Kasım ayında Konya 3. AJÜ 131 ve 132. Filo’lara teslimi takip etti.


Filo Daha da Genişliyor

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
1987 sonunda Türk Hava Kuvvetleri envanterinde 150 adet Phantom bulunuyordu. Aynı sene, 160 adet General Dynamics F-16C/D Lockheed Martin savaş uçağının yurtiçinde montajını kapsayan Peace Onyx I’in de (Öncel Proje I) ilk teslimatları başlamıştı. F-4 ve F-16’lar, F-100, F-104 ve F-5 filolarını yenilerken, Phantom’ların yüksek kaza kırım oranları, bu modernizasyon planına tehdit teşkil etmekteydi. Nitekim 1989 yılında 132. Filo, diğer filoların kayıplarını ikame etmek için geçici olarak söndürüldü.

Irak’ı, işgal ettiği Kuveyt’ten çıkarmak için 1991 yılında ABD öncülüğündeki Koalisyon tarafından başlatılan Çöl Fırtınası Harekâtı’na verilen destek, ABD ve müttefikleri tarafından askeri yardımla ödüllendirildi. Bu kapsamda ABD, Ulusal Muhafızlar’ın hizmet dışına çıkarmış olduğu 40 adet F-4E’yi 1991 – 1992 arasında teslim etti. Bu uçaklar, köpekbalığı ağızı motifi ile boyanmış burunları ile ayırt edilebilmekteydiler.

Aynı dönemde Almanya’dan da çok sayıda Phantom alındı. İki Almanya’nın 1990 yılında birleşmesi ve Soğuk Savaş’ın sona ermesi sonucu ihtiyaç fazlası haline gelen toplam 46 RF-4E, Kaan Projesi ile satın alındı. Uçakların 14 adedi yedek parça kaynağı olarak alınırken, 32 adet RF-4E, teslim edilmeden önce Messerschmitt-Bölkow-Blohm (MBB) şirketi tarafından kapsamlı bir bakım, onarım ve iyileştirmeye tabi tutuldu. Modernizasyon kapsamında ayrıca uçakların AN/APQ-99 radarları, AN/APG-172 ile değiştirildi. 113 ve 173. Filo’lara 1992 yılında başlayan teslimatlar 1994 yılında tamamlandı. Kaan Projesi’nin tamamlanması ile birlikte, 173. Filo’da bulunan F-4E’ler, tüm F-4E’lerini 171. Filo’ya gönderen 172. Filo’ya kaydırıldı.

Türkiye, biri harbe hazırlık (Operational Conversion Unit; OCU) ve ikisi taktik keşif olmak üzere toplam 8 filoyu donatacak şekilde 236 adet Phantom II teslim aldı. Phantom II ile birlikte aynı zamanda Türk Hava Kuvvetleri modern havadan havaya ve havadan yere güdümlü mühimmat kullanma kabiliyeti de kazanmış; AGM-65A/B Maverick elektrooptik güdümlü füze, GBU-10/12 Paveway I / II lazer güdümlü bomba, GBU-8 HOBOS güdümlü bomba, AN/AVQ-23 Pave Spike hedefleme podu, AN/ALQ-119 elektronik harp podu gibi silah ve görev sistemleri ile bol miktarda AIM-9 Sidewinder ve AIM-7 Sparrow havadan havaya güdümlü füze tedarik edilmiştir.


F-4E/2020 Terminator

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
İngiltere’den alınmaya çalışılan 40 adet Tornado, eksikliği hissedilen uzun menzilli ve yüksek taşıma kapasiteli taktik taarruz uçağı açığını kapatacaktı. Bu alımın gerçekleşmemesi üzerine, söz konusu görevin Phantom filosu tarafından ve yeni silah ve aviyonik sistemlerle modernizasyon vasıtası ile karşılanması seçeneği öne çıktı. Beri yandan 1990’lı yıllarda Yunanistan’ın girişimi üzerine alelacele başlatılan F-15 alım görüşmeleri, astronomik maliyet nedeniyle rafa kaldırıldı.

F-4E uçaklarının aviyonik modernizasyonu için başlatılan projeye Almanya’dan DASA ve İsrail’den IAI şirketleri tekliflerini sundular. Alman çözümü, F-4E'nin AN/APQ-120 adlı atış kontrol radarının, F/A-18 Hornet'te de kullanılan AN/APG-65 ile değiştirilmesi, yeni nesil aviyonik göstergeler, görev bilgisayarı, uçuş kontrol sistemi, seyrüsefer sistemi, MIL-STD-1553B veri yolu ile AIM-120 AMRAAM orta menzilli havadan havaya füze ateşleyebilme kabiliyetinin eklenmesini kapsıyordu. İsrail Hava Kuvvetleri için geliştirilen Kurnass 2000’i baz alan IAI çözümünün merkezinde ise radarın Elta üretimi EL/M-2032 ile değiştirilmesi bulunuyordu. IAI çözümünün diğer unsurları, uçağa AN/ALQ-178(V)3 elektronik karşı tedbir sistemi, MXF-484 VHF/UHF telsiz, HOTAS uçuş kumanda sistemi, başüstü (HUD) gösterge, tümleşik INS/GPS seyrüsefer sistemi, AVTR uçuş video kayıt sistemi, renkli çok fonksiyonlu göstergeler (MFD), yeni görev bilgisayarı, MIL-STD-1553B veri yolu eklenmesini içermekteydi. Bunlara ilaveten uçaklara Popeye I havadan yere hassas güdümlü füze ateşleme ve Elta EL/L-8233 elektronik harp podu taşıma kabiliyeti de eklenecekti (DASA çözümü ise bilahare Yunanistan tarafından seçilmiştir).

Çizim: Caracal Models
http://caracalmodels.com
Burada dikkati çeken bir husus, Kurnass 2000’de kullanılan AN/APG-76 yerine, esasen Lavi projesi için geliştirilmiş olan ve o dönemde oldukça yeni olan EL/M-2032’nin seçilmiş olmasıdır. Alınmış olunan bu riskin faydası, söz konusu radarın görevi boyunca göstereceği yüksek performans ile misliyle alınacaktır.

Teklif değerlendirme çalışmaları sonunda IAI ile 1997 yılında anlaşmaya varıldı ve şirket ile USD632.5 milyon tutarında bir sözleşme imzalandı. Terminator olarak adlandırılan proje ile modernize edilecek uçakların tüm kablaj donanımı değişecek, yapılacak iyileştirme ve yenileme çalışmaları ile gövdeleri 2020’li yılları rahatlıkla görebilecek şekilde güçlendirilecekti. Toplam 54 uçağı kapsayan projede 26 uçak IAI tesislerinde, 28 uçak ise Eskişehir 1. Hava İkmâl Bakım Merkezi’nde (HİBM) modernizasyona tabi tutuldu. Proje ile ayrıca 1. HİBM’de bir sistem entegrasyon laboratuarı (SEL) ve aviyonik test ve entegrasyon merkezi kuruldu. F-4E/2020 olarak yeniden adlandırılan uçakların kullanacağı Popeye I füzelerinden 46 adedi için ise 2002 yılında USD90 milyonluk bir sipariş verildi.

Proje kapsamında modernize edilen ilk uçak olan 73-1032, ilk uçuşunu 11.02.1999 tarihinde gerçekleştirdi. Müteakiben 111 ve 171. Filo’lara teslimatlar 2000 yılında başladı ve proje 2003 yılında tamamlandı. Bu tarihte Hava Kuvvetleri bünyesinde taktik taarruz görevli iki F-4E/2020 (111 ve 171); av – önleme görevli iki F-4E (112 ve 172); harbe hazırlık görevli bir F-4E (132) ve taktik keşif görevli iki RF-4E (113 ve 173) olmak üzere toplam yedi Phantom filosu bulunuyordu.


RF-4E Modernizasyonu ve Işık Projesi

Terminator projesi ile elde edilen teknolojik altyapı ve birikim, Phantom filosunun yerli imkânlarla yenilenmesinin önünü açtı. Bu kapsamda öncelikle, aktif görevdeki 18 adet RF-4E’nin aviyonik sistemlerinin yenilenmesi ve gövde iyileştirmesini içeren Işık Projesi başlatıldı. 2004 Ekim ayında sözleşmesi imzalanan ve 1. HİBM ile ASELSAN tarafından yürütülen USD24.4 milyon bütçeli projenin ilk aşaması, uçakların gövde iyileştirme ve güçlendirmesi ile bazı aviyonik sistemlerinin yenilenmesini; ikinci aşaması ise yeni nesil elektrooptik ve radar keşif podlarının entegrasyonunu içermekteydi.

İlk aşamanın başlıca kalemleri ASELSAN LN-100GT entegre INS/GPS seyrüsefer sistemi, CDU-900Z uçuş yönetim sistemi, AN/ALQ-178(V)3 elektronik karşı tedbir sistemi ve MXF-484 VHF/UHF telsiz sistemi idi. İkinci aşamada ise, Turkish Aerial Reconnaissance System Project (TARP) ile tedarik edilecek elektrooptik ve radar keşif podları, bu podların topladığı istihbarat verilerinin aktarılıp kıymetlendirileceği yer segmentinin tedariği planlanmıştı.

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
Esasen RF-4E uçaklarının kullandığı eski nesil ıslak film kamerası yerine modern keşif – istihbarat sistemlerinin tedariği 1990’ların ortalarında gündeme gelmişti. Bu kapsamda 1990’ların sonlarında en yoğun dönemi yaşanan Türkiye – İsrail savunma işbirliğinin bir uzantısı olarak 2000 yılında İsrailli ElOp şirketine USD36 milyon bedelle iki adet LOROP (Long Range Oblique Photography; Uzun Menzil Yanal Görüntüleme) keşif podu ve Görüntü Kıymetlendirme İstasyonu (GKİ) siparişi verildi. Teslimatların 2001 yılında gerçekleştirilmesi planlanmıştı ancak üç yıl gecikme ile 2004’te teslim edilen podların testler sırasında isterleri karşılamaması ve akabinde şirketin düzeltme için arka arkaya ek süre istemesi nedeniyle proje çıkmaza girdi. Uzun süre sürüncemede kalan proje, sözleşmenin 2006 Ocak ayında feshi ile kapatıldı. ElOp şirketi, USD13 milyon cezaya çarptırıldı, USD3 milyonluk teminat mektubuna el kondu ve sorunların kaynağı olarak gördüğü veri bağı (data link) üreticisi Rafael şirketi ile davalık oldu.

LOROP projesinin iptalinden hemen sonra 2006 Şubat ayında yeni bir proje için karar alındı. TARP (Turkish Aerial Reconnaissance Program) adı verilen proje,  dört adet elektrooptik / kızılötesi (PRESS) ve iki adet SAR/GMTI radar (SARENS) keşif podu, bir adet sabit ve iki adet seyyar GKİ ile üç adet yer veri link terminalinin tedariğini kapsıyordu. ASELSAN’ın ana yüklenici olacağı ve GKİ’nin MilSoft, yer data link terminalini ise Savronik’in geliştireceği projede adaylar, Recon Optical, BAE Systems, Lockheed Martin, Goodrich, Elbit-ElOp, IAI-Elta, Rafael ve Thales şirketleri idi. Ana yüklenici ASELSAN, PRESS için Elbit / ElOp üretimi Condor 2 LOROP; SARENS için ise IAI / Elta üretimi EL/M-2060P sistemlerini seçti. Elbit / ElOp ile USD87 milyon; IAI / Elta ile de USD54 milyon tutarındaki sözleşmeler 2008 Aralık ayında imzalandı. Sözleşme kapsamında teslimatların 2011 – 2012 arasında tamamlanması planlanmıştı. Çatı sözleşme kapsamında ayrıca USD24 milyon tutarında bir teknoloji transferi ve entegrasyon kalemi de bulunmaktaydı. Tedarik edilecek podların ve yer segmentinin entegre lojistik desteği de ASELSAN tarafından sağlanacaktı.

TARP Projesi, 2010 yılında cereyan eden Mavi Marmara olayı ve akabinde Türkiye – İsrail ilişkilerinin kopmasından ilk etkilenen savunma projesi oldu. Tüm askeri işbirliği faaliyetlerinin kesilmesi ile birlikte proje, 2011 Aralık ayında İsrail tarafından tek taraflı olarak feshedildi.

Işık Projesi ile modernize edilerek RF-4E/TM olarak adlandırılan 18 uçaktan ilk ikisi 07.05.2009 tarihinde düzenlenen törenle 113 ve 173. Filo’lara teslim edildi. Proje 2010 Haziran ayında tamamlandı.

TARP Projesi ise daha sınırlı bir kapsamla ve bu sefer F-16 uçakları için tekrar başlatıldı. Bu sefer sadece elektrooptik keşif podu tedariğine gidildi ve TARP'ın PRESS kısmı için de teklif vermiş olan Goodrich'e 4 adet DB-110 elektrooptik keşif podu, bir adet sabit ve bir adet seyyar GKİ siparişi verildi. F-16 Block 30 uçakları tarafından kullanılacak olan bu podların teslimatı yeni tamamlandı. SAR/GMTI keşif podu ile ilgili olarak ise henüz bir gelişme yok.


Terminator II ve Şimşek Projeleri

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
Terminator projesinin tamamlanmasından kısa süre sonra Türkiye, 48 uçağı içeren ikinci bir modernizasyon paketini değerlendirmeye başladı. 112 ve 172. Filo’ların F-4E’lerinin, hava – hava kabiliyetlerini ön planda tutacak şekilde yenilenmesini kapsayan Terminator II projesinde, yerli savunma sanayiinin katkısının da artırılması öngörülmüştü. İsrail ile yürütülen sözleşme görüşmeleri, USD670 milyona varan maliyet nedeniyle 2005 yılında iptal edildi. Kısa süre sonra da, 2006 Şubat ayında Şimşek adı altında 112. Filo’daki 16 F-4E’yi kapsayan daha kısıtlı ölçekte bir iyileştirme programı başlatıldı (Muharip F-4E’nin diğer son kullanıcısı olan 172. Filo, 2009 Mayıs ayında F-35’ler hizmete girene kadar geçici olarak söndürülecekti).

Şimşek projesi kapsamında uçaklara LN-100GT entegre INS/GPS seyrüsefer sistemi, CDU-900Z uçuş yönetim sistemi, IFF Mod IV ile MXF-484 VHF/UHF telsiz takıldı. İlk prototip ilk uçuşunu 22.12.2009 tarihinde gerçekleştirdi ve ilk teslimat 02.03.2010 tarihinde yapıldı. 2011 yılında tamamlanan proje ile F-4E/TM olarak yeniden adlandırılan uçakların en az 2014 – 2016 civarına kadar görev yapması planlanıyordu. Ancak bu uçaklar öngörülenden çok daha erken olarak 2012 Haziran ayında uçuştan çekildi ve 112. Filo, 111. Filo’nun F-4E/2020’lerinden bir kısmını ödünç kullanmaya başladı.


Silah ve Sistemler

Hizmete girmesi ile birlikte Phantom, deyim yerindeyse Türk Hava Kuvvetleri’ne çağ atlatmış bir uçaktır. Bu uçakla birlikte Türkiye, AIM-9 ve AIM-7 havadan havaya; AGM-65, GBU serisi gibi güdümlü havadan yere mühimmat, hedefleme ve elektronik harp podları, güçlü ve dönemine göre oldukça modern radar sistemleri gibi kabiliyetlere erişmiştir. Güçlü motorları, uzun menzili ve yüksek taşıma kapasitesi ile Phantom, özellikle bölücü terör örgütüne karşı düzenlenen hava saldırılarında önemli görevler üstlenmiştir.

Çizim: Uğur Soygeniş
http://www.air.ugursoygenis.com
Türk Phantom’larının yetenekleri, Terminator projesi ile daha da gelişti. Bu proje ile uçaklara EL/M-2032 radarı ve EL/L-8233 elektronik harp sistemi ile Popeye I uzun menzilli güdümlü füze kabiliyeti eklendi. Böylelikle F-4E’lere, uzun menzilden düşman topraklarının derinliklerinde hassas taarruz yeteneği kazandırıldı. Terminator projesi başından itibaren derin darbe (deep strike / interdiction) görevlerine yönelik olarak kurgulandığından, uçaklara Yunanistan’ın F-4E AUP projesinin aksine havadan havaya kabiliyet artırımı öngörülmedi; AIM-9 yeteneği korundu.

F-4E/2020 uçaklarının tüm gövde, yapı ve ayiyonik sistemlerine tam hakimiyet kazanan Türkiye, ulusal savunma sanayiinin gelişimi ile birlikte bu uçakların kabiliyetlerini bu sefer kendi imkânları ile geliştirmeye başladı. Bu kapsamda ilk ve belki de en önemli adım, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Hassas Güdüm Kiti (HGK) projesidir. 2,000lb genel maksat bombasının, INS/GPS güdüm kiti eklenerek hassas güdümlü hale getirildiği HGK, F-4E/2020’lerde denenerek bu uçağın standart silah donanımı arasına girdi. HGK’yı, yine INS/GPS güdümlü Kanat Güdüm Kiti (KGK); beton sığınak ve tünelleri tahrip etme kabiliyetine sahip tandem çift harp başlıklı Nüfuz Edici Bomba (NEB), HGK’nın farklı ağırlıktaki türevleri ve nihayet en önemlisi, SOM uzun menzilli seyir füzesi izledi.

Görev sistemi tarafında ise ASELSAN tarafından geliştirilen hedefleme podu ASELPOD’un testleri devam etmekte. Eski nesil Pave Spike’ların yerine geliştirilen bu pod muhtemelen F-4E/2020’lerin hizmetlerinin son kısmında kullanıma girerken esas olarak F-16’ları donatacak.

RF-4E’ler, burun kısımlarında KS-87B orta menzilli; KA-56E alçak irtifa ve KA-91B yüksek irtifa kamera sistemleri; AN/AAD-5 IRLS kızılötesi kamera ile KS-146B LOROP keşif podları ile görev yapıyor. Açık kaynaklara göre teslim alınan RF-4E'lerden ikisi, 77-0314 ve 77-0316 bu podu taşıma kabiliyetine sahipti. 77-0314, 2012 yılında Suriye tarafından düşürüldü.

Eski nesil ıslak film teknolojisine sahip bu sistemlerin topladıkları görüntü istihbaratı (IMINT), gerçek zamanlı olarak GKİ’ye aktarılamıyor; inişten sonra filmlerin banyo edilmesi gerekiyor. Bu da anlık ya da zaman kısıtının ön planda olduğu istihbarat ihtiyaçları açısından zafiyet teşkil ediyor. Yüksek çözünürlüklü IMINT verisinin anlık olarak yer ile paylaşılması kabiliyetine yönelik başlatılmış olan iki ayrı proje çeşitli nedenlerle akamete uğradı. En sonunda 4 adet elektrooptik keşif podu tedarik edildi ve hizmete yeni girmeye başladı. Ancak arada, eski teknolojili IMINT sistemleri, yaşlı ve yıpranmış uçaklarla uzun süre kullanılmak zorunda kalındı.


Hizmet Sicili

Türk Hava Kuvvetleri 1974 – 1980 yılları arasında yeni üretim 72 F-4E ve 8 RF-4E; 1981 – 1994 yılları arasında ise ikinci el 110 F-4E ve 46 RF-4E olmak üzere toplam 182 F-4E ve 54 RF-4E teslim aldı. Bugüne kadar toplam 8 Filo ile 2 Kıt’a F-4E ve RF-4E uçakları ile uçtu.

F-4E’ler muharip olarak en aktif biçimde bölücü terör örgütü PKK’ya karşı düzenlenen harekâtlarda kullanıldılar. Bu kapsamda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak’ta düzenlenen İç Güvenlik Harekâtı ve sınırötesi operasyonlara yakın hava desteği ve hassas güdümlü taarruz görevleri ile katıldılar. RF-4E taktik keşif jetleri de bir yandan bu operasyonlara hedef tespiti ve hasar değerlendirmesi uçuşları ile destek verirken, öte yandan başta Ege ve Kıbrıs olmak üzere taktik ve stratejik seviye keşif ve istihbarat toplama görevlerini ifa ettiler.

F-4E’lerin, hava kuvvetleri hizmetindeki ilk yıllarında görece yüksek kaza – kırım oranları dikkat çekicidir. 6 – 7 yıl gibi bir sürede 15 uçak kaybedilmiştir. Bu durum, dönemine göre oldukça ileri bir teknolojiye sahip, modern bakım – onarım usül ve teknikleri gerektiren ve uçuş karakteristiği alışılagelenden bir hayli farklı olan bir uçağa uyum sürecine bağlanabilir. Nitekim takip eden dönemde 1. HİBM’de teşkil edilen bakım – onarım kabiliyeti, Phantom’ların oldukça yüksek bir harbe hazırlık oranına erişmesini sağlamıştır. O kadar ki, F-14 alım görüşmelerinde İran tarafı, ödemenin bir kısmının bu ülkenin Phantom’larının bakım- onarımı hizmeti ile mahsuplaşılmasını talep etmiştir.

F-4E, büyük ve dayanıklı gövdesi ile hizmet ömrü boyunca çeşitli güçlendirme, iyileştirme ve modernizasyon faaliyetlerine izin veren bir yapıdadır. Terminator projesi ile elde edilen teknoloji ve tecrübe, bu nedenle Işık ve Şimşek projelerinde kullanılabilmiş, ayrıca yerli olanaklarla geliştirilen silah ve görev sistemlerinin testlerinde kullanılmasını da mümkün kılmıştır. Terminator projesi bu anlamda son derece önemlidir, zira elde edilen birikimin geliştirilmesi ile Türkiye, tabiri caizse F-4’ü yeniden yaratabilecek seviyeye gelmiştir.

Taktik keşif görevini sırtlanan 113 ve 173 Filolar uzun süre RF-4E'leri başarıyla kullandılar. Ancak hizmet ömrünü tamamlayan uçakların görevden alınması ile birlikte azalan uçak sayısı, iki filoyu bir arada idame ettirmeyi güçleştirdi ve bu nedenle 2005 yılında 173. Filo, geçici olarak söndürüldü. Bu filonun RF-4E'lerinin 113'te toplanması ile taktik keşif görevli tek filo kalmış oldu. Ancak 2000'lerin sonlarına doğru tırmanışa geçen bölücü terör örgütü saldırıları ve artan taktik keşif görevi ihtiyaçları nedeniyle 173. Filo tekrar faal hale getirilerek, Işık Projesi ile modernize edilen uçaklarla donatıldı. Böylelikle, kısa süre de olsa tekrar iki keşif filolu döneme dönülmüş oldu.

Ne var ki bu güzel uçak, kamuoyunun gündemine son 3 yılda acı olaylarla taşındı. 22.06.2012 tarihinde 173. Filo’ya ait bir RF-4E/TM, Hatay açıklarında Suriye hava savunması tarafından düşürüldü ve iki pilotumuz şehit oldu. Ertesi sene Sivas Kangal’da bir başka RF-4E/TM düştü; pilotlar fırlatma koltuğu ile atlayarak kurtuldu. Ancak bu sene Şubat ayında Malatya’da iniş için alçalmakta olan iki RF-4E/TM’nin düşmesi ve dört pilotun şehit olması, kamuoyunda oluşan yanlış algı ile birleşince tüm Phantom filosuna yönelen bir şüphe ve tepkiye neden oldu. Eleştiri ve spekülasyonlar zirvedeyken Mart ayında Konya’da bir F-4E/2020’nin düşmesi ve iki pilotun şehit olması, zaten 2015 yılı içinde planlanmış olan RF-4E/TM’lerin emekliliğini erkene çekti. 2014 yılında söndürülen 113. Filo'nun uçaklarını devralan 173. Filo’da aktif kalan son 8 RF-4E/TM, 12.03.2015 tarihinde düzenlenen bir törenle emekliye ayrıldı. Bu uçakların görevini, DB-110 keşif podları ile donatılan Akıncı 4. AJÜ’ye ait F-16 Block 30’lar devralacak.

Yakın zamana kadar F-4E/2020’ler, 111 ile 171 muharip ve 132 silah ve taktikler filolarında uçmaktaydı. 132. Filo, hem F-4E/2020 hem de F-16 uçaklarını barındırması nedeniyle özel bir yere sahipti. Ancak geçtiğimiz sene savunma basınına yansıyan haberlere göre bu filo, F-16 uçakları ile donatılara muharip göreve geri dönmüş bulunuyor. 132’nin F-4E/2020’leri ise, 112. Filo’ya gönderilmiş bulunuyor. Phantom ve Savaşan Şahin’leri bir arada uçurma ayrıcalığı ise, yeni silah ve sistemlerin test ve geliştirme faaliyetlerinde görev alan 401. Geliştirme ve Test Kıt’asına ait.

Terminator projesine dahil edilmeyen, göreve yaşlı ve yıpranmış F-4E’ler, 2000’lerin başlarında bir miktar daha uçmaya devam etti. Bu uçaklardan 16 adedi, en azından 2014’e kadar uçacak şekilde Şimşek projesi ile kısmî iyileştirmeye tabi tutuldu. Ancak uçak sayısının yetersizliği, 172. Filo’yu vurdu ve F-35A Lightning II’lerin Türk Hava Kuvvetleri’ndeki ilk kullanıcısı olması planlanan bu fio, 2009 yılında geçici olarak söndürüldü. Geri kalan tek F-4E filosu olan 112 ise bir müddet daha F-4E/TM’ler ile uçmaya devam etse de, bu uçaklar sürpriz bir şekilde 2012’de uçuştan çekildi. Bu filo bir müddet 111. Filo’nun Terminator’lerini uçurdu ve geçen sene 132’den gelen F-4E/2020’ler ile de takviye edildi.

Bugün Türk Hava Kuvvetleri’nde Phantom, üç filo ve bir kıt’ada uçuyor. Bunlar, tamamı F-4E/2020’lerle donatılan 111, 112 ve 171. Filolar ile 401. Kıt’a. 2010'ların sonlarında ilk F-35A'ların 172. Filo ve akabinde 171. Filo'da hizmete girmesi; 171. Filo'dan çıkacak F-4E/2020'lerin ise 1. AJÜ'de toplanması ile Eskişehir, şanına yakışır şekilde Phantom'un son memleketi olacak. Havacılık tarihinin en görkemli uçaklarından biri, heybetine yakışan şekilde 2020'lere kadar göklerde gürleyecek.



Türk Hava Kuvvetleri F-4E / RF-4E Teslimatları
Adet
Model
Teslimat Tarihi
Proje
Açıklamalar
22F-4E1974 - 1975Peace Diamond I
18F-4E1978Peace Diamond I
32F-4E1978 - 1979Peace Diamond II
8RF-4E1980Peace Diamond II
15F-4E1981Peace Diamond IIIUSAF
15F-4E1984 - 1985Peace Diamond IIIUSAF
40F-4E1987
ANG
32F-4E1991Peace Diamond IVUSAF
8F-4E1992Peace Diamond IVUSAF
46RF-4E1992 - 1994KaanLuftwaffe
14 adedi yedek parça
Modernizasyon Projeleri
Adet
Model
Teslimat Tarihi
Proje
Açıklamalar
54F-4E2000 - 2003F-4E/2020 Terminator
18RF-4E2009 - 2010RF-4E/TM Işık
16F-4E2010 - 2011F-4E/TM Şimşek



Türk Hava Kuvvetleri F-4E / RF-4E Filoları
Üs FiloModelHizmet Yılları
1. AJÜ
Eskişehir
111 "Panter"F-4E
F-4E/2020
1979 - 1999
2000 -
112 "Şeytan"F-4E
F-4E/TM
F-4E/2020
1974 - 2010
2010 - 2012
2012 -
113 "Işık"RF-4E
RF-4E/TM
1980 - 2010
2010 - 2014
3. AJÜ
Konya
131 "Ejder"F-4E1987 - 2004
132 "Hançer"F-4E
F-4E
F-4E/2020
1987 - 1992
1993 - 2006
2007 - 2014
7. AJÜ
Erhac
171 "Korsan"F-4E
F-4E/2020
1978 -2001
2001 -
172 "Şahin"F-4E1978 - 2009
173 "Şafak"F-4E
RF-4E
RF-4E/TM
1981 -1994
1994 - 2005
2009 - 2015
1. HİBM401
Geliştirme Test Kıt'a
F-4E/20202014 -




Kaynakça
Turkish Military Aircraft Since 1912, Ole Nikolajsen, Scramble Publishing, 2007
"Turkey's Phantom Force", Arda Mevlütoğlu: Aviation News, Mayıs 2014
Siyah Gri Beyaz: Muhtelif makaleler: http://www.siyahgribeyaz.com/search/label/RF-4ETM
"F-4E 2020 Terminator", Özge Kılınç ve Feridun Taşdan: Turkish Defence, Sayı 2, 2004
"Anatolian Phantoms", Arda Mevlütoğlu: Air International, Ocak 2011
Savunma ve Havacılık: Muhtelif sayılar
Jane's Defence Weekly: Muhtelif sayılar
McDonnell F-4 Phantom II: http://www.joebaugher.com/usaf_fighters/f4.html
McDonnell Douglas F-4 Phantom II, Wikipedia: http://en.wikipedia.org/wiki/McDonnell_Douglas_F-4_Phantom_II

4 yorum:

cappadocian1979 dedi ki...

Ellerinize saglik, bu ucagi cocukken sabah gazetesinin verdigi karton/mukavva maket ile tanimistim ilk... Zamani icin dunyanin en yavas ucabilen ucagi vs bilgilerle gonlumu fethetmisti... Simdi ucan tabut(!) olarak nitelendiren eşşşekleri gorunce icim ciz etti... Ellerinize saglik, yaziniz sahane olmus

Adsız dedi ki...

F 35leri beklerken zaafiyet olmasın 100 kadar kullanılmış F 15 alalım...
TFX'in de 2023 gibi prototipi uçar umarım...

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar bir silah sisteminin asıl masraf kısmı ilk satın alım maliyetleri değil idame işletme maliyetleridir. yedek parçanın satın alınmasından ziyade mevcut bakım onarım kabiliyetlerinin yeni silah sistemine göre yetenek kazandırılması yıllar almaktadır. 100 x ikinci el F-15 demek gövde ömrünü yarı yarıya(belki daha fazla) bitirmiş yapısal ömrünün sonuna yaklaşmış uçak demektir. Bu uçakların uçması içinde ciddi bir yapısal yenileme projesine ihtiyaç duyulacak uçakların maliyetleri kat kat artacaktır. Tablonun sonunda ise 3 çeşit muharip uçak olacak(f-16 f-15 f-35). bu sistemlerin yıllık masrafları da bizim belimizi iyice bükecektir.(yunanistan örneği)
Uçakları kullandığımız arabalar gibi kolay kolay arıza yapmaz düşünmeyin. Sadece bir üste yüzlerce bakım personeli sadece bu uçakları faal tutmak için çalışıyor.

KMZA Murat ÖZKAN dedi ki...

http://www.abovetopsecret.com/forum/thread136082/pg1

TFX yerine TF-4X yapsak?