20 Aralık 2012 Perşembe

Makinaların Yükselişi

X-47B, USS Harry Truman uçak gemisinin güvertesinde
taksi denemelerinde. Normalde kokpitteki pilotları
el ve vücut hareketleri ile yönlendiren yer personeli
neler hissediyordur acaba?
Aralık ayının başı, insansız hava aracı (İHA) teknolojileri açısından son derece önemli iki gelişmeye sahne oldu. Önce 1 Aralık günü erken saatlerde çeşitli Avrupa ülkelerinin birlikte geliştirdikleri nEUROn insansız muharip hava aracı (İMHA), Fransa'nın Istres şehrindeki Dassault tesislerinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. [1] 9 Kasım günü ise, Northrop Grumman tarafından geliştirilen bir İMHA prototipi olan X-47B, ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait CVN75 Harry S. Truman uçak gemisinin güvertesinde taksi denemelerine başladı. [2]

İMHA'ların gelişimi açısından önemli iki dönüm noktası aşıldı. Peki gidişat hangi yönde? İnsansız savaş uçakları gökyüzünün tek hakimi olabilecek mi? Savaş pilotları görevlerine klimalı ofislerde mi devam edecek?

Bu soruların yanıtlarına odaklanmadan önce X-47B ve nEUROn projelerine genel hatları ile bakmakta fayda var.



X-47B

X-47B, adındaki "X" harfinden de anlaşılabileceği üzere "Experimental" yani deneysel bir uçak. [3]

X-47B'nin kökleri, ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı ArGe birimi olan DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency; Savunma İleri Araştırma Projeleri Dairesi) ve ABD Deniz Kuvvetleri (ABD DzK)tarafından başlatılan UCAV-N (US Naval Unmanned Combat Air Vehicle;  Donanma İnsansız Muharip Hava Aracı) projesine dayanmakta. ABD DzK için uçak gemilerinden kullanılabilecek bir İMHA sistemi uygulanabilirlik çalışması olarak başlatılan UCAV-N projesi kapsamında, 30.06.2000 tarihinde Northrop Grumman ve Boeing firmaları ile ayrı ayrı 15 aylık, USD2.3'er milyon tutarında sözleşme imzalandı. Sözleşme ile her iki firma da, tarif edilen isterler doğrultusunda bir donanma İMHA sistemi tasarlayıp üretecekti.

Boeing X-45A
 Boeing, Bird of Prey adını verdiği ve kendi kaynakları ile geliştirdiği İHA sistemi üzerinden X-45A adlı bir İMHA geliştirdi. X-45A'dan iki adet prototip üretildi ve bunlardan ilki, firmanın "Phantom Works" (Hayalet İşleri) ArGe biriminin tesislerinden 2000 yılının Eylül ayında çıktı. [4]

Northrop Grumman ise, X-47A Pegasus adını verdiği İMHA sistemini hangardan 26.02.2001 tarihinde çıkarttı.[5]

UCAV-N projesinin ilk aşaması (Phase 1A), 2001 yılının Mart ayında tamamlandı ve akabinde USD25 milyon bütçeli 1B aşaması ile detay tasarım çalışmalarına geçildi. Müteakiben her iki firma ile USD10'ar milyon tutarındaki 2A sözleşmeleri Mart 2002'de imzalandı; bu sözleşmeler Temmuz ayında tadil edilerek USD3'er milyon ilave bütçe eklendi.

2A aşaması kapsamında firmalar, tasarımlarının ilk uçuşlarını 2003 yılında gerçekleştirdi: Northrop Grumman X-47A ilk uçuşunu aynı yılın 23.02.2003 tarihinde gerçekleştirdi. Bu ilk uçuştan beş ay sonra Lockheed Martin, X-47 proje ekibine katıldı. Boeing X-45A ise ilk kez 22.05.2002 tarihinde uçtu.

Northrop Grumman X-47A Pegasus
Bu arada 2003 Nisan ayında DARPA UCAV-N projesinin 2B aşamasını 2005 yılına kadar uzattı ve kapsamını genişleterek ABD Hava Kuvvetleri'ni de dahil etti. Yani başka bir deyişle UCAV-N, hem hava hem de deniz kuvvetleri için geliştirilecek müşterek bir İMHA sistemine dönüştü. Bu güncelleme ile birlikte projenin adın, J-UCAS (Joint Unmanned Combat Aircraft System; Müşterek İMHA Sistemi) olarak değiştirildi.

Yenilenen ve güncellenen proje isterleri dahilinde, J-UCAS İMHA sisteminin yaklaşık 2,400km muharebe yarıçapına ve 2,041kg faydalı yük taşıma kapasitesine sahip olması öngörüldü. Ayrıca uçağın azami 1,850km kadar uzaktaki bir hedef bölge üzerinde 2 saat civarında havada kalabilmesi istenmekteydi. Testlerin tamamlanmasını müteakiben seri üretime yönelik tasarım çalışmalarının 2008 - 2010 arasında tamamlanması planlanmıştı.

Testler kapsamında Boeing X-45A, Edwards hava üssündeki atış sahasında ilk bombardıman denemelerini 18.04.2004 tarihinde tamamladı. Uçak, harp başlığı olmayan 250kg'lik güdümlü bir bomba ile yerdeki bir hedefi başarı ile vurdu. Test programı kapsamında 01.08.2004 günü iki X-45A, tek bir yer kontrol istasyonu tarafından eşgüdümlü olarak uçuruldu, 04.02.2005 tarihinde ise otonom bombardıman görevi icra edildi. [6]

Ne var ki, J-UCAS projesi, 2006 yılındaki bütçe kesintilerinin kurbanı oldu. Proje kısmen iptal edildi, HvK ihtiyacı için yeni bir bombardıman uçağı projesi başlatıldı ve DzK ihtiyacı için ise, UCAS-D (Unmanned Combat Air System-Demonstrator; İMHA Göstericisi) isimli yeni bir projeye dönüştü. [7]

UCAS-D'nin 2006 ortalarında tanımlanan teknik şartnamesine uygun olarak Boeing, müzeye gönderdiği X-45A'lardan türetilmiş X-45N'yi, Northrop Grumman ise X-47B isimli yeni bir tip için tekliflerini, Nisan 2007'de teslim etti. Kazanan taraf olarak açıklanan Northrop Grumman ile, iki adet X-47B prototipinin üretilmesini kapsayan USD635.8 milyon tutarındaki sözleşme 08.08.2007 tarihinde imzalandı. [8] Kaybeden Boeing, X-45 projesini tamamen sona erdirdi.


nEUROn

nEUROn da, aynı X-47B gibi bir konsept geliştirme projesinden (daha doğrusu projeler silsilesinden) doğmuş bir uçak. Kökeni, 1990'ların sonunda Fransız havacılık devi Dassault'un kendi imkânları ile başlattığı LOGIDUC (Logique de Développement d'UCAV; İMHA Geliştirme Çözümü) proje serisine dayanıyor. [9]

AVE-D Petit Duc
 Üç aşamadan oluşan LOGIDUC programında önce, AVE-D (Aéoronef de Validation Expérimentale - Discrétion; Deneysel Değerlendirme Uçağı - Gizlilik) kod adlı ve Petit Duc (Cüce Baykuş) lakaplı bir İHA geliştirildi. Bu projede amaç, gizlilik (stealth) teknolojisini haiz İHA / İMHA teknolojileri ile ilgili birikim kazanmak, hava - hava ve hava - yer görevli bir İMHA'nın kavramsal tasarımını geliştirebilmekti. Tasarımına 1999 yılında Dassault altyüklenicisi Aviation Design tarafından başlanılan AVE-D Petit Duc, ilk uçuşunu 18.07.2000 tarihinde gerçekleştirdi.

LOGIDUC projesinin AVE-C (Aéoronef de Validation Expérimentale - Control; Deneysel Değerlendirme Uçağı - Kontrol) kodlu ikinci aşamasında ise, Moyen Duc (Kulaklı Orman Baykuşu) adlı İMHA prototipi geliştirildi. Dikey kuyruk dümeni olmayan uçan kanat formundaki bu uçakta, modern kontrol ve denge koruma teknikleri denendi. Dassult Moyen Duc'u yer kontrol istasyonu (YKİ) birimi için SAGEM firması ile işbirliği yaptı. Moyen Duc ilk uçuşunu Eylül 2004'te ilk uçuşunu gerçekleştirdi. SAGEM ile birlikte Dassault-Sagem Tactical UAV adlı bir ortak girişim (Joint Venture) şirketi kuran Dassault, Moyen Duc üzerinden SlowFast adlı bir taktik İHA sistemi geliştirdi. SlowFast, yakın gelecekte Fransız Kara Kuvvetleri hizmetine girerek Sperwer İHA sisteminin yerini alacak.

AVE-C Moyen Duc
LOGIDUC'un üçüncü ve son aşaması ise, Grand Duc (Puhu Baykuşu). Bu son programda, harbe hazırlığı ve görev kabiliyeti tam, tümleşik komuta kontrol sistemini haiz bir prototip geliştirildi. Haziran 2003'te resmen başlanılan USD348 milyon bütçeli proje, aynı yılın Aralık ayında İsveç'ten Saab Aerospace'in katılımı ile çokuluslu bir Avrupa projesine dönüştü. Bu gelişmenin en başta gelen sebebi, İHA ve İMHA alanında özellikle ABD'ye rakip Avrupalı bir ürün çıkartmak ve çok sayıda Avrupa ülkesinin ortak ihtiyaçlarına ortak bir çözüm geliştirebilmek.

İsveç'in hemen ardından sırasıyla Belçika'dan SABCA, Yunanistan'dan HAI (Hellenic Aerospace Industries), İspanya'dan EADS CASA, İtalya'dan Alenia Aerunautica ve İsviçre'den RUAG Aerospace firmaları da projeye katıldılar (SABCA, 2005 Mart ayında projeden çekildi). Böylece nEUROn safkan bir Avrupa İMHA geliştirme projesine dönüştü.

nEUROn
 Projedeki ortaklar ve iş payı dağılımları şu şekilde:

Dassault: Konsept ve detay tasarım, nihai montaj, uçuş denemeleri
Alenia Aerunautica: Dahili silah bölmesi, elektrik alt sistemi, hava veri kayıt ve yönetim sistemi, uçuş denemeleri, genel tasarım
EADS CASA: Kanat, YKİ, veri bağı (datalink) entegrasyonu
HAI: Arka gövde, egzoz
RUAG Aerospace: Rüzgar tüneli denemeleri, silah arayüzleri
Saab Aerospace: Gövde, yakıt alt sistemi, aviyonik sistemler, genel tasarım, uçuş denemeleri

nEUROn havalanıyor
nEUROn için aslında "İMHA geliştirme" yerine "İMHA prototipi geliştirme" demek daha doğru olur, zira nEUROn, seri üretimin hedeflendiği bir program değil. Ana hedefi, Avrupa'da İHA ve İMHA teknolojilerini geliştirmek, bu alanlarda üretilecek sistemler için birikim teşkil etmek. [10]

nEUROn'un 1:1 ölçekli maketi 2005 Paris Hava Gösterisi sırasında kamuoyuna tanıtıldı. Rüzgar tüneli denemeleri ise 2008'de tamamlandı. 01.12.2012'teki ilk uçuş ile de, Fransa, İtalya ve İsveç'te 18 ay boyunca sürecek uçuş deneme safhası başlamış oldu.

X-47B ve nEUROn'un teknik özellikleri ise şöyle:




X-47BnEUROn
Uzunluk11.63m9.50m
Kanat Açıklığı18.92m
(katlanmış durumda 9.41m)
12.50m
Yükseklik3.10m?
Boş Ağırlık6,350kg4,900kg
Azami Kalkış Ağırlığı20.215kg7,000kg
Motor1 x Pratt Whitney F100-220U Turbofan 1 × Rolls-Royce / Turboméca Adour / Snecma M88 Turbofan
Hız0.45 Mach (seyir hızı)980km/saat (azami)
Menzil3,889+km?
Hizmet Tavanı12,190m14,000m
Silah Kapasitesi,
Görev Sistemleri
Azami 2,000kg
Elektrooptik algılayıcılar, SAR / ISAR / GMTI radar sistemleri, ELINT sistemleri
Azami 450kg


Sonuç ve Değerlendirmeler


Her iki İHA sisteminin de dikkat çekici bazı ortak özellikleri var. Her ikisi de, tek bir proje değil, birbirini takip eden projelerin ürünü. X-47B'nin uçak gemisi güvertesindeki denemelerine başlamasına kadar geçen süreçte çok sayıda kritik alt teknoloji geliştirilmiş, İMHA tasarım ve üretimi ile ilgili bir bilgi ve tecrübe havuzu oluşturulmuş. Projenin kaybedeni olan Boeing'in bile aslında tam olarak kaybetmiş olduğunu iddia etmek güç. Zira X-45A 'yı tasarlarken elde ettiği birikimi diğer insanlı ve insansız platformlarda kullanma şansını elde etti. Benzer şekilde nEUROn'a giden yolda Fransa, elindeki mevcut (ve oldukça yetersiz) Sperwer sistemlerinin yerini alacak yeni nesil bir İHA sistemine sahip oldu.
Her iki projenin de seri üretime yönelik değil, teknolojik yetkinlik kazanma amaçlı olarak başlatılması; ekonomik sıkıntılar ve isterlerin değişmesine rağmen arkalarındaki iradenin korunması ve geliştirilme süreçlerinde elde edinilen teknolojilerin sanayiye kazandırılması, alınması gereken dersler olarak öne çıkmaktadır.

Bir İMHA sistemi, sadece füze ya da bomba takılmış bir İHA demek değildir. Uçağın kritik bölgelerde kendi başına görev yapabilmesi, hedeflerin tespit / teşhis / takibi ile tehdit sınıflandırma ve öncelik atamasını kendi başına yapabilmesi gerekir. Hedefi mümkün olan en etkili ve hızlı şekilde imha etmesi, bunu yaparken de düşman algılayıcı ve silahlarından sakınabilmesi ve/veya kaçınabilmesi gerekir. Dolayısıyla İMHA sistemleri; iletişim, bilişim, komuta kontrol, hedef tespit/teşhis, metalurji - malzeme teknolojilerinde son derece ileri bir teknolojik yetkinlik seviyesi gerektirir.

Yaygın (ve içi boş) bir propagandaya dönüşen F-35'in son insanlı savaş uçağı olması safsatası bir yana, insanlı savaş uçaklarının savaşuzayındaki varlıkları, en azından 21'nci yüzyılın ortalarına kadar yoğun bir şekilde devam edecek gibi görünüyor. Buna karşın düşman hava savunmasının bastırılması (SEAD; Suppression of Enemy Air Defence) ve imhası (DEAD; Destruction of Enemy Air Defence) ile yüksek stratejik değere sahip, iyi korunan yer hedeflerinin imhası gibi, riski yüksek görevlerde İMHA'ların kullanımı hızla yaygınlaşacaktır. Dolayısıyla İMHA'ların savaşuzayına girişi, kritik / riskli hava - yer görevleri ile olacak gibi görünüyor. Yapay zeka ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak bunu muhtemelen hava - hava görevleri takip edecektir.

Hava - hava muharebesinin saniyeler bazında değişen ortamı; inisiyatif kullanma ve neredeyse refleks hızında yorumlamanın gerekli olması, İMHA'ların bu alanda varlık göstermesini, en azından kısa vadede güçleştiriyor. Ancak insanlı bir uçak ile birlikte görev yapan, pilotun bir nevi "kanat adamı" (wingman ya da "Rotte") olan İMHA'lar ile bu süreç de başlayabilir. İnsanlı bir savaş uçağının liderlik ettiği insanlı / insansız karma bir filo ile belli bir bölgede devriye (CAP; Combat Air Patrol), hava üstünlüğü teşkil etme / koruma ve hatta önleme görevleri icra edilebilir. Bu senaryoda İMHA'lar tam otonom değil, yarı otonom bir şekilde, lider insanlı uçaktan gelecek komutlara göre görev yapıyor olacaktır.

Gelecek makinaların değildir, olamaz. Gelecek, makinalara en etkin şekilde hükmedebilenlerin olacaktır.


Kaynaklar

[1]: "Dassault nEUROn UCAV Demonstrator Makes First Flight", Air Forces Daily, 01.12.2012
[2]: "X-47B Undertakes First Taxi Tests on Truman", Air Forces Daily, 10.12.2012
[3]: http://en.wikipedia.org/wiki/Northrop_Grumman_X-47B
[4]: http://en.wikipedia.org/wiki/Boeing_X-45A
[5]: http://www.airforce-technology.com/projects/x47/
[6]: http://www.boeing.com/news/releases/2005/q1/nr_050214s.html
[7]: "Pentagon Sets Plan For New Bomber, Terminates J-UCAS Program", GlobalSecurity.org, 13.01.2006: http://www.globalsecurity.org/org/news/2006/060113-j-ucas-terminated.htm
[8]: http://www.as.northropgrumman.com/products/nucasx47b/index.html
[9]: http://en.wikipedia.org/wiki/Dassault_nEUROn
[10]: http://www.airforce-technology.com/projects/neuron/

3 yorum:

Adsız dedi ki...

analizlerinize çok büyük oranda katılıyorum. bununla birlikte bir hususa dikkatinizi çekmek isterim. siz pilotaj kabiliyeti çok yüksek olan bir hava kuvvetlerinin ülkesinde yaşıyorsuuz. ve nato üyesi bu ülkenin bütün nato üyesi arkadaşları da pilotaj kalitesinin öneminin farkında. fakat geçmiş tecrübeler farklı bir yönü işaret ediyor.

gerek arap israil savaşları, gerek vietnam, gerekse körfez harbinde yaşanılan hava savaşlarını hatırlayalım. pilotaj kalitesindeki dengesizlik, doğru zamanda yanlış kararı veren pilotlar birçok hava zaferinin anahtarı oldu. sonuçta sağlam bir kaynaktan alındığını düşünerek hava kuvvetlerini pilotlara değil makinalara emanet etmeyi tercih edebilecek birçok üçüncü dünya ülkesi bulunacaktır.

robotların gerçek anahtarı da onları sahiplenen kişilerde değil, üreten kişilerin elindedir. bu nedenle zaman içinde gelişecek muharip iha bilgi - tecrübe havuzunun hesaplı ürünler de ortaya koyacağını (batı ve doğu kaynaklı) ve bu hesaplı ürünlerin birçok ülke tarafından tüketileceğini varsaymak yanlış olmaz. paylaşmak istedim...

Mehmet "4v14t10n" Sami dedi ki...


Merhaba,
Sayın Editör,
Göktürk 2 ile ilgili bir şeyler yazacak mısınız acaba?

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

Belki ortalık biraz yatışınca olabilir ama kısa vadede düşünmüyprum.

Teşekkür ederim ilginiz için,