7 Ekim 2012 Pazar

Akçakale Müsademesi: 07.10.2012

3 Ekim günü Suriye tarafından atılan bir top mermisi ile 5 kişinin hayatını kaybettiği Akçakale'ye bugün de iki adet mermi düştü.

İlçe merkezi yakınlarındaki Toprak Mahsulleri Ofisi'nin bahçesine ve Gümrük Müdürlüğü binası yakınlarına düşen mermilerden sonra Türk topçusu misilleme atışlarına başladı.

CNN Türk'ün haberine göre ise Türkiye'nin ateşi ile Rasm el Gazel'de bulunan Suriye ordusuna ait birlikteki mühimmat deposu vuruldu.

Akçakale'den sonra Hatay da Suriye mermisinden nasibini aldı. Akşam saatlerinde Altınözü ilçesine bağlı Hacıpaşa'ya da bir mermi düştü. Olayla ilgili Hatay valiliğinin yaptığı açıklama şöyle:
Altınözü ilçesi Hacıpaşa beldesine Çarşamba Çiftliği mevkisine bugün 18.50 sıralarında Suriye Arap Cumhuriyeti topraklarından ateşlenen 1 havan topu mermisi düşmüştür. Düştüğü yer herhangi yerleşim yeri değildir. En yakın yerleşim yerine 200 metre mesafede ve Türkiye-Suriye sınırından 150 metre içeridedir. Hudut birliklerimiz tarafından anında misliyle karşılık verilmiştir.

Havan topu mermisinin Suriye Arap Cumhuriyeti güvenlik güçlerince atıldığı değerlendirilmektedir. Olayda herhangi can ve mal kaybı olmamıştır. Hudut birliklerimiz tarafından emniyet tedbirleri artırılarak gözetleme faaliyetlerine devam edilmektedir.
Televizyon kanallarının gösterdiğine göre sınır bölgesine yeni sevkiyatlar yapılmakta. Tank taşıyıcı araçlar ile sınıra gönderilen M-52T 155mm kundağı motorlu obüsler dikkat çekiyor.

Özgür Suriye Ordusu militanlarından İsmail el Hafiyen ve beraberindeki heyet, 3 Ekim günü hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemek için Timuçin ve Özer ailelerini ziyaret etti. El Hafiyen, ölenlerin yakınlarına "Kanınız kanımızdır" dedi.

Öte yandan Özgür Suriye Ordusu'na bağlı El Faruk Tugayı'ndan Ebu Cafer isimli bir militanın çektiği ve "Syrian Revolution Memory Project" (Suriye Devrimi Hatıra Projesi) tarafından Flickr sitesine yüklenen bir fotograf, The Aviationist blogu tarafından gündeme getirildi. 6 Ağustos günü Humus'ta çekildiği iddia edilen ancak EXIF verisine göre 31 Ağustos günü çekilen fotografta, yüksek hızda uçan ve profilinden F-5 olduğu rahatlıkla anlaşılan bir savaş jeti görülüyor.

F-5 türevi uçaklar Türkiye ve İran Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmakta. Türk Hava Kuvvetleri, bir miktar modernize edilmiş NF-5 2000'i Konya konuşlu olarak ileri jet eğitim ve Türk Yıldızları bünyesinde akrotim görevinde kullanmakta. İran Hava Kuvvetleri'nde ise Şah devrinde teslim edilip hala kullanılmaya devam edilen bir miktar F-5A/B Freedom Fighter, F-5E/F Tiger ve bunların yerel imkânlarla tadil edilmiş türevlerini (F-5B Simurg gibi) kullanmakta.

Humus'un Türkiye'ye ve özellikle İncirlik ya da Diyarbakır gibi üslere mesafesi göz önüne alındığında söz konusu uçağın - eğer fotograf gerçekten Humus'ta çekildiyse- Türk Hava Kuvvetleri'ne ait olması olasılığı neredeyse sıfır.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

İran'nın o bölgelere kadar penetrasyon yapabileceğine inanmıyorum. Hele bir F-5 ile.
Diğer ülkelerde F-5 olma ihtimali var mı?

Adsız dedi ki...

görünen o ki, suriye ile savaş kağıt üstünde (iki ülkenin anlaşmaları yüzünden ve mezhepsel yakınlık nedeniyle) iran ile de savaşa girmek demek. öyle ise:

kağıt üzerinde savaşa girmek ile gerçek anlamda savaşa girmek farklıdır. olası bir suriye operasyonunda iran bizimle gerçek anlamda savaşa girecek midir?

a- ülkemiz ile ilişkileri ve geçmiş tarihteki alışverişleri ve gelecekteki potansiyel münasabetleri feda edilebilir mi? bunu feda edilemez olarak görmelerini sağlamak için biz ne gibi politikalar izliyoruz - izlemeliyiz?

b- uzun ve sancılı bir savaş gelişmesi durumunda iran da bu savaşa dahil olmak için cesaret kazanacaktır. lakin üçbeş günde bitecek ve tartışmasız zaferle sonuçlanacak bir kampanya iran a müdahale etme fırsatı zaten tanımayacaktır. savaşa girersek çok kısa sürede işi bitirebilmek amacıyla askeri, politik ve stratejik hazırlıklarımız var mı? potansiyelimiz var mı?

c- suriye nin politik liderliğine karşı düzenlenecek bir operasyon başarıya ulaşırsa kısa zamanda savaşı sonlandırabilir. en hassas zamanda ve düşman en hazırlıksız iken bunu gerçekleştirme sansımız ve istihbarat imkanlarımız var mı?

d- savaş kolaylıkla nükleer biyolojik yada kimyasal biçime bürünebilir. buna karşı aldığımız bir önlem var mı? bu illa silahla da yada suriye eliyle de olmayabilir. iran konvansiyonel olmayan yöntemler kullanarak ülkemize yönelik biyolojik veya kimyasal (gizli) saldırıda bulunabilir. nasıl karşılık verileceğine dair bir stratejimiz var mı?