15 Eylül 2012 Cumartesi

İtalya'dan Filipinler'e Firkateyn Satışı: Müşterinin Ayağını Alıştırmak

Ağustos ayı başında Güneydoğu Asya'dan gelen bir haber, askeri gemi piyasasının kısa - orta vadedeki seyri açısından bazı ipuçları taşıyordu.

Habere göre, silahlı kuvvetlerini oldukça kısıtlı bütçesi ile modernize etmeye çalışan Filipinler, İtalya'nın erken emekliye ayırmaya hazırlandığı iki adet Maestrale sınıfı firkateyni satın almak için girişimlere başlamıştı. Filipinler Savunma Bakanı Voltaire Gazmin tarafından da teyit edilen satış görüşmeleri kapsamında iki geminin toplam maliyetinin yaklaşık USD280 milyon olması bekleniyor. Gazmin'in aktardığına göre sözleşme büyük olasılıkla 2013 başında imzalanacak.


Filipinler, bir süredir özellikle deniz ve hava kuvvetlerini yenilemek için, kılı kırk yararcasına bir faaliyet yürütüyor. Bu kapsamda Güney Kore ile 18 adet KAI T/A-50 Golden Eagle alımı için görüşmeler yürütülüyor. 12 adedi ileri jet eğitim, 6 adedi ise yer taarruz türevi olacak uçakların Hava Kuvvetleri tarafından rakip M-346'ya karşı seçildiği 1 Ağustos günü duyurulmuştu. T/A-50, uzun süre devam eden ancak sonuçsuz kalan ABD'den ikinci el F-16 alımı yerine, uzun süredir mevcut olan jet eğitim uçağı ihtiyacı ile birleştirilerek gündeme gelmişti. Buna karşılık F-16 alımı da tümüyle rafa kaldırılmış değil; en az bir filo F-16 alım niyeti devam ediyor. Kuvvet ayrıca Tunus ve ABD'den birer adet ikinci el C-130H Hercules nakliye uçağı satın aldı.

Donanma tarafında ise, Filipinler, ABD'den kullanılmış gemi tedarik ederek filosunu kısmen gençleştirdi. ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'nın hizmet dışına ayırdığı Hamilton sınıfı korvetlerden iki adet alındı. İlk gemi Gregorio del Pilar (eski adı WHEC715 Hamilton) 14.12.2011 tarihinde hizmete girdi. İkinci Hamilton sınıfı korvetin de kısa süre içinde hizmete alınması planlanıyor. Yerli imkânlarla inşa edilen bir 580t deplasmana sahip bir çıkarma aracı da 2011 sonunda hizmete girmişti.

Hizmete girdiğinde, Maestrale sınıfı firkateynler, Filipinler Deniz Kuvvetleri'ni hatırı sayılır ölçüde gençleştirecekler: Böylelikle Filipinler ilk kez gemi konuşlu hava savunma füzesi imkânına kavuşmuş olacak.

Öte yandan bu satış, iki ayrı boyutu itibariyle önemli:

1. İtalya'nın geçirmekte olduğu ağır ekonomik krizin, ülkenin silahlı kuvvetlerine etkisi,
2. İkinci el savaş gemisi piyasasının önümüzdeki dönemde hareketlenebilecek olması.

İspanya ve Yunanistan ile birlikte, Avrupa'nın en derin ekonomik kriz geçiren ülkelerinden olan İtalya, daralan bütçesi ve tasaruf tedbirleri kapsamında önemli miktarda savaş gemisini erken emekliye ayırma kararı aldı. Liste oldukça kabarık:

3 adet Sauro III sınıfı dizel elektrik denizaltı (S520 Leonardo da Vinci, S523 Giuliano Prini, S522 Salvatore Pelosi)
4 adet Maestrale sınıfı firkateyn (F570 Maestrale, F571 Grecale, F574 Aliseo, F575 Euro)
4 adet Artigliere sınıfı firkateyn (F582 Artigliere, F583 Aviere, F584 Bersagliere, F585 Granatiere)
8 adet Minerva sınıfı korvet (F551 Minerva, F552 Urania, F553 Danaide, F554 Sfinge, F555 Druade, F556 Chimera, F557 Fenice, F558 Sibilla)
3 adet Lerici sınıfı mayın avlama gemisi
4 adet eğitim gemisi
2 adet kıyı ikmâl gemisi
4 adet römorkör

2 adet Horizon sınıfı modern destroyeri hizmete alacak olan İtalya; Lupo, Artigliere ve Maestrale sınıfı toplam 16 firkateynin yerini almak üzere 10 adet FREMM sınıfı firkateyn hizmete alacak. Bu kuvveti, Minerva sınıfının yerini alacak bir hafif korvet tasarımının alması planlanıyor.

Sayıca küçülerek bir yandan etkinleşmeyi hedefleyen İtalyan donanması, ekonomik krizin etkisi ile operasyon, eğitim, bakım ve işletme - idame açısından sıkıntıya girdi. Bu darboğaz, tedarik projelerinin yavaşlaması şeklinde de kendini göstererek, İtalya'nın Akdeniz Havzası'ndaki etkinlik ve ağırlığını hissedilir şekilde azaltabilir.

Yukarıdaki listeden Filipinler'in almak üzere olduğu iki Maestrale'ye ilaveten sınıfın diğer iki gemisi, Lupo ve Minerva sınıfı gemiler ile Pakistan, Bangladeş, Ekvador, Kolombiya, Mısır, Peru ve Tayland'ın ilgilendiği yolunda haberler var. Sauro'lar da, denizaltı filosu kurma planı olan Filipinler ile Bangladeş ve Tayland'ın ilgisini çekmiş durumda.

İtalya ile benzer durumda olan, ekonomik sıkıntı ve daralan bütçeler ile boğuşan diğer Avrupa ülkelerinin ana ve yardımcı sınıf gemilerini erken emekliye ayırmaları, düşük maliyete kuvvet modernizasyonu hedefleyen küçük ülkeler için fırsat anlamına gelebilir. Bu ise, yeni tip korvet ve firkateyn başta olmak üzere savaş gemisi tasarlayıp üreten tersaneler için önemli bir dezavantaj anlamına gelebilir.

Bütçeleri küçülen, ihtiyaç miktarları tırpanlanan Avrupa donanmaları, Schelde, Navantia, DCNS, TKMS, BAE Systems gibi önde gelen savaş gemisi üreticilerine yetmeyecektir. Yükselen Asya ve Afrika pazarlarında ise bu firmaların yeni tasarımları, ironik olarak anavatanlarındaki kendi donanmaları ile rekabet etmek zorunda kalabilir. İkinci el gemi satışı ile görece modern platformlara düşük maliyetlere erişim imkânı bulan ülkeler, yüksek ilkalım, işletme ve idame maliyetine sahip yeni tasarımlardan kaçınabilirler veya ikinci el gemi transferini bu tip "sıfır" gemilere geçiş amacı ile, tecrübe ve eğitim maksadı ile özellikle tercih edebilirler. Bu ikinci durumda ise, Avrupalı tersaneler, kısa vadedeki kazançlarını, en azından bir müddet ötelemiş olacaklardır. Söz gelimi Filipinler'in Maestrale transferi, bu ülke ile İtalyan Fincantieri firması arasında kaçınılmaz olarak bir ilişkiler silsilesi teşkil edilmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla orta - uzun vadede Filipinler'in yeni askeri gemi ihtiyacında Fincantieri belirgin bir avantaj ile yarışa başlamış olacaktır.

Askeri gemi inşa sanayiini kuran ve son derece iddialı projelerle hem kendi donanmasını modernize eden hem de ihracat pazarına açılmaya başlayan Türkiye için, ikinci el gemi transferi piyasasını ve muhtemel ihtiyaç sahiplerini yakından takip etme zaruriyeti doğuyor. Başka bir deyişle, Türkiye'nin hedef pazarlarda "müşterinin ayağını alıştırmayı" öğrenmesi gerekiyor.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Türkiyenin bu piyasada meko sınıfı, ay sınıfı denizaltılar başta olmak üzere pek çok platformu satışa sunabilir ama Fırtına KMO satışındaki sorunlar ortada dururken telif hakkı konusu nasıl aşılabilir.

hbaris dedi ki...

Merhaba, yazınız çok güzel.
İtalya ve Fransa başta 4'er adet Horizon sınıfı destroyer almayı planlamış fakat daha sonra siparişleri 2 adete indirmiş ve 2'şer adet destroyeri kuvvetlerine katmışlardı. Yazınızda İtalya'nın 4 adet Horizon sınıfı destroy alacağından bahsetmişsiniz. Merak ettiğim, acaba bu destroyerlerde ilave siparişler mi söz konusu?
Barış TOK

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

Hatırlatmanız için çok teşekkür ederim. Evet, Tedarik edilecek Horizon sınıfı destroyer sayısı 2 olacak. Metinde düzeltme yaptım.

Adsız dedi ki...

Merhabalar, bizim ihracat hedefimizdeki ülkelerin ayağını alıştırmak için 2.el savaş gemisi verme şansımız olamaz. Çünkü tasarımlar bize ait değil. Zaten verebilmek içinde o ülkelerin onayı gerekir. Kaldıki onları versek bile tasarım sahibi ülkelere hizmet etmiş oluruz.

hbaris dedi ki...

Merhaba, aslında bu tip kesin yorumlardan önce şimdiye kadar olmuş ve olmakta olan gelişmeleri takip etmek gerekli.

Değindiğiniz tasarımın yerliliği ve sisteme sahip ülkenin onayı meselesi Türkiye için genelde doğrudur. Fakat bu durum savunma sanayimizin gelişmesiyle hızla değişmektedir ve istisnaları da mevcuttur bence.

Endonezya'nın denizaltı ihalesine bildiğiniz gibi Türkiye de katılmış ve bu ihaledeki teklif yeni üretilecek denizaltılar envantere girinceye kadar bir ya da iki adet Ay sınıfı denizaltının Endonezya'ya transferini içermekteydi. Ayrıca durumu sadece yeni denizaltı veya gemi satışı çerçevesinde de değerlendirmemek lazım. Türkiye Tip 209 sınıfı denizaltıların üretiminde tecrübe sahibi ve dünyada çokça kullanılan bu denizaltıların yarı ömür bakımları veya modernizasyonları için pastadan pay kapma şansı olabilir. Aynı çerçevede Perry sınıfı fırkateynler için Genesis modernizasyonu da değerlendirilmelidir.

Diğer bir istisna da Karakol botlarımız sayılabilir. Türkiye Dearsan'ın tasarımıyla Türkmenistan'a satış başarısı yakaladı. Bunun yanında Yonca-Onuk'un MTRP platformlarıyla pek çok ihracat başarısı mevcut. Belki ayak alıştırma deyimine Gürcistan örneği de verilebilir. Gürcistan'a bildiğim kadarıyla 1990 sonlarında Türk tipi avcı bot Türk Deniz Kuvvetlerinden transfer edilmişti. Daha sonra Gürcistan sahil güvenliği için Yonca-Onuk'tan MTRP tasarımı bot alımı gerçekleştirdi.

İleriki yıllarda umarım Milgem de uluslararası alanda kendini daha fazla gösterir ve bir ihracat başarısı yakalar.

Barış TOK