7 Nisan 2011 Perşembe

Türk Ordusu MRAP'larla Tanıştı

31 Mart Perşembe günü BMC'nin İzmir tesislerinde düzenlenen tören ile BMC-350 Kirpi Mayına Karşı Korumalı Araçlar (MKKA) Kara Kuvvetleri Komutanlığı hizmetine resmen girdi. Böylece ilk kez MRAP tipi bir araç Türk ordusu tarafından resmen kullanılmaya başlandı.

Yaygın olarak MRAP (Mine Resistant Ambush Protected: Mayına Dayanıklı - Pusuya Karşı Korumalı) olarak bilinen bu araç tipi, özellikle 2003 Irak Savaşı'ndan sonraki dönemde büyük önem kazandı. El yapımı patlayıcı olarak bilinen mayın ve bubi tuzakları ile pusulara karşı içindeki personeli koruma kapasitesine sahip bu araçların geliştirilmesi özel bir uzmanlık gerektiriyor. Çünkü araçların zırh yapısı belli standartları sağlamak zorunda, STANAG 4569 standardı ile belirlenen çeşitli koruma seviyeleri bulunuyor.



MRAP piyasası büyük bir ivme ile gelişmekte. Sadece ABD, 2006 yılından bu yana MRAP tipi araçların tedarik, yedek parça, bakım - onarım ve iyileştirmesi için $15 milyar civarında para harcamış durumda. Tedarik edilmiş ve edilecek olan araç sayısı ise 20,000'e yakın. Bu araçlar başta Irak ve Afganistan olmak üzere yoğun biçimde kullanılıyor. Aynı zamanda adı geçen ülkelerdeki müttefik ülke orduları tarafından da yaygın biçimde kullanılmaktalar.

En son Hakkari'nin Üzümlü köyü ve Şırnak'ın İdil ilçesi yakınlarında iki farklı mayınlı tuzak nedeniyle 7 askerimiz yaralandı. Her iki saldırıda da tuzaklar, araç geçişi sırasında patlatıldı. Terör örgütü bu tür saldırılarda el yapımı patlayıcı (EYP) olarak adlandırılan tuzaklar kullanıyor. Improvized Explosive Device - IED) olarak da adlandırılan ve sahrada bulunan malzeme ile üretilen mayın ve bubi tuzaklarının kullanımı Çeçenistan'dan sonra Irak ve Afganistan'da araç ve personele büyük kayıplar verdirdi. Bu tuzakları kullananlar tekniklerini sürekli geliştirmekte. Bu tehdit Türkiye'nin de canını çok yakıyor: 2003'ten bu yana Türk askeri ile karşı karşıya gelmeye cesaret edemeyen bölücü terör örgütü, mayın ile risksiz ama psikolojik etkisi güçlü saldırıları artırdı - Irak'taki ortamdan da faydalanarak teknik ve taktiklerini geliştirmekteler.

Terörist, içinde olduğu kirli savaşı idame ettirebilmek için devamlı surette taktik ve tekniklerini değiştirmek ve geliştirmek zorundadır. Çünkü varlığı, riski asgari ancak etkisi azami eylemlere bağlıdır. Bu tür eylemleri devamlı olarak gerçekleştirebilmesi, gerek iddialarını gündemde tutmak gerekse karşı tarafta yılgınlık ve bıkkınlık yaratmak için gereklidir. İşte bu yüzden de EYP tipi saldırılar terörist için çok önemlidir, zira bir ya da iki militanın ucuza maledip kolayca hazırladıklar ve güvenli bir mesafeden söz gelimi cep telefonu ile patlattıkları bir EYP'nin neden olacağı birkaç can kaybı, yaralılar ve ağır hasar görmüş aracın fotografları, kamuoyunda önemli etkiler yaratabilir.

Bu yüzden, Türkiye gibi terörle mücadele eden bir ülkenin EYP tipi tuzaklara karşı azami korumalı araçlara sahip olması, sadece taktik bir ihtiyaç değil aynı zamanda psikolojik mücadelenin de bir gerekliliğidir.

Dolayısıyla Türkiye, kendi mücadelesini kendi aklı, kendi taktiği ve kendi teknolojisi ile sürdürmek mecburiyetindedir.

31 Mart günü teslim edilen Kirpi araçlarına yakından göz atalım:

Kirpi, KKK ihtiyacı için başlatılan Taktik Tekerlekli Araç Projesi (TTA) kapsamında tedarik ediliyor. TTA Projesi, 4 grup altında farklı görev, ağırlık ve tiplerde araçların tedariğini içermekte. Bu grup ve tiplerin dağılımı ise şöyle:

1. Grup: 413 adet ¾ ton Komuta Kontrol Aracı, 448 adet ¾ ton Yük ve Personel Aracı,
2. Grup: 706 adet 2 ½ ton  Yük ve Personel Aracı,
3. Grup: 468 adet Mayına Karşı Korumalı Taktik Tekerlekli Araç,
4. Grup: 282 adet 5 ton Yük Aracı, 403 adet 10 ton Yük Aracı

18.12.2008 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında 1. Grup araçları için Otokar; 2, 3 ve 4. Grup araçları için ise BMC seçildi. Toplam 468 adet Kirpi, 3. Grup kapsamında üretilmekte. Teslimatlar 3 yıl içinde tamamlanacak.

Tam adı BMC-350-16Z Kirpi olan bu araç kamuoyuna ilk kez İstanbul'da 2009 yılında düzenlenen IDEF 2009 savunma fuarında tanıtıldı.

BMC, MRAP tipi bir araç için Araştırma - Geliştirme (ArGe) çalışmalarına 2005 - 2006 arasında başladı. Aracın geliştirilmesinde, İsrailli zırhlı araç üreticisi Hatehof'dan destek alındı. Zaten bu süreç sonunda doğan Kirpi, Hatehof tasarımı Navigator MRAP'ın bir türevi, Türkiye'ye uyarlanmış şekli.

15t ağırlık sınıfında ve 4x4 çekişli olan Kirpi, 8.9lt Cummins ISLe 350 turbo-dizel motor ve Allison 3000SP aktarma organı kullanıyor. Araç, şoför, araç komutanı ve 10 tam teçhizatlı asker taşıyabiliyor. Menzili 800km olan aracın korumasını artırmak için ilave zırh modülleri eklenebiliyor.

Kirpi'nin mayın koruma seviyesi ile ilgili açık kaynaklarda net bir veri bulunmuyor. Ancak Kirpi'nin atası olan Hatehof Navigator'un STANAG 4569 Level 3 korumasına sahip olduğu, gövde altının ise el bombaları ve mayınlara karşı Level 3b seviyesine kadar koruma sağladığı biliniyor.

Kirpi, Türkiye'nin MRAP alanında hizmete aldığı ilk araç. BMC'nin askeri zırhlı araç tecrübesinin mihenk taşını BTR 8x8 zırhlı personel taşıyıcı modernizasyonu teşkil etmekte. Bunun haricinde silahlı kuvvetler için taktik tekerlekli araç üreten şirketin, zırhlı araç geliştirme ve üretim tecrübesi bulunmuyor. Dolayısıyla Kirpi, şirket için aynı zamanda bir rüşd ispatlama vesilesi olacak. Bu nedenle, yabancı bir ortak ile işbirliğine gidilmesi ve teknoloji, tecrübe transferi gerçekleştirilmesi makul ve mantıklı bir yöntemdir. Ancak eğer şirket, Türkiye'nin kendine özgü coğrafi koşulları ile terörle mücadele ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarımı tadil edemezse, başka bir deyişle özgün ihtiyaçlara özgün çözümler geliştiremezse... İşte o zaman harcanan para ve emekler boşa gitmiş olacaktır.

Kirpiler, Türk ordusuna hayırlı olsun...

Hiç yorum yok: