14 Ocak 2010 Perşembe

Türk Deniz Kuvvetleri'nde Firkateynler

İkinci el firkateyn transferlerini incelediğim ve halen devam eden çalışmamın, Türk Deniz Kuvvetleri ile ilgili bölümü:
 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra NATO’ya üyeliği ile birlikte diğer kuvvetlerde olduğu gibi Türk Deniz Kuvvetleri’nde de (TDzK) uzun süren bir yabancı sistemlere bağlılık başladı. 1980’lerin sonlarına kadar Türk Deniz Kuvvetleri’nin ana vurucu gücünü, ABD’den yardım kapsamında gelen, İkinci Dünya Savaşı gazisi, FRAM (Fleet Rehabilitation and Modernization) I ve II modernizasyonlarına tabi tutulmuş Alan M Sumner ve Gearing sınıfı destroyerler teşkil etti.



Deniz kuvvetlerindeki ABD’ye olan bu bağlılığın kırılmasına yönelik (Berk refakat muhribi girişimi sayılmazsa) ilk ciddi adım, 1982 yılında Alman Blohm und Voss tersanesi ile imzalanan Track I projesi sözleşmesi idi. 4 adet MEKO 200TN tipi genel maksat firkateyninin ilk ikisinin Almanya’da, geri kalan ikisinin Gölcük Tersanesi’nde inşa edilmesini içeren proje ile Türk Deniz Kuvvetleri’nin hizmetine ilk kez modern firkateynler girmiş oldu. Bu projeyi 19.01.1990 tarihinde imzalanan ve iki adet firkateyni içeren Track IIA ve 14.12.1992 tarihinde imzalanan, yine iki gemiyi kapsayan Track IIB projeleri takip etti. Track I firkateynleri Yavuz sınıfı olarak 1987 – 1989 yılları arasında, Track II firkateynleri ise Barbaros (Track IIA) ve Salih Reis (Track IIB) sınıfı olarak 1997 – 2000 yılları arasında hizmete girdiler. Track IIC olarak adlandırılan ve yine 2 firkateyni içeren dördüncü paket ise hayata geçirilmedi.

MEKO 200’ler ile birlikte TDzK ilk kez gemilerden hava savunma füzesi kullanma kabiliyetine erişmiş oldu.

MEKO 200 Projesi’nin, Doğan sınıfı hücumbot projesi ile birlikte, Türkiye’de modern bir askeri gemi inşa sanayii kurma girişiminin ilk aşamasını teşkil ettiği söylenebilir. Bu proje ile birlikte Türk gemi inşa sanayii, modern savaş gemisi tasarım, inşa ve sistem entegrasyon konularında bilgi ve tecrübe sahibi oldu. Ancak bu projenin, Türkiye’nin savaş gemisi konusunda dış bağımlılığını bir anda sona erdirmesi mümkün değildi. Nitekim 2000’lerin başlarına kadar FF-1052 Knox, FFG-7 Oliver Hazard Perry ve ardından A-69 D’estienne D’orves sınıfı firkateynler transfer edildi.

NATO müşterek tatbikatlarından olan Display Determination 1992 sırasında, 01.10.1992 gecesi ABD uçak gemisi Saratoga’dan ateşlenen iki adet RIM-7 Sea Sparrow hava savunma füzesi, Saratoga ile beraber seyretmekte olan DM357 Muavenet destroyerini köprüüstü kısmından vurarak beş denizcinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu olaydan sonra ABD, tazminat olarak bir adet FF-1052 Knox sınıfı firkateyni TDzK’ne hibe olarak, üç adet firkateyni de düşük bedelle transfer etti. TDzK’de Tepe sınıfı olarak adlandırılan ve ilki F250 Muavenet olarak adlandırılan bu gemiler 29.11.1993 tarihinde hizmete girdi. Dört adet daha Knox sınıfı firkateyn de ertesi yıl, 1994’te, hizmete girerek TDzK’deki Tepe sınıfı firkateyn sayısını 8’e çıkardı. Türkiye ABD’den ayrıca yedek parça gemisi olarak kullanılmak üzere 4 adet Knox (FF-1059 Sims, FF-1080 Paul, FF-1082 Montgomery ve FF-1091 Miller) alındı. Böylece TDzK envanterine toplam 12 adet FF-1052 Knox sınıfı firkateyn girmiş oldu.

Knox sınıfı firkateynler TDzK’de, alımlarının gündeme gelmesinden itibaren büyük bir muhalefetle karşılaştılar. Bu muhalefetin ana nedenleri, gemilerin oldukça yıpranmış olmaları ve silah sistemlerinin yetersiz olmaları olarak sıralanabilir. İstim tipi tahrik sistemini haiz olan bu firkateynlerin kazanlarının ısıtılması ve akabinde seyre çıkış yani reaksiyon sürelerinin ve harbe hazırlık oranlarının düşük olması, yüksek işletme ve idame giderleri ile düşük performansları, TDzK’deki hizmet sürelerinin görece kısa olmasına neden oldu: Tepe sınıfınının 4 gemisi, hizmete girmelerinden 7 – 8 yıl sonra emekliye ayrılmışlardır. 2009 itibariyle Tepe sınıfından sadece bir gemi, F253 Zafer hizmette kalmış durumda.

TDzK’nin suüstü vurucu gücünü oluşturan filolarını gençleştirme çalışmalarının en önemlilerinden birini, ironik şekilde, 1990’ların sonlarında başlayan ikinci el FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı firkateyn transferleri teşkil etmiştir.

Aslında Türkiye’nin FFG-7 firkateynleri ile tanışıklığı 1980’e kadar uzanmakta. Track I ve Track II projelerinin temsil ettiği modernizasyon faaliyetleri kapsamına alınabilecek bir girişim ile, 1980 yılında ABD ile imzalanan bir mutabakat muhtırasına göre İstanbul Taşkızak Tersanesi’nde dört adet FFG-7 sınıfı firkateyn, lisans altında inşa edilecekti. Ancak Taşkızak Tersanesi’nin teknik altyapı ve tecrübesinin bu boyutta bir gemi inşasına elverişli olmaması, yapılması gereken yatırım maliyetinin büyüklüğü ve bütçe sıkıntıları, bu projenin iptal edilmesine neden oldu.

Soğuk Savaş döneminde alan hava savunması ve DSH maksatlı bir refakat firkateyni olarak tasarlanan FFG-7’ler üzerindeki yük, SSCB’nin yıkılması ve Atlantik’teki Rus denizaltı tehdidinin ortadan kalkması ile önemli oranda azaldı. Bu ise, ABD DzK hizmetindeki toplam 51 adet FFG-7’nin önemli bölümünün ihtiyaç fazlası olarak emekliye ayrılmasına neden oldu. Bu gemiler, ABD’nin dost ve müttefiklerine düşük fiyata satılmaya ve/veya hibe edilmeye başlandı. Tasarım özellikleri itibariyle zaten düşük işletme ve idame maliyetine sahip FFG-7’ler, fazla yüksek bir ilkalım külfetine sahip olmadıkları için çok sayıda ülke donanması tarafından talep gördü. TDzK da, Yavuz, Barbaros ve Salihreis sınıflarının temsil modernizasyon ve gençleştirme atılımının devamı olarak bu gemilere ilgi gösterdi.

TDzK hizmetine ilk FFG-7’ler 24.07.1998 tarihinde girdi. F490 Gaziantep, F491 Giresun ve F492 Gemlik adları ile ve Gabya sınıfı adı altında göreve başlayan gemiler, denize inişlerinin üzerinden 50 yıldan fazla zaman geçmiş ve artık faydalı hizmet ömürlerinin sonuna gelmiş olan Gearing tipi destroyerlerin yerine geçerek, donanmada büyük bir gençleşme sağladılar. TDzK tarafından Gabya sınıfı adı verilen bu gemiler ile birlikte TDzK ilk kez alan hava savunması imkan ve kabiliyeti kazandı.

İlk üç gemiden sonra ABD’den 22.07.1999 tarihinde F493 Gelibolu, 08.06.2000 tarihinde F-494 Gökçeada, 25.07.2000 tarihinde F-495 Gediz, 11.04.2002 tarihinde  F-496 Gökova ve en son 04.04.2003 tarihinde F-497 Göksu firkateynleri transfer edildi. Ayrıca FFG-10 Duncan firkateyni, yedek parça gemisi kullanılmak üzere alındı.    Hizmete girdiklerinde, SH-2 Sea Sprite helikopterlerinin iniş kalkışına uygun şekilde, “kısa gövdeli” (Short Hull) olan gemiler, Gölcük Tersanesi’nde kıç kısımlarının eğimi artırılmak suretiyle uzatılarak “uzun gövdeli” (Long Hull) versiyona tadil edilerek S-70B SeaHawk helikopterlerinin iniş kalkışına uygun hale getirildiler. Bu tadilat kapsamında gemilerin helikopter pistlerinin boyu 3.16m uzatıldı, helikopterlerin inişini kolaylaştıracak ASIST sistemi monte edildi  ve helikopterlerin güvenli bir şekilde yaklaşıp alçalmaları için kıçtaki kapstan ve babalar alçaltıldı.

Gabya sınıfının hizmete girmesinden kısa süre sonra, muharebe komuta kontrol sistemlerinin modernizasyonu gündeme geldi. GENESİS (Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi) adı verilen proje, gemilerdeki mevcut AN/SPS-55, AN/SPS-49, Mk92 ve seyrüsefer radarları ile IFF (Identification Friend or Foe; Dost Düşman Tanıma) sistemlerinden toplanan verilerin, müşterek bir taktik resim oluşturmak amacıyla birleştirilmesi; Link 11 / 16 yeteneğinin kazandırılması ve otomatik hedef tespit, teşhis ve takibini sağlayacak OTOHETTS (Otomatik Hedef Tespit ve Takip Sistemi) geliştirilmesi ve entegrasyonunu kapsıyor. Ayrıca SHM’de bulunan eski operatör konsollarının yeni nesil ergonomik çok amaçlı konsollarla değiştirilmesi de GENESIS projesinin kapsamında bulunmakta. COTS (Commercial Off The Shelf; Hazır Ticari Ürün) sistemlerin yoğun olarak kullanıldığı projede 2009 itibari ile 4 adet gemide modernizasyon çalışmaları tamamlanmış durumda. GENESİS modernizasyonundan geçmiş firkateynler NATO müşterek tatbikatları, Active Endeavour, Akdeniz Kalkanı, Operation Allied Provider ve CTF-151 harekâtları gibi çokuluslu görevlerde aktif olarak görev almaktalar. Öte yandan GENESIS projesi ana yüklenicisi HAVELSAN ile ABD’li Raytheon firmaları arasında 2009 yılında imzalanan işbirliği anlaşması uyarınca, iki firma, GENESIS projesini, FFG-7 kullanıcısı ülkelere birlikte pazarlamaktalar.

TDzK, FFG-7’lerin Mk13 lançerlerinden ateşlenen RIM-66A SM-1MR Standard füzeleri ile kazandığı alan hava savunması kabiliyetini bir adım daha ileri taşımak için, dört adet Gabya sınıfı firkateyne ikişer adet dörtlü Mk41 VLS (Vertical Launching System; Dikey Fırlatma Sistemi) lançer sistemi ve bu lançerlerden ateşlenecek RIM-162 ESSM (Evolved Sea Sparrow Missile) hava savunma füzelerini entegre etmek için proje başlattı. Bu kapsamda Lockheed Martin üretimi Mk41 lançerlerinin FMS (Foreign Military Sales) programı ile satışına ilişkin DSCA (Defense Security and Cooperation Agency; Savunma Güvenlik ve İşbirliği Kurumu) tarafından ABD Kongresi’ne bildirim, 2008 Nisan’ında yapıldı. ESSM füzelerinin güdüm kontrolü için gerekli Mk92 atış kontrol radarı modernizasyonu için ise yine FMS programı dahilinde ABD DzK ile ana yüklenici Lockheed Martin arasındaki sözleşme 2009 Mart’ında imzalandı. Mk92 modernizasyonu ile Mk41 ve ESSM entegrasyonunun GENESIS projesi kapsamında modernize edilecek son dört Gabya sınıfı gemiye, yani F494 Gökçeada, F495 Gediz, F496 Gökova ve F497 Göksu’ya, GENESIS tadilat çalışmaları sırasında yapılması bekleniyor.

Gabya sınıfının son dört gemisine Mk41 ve ESSM kabiliyeti kazandırılmasının, 1990’ların sonlarında gündeme gelen ve özellikle bütçe sıkıntıları nedeniyle iptal edilip uzun süre rafta bekleyen TF-2000 alan hava savunma ve komuta kontrol firkateyni projesi hayata geçene kadar oluşacak açığı kapamayı amaçladığı iddia edilebilir.

Türkiye’de FFG-7’ler için modernizasyon çalışmaları devam ederken, bu sınıftan daha fazla gemiyi hizmet dışına çıkaran ve Mk13 lançerlerini sökerek SeaHawk odaklı DSH görevlerine ayıran ABD’den 2007 yılında, iki adet daha firkateynin transferi teklifi geldi.

ABD Kongresi tarafından, ABD Başkanı’na, Türkiye’ye bir adet Osprey sınıfı mayın tarama gemisi ile iki adet FFG-7 güdümlü füzeli firkateynin (FFG-12 George Philip ve FFG-14 Sides) transferine yetki veren kararname 07.07.2007 tarihinde yayınlandı. FFG-12 ve FFG-14, 2003 yılında emekliye ayrılarak, San Diego Deniz Üssü’ne çekilmiş, Portekiz başta olmak üzere bazı yabancı deniz kuvvetlerine teklif edilmişti. Gemilerden birinin hibe, diğerinin ise satış yolu ile transferi teklifi ile Türkiye ciddi biçimde ilgilendi. Bu kapsamda incelemeler için San Diego’ya personel gönderildi, hatta gemilerde görev yapacak personel bile belirlendi.

Ancak söz konusu transfer, devir teslim maliyetinin kabul edilemez boyutlara ulaşması nedeni ile iptal edildi. Gemileri inceleyen heyetin TDzK komuta katına sunduğu rapora göre, gemilerin hibe edilmesine rağmen, silah sistemlerinin ayrıca satın alınması, gemilerin Türkiye’ye getirilmesi, “cold ship” seviyesinden tekrar aktif duruma getirilmeleri için gereken tadilat ve akabinde bakım ve modernizasyon maliyetlerinin yüksek oluşu, devir teslimin hesaplanandan daha pahalıya mâl olacağı anlamına geliyordu. Rapora göre devir teslim toplam EUR 160,000,000 bedele mâl olacaktı.

2 yorum:

Emre dedi ki...

Sn. Arda Mevlütoğlu,


Savunma ve Havacılık dergisinin 05/2010 sayısında MİLGEM korvetlerinden Heybeliada'ya monte edilmek üzere başka bir platformdan sökülmüş 76mm'lik bir deniz topunun üzerinde kupolo ile ilgili çalışmalar yapıldığı yazılıydı. Benim merak ettiğim bu 76mm'Lik top hangi platformdan sökülmüş olabilir. Tahminim ise Perry sınıfı firkateynlerden GENESIS ve ESSM modernizasyonu yapılan platfromlardan biri olabileceği yönünde. Şöyle bir durum söz konusu olabilir mi? ESSM için monte edilecek MK41 lançerleri 76mm'lik topun olduğu yere monte edilecek olduğu için orada ki top sökülmüş ve yeni bir kupolo (stealth karakterli) ile Heybeliada korvetinde kullanılacak mıdır. Eğer değilse MK41 lançerleri Perry sınıfı gemilerin neresine monte edilecek ve Heybeliada ya monte edilecek 76mm'lik top hangi gemiden söküldü. Bu konuda bizleri bilgilendirebilirseniz çok sevinirim. Ayrıca yazılarınıza beğenerek okuyorum ve bu vesileyle sizi tebrik ediyorum

Saygılarımla,

Emre CELAYİR

Arda Mevlutoglu dedi ki...

Merhaba,

Türk Deniz Kuvvetleri, ABD'den 8 adet ikinci el FFG-7 sınıfı güdümlü mermili firkateyn tedarik etti ve bunlar halen hizmet vermekte.

Bu gemilere ilaveten ayrıca bir adet daha FFG-7 sınıfı gemi, FFG-10 Duncan, yedek parça olarak kullanılmak üzere transfer edildi.

Benim tahminim, TCG Heybeliada'da kullanılmak üzere hazırlanan 76mm topun, FFG-10 Duncan'dan sökülmüş olduğudur.

Sevgiler,