31 Temmuz 2009 Cuma

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim III

Dışişleri Bakanlığı'ndan yanıt geldi. Aynen şöyle:

191047, 210505 ve 210069 sayılı bilgi edinme başvurularınız Bakanlığımızca Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.

191047 sayılı bilgi edinme başvurunuzun içerik olarak Bakanlığımızın birden fazla biriminin görev alanına girmesi nedeniyle, başvurunuzun Kanunun 16. maddesi ışığında değerlendirme süreci uzamıştır.

Yunanistan Modernize Edilen Firkateynini Teslim Aldı

Yunan Deniz Kuvvetleri, modernize edilen Elli sınıfı F-450 Elli firkateynini, Skaramanga’daki Hellenic Shipyards Tersanesi’nde 28 Temmuz günü düzenlenen bir törenle teslim aldı.

Elli, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki 10 adet eski Hollanda yapımı Kortenaer sınıfı firkateynden modernizasyona tabi tutulan beşinci gemi.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim II

Başvuru Tarihi: 27.07.2009 / Başvuru Sayısı: 210505


Sayın yetkili,

06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna henüz bir yanıt alamamış bulunuyorum.

Söz konusu başvurumun dayanak noktasını teşkil eden 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 11. maddesine göre, talep ettiğim bilgi ve / veya belgeye 15 iş günü içerisinde erişimimin sağlanması, eğer bu mümkün değil ise 30 iş günü içerisinde sağlanacağına dair tarafımın, 15 iş günlük sürenin bitiminden önce bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Başvurumun üzerinden 15 iş gününden fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, başvuruma herhangi bir geri dönüş gerçekleşmediği gibi, bilgi edinme talebime verilecek cevabın gecikeceğine dair de herhangi bir bilgilendirme gerçekleşmemiştir.

Bu kapsamda,

1. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusunun son durumu,

2. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna neden 15 iş günü içerisinde yanıt verilmediği,

3. 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile yapmış olduğum bilgi edinme başvurusuna ne zaman yanıt verileceği

hususlarında ivedilikle bilgi edinmek istiyorum.

Gereği için ilginize, saygılarımla, arz ederim.

M. Arda MEVLÜTOĞLU

26 Temmuz 2009 Pazar

Haftalık Bakış #10: Gelişen Hindistan - ABD İlişkileri ve EUMA Meselesi

Gelişen Hindistan - ABD İlişkileri ve EUMA Meselesi

ABD’nin Hindistan’la ilişkileri son yıllarda hızla gelişmekte. Özellikle 11 Eylül sonrası dönemde değişen Orta Asya ve Asya – Pasifik politikaları, Çin’in yükselişi ve enerji stratejileri, bu gelişimin temellerini teşkil ediyor. Nükleer teknoloji ve savunma sistemleri alımlarında iyice belirginleşen ve stratejik ittifaka doğru yönelen ABD – Hindistan ilişkileri, geçtiğimiz hafta, 20 Temmuz’da imzalandığı açıklanan EUMA (End Use Monitoring Agreement; Son Kullanıcı Takip Anlaşması) belgesi ile yeni bir rotaya girdi.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Uygur Türkleri Hakkındaki Bilgi Talebim

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları başlıklı yazımda bahsettiğim, Uygur Türkleri'nin dramı ile ilgili Dışişleri Bakanlığı Bilgi Edinme Birimi'ne, 06.07.2009 tarih ve 191047 numaralı dilekçe ile,

Hiç Gidilmemiş Yoldan Gitmek

...Bir resim dersinde 6 yaşında bir kız resim yaparken, öğretmeni yanına yaklaşır: “Ne resmi yapıyorsun?” diye sorar. Kız, “Allah’ın resmini yapıyorum.” der. Öğretmen, “İyi ama Allah’ı bugüne kadar kimse görmedi ki.” deyince kız, “Birazdan görecekler.” diye cevap verir...

Temel Aksoy blogunda, yaratıcılık ve kalıp dışı düşünce üzerine son derece etkileyici bir yazı yazmış:

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Project Tiger

Project Tiger

Bir sabah kahvesi ile en güzel giden şey, yudumlara eşlik edecek güzel bir iki makale ya da incelemekten keyif alabileceğim bir site.. Sağolsun sevgili dostum Selçuk da bana bu imkânı sağlıyor.

Selçuk'ın "Tiger" adını verdiği proje, yakın hava desteği, keşif gözetleme ve ileri hava kontrolörü görevlerinde kullanılabilecek, hafif bir pervaneli uçağın kavramsal tasarımı üzerine. İlham kaynağı Almanlar'ın meşhur 2. Dünya Savaşı av uçağı FW-190 olan Tiger'ın şekillenmesinde, naçizane yorum ve görüşlerimi Selçuk'la paylaşmaktayım.

Endüstriyel tasarım işte bu yüzden çok zor: Hayal gücü ile mühendislik arasında bir orta yol bulmak zorunda tasarımcı. Bir yanda gerçek dünyanın (bütçe, isterler, görevler, fizik vb) dayatmaları, öte yandan estetik ve idealist kaygılar; hayal gücünü gerçekleştirme arzusu. Aynı mimarlar gibi, endüstriyel tasarımcılar da kolay kolay kimseye yaranamaz.

Selçuk'un çalışmaları bu açıdan çok istisnâi bir örnek teşkil ediyor. Eminim ki Tiger da bu seriyi bozmayacak. Ortaya güzel bir uçak tasarımı çıkacak.

21 Temmuz 2009 Salı

Ufak Rötuşlar...

Siyah Gri Beyaz'da ufak bazı düzenleme ve değişiklikler yaptım.

Siyah Gri Beyaz, Blogger altyapısını kullanan bir blog. Ancak kendi alan adım ve sunucum üzerinden yayın yaptığım için yapabileceğim yapısal değişikliklerin nitelik ve sayısı sınırlı.

1. "Social Bookmarking" (Sosyal yer İmleri) özelliğini ekledim. Fare imleci sağ taraftaki "Yer İmleri & Paylaşım" altbaşlığının altındaki beyaz kutunun üzerine getirildiğinde açılan kutu içerisinden, Siyah Gri Beyaz'daki yazıları paylaşmak için çok çeşitli araçlar çıkıyor. Klasik e-mail ile arkadaşa gönderme fonksiyonundan facebook, MySpace gibi paylaşım ortamlarına kadar pek çok özellik mevcut.

Bunun dışında FeedBlitz altyapısını kullanan Siyah Gri Beyaz Bülten abonelik sistemi de devam ediyor.

2. Blogger'ın klasik turuncu zemin üzerine "B" harfli logosu yerine, kendim bir logo (favicon) hazırladım.

3. Sitemeter ile tutulan toplam ziyaretçi sayısı istatistiği güncellendi. Siyah Gri Beyaz yayınının kesintiye uğramadan önceki, Nisan 2005 - Temmuz 2007 dönemini kapsayan sayısı bilgisi, Temmuz 2007'den bugüne kadarki sayı ile birleştirildi.

4. Yazıların sayfa marjini, başlık font ve diğer küçük ayarları değiştirdim.

Umarım sonuçları okuma keyfini artırıcı yönde olur.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

SSN Kulübüne Avustralya da mı Katılıyor?

Hindistan'ın ilk nükleer denizaltısını denize indirme hazırlıklarını yaptığı sırada, Asya - Pasifik'in yükselen gücü Avustralya'da da bu konudaki tartışmalar tekrar alevlendi.

Halihazırda 6 adet Collins sınıfı dizel elektrik sınıfı denizaltıya sahip olan Avustralya, kısa süre önce açıklanan 20 yıllık tedarik planı uyarınca filosunu iki katına çıkartacak, yani 12 adet denizaltı inşa edecek. Collins sınıfı, dizel elektrik denizaltılar arasında tonaj bakımından en büyük tasarımlardan biri; İsveç Kockums tersanesi ile birlikte geliştirilmişlerdi.

17 Temmuz 2009 Cuma

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi: Güncelleme

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi ile ilgili yeni gelişme: India Today'in haberine göre "Arihant" olarak adlandırılan nükleer takatli saldırı denizaltısı, resmî bir törenle 26 Temmuz günü denize indirilecek.

Habere göre Arihant, Hindistan'ın 1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nden kiraladığı "Charlie I" sınıfı baz alınarak tasarlandı.

ATV projesinin, Rus Proje 670A Skat (NATO kod adı "Charlie I") türevi olduğuna dair başka Hint kaynakları da mevcut. Dolayısıyla bu bilginin doğruluk derecesi yüksek olabilir. ATV ile Charlie I arasındaki tasarım benzerliği hakkında daha sağlıklı bilgiyi muhtemelen denize iniş töreni sırasında elde etmek mümkün olacak, en azından görsel tasarım açısından.

14 Temmuz 2009 Salı

Hindistan'ın Nükleer Denizaltı Projesi

Hindistan, "Advanced Technology Vessel" projesi dahilinde inşa ettiği ilk nükleer saldırı denizaltısı "Chakra"'yı Ağustos ayında denize indiriyor.

Chakra'nın, Proje 971 Akula tasarımı baz alınarak geliştirildiği belirtiliyor. Aynı tipteki "Nerpa" adlı denizaltı Rusya'dan kiralanmış, ancak devir teslimden hemen önce gerçekleşen bir kaza sonucu 20 denizci hayatını kaybetmişti. Nerpa'nın, onarımını müteakiben bu sene sonunda Hint DzK'ne teslim edilmesi söz konusu.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Okur Mektubu: Çanakkale Savaşı ve Planlar

Not: Bu makaleyi değerli Taner Kılınç Bey kaleme almıştır. Kendisinin kıymetli araştırma ve yazılarını Siyah Gri Beyaz aracılığı ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.





Herkes daha doğrusu hepimiz Çanakkale Savaşı'nın destansı sahnelerini biliriz. Hoş bazıları yeni bir ulusal anlayışın doğduğu ve tarihin akışının değiştiği savaşa akıl almaz hurafeler katsa da Çanakkale Savaşı'nın nelere mal olduğu ve iki ulusun kaderini (Biz Türklerin ve Rusların kaderlerini) nasıl değiştirdiğini az ya da çok bilmekteyiz. Çanakkale Şavaşı'nın nedenleri anlatılır hep tarih kitaplarında; ve de savaşın sonuçları da anlatılır. Bunları da az veya çok bilinmektedir. Peki ya İtilaf Kuvvetleri Çanakkale Boğazını geçselerdi ne yapacaklardı; daha doğrusu ne yapmayı planlıyorlardı bunlar savaş tarihinde pek konuşulmayan konulardır. Savaş sadece İngiliz ve Fransızların Ruslara yardım götürmesi veya yeni bir cephe açmak şeklinde özetlenebilir. Fakat Müttefikler bunu nasıl yapmayı planlıyorlardı? İstanbul'u ele geçirdikten sonra kim nereyi işgal edecekti? Boğazları kim ne şekilde kontrol edecekti? Bu konular akademisyen tarihçilerin dışında pek kimsenin ilgisini çekmemektedir. Oysaki bir kentin müttefik ordular tarafından işgal edilmesi gerçekten çok hassas bir konudur. 2.Dünya Savaşı sonunda Berlin'in işgalinde bunu gördük. Berlin yaklaşık 40 yılı aşkın bir süre Amerikan-İngiliz-Fransız-Rus orduları arasında paylaşıldı ve ortaya çıkan rejim sorunu yüzünden bu paylaşım önce Berlin Ablukasını,sonra da Berlin Duvarı sonucunu doğurdu. Bu sonuçlar aslında plansız yapılan ve de anlaşmadan yapılan bir müttefik işgalin sonucudur.
Oysa ki Berlin işgalinden 30 yıl önce dünyanın en önemli su yollarından birinin ve en önemli başkentlerinden birinin paylaşım planı yapılmıştı. Hemde ince hesaplamalar yapılarak, dengeler gözetilerek.

Nasıl mı? Görelim...


12 Temmuz 2009 Pazar

AH-64T Apache "What If"* Çalışması

Modelsitesi.com modelcilik hobi sitesinden değerli Burak Özdil, ABD Boeing yapımı AH-64D Longbow saldırı helikopterinin, Academy Model firması üretimi 1:48 ölçekli modelini Türk Kara Kuvvetleri renklerine boyayarak, ilginç bir "what if" çalışmasına imza atmış.

Bilidiniği gibi Türkiye bir süredir, elindeki taarruz helikopteri filosunun üzerindeki yükü hafifletmek ve ATAK helikopterleri hizmete girene kadar oluşacak ihtiyacı karşılamak için acil alım seçeneklerini değerlendirmekte. Bu kapsamda Rusya'dan Mi-28 ve ABD'den ikinci el AH-1W alımlarının araştırıldığına dair haberler basına yansımıştı. Apache'nin de bu süreçte zaman zaman adı geçmekte. Bu nedenle söz konusu model çalışması daha da ilgi çekici bir niteliğe sahip.

Siyah Gri Beyaz'a Etiket Özelliğini Ekledim

Aslında hep olan bir özellikti bu etiket (tag) işlevi, ancak ben ihmal ettiğimin yeni farkına vardım.

Her bir yazının altındaki anahtar kelimelere tıklayarak, o anahtar kelimelerle etiketlenmiş diğer eski yazılara ulaşmak mümkün. Böylelikle bir konuyla ilintili olabilecek diğer haber ve yazıları da okuyark daha geniş bir izlenim edinmek kolaylaşıyor.

Siyah Gri Beyaz'da şimdiye kadar yayınlanmış 224 yazı için tek tek etiket girmek ve düzenlemek biraz zaman aldı ama umarım okuma keyfini ve verimini artırıcı etkisi olur.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Türkiye'nin Gerçekleşmemiş FFG-7 İnşa Projesi

Uzun süredir, 1990 - 2010 yılları arasında gerçekleşen ikinci el firkateyn hibe ve transferlerini incelediğim bir makale üzerinde çalışmaktayım. Bu çalışma kapsamında araştırma yaparken, değerli dostum Cem Devrim Yaylalı, okuduğu bir kitaptaki son derece ilginç bir bilgiyi benimle paylaştı.

Yaylalı'nın bahsettiği bilgiye göre, Türkiye'nin FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı firkateynlerle tanışıklığı, Gabya sınıfının trasnferinden çok öncesine, 1980'e kadar uzanıyor. Alman MEKO firkateyn projesinin mimarlarından, gemi inşa mühendisi Karl Otto Sadler, "MEKO - Eine Erfolgsstory" adlı kitabında, Türkiye ile ABD arasında 1980'de 4 adet FFG-7 Oliver Hazard Perry sınıfı güdümlü mermili firkateynin Gölcük Donanma Tersanesi'nde lisans altında inşası hakkında bir anlaşma imzalandığı, ancak daha sonra gerek teknik altyapı ve tecrübe eksikliği gerekse bütçe sıkıntılarından dolayı bu projenin iptal edildiğini yazıyordu.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Bir Haysiyet Turnusolu Olarak Palau Adaları

Palau Adaları'nı bilir misiniz? Nerededir? Adında "ada" kelimesi geçtiğine göre bir denizde olmalı. Hangi denizde? Neden önemlidir Palau Adaları?

Efendim, Palau Adaları, Wikipedia'ya göre, Büyük Okyanus'un ortasında, toplam 459 km2'lik bir alan üzerine kurulu bu ada-devlet, bağımsızlığını 1994 yılında kazanmış. O zamana kadar ABD'ye bağlı, yarı özerk bir yönetim imiş. Temmuz 2007 verilerine göre nüfusu 20,942; GSMH 160 milyon Dolar'ı bulmuyor, kişi başı milli gelir 10,000 Dolar civarlarında.

Böyle küçük bir ada-devletin nasıl bir önem arz ettiğini anlamak için önce başka bir adaya gitmek gerek:

Küba'ya.

Bilindiği gibi Küba, ABD'nin ezeli düşmanı, Castro'nun memleketi bir ülke. Ancak Küba Adası'nın güneydoğu ucunda, ABD toprakları olan bir yer var: Guantanamo. Burada ABD üssü ve meşhur esir kampı bulunuyor. ABD, 11 Eylül'den sonra özellikle Afganistan ve daha sonra Ortadoğu ve Afrika'da "Teröre Karşı Küresel Savaş" bünyesinde ele geçirdiği "tutsaklar"ı buradaki üste gözlem altında tutuyor. Dünyanın görmüş olduğu en aşağılık devlet adamlarından biri olan George Bush ve onun daha da rezil yönetiminin, her türlü hukuk ve insaf kaidelerine karşı gelerek ve haklarında herhangi bir suçlama, iddia vs'de bulunmadan öylece esir tuttuğu bu tutsakların durumu, uluslararası kamuoyunun yoğun tepkisini çekmekte. Uluslararası ve iç hukuktan kaçınmak için bu tutsaklar ABD hükümeti tarafından uydurulmuş bir terim olan "düşman savaşçı" (enemy combattant) olarak adlandırılıyor.