3 Ağustos 2009 Pazartesi

Kafkasya Savaşı: Bir Yıl Sonra

Gürcistan’ın ayrılıkçı Güney Osetya’ya düzenlediği askeri harekât ile başlayan ve Rusya’nın müdahalesi ile büyüyen savaşın üzerinden bir yıl geçti. 2008 7 Ağustos’unu 8 Ağustos’a bağlayan gece Gürcü birlikleri, tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmiş olan Güney Osetya’daki birliklere hava ve topçu taarruzu başlatmış, akabinde çatışmalar, yamaçtan yuvarlanan kar topuun çığa dönüşmesi misali tüm Gürcistan’a yayılmıştı.
5 gün süren savaşı yakından takip etmeye çalışmıştım. Şahsen bu çatışmayı “Kafkasya Savaşı” olarak adlandırmayı tercih ediyorum, her ne kadar savaş tüm Kafkaslar’a yayılmamış olsa da.


Bu savaş, Kafkaslar’ın enerji hatlarının güvenliği ve özellikle Orta Asya ile Karadeniz Havzası bölgelerindeki daha küresel bir güç mücadelesinde, Kafkasya’nın yerini ve önemini hatırlattığı için bence bu şekilde adlandırılmayı hak ediyor. “Rus – Gürcü Savaşı” aşırı sadeleştirilmiş, olayı dar açıdan gören bir tanımlama olur.

Gürcistan, 2008 Pekin Olimpiyatları ile aynı güne denk gelen ya da getirilen bu harekâttan önce deyim yerindeyse NATO’nun eşiğindeydi. Son NATO zirvesinde, Rusya’nın baskısı ile üyeliği ertelenmişti gerçi ancak ABD başta olmak üzere Batı bloku ile arasındaki yoğun askeri ilişkiler, ülkede bir güven hissi oluşturmuş, Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’ye “itici güç” vermişti.

Sonuçta ne oldu?

Daha önceden tek taraflı bağımsızlıklarını ilan etmiş olan Güney Osetya ile Abhazya, Gürcü merkezî yönetiminden iyice koptular. Rusya bu iki bölgenin tarafsızlıklarını tanıdı, yardımlar yaptı. Bölgedeki belirzilik halen devam etmekte.

Savaştan önce Gürcü Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, kendisine yöneltilen muhalefeti “Rus yandaşı” olarak kolayca yaftalayabilir, baskı altında tutabilir ve hatta şiddetle ezebilirdi. Yaşanılan ağır mağlubiyetten sonra bu keskin ayrım olanağı ortadan kalktı. Saakaşvili muhalefeti saflarında Rus yanlısı olanlar kadar Gürcü milliyetçileri de bulunabilir artık.

Gürcistan’ın NATO üyeliği belirsizlikler arasında kaybolmuş durumda. Savaş ile birlikte NATO, bir krizi, özellikle Rusya’yı çok sert bir şekilde karşısına alacağı bir krizi ithal etmek istemiyor. ABD ve diğer Atlantik İttifakı ülkeleri, Gürcistan’a yardıma devam etmekle birlikte artık çok daha temkinli bir profil çizmekteler.

Savaş, Rus askeri yeniden yapılanma faaliyetleri üzerinde büyük etkilere sebep oldu:

Rusya Kafkasya Savaşı'nda en modern ana muharebe tankları olan T-90 ya da T-80’i kullanmadı.

Açık kaynaklar ışığında Rusya'nın harekatta kullandığı kara araçları:

ERA zırh blokları ile donatılmış T-72 serisi (T-72B, -72BM, -72AV), ayrıca Abhaz / Oset milislerinde T-55 ve T-62,

BMP-1 ve BMP-2 zırhlı muharebe araçları,

İlave kafes zırhla donatılmış BTR-80 8x8 zırhlı personel taşıyıcılar,

MT-LB zırhlı muharebe aracı,

2S3 152mm kundağı motorlu obüs,

Tochka (SS-21 "Scarab") kısa menzilli savaşalanı balistik füzesi (özellikle Poti'nin bombalanmasında kullanıldılar),

9K57 Uragan uzun menzilli çok namlulu topçu roketi,

2S6 Tunguska kundağı motorlu namlulu/füzeli uçaksavar sistemi,

Hava indirme birliklerinde:

BMD serisi zırhlı muharebe araçları,

BTR-D 8x8 zırhlı personel taşıyıcılar,

2S9 120mm kundağı motorlu obüs.

Kara savaşında namlulu topçu birlikleri ile çok namlulu topçu roketleri yoğun biçimde kullanıldılar.

Gürcü hava savunma sistemi, çatışmaların ilk günlerinde gününde oldukça etkili oldu; ancak Ruslar'ın Gürcü radar ve komuta kontrol merkezini kısa sürede safdışı bırakmaları ve Şinvali'ye girip Gori'ye etkili bombardıman düzenlemeleri akabinde Gürcü yerden havaya füze tehdidi büyük ölçüde bertaraf edildi. Marneuli, Vaziani ve Tiflis'teki Su-25 fabrikası ile çevresindeki tesislerin tahrip edilmesi, Gürcü HvK'nin belini büyük oranda kırdı.

Gürcüler toplamda 20 Rus helikopter ve uçağını düşürdüklerini iddia ediyor; Rusya'nın en son beyanına göre bu sayı 4 (1 Tu-22M + 3 Su-25). Çoğu bağımsız kaynakta sayı 6 ile 10 arasında değişiyor. Bu derece sınırlı, kısa süreli ve nispeten zayıf bir düşmana karşı 4 - 10 arası uçak kaybı çok fazla. Nedenleri olarak düşük harbe hazırlık seviyesi (yetersiz bakım), yetersiz muharebe eğitimi (düşük yıllık uçuş saati) ve hizmetteki uçakların yıpranmış + yaşlanmış olmaları gösterilebilir.

Rus HvK'nin esir düşen ya da ölen pilotları arasında binbaşı ile yarbay rütbelerinin çokluğu da dikkat çekiciydi. Bunun sebebi olarak da, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerindeki daha genç ve aktif (olması beklenen) personelin yıllık uçuş saati, dolayısıyla tecrübe ve kabiliyet seviyelerinin son derece düşük olması, önem arzeden bu harekât için en tecrübeli, dolayısıyla en kıdemli ve yaşlı personelin ileri sürülmesi gösterilebilir. Nitekim hayatını kaybeden personelden biri, uçuş test merkezinden harekât alanına sevk edilmişti.

Rus Hava Kuvvetleri savaş boyunca genel olarak İkinci Dünya Savaşı taktik ve usülleri doğrultusunda hareket eder bir görünüme sahipti: Klasik bomba ve roketlerle yer birliklerine destek sortileri uçuldu. Nitekim kullanılan hava silahları olarak açık kaynaklarda FAB-250 genel maksat bombası, RBK-250 salkım bombası ve S-8 80mm güdümsüz roketleri göze çarptı, güdümlü bomba / füze kullanımına dair bir şey veri yoktu.

Elektronik harp, yer birlikleri ile koordinasyon, istihbarat, insansız sistemlerin kullanımı hususları bir yana, etkin bir hava üstünlüğü sağlanması konusunda bile, daha sonra Rus askeri yetkililerin de itiraf edecekleri gibi, çok büyük zaafiyetler yaşandı.

Bu gözlemleri destekler mahiyette, Rus Birleşik Stratejik Hava ve Uzay Savunma Komutanlığı’nın (OSK VKO) kısa süre önce hazırladığı bir rapora göre Rus Hava Kuvvetleri’nin savaştaki başlıca eksiklikleri şu şekilde sıralandı:

- Eksik ve yetersiz istihbarat,

- Gürcü hava savunma sistemlerinin gücünün ve etkinliğinin gözardı edilmesi,

- Özellikle savaşın ilk iki gününde yeteri oran ve sayıda elektronik harp sistem ve uçaklarının kullanılmaması,

- Askeri istihbarat (GRU) ve hava kuvvetleri arasında koordinasyon eksiklikleri,

- Pilotların SEAD (Suppression of Enemy Air Defence; Düşman Hava Savunmasının Bastırılması) görevleri için hazır olmaması,

- Pilotların dağlık ve ormanlık alanlarda harekât icra etmek için yeterli şekilde eğitilmemiş olması

- Ekipman sorunları: Özellikle radarsavar füzelerin, Gürcü ordusu tarafından kullanılan hava savunma radarlarının sinyallerine kilitlenmede sorun yaşamaları

Bunların yanı sıra göze çarpan olumlu hususlar şu şekilde sıralanmış:

- Baştaki sürpriz etkisinin ve şokun çabuk atlatılması ve inisiyatifin hızlıca ele geçirilmesi,

- Savaşın üçüncü gününden itibaren Gürcü hava savunmasının etkili ve hızlı bir biçimde bertaraf edilmesi: Gürcü hava savunma sistemindeki SA-3 bataryalarının savaşın başından itibaren etkin biçimde elektronik karıştırmaya maruz bırakıldıkları belirtiliyor.

- Tupolev Tu-160 sesüstü bombardıman uçağı alayının savaştaki en başarılı birlik olduğu belirtilmiş. Tüm Gürcü hava üslerinin, önemli köprü, köprübaşı, tesis ve birliklerin bu uçaklar trafından 70 sortide toplam 1,000’den fazla bomba ile bombalandığı ve Kodori Geçidi’ne düzenlenen Rus saldırısının başarıya ulaşmasında hayati derecede önemli rol oynadıkları ifade edilmiş.

- Nakliye helikopterlerinin ve cephe hattı gerisindeki lojistik desteğin sağlıklı işlemesi

- Savaşta ilk kez denenen Su-34 taktik taarruz uçağının iyi bir performans göstermesi, elektronik harp sistemlerinin iyi çalışması

Nitekim Rus Genelkurmayı, bu alınan dersler ışığında daha etkili, mobil ve reaksiyon süresi kısa birliklerin oluşturulması hususlarında yoğun çalışmalar yürütmekte. Bu çerçevede hava indirme birliklerine çok sayıda yeni zırhlı araç alınacak.

Jane’s Defence Weekly’de 31.07.2009 tarihinde Andrew White imzasıyla çıkan habere göre Rus askeri yetkililer, özellikle tekerlekli zırhlı araçların muharebe hasarı ve arazi şartlarına dayanıklılık konularında paletli araçlardan çok daha iyi performans gösterdiklerini ve en yeni BMD-4 paletli zırhlı muharebe aracının arazi yeteneğinin kısıtlı olduğunun görüldüğüni belirtmişler.

Hava indirme birlikleri komutanı Tümgeneral Vladimir Şamanov, birliklerinin 10 adet 120mm 2S23 NONA SVK 8x8 kunadğı motorlu obüs, iki adet komuta kontrol aracı ve Tigr 4x4 hafif çok maksatlı zırhlı araç tedarik edeceğini belirtmiş.

Şamanov, Rus birliklerinin Gürcistan harekâtında 350 civarında zırhlı araç kullandığını ifade etmiş. Bu harekât sırasında paletli araçlar büyük sorunlarla karşılaşmış ve kendilerine verilen görevleri ifa etmekte zorlanmışlar. Buna karşın tekerlekli zırhlı araçlar, isabet almalarına ya da kısmî arızalara rağmen harekâta devam edebilmişler. En ufak bir palet hasarı bile aracı durdurmaya yeterken, tekerlekli araçlar önemli derecede şasi hasarı almalarına rağmen yürümeye devam etmeleri ile güven toplamışlar.

Rus askeri mekanizması küçülerek etkinleşmeye çalışıyor. Kafkasya Savaşı bu açıdan önemli bir uyarı niteliği taşımakta Rusya için. Ancak bu, denklemin sadece bir bölümü. Daha geniş resimde Atlantik Bloku ile Rusya ve hatta ötesinde Çin’in içinde bulunduğu acımasız bir güç mücadelesi bulunuyor.

Rusya Karadeniz Filosu’nu, Ukrayna’nın Sivastopol kentinden Novorossisk kentine taşıyacak. Bu geçiş. Ukrayna’nın NATO’ya üyelik süreci, Kafkaslar’daki durum ve bölgeden geçen enerji hatları göz önüne alındığında, Kafkasya Savaşı’nın boyutu sadece Rus – Gürcü ya da Rus+Oset+Abhaz – Gürcü çatışmasından çok öte bir anlam kazanıyor. Henüz net bir kazanan ya da kaybedeninin olduğunu iddia etmek, kanımca güç. 1 yıl önceki çatışma sadece öncel sarsıntı idi kanımca.

Kafkaslar’da havalar önümüzde günlerde daha da ısınacağa benziyor...

Hiç yorum yok: