14 Nisan 2009 Salı

Haftalık Bakış #5: Gates'den Toplu İnfaz


"Gates'den Toplu İnfaz"



ABD Savunma Bakanı Robert Gates, geçtiğimiz hafta Pazartesi günü, ABD Savunma Bakanlığı 2010 mali yılı bütçesine ilişkin tavsiye kararlarını, bir basın toplantısı ile açıkladı. Selef George Bush yönetiminin 2006 yılında göreve getirdiği ve çiçeği burnunda Demokrat Partili başkan Barack H. Obama’nın kabinede tuttuğu Gates’in kararları büyük gürültü kopardı. Son bir haftadır uluslararası savunma kamuoyunun gündeminin büyük ölçüde bu konuya odaklanmış olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim bu kararlar ABD’nin yeni savunma stratejisinin ve yeniden yapılandırma faaliyetlerinin bir yansıması niteliğinde.

Anti parantez olarak Savunma Bakanı Gates’in önümüzdeki günlerde Türkiye’yi ziyaret etmesinin beklendiğini eklemek gerek.

Peki nedir bu çok ses getiren, tartışılan kararlar?



Esasen Gates’in Türkiye saati ile 6 Nisan’ı 7 Nisan’a bağlayan gece yaptığı açıklamalar, Barack H. Obama yönetimine tavsiyeler silsilesi niteliğinde. Obama yönetimi bu tavsiye kararlarını uygun görmeme serbestisine, teorik bazda da olsa, sahip. Ancak Gates’in bir süredir Pentagon’un askeri ve sivil bürokratları ile yaptığı yoğun bir çalışmanın ürünü olan bu kararların reddedilmesi olası görünmüyor. İlaveten, Gates’in, ABD Genelkurmay’ı ve örneğin F-22 kararında Hava Kuvvetleri’nin olduğu gibi, tüm kuvvet komutanlıklarının desteğine sahip olduğu söyleniyor.

Tedarik, araştırma geliştirme (ArGe) projeleri ile silahlı kuvvetler mensuplarına yönelik sosyal programların ele alındığı kararlara genel hatları itibariyle göz atalım:

1. Gates, alınan kararların üç ana amacı olduğunu belirtiyor: i. Silahlı kuvvetlerin idamesinin sağlanması, ii. Mevcut programların, halen savaşılan savaşlar ve karşılaşılması muhtemel tehditlerle uyumlu olması, iii. Tedarik mekanizmasının tamamen yeni baştan gözden geçirilmesi.

2. Kara kuvvetleri ve deniz piyadeleri (USMC) gücünün artırılması ile hava (USAF) ve deniz (USN) kuvvetlerindeki kuvvet indiriminin durdurulması için 2009 bütçesine 11 milyar Dolar eklenmesi.

3. Silahlı kuvvetler personeli ve ailelerine yönelik sağlık ve sosyal sorumluluk projeleri için 47 milyar Dolar ayrılması.

4. İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (Intelligence, Surveillance, Reconnaissance; ISR) projeleri için 2009 bütçesindeki ilgili kalemin 2 milyar Dolar daha artırılması. Bu kapsamda:

4a. 2011 itibariyle 50 adet Predator İnsansız Hava Aracı (İHA) yörüngesinin idame ettirilmesi ve buna yönelik olarak Predator üretiminin hızlandırılması. Yörünge idamesi (sustaining ... unmanned aerial vehicle orbits) ifadesinden kasıt, Predator’ların devriye gezdiği bölgeler. Yani dünya çapında, Irak ve Afganistan ağırlıklı olmak üzere 50 bölgede Predator’lar devamlı surette devriye gezecek. Söz konusu kabiliyetin korunmasına yönelik olarak savunma bakanlığı bütçesinden sabit kaynak ayrılacak.

4b. Turboprop motorlu ISR uçaklarına daha fazla kaynak ayrılması. Gates burada Irak’taki “ODIN (Observe, Detect, Identify, and Neutralize; Gözle, Tespit et, Teşhis et, Bertaraf et) Görev Gücü’ne” atıfta bulundu. ODIN Görev Gücü, 2006 yılında ABD KK bünyesinde kurulan ve Irak’taki yer unsurlarına yakın hava desteği ile patlayıcı tuzakların (IED; Improvised Explosive Device) tespit ve teşhisine yönelik, General Atomics MQ-1C Warrior İHA ile Beech C-12R Horned Owl ISR unsurlarını kullanan, faaliyetlerinin çoğu gizli tutulan bir birlik. Gates’in açıklamalarından, bu birliğin çalışmalarından memnun kalındığı ve benzer birliklerin de kurulacağı anlaşılabilir.

4c. ISR görevlerine yönelik ArGe faaliyetlerinin desteklenmesi ve yeni deneysel platformlar üzerindeki çalışmaların teşvik edilmesi.

5. Özellikle Afganistan’daki birlikler için, helikopter tedarik, işletme ve idamesine yönelik olarak 500 milyon Dolar ek bütçe ayrılması. Savunma Bakanı, helikopter adedinden ziyade, bakım personeli ve pilot sayısından yana bir sıkıntı olduğunu, daha fazla personel alınacağını belirtti.

6. Yabancı ülke silahlı kuvvetleri ile işbirliği, eğitim ve destek konularına yönelik olarak 500 milyon Dolar’lık bütçe artışı.

7. Özel kuvvetler tedarik programlarına daha fazla kaynak aktarılması. Özel kuvvetler personel sayısının 2,800 kadar artırılması. Daha fazla nakliye ve tanker platformu tedarik edilmesi.

8. Littoral Combat Ship (LCS) projesine ağırlık verilmesi: Bu kapsamda 2010 mali yılında tedarik edilmesi planlanan gemi sayısının 2’den 3’e çıkarılması. Gates, uzun vadeli planın 55 gemi olduğunun altını çizdi. Diğer proje ve bütçe kesintileri göz önüne alındığında, LCS projesine verilendesteğin burgulanması dikkat çekici.

9. Joint High Speed Vessel programı kapsamında iki adet daha lojistik destek gemisi kiralanması. JHSV, ticari gemi teknolojilerinin azami olarak kullanıldığı ve katamaran tipindeki yüksek sürate sahip lojistik destek gemilerinin üretimini kapsıyor. ABD, Irak ve Afganistan’daki birliklerin lojistik desteği için Avustralyalı Austal şirketinden iki adet katamaran tipi gemi kiralamıştı. HSV-X1 Joint Venture ve HSV-2 Swift isimli bu gemiler, JHSV konseptinin test edilmesi için de platform görevi gördü.

10. Daha önceden 48 olarak planlanan Kara Kuvvetleri Tugay Muharip Gücü (Army Brigade Combat Teams; BCT) sayısının 45 ile sınırlandırılması ancak personel sayısının 547,000 olarak hedeflenen artışında değişiklik olarak sabitlenmesi: ABD Kara Kuvvetleri’nin temel muharip unsuru olan BCT’ler, hareket kabiliyeti yüksek taburlardan oluşuyor. Gates, 48 yerine 45 BCT oluşturulması kararının alınmasına gerekçe olarak, tugayların harbe hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi ve personel açısından daha yetkin hale getirilmesini gösterdi.

11. Gates’in açıklamalarında dikkat çekici bir ifade var: “ABD’nin stratejik kavşak noktalarındaki ülkeleri tehdit eden ülkelerin oluşturduğu güvenlik tehdidi ile mücadele etmesi...” (... the United States must still contend with the security challanges posed by the military forces of other countries from those actively hostile to those at strategic crossroads...”) Bu ifade, Malakka Boğazı, Cebelitarık, Süveyş Kanalı, Panama Kanalı, Basra Körfezi ve tabi ki Boğazlar’ı, bu bölgelerin çevresindeki ülkeleri ilgilendiriyor. Türkçe’si: ABD – Türkiye savunma ilişkilerinde yeni ve öncekinden çok farklı bir döneme girilmek üzere; Gates açıklamalarında bunun (da) ipucunu vermiş.

12. F-35 üretiminin hızlandırılması: 2009 bütçesindeki 14 uçaktan sonra 2010 bütçesinde 30 uçak için 6.8 milyar Dolar’lık bütçeden ayrılan payın 11.2 milyar Dolar’a çıkatırlması. 5 yıllık süreç içinde 514, uzun vadede de toplam 2,443 F-35’in envantere alınacağı ifade edildi.

13. Gates, USN için 2010 içinde toplam 31 F/A-18E/F Super Hornet alınacağını açıkladı.

14. USAF envanterindeki taktik savaş uçaklarından 250 adedi 2010 yılı içerisinde emekliye ayrılacak: Bu, özellikle ikinci el taktik savaş uçağı piyasasına çok sayıda F-16 çıkması anlamına geliyor.

15. Ve Gates’in açıklamalarında en fazla tartışma yaratan kararlardan biri: F-22A Raptor üretimi, 187’nci uçaktan sonra sonlandırılacak. Bu, F-22 için Kongre’den ihracat izni çıkmasını bekleyen ya da bu uçakla ciddi şekilde ilgilenen İsrail, Japonya ve Avustralya gibi ülkeler açısından da önemli bir haber, zira eğer Kongre bu tavsiye kararını kabul ederse F-22’nin ihracı için son küçük ihtimal de ortadan kalkmış olacak.

Dünyanın en gelişmiş taktik savaş uçağı olan F-22 Raptor aynı zamanda 5. Nesil savaş uçaklarının da ilk temsilcisi. 1990’ların başlarında 750 olarak telaffuz edilen toplam tedarik edilecek uçak sayısı, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve artan maliyetler gibi etkenler nedeniyle zaman içerisinde önce 300 – 400 civarına, ardından da 180 küsüre düştü. En son bütçe planları 183 uçağın tedarik edilmesini kapsıyordu. Gates’in planına göre, artı 4 uçak 2010 bütçesine dahil toplam 187 Raptor envantere alınacak.

Raptor projesi uzun süredir ABD ve dünya savunma kamuoyunda, F-35 Lightning II ile birlikte yoğun bir tartışmanın odağındaydı. Yeni nesil savaş uçaklarının sundukları kabiliyetleri (bilhassa Stealth), bu uçakların maliyetleri ve ihtiyaçlara aynı oranda cevap verip veremeyecekleri, tehdidin niteliği ve özellikle F-22 özelinde mevcut ve muhtemel tehditlere karşı ne kadar uygun oldukları gibi konular ekseninde ateşli tartışmalar yaşanmaktaydı. ABD, Avustralya gibi ülkelerde etkin lobi grupları, kendi savundukları argümanlar doğrultusunda F-22’nin üretim miktarı, ihracat izni çıkması gibi konularda yoğun kulis faaliyet yürütmekteydiler. F-35’in artan maliyetleri ve projenin taşıdığı riskin hala yüksek oluşu, bu tartışmalarda sıkça gündeme gelen bir husustu. Bu doğrultuda USAF’ın daha fazla F-22 istediği, özellikle yükselen Çin tehdidi ile başa çıkmak için bunun zaruri olduğu dile getirilmekteydi.

İşte bu noktada, Gates’in basın toplantısı ilginç bir bilginin açığa çıkmasına sahne oldu.

Toplantı sonrasındaki soru cevap bölümü sırasında Bloomberg’den Tony Capaccio’nun sorusunu cevaplayan Savunma Bakanı, 187 F-22A’nın hava kuvvetleri ihtiyacı içi yeterli olduğu değerlendirmesini ve projenin 187’nci uçaktan sonra sona erdirilmesi tavsiyesini askerlerden aldığını ifade etti. Yani başka bir deyişle ABD Hava Kuvvetleri, bizzat kendisi Raptor programının 187 uçakla sınırlı tutulmasını istemiş. Capaccio’nun hayretini gizleyemediği belli olan sorularına Gates son derece açık bir biçimde, 187 sayısının USAF tavsiyesi olduğu cevabını vermiş.

Bu, şunlardan bir ya da daha fazlası demek olabilir:

i. USAF, F-35 programına odaklanmak istiyor,

ii. USAF, F-22’nin halen mevcut ve gelecekteki muhtemel tehditler için yeterli (hatta yeterliden ötesi) bir kabiliyet sunduğunu değerlendiriyor,

iii. F-22, ABD’nin halen savaştığı ve gelecekte savaşması muhtemel senaryolar için tam olarak uygun bir platform değil (ya da “aşırı uygun” – “overkill”)

iv. USAF, esas vurucu gücünü F-35’lerden teşkil etmek istiyor.

v. ?

Yeni nesil ağır modern taktik savaş uçağı için özellikle Japonya F-22 için ciddi girişimlerde bulunmaktaydı. Gates’in tavsiyeleri, özellikle Japonya’nın ihtiyaçları ve kararı için ne gibi bir etki yaratacak, kestirmek güç. Ancak Boeing’in kısa süre önce tanıttığı F-15SE Silent Eagle ve Eurofighter Typhoon gibi alternatiflerin şanslarının yükseldiği öngörülebilir.

16. Savaşalanı füze savunma sistemi (Theater Missile Defence System; TMDS) projesine 700 milyon Dolar ilave kaynak aktarılması; özellikle THAAD (Terminal High Altitude Area Defense) ve Standard Missile SM-3 programlarının desteklenmesi.

AEGIS Balistik Füze Savunma Sistemi tarafından idare edilen RIM-161 SM-3 füzesi, ABD’nin dışında Japonya tarafından da kullanılıyor ve 2008 Şubat’ında tadil edilmiş bir türevi, yörüngedeki atıl durumdaki bir uydunun vurulması denemesinde kullanılmıştı.

Hedefi kinetik enerji ile imha eden ve X band AN/TPY-2 radarı ile güdülen füze sisteminin kullanıldığı THAAD’ı satın almak için Birleşik Arap Emirlikleri de girişimlerde bulunmuştu.

17. 6 adet AEGIS kabiliyetli savaş gemisine, AEGIS Balistik Füze Savunma Sistemi entegre edilmesi.

18. Northrop Grumman ve EADS ortaklığının teklif ettiği KC-45’in kazandığı ancak Eylül 2008’de yine Robert Gates tarafından iptal edilen KC-X projesinde yeni teklifler 2009 yazında alınacak. Teklife Çağrı Dosyası Ocak 2007’de yayınlanan ve USAF hizmetindeki yaşlanan KC-135’lerin değiştirilmesini öngören KC-X’te, kaybeden taraf olan Boeing, ABD Sayıştayı’na (Government Accountability Office; GAO) itiraz etmiş, itirazı haklı bulunarak GAO tarafından ihalenin yenilenmesi tavsiye kararı çıkmıştı. İhalenin yenilenmesi süreci başlamak üzereyken Gates, yaklaşan seçimlerin projeye olumsuz etkisinin önüne geçmek ve kararı yeni hükümete bırakmak için projeyi iptal etmişti.


İptal edilen KC-X projesi yaklaşık 40 milyar Dolar bütçeye sahipti ve 179 tanker uçağın üretimini kapsıyordu.

19. 2010 yılından itibaren Ohio sınıfı balistik füzeli nükleer denizaltıların (SSBN) yerini almak üzere yeni bir denizaltının geliştirilmesiyle ilgili çalışmaların başlatılması.

Sınıfın ilk botu olan SSBN-726 Ohio, 1976 yılında denize inmiş ve 1979 yılında hizmete girmişti. Ohi sınıfı toplam 18 denizaltı inşa edildi. Bu denizatılar, 24 adet Trident II çok başlıklı uzun menzilli nükleer balistik füze taşıma kabiliyetine sahip. Ohio’lar Soğuk Savaş’ın son dönemlerinde ABD’nin nükleer caydırıcılığının belkemiğini oluşturdular. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra bu botların sırtındaki yük hafifledi. Nitekim, özellikle 1990’ların sonlarından itibaren güdümlü seyir füzelerinin öne çıkması ile birlikte, Ohio sınıfı için kapsamlı bir tadilay projesi gündeme geldi. Bu proje kapsamında 2002 – 2008 arasında 4 adet bot (Ohio, Michigan, Florida, Georgia), UGM-104 Tomahawk seyir füzelerini taşıyacak şekilde tadil edildi ve Güdümlü Füzeli Nükleer Denizaltı (SSGN) olarak sınıflandırıldı. Toplam 154 adet Tomahawk taşıyabilen SSGN’ler 2020’lerin sonlarına kadar hizmette kalacak.

Ohio sınıfı gerek SSBN, gerekse SSGN konfigürasyonunda, ABD’nin ilk vuruş kabiliyetini temsil etmekte. Ohio sınıfı, tek bir denizaltıda çok sayıda füze ve bu füzelerde çok sayıda başlık taşımaktaydı. Yeni denizaltının taşıyacağı füze sayısı ve muhtemel yeni füze tasarımı, bu yüzden önemli. Zira eğer Ohio’nun yerini alacak denizaltının füze taşıma kapasitesi daha düşük olursa, ilk vuruş doktrininden uzaklaşıldığı değerlendirmesi yapılabilir. Bir başka deyişle, ABD, kendisine nükleer anlamda kafa tutabilecek diğer hasım güçlere karşı caydırıcılık politikasında değişikliğe gidiyor olabilir. Asimetrik tehditlere karşı önleyici / önalıcı saldırı stratejisi uygulanırken, nispeten daha simetrik tehditlere (Çin ya da Rusya gibi) karşı daha esnek bir caydıcılık stratejisi söz konusu olabilir. Nitekim aşağıdaki karar bu yöndeki kanıları güçlendici nitelikte:

20. USAF yeni nesil bombardıman uçağı (Next Generation Bomber; NGB) projesi iptal edildi. Söz konusu proje için Northrop Grumman’ın ve Boeing’in konsept tasarımları bir süredir savunma basınında dolaşmaktaydı.

21. Son derece dikkat çekici bir karar: Gates, ABD’nin mevcut donanması ile denizlerde tesis ettiği hakimiyetin sürdürülebilmesinin mümkün olduğunu; bunun, ana muharip sınıf gemilere ilişkin inşa programlarının yavaşlatılmasına olanak sağladığını belirtti.

21a. Bu kapsamda yeni nesil kruvazör (CG-X) projesi iptal edildi.

21b. Zumwalt sınıfı yeni nesil destroyer (DDG-1000) projesinde 2010 mali yılı içinde ilk gemiyi takip eden iki geminin inşası finanse edilecek. Tüm DDG-1000’ler Bath Iron Works tersanelerinde inşa edilecek ve DDG-1000 projesi üçüncü gemi ile birlikte sona erdirilecek.

21c. DDG-51 Arleig Burke destroyer inşa programına Northrop Grumman’ın Ingalls tersanelerinde devam edilecek. Her ne kadar Gates’in “yeniden başlatılacak” (...smoothly restart...) ifadesi, bu programın sona erdirilmiş olduğu izlenimini yaratsa da gerçek böyle değil. Sınıfın Flight IIA alt grubuna mensup DDG-112 Michael Murphy’nin inşasına Bath Iron Works tersanelerinde devam ediliyor. DDG-112, USN’deki 62’nci Arleigh Burke sınıfı destroyer. Görülen o ki, en az 2030’lara kadar Arleigh Burke’ler, USN’nin belkemiğini oluşturmaya devam edecekler.

21d. Bütçe yeniden yapılandırma faaliyetleri ile birlikte, 2040’tan itibaren uçak gemisi filosu, 10 gemi ile sınırlandırılacak.

21e. LPD-17 San Antonio projesi yavaşlatılıyor: Proje kapsamındaki 11’nci geminin finansmanı, 2011 mali yılına sarkıtıldı. Benzer şekilde Sea Basing deniz üs projesi de ertelendi.

22. Boeing için üzücü bir karar: USAF C-17 tedariğini sona erdiriyor. Savunma Bakanı, halihazırda mevcut 205 uçağın ihtiyaçlar için fazlasıyla yeterli olduğunu vurguladı. Bu durumda C-17’nin Boeing tarafından ihracat pazarlarına daha aktif bir şekilde sunulması beklenebilir. En son güncel potansiyel müşteri olarak Güney Kore dikkat çekiyor.

23. FCS (Future Combat Systems; Geleceğin Muharebe Sistemleri) projesi kapsamlı bir yeniden yapılandırma çalışmasına girmek için ertelendi, projenin kara araçları kısmı iptal edildi. Gates, özellikle Irak ve Afganistan’da karşılaşılan durumlar, yaşanılan tecrübeler ve alınan dersler ile projenin içeriğinin uyumsuz olduğunun altını çizdi. Savunma Bakanı, MRAP (Mine Resistant Ambush Protected; Mayın Korumalı Pusuya Dayanıklı) tipi araçlar için ABD’nin yaptığı 25 milyar Dolar’lık yatırımın FCS’de herhangi bir yerinin olmadığını, MRAP’ların günümüz muharebe sahasındaki faydaları göz önüne alındığında bunun kabul edilemez olduğunu belirtti. Ayrıca FCS’de düşük ağırlık, yüksek yakıt verimi ve daha yüksek durumsal farkındalık unsurlarının ön planda olup zırha verilen önemin düşük olduğunu; bu hususların mevcut muharebe şartları ile uyumsuz olduğunu ekledi. Gates ayrıca projenin maliyet – etkinlikten son derece uzak olduğunu, topalm öngörülen maliyet olan 87 milyar Dolar’ı makûl kılmak için projeye duyulan güvenin artırılması gerektiğini söyledi.

24. Bir başka infaz kararı: Başkanlık helikopteri projesi iptal edildi. VXX projesi kapsamında Ocak 2005’te seçilen ve AgustaWestland AW-101 helikopteri türevi olacak US-101’den (VH-71 Kestrel) 23 adet tedarik edilecekti. İlk VH-71 prototipi ilk uçuşunu 2007 Temmuz’unda gerçekleştirmişti. Gates’in açıklamalarına göre 6.5 milyar Dolar olarak belirlenen proje bütçesi, ArGe süreci boyunda 13 milyar Dolar’a fırladı ve planlanan takvimin 6 yıl gerisine düştü. Ayrıca kabiliyet bazında istenen performansı sunamayacağı anlaşılan proje, 2011 bütçesi için opsiyonların araştırılması için iptal edildi.

25. Ve bir diğeri: Muharebe Arama Kurtarma (Combat Search And Rescue X; CSAR-X) projesi de iptal edildi.

26. Yeni nesil komuta kontrol ve muhabere uydu programı olan TSAT (Transformational Satellite) projesi de iptal salvosundan nasibini alanlarda. 26 milyar Dolar’lık bütçeye sahip bu projenin iptalinden sonra B planı olarak AEHF (Advanced Extremely High Frequency) uydu projesine yönelinecek. Eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in miraslarından olan TSAT ilginç bir proje ve başka bir yazının konusu olmayı fazlasıyla hakediyor...

27. ABL (Airborne Laser) projesi kapsamında ikinci uçağın üretimi iptal edildi ve ilk uçak laboratuar olarak kullanılacak. Savunma Bakanı Gates, bu projeden önemli teknolojik kazanımlar sağlandığını ifade etti. İlaveten Multiple Kill Vehicle (MKV) füze savunma sistemi projesi de iptal edildi.

Gates’in tavsiye niteliğindeki bu kararları, ille de bu şekilde Kongre’den geçeceği anlamına gelmiyor. Ancak bizzat Obama’nın desteği ile hazırlanan bu çalışmada kayda değer bir değişiklik yapılması pek muhtemel değil. Bilhassa F-22, KC-X, FCS gibi projelerle ilgili önemli yansımaları olacağı kesin olan kararların, aynı derecede önemli olan bir başka özelliği, ABD savunma sistemi tedarik ve ArGe süreçlerine ilişkin kapsamlı bir yeniden yapılandırmanın habercisi olması.

Ve bazı satırların arası itibariyle, ABD – Türkiye savunma ilişkilerine dair olası yansımaların...

Hiç yorum yok: