15 Mayıs 2006 Pazartesi

Reelpolitik... Really?

Şu fotografı hep birlikte dikkatle inceleyelim:

Ne görüyoruz?

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, samimi bir şekilde objektiflere poz veriyorlar. Gülümsüyorlar.

Kim bu zat-ı muhteremler?

Biri eski KGB ajanı. Devlet Başkanı olduğu ülkenin selefi -"sabık dev"- Türkiye'nin son 20 yılına damgasını kanla vurmuş bir terör örgütünü kurdurmuş, desteklemiş. Bu eski KGB ajaının lideri olduğu "halef ülke", söz konusu örgütle bağını halen asgari de olsa sürdürmekte.

Öteki ise, kıdemli ve tecrübeli bir hukukçu. Reisi olduğu cumhuriyet, hasım "halef ülke"nin başına bela olan özerk cumhuriyete örtülü askeri ve maddi destek sağlamış; halkı arasında o özerk cumhuriyetteki direnişe karşı büyük bir sempati var. Öyle ki, gönüllü olarak savaşmaya giden gençler bile var.

Bu iki ülke arasında büyük hacimli enerji anlaşmaları var, biri diğerine büyük miktarda silah satmak istiyor. Hatta daralan savunma piyasasındaki payını artırmak için ideal bir müşteri olarak görüyor. İnşaat, turizm gibi sektörlerde büyük iş hacimleri söz konusu.. Cinsel sektör ise konumuz haricinde.

Ama iki ülkenin de parmağı diğerinin yarasını kaşıyor "çaktırmadan".

Bir ülke, üzerindeki Atlantik İttifakı baskısını kırmak için Avrasyacılık akımının dikte ettirdiği İslam tamponunu kullanmak istiyor, Pers devletine göz kırpıyor.

Diğeri "siyah" bir denizi yüzyıllar sonra tekrar kendi gölü haline getirmek üzere, kement sıkıyor.

"Reelpolitik"i tanımlamıyor mu sizce de?

Hiç yorum yok: