29 Mayıs 2006 Pazartesi

PKK'nın Silah Depolarını Bulan Gizemli Uçak

Savaş Muhabiri Vedat Yenerer'in "Ateş Ortasında" (Ümit Yayıncılık - 2001) isimli kitabını incelerken, 210. sayfada çok ilginç bir bilgiyle karşılaştım. Bu sayfada, PKK ile mücadelenin en ateşli olduğu dönemde yeraltı madenlerini belirlemekte kullanılan Rus-İsrail ortak yapımı bir uçağın Türkiye'ye test uçuşu için davet edildiği, uçağın içinde MOSSAD ve KGB ajanlarının bir arada çalıştığı, uçuşta Türk kurmaylarının da bulunduğu yazıyordu. Yenerer'in ifadesine göre "Tupolev'den biraz daha küçük olan" bu uçağın rotası Güneydoğu Anadolu üzerinden geçiyordu ve uçak söz konusu bölgeye gelince göstergeler bazı yerlerde yeraltında metal bulunduğuna dair sinyaller vermeye başlamıştı. Koordinatları işaretlenen bu yerler araştırılınca PKK'nın yeraltı silah depoları ortaya çıkarılmıştı, zaten asıl amaç da buydu. Daha sonra da (güya) uçağın "fazla pahalı olduğu" gerekçesiyle alımından vaz geçilmişti.



Yazıda uçağın tipine dair elle tutulur tek bilgi "Tupolev'den küçük olduğu" idi. Uçağın görevini okuduğumda benim ilk aklıma gelen isim Myasishchyev M-17 Stratosphera idi. Bir ara gazetelerde de haber olan bu uçak Soğuk Savaş'ın son dönemlerinde U-2 türevi bir keşif uçağı olarak planlandı. Ancak başta ekonomik olmak üzere pek çok sebep yüzünden çevre koruma / araştırma görevlerine uygun cihazlarla donatılmıştı.

Ancak Yenerer'in tanımlaması ile bu uçak biribirine uymuyor, çünkü M-17 tek kişilik bir uçak, halbuki Yenerer uçak üzerinde MOSSAD ve KGB yetkililerinin bulunduğunu söylüyor. Ayrıca uçağı tanımlarken kullandığı Tupolev karşılaştırması da ilginç.

Vedat Yenerer savaş muhabiri kökenli olmasına rağmen böyle bir konuda yeteri kadar (uçağın tipini bilecek kadar) bilgi sahibi olmamış olabilir. Nasıl ki çoğu kişi bütün Rus savaş uçaklarını MiG olarak adlandırıyorsa, benzeri bir durum bir Rus yolcu uçağı görünümünde olan böyle bir hava aracı için de geçerli olabilir. Yani ben bu durumda Yenerer'in bütün Rus yolcu uçaklarını "Tupolev" olarak adlandırdığını farzediyorum. O halde söz konusu uçak dış görünüş itibariyle Rus yolcu uçaklarına (yani "Tupolev"lere) benziyor, ancak daha küçük. Vardığım bu sonucu baz alarak elimdeki Rus havacılığı ile ilgili çok kapsamlı bir kaynak olan "Osprey's Encyclopedia of Russian Aircraft" ı taradım ve tahminime çok uyan bir uçak ile karşılaştım: Yakovlev Yak-42F.

Yak-42'nin yeraltı madenlerini araştırmak için teçhizatla donatılmış bu versiyonunun bulabildiğim kadarıyla uçan tek örneği CCCP-42644 kuyruk numaralı ve Aeroflot işaretleri taşıyor. Eğer bu tahminim doğru ise İsrail'in rolü muhtemelen elektronik teçhizat ve sensörlerin tasarımı ile ilgilidir. Uçak, içinde birden fazla mürettebat taşımaya müsait bir gövdeye sahip ve dış görünüş itibariyle de bir yolcu uçağını andırıyor. Halbuki M-17'nin tasarımı daha sıradışı. (Şahsen ben Yenerer'in yerinde olsam M-17'yi tasvir etmek için bir yolcu uçağından ziyade bir planörü kullanırdım). Araştırdığım kayınaklarda M-17'nin Kutup dairesi, Yağmur Ormanları gibi bölgelerde çevre kirliliği ve Ozon tabakası araştırmaları için kullanıldığını öğrendim ama Yak-42F ile ilgili herhangi bir kayda rastlamadım.

Eğer vardığım sonuç, yani Yak-42F'in Güneydoğu'da böyle bir görevde kullanıldığı doğruysa, kanaatime göre havacılık tarihimizde yer alacak çok ilginç bir olayla karşı karşıyayız demektir.

Hiç yorum yok: